Birinci ünitemizi zulüm kavramıyla tamamladık; bu hafta Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma ünitesine başlıyor ve mushafta İsra Suresinin ilk üç sayfasını okuyoruz. Bu sayfalarda yazıldığı hâlde okunmayan harfler, kelimeye başlarken hareke seçimi, zamir ha'sının uzatılması, dik üstün, Allah lafzı ve ra harfinin okunuşu gibi okunuşla ilgili harf ve işaretlerle sıkça karşılaşacağız. Haftanın sonunda bir hafızın okuyuşunu dinleyip kendi okuyuşumuzu kaydederek karşılaştıracak, Müzzemmil Suresi 4. ayetteki وَرَتِّلِ الْقُرْآنَ تَرْتِيلًا ('Kur'an'ı tane tane, ağır ağır oku') emrini uygulamaya çalışacağız.
İsra Suresini Tanıyalım: Adı, İnişi ve İlk Üç Sayfanın Konuları
İsra Suresi, mushafta 17. sırada yer alan, Mekke döneminde inmiş ve 111 ayetten oluşan bir suredir. Mushafın 15. cüzü bu surenin ilk ayetiyle başlar. Sure adını, ilk ayette anlatılan ve 'geceleyin yürütmek' anlamına gelen İsra olayından alır: سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَىٰ بِعَبْدِهِ لَيْلًا مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الْأَقْصَى الَّذِي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ آيَاتِنَا إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ ('Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketli kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah'ın şanı yücedir. Şüphesiz O hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.' - İsrâ, 1). Surede İsrailoğullarıyla ilgili ayetler bulunduğu için ona Benî İsrâîl Suresi de denir.
İlk üç sayfa, konu bakımından da zengin bir bütün oluşturur. Birinci sayfada İsra mucizesi, Hz. Musa'ya Tevrat'ın verilmesi, Hz. Nuh ile birlikte kurtarılanların soyu ve İsrailoğullarının yeryüzünde iki kez bozgunculuk yapacaklarına dair uyarı yer alır; 7. ayet önemli bir ilkeyle biter: 'Eğer iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz; kötülük ederseniz o da kendinizedir.' İkinci sayfada إِنَّ هَٰذَا الْقُرْآنَ يَهْدِي لِلَّتِي هِيَ أَقْوَمُ ('Şüphesiz bu Kur'an en doğru yola iletir' - İsrâ, 9) ayeti, insanın aceleciliği, gece ve gündüzün iki ayet oluşu, herkesin amel defterinin boynuna asılması ve 'Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez' (İsrâ, 15) ilkesi anlatılır. Üçüncü sayfada ise dünya ile ahiret arasında tercih, Allah'tan başkasına kulluk etmeme, anne babaya 'öf' bile dememe, akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını verme ve israf yasağı işlenir.
Okunacak ayetlerin anlamını bilmek güzel okumanın bir parçasıdır. Anlamı bilen okuyucu nerede durup nereden başlayacağını daha isabetli seçer, sesini ayetin havasına göre ayarlar ve okuduğu ayetle duygusal bağ kurar. Bu hafta her sayfayı önce bir hafızın sesinden dinleyip takip edecek, ardından okunuşla ilgili harf ve işaretleri mushaf üzerinde renkli kalemle işaretleyecek, sonra kendi okuyuşumuzu kaydedip karşılaştıracağız. Hz. Peygamber'in زَيِّنُوا الْقُرْآنَ بِأَصْوَاتِكُمْ ('Kur'an'ı seslerinizle güzelleştirin' - Ebû Dâvûd, Nesâî) sözü bu çalışmanın yönünü gösterir.
| Sayfa | Ayetler (yaklaşık) | Ana Konular | Okuma Açısından Öne Çıkanlar |
|---|---|---|---|
| 1. sayfa | 1-7 | İsra mucizesi, Tevrat, Nuh'un soyu, iki bozgunculuk uyarısı | Vasılda düşen med (إِلَى الْمَسْجِدِ), zamir ha'sında sıla, cem vavından sonra elif (فَجَاسُوا) |
| 2. sayfa | 8-17 | Kur'an'ın en doğru yola iletmesi, amel defteri, kişisel sorumluluk | İdgam-ı mütecaniseyn (عُدْتُمْ), hemze-i vasl (اقْرَأْ), iklab (مِنْ بَعْدِ) |
| 3. sayfa | 18-27 | Dünya-ahiret tercihi, tevhid, anne babaya iyilik, israf yasağı | Dik üstün (هَٰؤُلَاءِ), lafzatullah (مَعَ اللَّهِ), idgam-ı misleyn (قُلْ لَهُمَا) |
Yazıldığı Hâlde Okunmayan Harfler ve Vasılda Düşen Med Harfleri
Mushaflar, sahabe döneminde belirlenen ve resm-i Osmânî adı verilen özel bir imla ile yazılır. Bu imlada bazı harfler yazıldığı hâlde okunmaz. Bunların en sık görüleni, çoğul (cem) bildiren vavdan sonra yazılan elif yani elif-i fârikadır. İsra Suresinin ilk sayfalarında bu elif çok sayıda karşımıza çıkar: أَلَّا تَتَّخِذُوا (ellâ tettehızû - 2), فَجَاسُوا خِلَالَ الدِّيَارِ (fecâsû hılâled diyâr - 5), لِيَسُوءُوا وُجُوهَكُمْ (li yesûû vucûheküm - 7), وَلِيَدْخُلُوا ve وَلِيُتَبِّرُوا (7), لِتَبْتَغُوا ve وَلِتَعْلَمُوا (12), فَفَسَقُوا (16), أَلَّا تَعْبُدُوا (23), إِنْ تَكُونُوا (25) ve كَانُوا (27). Bu kelimelerin hepsinde sondaki elif ne vasılda ne vakıfta okunur; okuyucu vavdaki uzatmayı yapıp kelimeyi orada bitirir.
