İçeriğe geç

9. sınıf · Temel Dinî Bilgiler · 7. hafta (26-30 Ekim 2026)

Örnek Bir Şahsiyet: Hezarfen Necmeddin Okyay (1883-1976) ve İslam Medeniyetinde Sanat-Estetik Bilinci

1. ÜNİTE: HAYATIN ANLAMI teması · Konu özeti

Etkinlikler
Bu hafta

1. Ünitemiz olan Hayatın Anlamı’nda insanın yaratılış gayesini, akıl ve irade nimetini, kâinattaki kusursuz düzeni ve Allah-insan-kâinat ilişkisini inceledik. Peki hayatın anlamını kavrayan bir mümin, bu bilinci günlük yaşantısına, mesleğine ve sanatına nasıl yansıtır? Ünitemizin son dersinde, 40 yıl süren imam-hatiplik görevini 10’dan fazla geleneksel İslam sanatındaki ustalığıyla birleştiren “Hezarfen” (Bin Sanatlı) Necmeddin Okyay’ın örnek hayatını ve İslam estetik anlayışını öğreneceğiz.

1. 'Hezarfen' Bir Ömür: Necmeddin Okyay’ın Hayatı ve Sanat Dalları

1883 yılında İstanbul’un köklü kültür semti Üsküdar’da dünyaya gelen Mehmed Necmeddin Okyay, küçük yaşta Kur’an-ı Kerim’i ezberleyerek hafız oldu ve medrese tahsili görerek İslami ilimlerde derinleşti. Babasının vefatı üzerine genç yaşta üstlendiği Üsküdar Yeni Valide Camii imamlık ve hatiplik görevini tam 40 yıl boyunca büyük bir aşkla sürdürdü. Ancak o, cami mihrabındaki kulluk görevini hayatın diğer alanlarından kopuk görmedi; bir Müslümanın boş vakti olamayacağı bilinciyle hem dinî ilimlerde hem de geleneksel Türk-İslam sanatlarında eşsiz bir ustalık kazandı. Farsça *“hezâr (bin)”* ve Arapça *“fen (bilim/sanat/hüner)”* kelimelerinin birleşiminden oluşan “Hezarfen” unvanı, onun ondan fazla sanat dalında icâzet (ustalık diploması) sahibi olmasından dolayı kendisine verilmiştir.

Necmeddin Okyay’ın ustalaştığı başlıca alanlar şunlardır: 1) Ebru Sanatı: Özbekler Tekkesi şeyhi Edhem Efendi’den öğrendiği ebru sanatında çığır açmış; kitre üzerine damlatılan boyalara biz (metal uç) ile şekil vererek lale, karanfil, gelincik, sümbül ve menekşe gibi çiçekli ebruları ilk kez kendisi yapmıştır. Bu özgün üslup sanat tarihine “Necmeddin Ebrusu” olarak geçmiştir. 2) Hüsn-i Hat ve Tuğrakeşlik: Dönemin en büyük hattatlarından Sâmi Efendi ve Bakkal Ârif Efendi’den sülüs, nesih ve ta’lik meşk etmiş; mermer üzerine kabartma hat yazmada ve tuğra çekmede son büyük üstatlardan biri olmuştur. 3) Ciltçilik, Ahar ve Mürekkepçilik: Yazdığı hat levhalarının yüzyıllarca bozulmaması için kimya bilgisiyle en kaliteli is mürekkebini üretmiş ve kâğıtları yumurta akı ve şapla cilalayarak (aharlama) hazırlamıştır. 4) Okçuluk (Kemankeşlik) ve Gülcülük: Geleneksel Türk okçuluğunu yeniden canlandırmak için Okçular Tekkesi’nde çalışmalar yapmış (Soyadı Kanunu çıktığında “Okyay” soyadını bu yüzden almıştır) ve Üsküdar Toygar Tepesi’ndeki bahçesinde 400’den fazla gül türü yetiştirmiştir.

