İçeriğe geç

9. sınıf · Temel Dinî Bilgiler · 15. hafta (28 Aralık 2026-1 Ocak 2027)

Örnek Bir Şahsiyet: Aliya İzzetbegoviç

2. BİRLİKTE YAŞAMANIN İLKELERİ teması · Konu özeti

🃏 Kavram kartlarıEtkinlikler
Bu hafta

Bu hafta, 20. yüzyılın en zor şartlarında inancını, onurunu ve adalet duygusunu koruyan Bosnalı düşünür ve devlet adamı Aliya İzzetbegoviç'i tanımaya başlıyoruz. Onun hayatını bir kahramanlık hikâyesi gibi ezberlemek yerine merak edecek, soru soracak, inceleyecek ve çıkarım yapacağız. Böylece bir şahsiyetin örnekliğini nasıl müşahede edeceğimizi öğrenirken birlikte yaşamanın ilkelerini de onun hayatında somut olarak göreceğiz.

Örnek Şahsiyetleri Tanımak: Merak, Soru, İnceleme ve Çıkarım

İnsan iyiyi ve doğruyu yalnız kurallardan değil, o kuralları hayatında yaşayan insanlardan da öğrenir. İslam'da en güzel örnek Hz. Peygamber'dir. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur: "Andolsun, Resûlullah'ta sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman ve Allah'ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır." (Ahzâb Suresi, 21. ayet) Ayette geçen üsve-i hasene yani güzel örnek kavramı, Müslümanın kendine ölçü alacağı ilk modelin Hz. Peygamber olduğunu gösterir. Onun izinden giden, ilmi, ahlakı ve mücadelesiyle değerleri yaşatan şahsiyetler de her çağda insanlara ilham vermiştir.

Bu hafta tanıyacağımız Aliya İzzetbegoviç, böyle bir şahsiyettir. Ancak bir insanı örnek almak, onu kusursuz bir kahraman gibi görmek ya da hayatını ezberlemek demek değildir. Müşahede, dikkatle bakmak, gözlemlemek ve gördüğünü anlamlandırmaktır. Bir şahsiyeti müşahede ederken önce onunla ilgili neyi merak ettiğimizi belirler, sonra bu merakı açık sorulara dönüştürürüz. Ardından bu soruların cevaplarını güvenilir kaynaklarda inceler, en sonunda da incelediklerimizden kendi hayatımız için anlamlı bir çıkarım yaparız.

İnceleme aşamasında kaynak seçimi çok önemlidir. Kişinin kendi yazdığı eserler ve hatıralar, tarihî belgeler, güvenilir ansiklopediler ve akademik çalışmalar sağlam kaynaklardır. Sosyal medyada dolaşan ve kaynağı belli olmayan sözler ise dikkatle ele alınmalıdır; çünkü ünlü kişilere kendilerinin hiç söylemediği pek çok söz atfedilir. Doğru bilgiye ulaşma çabası da aslında İslam'ın öğütlediği bir tutumdur: Kur'an-ı Kerim, kendisine bir haber gelen müminlerin o haberin doğruluğunu araştırmasını ister (Hucurât Suresi, 6. ayet).

BasamakNe Yaparız?Aliya İzzetbegoviç İçin Örnek
1. Merak etmekŞahsiyetle ilgili bilmediğimiz ve ilgimizi çeken noktaları belirleriz.Bir hukukçu nasıl devlet başkanı oldu? Hapishanede neler düşündü?
2. Soru sormakMerakımızı açık, cevaplanabilir sorulara dönüştürürüz.Neden iki kez hapse girdi? Savaşta hangi ilkeleri korudu?
3. İncelemekSoruların cevabını güvenilir kaynaklarda araştırırız.Kendi eserleri, hatıraları, tarihî belgeler ve ansiklopediler
4. Çıkarım yapmakBulgulardan değer ve davranış sonuçları çıkarırız.Zor şartlarda bile ilkelerinden ve adaletten vazgeçmemek
Bir Şahsiyeti Müşahede Etmenin Dört Basamağı1. Merak EtNeyi bilmiyorum?Ne dikkatimi çekiyor?Hangi olay ilginç?Merak listesi2. Soru SorKim? Ne zaman?Neden? Nasıl?Hangi değerle?Açık sorular3. İnceleKendi eserleriHatıralar, belgelerGüvenilir ansiklopedilerDoğrulanmış bilgi4. Çıkarım YapHangi değeri yaşadı?Bana ne öğretiyor?Nasıl uygularım?Değer ve davranışAmaç: Ezberlemek değil; değerleri fark edip kendi hayatına taşımak
🔍 Büyütmek için dokunun

