Önceki haftalarda karbonun beş allotropunu tanıdık ve temel özelliklerini karşılaştırdık. Bu hafta işi bir adım ileri taşıyoruz: yapı-özellik ilişkisini sayılarla inceliyor, elmasın neden kararlı göründüğünü enerji diyagramıyla açıklıyor, grafitin yöne göre değişen özelliklerini keşfediyor, fullerenlerin geometrisini Euler bağıntısı ile hesaplıyor ve nanotüplerin sarılma biçiminin elektriksel davranışı nasıl değiştirdiğini görüyoruz. Haftayı, grafen ve nanotüp gibi karbon nanomalzemelerinin enerji, elektronik, sağlık ve çevre alanındaki önemini ve olası risklerini tartışarak tamamlıyoruz.
Yapıdan Sayıya: Allotroplarda Boyutluluk ve Karbon Başına Bağ Sayısı
Karbon allotroplarını ezberlemek yerine iki temel soruyla sınıflandırmak çok daha kalıcı bir öğrenme sağlar. Birinci soru şudur: Yapı birimi sonsuz bir kovalent ağ mı, yoksa belirli sayıda atom içeren bir molekül mü? Elmas ve grafit dev kovalent ağ yapılardır; belirli bir molekülleri yoktur ve yalnızca C sembolüyle gösterilirler. Fullerenler ise C60, C70 gibi belirli atom sayılı moleküllerdir. Moleküller arasında yalnız zayıf van der Waals etkileşimleri bulunduğu için fullerenler toluen gibi apolar çözücülerde çözünebilir; elmas ve grafit ise hiçbir çözücüde çözünmez, çünkü onları dağıtmak için güçlü kovalent bağların kırılması gerekir.
İkinci soru boyutluluktur: Yapı nanometre ölçeğinin dışına kaç yönde uzanır? Fulleren üç yönde de nanometre boyutunda kaldığı için 0 boyutlu (0B), karbon nanotüp yalnız boyu yönünde uzadığı için 1 boyutlu (1B), grafen bir düzlem boyunca yayıldığı için 2 boyutlu (2B) kabul edilir. Elmas her yönde uzanan bir kristal ağ, grafit ise 2B tabakaların üst üste yığılmasıyla oluşan bir kristal olduğundan her ikisi de 3 boyutlu (3B) katılardır. Nanoyapıların bu kadar ilgi çekmesinin nedeni, boyut küçüldükçe yüzeydeki atom oranının artması ve elektronların hareketinin belirli yönlere sınırlanmasıdır.
Yapıyı sayıya dökmenin en pratik yolu karbon başına bağ sayısını bulmaktır. Her C–C bağı iki karbon atomu tarafından paylaşıldığından bağ sayısı = (atom sayısı × komşu sayısı) ÷ 2 olur. Elmasta her karbonun 4 komşusu vardır: 42 = 2 bağ/C. Grafit, grafen, nanotüp ve fullerende her karbon 3 komşuya σ bağıyla bağlıdır: 32 = 1,5 bağ/C. Örneğin C60 molekülünde 60 × 3 ÷ 2 = 90 C–C bağı vardır. Mol hesabına geçildiğinde 24 g elmas (2 mol C) içinde 4 mol, 24 g grafit içinde ise 3 mol C–C σ bağı bulunur.
| Allotrop | Yapı Türü | Boyutluluk | Komşu C Sayısı | C Başına σ Bağı |
|---|---|---|---|---|
| Elmas | Kovalent ağ kristal | 3B | 4 | 2 |
| Grafit | Tabakalı kovalent ağ | 3B (tabakalar 2B) | 3 | 1,5 |
| Grafen | Tek atom kalınlığında levha | 2B | 3 | 1,5 |
| Karbon nanotüp | Sarılmış grafen silindiri | 1B | 3 | yaklaşık 1,5 |
| Fulleren (C60) | Kapalı kafes molekül | 0B | 3 | 1,5 (90 bağ ÷ 60 C) |
Elmasın Kristal Yapısı, Termodinamik Kararlılık ve Yapay Elmas Üretimi
Elmasın olağanüstü özellikleri sayısal verilerle incelendiğinde yapı-özellik ilişkisi çok netleşir. Elmasta her karbon atomu sp3 hibritleşmesiyle dört komşusuna 154 pm uzunluğunda tekli bağlarla bağlanır ve bağlar arasındaki açı 109,5° olur. Bütün bağlar eşdeğer ve her yöne dağılmış olduğu için kristalde zayıf bir düzlem yoktur; bu nedenle elmas Mohs ölçeğinde 10 sertlikle doğal maddeler arasında en serttir. Atomlar sıkı paketlendiği için yoğunluğu yaklaşık 3,5 g/cm3 değeriyle grafitinkinden (yaklaşık 2,2 g/cm3) belirgin biçimde büyüktür. Rijit örgü, atom titreşimlerini kristal boyunca çok hızlı taşıdığından elmas ısıyı bakırdan birkaç kat daha iyi iletir; ama hareketli elektronu olmadığından elektriksel yalıtkandır. Yüksek kırılma indisi de ışığı içeride defalarca yansıtarak elmasa parıltısını kazandırır.
