Bir hücrenin içindeki bütün tarifler, yani hangi proteinin ne zaman yapılacağı bilgisi, dört harfli bir alfabeyle yazılmıştır. Bu hafta canlılığın bilgi taşıyıcıları olan nükleik asitleri (DNA ve RNA) yapı taşlarından başlayarak inceleyecek, ardından çok az miktarda gerekli olmalarına rağmen eksikliklerinde ciddi sorunlara yol açan düzenleyici moleküller olan vitaminleri tanıyacağız. Böylece organik moleküller yolculuğumuzun son iki durağını tamamlamış olacağız.
Nükleik Asitlerin Keşfi ve Nükleotidin Yapısı
Nükleik asitler, canlıların kalıtsal bilgisini depolayan, bu bilgiyi kuşaktan kuşağa aktaran ve hücredeki protein sentezini yöneten en büyük organik moleküllerdir. İlk kez 1869 yılında İsviçreli bilim insanı Friedrich Miescher tarafından ak kan hücrelerinin çekirdeğinden elde edilmiştir. Çekirdekte (nükleus) bulunduğu ve asidik özellik gösterdiği için bu moleküllere nükleik asit adı verilmiştir. İki çeşit nükleik asit vardır: DNA (deoksiribonükleik asit) ve RNA (ribonükleik asit). Bütün hücreli canlılarda her ikisi de bulunurken virüslerde bunlardan yalnızca biri bulunur.
Nükleik asitlerin monomeri nükleotit adı verilen birimlerdir. Her nükleotit üç bileşenden oluşur: bir fosfat grubu, beş karbonlu bir şeker (pentoz) ve azot içeren bir organik baz. DNA'daki şeker deoksiriboz (C5H10O4), RNA'daki şeker ise riboz (C5H10O5) adını alır; deoksiriboz, ribozdan bir oksijen atomu eksiktir. Organik bazlar iki gruba ayrılır: çift halkalı pürinler (adenin-A, guanin-G) ve tek halkalı pirimidinler (sitozin-C, timin-T, urasil-U). Nükleotitler içerdikleri baza göre adlandırılır; örneğin adenin bazı taşıyan nükleotit adenin nükleotittir.
Nükleotitler, 12. haftada öğrendiğimiz dehidrasyon sentezi ile birbirine bağlanır. Bir nükleotidin şekeri ile sonraki nükleotidin fosfatı arasında fosfodiester bağı kurulur ve her bağ oluşurken bir molekül su açığa çıkar. Bu bağlar sonucunda şeker ve fosfatların ardı ardına dizildiği sağlam bir şeker-fosfat omurgası oluşur; bazlar ise bu omurgadan dışarı doğru uzanır. Nükleik asitler hidroliz edildiğinde önce nükleotitlerine, nükleotitler de daha ileri hidrolizle fosfat, şeker ve bazlarına ayrışır. Bir hücrede DNA'ya ait 4 ve RNA'ya ait 4 olmak üzere toplam 8 çeşit nükleotit bulunur.
| Bileşen | Çeşitleri | Bulunduğu Nükleik Asit | Yapısal Özellik |
|---|---|---|---|
| Fosfat grubu | Tek çeşit | DNA ve RNA | Nükleotitleri birbirine bağlayan omurgayı şekerle birlikte oluşturur |
| Pentoz şeker | Deoksiriboz / Riboz | Deoksiriboz DNA'da, riboz RNA'da | Beş karbonludur; deoksiriboz bir oksijen eksiktir |
| Pürin bazlar | Adenin (A), Guanin (G) | DNA ve RNA'da ortak | Çift halkalı, daha büyük moleküllerdir |
| Pirimidin bazlar | Sitozin (C), Timin (T), Urasil (U) | C ikisinde de; T yalnız DNA'da; U yalnız RNA'da | Tek halkalı, daha küçük moleküllerdir |
DNA'nın Yapısı: Çift Sarmal ve Baz Eşleşmesi
DNA'nın üç boyutlu yapısı 1953 yılında James Watson ve Francis Crick tarafından modellenmiştir. Bu model, Rosalind Franklin ve Maurice Wilkins'in X ışını kırınımı çalışmalarından elde edilen verilere dayanır. Modele göre DNA, iki polinükleotit zincirinin birbiri etrafında sarılmasıyla oluşan bir çift sarmaldır (heliks). Yapıyı burgulu bir merdivene benzetebiliriz: merdivenin kenarlarını şeker-fosfat omurgası, basamaklarını ise karşılıklı eşleşmiş baz çiftleri oluşturur. İki zincir birbirine zıt yönlü (antiparalel) olarak uzanır.