Aliya İzzetbegoviç'in Yetiştiği Topraklar: Bosna-Hersek

Aliya İzzetbegoviç, 8 Ağustos 1925'te Bosna-Hersek'in kuzeyindeki Bosna Şamac (Bosanski Šamac) kasabasında doğdu. O yıllarda Bosna-Hersek, sonradan Yugoslavya adını alacak olan Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı'nın bir parçasıydı. Ailesi o henüz küçük bir çocukken Saraybosna'ya taşındı; Aliya çocukluğunu ve gençliğini bu şehirde geçirdi. Köklü bir Boşnak ailesinden gelen İzzetbegoviç'in ailesi, Osmanlı döneminden kalan kültürel mirası ve İslami değerleri yaşatan bir aileydi.

Bosna-Hersek'in tarihi, onun düşüncesini anlamak için önemlidir. Bölge 1463'te Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı yönetimine girdi ve yaklaşık dört yüz yıl bu yönetim altında kaldı. Bu süreçte halkın önemli bir kısmı Müslüman oldu ve bugün Boşnak olarak bilinen topluluk şekillendi. Müslüman Boşnaklar; Ortodoks Sırplar, Katolik Hırvatlar ve Yahudilerle aynı şehirlerde, hatta aynı sokaklarda yaşadılar. Saraybosna'da camilerin, kiliselerin ve sinagogların birbirine yürüme mesafesinde bulunması, bu bir arada yaşama geleneğinin somut bir işaretidir.

1878'de bölgenin yönetimi Avusturya-Macaristan'a geçti, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra ise Yugoslav devletine katıldı. Aliya'nın gençliği İkinci Dünya Savaşı'nın acılarıyla, savaştan sonraki yılları ise dinî hayatı sınırlayan komünist Yugoslavya yönetimiyle geçti. Böyle bir ortamda "Müslüman kimliğimizi nasıl koruyabiliriz?" ve "Farklı inançlardan insanlarla adalet içinde nasıl yaşayabiliriz?" soruları, onun bütün hayatını şekillendiren temel sorular oldu.

DönemYönetimBosna Müslümanları Açısından Anlamı
1463 - 1878Osmanlı Devletiİslam'ın yayılması, Boşnak kimliğinin oluşması, cami, medrese ve vakıf eserleri
1878 - 1918Avusturya-MacaristanMüslümanların bir kısmının göç etmesi, kimliği koruma kaygısı
1918 - 1941Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı, sonra Yugoslavya KrallığıAliya'nın doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği dönem
1941 - 1945İkinci Dünya Savaşı yıllarıBüyük acılar, katliamlar ve göçler
1945 - 1992Sosyalist (komünist) YugoslavyaDinî eğitimin ve dinî faaliyetlerin baskı altında tutulması
Bosna-Hersek Tarihinde Yönetim Değişiklikleri14631878191819451992OsmanlıBoşnak kimliğişekillenirAvusturya-MacaristanGöçler başlarKrallık1925: AliyadoğarSosyalistYugoslavyaDinî baskıBağımsızBosna-HersekAliya liderliğindeSaraybosna: cami, kilise ve sinagogun yan yana durduğu ortak yaşam şehri
🔍 Büyütmek için dokunun

Gençlik Yılları: Genç Müslümanlar, İlk Hapis ve Hukuk Eğitimi

Aliya İzzetbegoviç gençliğinden itibaren okumaya ve düşünmeye düşkün biriydi. Hatıralarında, lise yıllarında hem İslam kaynaklarını hem de Avrupa düşünürlerinin eserlerini okuduğunu, bir dönem inançla ilgili ciddi sorular yaşadığını ve bu soruların cevabını araştırarak imanını bilinçli bir şekilde güçlendirdiğini anlatır. Bu durum, merak etmenin ve soru sormanın imanı zayıflatmadığını, aksine araştırmayla desteklendiğinde onu daha sağlam hâle getirdiğini gösteren güzel bir örnektir.

