Geçen haftalarda Kur'an kavramlarını tanıdık. Bu hafta yeniden mushafı açıyor ve güzel okuma yolculuğumuza Furkan suresi ile devam ediyoruz. Surenin ilk üç sayfasında yer alan 1-20. ayetleri önce bir hafızın sesinden dinleyecek, ardından medler, nun-u kutni, tenvin ve sakin nun hükümleri, lam-ı tarif, kalkale ve vakf kurallarına dikkat ederek yüzünden okuyacağız. Okuduğumuz ayetlerin anlamlarını da öğreneceğiz. Bu ayetler tevhidi, Kur'an'ın hak ile batılı ayıran bir kitap olduğunu, peygamberlerin de insan olduğunu ve hayatın bir imtihan olduğunu anlatır.
1. Furkan Suresini Tanıyalım
Furkan suresi, Mekke döneminde inmiş, 77 ayetten oluşan ve mushaf sıralamasında 25. sırada yer alan bir suredir. Adını ilk ayette geçen el-Furkân (الْفُرْقَانُ) kelimesinden alır. Furkan, 'ayırmak' anlamındaki kökten gelir ve hak ile batılı, doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü birbirinden ayıran demektir. Bu kelime Kur'an-ı Kerim'in isimlerinden biridir. Kur'an, insana doğru yolu yanlıştan ayırt etmeyi öğreten bir ölçüdür.
Mekke'de inen surelerin çoğunda olduğu gibi Furkan suresinde de tevhit (Allah'ın birliği), risalet (peygamberlik) ve ahiret inancı ön plandadır. Sure, Mekkeli müşriklerin Kur'an'a ve Peygamberimize (sav) yönelttiği itirazları aktarır ve bunlara cevap verir. Surede تَبَارَكَ الَّذِي ('Şanı ne yücedir!') ifadesi üç yerde geçer: 1, 10 ve 61. ayetlerde. Surenin son bölümünde ise 'Rahman'ın kulları' (İbâdurrahman) olarak anılan müminlerin güzel ahlakı anlatılır. O ayetleri ilerleyen haftalarda okuyacağız.
Bu hafta surenin mushaftaki ilk üç sayfasını, yani 1-20. ayetleri okuyoruz. Bu ayetler 18. cüzün son ayetleridir. 21. ayet olan وَقَالَ الَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَاءَنَا ile 19. cüz başlar. Okumaya başlamadan önce ayetleri birkaç kez bir hafızın sesinden dinlemek, harflerin mahreçlerini ve medlerin uzunluğunu kulağımıza yerleştirmenin en etkili yoludur. Ardından ayetleri parça parça, yavaş ve tecvit kurallarına uyarak okuruz.
| Özellik | Bilgi |
|---|---|
| Surenin adı | Furkan (hak ile batılı ayıran) |
| İndiği yer | Mekke |
| Ayet sayısı | 77 |
| Mushaftaki sırası | 25. sure |
| Bulunduğu cüzler | 18. ve 19. cüz (21. ayetle 19. cüz başlar) |
| Bu hafta okunan bölüm | İlk üç sayfa: 1-20. ayetler |
| Ana konular | Tevhit, Kur'an'ın indirilişi, peygamberlik, ahiret, imtihan |
2. Okunuşa Dikkat: Harfler, İşaretler ve Vakf Kuralları
Kur'an-ı Kerim'i doğru okumak için harflerin yanında mushaftaki işaretleri de tanımamız gerekir. Furkan suresinin ilk sayfalarında karşımıza çıkan en dikkat çekici işaret nun-u kutnidir. Tenvinli bir kelimeden sonra vasl hemzesiyle başlayan bir kelime gelirse iki sakin harf yan yana gelir. Bu durumda okumayı kolaylaştırmak için araya esreli küçük bir nun girer. Bazı mushaflarda bu nun, satırın altına küçük olarak yazılır. 4. ayetteki إِفْكٌ افْتَرَاهُ ifadesi bu yüzden 'ifkun-ifterâhu' değil, 'ifkunifterâhu' diye birleştirilerek okunur.