Karşılıklı zincirlerdeki bazlar rastgele değil, belirli bir kurala göre eşleşir: adenin her zaman timinle, guanin her zaman sitozinle eşleşir. A ile T arasında 2, G ile C arasında 3 hidrojen bağı kurulur. Her eşleşmede çift halkalı bir pürin, tek halkalı bir pirimidinle karşılaştığı için DNA'nın çapı her noktada aynı kalır. Avusturya kökenli biyokimyacı Erwin Chargaff'ın farklı canlılar üzerinde yaptığı analizler de bu eşleşmeyi destekler: çift zincirli DNA'da A sayısı T'ye, G sayısı C'ye eşittir; dolayısıyla pürinlerin toplamı pirimidinlerin toplamına eşittir. (A + T) / (G + C) oranı ise türden türe değişir ve türe özgüdür.
Zincirleri bir arada tutan hidrojen bağları zayıf bağlardır; bu sayede DNA eşlenirken ve RNA sentezlenirken zincirler bir fermuar gibi kolayca açılıp tekrar kapanabilir. Omurgadaki fosfodiester bağları ise güçlü kovalent bağlar olduğundan nükleotit dizisi korunur. Ökaryot hücrelerde DNA'nın büyük kısmı çekirdekte proteinlerle birlikte kromatin ve kromozom yapısındadır; az miktarda DNA mitokondri ve kloroplastta bulunur. Prokaryotlarda ise DNA sitoplazmada serbest hâldedir. DNA'nın temel görevleri kalıtsal bilgiyi taşımak, hücre bölünmesinden önce kendini eşlemek ve RNA sentezini yöneterek dolaylı olarak protein sentezini kontrol etmektir. DNA'nın belirli bir özelliği şifreleyen bölümlerine gen denir.
| Özellik | DNA'daki Durum |
|---|---|
| Zincir sayısı | İki zincirli, zıt yönlü çift sarmal |
| Şeker çeşidi | Deoksiriboz |
| Baz çeşitleri | Adenin, Guanin, Sitozin, Timin |
| Baz eşleşmesi | A ile T (2 hidrojen bağı), G ile C (3 hidrojen bağı) |
| Omurgadaki bağ | Fosfodiester bağı (güçlü, kovalent) |
| Bulunduğu yer | Ökaryotta çekirdek, mitokondri, kloroplast; prokaryotta sitoplazma |
| Temel görev | Kalıtsal bilgiyi taşıma, kendini eşleme, RNA sentezini yönetme |
DNA Molekülünde Sayısal İlişkiler
Chargaff eşitlikleri, DNA ile ilgili sayısal soruların anahtarıdır. Çift zincirli bir DNA'daki toplam nükleotit sayısını N ile gösterelim. Her nükleotitte bir şeker, bir fosfat ve bir baz bulunduğundan deoksiriboz sayısı = fosfat sayısı = baz sayısı = N olur. Bazlar karşılıklı eşleştiği için A = T, G = C ve A + G = T + C = N2 eşitlikleri yazılır. Bu nedenle tek bir bazın sayısı ile toplam nükleotit sayısı biliniyorsa diğer bütün bazların sayısı bulunabilir. Ayrıca bir zincirdeki adenin sayısı karşı zincirdeki timin sayısına, bir zincirdeki guanin sayısı da karşı zincirdeki sitozin sayısına eşittir.