1941 yılında Saraybosna'da kurulan Genç Müslümanlar (Mladi Muslimani) adlı topluluğa katıldı. Bu topluluk, savaşın ve ardından gelen baskı döneminin zor şartlarında gençlerin İslami kimliğini, ahlakını ve kültürünü korumayı; yardımlaşma ve eğitim çalışmaları yapmayı amaçlıyordu. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan komünist yönetim bu tür dinî ve kültürel faaliyetleri tehlikeli gördü. Aliya, 1946'da henüz yirmi bir yaşındayken tutuklandı ve bu faaliyetleri nedeniyle üç yıl hapis cezası çekti.

Hapisten çıktıktan sonra hayatını yeniden kurdu. Saraybosna Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okudu ve mezun oldu. Uzun yıllar çeşitli kuruluşlarda hukuk müşaviri olarak çalıştı; evlendi ve üç çocuk babası oldu. Bu dönemde gündelik işini dürüstlükle sürdürürken okumayı ve yazmayı hiç bırakmadı. Gençlik ideallerini kaybetmeden sabırla çalışması, ileride hem düşünür hem de devlet adamı olarak üstleneceği sorumluluğa hazırlanmasını sağladı.

YılOlayÇıkarılabilecek Değer
1925Bosna Şamac'ta doğdu, kısa süre sonra ailesi Saraybosna'ya taşındı.Aile ve çevrenin kimlik oluşumundaki rolü
Lise yıllarıİslam kaynaklarını ve Batı düşüncesini birlikte okudu, sorularının cevabını araştırdı.Merak, araştırma ve bilinçli iman
1941Genç Müslümanlar topluluğuna katıldı.Kimliğe sahip çıkma, yardımlaşma
1946 - 1949Tutuklandı ve üç yıl hapis yattı.İnancından dolayı bedel ödemeyi göze almak
Hapis sonrasıHukuk fakültesini bitirdi, uzun yıllar hukuk müşaviri olarak çalıştı.Sabır, emek ve mesleki dürüstlük
Aliya İzzetbegoviç: Gençlik Yılları Zaman Çizelgesi1925Lise yılları19411946-1949Hapis sonrasıBosna Şamac'tadoğdu; ailesiSaraybosna'yataşındıDoğu ve Batıdüşüncesini okudu,sorularınıncevabını aradıGenç MüslümanlartopluluğunakatıldıKomünist yönetimtarafındantutuklandı:3 yıl hapisHukuk fakültesimezuniyeti; uzunyıllar hukukmüşavirliğiMerak, araştırma, kimliğe sahip çıkma, sabır ve emek
🔍 Büyütmek için dokunun

Kalemiyle Direnen Bir Düşünür: Eserleri ve Düşünce Dünyası

Aliya İzzetbegoviç her şeyden önce bir düşünürdü. 1970 yılında elden ele dolaşmaya başlayan İslami Deklarasyon adlı eserinde Müslümanları kendi değerlerini yeniden keşfetmeye, eğitime, ahlaki yenilenmeye ve dünyadaki gelişmeleri bilinçle takip etmeye çağırdı. Bu metin, yıllar sonra komünist yönetim tarafından ona karşı bir suçlama aracı olarak kullanıldı. Oysa eserin özü, Müslümanların taklitten ve geri kalmışlıktan kurtulup bilgiyle ve ahlakla güçlenmesi çağrısıydı.