Bu kadar sağlam görünen elmas, standart koşullarda karbonun en kararlı hâli değildir. Bunu yanma entalpileriyle gösterebiliriz: Grafitin yanma entalpisi −393,5 kJ/mol, elmasınki ise −395,4 kJ/mol'dür. Aynı ürün (CO2) oluştuğu hâlde elmas yandığında daha fazla ısı açığa çıkıyorsa elmasın enerjisi daha yüksektir. Hess yasasına göre C(grafit) → C(elmas) dönüşümünün entalpi değişimi −393,5 − (−395,4) = +1,9 kJ/mol bulunur; yani grafitin elmasa dönüşümü endotermiktir. Bu yüzden karbonun standart hâli grafit kabul edilir ve grafitin standart oluşum entalpisi sıfır, elmasınki yaklaşık +1,9 kJ/mol'dür.
Peki elmas neden kendiliğinden grafite dönüşmüyor? Çünkü dönüşüm için elmastaki çok sayıda güçlü C–C bağının kırılıp yeniden düzenlenmesi gerekir; bu, oda sıcaklığında aşılamayacak kadar yüksek bir aktifleşme enerjisi demektir. Elmas termodinamik olarak kararsız fakat kinetik olarak kararlıdır. Ters yöndeki dönüşüm, yani grafitten yapay elmas üretimi, 1950'lerin ortasında yüksek basınç ve yüksek sıcaklık (HPHT) yöntemiyle başarıldı: Yaklaşık 5-6 GPa basınç ve 1300-1600 °C sıcaklıkta, metal katalizör eşliğinde grafit elmasa dönüştürülür. Günümüzde ayrıca kimyasal buhar biriktirme (CVD) yöntemiyle metan ve hidrojen gazı karışımından düşük basınçta ince elmas tabakaları büyütülmektedir. Yapay elmas; kesici ve aşındırıcı uçlarda, elektronik devrelerde ısı dağıtıcı olarak ve dayanıklı optik pencerelerde kullanılır.
| Elmasın Özelliği | Sayısal Değer / Durum | Yapısal Nedeni |
|---|---|---|
| C–C bağ uzunluğu ve açısı | 154 pm; 109,5° | sp3 hibritleşmesi, düzgün dörtyüzlü geometri |
| Sertlik | Mohs ölçeğinde 10 | Her yönde eşdeğer güçlü kovalent bağlar, zayıf düzlem yok |
| Yoğunluk | Yaklaşık 3,5 g/cm3 | Atomların boşluksuz, sıkı ağ örgüde dizilmesi |
| Isı iletkenliği | Bakırdan birkaç kat yüksek | Rijit örgünün titreşimleri hızla iletmesi |
| Elektrik iletkenliği | Yalıtkan | Bütün değerlik elektronları σ bağlarında, hareketli elektron yok |
| Grafite göre enerji | Yaklaşık 1,9 kJ/mol daha yüksek | Standart koşulda grafit daha kararlı; elmas kinetik kararlı |
Grafitin Tabakalı Yapısı, Yöne Bağlı Özellikleri ve Grafitten Grafene Geçiş
Grafitte her karbon atomu sp2 hibritleşmesiyle aynı düzlemdeki üç komşusuna 120° açıyla bağlanır. Tabaka içindeki C–C bağ uzunluğu yaklaşık 142 pm'dir; bu değer elmastaki tekli bağdan (154 pm) kısadır, çünkü her karbonun hibritleşmeye katılmayan p orbitalindeki elektron, bütün tabakaya yayılmış delokalize π bulutuna katılır ve bağlara kısmi ikili bağ karakteri kazandırır. Tabakalar arasındaki uzaklık ise yaklaşık 335 pm'dir. Bu büyük boşluk, tabakaların yalnız zayıf van der Waals etkileşimleriyle bir arada tutulduğunu gösterir ve grafitin yoğunluğunun elmastan düşük olmasını açıklar.