Hidrojen bağı sayısı, her A-T çiftinde 2 ve her G-C çiftinde 3 bağ bulunduğundan 2·A + 3·G formülüyle hesaplanır (burada A, A-T çifti sayısını; G, G-C çifti sayısını verir). Fosfodiester bağı sayısı için tek zinciri düşünelim: n nükleotitlik doğrusal bir zincirde ardışık nükleotitler arasında n − 1 bağ vardır. Çift zincirde her zincir N2 nükleotit içerdiğinden toplam bağ sayısı 2 · (N2 − 1) = N − 2 olur. Bakterilerdeki gibi halkasal DNA'da ise zincirlerin uçları birbirine bağlandığından fosfodiester bağı sayısı N'ye eşittir. Baz çifti sayısı ise N2 ile bulunur.
Bir örnekle adımları izleyelim: 1000 nükleotitlik doğrusal, çift zincirli bir DNA'da 200 adenin bulunsun. 1. adım: A = T olduğundan timin sayısı 200'dür. 2. adım: G + C = 1000 − (200 + 200) = 600 ve G = C olduğundan guanin ve sitozin 300'er tanedir. 3. adım: Hidrojen bağı = 2 · 200 + 3 · 300 = 400 + 900 = 1300. 4. adım: Fosfodiester bağı = 1000 − 2 = 998. 5. adım: Deoksiriboz ve fosfat sayısı 1000, baz çifti sayısı 500'dür. Soruda yalnız bir zincirin baz dizisi verilmişse önce karşı zincir eşleşme kuralına göre tamamlanır, sonra iki zincirdeki sayılar toplanarak aynı adımlar uygulanır.
| Hesaplanan Nicelik | Kural / Formül | Örnek (N = 1000, A = 200) |
|---|---|---|
| Deoksiriboz, fosfat, baz sayısı | Her biri N'ye eşittir | 1000'er |
| Timin sayısı | T = A | 200 |
| Guanin ve sitozin sayısı | G = C = (N − 2·A) ÷ 2 | 300'er |
| Hidrojen bağı sayısı | 2·A + 3·G | 400 + 900 = 1300 |
| Fosfodiester bağı (doğrusal) | N − 2 | 998 |
| Baz çifti sayısı | N ÷ 2 | 500 |
RNA'nın Yapısı, Çeşitleri ve DNA ile Karşılaştırılması
RNA (ribonükleik asit), genellikle tek zincirli bir nükleik asittir. Nükleotitlerinde şeker olarak riboz bulunur; bazları ise adenin, guanin, sitozin ve urasildir. Yani DNA'daki timinin yerini RNA'da urasil alır ve gerektiğinde adenin ile urasil eşleşir. Tek zincirli olduğu için RNA'da A = U veya G = C eşitlikleri her zaman sağlanmaz; Chargaff kuralları RNA için geçerli değildir. Hücredeki bütün RNA çeşitleri, DNA'nın belirli bölgelerindeki şifre kalıp olarak kullanılarak sentezlenir. RNA çekirdekte, sitoplazmada, ribozomda, mitokondride ve kloroplastta bulunabilir; ancak DNA gibi kendini eşleyemez.
Hücrede görevlerine göre üç temel RNA çeşidi vardır ve üçü de protein sentezinde birlikte çalışır. Mesajcı RNA (mRNA), DNA'dan kopyaladığı şifreyi ribozoma taşır ve hangi amino asitlerin hangi sırayla dizileceğini belirler. Taşıyıcı RNA (tRNA), sitoplazmadaki amino asitleri tanıyıp ribozoma getirir; tek zincirli olmasına rağmen kendi üzerine katlanarak yonca yaprağına benzer bir şekil alır ve katlanan bölgelerde bazlar arasında hidrojen bağları kurulur. Ribozomal RNA (rRNA) ise proteinlerle birleşerek ribozomun yapısını oluşturur ve hücrede en bol bulunan RNA çeşididir.
DNA ile RNA'nın ortak özellikleri de vardır: Her ikisi de nükleotitlerden oluşur, fosfat grubu içerir, adenin, guanin ve sitozin bazlarını taşır, nükleotitleri fosfodiester bağlarıyla bağlanır ve hidrolizle monomerlerine ayrışır. Farklılıkları ise zincir sayısı, şeker çeşidi, timin ya da urasil bulundurması, kendini eşleyip eşleyememesi ve görevleridir. DNA bir hücrenin kalıcı bilgi arşivi gibi korunurken, RNA'lar ihtiyaç duyulduğunda üretilip görevlerini tamamladıktan sonra parçalanan geçici kopyalardır.
