On birinci sınıf Kur'an-ı Kerim dersinin 3. temasında yer alan Nisâ suresi tilavet yolculuğumuzda bu hafta 58 ile 76. ayetler arasını (Mushaf 86-89. sayfalar, 12-14. sayfalar) okuyor, tecvit uygulamalarını yapıyor ve ayetlerin evrensel mesajlarını inceliyoruz. Bu bölüm özellikle İslam kamu hukukunun ve toplumsal ahlakın anayasası kabul edilen 58. ayet ('Emanetleri ehline veriniz ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmediniz') ile başlamakta; ardından peygambere itaat, münafıkların çelişkili hâlleri ve Allah'a itaat edenlerin peygamberler, sıddîklar ve şehitlerle beraber olacağı müjdesiyle devam etmektedir.
1. Nisâ Suresi 58-59. Ayetler: Emanet, Adalet ve Ulü'l-Emre İtaat
Nisâ suresi 58. ayet, İslam yönetim ve ahlak felsefesinin iki temel direğini inşa eder: إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُكُمْ أَنْ تُؤَدُّوا الْأَمَانَاتِ إِلَىٰ أَهْلِهَا وَإِذَا حَكَمْتُمْ بَيْنَ النَّاسِ أَنْ تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِ. ('Şüphesiz Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmenizi emreder.') Mekke'nin fethi günü Kâbe'nin anahtarını Osman b. Talha'ya teslim ederken inen bu ayet, kamu görevlerinden maddi-manevi sorumluluklara kadar her emanetin liyakat sahibine (ehline) verilmesini farz kılar.
Hemen ardından gelen 59. ayette ise toplumsal düzenin işleyiş ilkesi bildirilir: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ وَأُولِي الْأَمْرِ مِنْكُمْ. ('Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin ve sizden olan ulü'l-emre [yetki ve ilim sahiplerine] de itaat edin.') Ayetin devamında, herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşüldüğünde meselenin Allah'a (Kur'an'a) ve Resûlü'ne (Sünnet'e) götürülmesi emredilerek ulü'l-emre itaatin mutlak olmadığı, Allah ve Resûlü'nün emirlerine uygunluk şartına (maruf ölçüsüne) bağlı olduğu açıkça vurgulanır.
| Kur'an Lafzı | Okunuşu | Terim ve Mesaj Anlamı |
|---|---|---|
| الْأَمَانَاتِ إِلَىٰ أَهْلِهَا | El-emânâti ilâ ehlihâ | Görev, yetki ve sorumlulukları işin uzmanı olan liyakatli kişilere teslim etmek |
| تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِ | Tahkümû bi'l-adl | İnsanlar arasında ayrım yapmaksızın hak ve adaletle karar vermek |
| أُولِي الْأَمْرِ | Üli'l-emr | Müslüman toplumun işlerini yürüten meşru yöneticiler ve ilim/uzmanlık sahipleri |
| فَإِنْ تَنَازَعْتُمْ | Fe in tenâza'tüm | Bir konuda görüş ayrılığına ve çekişmeye düştüğünüzde (Kur'an ve Sünnet'e başvurunuz) |
2. Nisâ Suresi 60-65. Ayetler: İlahi Hükme Teslimiyet ve Münafıkların Tutumu
Nisâ suresi 60-63. ayetlerde, dilleriyle iman ettiklerini söyledikleri hâlde kendi çıkarlarına uymadığında Hz. Peygamber'in hakemliğini bırakıp 'tâğût'un (Allah'ın hükmüne aykırı hükmeden zorba ve batıl odakların) önünde muhakeme olmak isteyen münafıkların çelişkili tutumu eleştirilir. Onlar kendilerine 'Allah'ın indirdiğine ve Peygamber'e gelin' denildiğinde yüz çevirirler; başlarına kendi elleriyle yaptıkları yüzünden bir musibet geldiğinde ise 'Biz sadece iyilik ve uzlaştırma istedik' diyerek yemin ederler.