Uzatma işaretlerine de dikkat etmeliyiz. Medd harfinden sonra aynı kelimede hemze gelirse medd-i muttasıl olur: câû, şâe, yeşâûne, evliyâe. Medd harfinden sonra sonraki kelimenin başında hemze gelirse medd-i munfasıl olur: levlâ ünzile, yulkâ ileyhi, illâ innehüm. Bu iki med, mushafta harfin üzerindeki dalgalı med işaretiyle gösterilir. Zamir olan 'hû/hî' (o, onun) harfi iki harekeli harf arasında kalırsa medd-i sıla yapılır. Sıladan sonra hemze gelirse uzatma artar ve sıla-i tavîle adını alır. 3. ayetteki دُونِهِ آلِهَةً (dûnihî âliheten) bunun örneğidir.
Ayetleri okurken nerede durup nerede geçeceğimizi vakf işaretleri gösterir. Durulan kelimenin son harfi sakin okunur. Üstün tenvinle biten kelimelerde durulurken tenvin elife dönüşür: نَذِيرًا 'nezîrâ', تَقْدِيرًا 'takdîrâ'. Yuvarlak te (ة) ile biten kelimelerde durulurken 'h' sesi verilir: فِتْنَةً 'fitneh'. Son harften önce medd harfi varsa duruşta medd-i ârız oluşur ve uzatılabilir: yuhlakûn, ve yemşî fi'l-esvâk.
| Harf / İşaret | Ne Anlatır? | Furkan 1-20'den Örnek |
|---|---|---|
| Nun-u kutni | Tenvinden sonra vasl hemzesi gelince araya esreli nun girer. | 4. ayet: ifkunifterâhu |
| Medd-i muttasıl | Medd harfi ve hemze aynı kelimede | câû (4), şâe (10), yeşâûne (16) |
| Medd-i munfasıl | Medd harfi bir kelimenin sonunda, hemze sonraki kelimenin başında | levlâ ünzile (7), illâ innehüm (20) |
| Sıla-i tavîle | Zamirden sonra hemze gelir; uzatma artar. | 3. ayet: dûnihî âliheten |
| Vakfta üstün tenvin | Duruşta elif ile okunur. | nezîrâ (1), takdîrâ (2), basîrâ (20) |
| Vakfta yuvarlak te | Duruşta h sesiyle okunur. | 20. ayet: fitneh |
| مـ / ط / ج / لا | Lâzım: durulmalı / mutlak: durmak iyi / caiz: durulabilir / durulmaz | Ayet içi işaretler mushaftan takip edilir. |
3. Furkan 1-6. Ayetler: Okunuş ve Tecvit Uygulaması
Sure, تَبَارَكَ الَّذِي نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلَى عَبْدِهِ لِيَكُونَ لِلْعَالَمِينَ نَذِيرًا ayetiyle başlar. Okunuşu 'Tebârakellezî nezzele'l-furkâne alâ abdihî li yekûne li'l-âlemîne nezîrâ' şeklindedir. Burada 'el-furkân' ve 'li'l-âlemîn' kelimelerindeki lam kameri olduğu için açıkça okunur. 'Abdihî li yekûne' ifadesinde zamir iki harekeli harf arasında kaldığı için sıla-i kasîra yapılır ve bir elif miktarı uzatılır. Ayet sonunda durulurken nezîrâ denir. 2. ayette 'veleden ve lem yekün' ifadesinde tenvinden sonra vav geldiği için idğam-ı maal gunne uygulanır. 'Lem yekün' ifadesinde sakin mimden sonra ye geldiği için izhar-ı şefevî vardır. 'Şerîkun fi'l-mülk' ile 'külle şey'in fe kaddarahû' ifadelerinde tenvinden sonra fe geldiği için ihfa yapılır.