| Karşılaştırma Ölçütü | DNA | RNA |
|---|---|---|
| Zincir sayısı | Çift zincir (sarmal) | Tek zincir |
| Şeker | Deoksiriboz | Riboz |
| Bazlar | A, G, C, T | A, G, C, U |
| Chargaff eşitlikleri | Geçerlidir (A = T, G = C) | Geçerli değildir |
| Kendini eşleme | Eşleyebilir | Eşleyemez; DNA'dan sentezlenir |
| Hücredeki yeri | Çekirdek, mitokondri, kloroplast (prokaryotta sitoplazma) | Çekirdek, sitoplazma, ribozom, mitokondri, kloroplast |
| Görevi | Kalıtsal bilgiyi depolar ve aktarır | Protein sentezinde görev alır (mRNA, tRNA, rRNA) |
Vitaminlerin Genel Özellikleri ve Yağda Çözünen Vitaminler
Vitaminler, vücudun çok az miktarda ihtiyaç duyduğu ancak normal büyüme, gelişme ve metabolizma için vazgeçilmez olan düzenleyici organik moleküllerdir. Enerji vermezler ve yapı maddesi olarak kullanılmazlar. Küçük moleküller oldukları için sindirime uğramadan doğrudan emilirler. Pek çoğu, geçen hafta öğrendiğimiz bileşik enzimlerde koenzim olarak görev yapar. Vitaminlerin çoğu bitkiler ve mikroorganizmalar tarafından sentezlenir; hayvanlar ise bunları büyük ölçüde besinlerle alır. Bazı vitaminler vücuda öncül madde (provitamin) olarak girer ve vücutta aktif hâle dönüşür; örneğin havuçtaki beta karoten A vitaminine dönüştürülür. Isı, ışık ve oksijen bazı vitaminlerin yapısını kolayca bozabilir.
Vitaminler çözündükleri ortama göre iki gruba ayrılır. A, D, E ve K vitaminleri yağda çözünen vitaminlerdir. Bu vitaminler besinlerdeki yağlarla birlikte emilir, ince bağırsaktan önce lenf yoluna geçer ve karaciğer ile yağ dokusunda depolanabilir. Depolanabildikleri için her gün alınmaları zorunlu değildir; ancak gereğinden fazla alındıklarında vücutta birikerek zehirlenme etkisi (hipervitaminoz) oluşturabilirler. Çok düşük yağlı beslenmede veya yağların emilimini kolaylaştıran safranın yetersiz olduğu durumlarda bu vitaminlerin emilimi azalır. Bir vitaminin yetersizliğine hipovitaminoz, hiç alınamamasına ise avitaminoz denir.
A vitamini gözdeki görme pigmentinin yapısına katılır, deri ve epitel dokularının sağlığını korur; eksikliğinde loş ışıkta görememe yani gece körlüğü görülür. D vitamini ince bağırsaktan kalsiyum ve fosfor emilimini artırarak kemik ve diş gelişimini sağlar; deride kolesterolden türeyen bir öncül maddenin güneşin morötesi ışınlarıyla etkileşmesi sonucu vücutta da üretilebilir. Eksikliği çocuklarda raşitizme, yetişkinlerde kemik yumuşamasına (osteomalazi) yol açar. E vitamini güçlü bir antioksidandır; hücre zarlarındaki lipitleri oksidasyondan korur. K vitamini kanın pıhtılaşmasında görev alan proteinlerin yapımı için gereklidir; yeşil yapraklı sebzelerle alınmasının yanında kalın bağırsaktaki bakteriler tarafından da sentezlenir. Eksikliğinde kan geç pıhtılaşır.