En tanınmış eseri, 1984'te İngilizce olarak yayımlanan ve daha sonra Türkçe başta olmak üzere pek çok dile çevrilen Doğu ve Batı Arasında İslam'dır. Bu eserde İslam'ı, yalnız ruha önem veren bir anlayışla yalnız maddeye önem veren bir anlayış arasında, ikisini de kucaklayan bir "iki kutuplu birlik" olarak tanımlar. Ona göre İslam, ruh ile bedeni, din ile dünyayı, bireysel ibadet ile toplumsal sorumluluğu birbirinden koparmaz. Örneğin namazda abdest bedenin temizliğini, secde ve dua ise ruhun Allah'a yönelişini birlikte ifade eder; zekât ise hem kalbi cimrilikten arındıran bir ibadet hem de toplumsal adaleti destekleyen bir uygulamadır.

Yazdıkları yüzünden 1983'te bir grup Müslüman aydınla birlikte Saraybosna'da yargılandı ve on dört yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ceza sonradan indirildi; yaklaşık beş yıl sonra, 1988'de serbest bırakıldı. Hapishanede küçük kâğıtlara aldığı notlar, daha sonra Özgürlüğe Kaçışım adıyla yayımlandı. Bu notlar, bedeni dört duvar arasında olsa bile zihnini ve gönlünü özgür tutmayı başaran bir insanın tefekkürünü yansıtır. Siyasi hayatının hatıralarını ise Tarihe Tanıklığım adlı eserinde anlattı.

EserOrtaya ÇıkışAna Fikir
İslami Deklarasyon1970Müslümanların eğitim, ahlak ve bilinçle yenilenmesi çağrısı
Doğu ve Batı Arasında İslam1984 (İngilizce ilk yayım)İslam'ın ruh ile maddeyi, din ile dünyayı birleştiren iki kutuplu birlik olması
Özgürlüğe Kaçışım1983-1988 hapishane notlarındanTutsaklıkta bile düşünce ve vicdan özgürlüğünü korumak
Tarihe TanıklığımSiyasi hayatından sonra yazılan hatıralarBağımsızlık ve savaş yıllarına ilk elden tanıklık
Aliya İzzetbegoviç'in Başlıca Eserleriİslami Deklarasyon1970Eğitim ve ahlaklayenilenme çağrısıDoğu ve BatıArasında İslam1984Ruh ve madde:iki kutuplu birlikÖzgürlüğe Kaçışım1983-1988 notlarıHapishanede özgürkalan düşünceTarihe TanıklığımHatıralarBağımsızlık vesavaş yılları1983: Düşünceleri nedeniyle yargılandı, 14 yıl ceza aldı; ceza indirildi, 1988'de serbest kaldı
🔍 Büyütmek için dokunun

Devlet Adamı Aliya: Bağımsızlık, Kuşatma ve Barış

1980'lerin sonunda Yugoslavya dağılma sürecine girdi. Aliya İzzetbegoviç 1990'da Demokratik Eylem Partisi'ni (SDA) kurdu; aynı yıl yapılan çok partili seçimlerden sonra Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi'nin başkanı oldu. 1992'nin başında yapılan halk oylamasında halkın büyük çoğunluğu bağımsızlık yönünde oy kullandı ve Bosna-Hersek bağımsızlığını ilan etti. Ancak bağımsızlığı kabul etmeyen güçlerin saldırılarıyla Nisan 1992'de ülkede çok acı bir savaş başladı.

Savaş boyunca Saraybosna yaklaşık dört yıl, 1992-1996 yılları arasında kuşatma altında kaldı; bu kuşatma modern tarihin en uzun şehir kuşatmalarından biri olarak bilinir. Elektriksiz, susuz ve sürekli bombardıman altındaki bu şehirde Aliya İzzetbegoviç halkını bırakıp gitmedi. Temmuz 1995'te Srebrenitsa'da sekiz binden fazla Boşnak erkek ve çocuk katledildi; bu olay uluslararası mahkemelerce soykırım olarak kabul edilmiştir. Bütün bu acılara rağmen Aliya, Bosna'nın dine ya da etnik kökene göre bölünmesine karşı çıktı; Müslümanların, Sırpların, Hırvatların ve Yahudilerin eşit vatandaşlar olarak yaşadığı bir ülke fikrini savundu ve kendi tarafının da suçlarla karşılık vermemesi gerektiğini vurguladı.

