Kur’an-ı Kerim, insanlara hidayet rehberi olmak üzere apaçık bir Arapçayla indirilmiştir. Ancak ayetlerin bir kısmının veciz (özlü) ifadeler içermesi, bazı hükümlerin uygulanış ayrıntılarının sünnete bırakılması ve İslam’ın farklı coğrafyalara yayılmasıyla Arap olmayan milletlerin Müslüman olması, Kur’an ayetlerinin açıklanmasını zorunlu kılmıştır. Bu haftaki dersimizde tefsir ilminin doğuşunu, sahabe-tabiîn ekollerini, tedvin dönemini ve büyük tefsir külliyatlarını inceleyeceğiz.
1. Tefsirin Doğuşu: Hz. Peygamber (sav) ve Sahabe Dönemi
Tefsir ilmi, Kur’an-ı Kerim’in indirilişiyle birlikte doğmuştur. Nahl suresi 44. ayette “İnsanlara, kendilerine indirileni açıklayasın (li-tübeyyine li’n-nâs) diye sana da bu Kur’an’ı indirdik.” buyrularak Hz. Peygamber’e vahyi tebliğ etmenin yanında tebyîn (açıklama) görevi de verilmiştir. Hz. Peygamber (sav) Kur’an’ın tamamını kelime kelime tefsir etmemiş; sahabenin Arap diliyle doğrudan anlayabildiği açık ayetleri bırakarak özellikle şu dört alanda tefsir yapmıştır: • Mücmelin Beyanı: Namaz, oruç, zekât ve hac gibi Kur’an’da özlü olarak emredilen ibadetlerin kılınış ve uygulanış şekillerini bizzat göstererek açıklamıştır. • Mübhemin Tayini: Fâtiha suresindeki “kendilerine nimet verilenler, gazaba uğrayanlar ve sapıtanlar” veya Bakara 187’deki “beyaz iplik ve siyah iplik” (fecrin aydınlığı ile gecenin karanlığı) gibi kapalı ifadeleri netleştirmiştir. • Umumun Tahsisi ve Müşkilin İzalesi: En’âm 82. ayetteki “zulüm” kavramının Lokmân 13. ayetteki “şirk” anlamına geldiğini belirterek Kur’an’ı Kur’an’la tefsir etmiştir.
Hz. Peygamber’in vefatından sonra Sahabe Dönemi’nde İslam coğrafyasının genişlemesiyle yeni meseleler ortaya çıkmıştır. Sahabiler bir ayeti tefsir ederken sırasıyla; 1) Kur’an’ın diğer ayetlerine, 2) Hz. Peygamber’in sünnetine, 3) Arap dili ve şiirine, 4) Nüzul ortamı (esbâb-ı nüzûl) bilgilerine ve 5) Kendi ictihatlarına başvurmuşlardır. Tefsirde en çok öne çıkan dört sahabi; Hz. Peygamber’in “Allah’ım onu dinde fakih kıl ve ona te’vili öğret!” duasına mazhar olan ve “Tercümânü’l-Kur’ân / Habru’l-Ümme” unvanıyla anılan Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Mes’ud, Hz. Ali ve Übey b. Ka’b’dır.
2. Tedvin Dönemi ve İlk Müstakil Tefsir Eserleri
Hz. Peygamber ve sahabe döneminde tefsir bilgileri ağırlıklı olarak sözlü rivayetlerle nakledilmişti. Hicri 2. yüzyılın (Miladi 8. yüzyıl) başlarından itibaren başlayan Tedvin (toplama ve kitaplaştırma) Dönemi üç aşamada gelişmiştir: 1. Hadis Kitaplarının Bir Bölümü Olarak Tefsir: İlk aşamada âlimler, Hz. Peygamber, sahabe ve tabiînden gelen tefsir rivayetlerini hadis camilerinin içinde “Kitâbü’t-Tefsîr” başlığı altında toplamışlardır (Şu’be b. Haccâc, Süfyân b. Uyeyne, Vekî’ b. Cerrâh).