Grafitin en öğretici özelliği anizotropidir: Özellikleri ölçüldüğü yöne göre değişir. Delokalize π elektronları tabaka düzlemi içinde serbestçe hareket ettiği için grafit tabakalara paralel yönde elektriği iyi iletir; tabakalara dik yönde ise elektronların bir tabakadan diğerine geçmesi zor olduğundan iletkenlik çok daha düşüktür. Mekanik özellikler de yöne bağlıdır: Tabaka içindeki kovalent bağlar çok güçlüdür, ancak tabakalar birbiri üzerinde kolayca kayar. Bir ametal olduğu hâlde elektriği iletmesi, grafiti kimyada istisnaların yapıyla nasıl açıklandığını gösteren güzel bir örnek yapar.
Grafitin tek bir tabakası ayrıldığında grafen elde edilir. 2004 yılında Andre Geim ve Konstantin Novoselov, grafit parçasını yapışkan bantla defalarca soyarak tek atom kalınlığında grafen katmanlarını ayırmayı ve özelliklerini ölçmeyi başardılar; bu çalışma 2010 Nobel Fizik Ödülü'yle ödüllendirildi. Aslında kurşun kalemle kâğıda çizdiğimiz her çizgi, birkaç katmanlı ve çok katmanlı grafit pulları içerir. Tek katman grafen görünür ışığın yalnızca yaklaşık %2,3'ünü soğurduğu için neredeyse saydamdır; her iki yüzü de açıkta olduğundan 1 gramının kuramsal yüzey alanı yaklaşık 2600 m2 düzeyindedir. Bu geniş yüzey, grafeni algılayıcılar (sensörler) ve enerji depolama için çok değerli kılar.
| Özellik | Grafit | Grafen |
|---|---|---|
| Katman sayısı | Çok sayıda üst üste tabaka | Tek katman (tek atom kalınlığı) |
| Tabaka içi C–C bağı | Yaklaşık 142 pm, 120° | Yaklaşık 142 pm, 120° |
| Tabakalar arası etkileşim | Van der Waals, yaklaşık 335 pm aralık | Yok (tek tabaka) |
| Elektrik iletimi | Düzleme paralel iyi, dik yönde zayıf (anizotrop) | Düzlem içinde çok yüksek elektron hareketliliği |
| Görünüm | Siyah-gri, opak | Neredeyse saydam (ışığın yaklaşık %2,3'ünü soğurur) |
| Öne çıkan kullanım | Kalem ucu, kuru yağlayıcı, elektrot | Sensör, esnek ekran, süperkapasitör |
Fullerenlerin Geometrisi: Euler Bağıntısı ve Kafes Hesapları
Fullerenler 1985 yılında Harold Kroto, Robert Curl ve Richard Smalley'nin grafiti lazerle buharlaştırdığı deneylerde keşfedildi ve bu buluş 1996 Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldü. Molekülün adı, benzer kafes biçimli jeodezik kubbeler tasarlayan mimar Buckminster Fuller'dan gelir. Fullerenler laboratuvarda üretilen yapay allotroplar olarak sınıflandırılsa da sonraki yıllarda kurumda, bazı kayaçlarda ve uzayda eser miktarda bulundukları da belirlenmiştir. En ünlü üye olan C60 yaklaşık 0,7 nm çaplı bir kafestir; 60 köşesi (karbon atomu), 90 kenarı (C–C bağı) ve 32 yüzü (12 beşgen + 20 altıgen) vardır.
Fullerenlerin geometrisi matematikteki Euler çokyüzlü bağıntısıyla hesaplanabilir: Köşe − Kenar + Yüz = 2. Bir Cn fullereninde köşe sayısı n'dir; her karbon 3 komşuya bağlı olduğundan kenar sayısı 3n2 olur. Euler bağıntısından yüz sayısı n2 + 2 bulunur. Yüzler yalnız beşgen (b) ve altıgenlerden (h) oluşuyorsa her kenar iki yüz tarafından paylaşıldığı için 5b + 6h = 2 × 3n2 = 3n yazılır. Bu iki eşitlik birlikte çözüldüğünde n değerinden bağımsız olarak b = 12 çıkar: Böyle her fullerende tam 12 beşgen vardır. Altıgen sayısı ise h = n2 − 10 bağıntısıyla bulunur. Örneğin rugby topuna benzeyen C70 molekülünde 25 altıgen ve 105 C–C bağı vardır.