Savaş, Kasım 1995'te ABD'nin Dayton şehrinde yürütülen görüşmeler ve 14 Aralık 1995'te Paris'te imzalanan Dayton Barış Antlaşması ile sona erdi. Aliya'nın bu barış için, tam anlamıyla adil olmasa da savaşın devam etmesinden daha adil olduğu yönünde konuştuğu aktarılır. Bu yaklaşım, halkın canını korumak için zor ama sorumlu bir karar verebilmenin örneğidir. Sağlık sorunları nedeniyle 2000 yılında görevinden ayrıldı ve 19 Ekim 2003'te Saraybosna'da vefat etti. Kabri, savaşta hayatını kaybedenlerin yattığı Kovaçi Şehitliği'ndedir. Türkiye ile yakın dostluk bağları kuran Aliya, Türkiye'de bilgeliği ve duruşu nedeniyle "Bilge Kral" olarak anılır.

TarihOlayAliya'nın Tutumu
1990SDA'nın kuruluşu ve çok partili seçimlerHalkın iradesine dayanan demokratik yol
1992Bağımsızlık halk oylaması ve savaşın başlamasıBağımsız ve bölünmemiş bir Bosna-Hersek savunusu
1992 - 1996Saraybosna kuşatmasıŞehri ve halkını terk etmemek
Temmuz 1995Srebrenitsa soykırımıAcıyı dünyaya duyurmak, adaleti talep etmek
Kasım-Aralık 1995Dayton Barış AntlaşmasıHalkın canını korumak için sorumlu barış kararı
2000 - 2003Görevden ayrılış ve vefatMakama bağlanmadan görevi devretmek
Bağımsızlıktan Barışa: 1990-2003199019921992-1996Temmuz 1995Aralık 19952003SDA kuruldu,seçim sonrasıdevlet başkanıHalk oylamasıve bağımsızlık;savaş başladıSaraybosnakuşatması;halkıyla kaldıSrebrenitsasoykırımı:8000 üzeri kurbanDayton BarışAntlaşmasıParis'te imzalandı19 Ekim'devefat; KovaçiŞehitliğiBölünmemiş, çok kültürlü ve adil bir Bosna-Hersek idealinden vazgeçmedi
🔍 Büyütmek için dokunun

İncelemelerden Çıkarımlar: Aliya'nın Örnekliğinde Birlikte Yaşamanın İlkeleri

Aliya İzzetbegoviç'in hayatını merak edip sorularla inceledikten sonra artık çıkarım yapabiliriz. Onun hayatında öne çıkan ilk değer ilkelere bağlılıktır: Gençliğinde de yaşlılığında da inancı ve düşünceleri yüzünden hapse girmeyi göze aldı, ama inandığı değerlerden vazgeçmedi. İkinci değer ilim ve düşünce sevgisidir: En zor şartlarda bile okudu, yazdı, tefekkür etti. Üçüncü değer sabır ve metanettir: Kuşatma altındaki bir şehirde halkına umut olmaya çalıştı. Dördüncü değer ise adalettir: Büyük acılar yaşamasına rağmen intikam duygusunu değil, hukuku ve adaleti savundu.

Bu değerler, ünitemizin konusu olan birlikte yaşamanın ilkeleriyle doğrudan ilgilidir. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur: "Ey insanlar! Şüphesiz biz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık. Birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en üstününüz, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır." (Hucurât Suresi, 13. ayet) Aliya'nın farklı inanç ve kökenden insanların eşit vatandaşlar olarak yaşadığı bir Bosna'yı savunması, farklılıkların çatışma sebebi değil tanışma ve zenginlik vesilesi olduğu anlayışının bir yansımasıdır. Kendi kimliğine sıkı sıkıya bağlı olmak ile başkalarının haklarına saygı göstermek onda birbirini tamamlıyordu.

Peki bir 9. sınıf öğrencisi bu örneklikten ne çıkarabilir? Merak ettiği konuları araştırmaktan korkmamak, okumayı hayatının parçası yapmak, kalabalıklar farklı düşünse bile doğru bildiğinde nezaketle durmak, kendisine haksızlık edene bile adaletli davranmak ve farklı görüşteki arkadaşlarıyla saygı içinde yaşamak bu çıkarımlardan bazılarıdır. Unutmamak gerekir ki bir şahsiyeti örnek almak, onu taklit etmek değil; onun yaşattığı değerleri kendi hayat şartlarımıza uygun biçimde yaşamaktır. Her insan gibi Aliya İzzetbegoviç de yanılabilen bir insandı; bizim için asıl önemli olan, onun hayatında görünen güzel değerlerdir.