Okunmayan harflerin bir başka örneği vavdır. أُولِي بَأْسٍ شَدِيدٍ (ulî be'sin şedîd - 5) ifadesindeki أُولِي kelimesi ile فَأُولَٰئِكَ كَانَ سَعْيُهُمْ مَشْكُورًا (fe ulâike kâne sa'yuhum meşkûrâ - 19) ifadesindeki أُولَٰئِكَ kelimesinde elif üzerindeki ötreden sonra yazılan vav okunmaz; ötre kısa okunur. Buna karşılık 5. ayetteki وَعْدُ أُولَاهُمَا (va'du ûlâhumâ) ifadesinde vav bir med harfi olarak okunur ve bir elif miktarı uzatılır. Bu fark, harfleri ezberle değil dinleyerek ve harekeleri izleyerek öğrenmenin önemini gösterir. Ayrıca 7. ayetteki عَلَوْا (alev) kelimesinde vav sakin, sondaki elif ise okunmazdır.
Bazı harfler yazılır ve tek başına okunduğunda uzatılır; fakat kendisinden sonra sakin bir harf geldiğinde vasılda düşer. Buna iltika-i sakineyn (iki sakinin karşılaşması) denir. İsra 1. ayette إِلَى الْمَسْجِدِ الْأَقْصَى الَّذِي ifadesi 'ilel mescidil aksallezî' diye okunur; hem إِلَى kelimesinin hem de الْأَقْصَى kelimesinin sonundaki med düşer. Aynı şekilde مُوسَى الْكِتَابَ (mûsel kitâbe - 2), فِي الْأَرْضِ (fil ard - 4) ve وَآتِ ذَا الْقُرْبَىٰ (ve âti zel kurbâ - 26) ifadelerinde med harfi okunmaz. Okuyucu bu kelimelerden birinde durursa med harfi geri gelir: إِلَى kelimesinde durulursa 'ilâ' diye uzatılır.
| İfade (Ayet) | Yazılışta Bulunan | Doğru Okunuş | Kural |
|---|---|---|---|
| فَجَاسُوا (5) | Sonda elif | fecâsû | Cem vavından sonraki elif okunmaz |
| لِيَسُوءُوا (7) | Sonda elif | li yesûû | Elif-i fârika; ayrıca medd-i muttasıl |
| عَلَوْا (7) | Sakin vav ve elif | alev | Elif okunmaz, vav sakin okunur |
| أُولِي بَأْسٍ (5) | Ötreden sonra vav | ulî be'sin | Vav okunmaz, ötre kısa okunur |
| أُولَٰئِكَ (19) | Ötreden sonra vav | ulâike | Vav okunmaz, dik üstün uzatılır |
| إِلَى الْمَسْجِدِ (1) | Elif-i maksûre | ilel mescidi | İki sakin karşılaşınca med düşer |
| مُوسَى الْكِتَابَ (2) | Elif-i maksûre | mûsel kitâbe | Vasılda med okunmaz |
| ذَا الْقُرْبَىٰ (26) | Elif | zel kurbâ | Vasılda med okunmaz |
Hemze-i Vasl, Lam-ı Tarif ve Kelimeye Başlarken Doğru Hareke
Hemze-i vasl, kelimenin başında bulunan, kelimeye başlarken okunan fakat önceki kelimeyle birleştirilerek okunduğunda (vasılda) düşen hemzedir. Örneğin 24. ayetteki وَاخْفِضْ لَهُمَا ifadesi 've hfid' değil 'vahfıd lehumâ' diye okunur; 26. ayetteki وَآتِ ذَا الْقُرْبَىٰ وَالْمِسْكِينَ وَابْنَ السَّبِيلِ ifadesindeki وَابْنَ kelimesi de 'vebne' şeklinde önceki harfe bağlanır. 15. ayetteki مَنِ اهْتَدَىٰ ifadesinde ise iki sakin harf yan yana gelmesin diye مَنْ kelimesinin nun'u esre alır ve ifade 'menihtedâ' diye okunur. Mushafta bu nun'un esreli yazılması okuyucuya yol gösterir.
Hemze-i vasl ile başlayan bir kelimeden okumaya başlanacaksa hemzenin harekesini bilmek gerekir. Fiillerde kural şudur: Kelimenin üçüncü harfi ötreli ise hemze ötre ile; üstünlü veya esreli ise esre ile okunur. İsra 14. ayetteki اقْرَأْ كِتَابَكَ (Oku amel defterini!) ifadesinde üçüncü harf olan ra üstünlü olduğu için 'ikra' kitâbek' diye başlanır. 21. ayetteki انْظُرْ كَيْفَ فَضَّلْنَا ifadesinde üçüncü harf olan zı ötreli olduğu için 'unzur keyfe' diye başlanır. 24. ayetteki ارْحَمْهُمَا kelimesinden başlanırsa üçüncü harf ha üstünlü olduğundan 'irhamhumâ' denir. Lam-ı tarifle gelen isimlerde ise hemze daima üstünle okunur: الْإِنْسَانُ (el-insân).