Beşgenler düzlemsel bir levhayı kıvırarak kapalı bir kafes oluşmasını sağlayan yapı elemanlarıdır; altıgenler tek başına yalnızca düz bir yüzey (grafen) oluşturur. Kararlı fullerenlerde beşgenlerin birbirine komşu olmaması (izole beşgen kuralı) gerekir; bu koşulu sağlayan en küçük fulleren C60'tır ve bu durum onun kararlılığını açıklar. C60'taki 90 bağın 60'ı beşgen ile altıgenin ortak kenarında, 30'u ise iki altıgenin ortak kenarında yer alır; bu ikinci tür bağlar daha kısadır ve ikili bağ karakteri taşır. Fullerenlerin önemi bu kafes yapıdan doğar: İç boşluğuna metal atomları hapsedilebilir, apolar çözücülerde çözünebildikleri için kimyasal olarak işlenebilirler, elektron kabul etme yetenekleri sayesinde organik güneş pillerinde ve serbest radikalleri yakalayabildikleri için antioksidan araştırmalarında kullanılırlar.
| Fulleren | Köşe (C atomu) | Kenar (C–C bağı) | Yüz | Beşgen | Altıgen |
|---|---|---|---|---|---|
| C20 | 20 | 30 | 12 | 12 | 0 |
| C60 | 60 | 90 | 32 | 12 | 20 |
| C70 | 70 | 105 | 37 | 12 | 25 |
| C80 | 80 | 120 | 42 | 12 | 30 |
| Cn (genel) | n | 3n2 | n2 + 2 | 12 | n2 − 10 |
Karbon Nanotüplerin Sarılma Biçimi, Türleri ve Önemi
Karbon nanotüpler 1991 yılında Japon bilim insanı Sumio Iijima'nın elektron mikroskobu çalışmalarıyla geniş ilgi gördü. Bir nanotüp, grafen levhasının kenarlarının birleşecek biçimde sarılmasıyla oluşan bir silindir olarak düşünülebilir. Tek duvarlı nanotüplerin çapı yaklaşık 1 nm düzeyindedir; boyları ise mikrometrelerden milimetrelere kadar uzayabilir. Bu nedenle boyunun çapına oranı (en-boy oranı) son derece büyüktür. Çok duvarlı nanotüplerde iç içe geçmiş eş merkezli silindirler bulunur ve silindirler arasındaki uzaklık grafit tabakaları arasındaki mesafeye yakındır (yaklaşık 0,34 nm). Kapalı nanotüplerin uçları, beşgen halkalar içeren yarım fulleren kapaklarıyla örtülüdür; yani nanotüp, grafen ile fulleren arasında yapısal bir köprüdür.
Nanotüplerin en dikkat çekici özelliği, grafen levhanın hangi yönde sarıldığının elektriksel davranışı belirlemesidir. Bu sarılma yönüne kiralite denir. Altıgenlerin tüp eksenine göre dizilişine bakılarak üç tür ayırt edilir: koltuk (armchair), zikzak ve kiral nanotüpler. Koltuk tipi nanotüpler her zaman metalik davranır; zikzak ve kiral nanotüpler ise sarılma biçimine ve çapa bağlı olarak metalik ya da yarı iletken olabilir. Aynı element, aynı sp2 bağları ve aynı altıgen halkalar yalnızca farklı sarılma ile farklı elektronik özellik ortaya çıkarır: Bu, yapı-özellik ilişkisinin nanometre ölçeğindeki en çarpıcı kanıtlarından biridir.
Nanotüplerin önemi; çok yüksek çekme dayanımı, düşük yoğunluk, esneklik, yüksek ısıl ve elektriksel iletkenlik özelliklerinin bir arada bulunmasından gelir. Polimerlerle karıştırılarak hafif ve dayanıklı kompozit malzemeler (bisiklet gövdesi, spor raketleri, uçak ve uydu parçaları) üretilir; yarı iletken türleri nanometre boyutlu transistörlerde, metalik türleri iletken mürekkeplerde ve lityum iyon pillerde elektrot katkısı olarak değerlendirilir. Geniş yüzeyleri gaz moleküllerini tutabildiği için gaz sensörlerinde ve su arıtma filtrelerinde de araştırılmaktadır. Bununla birlikte uzun ve ince nanotüp liflerinin solunduğunda asbest liflerine benzer etkiler oluşturabileceği endişesi, üretim ve atık süreçlerinde koruyucu önlemler alınmasını gerekli kılar.