| Vitamin | Başlıca Görevi | Önemli Kaynakları | Eksikliğinde |
|---|---|---|---|
| A (retinol) | Görme pigmenti, deri ve epitel sağlığı | Havuç (beta karoten), süt, yumurta sarısı, karaciğer | Gece körlüğü, deride kuruma |
| D (kalsiferol) | Kalsiyum ve fosfor emilimi, kemik-diş gelişimi | Balık yağı, yumurta, güneş ışığıyla deride sentez | Çocuklarda raşitizm, yetişkinlerde kemik yumuşaması |
| E (tokoferol) | Antioksidan; hücre zarlarını korur | Bitkisel yağlar, fındık, badem, tahıl özü | Kas zayıflığı, sinir sorunları, alyuvarların kolay parçalanması |
| K | Kanın pıhtılaşması | Ispanak, lahana gibi yeşil yapraklılar; bağırsak bakterileri | Kanın geç pıhtılaşması, kanamaya eğilim |
Suda Çözünen Vitaminler: B Grubu ve C Vitamini
B grubu vitaminleri ile C vitamini suda çözünen vitaminlerdir. Bu vitaminler ince bağırsaktan emildikten sonra doğrudan kana geçer. Vücutta önemli miktarda depolanamazlar ve ihtiyaç fazlası idrarla atılır; bu nedenle besinlerle düzenli olarak alınmaları gerekir. Bu grubun istisnası B12 vitaminidir; B12 karaciğerde uzun süre depolanabilir. Suda çözündükleri için sebzeler bol suda uzun süre haşlanıp suyu döküldüğünde bu vitaminlerin önemli bir kısmı kaybolur. Özellikle C vitamini ısıya, ışığa ve havaya karşı çok duyarlıdır.
B grubu vitaminlerin çoğu enerji metabolizmasında görev yapan enzimlerin koenzimi olarak çalışır. B1 (tiamin) karbohidrat metabolizması ve sinir sistemi için gereklidir; eksikliğinde beriberi hastalığı görülür. B2 (riboflavin) FAD'nin yapısına katılır; eksikliğinde dudak kenarlarında çatlaklar oluşabilir. B3 (niasin) NAD'nin yapısına katılır; eksikliği pellagra hastalığına yol açar. B9 (folik asit) DNA sentezi ve alyuvar yapımı için gereklidir; eksikliğinde kansızlık görülür ve gebelikte bebeğin sinir sistemi gelişimi olumsuz etkilenebilir. B12 (kobalamin) yapısında kobalt minerali taşır, alyuvar yapımı ve sinir sağlığında görev alır; doğal olarak büyük ölçüde hayvansal besinlerde bulunduğundan yalnız bitkisel beslenen kişilerde eksiklik riski yüksektir.
C vitamini (askorbik asit) bağ dokusunun temel proteini olan kolajenin yapımında, bağışıklık sisteminin güçlenmesinde ve bitkisel besinlerdeki demirin emiliminde görev alır; aynı zamanda güçlü bir antioksidandır. Eksikliğinde diş eti kanamaları, diş dökülmesi ve yaraların geç iyileşmesiyle seyreden skorbüt hastalığı görülür. Geçmişte uzun deniz yolculuklarında taze meyve ve sebze tüketemeyen denizcilerde sık görülen bu hastalık, turunçgil tüketimiyle önlenebilmiştir. Kuşburnu, biber, maydanoz, portakal ve limon zengin C vitamini kaynaklarıdır. Ayrıca kalın bağırsakta yaşayan yararlı bakteriler K vitamininin yanında bazı B vitaminlerini de üretir; uzun süreli ve bilinçsiz antibiyotik kullanımı bu bakterileri azaltarak vitamin eksikliğine zemin hazırlayabilir.
| Vitamin | Başlıca Görevi | Önemli Kaynakları | Eksikliğinde |
|---|---|---|---|
| B1 (tiamin) | Karbohidrat metabolizması, sinir iletimi | Tam tahıllar, baklagiller | Beriberi |
| B2 (riboflavin) | FAD yapısına katılır | Süt, yumurta, yeşil sebzeler | Dudak kenarlarında çatlaklar |
| B3 (niasin) | NAD yapısına katılır | Et, balık, tahıllar | Pellagra |
| B9 (folik asit) | DNA sentezi, alyuvar yapımı | Yeşil yapraklılar, baklagiller | Kansızlık, gebelikte gelişim sorunları |
| B12 (kobalamin) | Alyuvar yapımı, sinir sağlığı; kobalt içerir | Et, süt, yumurta (hayvansal besinler) | Kansızlık, sinir sistemi sorunları |
| C (askorbik asit) | Kolajen yapımı, bağışıklık, demir emilimi | Kuşburnu, biber, turunçgiller | Skorbüt (diş eti kanaması) |
Örnekler
Örnek 1Bir insan hücresinin tüm nükleik asitleri hidroliz edilip monomerlerine ayrılıyor. Elde edilen nükleotitlerin kaç çeşit olduğunu; bu nükleotitlerin tamamen parçalanmasıyla kaç çeşit organik baz, kaç çeşit şeker ve kaç çeşit fosfat elde edileceğini bulunuz.