Lam-ı tarif (el takısı), kendisinden sonra gelen harfe göre iki şekilde okunur. Sonraki harf kamerî ise lam açıkça okunur: الْكِتَابَ, الْقُرْآنَ, الْأَرْضِ, الْخَيْرِ, الْمَسْجِدِ, الْعَاجِلَةَ. Sonraki harf şemsî ise lam okunmaz, sonraki harf şeddeli okunur: السَّمِيعُ (es-semî'), اللَّيْلَ (el-leyl), النَّهَارَ (en-nehâr), الشَّرِّ (eş-şerr), الصَّالِحَاتِ (es-sâlihât), الذُّلِّ (ez-zull), الرَّحْمَةِ (er-rahmeh), الشَّيْطَانُ (eş-şeytân). İsra Suresinin ilk sayfaları bu iki türün de bol örneğini barındırdığı için kamerî ve şemsî harfleri tekrar etmek için iyi bir alıştırma alanıdır.
| Kelime (Ayet) | Başlarken / Vasılda | Okunuş | Gerekçe |
|---|---|---|---|
| اقْرَأْ (14) | Başlarken | ikra' | Üçüncü harf (ra) üstünlü: esre ile başlanır |
| انْظُرْ (21) | Başlarken | unzur | Üçüncü harf (zı) ötreli: ötre ile başlanır |
| ارْحَمْهُمَا (24) | Başlarken | irhamhumâ | Üçüncü harf (ha) üstünlü: esre ile başlanır |
| رَبِّ ارْحَمْهُمَا (24) | Vasılda | rabbirhamhumâ | Hemze-i vasl düşer, kelimeler birleşir |
| مَنِ اهْتَدَىٰ (15) | Vasılda | menihtedâ | İki sakin karşılaşınca nun esre alır |
| الْكِتَابَ (2) | Lam-ı tarif | el-kitâb | Kef kamerî: lam okunur |
| السَّمِيعُ (1) | Lam-ı tarif | es-semî' | Sin şemsî: lam okunmaz, sin şeddeli |
Zamir Ha'sı, Dik Üstün, Lafzatullah ve Ra Harfinin Okunuşu
'Onu, onun' anlamı veren zamir ha'sı (hâ-i kinâye), kendisinden önceki ve sonraki harf harekeli olduğunda bir elif miktarı uzatılarak okunur; buna sıla denir. İsra 1. ayet bunun güzel bir örneğidir: بِعَبْدِهِ لَيْلًا 'bi'abdihî leylen', حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ 'havlehû li nuriyehû min', إِنَّهُ هُوَ 'innehû huve'. 13. ayetteki طَائِرَهُ فِي عُنُقِهِ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ ifadesi de 'tâirahû fî unukıhî ve nuhricu lehû yevme' diye okunur. Ancak zamir ha'sından önceki harf sakin ise Hafs rivayetinde uzatma yapılmaz: 2. ayetteki وَجَعَلْنَاهُ هُدًى ifadesinde ha'dan önce sakin elif bulunduğu için 've ce'alnâhu hüden' diye kısa okunur. 7. ayetteki كَمَا دَخَلُوهُ أَوَّلَ مَرَّةٍ ifadesinde de ha'dan önce sakin vav bulunduğundan 'dehalûhu evvele' denir. Zamir ha'sından sonra sakin harf geldiğinde de sıla yapılmaz.
Dik üstün (çeker), bazı kelimelerde yazılmayan bir elifin yerini tutar ve bir elif miktarı uzatılır. İlk üç sayfada إِنَّ هَٰذَا الْقُرْآنَ (inne hâzel kur'âne - 9), إِلَٰهًا آخَرَ (ilâhen âhara - 22), كُلًّا نُمِدُّ هَٰؤُلَاءِ وَهَٰؤُلَاءِ (küllen numiddu hâülâi ve hâülâi - 20) ve فَأُولَٰئِكَ (fe ulâike - 19) kelimelerinde dik üstün bulunur. Dik üstün görülen yerde ses kısa kesilirse kelimenin anlamı ve yapısı bozulur; bu nedenle her dik üstünde iki hareke süresi kadar uzatma yapılmalıdır.
Lafzatullah yani Allah lafzındaki lam, kendisinden önceki harf üstünlü veya ötreli ise kalın, esreli ise ince okunur. 22. ayetteki لَا تَجْعَلْ مَعَ اللَّهِ إِلَٰهًا آخَرَ ifadesinde Allah lafzından önceki ayn üstünlü olduğu için lafız kalın okunur; besmeledeki بِسْمِ اللَّهِ ifadesinde ise mim esreli olduğundan ince okunur. Ra harfi de benzer bir mantıkla okunur: üstünlü ve ötreli ra kalındır (رَبُّكَ, رَسُولًا); esreli ra incedir (لِنُرِيَهُ, بِالْخَيْرِ). Sakin ra'da önceki harfe bakılır: الْأَرْضِ ve الْقُرْبَىٰ kelimelerinde önce üstün ve ötre bulunduğu için kalın okunur. Önceki esre aslî değil de hemze-i vasl esresi gibi geçici (arızî) ise ra yine kalın okunur: ارْحَمْهُمَا kelimesine 'irhamhumâ' diye başlanırken ra kalındır.