64 ve 65. ayetlerde ise gerçek imanın ölçüsü ortaya konulur: وَمَا أَرْسَلْنَا مِنْ رَسُولٍ إِلَّا لِيُطَاعَ بِإِذْنِ اللَّهِ ('Biz hiçbir peygamberi Allah'ın izniyle kendisine itaat edilmekten başka bir amaçla göndermedik'). 65. ayette Rabbimiz kendi zatına yemin ederek (فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ) müminlerin aralarında çıkan anlaşmazlıklarda Hz. Peygamber'i hakem yapıp O'nun verdiği hükümden içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe gerçek anlamda iman etmiş olamayacaklarını bildirir.
3. Nisâ Suresi 66-70. Ayetler: Sıddîklar, Şehitler ve Salihlerle Beraberlik
Nisâ suresi 66-68. ayetlerde Allah'ın kullarına karşı ne kadar merhametli olduğu hatırlatılır: Eğer kendilerine 'Canlarınızı feda edin veya yurtlarınızdan çıkın' gibi ağır bir emir verilseydi pek azı dışında bunu yapamazlardı; oysa kendilerine verilen öğütleri tutsalardı hem dünyada sebat kazanacaklar hem de dosdoğru bir yola (صِرَاطًا مُسْتَقِيمًا) iletileceklerdi.
69 ve 70. ayetler ise Kur'an-ı Kerim'in en büyük müjde ayetlerindendir: وَمَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَالرَّسُولَ فَأُولَٰئِكَ مَعَ الَّذِينَ أَنْعَمَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاءِ وَالصَّالِحِينَ ۚ وَحَسُنَ أُولَٰئِكَ رَفِيقًا. ('Kim Allah'a ve Peygamber'e itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddîklar [dosdoğru olanlar], şehitler ve salihlerle birliktedir. Onlar ne güzel arkadaştır!') Bu ayet, Fâtiha suresinde her gün okuduğumuz 'Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet' (صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ) duasındaki nimet verilen dört zümreyi açıkça tefsir etmektedir.
| Zümre Adı | Kur'an Lafzı | Temel Vasıfları |
|---|---|---|
| 1. Peygamberler | النَّبِيِّينَ (En-Nebiyyîn) | Allah'tan vahiy alarak insanlığa tebliğ ve rehberlik eden elçiler |
| 2. Sıddîklar | الصِّدِّيقِينَ (Es-Sıddîkîn) | İmanda, sözde ve özde tam doğruluk üzere olup hakikati tereddütsüz tasdik edenler |
| 3. Şehitler | الشُّهَدَاءِ (Eş-Şühedâ) | Allah yolunda canlarını feda edenler ve hakikatin canlı şahidi olanlar |
| 4. Salihler | الصَّالِحِينَ (Es-Sâlihîn) | İmanlarını güzel ahlak ve faydalı amellerle bütünleştiren iyi müminler |
4. Nisâ Suresi 71-76. Ayetler: Tedbir Alma ve Mazlumları Koruma Bilinci
Nisâ suresi 71-76. ayetlerde müminlere dış tehditlere karşı uyanık olma, tedbir alma (خُذُوا حِذْرَكُمْ) ve zulme uğrayan mazlumları kurtarmak için mücadele etme sorumluluğu yüklenir. 75. ayette müminlerin vicdanına şöyle seslenilir: 'Size ne oluyor da Allah yolunda ve: Ey Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize katından bir koruyucu ve yardımcı gönder, diye yalvaran zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda mücadele etmiyorsunuz?'
Bu ayet-i kerime, İslam'da meşru savunma ve mücadelenin (cihadın) toprak işgali veya ganimet hırsı için değil; inanç özgürlüğünü korumak, fitneyi önlemek ve kendisini savunamayan mazlum erkek, kadın ve çocukları (الْمُسْتَضْعَفِينَ) zalimlerin baskısından kurtarmak için emredildiğini ortaya koyar. 76. ayette ise iman edenlerin Allah yolunda (hak ve adalet için) mücadele ettikleri ve şeytanın hilesinin daima zayıf olduğu (إِنَّ كَيْدَ الشَّيْطَانِ كَانَ ضَعِيفًا) bildirilir.