2. Kur’an’ı Baştan Sona Tefsir Eden İlk Müstakil Eserler: Hicri 2. yüzyılın ortalarında Kur’an’ın 114 suresini Mushaf sırasına göre baştan sona açıklayan ve günümüze tam olarak ulaşan ilk eser, Mukâtil b. Süleyman’ın (ö. 150/767) et-Tefsîru’l-Kebîr adlı eseridir. Aynı dönemde Ferrâ’nın Meâni’l-Kur’ân’ı ve Ebû Ubeyde’nin Mecâzü’l-Kur’ân’ı gibi dilbilimsel (filolojik) tefsirler de yazılmıştır. 3. Klasik Tefsirin Zirvesi: Hicri 3. yüzyılın sonunda İbn Cerîr et-Taberî (ö. 310/923) Câmiu’l-Beyân an Te’vîli Âyi’l-Kur’ân adlı dev eseriyle önceki tüm rivayetleri senetleriyle derlemiş ve tercihlerde bulunmuş; onun çağdaşı İmam Mâtürîdî (ö. 333/944) ise Semerkant’ta Te’vîlâtü’l-Kur’ân adlı eseriyle Ehl-i Sünnet dirayet tefsirinin en sağlam temelini atmıştır.
3. Rivayet ve Dirayet Tefsirlerinin Gelişimi
Tedvin döneminden sonra tefsir edebiyatı iki ana yöntem etrafında zenginleşmiştir: 1. Rivayet (Me’sûr / Naklî) Tefsiri: Ayetlerin; Kur’an’ın diğer ayetleriyle, Hz. Peygamber’in hadisleriyle, sahabe ve tabiîn sözleriyle açıklanmasına dayanır. En meşhur örnekleri; Taberî’nin Câmiu’l-Beyân’ı, İbn Kesîr’in Tefsîru’l-Kur’âni’l-Azîm’i ve Süyûtî’nin ed-Dürrü’l-Mensûr’udur.
2. Dirayet (Re’y / Aklî) Tefsiri: Yalnızca rivayetlerle yetinmeyip Arap dili, belagat, mantık, fıkıh, kelam ve müfessirin bilimsel birikimiyle ayetlerin yorumlandığı yöntemdir. Başlıca örnekleri; Mâtürîdî’nin Te’vîlâtü’l-Kur’ân’ı, Zemahşerî’nin (dil ve belagatta zirve olan) el-Keşşâf’ı, Fahreddin er-Râzî’nin Mefâtîhu’l-Gayb (Tefsîr-i Kebîr)’i, Beydâvî’nin Envâru’t-Tenzîl’i, Osmanlı Şeyhülislamı Ebüssuûd Efendi’nin İrşâdü’l-Akli’s-Selîm’i ve Cumhuriyet döneminde Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ın Hak Dini Kur’an Dili adlı Türkçe tefsiridir.
Örnekler
Örnek 1Hz. Peygamber (sav) döneminde sahabilerin Kur’an ayetlerinin çoğunu ek bir açıklamaya ihtiyaç duymadan anlayabilmelerinin sebepleri nelerdir?
Cevabı göster
Kur’an’ın kendi ana dilleri olan Arapçayla inmesi, Arap dilinin edebi inceliklerine ve deyimlerine hâkim olmaları ve ayetlerin indiği tarihsel ortama (esbâb-ı nüzûle) bizzat şahitlik etmeleridir.
Örnek 2Sahabe döneminde kurulan Mekke, Medine ve Kûfe tefsir ekollerinin (medreselerinin) kurucu sahabi öncüleri kimlerdir?
Cevabı göster
• Mekke Tefsir Ekolü: Abdullah b. Abbas (ra) • Medine Tefsir Ekolü: Übey b. Ka’b (ra) • Kûfe (Irak) Tefsir Ekolü: Abdullah b. Mes’ud (ra).
Örnek 3Hz. Peygamber’in (sav) En’âm suresi 82. ayetteki “İmanlarına zulüm bulaştırmayanlar” ifadesini Lokmân suresi 13. ayetteki “Şüphesiz şirk büyük bir zulümdür” ayetiyle açıklaması hangi tefsir yöntemine örnektir?
Cevabı göster
Bir ayetteki kapalı veya genel ifadenin başka bir ayetle açıklanması olduğundan en güvenilir tefsir yöntemi olan “Kur’an’ın Kur’an ile tefsiri”ne örnektir.
Örnek 4Tefsir tarihinde Mukâtil b. Süleyman, İbn Cerîr et-Taberî ve İmam Mâtürîdî’nin yeri nedir?
Cevabı göster
• Mukâtil b. Süleyman: Kur’an’ı baştan sona tefsir edip günümüze ulaşan ilk tam tefsirin (et-Tefsîru’l-Kebîr) müellifidir. • Taberî: Klasik rivayet tefsirinin kurucu zirvesi olan Câmiu’l-Beyân’ın yazarıdır. • İmam Mâtürîdî: Ehl-i Sünnet dirayet ve kelam tefsirinin şaheseri olan Te’vîlâtü’l-Kur’ân’ın müellifidir.