| Kelime (Ayet) | Konu | Okunuş | Açıklama |
|---|---|---|---|
| بِعَبْدِهِ لَيْلًا (1) | Zamir ha'sı | bi'abdihî leylen | İki harekeli harf arasında: sıla yapılır |
| وَجَعَلْنَاهُ هُدًى (2) | Zamir ha'sı | ve ce'alnâhu hüden | Önceki harf sakin: sıla yapılmaz |
| هَٰذَا (9) | Dik üstün | hâzâ | Yazılmayan elif bir elif miktarı uzatılır |
| هَٰؤُلَاءِ (20) | Dik üstün + medd-i muttasıl | hâülâi | İlk hecede dik üstün, sonda muttasıl med |
| مَعَ اللَّهِ (22) | Lafzatullah | me'allâhi | Önceki harf üstünlü: kalın |
| الْأَرْضِ (4) | Sakin ra | el-ard | Önceki harf üstünlü: kalın |
| لِنُرِيَهُ (1) | Esreli ra | li nuriyehû | Ra esreli: ince |
| ارْحَمْهُمَا (24) | Arızî esreden sonra sakin ra | irhamhumâ | Esre geçici olduğu için kalın |
İlk Üç Sayfada Nun Sakin, Tenvin, Mim Sakin, Med ve Kalkale Uygulamaları
İsra Suresinin ilk sayfaları, nun sakin ve tenvin kurallarının neredeyse tamamını içerir. Boğaz harflerinden önce izhar yapılır: مِنْ آيَاتِنَا (min âyâtinâ - 1), مَنْ حَمَلْنَا (men hamelnâ - 3), نُوحٍ إِنَّهُ (nûhin innehû - 3), عَذَابًا أَلِيمًا (azâben elîmâ - 10). Ya, nun, mim ve vav harflerinden önce idgam-ı maa'l-ğunne yapılır: أَنْ يَرْحَمَكُمْ (ey yerhameküm - 8), أَنْ نُهْلِكَ (en nuhlike - 16), وَعْدًا مَفْعُولًا (va'dem mef'ûlâ - 5), وَازِرَةٌ وِزْرَ (vâziratuv vizra - 15). Lam ve ra'dan önce idgam-ı bilâ ğunne yapılır: مِنْ رَبِّكُمْ (mir rabbiküm - 12), عِبَادًا لَنَا (ibâdel lenâ - 5), هُدًى لِبَنِي (hüdel li benî - 2). Ba'dan önce nun sesi mim'e dönüşür (iklab): مِنْ بَعْدِ نُوحٍ (mim ba'di nûh - 17) ve خَبِيرًا بَصِيرًا (habîram basîrâ - 17). Diğer harflerden önce ise ihfa yapılır: عَبْدًا شَكُورًا (3), أَنْفُسِكُمْ (7), مَنْشُورًا (13), عِنْدَكَ (23).
Mim sakin kurallarından ihfa-i şefevi 6. ayetteki وَأَمْدَدْنَاكُمْ بِأَمْوَالٍ (ve emdednâküm bi emvâlin) ifadesinde görülür: mim sakinden sonra ba geldiği için dudaklar hafifçe kapanır ve ğunneli okunur. İdgam-ı şefevi 19. ayetteki سَعْيُهُمْ مَشْكُورًا (sa'yuhum meşkûrâ) ifadesinde, izhar-ı şefevi ise لَهُمْ أَجْرًا (9) ve عَلَيْكُمْ عِبَادًا (5) ifadelerinde vardır. Harflerin birbirine katılmasıyla ilgili iki önemli örnek daha bulunur: 8. ayetteki وَإِنْ عُدْتُمْ عُدْنَا ifadesinde mahreçleri aynı olan dal ile ta birleşir ve idgam-ı mütecaniseyn ile 've in uttum udnâ' diye okunur. 23. ayetteki فَلَا تَقُلْ لَهُمَا ifadesinde aynı iki harf birleşir (idgam-ı misleyn): 'fe lâ tekul lehumâ'; 24. ayetteki وَقُلْ رَبِّ ifadesinde ise lam, mahreci yakın olan ra'ya katılır (idgam-ı mütekaribeyn): 've kur rabbi'.
Medlerde ise medd-i muttasıl جَاءَ (5, 7), لِيَسُوءُوا (7), دُعَاءَهُ (11), عَطَاءِ (20), إِسْرَائِيلَ (2) ve طَائِرَهُ (13) kelimelerinde; medd-i munfasıl إِلَّا إِيَّاهُ (illâ iyyâhu - 23) ifadesinde görülür. Ayet sonlarında durulduğunda الْبَصِيرُ gibi kelimelerde medd-i arız oluşur; شَكُورًا, وَكِيلًا, كَبِيرًا gibi üstünlü tenvinle biten kelimelerde ise tenvin elife dönüşür (medd-i ivaz). Kalkale harfleri (ق ط ب ج د) sakin olduğunda ses hafifçe yansıtılır: بِعَبْدِهِ (1), أَقْوَمُ (9), وَيَدْعُ (11), لِتَبْتَغُوا (12), اقْرَأْ (14), نَبْعَثَ (15), يَبْلُغَنَّ (23), تَبْذِيرًا (26). Şeddeli nun ve mimlerde ise إِنَّ, ثُمَّ, جَهَنَّمَ ve لَتُفْسِدُنَّ örneklerinde olduğu gibi ğunne yapılır.