3. ayet, tecvit açısından en zengin ayetlerdendir. 'Min dûnihî âliheten' ifadesinde sakin nundan sonra dal geldiği için ihfa yapılır. Zamirden sonra hemze geldiği için de sıla-i tavîle uygulanır ve dört elif miktarına kadar uzatılır. 'Âliheten lâ yahlukûne' ifadesinde tenvinden sonra lam geldiği için idğam-ı bilâ gunne yapılır ve tenvin lama katılarak gunnesiz okunur. 'Şey'en ve', 'darran ve lâ nef'an ve lâ', 'mevten ve lâ hayâten ve lâ' ifadelerinin hepsinde idğam-ı maal gunne vardır. Bu ayeti okurken gunneleri iki elif miktarı, eşit uzunlukta tutmaya dikkat ederiz.
4. ayette, önceki bölümde öğrendiğimiz nun-u kutni (إِفْكٌ افْتَرَاهُ) uygulanır. Aynı ayette 'illâ ifkun' ifadesinde medd-i munfasıl, 'câû' kelimesinde medd-i muttasıl, 'kavmun âharûn' ifadesinde tenvinden sonra hemze geldiği için izhar-ı halkî ve 'fe kad câû' ifadesinde sakin dal harfi bulunduğu için kalkale vardır. 5. ayetteki 'bukraten ve asîlâ' ifadesinde hem sakin kaf harfinde kalkale hem de tenvinden sonra vav geldiği için idğam-ı maal gunne bulunur. 6. ayet غَفُورًا رَحِيمًا ile biter. Okunuşu 'ğafûran rahîmâ' şeklindedir. Burada tenvinden sonra ra geldiği için idğam-ı bilâ gunne yapılır ve 'ğafûrarrahîmâ' diye okunur.
| Ayet | Okunuştan Kesit | Tecvit Kuralı |
|---|---|---|
| 1 | abdihî li yekûne | Medd-i sıla (sıla-i kasîra) |
| 1 | el-furkân, li'l-âlemîn | Lam-ı tarif kameri: lam okunur |
| 2 | veleden ve lem | İdğam-ı maal gunne |
| 2 | lem yekün | İzhar-ı şefevî |
| 2 | es-semâvât | Lam-ı tarif şemsi: lam okunmaz, sin şeddeli okunur |
| 3 | min dûnihî âliheten | İhfa + sıla-i tavîle |
| 3 | âliheten lâ yahlukûne | İdğam-ı bilâ gunne |
| 4 | ifkunifterâhu | Nun-u kutni |
| 4 | fe kad câû | Kalkale + medd-i muttasıl |
| 6 | ğafûran rahîmâ | İdğam-ı bilâ gunne |
4. Furkan 7-14. Ayetler: Okunuş ve Tecvit Uygulaması
7. ayet müşriklerin itirazını aktarır: وَقَالُوا مَالِ هَذَا الرَّسُولِ يَأْكُلُ الطَّعَامَ وَيَمْشِي فِي الْأَسْوَاقِ. Okunuşu 've kâlû mâli hâzer-rasûli ye'kulu't-taâme ve yemşî fi'l-esvâk' şeklindedir. 'Er-rasûl' ve 'et-taâm' kelimelerinde lam şemsi olduğu için okunmaz ve sonraki harf şeddeli okunur. 'El-esvâk' kelimesinde ise lam kameridir. Ayetin devamındaki لَوْلَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مَلَكٌ ifadesinde 'levlâ ünzile' medd-i munfasıl, 'melekun fe yekûne' ise ihfa örneğidir. 8. ayetteki 'yulkâ ileyhi' ifadesi yine munfasıldır. 'Cennetün ye'kulu' ve رَجُلًا مَسْحُورًا (racülen meshûrâ) ifadelerinde idğam-ı maal gunne vardır.
10. ayet de 1. ayet gibi تَبَارَكَ الَّذِي ile başlar. 'İn şâe' ifadesindeki 'şâe' kelimesinde medd-i muttasıl, 'hayran min zâlike' ifadesinde tenvinden sonra mim geldiği için idğam-ı maal gunne, 'min zâlike' ifadesinde ise ihfa bulunur. جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ ifadesinde 'cennâtin tecrî' ve 'min tahtihâ' ihfa örnekleridir. 've yec'al leke' ifadesinde sakin lamdan sonra yine lam geldiği için idğam-ı misleyn yapılır ve iki lam tek şeddeli lam gibi okunur. 11. ayette 'bel kezzebû' ifadesinde sakin lamdan sonra kef geldiği için lam açıkça okunur, 'li men kezzebe' ifadesinde ise sakin nun ile kef arasında ihfa vardır.