| Nanotüp Türü | Yapısal Özellik | Elektriksel Davranış | Örnek Kullanım |
|---|---|---|---|
| Koltuk (armchair) | Altıgen kenarları tüp çevresi boyunca koltuk biçiminde dizilir | Her zaman metalik | İletken teller, iletken mürekkepler |
| Zikzak | Altıgen kenarları çevre boyunca zikzak çizer | Çapa göre metalik veya yarı iletken | Nanoelektronik araştırmaları |
| Kiral | Altıgen sıraları tüp ekseni etrafında sarmal oluşturur | Çapa ve sarılma açısına göre metalik veya yarı iletken | Transistörler, sensörler |
| Tek duvarlı | Tek grafen silindiri, çap yaklaşık 1 nm | Kiraliteye bağlı | Nanotransistör, biyosensör |
| Çok duvarlı | İç içe eş merkezli silindirler, aralık yaklaşık 0,34 nm | Çoğunlukla metalik benzeri iletim | Kompozit malzemeler, pil elektrotları |
Karbon Nanomalzemelerinin Önemi: Enerji, Elektronik, Sağlık ve Çevre
Fulleren, grafen ve nanotüplerin bilim ve teknolojideki önemini anlamak için önce onları özel kılan ortak noktaları görmek gerekir: Çok büyük yüzey alanı, düşük yoğunluk, sp2 bağlarından gelen yüksek mekanik dayanım ve delokalize π elektronlarından kaynaklanan yüksek elektriksel iletkenlik. Bu özellikler tek bir malzemede nadiren bir arada bulunur. Örneğin metaller iletkendir ama ağırdır; polimerler hafiftir ama genellikle yalıtkandır. Karbon nanomalzemeleri bu iki dünyanın üstünlüklerini birleştirebildiği için malzeme biliminin yapı taşları hâline gelmiştir.
Bir uygulamada hangi allotropun seçileceği, istenen özellikten geriye doğru düşünülerek bulunur: İstenen özellik → bu özelliği sağlayan yapı → o yapıya sahip allotrop. Enerji depolamada iyonların ve yüklerin tutunacağı geniş yüzey gerektiği için grafen ve nanotüpler süperkapasitör ve pil elektrotlarında öne çıkar. Saydam ve esnek bir iletken gerektiren dokunmatik ve katlanabilir ekranlarda grafen, elektron kabul eden bir molekül gerektiren organik güneş pillerinde fulleren türevleri tercih edilir. Tıpta, kafes yapısı içine molekül taşıyabilen fullerenler ve yüzeyi değiştirilebilen nanotüpler hedefe yönelik ilaç taşıma ve görüntüleme amaçlı araştırılmaktadır. Çevre alanında grafen oksit membranlar suyu tuzdan ve kirleticilerden ayırmak için, nanotüp tabanlı sensörler ise havadaki zararlı gazları düşük derişimlerde algılamak için geliştirilmektedir.
Bu fırsatların yanında bilimsel sorumluluk da vardır. Nanometre boyutundaki tanecikler hücre zarlarından geçebildiği için canlılar üzerindeki etkileri (nanotoksisite) dikkatle incelenmelidir. Üretimin yüksek enerji gerektirmesi, atıkların doğada nasıl davrandığı ve geri kazanımın nasıl yapılacağı da sürdürülebilirlik açısından önemli sorulardır. Fullerenlerin keşfinin yıldızlararası karbon zincirlerini anlamaya yönelik bir merakla, grafenin ayrılmasının ise basit bir yapışkan bantla başlaması, bilimsel keşiflerin merak, sabır ve dikkatli gözlemle ilerlediğini gösterir. Karbonun bu hikâyesi, aynı atomların farklı dizilişleriyle insanlığın en önemli teknolojik sorunlarına çözüm üretilebileceğini ortaya koyar.
| Uygulama Alanı | Tercih Edilen Allotrop | Yararlanılan Yapısal Özellik |
|---|---|---|
| Süperkapasitör ve pil elektrotları | Grafen, karbon nanotüp | Geniş yüzey alanı ve yüksek elektriksel iletkenlik |
| Katlanabilir dokunmatik ekran | Grafen | Tek atom kalınlığı: saydamlık, esneklik, iletkenlik |
| Organik güneş pilleri | Fulleren türevleri | Kafes yapının elektron kabul etme yeteneği |
| Hafif ve dayanıklı kompozitler | Karbon nanotüp | Yüksek çekme dayanımı ve düşük yoğunluk |
| İlaç taşıma ve görüntüleme | Fulleren, karbon nanotüp | İç boşluk ve yüzeyin kimyasal olarak değiştirilebilmesi |
| Su arıtma ve gaz sensörleri | Grafen oksit, karbon nanotüp | Seçici gözenekli yüzey ve gaz tutma yeteneği |
Örnekler
Örnek 136 g elmas örneğinde kaç mol ve kaç tane C–C kovalent bağı bulunur? (C: 12 g/mol, Avogadro sayısı: 6,02·1023)
Cevabı göster
1. adım: Karbonun mol sayısı bulunur: n = 3612 = 3 mol C. 2. adım: Elmasta her karbon 4 komşuya bağlıdır ve her bağ iki atom arasında paylaşılır; karbon başına 42 = 2 bağ düşer. 3. adım: Bağ mol sayısı = 3 × 2 = 6 mol C–C bağı. 4. adım: Bağ sayısı = 6 × 6,02·1023 = 3,612·1024 tane. Sonuç: 36 g elmasta 6 mol, yani 3,612·1024 tane C–C bağı vardır.