| Kural | Örnek | Ayet | Okunuş |
|---|---|---|---|
| İzhar | نُوحٍ إِنَّهُ | 3 | nûhin innehû |
| İdgam-ı maa'l-ğunne | أَنْ يَرْحَمَكُمْ | 8 | ey yerhameküm |
| İdgam-ı bilâ ğunne | مِنْ رَبِّكُمْ | 12 | mir rabbiküm |
| İklab | خَبِيرًا بَصِيرًا | 17 | habîram basîrâ |
| İhfa | عَبْدًا شَكُورًا | 3 | abden şekûrâ (ğunneli) |
| İhfa-i şefevi | وَأَمْدَدْنَاكُمْ بِأَمْوَالٍ | 6 | ve emdednâküm bi emvâlin |
| İdgam-ı şefevi | سَعْيُهُمْ مَشْكُورًا | 19 | sa'yuhum meşkûrâ |
| İdgam-ı mütecaniseyn | عُدْتُمْ | 8 | uttum |
| İdgam-ı mütekaribeyn | وَقُلْ رَبِّ | 24 | ve kur rabbi |
| Medd-i munfasıl | إِلَّا إِيَّاهُ | 23 | illâ iyyâhu |
| Kalkale | أَقْوَمُ | 9 | ak-vemu (kaf yansıtılır) |
Durak İşaretleri, Vakıf-İbtida ve Dinleyerek Okuma Çalışması
Kur'an okurken nerede durulacağını ve nerede geçileceğini gösteren işaretlere secavend veya durak işaretleri denir. Türkiye'deki mushaflarda en çok karşılaşılanlar şunlardır: م (vakf-ı lâzım: anlam bozulmasın diye durmak gerekir), ط (vakf-ı mutlak: durmak iyidir), ج (vakf-ı câiz: durmak da geçmek de uygundur), ز (vakf-ı mücevvez: geçmek daha iyidir), ص (vakf-ı murahhas: nefes daralırsa durulabilir), لا (ayet içinde durulmaz; durulursa geri alınarak okunur), قلى (durmak daha iyidir) ve صلى (geçmek daha iyidir). Ayet sonundaki yuvarlak işaret ayetin bittiğini gösterir; ayet sonlarında durmak Hz. Peygamber'in okuyuş tarzına uygundur.
Durmanın (vakıf) kendi kuralları vardır. Durulan kelimenin son harfi sakin okunur: السَّمِيعُ الْبَصِيرُ ifadesinde durulursa 'basîr' denir ve medd-i arız oluşur. Üstünlü tenvinle biten kelimede tenvin elife dönüşür: شَكُورًا 'şekûrâ'. Yuvarlak ta (ة) ile biten kelimede durulursa ta, ha'ya döner: 7. ayetteki أَوَّلَ مَرَّةٍ ifadesinde durulursa 'evvele merrah' denir. Yeniden başlamada (ibtida) ise anlamı bozmayan bir yerden başlanmalıdır. Örneğin 23. ayette nefes biterse فَلَا تَقُلْ ifadesinde durup لَهُمَا أُفٍّ kelimesinden başlamak anlamı koparır; uygun olan, anlamın tamamlandığı bir yerde durmak ya da birkaç kelime geriden alarak okumaktır. 1. ayette لِنُرِيَهُ مِنْ آيَاتِنَا ifadesinden sonra anlam bir bütün oluşturduğu için orada durmak uygundur.
Bu haftanın süreç bileşeni, okunacak sayfaların görsel ve işitsel materyallerle öğrenilmesini öngörür. Bunun için beş adımlı bir döngü kullanılabilir: 1. Dinle: Güvenilir bir hafızın İsra Suresi kaydını dinleyin. 2. Takip et: Kaydı ikinci kez dinlerken parmağınızla mushafı satır satır izleyin. 3. Oku ve kaydet: Aynı sayfayı kendi sesinizle okuyup telefonla kaydedin. 4. Karşılaştır: Kaydınızı hafızın okuyuşuyla karşılaştırarak sıla, dik üstün, idgam ve med yerlerini kontrol edin. 5. Düzelt: Hatalı yerleri işaretleyip tekrar okuyun. Bu çalışmayı bir arkadaşla karşılıklı (mukabele) yapmak hem dinleme hem okuma becerisini geliştirir.
| İşaret | Adı | Anlamı |
|---|---|---|
| م | Vakf-ı lâzım | Durmak gerekir; geçilirse anlam bozulabilir |
| ط | Vakf-ı mutlak | Durmak iyidir; anlam tamamlanmıştır |
| ج | Vakf-ı câiz | Durmak da geçmek de uygundur |
| ز | Vakf-ı mücevvez | Durulabilir ama geçmek daha iyidir |
| ص | Vakf-ı murahhas | Nefes daralırsa durulabilir |
| لا | Lâ | Ayet içinde durulmaz; durulursa geri alınır |
| قلى | Kılâ | Durmak geçmekten daha iyidir |
| صلى | Salâ | Geçmek durmaktan daha iyidir |
Örnekler
Örnek 1İsra Suresi 5. ayetteki عِبَادًا لَنَا أُولِي بَأْسٍ شَدِيدٍ فَجَاسُوا خِلَالَ الدِّيَارِ ifadesinde yazıldığı hâlde okunmayan harfleri ve uygulanan tecvit kurallarını belirleyerek ifadenin doğru okunuşunu yazınız.
Cevabı göster
1. adım: Okunmayan harfleri bulalım. أُولِي kelimesinde ötreden sonra yazılan vav okunmaz; kelime 'ulî' diye kısa okunur. فَجَاسُوا kelimesinde cem vavından sonra yazılan elif (elif-i fârika) okunmaz. 2. adım: Tenvin kurallarını belirleyelim. عِبَادًا لَنَا ifadesinde üstünlü tenvinden sonra lam geldiği için idgam-ı bilâ ğunne yapılır: 'ibâdel lenâ'. بَأْسٍ شَدِيدٍ ifadesinde tenvinden sonra şın geldiği için ihfa yapılır. 3. adım: Lam-ı tarife bakalım. الدِّيَارِ kelimesinde dal şemsî harftir; lam okunmaz, dal şeddeli okunur. 4. adım: Okunuş: 'ibâdel lenâ ulî be'sin şedîdin fecâsû hılâled diyâr'.