12. ayetteki مِنْ مَكَانٍ بَعِيدٍ ifadesi tecvit için çok öğreticidir. 'Min mekânin' ifadesinde sakin nundan sonra mim geldiği için idğam-ı maal gunne yapılır. 'Mekânin baîdin' ifadesinde tenvinden sonra be geldiği için iklab yapılır: tenvinin nun sesi gunneli bir mim sesine dönüşür ve 'mekânim baîdin' gibi okunur. 'Baîdin semiû' ifadesinde ise ihfa vardır. 13. ayette 'izâ ulkû' munfasıl, 'mekânen dayyikan' ihfa, 'dayyikan mukarranîne' maal gunne örneğidir. 14. ayetteki ثُبُورًا وَاحِدًا وَادْعُوا ثُبُورًا كَثِيرًا ifadesinde iki kez maal gunne ve bir kez ihfa art arda gelir.
| Ayet | Okunuştan Kesit | Tecvit Kuralı |
|---|---|---|
| 7 | hâzer-rasûli, et-taâme | Lam-ı tarif şemsi |
| 7 | levlâ ünzile ileyhi | Medd-i munfasıl |
| 7 | melekun fe yekûne | İhfa |
| 8 | racülen meshûrâ | İdğam-ı maal gunne |
| 10 | in şâe | Medd-i muttasıl |
| 10 | ve yec'al leke | İdğam-ı misleyn |
| 10 | cennâtin tecrî | İhfa |
| 12 | mekânin baîdin | İklab |
| 13 | mekânen dayyikan | İhfa |
| 14 | sübûran vâhiden ved'û | İdğam-ı maal gunne (iki kez) |
5. Furkan 15-20. Ayetler: Okunuş ve Tecvit Uygulaması
15. ayette 'kul ezâlike hayrun em cennetü'l-huldi'lletî vuide'l-muttekûn' buyrulur. 'Hayrun em' ifadesinde tenvinden sonra hemze geldiği için izhar-ı halkî vardır ve tenvin açıkça okunur. 'Cezâen ve masîrâ' ifadesinde 'cezâen' kelimesindeki medd-i muttasıl ile tenvinden sonra vav gelmesinden doğan idğam-ı maal gunne bir aradadır. 16. ayetteki 'yeşâûne' kelimesinde muttasıl, 'va'den mes'ûlâ' ifadesinde ise maal gunne bulunur. Bu ayetlerde ahiret nimetleri anlatıldığı için okuyuşta huzur veren, ağır ve tane tane bir ses tonu tercih edilir.
17. ayette 've mâ ya'budûne min dûnillâhi' ifadesi geçer. Lafzatullah (اللّٰه) kelimesinden önceki harf esreli olduğu için lafzatullahın lamı ince okunur. Ötreli veya üstünlü bir harften sonra gelseydi kalın okunacaktı. Aynı ayette 'hâülâi em hüm' ifadesinde hem muttasıl hem munfasıl med bulunur. 'Em hüm' ifadesinde sakin mimden sonra he geldiği için izhar-ı şefevî yapılır. 18. ayetteki 'mâ kâne yenbağî' ifadesinde kelime içindeki sakin nundan sonra be geldiği için iklab vardır. 'En nettehıze' ifadesinde iki nun birleştiği için gunneli idğam-ı misleyn yapılır. Ayet sonundaki قَوْمًا بُورًا (kavmen bûrâ) ifadesi ise bir iklab örneğidir.