ÖRNEK BİR ŞAHSİYET: HEZARFEN NECMEDDİN OKYAY VE İSLAM ESTETİĞİ1. HEZARFEN NECMEDDİN OKYAY (1883-1976)Üsküdarlı Din Âlimi, Hafız ve SanatkârÜsküdar Yeni Valide Camii’nde 40 yıl imam-hatiplik ve Güzel Sanatlar hocalığı.Neden “Hezarfen” (Bin Sanatlı) Denmiştir?Hat, ebru, cilt, okçuluk, gülcülük, mürekkepçilik gibi 10’dan fazla dalda üstat!“Necmeddin Ebrusu” (Çiçekli Ebru Mucidi)Ebru sanatına lale, karanfil, gelincik ve sümbül motiflerini ilk kez kazandırdı.Hüsn-i Hat (Talik/Celî) ve TuğrakeşlikSami Efendi’nin öğrencisi; is mürekkebi ve aharlı kâğıt yapımının büyük ustası.Gül Yetiştiriciliği (Toygar Tepesi Bahçesi)400’den fazla gül çeşidi yetiştirerek Peygamber sevgisini (gül-i Muhammedî) yaşattı.2. İSLAM MEDENİYETİNDE SANAT VE ESTETİK“Allah Güzeldir, Güzelliği Sever” (Hadis-i Şerif)El-Cemîl, El-Bedî’ ve El-Musavvir isimlerinin insan elindeki estetik tezahürü.İhsan ve İtkân Bilinci (İşi En Güzel Yapmak)Her sanatı ve mesleği Allah’ın huzurundaymış gibi titizlikle icra etmek.Sabır, Tevazu ve Usta-Çırak Geleneği (İcâzet)Bilgi ve sanatın kuşaktan kuşağa edep ve sabırla aktarılması (Mustafa Düzgünman).Çok Yönlülük ve Vaktin Kıymetini Bilmekİbadet, ilim, sanat ve tabiat sevgisini tek bir ömürde uyumlu şekilde birleştirmek.1. Ünite (Hayatın Anlamı) ile Bağlantısıİman ve kulluk bilincinin hayatı güzelleştiren somut bir medeniyet modelidir.ANAHTAR BİLGİ: Farsça “Hezâr (1000)” + Arapça “Fen (Sanat/Bilim)” = HEZARFEN (Çok yönlü bilge ve sanatkâr)!Necmeddin Okyay, geleneksel Türk-İslam sanatlarını Osmanlı’dan Cumhuriyet kuşaklarına aktaran en önemli kültür köprüsüdür.

2. İslam Medeniyetinde Sanat, İhsan Bilinci ve Hayatın Anlamı

Necmeddin Okyay’ın çok yönlü hayatı, 1. Ünite (Hayatın Anlamı) boyunca öğrendiğimiz Allah-insan-kâinat ilişkisinin somut bir özeti gibidir. İslam inancında Yüce Allah el-Cemîl (mutlak güzellik sahibi), el-Bedî’ (eşsiz ve örneksiz yaratan) ve el-Musavvir (varlıklara en güzel şekli veren)’dir. Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadisinde “Şüphesiz Allah güzeldir, güzelliği sever.” (Müslim, Îmân, 147) ve bir diğer hadisinde “Allah, sizden birinizin yaptığı işi sağlam ve kusursuz (itkân ile) yapmasından hoşnut olur.” buyurmuştur. İşte İslam medeniyetinde sanat; insanın kâinatta gördüğü ilahi güzelliği ve nizamı, kendi ruhunda süzerek hat, ebru, tezhip ve mimari yoluyla görünür kılmasıdır (ihsan bilinci).