Örnek 2Okumaya اقْرَأْ كِتَابَكَ (14), انْظُرْ كَيْفَ (21) ve ارْحَمْهُمَا (24) kelimelerinden başlanacaktır. Her birinde hemze-i vaslın nasıl okunacağını gerekçesiyle açıklayınız.
Cevabı göster
1. adım: Kuralı hatırlayalım. Hemze-i vasl ile başlayan fiilde üçüncü harf ötreli ise ötre, üstünlü veya esreli ise esre ile başlanır. 2. adım: اقْرَأْ kelimesinde harfler hemze, kaf ve ra'dır; üçüncü harf ra üstünlüdür. Bu yüzden esre ile 'ikra' kitâbek' diye başlanır. Sakin kaf'ta kalkale yapılır. 3. adım: انْظُرْ kelimesinde üçüncü harf zı ötrelidir; ötre ile 'unzur keyfe' diye başlanır. Nun sakinden sonra zı geldiği için ihfa yapılır. 4. adım: ارْحَمْهُمَا kelimesinde üçüncü harf ha üstünlüdür; esre ile 'irhamhumâ' diye başlanır. Sakin ra'dan önceki esre arızî olduğu için ra kalın okunur.
Örnek 3İsra 1. ayetteki بِعَبْدِهِ لَيْلًا, حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ ve إِنَّهُ هُوَ ifadeleri ile 2. ayetteki وَجَعَلْنَاهُ هُدًى ifadesinde zamir ha'sının okunuşunu karşılaştırınız.
Cevabı göster
1. adım: Sıla kuralını hatırlayalım. Zamir ha'sı, kendisinden önceki ve sonraki harf harekeli ise bir elif miktarı uzatılır. 2. adım: 1. ayetteki örnekleri inceleyelim. بِعَبْدِهِ kelimesinde ha'dan önce esreli dal, sonra üstünlü lam vardır: 'bi'abdihî leylen'. حَوْلَهُ ve لِنُرِيَهُ kelimelerinde de iki yanda harekeli harf bulunur: 'havlehû li nuriyehû min'. إِنَّهُ هُوَ ifadesi de 'innehû huve' diye uzatılır. 3. adım: 2. ayetteki örneği inceleyelim. جَعَلْنَاهُ kelimesinde ha'dan önce sakin elif bulunduğu için sıla yapılmaz: 've ce'alnâhu hüden'. 4. adım: Sonuç: Zamir ha'sının uzatılıp uzatılmayacağı, ondan önceki ve sonraki harfin durumuna bağlıdır.
Örnek 4İsra 8. ayetteki وَإِنْ عُدْتُمْ عُدْنَا وَجَعَلْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَافِرِينَ حَصِيرًا ifadesinde geçen tecvit kurallarını belirleyiniz ve ayetin sonunda nasıl durulacağını açıklayınız.
Cevabı göster
1. adım: إِنْ عُدْتُمْ ifadesinde nun sakinden sonra ayn geldiği için izhar yapılır: 've in'. 2. adım: عُدْتُمْ kelimesinde sakin dal, aynı mahreçten çıkan ta'ya katılır; idgam-ı mütecaniseyn ile 'uttum' okunur. 3. adım: جَهَنَّمَ kelimesinde şeddeli nun bulunduğu için ğunne yapılır. 4. adım: لِلْكَافِرِينَ kelimesinde kef kamerî harftir, lam okunur; kef'ten sonraki elif tabii med ile uzatılır. 5. adım: Ayet حَصِيرًا kelimesiyle bitmektedir; üstünlü tenvin olduğu için durulduğunda tenvin elife dönüşür (medd-i ivaz): 'hasîrâ'. Okunuş: 've in uttum udnâ ve ce'alnâ cehenneme lil kâfirîne hasîrâ'.
Örnek 5İsra 17. ayetteki وَكَمْ أَهْلَكْنَا مِنَ الْقُرُونِ مِنْ بَعْدِ نُوحٍ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ بِذُنُوبِ عِبَادِهِ خَبِيرًا بَصِيرًا ayetinde iklab ve mim sakin kurallarını, ayrıca zamir ha'sını gösteriniz.
Cevabı göster
1. adım: Mim sakini bulalım. وَكَمْ أَهْلَكْنَا ifadesinde mim sakinden sonra hemze geldiği için izhar-ı şefevi yapılır: 've kem ehleknâ'. 2. adım: İklab yerlerini bulalım. مِنْ بَعْدِ ifadesinde nun sakinden sonra ba gelir; nun sesi mim'e dönüşür ve ğunneyle okunur: 'mim ba'di'. خَبِيرًا بَصِيرًا ifadesinde üstünlü tenvinden sonra ba geldiği için yine iklab yapılır: 'habîram basîrâ'. 3. adım: Zamir ha'sına bakalım. عِبَادِهِ خَبِيرًا ifadesinde ha'dan önce esreli dal, sonra üstünlü hı vardır; sıla yapılır: 'ibâdihî habîram'. 4. adım: Lam-ı tarif: الْقُرُونِ kelimesinde kaf kamerîdir, lam okunur: 'minel kurûni'.