19. ayette 'sarfen ve lâ nasrâ' ifadesinde maal gunne vardır. 've men yazlim minküm' ifadesinde sakin nundan sonra zı ve kef geldiği için iki kez ihfa yapılır. 'Nüzıkhu azâben kebîrâ' ifadesinde ise sakin kafta kalkale, tenvin ile kef arasında ihfa bulunur. Haftanın son ayeti olan 20. ayette 've mâ erselnâ' ve 'illâ innehüm' ifadeleri munfasıl, لِبَعْضٍ فِتْنَةً (li ba'din fitneh) ifadesi ihfa örneğidir. Ayet sonunda 'basîrâ' diye durulur. Ayetin ortasındaki أَتَصْبِرُونَ (e tasbirûn) sorusunda soru hemzesi açık ve vurgulu okunur.
| Kural | Nasıl Okunur? | 15-20. Ayetlerden Örnek |
|---|---|---|
| İzhar-ı halkî | Tenvin/nun açık okunur, gunne yapılmaz. | hayrun em (15), min evliyâe (18) |
| İdğam-ı maal gunne | Nun sesi sonraki harfe katılır, gunne yapılır. | cezâen ve (15), va'den mes'ûlâ (16) |
| İklab | Nun sesi gunneli mime döner. | yenbağî, kavmen bûrâ (18) |
| İhfa | Nun sesi genizden gizlenerek okunur. | men yazlim minküm (19), li ba'din fitneh (20) |
| İzhar-ı şefevî | Sakin mim açıkça okunur. | em hüm (17) |
| Lafzatullah ince | Esreden sonra lam ince okunur. | min dûnillâhi (17) |
| Kalkale | Sakin kalkale harfi sekerek okunur. | fe kad kezzebûküm, nüzıkhu (19) |
6. Furkan 1-20. Ayetlerin Anlamı ve Mesajları
İlk ayetler tevhit ile başlar: 'Âlemlere uyarıcı olsun diye kuluna Furkan'ı indiren Allah'ın şanı ne yücedir! O, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olandır. Çocuk edinmemiştir, mülkünde ortağı yoktur. Her şeyi yaratmış ve ona bir ölçü vermiştir.' (Furkan, 1-2). فَقَدَّرَهُ تَقْدِيرًا ifadesi, evrendeki her şeyin bir ölçü ve düzen içinde yaratıldığını bildirir. 3. ayete göre insanların Allah'tan başka edindikleri ilahlar hiçbir şey yaratamaz, aksine kendileri yaratılmıştır. Ne kendilerine zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirler. Ölüme, hayata ve yeniden dirilişe de güçleri yetmez.
4-9. ayetlerde inkârcıların itirazları ve bunlara verilen cevaplar yer alır. Onlar Kur'an'a 'uydurulmuş bir yalan' ve 'eskilerin masalları' demişlerdir. Allah ise 'De ki: Onu göklerde ve yerdeki her sırrı bilen indirmiştir. Şüphesiz O çok bağışlayan, çok merhamet edendir' (Furkan, 6) buyurur. Müşrikler, Peygamberimizin (sav) yemek yemesini ve çarşılarda dolaşmasını garip karşılamış, ondan melek, hazine veya bahçe istemişlerdir. Hatta onu 'büyülenmiş bir adam' diye suçlamışlardır. 20. ayet bu itiraza açık bir cevap verir: Daha önceki bütün peygamberler de yemek yiyen ve çarşılarda yürüyen insanlardı. Peygamberin insan olması, onun herkese örnek olabilmesi içindir.
10-19. ayetler ahiret sahnelerini anlatır. Kıyameti yalanlayanlar için alevli bir ateş hazırlanmıştır. Bu ateş onları uzaktan görünce öfkeyle kaynar ve uğuldar. Takva sahiplerine ise içinde diledikleri her şeyin bulunduğu ebedî cennet vaat edilmiştir. Bu vaat, Rabbimizin üzerine aldığı bir sözdür (Furkan, 15-16). Haftanın son ayeti çok önemli bir mesajla biter: وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً أَتَصْبِرُونَ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرًا 'Sizin bir kısmınızı diğerleri için bir imtihan vesilesi kıldık. Sabredecek misiniz? Rabbin hakkıyla görendir.' Bu ayet, geçen haftalarda öğrendiğimiz sabır kavramıyla doğrudan bağlantılıdır.