Örnek 2C(grafit) + O2(g) → CO2(g) ΔH = −393,5 kJ ve C(elmas) + O2(g) → CO2(g) ΔH = −395,4 kJ olduğuna göre: a) C(grafit) → C(elmas) dönüşümünün ΔH değerini bulunuz. b) Hangi allotrop daha kararlıdır? c) 24 g elmas grafite dönüştürülürse kaç kJ ısı alınır ya da verilir?
Cevabı göster
a) Grafitin yanma tepkimesi aynen yazılır, elmasınki ters çevrilir (işaret değişir): C(grafit) + O2 → CO2 ΔH = −393,5 kJ CO2 → C(elmas) + O2 ΔH = +395,4 kJ Toplam: C(grafit) → C(elmas) ΔH = +1,9 kJ (endotermik). b) Elmasın enerjisi grafitten 1,9 kJ/mol daha yüksektir; düşük enerjili olan grafit daha kararlıdır. c) 24 g elmas = 2412 = 2 mol. Elmas → grafit dönüşümü ters yönde olduğundan ΔH = −1,9 kJ/mol'dür. 2 × 1,9 = 3,8 kJ ısı açığa çıkar (verilir).
Örnek 3Yalnızca beşgen ve altıgen halkalardan oluşan C84 fullerenindeki C–C bağı, yüz, beşgen ve altıgen sayılarını bulunuz ve sonucu Euler bağıntısıyla doğrulayınız.
Cevabı göster
1. adım: Köşe sayısı = 84 (karbon atomu sayısı). 2. adım: Bağ (kenar) sayısı = 3 × 842 = 126. 3. adım: Yüz sayısı = 842 + 2 = 44. 4. adım: Beşgen sayısı her zaman 12; altıgen sayısı = 842 − 10 = 32. Kontrol: 12 + 32 = 44 yüz ✓. 5. adım: Euler: Köşe − Kenar + Yüz = 84 − 126 + 44 = 2 ✓. Ek kontrol: 5 × 12 + 6 × 32 = 60 + 192 = 252 = 2 × 126 ✓ (her kenar iki yüzde sayılır). Sonuç: 126 bağ, 44 yüz, 12 beşgen, 32 altıgen.
Örnek 47,2 g C60 örneği için: a) Kaç tane C60 molekülü vardır? b) Kaç tane karbon atomu vardır? c) Kaç mol C–C bağı vardır? (C: 12 g/mol, Avogadro sayısı: 6,02·1023)
Cevabı göster
1. adım: C60'ın mol kütlesi = 60 × 12 = 720 g/mol. 2. adım: Molekül mol sayısı = 7,2720 = 0,01 mol. a) Molekül sayısı = 0,01 × 6,02·1023 = 6,02·1021 tane. b) Her molekülde 60 C bulunduğundan C atomu mol sayısı = 0,01 × 60 = 0,6 mol; atom sayısı = 0,6 × 6,02·1023 = 3,612·1023 tane. c) Bir C60 molekülünde 60 × 32 = 90 bağ vardır; bağ mol sayısı = 0,01 × 90 = 0,9 mol. Kontrol: 0,6 mol C × 1,5 bağ/C = 0,9 mol ✓.
Örnek 5Bir öğrenci, grafit tabletin iki yüzeyine elektrot bağladığında (akım tabakalara dik yönde) zayıf, tabletin iki yan kenarına bağladığında (akım tabakalara paralel yönde) güçlü iletkenlik ölçüyor. Bu sonucu ve grafitin elmastan daha düşük yoğunlukta olmasını yapısıyla açıklayınız.
Cevabı göster
1. adım (yapı): Grafitte karbonlar sp2 hibritleşmesiyle düzlemsel altıgen tabakalar oluşturur; her karbonun dördüncü elektronu tabaka boyunca yayılmış delokalize π bulutuna katılır. 2. adım (paralel yön): π elektronları tabaka düzlemi içinde serbestçe hareket edebildiği için akım tabakalara paralel uygulandığında iletkenlik yüksektir. 3. adım (dik yön): Tabakalar yaklaşık 335 pm uzaklıkta ve yalnızca zayıf van der Waals etkileşimleriyle bağlıdır; elektronların tabakadan tabakaya geçişi zor olduğundan dik yönde iletkenlik düşüktür. Bu yöne bağlı davranışa anizotropi denir. 4. adım (yoğunluk): Tabakalar arasındaki büyük boşluklar birim hacimdeki atom sayısını azaltır; bu yüzden grafitin yoğunluğu (yaklaşık 2,2 g/cm3) sıkı paketli elmasınkinden (yaklaşık 3,5 g/cm3) küçüktür.