Örnek 6İsra 7. ayette okuyucunun nefesi كَمَا دَخَلُوهُ أَوَّلَ مَرَّةٍ ifadesinde bitmiştir. Burada durulursa son kelime nasıl okunur? Okumaya yeniden nereden başlanması uygundur? Ayet sonundaki تَتْبِيرًا kelimesinde durulunca ne olur?
Cevabı göster
1. adım: Vakıf kuralını uygulayalım. مَرَّةٍ kelimesi yuvarlak ta ile bitmektedir; durulduğunda ta, ha'ya döner ve tenvin düşer: 'evvele merrah'. 2. adım: İbtida yerini seçelim. Sonraki ifade وَلِيُتَبِّرُوا مَا عَلَوْا تَتْبِيرًا vav ile başlayan yeni bir amaç cümlesidir; bu kelimeden başlamak anlamı bozmaz. Ancak anlam bütünlüğünü korumak için وَلِيَدْخُلُوا الْمَسْجِدَ ifadesinden geri alarak başlamak da güzeldir. 3. adım: Ayet sonunu okuyalım. تَتْبِيرًا üstünlü tenvinle bitmektedir; durulduğunda tenvin elife dönüşür: 'tetbîrâ'. Ayrıca عَلَوْا kelimesindeki elifin okunmadığını ('alev') ve تَتْبِيرًا kelimesindeki sakin ba'da kalkale yapıldığını unutmamak gerekir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1İsra Suresinin ilk sayfalarında geçen aşağıdaki kelimelerin hangisinde sondaki elif, cem vavından sonra geldiği için okunmaz?
فَجَاسُوا kelimesinde çoğul bildiren vavdan sonra yazılan elif (elif-i fârika) okunmaz: 'fecâsû'. وَكِيلًا kelimesindeki elif vakıfta okunan tenvin elifidir; diğer kelimelerdeki elifler ise med harfidir.
2İsra 21. ayetteki انْظُرْ كَيْفَ فَضَّلْنَا ifadesine okumaya buradan başlanacaksa انْظُرْ kelimesi nasıl okunur?
Hemze-i vasl ile başlayan fiilin üçüncü harfi olan zı ötreli olduğu için hemze ötre ile okunur: 'unzur'. Nun sakinden sonra zı geldiği için ihfa da yapılır.
3İsra 6. ayetteki وَأَمْدَدْنَاكُمْ بِأَمْوَالٍ وَبَنِينَ ifadesinde altı çizili kabul edilen كُمْ بِ bölümünde uygulanan kural aşağıdakilerden hangisidir?
Mim sakinden sonra ba harfi geldiğinde ihfa-i şefevi yapılır; mim ğunneli ve gizlice okunur. İklab ise nun sakin veya tenvinden sonra ba geldiğinde uygulanır.
4İsra 22. ayetteki لَا تَجْعَلْ مَعَ اللَّهِ إِلَٰهًا آخَرَ ifadesinde Allah lafzının okunuşuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Allah lafzından önceki harf üstünlü veya ötreli ise lafız kalın, esreli ise ince okunur. مَعَ kelimesinin sonundaki ayn üstünlü olduğu için 'me'allâhi' kalın okunur.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- İsra Suresi Mekke döneminde inmiş olup 111 ayettir.
İsra Suresi Mekkî bir suredir, 111 ayettir ve mushafın 15. cüzü bu sureyle başlar.
- عَلَوْا kelimesinin sonundaki elif hem vasılda hem vakıfta okunur.
Bu elif cem vavından sonra yazılan elif-i fârikadır ve hiçbir durumda okunmaz; kelime 'alev' diye okunur.
- مَنِ اهْتَدَىٰ ifadesinde iki sakin harf yan yana gelmesin diye nun harfi esre ile okunur.
Hemze-i vasl düşünce nun sakin ile he sakin karşılaşır; bu yüzden nun esre alır ve 'menihtedâ' okunur.
- وَجَعَلْنَاهُ هُدًى ifadesindeki zamir ha'sı, kendisinden önceki harf sakin olduğu için uzatılmadan okunur.
Ha'dan önce sakin elif bulunduğu için Hafs rivayetinde sıla yapılmaz: 've ce'alnâhu hüden'.
- Medd-i muttasılda med harfi ile hemze ayrı kelimelerde bulunur.
Medd-i muttasılda med harfi ile hemze aynı kelimededir (جَاءَ); ayrı kelimelerde bulunması medd-i munfasıldır (إِلَّا إِيَّاهُ).
- İsra Suresi Mekke döneminde inmiş olup 111 ayettir.
6Aşağıdaki okunuşla ilgili harf ve işaretleri açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- İki harekeli harf arasında kalan zamir ha'sının bir elif miktarı uzatılarak okunmasına denir.
- الْكِتَابَ kelimesinde lam-ı tarif okunur; çünkü kef harflerdendir.
- مِنْ بَعْدِ ifadesinde nun sakinin sesinin mim'e dönüşmesine denir.
- Üstünlü tenvinle biten شَكُورًا kelimesinde durulunca tenvin ile okunur.
- بِسْمِ اللَّهِ ifadesinde Allah lafzı, kendisinden önceki esre sebebiyle okunur.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8İsra Suresi 23-24. ayetlerdeki فَلَا تَقُلْ لَهُمَا أُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُلْ لَهُمَا قَوْلًا كَرِيمًا وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا bölümünü okumaya hazırlanınız. Bölümdeki okunuşla ilgili harf ve işaretleri, tecvit kurallarını ve vakıf yerlerini belirleyip doğru okunuşu yazınız; ardından bu bölümü görsel-işitsel materyallerle nasıl çalışacağınızı planlayınız.