5. Tilavet ve Tecvit Uygulamaları: Med, Tenvin ve Zamir Hükümleri
Nisâ suresi 58-76. ayetlerin tilavetinde tecvit kurallarının doğru uygulanması anlamın korunması açısından çok önemlidir. İlk olarak med (uzatma) kurallarına dikkat edilmelidir: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَطِيعُوا اللَّهَ (59. ayet) ifadesinde يَا أَيُّهَا ve آمَنُوا أَطِيعُوا kelimelerinde harf-i medden sonra uzun hemze ayrı kelimede geldiği için 'Medd-i Munfasıl' vardır. أُولَٰئِكَ, الشُّهَدَاءِ ve جَاءُوكَ kelimelerinde ise harf-i med ile hemze aynı kelimede bulunduğundan 'Medd-i Muttasıl' (vacip med) yapılır.
İkinci olarak sakin nun ve tenvin hükümleri yoğun biçimde geçmektedir: أَنْ تُؤَدُّوا ve مِنْكُمْ kelimelerinde sakin nundan sonra ت ve ك harfleri geldiği için 'İhfâ' (genizden gunneli gizleme); شَيْءٍ فَرُدُّوهُ ve تَوَّابًا رَحِيمًا örneklerinde ise ف ile 'İhfâ', ر harfiyle 'İdğâm-ı Bilâ-Gunne' (gunnesiz katma) uygulanır. Ayrıca أَهْلِهِ, بِهِ gibi kelimelerdeki huve zamiri (hâ-i kinâye), kendisinden önceki harf harekeli ve sonraki harf harekeli olduğunda bir elif miktarı uzatılarak (sıla-i suğrâ) okunur.
| Ayetten Örnek Lafız | Tecvit Kuralı | Uygulama Açıklaması |
|---|---|---|
| إِنَّ اللَّهَ / ثُمَّ | Gunneli Şedde (İnne / Sümme) | Şeddeli nun ve mim harfleri genizden 1,5 elif miktarı tutulur. |
| أَنْ تُؤَدُّوا / مِنْكُمْ | İhfâ | Sakin nundan sonra ت ve ك harfleri geldiği için gunneli gizlenir. |
| مِنْ رَسُولٍ / تَوَّابًا رَحِيمًا | İdğâm-ı Bilâ-Gunne | Sakin nun veya tenvinden sonra ر geldiği için gunnesiz katılır. |
| أُولَٰئِكَ / الشُّهَدَاءِ | Medd-i Muttasıl | Harf-i med ile hemze aynı kelimede olduğundan 4 elif uzatılır. |
| رَفِيقًا / ضَعِيفًا (Durakta) | Medd-i İvaz | İki üstün üzerinde durulurken tek üstün ve elifle 1 elif uzatılır. |
6. Okunan Sayfaların Ahlaki ve Toplumsal Hayatımıza Yansımaları
Nisâ suresi 58-76. ayetlerin tilaveti yalnız dil ile yapılan bir okuma değil, müminin bireysel ve toplumsal hayatını inşa eden bir bilinç dersidir. 58. ayet bize sözümüzün, sırrımızın, ilmimizin ve üstlendiğimiz her görevin birer 'emanet' olduğunu ve işleri mutlaka ehil ellere teslim etmemiz gerektiğini öğretir. Aile içinde çocukların arasında, okulda arkadaşlar arasında veya iş hayatında karar verirken kişisel duygularla değil, 'adaletle' hareket etmek müminin kimliğidir.