| Kelime | Okunuşu | Anlamı |
|---|---|---|
| الْفُرْقَانُ | el-Furkân | Hak ile batılı ayıran (Kur'an) |
| نَذِيرًا | nezîrâ | Uyarıcı |
| تَقْدِيرًا | takdîrâ | Ölçü, düzen vererek belirleme |
| إِفْكٌ | ifk | Uydurma, yalan |
| أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ | esâtîru'l-evvelîn | Eskilerin masalları |
| بُكْرَةً وَأَصِيلًا | bukraten ve asîlâ | Sabah akşam |
| سَعِيرًا | seîrâ | Alevli, çılgın ateş |
| ثُبُورًا | sübûrâ | Yok oluş, helak |
| بُورًا | bûrâ | Helak olmuş, yok olup gitmiş |
| فِتْنَةً | fitneh | İmtihan, sınanma vesilesi |
Örnekler
Örnek 1Furkan suresinin adı nereden gelir ve bu kelime ne anlama gelir? Surenin indiği yeri, ayet sayısını ve mushaftaki sırasını yazınız.
Cevabı göster
1. Sure, adını 1. ayette geçen 'el-Furkân' kelimesinden alır. 2. Furkan; hak ile batılı, doğru ile yanlışı birbirinden ayıran demektir ve Kur'an-ı Kerim'in isimlerinden biridir. 3. Sure Mekke'de inmiştir, 77 ayettir ve mushafta 25. sırada yer alır.
Örnek 2Furkan suresi 4. ayetteki إِفْكٌ افْتَرَاهُ ifadesi nasıl okunur? Burada uygulanan kuralı açıklayınız.
Cevabı göster
1. 'İfkun' kelimesi ötre tenvinle biter, sonraki 'ifterâhu' kelimesi ise vasl hemzesiyle başlar. 2. Vasl hemzesi birleştirerek okunurken okunmaz. Bu yüzden tenvinin nun sesi ile 'fe' harfinin sakin hâli yan yana gelir ve iki sakin buluşur. 3. Bu buluşmayı kolaylaştırmak için araya esreli küçük bir nun girer. Bu nuna nun-u kutni denir. 4. Okunuşu: 'ifkunifterâhu'.
Örnek 3Furkan suresi 12. ayetteki 'min mekânin baîdin semiû' ifadesinde hangi tecvit kuralları vardır? Sırasıyla açıklayınız.
Cevabı göster
1. 'Min mekânin': Sakin nundan sonra mim gelmiştir. Bu idğam-ı maal gunnedir; nun mime katılır ve gunne yapılır. 2. 'Mekânin baîdin': Tenvinden sonra be gelmiştir. Bu iklabdır; tenvinin nun sesi gunneli mim sesine döner ve 'mekânim baîdin' gibi okunur. 3. 'Baîdin semiû': Tenvinden sonra sin gelmiştir. Bu ihfadır; nun sesi genizden gizlenerek okunur.
Örnek 4Aşağıdaki ifadelerdeki medleri muttasıl ve munfasıl olarak ayırınız: câû (4. ayet), levlâ ünzile (7. ayet), şâe (10. ayet), illâ innehüm (20. ayet).
Cevabı göster
1. Medd-i muttasıl (medd harfi ve hemze aynı kelimede): câû, şâe. 2. Medd-i munfasıl (medd harfi bir kelimenin sonunda, hemze sonraki kelimenin başında): levlâ ünzile, illâ innehüm. 3. İki med de dalgalı med işaretiyle gösterilir ve okunuşta eşit uzunlukta tutulur.
Örnek 5Furkan suresi 17. ayetteki 'min dûnillâhi' ifadesinde lafzatullah ince mi, kalın mı okunur? Nedenini yazınız.
Cevabı göster
1. Lafzatullahtan önceki harf, 'dûni' kelimesinin sonundaki esreli nun harfidir. 2. Kurala göre lafzatullahtan önceki harf esreli ise lafzatullahın lamı ince okunur. 3. Bu yüzden 'min dûnillâhi' ifadesinde lafzatullah ince okunur. Önceki harf üstün ya da ötre olsaydı kalın okunacaktı.