Güzel Sanatlar Akademisi’nde (bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) 30 yılı aşkın süre hocalık yapan Necmeddin Okyay, hiçbir sanat sırrını kendine saklamamış; *“Bildiğini öğretmeyen, ilminin zekâtını vermemiş olur.”* anlayışıyla yüzlerce öğrenci (başta yeğeni büyük ebru ve cilt ustası Mustafa Düzgünman, hattat Ali Alparslan ve Uğur Derman) yetiştirmiştir. Eşini ve çok sevdiği evlatlarını kaybettiğinde derin bir sabır ve tevekkül göstermiş; 1976 yılında 93 yaşında vefat edene kadar ibadetini, ilmini ve sanat üretimini hiç bırakmamıştır. Onun hayatı biz gençlere; dindarlığın dünyadan el etek çekmek olmadığını, aksine zamanı en verimli şekilde kullanarak hem ibadette hem bilimde hem de sanatta en iyisini üretmek olduğunu göstermektedir.

Örnekler

  1. Örnek 1Mehmed Necmeddin Okyay’a neden 'Hezarfen' unvanı verilmiştir ve kendisi 'Okyay' soyadını hangi sanat dalına olan bağlılığından dolayı almıştır?

    Cevabı göster

    Farsça 'hezâr (bin)' ve Arapça 'fen (sanat/ilim)' kelimelerinden oluşan 'Hezarfen' unvanı, Necmeddin Okyay’ın hat, ebru, cilt, ahar, mürekkepçilik, okçuluk ve gülcülük gibi ondan fazla alanda icâzetli bir üstat olmasından dolayı verilmiştir. 'Okyay' soyadını ise geleneksel Türk okçuluğuna (kemankeşliğe) olan ustalığı ve sevgisi nedeniyle seçmiştir.

  2. Örnek 2Dünya sanat literatürüne 'Necmeddin Ebrusu' adıyla geçen yenilik nedir?

    Cevabı göster

    Necmeddin Okyay’a kadar ebru sanatında battal, gelgit, şal ve bülbülüzyası gibi klasik desenler yapılıyordu. Necmeddin Okyay, ebru teknesinde lale, karanfil, gelincik, sümbül, papatya ve menekşe gibi 'çiçekli ebru' motiflerini dünyada ilk kez geliştirmiş ve bu çiçekli ebrulara 'Necmeddin Ebrusu' adı verilmiştir.

  3. Örnek 3Hz. Muhammed’in (s.a.v.) “Şüphesiz Allah güzeldir, güzelliği sever.” hadisi ile Necmeddin Okyay’ın sanat anlayışı arasındaki bağı açıklayınız.

    Cevabı göster

    İslam’da güzellik Yüce Allah’ın el-Cemîl isminin bir yansımasıdır. Necmeddin Okyay da camideki imamlık görevini nasıl ihsan (Allah’ı görüyormuşçasına titizlik) bilinciyle yaptıysa; yazdığı Kur’an hatlarını, yaptığı çiçekli ebruları ve yetiştirdiği yüzlerce gülü de Allah’ın yarattığı güzelliği tefekkür etmenin ve insanlara sevdirmenin bir yolu olarak görmüştür.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1Geleneksel ebru sanatına lale, karanfil, gelincik ve sümbül gibi çiçek motiflerini ilk kez kazandırarak literatüre kendi adıyla geçen 'çiçekli ebru' türünü armağan eden çok yönlü İslam âlimi ve sanatkârımız kimdir?

  2. 2Necmeddin Okyay’a verilen “Hezarfen” unvanının anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

  3. 3Aşağıdakilerden hangisi Hezarfen Necmeddin Okyay’ın bizzat icâzet alarak ustalaştığı ve öğrenci yetiştirdiği alanlardan biri değildir?

  4. 4İslam estetik ve ahlak anlayışında, bir insanın yaptığı işi veya sanatı Allah’ın kendisini gördüğü bilinciyle en güzel, sağlam ve kusursuz biçimde yapmasına ne ad verilir?

  5. 5Hezarfen Necmeddin Okyay’ın hayatı, 9. sınıf 1. Ünite (Hayatın Anlamı) bağlamında değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisine en güçlü örneği oluşturur?

  6. 6Hezarfen Necmeddin Okyay ve İslam sanat anlayışıyla ilgili aşağıdaki ifadelerin Doğru (D) mu yoksa Yanlış (Y) mı olduğunu belirleyiniz.