DeğerHayatından ÖrnekÖğrenci İçin Çıkarım
İlkelere bağlılıkİki kez hapse girmesine rağmen düşüncelerinden vazgeçmedi.Doğru bildiğim şeyi, baskı olsa da nezaketle savunurum.
İlim ve tefekkürHapishanede bile not tuttu, eser yazdı.Okumayı ve düşünmeyi günlük alışkanlık hâline getiririm.
Sabır ve metanetKuşatma boyunca Saraybosna'dan ayrılmadı.Zorluk karşısında hemen pes etmem, sorumluluğumu sürdürürüm.
AdaletSuça suçla karşılık verilmemesi gerektiğini savundu.Bana haksızlık edene bile haksızlık etmem.
Bir arada yaşamaBölünmemiş ve çok kültürlü bir Bosna'yı savundu.Farklı görüş ve kökenden insanlara saygı gösteririm.
TevazuMakama bağlanmadı, görevi bırakmayı bildi.Başarı ve görevi kibre dönüştürmem.
Aliya İzzetbegoviç'in Örnekliğinden Çıkan DeğerlerAliya İzzetbegoviçörnekliğiİlkelere Bağlılıkİlim ve TefekkürSabır ve MetanetAdaletBir Arada YaşamaTevazu
🔍 Büyütmek için dokunun

Örnekler

  1. Örnek 1Aliya İzzetbegoviç'in örnekliğini müşahede etmek isteyen bir öğrenci, müşahedenin dört basamağını kullanarak nasıl bir çalışma planı hazırlayabilir?

    Cevabı göster

    1. adım (Merak): Öğrenci merak ettiklerini listeler; örneğin "Bir hukukçu nasıl devlet başkanı oldu?", "Hapiste ne düşündü?" gibi. 2. adım (Soru): Merakını açık sorulara dönüştürür: "Aliya neden iki kez hapse girdi?", "Savaşta hangi ilkeleri korudu?" 3. adım (İnceleme): Bu soruların cevaplarını Özgürlüğe Kaçışım ve Tarihe Tanıklığım gibi kendi eserlerinde, güvenilir ansiklopedilerde ve tarihî belgelerde araştırır. 4. adım (Çıkarım): Bulduğu bilgilerden değer çıkarır: "İnandığı değerler için bedel ödemeyi göze aldı; ben de doğru bildiğimi baskıya rağmen nezaketle savunabilirim."

  2. Örnek 2Aliya İzzetbegoviç ilk kez hangi yılda ve hangi faaliyeti nedeniyle hapse girdi? Bu olaydan hangi çıkarım yapılabilir?

    Cevabı göster

    1. adım: Olayı belirleyelim. Aliya, 1941'de katıldığı Genç Müslümanlar topluluğundaki faaliyetleri nedeniyle 1946'da komünist yönetim tarafından tutuklandı ve üç yıl hapis yattı. 2. adım: Bağlamı inceleyelim. O dönemde Yugoslavya'da dinî ve kültürel faaliyetler baskı altındaydı; topluluk gençlerin İslami kimliğini ve ahlakını korumayı amaçlıyordu. 3. adım: Çıkarım yapalım. Henüz yirmi bir yaşındaki bir gencin inancı ve kimliği için bedel ödemeyi göze alması, gençlikte edinilen sağlam değerlerin bir ömür boyu taşınabileceğini gösterir.

  3. Örnek 3Aliya İzzetbegoviç'in Doğu ve Batı Arasında İslam adlı eserindeki "iki kutuplu birlik" düşüncesini namaz ve zekât örnekleriyle açıklayınız.