Örnek 6Furkan suresi 7 ve 20. ayetlerinde müşriklerin hangi itirazına cevap verilmiştir? Bu cevaptan nasıl bir sonuç çıkarırsınız?
Cevabı göster
1. 7. ayette müşrikler, 'Bu peygambere ne oluyor ki yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor?' diyerek peygamberin bir insan olmasını garip karşılamışlardır. 2. 20. ayette Allah, daha önce gönderilen bütün peygamberlerin de yemek yiyen ve çarşılarda yürüyen insanlar olduğunu bildirmiştir. 3. Sonuç: Peygamberler insanların içinden seçilmiştir. Onların yaşayışı, insanlara uygulanabilir bir örnek sunar. Peygamberin melek olmaması bir eksiklik değil, rahmettir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Furkan suresine adını veren 'Furkan' kelimesinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
Furkan; hak ile batılı, doğru ile yanlışı ayıran demektir ve Kur'an-ı Kerim'in isimlerinden biridir.
2Furkan suresi 12. ayetteki 'mekânin baîdin' ifadesinde uygulanan tecvit kuralı hangisidir?
Tenvinden sonra be harfi geldiği için iklab yapılır. Tenvinin nun sesi gunneli mim sesine döner ve 'mekânim baîdin' gibi okunur.
3Furkan suresi 1-20. ayetlerinden alınan aşağıdaki ifadelerin hangisinde nun-u kutni uygulanır?
4. ayetteki 'ifkun' tenvini ile vasl hemzesiyle başlayan 'ifterâhu' kelimesi arasına esreli küçük bir nun girer. Diğer seçeneklerde sırasıyla idğam-ı bilâ gunne, iklab ve idğam-ı maal gunne vardır.
4Furkan suresi 20. ayette müşriklerin itirazına cevap olarak aşağıdakilerden hangisi bildirilmiştir?
20. ayete göre Peygamberimizden (sav) önce gönderilen peygamberler de yemek yiyen ve çarşılarda yürüyen insanlardı.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Furkan suresi Mekke'de inmiştir ve 77 ayettir.
Doğrudur. Furkan suresi Mekki bir suredir ve 77 ayetten oluşur.
- Üstün tenvinle biten 'nezîran' kelimesinde durulurken 'nezîrân' diye tenvin okunur.
Yanlıştır. Üstün tenvinde durulurken tenvin elife dönüşür ve 'nezîrâ' diye okunur.
- 'Âliheten lâ yahlukûne' ifadesinde tenvinden sonra lam geldiği için idğam-ı bilâ gunne yapılır.
Doğrudur. Lam ve ra harflerinde idğam gunnesiz yapılır.
- 'Min dûnillâhi' ifadesinde lafzatullah kalın okunur.
Yanlıştır. Lafzatullahtan önceki harf esreli olduğu için lafzatullah ince okunur.
- Furkan suresinin 21. ayetiyle birlikte 19. cüz başlar.
Doğrudur. 1-20. ayetler 18. cüzün son ayetleridir; 19. cüz 21. ayetle başlar.
- Furkan suresi Mekke'de inmiştir ve 77 ayettir.
6Aşağıdaki tecvit kurallarını Furkan suresinden verilen doğru örneklerle eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Tenvinden sonra be harfi gelirse yapılır.
- Medd harfinden sonra aynı kelimede hemze gelirse medd-i olur.
- Yuvarlak te ile biten 'fitneten' kelimesinde durulurken diye okunur.
- 'Es-semâvât' kelimesindeki lam, lam olduğu için okunmaz.
- Furkan suresi 20. ayette insanların birbirine vesilesi kılındığı bildirilir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Furkan suresi 2. ayetin bir bölümü şöyle okunur: 've lem yettehız veleden ve lem yekün lehû şerîkun fi'l-mülki ve halaka külle şey'in fe kaddarahû takdîrâ'. Bu bölümdeki tecvit kurallarını bulunuz, ayetin sonunda nasıl durulacağını açıklayınız ve bölümün anlamını yazınız.
1. ipucu: 1. adım: Tenvinlerin ve sakin mimlerin hemen sonrasındaki harflere bakarak idğam, izhar ve ihfa yerlerini belirleyiniz.