69. ayetteki müjde ise günlük hayatımızda bize yüksek bir ideal kazandırır: Peygamberlerle, Hz. Ebû Bekir gibi sıddîklarla, şehitlerle ve salihlerle ahirette komşu olmanın yolu, dünyada Allah'a ve Resûlü'ne samimiyetle itaat etmekten, dürüst (sıddîk) ve faydalı (salih) bir insan olmaktan geçer. 75. ayet ise dünyanın neresinde olursa olsun zulme uğrayan mazlumların ve çocukların derdiyle dertlenmeyi imani bir görev olarak önümüze koyar.
Örnekler
Örnek 1Nisâ suresi 58. ayette geçen إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُكُمْ أَنْ تُؤَدُّوا الْأَمَانَاتِ إِلَىٰ أَهْلِهَا وَإِذَا حَكَمْتُمْ بَيْنَ النَّاسِ أَنْ تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِ ilahi emrinin toplumsal hayat açısından iki temel ilkesini açıklayınız.
Cevabı göster
Ayetin birinci ilkesi 'emanetleri ehline vermek' yani görev, yetki ve sorumlulukları kayırmacılıkla değil liyakat ve uzmanlık sahiplerine teslim etmektir. İkinci ilkesi ise 'insanlar arasında hükmederken adaletle hükmetmek' yani kimseye haksızlık yapmadan hukukun üstünlüğünü sağlamaktır.
Örnek 2Nisâ suresi 59. ayete göre 'ulü'l-emre (yöneticilere ve yetki sahiplerine) itaat' mutlak mıdır, yoksa bir şarta mı bağlanmıştır? Ayetin devamına göre anlaşmazlıklar nasıl çözülür?
Cevabı göster
Ulü'l-emre itaat mutlak değildir; Allah'a ve Resûlü'ne itaatle kayıtlıdır (günah olan emirde kula itaat edilmez). Ayetin devamında 'Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz onu Allah'a ve Resûlü'ne götürün' buyrularak bütün ihtilaflarda nihai hakemin Kur'an ve Sünnet olduğu bildirilmiştir.
Örnek 3Nisâ suresi 69. ayet, Fâtiha suresindeki hangi ayeti açıklamaktadır ve Allah'ın kendilerine nimet verdiği dört zümre kimlerdir?
Cevabı göster
Nisâ suresi 69. ayet, Fâtiha suresindeki 'Bizi kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet' (صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ) ayetini açıklamaktadır. Nimet verilen bu dört seçkin zümre: 1) Peygamberler (النَّبِيِّينَ), 2) Sıddîklar (الصِّدِّيقِينَ), 3) Şehitler (الشُّهَدَاءِ) ve 4) Salihlerdir (الصَّالِحِينَ).
Örnek 4Nisâ suresi 65. ayette gerçek mümin olmanın şartı olarak Hz. Peygamber'in hakemliği karşısında nasıl bir tavır istenmektedir?
Cevabı göster
65. ayette müminlerin kendi aralarında çıkan anlaşmazlıklarda Hz. Peygamber'i hakem tayin etmeleri, O'nun verdiği hükümden dolayı içlerinde hiçbir sıkıntı ve burukluk duymamaları (لَا يَجِدُوا فِي أَنْفُسِهِمْ حَرَجًا) ve tam bir teslimiyetle boyun eğmeleri şart koşulmaktadır.
Örnek 5Nisâ suresi 58-76. ayetlerde geçen يَا أَيُّهَا, أُولَٰئِكَ, أَنْ تُؤَدُّوا ve durak sonundaki رَفِيقًا kelimelerindeki tecvit kurallarını sırasıyla belirtiniz.
Cevabı göster
• يَا أَيُّهَا: Harf-i med ile uzun hemze ayrı kelimelerde olduğu için Medd-i Munfasıl. • أُولَٰئِكَ: Harf-i med ile kırık hemze aynı kelimede olduğu için Medd-i Muttasıl. • أَنْ تُؤَدُّوا: Sakin nundan sonra ت harfi geldiği için İhfâ. • رَفِيقًا (durulduğunda): İki üstün üzerinde vakıf yapıldığı için Medd-i İvaz.