Örnek 6Çok geniş bir grafen levhası 1 mol karbon atomu içermektedir. Kenar etkileri ihmal edildiğinde bu levhada kaç mol altıgen halka ve kaç mol C–C bağı bulunur?
Cevabı göster
1. adım: Grafende her karbon atomu 3 altıgen halkanın ortak köşesidir. 2. adım: Bir altıgenin 6 köşesi olduğundan altıgen başına düşen karbon = 63 = 2 C. 3. adım: Altıgen mol sayısı = 12 = 0,5 mol (yaklaşık 3,01·1023 tane). 4. adım: Her karbonun 3 komşusu vardır; bağ sayısı = 1 × 32 = 1,5 mol C–C bağı. Kontrol: Her altıgende 6 kenar vardır ve her kenar 2 altıgen tarafından paylaşılır; altıgen başına 3 bağ düşer: 0,5 × 3 = 1,5 mol ✓.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Yalnızca beşgen ve altıgen halkalardan oluşan C70 fullereninde kaç altıgen halka bulunur?
Altıgen sayısı = n2 − 10 = 35 − 10 = 25'tir. 12 beşgen sayısıdır; 35 ise karbon sayısının yarısıdır. Toplam yüz 12 + 25 = 37 olur ve Euler bağıntısı 70 − 105 + 37 = 2 ile sağlanır.
2Grafitin yanma entalpisi −393,5 kJ/mol, elmasın yanma entalpisi −395,4 kJ/mol'dür. Buna göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Hess yasasına göre C(grafit) → C(elmas) için ΔH = −393,5 − (−395,4) = +1,9 kJ/mol'dür. Grafit daha düşük enerjili ve kararlıdır; iki allotrop da yalnız CO2 oluşturur; elmasın dönüşmemesi aktifleşme enerjisinin çok yüksek olmasındandır.
3Karbon nanotüplerin metalik ya da yarı iletken davranmasını belirleyen temel etken aşağıdakilerden hangisidir?
Bütün nanotüplerde karbonlar sp2 yapıdadır ve hidrojen içermez. Elektriksel davranışı altıgenlerin tüp eksenine göre diziliş biçimi (kiralite) ile çap belirler: Koltuk tipi her zaman metalik, zikzak ve kiral tipler metalik ya da yarı iletken olabilir.
418 g grafit örneğinde kaç mol C–C σ bağı bulunur? (C: 12 g/mol)
18 ÷ 12 = 1,5 mol C. Grafitte her karbon 3 komşuya bağlıdır; karbon başına 3 ÷ 2 = 1,5 σ bağı düşer. 1,5 × 1,5 = 2,25 mol bağ. 3 mol, elmas gibi düşünülerek (karbon başına 2) bulunan yanlış sonuçtur.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Yalnızca beşgen ve altıgenlerden oluşan bütün fullerenlerde beşgen sayısı 12'dir.
Euler bağıntısı (Köşe − Kenar + Yüz = 2) ile kenar ilişkisi (5b + 6h = 3n) birlikte çözüldüğünde n'den bağımsız olarak b = 12 bulunur.
- Grafitteki tabaka içi C–C bağı, elmastaki C–C bağından daha uzundur.
Tersine, grafitteki tabaka içi bağ (yaklaşık 142 pm) delokalize π katkısıyla kısmi ikili bağ karakteri taşır ve elmastaki tekli bağdan (154 pm) kısadır.
- Elmas termodinamik olarak grafitten daha kararsız olduğu hâlde, yüksek aktifleşme enerjisi nedeniyle oda koşullarında grafite dönüşmez.
Elmas kinetik olarak kararlıdır; dönüşüm için güçlü C–C bağlarının kırılması gerekir.
- Grafit, tabakalara paralel ve dik yönlerde elektriği eşit derecede iletir.
Grafit anizotroptur; delokalize π elektronları tabaka düzleminde hareket ettiği için paralel yönde iletkenlik yüksek, dik yönde çok düşüktür.
- Fullerenler molekül yapılı olduğundan toluen gibi apolar çözücülerde çözünebilir; elmas ve grafit ise çözünmez.