2. ipucu: 2. adım: 'Lehû' zamirinin iki harekeli harf arasında kalıp kalmadığını ve 'el-mülk' kelimesindeki lamın türünü inceleyiniz.
3. ipucu: 3. adım: Ayetin son kelimesi 'takdîran' üstün tenvinlidir; durulurken nasıl okunacağını düşünüp bölümün mealini yazınız.
Cevap: 1. Tecvit kuralları: - 'Veleden ve lem': Tenvinden sonra vav gelmiştir; idğam-ı maal gunne yapılır. - 'Lem yettehız' ve 'lem yekün': Sakin mimden sonra ye gelmiştir; izhar-ı şefevî yapılır ve mim açıkça okunur. - 'Şerîkun fi'l-mülk': Tenvinden sonra fe gelmiştir; ihfa yapılır. - 'Külle şey'in fe kaddarahû': Tenvinden sonra fe gelmiştir; yine ihfa yapılır. - 'Lehû şerîkun': Zamir iki harekeli harf arasında kaldığı için sıla-i kasîra yapılır ve bir elif miktarı uzatılır. - 'Fi'l-mülk': Lam kameridir ve açıkça okunur. 2. Vakf: Ayet sonundaki 'takdîran' kelimesinde durulurken üstün tenvin elife dönüşür ve 'takdîrâ' diye okunur. 3. Anlamı: 'O, çocuk edinmemiştir. Hükümranlıkta O'nun hiçbir ortağı yoktur. O, her şeyi yaratmış ve her şeye bir ölçü, bir düzen vermiştir.' Bu bölüm, Allah'ın birliğini ve evrendeki her şeyin O'nun koyduğu bir ölçüyle var olduğunu anlatır.
Kısaca
- Sureyi tanıyalım: Furkan suresi Mekke'de inmiş, 77 ayetten oluşan, mushaf sıralamasında 25. suredir. Adını, Kur'an'ın 'hak ile batılı birbirinden ayıran' anlamındaki Furkan ismini anan ilk ayetten alır.
- Haftanın sınırı: Surenin ilk üç sayfası 1-20. ayetleri kapsar. Bu ayetler 18. cüzün son ayetleridir; 21. ayetle birlikte 19. cüz başlar.
- Harf ve işaretler: 4. ayetteki إِفْكٌ افْتَرَاهُ ifadesinde tenvinden sonra vasl hemzesi geldiği için araya nun-u kutni girer ve 'ifkunifterâhu' diye okunur. Ayet sonlarındaki üstün tenvinli kelimelerde duruşta elif ile uzatılır: nezîrâ, takdîrâ, zûrâ.
- Med uygulamaları: câû, şâe, yeşâûne gibi kelimelerde medd-i muttasıl, levlâ ünzile ve illâ innehüm gibi ifadelerde medd-i munfasıl, 3. ayetteki dûnihî âliheten ifadesinde sıla-i tavîle bulunur.
- Tenvin ve sakin nun: mekânin baîdin ile kavmen bûrâ ifadelerinde iklab, âliheten lâ ile ğafûran rahîmâ ifadelerinde idğam-ı bilâ gunne, veleden ve ile racülen meshûrâ ifadelerinde idğam-ı maal gunne, cennâtin tecrî ifadesinde ise ihfa uygulanır.
- Mesajlar: Ayetler, mülkün sahibinin tek olan Allah olduğunu bildirir. Putların hiçbir şey yaratamadığını, Peygamberimizin (sav) yemek yiyen ve çarşıda yürüyen bir insan olduğunu, ahiretin gerçekliğini ve insanların birbirine imtihan vesilesi kılındığını (أَتَصْبِرُونَ: Sabredecek misiniz?) anlatır.
Bu dersin öteki kaynakları
- 8. Sınıf Kur'an-ı Kerim Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Kur'an-ı Kerim Dersi Öğretim Programı (ortaokul) Öğretim programı
- 8. Sınıf Kur'an-ı Kerim Günlük Planları (2026-2027) Ders planı