Cevabı göster
1. adım: Hücrede hem DNA hem RNA bulunur. 2. adım: DNA'da deoksiriboz taşıyan A, G, C, T nükleotitleri (4 çeşit), RNA'da riboz taşıyan A, G, C, U nükleotitleri (4 çeşit) vardır; şekerleri farklı olduğundan bunlar ayrı nükleotitlerdir. Toplam 8 çeşit nükleotit elde edilir. 3. adım: Organik bazlar A, G, C, T, U olmak üzere 5 çeşittir. 4. adım: Şeker olarak riboz ve deoksiriboz yani 2 çeşit şeker, tüm nükleotitlerde aynı olan 1 çeşit fosfat elde edilir.
Örnek 2Doğrusal, çift zincirli bir DNA molekülünün 1. zincirinde 40 adenin, 60 timin, 30 guanin ve 70 sitozin bulunmaktadır. Molekülün 2. zincirindeki baz sayılarını, toplam hidrojen bağı sayısını ve fosfodiester bağı sayısını bulunuz.
Cevabı göster
1. adım: Eşleşme kuralına göre 2. zincirde 40 timin, 60 adenin, 30 sitozin ve 70 guanin bulunur. 2. adım: Toplamlar: A = 40 + 60 = 100, T = 60 + 40 = 100, G = 30 + 70 = 100, C = 70 + 30 = 100; toplam nükleotit N = 400. 3. adım: Hidrojen bağı = 2·A + 3·G = 2·100 + 3·100 = 200 + 300 = 500. 4. adım: Fosfodiester bağı = N − 2 = 400 − 2 = 398.
Örnek 31000 nükleotitten oluşan çift zincirli bir DNA molekülünde toplam 1300 hidrojen bağı bulunmaktadır. Bu molekülde adenin ve guanin sayılarını bulunuz.
Cevabı göster
1. adım: Baz çifti sayısı = 1000 ÷ 2 = 500, yani A + G = 500. 2. adım: Hidrojen bağı denklemi 2·A + 3·G = 1300 olarak yazılır. 3. adım: Birinci eşitliği 2 ile çarpalım: 2·A + 2·G = 1000. İki eşitliği taraf tarafa çıkarırsak G = 1300 − 1000 = 300 bulunur. 4. adım: A = 500 − 300 = 200. Buna göre molekülde 200 adenin, 200 timin, 300 guanin ve 300 sitozin vardır.
Örnek 42000 nükleotitlik çift zincirli bir DNA molekülündeki bazların yüzde 30'unun adenin olduğu belirleniyor. Bu molekülde guaninin yüzdesini, guanin sayısını ve toplam hidrojen bağı sayısını bulunuz.
Cevabı göster
1. adım: A = T olduğundan timin de yüzde 30'dur; A + T = yüzde 60. 2. adım: Kalan yüzde 40, G ve C arasında eşit paylaşılır: guanin yüzde 20, sitozin yüzde 20. 3. adım: Sayılar: A = 2000 · 0,30 = 600; G = 2000 · 0,20 = 400. 4. adım: Hidrojen bağı = 2·600 + 3·400 = 1200 + 1200 = 2400.
Örnek 5Safra kesesi rahatsızlığı nedeniyle uzun süre safra salgısı ince bağırsağa yeterince ulaşamayan bir hastanın kan tahlillerinde bazı vitaminlerin düşük çıktığı ve küçük yaralarda kanamanın geç durduğu gözleniyor. Bu durumu açıklayınız.