    • Necmeddin Okyay, Üsküdar Yeni Valide Camii’nde 40 yıl boyunca imam-hatiplik yapmış bir hafız ve din âlimidir.
    • Ebru sanatında çiçek motiflerini (lale, karanfil, sümbül) ilk kez uygulayan kişi Necmeddin Okyay’dır.
    • Necmeddin Okyay bildiği sanat sırlarını kimseye öğretmemiş ve hiç öğrenci yetiştirmemiştir.
    • Geleneksel Türk okçuluğuna (kemankeşliğe) olan ustalığından dolayı Soyadı Kanunu’nda 'Okyay' soyadını almıştır.
    • İslam dini güzel sanatları, estetiği ve doğadaki güzellikleri tefekkür etmeyi yasaklamıştır.
  7. 7Necmeddin Okyay’ın hayatı ve İslam sanatlarıyla ilgili aşağıdaki kavramları açıklamalarıyla eşleştiriniz.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  8. 8Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.

    1. Hz. Muhammed (s.a.v.) “Şüphesiz Allah güzeldir, sever.” buyurarak İslam estetiğinin temelini atmıştır.
    2. Necmeddin Okyay, Üsküdar Toygar Tepesi’ndeki bahçesinde 400’den fazla çeşidi yetiştirerek uluslararası ödüller almıştır.
    3. Geleneksel Türk okçuluğuyla uğraşan ustalara Osmanlı kültüründe denirdi.
    4. Necmeddin Okyay, ebru ve cilt sanatındaki ustalığını yeğeni ve öğrencisi olan Düzgünman’a aktarmıştır.
    5. Yüce Allah’ın mutlak güzellik sahibi olduğunu ifade eden güzel ismi (Esmâ-i Hüsnâ) ismidir.
  9. 9Hezarfen Necmeddin Okyay’ın hayatından hareketle, günümüzdeki bir lise öğrencisinin 'zaman yönetimi, çok yönlü gelişim ve kültürel mirasa sahip çıkma' konularında çıkarabileceği 3 temel dersi yazınız.

Kısaca

  • Kimdir? Mehmed Necmeddin Okyay (1883-1976), İstanbul Üsküdar’da doğmuş; hafız, din âlimi, hattat, ebru ustası, kemankeş (okçu) ve gül yetiştiricisidir. Çok sayıda sanatta zirveye ulaştığı için “Hezarfen (bin sanat sahibi)” unvanıyla anılmıştır.
  • Necmeddin Ebrusu (Çiçekli Ebru): Geleneksel ebru sanatına lale, karanfil, gelincik, sümbül, papatya ve menekşe gibi çiçek motiflerini dünyada ilk kez uygulayarak literatüre “Necmeddin Ebrusu” türünü kazandırmıştır.
  • Hat, Mürekkep, Ahar ve Okçuluk: Hüsn-i hatta özellikle ta’lik ve celî yazıda, tuğra çekmede, is mürekkebi üretiminde ve kâğıt terbiyesinde (ahar) eşsiz bir ustaydı; Türk okçuluk geleneğinden dolayı “Okyay” soyadını almıştır.
  • Gül Yetiştiriciliği ve Tabiat Sevgisi: Kâinattaki ilahi güzelliği tefekkür etmek ve Hz. Peygamber’in sembolü olan gülü yaşatmak için Üsküdar’daki bahçesinde 400’den fazla gül çeşidi yetiştirerek uluslararası ödüller kazanmıştır.
  • Hayatın Anlamı ve İhsan: *“Şüphesiz Allah güzeldir, güzelliği sever.”* hadisini hayat felsefesi edinen Necmeddin Okyay, geleneksel İslam sanatlarını Osmanlı’dan Cumhuriyet kuşaklarına (yeğeni Mustafa Düzgünman gibi öğrencilerine) aktaran en büyük kültür köprüsüdür.

Bu dersin öteki kaynakları