    Cevabı göster

    1. adım: Kavramı tanımlayalım. İki kutuplu birlik, İslam'ın insanın hem ruhuna hem bedenine, hem bireysel hem toplumsal hayatına birlikte hitap etmesidir. 2. adım: Namaz örneği. Namazdan önce alınan abdest bedenin temizliğini; kıyam, rükû, secde ve dua ise ruhun Allah'a yönelişini ifade eder. Böylece tek bir ibadette beden ve ruh birleşir. 3. adım: Zekât örneği. Zekât, kişinin kalbini cimrilikten arındıran manevi bir ibadettir; aynı zamanda servetin ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağlayarak toplumsal adaleti destekler. 4. adım: Sonuç. Aliya'ya göre İslam, dünyayı terk eden bir anlayış da yalnız maddeye bağlanan bir anlayış da değildir; ikisini dengede tutar.

  4. Örnek 4Saraybosna kuşatması sırasında Aliya İzzetbegoviç'in şehri terk etmemesi hangi değerlerle açıklanabilir? Bu tutumu günlük hayatımıza nasıl taşıyabiliriz?

    Cevabı göster

    1. adım: Olay. Saraybosna 1992-1996 yılları arasında yaklaşık dört yıl kuşatma altında kaldı; şehir elektriksiz, susuz ve bombardıman altındaydı. Aliya halkıyla birlikte şehirde kaldı. 2. adım: Değerler. Bu tutum sorumluluk, vefa, cesaret ve halkıyla dayanışma değerlerini gösterir; lider olmanın ayrıcalık değil, sorumluluk olduğunu hatırlatır. 3. adım: Günlük hayata taşıma. Bir sınıf başkanı veya takım kaptanı, işler zorlaştığında arkadaşlarını yalnız bırakmamalı; sorumluluk aldığı bir projede güçlükler çıktığında görevi yarıda bırakmamalıdır.

  5. Örnek 5Sosyal medyada "Aliya İzzetbegoviç şöyle dedi" diye başlayan bir söz gördünüz. Bu sözün gerçekten ona ait olup olmadığını nasıl incelersiniz?

    Cevabı göster

    1. adım: Sözün kaynağını sorgula. Paylaşımda hangi eser, konuşma ya da röportaja atıf yapıldığına bak. 2. adım: Kaynağı kontrol et. Söz bir esere atfediliyorsa, örneğin Özgürlüğe Kaçışım ya da Doğu ve Batı Arasında İslam, o eserde gerçekten geçip geçmediğini araştır; güvenilir ansiklopedi ve akademik çalışmalara bak. 3. adım: Karar ver. Kaynağı doğrulanamayan sözü ona aitmiş gibi paylaşma; doğrulanmışsa kaynağıyla birlikte kullan. 4. adım: Dinî dayanak. Kur'an-ı Kerim, gelen bir haberin doğruluğunun araştırılmasını ister (Hucurât Suresi, 6. ayet); bu tutum hem bilimsel dürüstlüğün hem de ahlakın gereğidir.

  6. Örnek 6Aliya İzzetbegoviç'in savaş boyunca suça suçla karşılık verilmemesi gerektiğini savunması ile Mâide Suresi 8. ayet arasında nasıl bir ilişki kurulabilir?

    Cevabı göster

    1. adım: Ayeti hatırlayalım. Mâide Suresi 8. ayette "Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun; bu, takvaya daha yakındır." buyrulur. 2. adım: Aliya'nın tutumunu inceleyelim. Halkı büyük acılar yaşamasına, Srebrenitsa'da soykırım yaşanmasına rağmen intikam duygusuyla masum insanlara zarar verilmemesi gerektiğini savundu ve çözümü hukukta, adalette aradı. 3. adım: İlişki kuralım. Ayetin öğrettiği ilke, düşmanlık duygusunun bile insanı adaletsizliğe sürüklememesidir; Aliya'nın tutumu bu ilkenin somut bir uygulamasıdır. 4. adım: Çıkarım. Birlikte yaşamak, haksızlığa uğradığımızda bile adaletten ayrılmamayı gerektirir.

Kavram Kartları

1 / 8

Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1Aliya İzzetbegoviç'in doğum yeri ve doğum yılı aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

  2. 2"İslam; ruh ile maddeyi, din ile dünyayı birbirinden ayırmayan, ikisini birlikte kucaklayan bir bütündür." Aliya İzzetbegoviç bu düşüncesini en kapsamlı biçimde hangi eserinde işlemiştir?