Cevabı göster
1. adım: Safra, yağları küçük damlacıklara ayırarak yağların sindirimini ve emilimini kolaylaştırır. 2. adım: A, D, E ve K vitaminleri yağda çözündüğü için yağlarla birlikte emilir; safra yetersiz olunca bu vitaminlerin emilimi azalır. 3. adım: Kanın pıhtılaşmasında görevli olan vitamin K vitaminidir; K vitamini eksildiğinde pıhtılaşma proteinleri yeterince yapılamaz ve kanama geç durur. Sonuç: Hastadaki durum yağda çözünen vitaminlerin emilim yetersizliğinden kaynaklanır.
Örnek 6Kış aylarını güneş görmeyen kapalı bir ortamda geçiren ve süt ürünlerini çok az tüketen küçük bir çocukta kemiklerin yumuşadığı ve bacak kemiklerinde eğrilik oluştuğu gözleniyor. Bu durumun nedenini ve korunma yollarını açıklayınız.
Cevabı göster
1. adım: Belirtiler çocuklarda görülen raşitizm hastalığına aittir. 2. adım: Raşitizmin nedeni D vitamini eksikliğidir; D vitamini ince bağırsaktan kalsiyum ve fosfor emilimini sağlar. Yetersizliğinde kemiklere yeterli mineral depolanamaz. 3. adım: Güneş ışığı almayan çocuğun derisinde D vitamini sentezlenemez, beslenmesi de yetersizdir. 4. adım: Korunmak için düzenli ve uygun saatlerde güneş ışığı almak, balık, yumurta ve süt ürünleri tüketmek, gerektiğinde hekim önerisiyle D vitamini takviyesi kullanmak gerekir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Aşağıdakilerden hangisi yalnızca RNA molekülünün yapısında bulunur?
Adenin ve fosfat DNA ile RNA'da ortaktır, deoksiriboz yalnız DNA'da bulunur. Urasil bazı ise yalnız RNA'ya özgüdür.
2600 nükleotitten oluşan çift zincirli bir DNA molekülünde 180 guanin bulunmaktadır. Bu moleküldeki toplam hidrojen bağı sayısı kaçtır?
G = C = 180 olduğundan A + T = 600 − 360 = 240, A = T = 120 olur. Hidrojen bağı = 2·120 + 3·180 = 240 + 540 = 780.
3Yağda çözünen vitaminlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A, D, E ve K vitaminleri yağlarla birlikte emilip lenfe geçer ve karaciğer ile yağ dokusunda depolanabilir. Vitaminler sindirilmeden emilir; C ve B12 suda çözünür.
4Geçmişte uzun deniz yolculuklarında taze meyve ve sebze tüketemeyen denizcilerde görülen; kolajen yapımının aksamasına bağlı diş eti kanaması, diş dökülmesi ve yaraların geç iyileşmesiyle seyreden hastalık hangi vitaminin eksikliğinden kaynaklanır?
Tarif edilen hastalık skorbüttür. Kolajen yapımı için gerekli olan C vitamini taze meyve ve sebzelerde bulunur ve vücutta depolanmaz.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- DNA'da adenin ile timin arasında iki, guanin ile sitozin arasında üç hidrojen bağı kurulur.
Baz eşleşmesinde A-T çiftinde 2, G-C çiftinde 3 hidrojen bağı bulunur.
- RNA molekülünde adenin sayısı her zaman urasil sayısına eşittir.
RNA tek zincirli olduğu için Chargaff eşitlikleri geçerli değildir; A ve U sayıları farklı olabilir.
- Nükleotitler arasında fosfodiester bağı kurulurken su açığa çıkar.
Nükleotitler dehidrasyon sentezi ile birleşir; her bağ için bir molekül su açığa çıkar.
- Suda çözünen vitaminlerin tamamı vücutta uzun süre depolanabilir.
Suda çözünen vitaminlerin fazlası idrarla atılır; yalnız B12 vitamini karaciğerde depolanabilir.
- D vitamini, deri güneş ışığı aldığında vücutta sentezlenebilir.
Deride bulunan öncül madde güneşin morötesi ışınlarıyla D vitaminine dönüşür.
- DNA'da adenin ile timin arasında iki, guanin ile sitozin arasında üç hidrojen bağı kurulur.
6Aşağıdaki kavramları doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Nükleik asitlerin monomeri olan ve fosfat, pentoz şeker ile organik bazdan oluşan birime denir.