Örnek 5Rivayet tefsiri ile dirayet tefsiri arasındaki temel yöntem farkı nedir?
Cevabı göster
Rivayet tefsiri ayetleri yalnızca naklî kaynaklarla (ayet, hadis, sahabe ve tabiîn sözleri) açıklarken; dirayet tefsiri bu naklî kaynakların yanı sıra dilbilim, belagat, fıkıh, kelam ve aklî istidlal yöntemlerini de aktif olarak kullanır.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1“İnsanlara, kendilerine indirileni açıklayasın diye sana da bu Kur’an’ı indirdik.” (Nahl, 16:44) ayetinde Hz. Peygamber’in (sav) hangi görevi vurgulanmaktadır?
Nahl suresi 44. ayet, Hz. Peygamber’in vahyi açıklayan ilk müfessir olma görevini yani “tebyîn” yetkisini bildirmektedir.
2Hz. Peygamber’in (sav) “Allah’ım! Onu dinde fakih kıl ve ona te’vili (tefsiri) öğret!” diye dua ettiği, “Tercümânü’l-Kur’ân” unvanıyla tanınan ve Mekke Tefsir Ekolü’nün kurucusu olan sahabi kimdir?
Tercümânü’l-Kur’ân ve Habru’l-Ümme unvanlarıyla bilinen ve Mekke tefsir medresesinin kurucusu olan sahabi Abdullah b. Abbas’tır.
3Kur’an-ı Kerim’i Fâtiha suresinden Nâs suresine kadar Mushaf sırasına göre baştan sona tefsir eden ve eseri (et-Tefsîru’l-Kebîr) günümüze ulaşan ilk müfessir kimdir?
Hicri 150 yılında vefat eden Mukâtil b. Süleyman, Kur’an’ı baştan sona tefsir edip eseri günümüze ulaşan ilk müfessirdir.
4Aşağıdaki sahabilerden hangisi Kûfe (Irak) Tefsir Ekolü’nün kurucusu kabul edilir?
Mekke ekolünün kurucusu Abdullah b. Abbas, Medine ekolünün kurucusu Übey b. Ka’b, Kûfe (Irak) ekolünün kurucusu ise Abdullah b. Mes’ud’dur.
5Aşağıdaki müfessir - tefsir eseri eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ın tefsiri “Hak Dini Kur’an Dili”dir; “ed-Dürrü’l-Mensûr” ise Süyûtî’ye ait bir rivayet tefsiridir.
6Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Hz. Peygamber (sav) Kur’an’daki namaz, oruç ve hac gibi mücmel (özlü) ayetleri hem sözleriyle hem de uygulamalarıyla tefsir etmiştir.
Sünnetin en önemli işlevlerinden biri Kur’an’daki mücmel hükümleri beyan etmektir.
- Sahabe döneminde bir ayetin tefsiri aranırken ilk başvurulan kaynak Arap cahiliye şiiri olmuştur.
Yanlıştır; ilk başvurulan kaynak Kur’an’ın diğer ayetleri ve ardından Hz. Peygamber’in sünnetidir.
- Tedvin döneminin ilk aşamasında tefsir rivayetleri müstakil kitaplar olarak değil, hadis kitaplarının içinde birer bölüm olarak toplanmıştır.
Tefsir önce hadis camilerinin “Kitâbü’t-Tefsîr” bölümleri içinde tedvin edilmiş, daha sonra müstakil bir ilim dalı olmuştur.
- Ayetleri yalnızca ayet, hadis, sahabe ve tabiîn sözleriyle açıklayan tefsirlere Dirayet (Re’y) tefsiri denir.
Yanlıştır; naklî kaynaklarla yapılan tefsire Rivayet (Me’sûr) tefsiri denir.
- Mücâhid b. Cebr, İkrime ve Said b. Cübeyr, Tabiîn döneminde Mekke Tefsir Ekolü’nde yetişmiş ünlü müfessirlerdir.
Bu âlimler Abdullah b. Abbas’ın Mekke medresesindeki en meşhur öğrencileridir.
- Hz. Peygamber (sav) Kur’an’daki namaz, oruç ve hac gibi mücmel (özlü) ayetleri hem sözleriyle hem de uygulamalarıyla tefsir etmiştir.