  3. 3Aliya İzzetbegoviç'i inceleyen bir öğrencinin aşağıdaki çalışmalarından hangisi müşahedenin "çıkarım yapma" basamağına örnektir?

  4. 4Bosna-Hersek'teki savaşı sona erdiren ve 14 Aralık 1995'te Paris'te imzalanan antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

  5. 5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.

    • Aliya İzzetbegoviç gençlik yıllarında Genç Müslümanlar topluluğuna katılmış ve bu nedenle 1946'da tutuklanarak hapis yatmıştır.
    • Aliya İzzetbegoviç hukuk eğitimi almamış, hayatı boyunca yalnız siyasetle uğraşmıştır.
    • Özgürlüğe Kaçışım, Aliya İzzetbegoviç'in 1983-1988 yılları arasındaki hapishane notlarından oluşan eseridir.
    • Aliya İzzetbegoviç savaş sırasında Bosna-Hersek'in dine ve etnik kökene göre bölünmesini savunmuştur.
    • Bir şahsiyete atfedilen sözün kaynağını araştırmak, Hucurât Suresi 6. ayetteki haberleri doğrulama ilkesiyle uyumludur.
  6. 6Aşağıdaki kavramları Aliya İzzetbegoviç'in hayatıyla ilgili doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  7. 7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.

    1. Bir şahsiyetin hayatını dikkatle gözlemleyip davranışlarının arkasındaki değerleri anlamlandırmaya denir.
    2. Aliya İzzetbegoviç, üniversitede eğitimi almış ve uzun yıllar bu alanda müşavir olarak çalışmıştır.
    3. 1992-1996 yılları arasında yaklaşık dört yıl kuşatma altında kalan şehir 'dır.
    4. Temmuz 1995'te sekiz binden fazla Boşnak erkek ve çocuğun katledildiği yer 'dır.
    5. Aliya İzzetbegoviç, bilgeliği ve duruşu nedeniyle Türkiye'de " Kral" olarak anılır.
  8. 8Aliya İzzetbegoviç'in hayatından "adalet" değerini seçerek müşahedenin dört basamağını uygulayan kısa bir inceleme yapınız: Merak ettiğiniz noktayı belirleyin, bir soru sorun, bilgileri inceleyin ve kendi hayatınız için bir çıkarım cümlesi yazın.

Kısaca

  • Müşahede: Bir şahsiyeti müşahede etmek; merak ettiklerini belirlemek, soru sormak, güvenilir kaynaklardan incelemek ve bu incelemeden hareketle çıkarım yapmaktır.
  • Yetiştiği ortam: Aliya İzzetbegoviç 1925'te Bosna'nın Şamac kasabasında doğdu, Saraybosna'da büyüdü ve farklı inançlardan insanların bir arada yaşadığı bir toplumda yetişti.
  • Gençlik ve ilk hapis: Gençlik yıllarında Genç Müslümanlar adlı topluluğa katıldı, 1946'da tutuklanarak üç yıl hapis yattı; daha sonra hukuk eğitimi alıp uzun yıllar hukuk müşaviri olarak çalıştı.
  • Düşünür kimliği: İslami Deklarasyon ve Doğu ve Batı Arasında İslam gibi eserlerinde İslam'ı ruh ile maddeyi, din ile dünyayı birleştiren bir bütün olarak anlattı; 1983'te bu düşünceleri yüzünden yeniden hapse girdi.
  • Devlet adamı kimliği: 1990'da kurduğu parti ile Bosna-Hersek'in yönetimine geldi; bağımsızlık, Saraybosna kuşatması, Srebrenitsa soykırımı ve Dayton Barış Antlaşması süreçlerinde halkıyla birlikte kaldı.
  • Çıkarım: Hayatı; ilkelere bağlılık, ilim sevgisi, sabır, düşmana karşı bile adaleti koruma ve farklılıklarla bir arada yaşama gibi değerlerin somut bir örneğidir.

Bu dersin öteki kaynakları