Fulleren molekülleri arasında yalnız zayıf etkileşimler vardır; elmas ve grafit ise dev kovalent ağ yapılardır ve çözünmeleri için kovalent bağların kırılması gerekir.
- Yalnızca beşgen ve altıgenlerden oluşan bütün fullerenlerde beşgen sayısı 12'dir.
6Aşağıdaki kavramları doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Yalnızca beşgen ve altıgen halkalardan oluşan her fullerende beşgen halka sayısı olur.
- Bir maddenin özelliklerinin ölçüldüğü yöne göre değişmesine denir.
- Standart koşullarda karbonun en kararlı allotropu olduğundan standart oluşum entalpisi sıfır kabul edilir.
- Her zaman metalik davranan karbon nanotüp türü tipi nanotüptür.
- Grafitin elmasa dönüşümü, yaklaşık 1,9 kJ/mol ısı alındığı için bir süreçtir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Organik güneş pili geliştiren bir laboratuvarda 1,44 g C60 kullanılmaktadır. a) Örnekteki C60 molekülünün mol sayısını, b) örnekteki toplam altıgen halka mol sayısını, c) örnekteki toplam C–C bağı mol sayısını, d) örnek yeterli oksijenle tamamen yakılırsa oluşacak CO2 kütlesini bulunuz. (C: 12, O: 16 g/mol)
1. ipucu: 1. adım: C60'ın mol kütlesini (60 × 12) hesaplayıp verilen kütleyi bu değere bölerek molekül mol sayısını bulun.
2. ipucu: 2. adım: Bir C60 molekülündeki altıgen sayısını (n2 − 10) ve bağ sayısını (3n2) bulup molekül mol sayısıyla çarpın.
3. ipucu: 3. adım: Toplam karbon mol sayısını bulun; her C atomu bir CO2 oluşturur, CO2'nin mol kütlesini (44 g/mol) kullanarak kütleye geçin.
Cevap: a) M(C60) = 60 × 12 = 720 g/mol; n = 1,44720 = 0,002 mol C60. b) Bir molekülde altıgen sayısı = 602 − 10 = 20; toplam altıgen = 0,002 × 20 = 0,04 mol. c) Bir molekülde bağ sayısı = 3 × 602 = 90; toplam bağ = 0,002 × 90 = 0,18 mol. Kontrol: Karbon mol sayısı 0,002 × 60 = 0,12 mol; 0,12 × 1,5 = 0,18 mol ✓. d) C60 + 60 O2 → 60 CO2; oluşan CO2 = 0,12 mol. M(CO2) = 12 + 2 × 16 = 44 g/mol; kütle = 0,12 × 44 = 5,28 g. Sonuç: 0,002 mol molekül, 0,04 mol altıgen, 0,18 mol C–C bağı ve 5,28 g CO2. Yanma ürünü, bütün karbon allotroplarında olduğu gibi yalnızca CO2'dir.
Kısaca
- Boyutluluk: Fulleren 0 boyutlu, karbon nanotüp 1 boyutlu, grafen 2 boyutlu nanoyapılardır; elmas ve grafit ise 3 boyutlu kristallerdir.
- Bağ sayısı: Bir yapıdaki C–C bağ sayısı (atom sayısı × komşu sayısı) ÷ 2 ile bulunur; elmasta karbon başına 2, sp2 yapılı allotroplarda ise 1,5 bağ düşer.
- Termodinamik kararlılık: Standart koşullarda grafit elmastan daha kararlıdır; grafitin elmasa dönüşümü yaklaşık +1,9 kJ/mol entalpili endotermik bir süreçtir, elmas ise kinetik olarak kararlıdır.
- Anizotropi: Grafit, tabaka düzleminde elektriği iyi, tabakalara dik yönde ise çok zayıf iletir; grafen bu tabakalardan yalnız birinin ayrılmasıyla elde edilir.
- Fulleren geometrisi: Yalnız beşgen ve altıgenlerden oluşan her Cn fullereninde 12 beşgen, (n2 − 10) altıgen ve 3n2 C–C bağı bulunur.
- Nanotüp ve önem: Karbon nanotüplerin elektriksel davranışı grafen levhanın sarılma yönüne ve çapına bağlıdır; karbon nanomalzemeleri enerji, elektronik ve sağlıkta büyük fırsatlar sunarken güvenli üretim ve kullanım sorumluluğu da gerektirir.
Bu dersin öteki kaynakları
- 12. Sınıf Kimya Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Kimya Dersi Öğretim Programı (ortaöğretim) Öğretim programı
- 12. Sınıf Kimya Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- 12. Sınıf Kimya Günlük Planları (2026-2027) Ders planı