- Adenin ve guanin, çift halkalı yapıya sahip bazlardır.
- Çift zincirli DNA'da guanin bazı karşı zincirde her zaman bazı ile eşleşir.
- Proteinlerle birleşerek ribozomun yapısını oluşturan ve hücrede en bol bulunan RNA çeşidi olarak adlandırılır.
- Fazla alındığında karaciğerde birikerek zehirlenmeye yol açabilen A vitamini, çözünen vitaminlerdendir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Doğrusal, çift zincirli bir DNA molekülünün 1. zincirinde 50 adenin, 70 timin, 40 guanin ve 90 sitozin bulunmaktadır. Buna göre a) 2. zincirdeki baz sayılarını, b) moleküldeki toplam nükleotit ile deoksiriboz ve fosfat sayılarını, c) toplam hidrojen bağı sayısını, d) fosfodiester bağı sayısını bulunuz.
1. ipucu: 1. adım: Eşleşme kuralına göre 1. zincirdeki A'yı 2. zincire T, T'yi A, G'yi C, C'yi G olarak yazınız.
2. ipucu: 2. adım: İki zincirdeki aynı bazları toplayarak toplam A, T, G, C sayılarını ve toplam nükleotit sayısını (N) bulunuz; deoksiriboz ve fosfat sayısının N'ye eşit olduğunu hatırlayınız.
3. ipucu: 3. adım: Hidrojen bağı için 2·A + 3·G, doğrusal DNA'da fosfodiester bağı için N − 2 formülünü uygulayınız.
Cevap: a) 2. zincirde 50 timin, 70 adenin, 40 sitozin ve 90 guanin bulunur. b) Toplam bazlar: A = 50 + 70 = 120, T = 70 + 50 = 120, G = 40 + 90 = 130, C = 90 + 40 = 130. Toplam nükleotit N = 120 + 120 + 130 + 130 = 500; deoksiriboz ve fosfat sayısı da 500'er tanedir (baz çifti sayısı 250). c) Hidrojen bağı = 2·120 + 3·130 = 240 + 390 = 630. d) Fosfodiester bağı = 500 − 2 = 498. Kontrol: A = T (120) ve G = C (130) olduğundan Chargaff eşitlikleri sağlanmaktadır.
Kısaca
- Nükleotit: Nükleik asitlerin monomeri olan nükleotit; fosfat grubu, beş karbonlu şeker (riboz veya deoksiriboz) ve azotlu organik bazdan oluşur.
- Bazlar: Adenin ve guanin çift halkalı pürin, sitozin, timin ve urasil tek halkalı pirimidin bazlardır; timin yalnız DNA'da, urasil yalnız RNA'da bulunur.
- DNA: DNA, şeker-fosfat omurgalı iki zincirin zıt yönlü sarılmasıyla oluşan çift sarmaldır; A ile T arasında 2, G ile C arasında 3 hidrojen bağı kurulur.
- Chargaff eşitlikleri: Çift zincirli DNA'da A = T, G = C ve pürin sayısı pirimidin sayısına eşittir; hidrojen bağı sayısı 2·A + 3·G ile hesaplanır.
- RNA: RNA tek zincirli, riboz şekerli ve urasil bazlıdır; mRNA, tRNA ve rRNA çeşitleri DNA'daki şifreye göre üretilir ve protein sentezinde görev alır.
- Vitaminler: Vitaminler enerji vermeyen, sindirilmeden emilen düzenleyici organik moleküllerdir; A, D, E, K yağda çözünüp depolanırken B grubu ve C vitamini suda çözünür ve fazlası idrarla atılır.
Bu dersin öteki kaynakları
- 9. Sınıf Biyoloji Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Biyoloji Dersi Öğretim Programı (ortaöğretim) Öğretim programı
- 9. Sınıf Biyoloji Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- Biyoloji Dersi 9.Sınıf Ders Kitabı Ders kitabı
- 9. Sınıf Biyoloji Günlük Planları (2026-2027) Ders planı
- 9. Sınıf Biyoloji 1. Hafta Çalışma Kâğıdı: Biyolojinin Önemi, Dönüm Noktaları ve Bilimin Doğası Çalışma kâğıdı