1. ipucu: 1. adım: Lam sakinden sonra gelen lam ve ra harflerini bulup idgam türlerini belirleyiniz; hemze-i vaslın vasılda ve başlarken okunuşunu yazınız.
2. ipucu: 2. adım: Lam-ı tarifli kelimelerde şemsî harfleri, tenvinden sonra gelen harfleri ve ra harfinin kalın-ince durumunu belirleyiniz.
3. ipucu: 3. adım: Ayet sonundaki vakıf şeklini yazınız ve dinle-takip et-kaydet-karşılaştır-düzelt döngüsünü bu bölüme uygulayınız.
Cevap: İdgamlar: تَقُلْ لَهُمَا ve وَقُلْ لَهُمَا ifadelerinde sakin lam aynı harfe katılır (idgam-ı misleyn): 'tekul lehumâ', 've kul lehumâ'. وَقُلْ رَبِّ ifadesinde lam, mahreci yakın ra'ya katılır (idgam-ı mütekaribeyn): 've kur rabbi'. Hemze-i vasl: وَاخْفِضْ vasılda 'vahfıd' okunur; رَبِّ ارْحَمْهُمَا vasılda 'rabbirhamhumâ' olur, okumaya buradan başlanırsa üçüncü harf ha üstünlü olduğu için 'irhamhumâ' denir ve sakin ra kalın okunur. Lam-ı tarif: الذُّلِّ (zel) ve الرَّحْمَةِ (ra) şemsî harflerdir; lam okunmaz, harfler şeddeli okunur: 'cenâhaz zulli miner rahmeti'. Tenvin: أُفٍّ وَلَا ifadesinde tenvinden sonra vav geldiği için idgam-ı maa'l-ğunne yapılır: 'uffiv ve lâ'; قَوْلًا كَرِيمًا ifadesinde tenvinden sonra kef geldiği için ihfa yapılır. Ra harfi: رَبِّ ve رَبَّيَانِي kelimelerinde ra üstünlü olduğu için kalındır; كَرِيمًا kelimesinde ra esreli olduğu için incedir. Dik üstün yoktur; كَمَا رَبَّيَانِي kelimelerinde tabii medler bir elif miktarı uzatılır. Vakıf: 23. ayet كَرِيمًا ile, 24. ayet صَغِيرًا ile biter; üstünlü tenvin elife dönüşür: 'kerîmâ', 'sağîrâ'. 23. ayette فَلَا تَقُلْ ifadesinde durup لَهُمَا kelimesinden başlamak anlamı koparacağı için uygun değildir. Çalışma planı: Önce bir hafızın bu iki ayeti okuyuşunu dinleyip mushafta takip ederim; idgam yerlerini maviyle, ğunne ve ihfayı yeşille, medleri kırmızıyla çalışma sayfasında işaretlerim; kendi okuyuşumu kaydedip hafızın okuyuşuyla karşılaştırır, özellikle 'kur rabbi' ve 'rabbirhamhumâ' geçişlerini kontrol ederim; hatalı yerleri düzeltip bir arkadaşımla karşılıklı okurum. Ayetlerin anlamını da göz önünde tutarım: 'Onlara öf bile deme, onları azarlama, onlara güzel söz söyle. Onlara merhametle alçak gönüllülük kanadını ger ve Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl yetiştirdilerse sen de onlara öyle merhamet et, de.'
Kısaca
- Surenin kimliği: İsra Suresi mushafın 17. suresidir; Mekke döneminde inmiş, 111 ayettir, 15. cüz bu sureyle başlar ve ilk üç sayfası Medine baskısını esas alan mushaflarda yaklaşık 1-27. ayetleri kapsar.
- Okunmayan harfler: Cem vavından sonra yazılan elif (فَجَاسُوا, تَتَّخِذُوا), أُولِي ve أُولَٰئِكَ kelimelerindeki vav okunmaz; إِلَى الْمَسْجِدِ gibi yerlerde ise med harfi vasılda düşer.
- Hemze-i vasl: Vasılda okunmaz; başlarken fiilin üçüncü harfi ötreliyse ötre (انْظُرْ: unzur), üstün veya esreliyse esre (اقْرَأْ: ikra') ile, lam-ı tarifte ise üstünle başlanır.
- Zamir ha'sı ve dik üstün: İki harekeli harf arasındaki zamir ha'sı uzatılır (بِعَبْدِهِ لَيْلًا: bi'abdihî leylen); dik üstün yazılmayan bir elifin yerini tutar (هَٰذَا: hâzâ).
- Tecvit uygulamaları: İlk sayfalarda izhar, idgam, iklab (مِنْ بَعْدِ), ihfa-i şefevi (وَأَمْدَدْنَاكُمْ بِأَمْوَالٍ), idgam-ı mütecaniseyn (عُدْتُمْ: uttum), medler ve kalkale bir arada görülür.
- Durak ve dinleme: Secavend işaretleri, vakıfta son harfin okunuşu ve anlamı bozmayan yerden başlama (ibtida), bir hafızı dinleyip kendi okuyuşunu kaydederek karşılaştırma yöntemiyle pekiştirilir.
Bu dersin öteki kaynakları
- 12. Sınıf Kur'an-ı Kerim Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Kur'an-ı Kerim Dersi Öğretim Programı (ortaöğretim) Öğretim programı
- 12. Sınıf Kur'an-ı Kerim Günlük Planları (2026-2027) Ders planı