7Aşağıdaki tefsir kavramlarını, ekollerini ve eserlerini doğru karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
8Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Kur’an-ı Kerim’de anlamı kapalı veya özlü olup açıklanmaya ihtiyaç duyan ayetlere ayetler denir.
- Abdullah b. Abbas, tefsir ilmindeki derin bilgisinden dolayı (Kur’an’ın Tercümanı) unvanıyla anılmıştır.
- Sözlü olarak nakledilen tefsir bilgilerinin Hicri 2. asırdan itibaren bir araya getirilip kitaplaştırılması sürecine dönemi denir.
- Naklî kaynakların yanı sıra dil, belagat, kelam ve içtihat yöntemleriyle yazılan tefsirlere (re’y) tefsiri denir.
- Dil ve belagat tahlilleriyle öne çıkan “el-Keşşâf” adlı ünlü tefsirin müellifi ’dir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
9Tefsir ilminin Hz. Peygamber (sav) döneminden başlayarak Sahabe, Tabiîn ve Tedvin dönemleri boyunca nasıl bir gelişim çizgisi izlediğini kronolojik olarak özetleyiniz.
1. ipucu: 1. İpucu: Hz. Peygamber dönemindeki tebyîn faaliyetini ve sahabe dönemindeki 3 tefsir ekolünü (Mekke, Medine, Kûfe) belirtiniz.
2. ipucu: 2. İpucu: Tabiîn döneminde tefsirin genişlemesini ve Tedvin döneminde müstakil rivayet/dirayet eserlerinin yazılmasını açıklayınız.
Cevap: 1. Hz. Peygamber Dönemi: Tefsir ilmi Hz. Peygamber’in mücmel, mübhem ve müşkil ayetleri açıklamasıyla (tebyîn) doğmuştur. 2. Sahabe Dönemi: Sahabiler ayetleri Kur’an, sünnet, Arap dili ve içtihatla açıklamış; İbn Abbas Mekke’de, Übey b. Ka’b Medine’de, İbn Mes’ud ise Kûfe’de üç büyük tefsir medresesinin temelini atmıştır. 3. Tabiîn Dönemi: Sahabenin öğrencileri olan tabiîn âlimleri (Mücâhid, İkrime, Katâde, Hasan-ı Basrî) yeni fethedilen coğrafyalardaki ihtiyaçlar doğrultusunda tefsir faaliyetini genişletmiştir. 4. Tedvin Dönemi ve Sonrası: Hicri 2. yüzyıldan itibaren tefsir önce hadis kitaplarının içinde, ardından Mukâtil b. Süleyman, Taberî ve Mâtürîdî gibi âlimlerin telif ettiği müstakil rivayet ve dirayet tefsirleriyle bağımsız bir ilim dalı hâline gelmiştir.
Kısaca
- Hz. Peygamber Dönemi (Tebyîn): Kur’an’ın ilk ve en yetkili müfessiri Hz. Muhammed (sav)’dir (Nahl, 16:44). O; mücmel (özlü) ayetleri açıklamış, mübhem (kapalı) ifadeleri belirginleştirmiş, umumî hükümleri tahsis etmiş ve müşkil (anlaşılması güç) yerleri aydınlatmıştır.
- Sahabe Dönemi ve 3 Medrese: Sahabiler ayetleri önce Kur’an’la, sonra sünnetle, sonra Arap dili ve kendi içtihatlarıyla açıklamışlardır. Mekke Ekolü (Abdullah b. Abbas), Medine Ekolü (Übey b. Ka’b) ve Kûfe/Irak Ekolü (Abdullah b. Mes’ud) bu dönemde kurulmuştur.
- Tabiîn ve Tedvin Dönemi: Tabiîn nesli sahabeden aldıkları tefsir mirasını sistemleştirmiş; Hicri 2. yüzyıldan itibaren tefsir önce hadis kitaplarının bir bölümü olarak, ardından Mukâtil b. Süleyman’ın et-Tefsîru’l-Kebîr’i ve Taberî’nin Câmiu’l-Beyân’ı gibi müstakil eserler olarak tedvin edilmiştir.
- Rivayet ve Dirayet Tefsiri: Naklî delillere dayanan tefsirlere Rivayet (Me’sûr) Tefsiri (Taberî, İbn Kesîr); nakille birlikte dil, belagat, kelam ve fıkıh tahlillerine yer veren tefsirlere ise Dirayet (Re’y) Tefsiri (Mâtürîdî, Zemahşerî, Râzî, Beydâvî, Elmalılı) denir.