Örnek 6Nisâ suresi 75. ayette müminlerin neden mücadele etmeleri gerektiği sorulurken hangi mazlum kesimlerin duası hatırlatılmaktadır?
Cevabı göster
Zalimlerin baskısı altında ezilen ve güçsüz bırakılan (الْمُسْتَضْعَفِينَ) mazlum erkeklerin, kadınların ve çocukların 'Ey Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize katından bir koruyucu ve yardımcı gönder' şeklindeki duaları hatırlatılarak mazlumları korumanın imani bir sorumluluk olduğu vurgulanmaktadır.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Nisâ suresi 58. ayette yer alan 'Şüphesiz Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman ___ ile hükmetmenizi emreder' mealindeki boşluğa hangi temel kavram gelmelidir?
Ayet-i kerimede أَنْ تَحْكُمُوا بِالْعَدْلِ buyrularak insanlar arasında 'adalet' ile hükmetmek emredilmiştir.
2Nisâ suresi 69. ayette 'Kim Allah'a ve Peygamber'e itaat ederse, işte onlar Allah'ın kendilerine nimet verdiği dört zümreyle beraberdir' buyrulmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bu ayette sayılan dört zümreden biri değildir?
Ayette sayılan dört zümre nebîler, sıddîklar, şehitler ve salihlerdir; dünyevi krallar/hükümdarlar bu listede yer almaz.
3Nisâ suresi 64. ayette geçen تَوَّابًا رَحِيمًا (Tevvâben Rahîmâ) ifadesinde birleştirilerek (vasıl ile) okuma yapıldığında tenvinden sonra ر harfi gelmesi sebebiyle hangi tecvit kuralı oluşur?
Tenvin veya sakin nundan sonra ل veya ر harflerinden biri geldiğinde gunnesiz tam katma yani 'İdğâm-ı Bilâ-Gunne' olur.
4Nisâ suresi 60. ayette münafıkların, kendilerine yasaklandığı hâlde önünde muhakeme olmak istedikleri batıl ve zorba otoriteyi ifade etmek için hangi Kur'an kavramı kullanılmıştır?
60. ayette يُرِيدُونَ أَنْ يَتَحَاكَمُوا إِلَى الطَّاغُوتِ buyrularak Allah'ın hükmüne aykırı batıl otorite 'tâğût' kavramıyla ifade edilmiştir.
5Aşağıdaki ifadeleri Doğru (D) veya Yanlış (Y) olarak değerlendiriniz.
- Nisâ suresi 58. ayet, kamu görevlerinin ve sorumlulukların liyakat sahiplerine (ehline) verilmesini ilahi bir emir olarak bildirir.
Doğrudur; emaneti ehline vermek liyakat ilkesidir.
- Nisâ suresi 59. ayete göre Müslümanlar arasında bir anlaşmazlık çıktığında nihai çözüm mercii Kur'an ve Sünnet'tir.
Doğrudur; 'Onu Allah'a ve Resûlü'ne götürün' buyrulmuştur.
- Nisâ suresi 65. ayete göre Hz. Peygamber'in verdiği hükme zahiren uymak yeterlidir, kalpte sıkıntı ve itiraz bulunması imana zarar vermez.
Yanlıştır; ayette içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam teslimiyetle boyun eğmeleri şart koşulmuştur.
- Nisâ suresi 69. ayette geçen الشُّهَدَاءِ kelimesinde harf-i med ile hemze aynı kelimede bulunduğu için Medd-i Muttasıl vardır.
Doğrudur; kelime içi kırık hemze Medd-i Muttasıl oluşturur.
- Ayet sonlarında yer alan حَكِيمًا, عَلِيمًا gibi iki üstünlü kelimeler üzerinde durulduğunda (vakıf yapıldığında) tenvin cezimle 'hakîmen' diye okunur.
Yanlıştır; iki üstün üzerinde durulurken tenvin düşer ve Medd-i İvaz yapılarak 'hakîmâ' şeklinde bir elif uzatılır.
- Nisâ suresi 58. ayet, kamu görevlerinin ve sorumlulukların liyakat sahiplerine (ehline) verilmesini ilahi bir emir olarak bildirir.
6Nisâ Suresi 58-76. Ayetlerdeki Lafızları Anlam ve Hükümleriyle Eşleştiriniz
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Nisâ suresi 58. ayette Allah, emanetlerin verilmesini ve insanlar arasında adaletle hükmedilmesini emreder.
- Verilen 59. ayette Allah'a ve Peygamber'e itaatin yanında müminlerden olan (yetki sahiplerine) de itaat emredilmiştir.
- Verilen 69. ayete göre Allah'a ve Resûlü'ne itaat edenler; nebîler, , şehitler ve salihlerle beraber olacaktır.
- Verilen 75. ayette müminlerin, baskı altında ezilen erkek, kadın ve çocukları kurtarmak için mücadele etmeleri istenir.
- Ayet sonlarındaki رَفِيقًا ve عَظِيمًا gibi iki üstünlü kelimelerde durulduğunda bir elif uzatmaya Medd-i denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Nisâ suresi 58, 59 ve 69. ayetlerin mesajlarını birleştirerek İslam'da 'Adil Yönetim, Bilinçli İtaat ve Ahiret Dostluğu' arasındaki ilişkiyi kendi cümlelerinizle değerlendiriniz.
1. ipucu: 58. ayetteki emanet ve adalet emrini yönetimin temeli olarak açıklayınız.
2. ipucu: 59. ayetteki ulü'l-emre itaatin Kur'an ve Sünnet ölçüsüne bağlılığını belirtiniz.
3. ipucu: 69. ayetteki dört seçkin zümreyle beraber olma müjdesiyle sonucu bağlayınız.
Cevap: 1. Adil Yönetim (58. Ayet): Toplumsal huzurun temeli, görev ve emanetlerin liyakatli kişilere (ehline) verilmesi ve yöneticilerin insanlar arasında tam bir adaletle hükmetmesidir. 2. Bilinçli İtaat (59. Ayet): Müminler toplumsal düzeni korumak için Allah'a, Resûlü'ne ve meşru yöneticilere (ulü'l-emr) itaat ederler; anlaşmazlıklarda ise Kur'an ve Sünnet hakemliğine başvururlar. 3. Ahiret Dostluğu (69. Ayet): Dünyada adalet, doğruluk ve itaat üzere yaşayan müminler, ahirette en seçkin dostlar olan peygamberler, sıddîklar, şehitler ve salihlerle birlikte olma şerefine erişirler.
Kısaca
- Nisâ suresi 58. ayet emanetlerin ehline (liyakat sahiplerine) verilmesini ve insanlar arasında adaletle hükmedilmesini emreder.
- 59. ayette Allah'a, Peygamber'e ve sizden olan ulü'l-emre itaat emredilir; anlaşmazlıklarda nihai ölçü Kur'an ve Sünnet'tir.
- 60-65. ayetlerde tâğûtun hükmünü isteyen münafıklar kınanır ve Hz. Peygamber'in hükmüne gönülden teslimiyetin iman şartı olduğu bildirilir.
- 69. ayette Allah ve Resûlü'ne itaat edenlerin peygamberler, sıddîklar, şehitler ve salihlerle beraber olacağı müjdelenir.
- 71-76. ayetlerde tehlikelere karşı tedbirli olma ve baskı altındaki mazlumları (müstaz'afları) koruma sorumluluğu vurgulanır.
Bu dersin öteki kaynakları
- 11. Sınıf Kur'an-ı Kerim Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Kur'an-ı Kerim Dersi Öğretim Programı (ortaöğretim) Öğretim programı
- 11. Sınıf Kur'an-ı Kerim Günlük Planları (2026-2027) Ders planı