Termodinamiğin birinci yasası gereğince bir kimyasal ya da fiziksel değişimde enerji yoktan var olmaz, vardan da yok olmaz; yalnızca sistem ile çevre arasında el değiştirir. Tepkimelerde ısı enerjisinin denklemde tepkenler mi yoksa ürünler tarafında mı yer aldığını kavramak, maddelerin yakıt ve besin olarak enerji kaynağı olma potansiyelini bilimsel ölçütlerle değerlendirmemizi sağlar.
Termodinamiğin Birinci Yasası ve Tepkime Denklemlerinde Isı Yönü
Fiziksel ve kimyasal değişimlerin tamamına enerji değişimi eşlik eder. Termodinamiğin birinci yasası olarak da bilinen enerjinin korunumu yasasına göre enerji yoktan var edilemez ve var olan enerji yok edilemez; yalnızca bir türden başka bir türe dönüşür veya sistem ile çevre arasında aktarılır. Bu nedenle sistem ile çevrenin oluşturduğu evrenin toplam enerjisi her zaman sabittir.
Endotermik (ısı alan) değişimlerde sistem, çevreden ısı enerjisi soğurur. Bu süreçte çevrenin enerjisi azalırken sistemin enerjisi artar; dolayısıyla ürünlerin toplam enerjisi tepkenlerin toplam enerjisinden büyüktür (E_ürün > E_tepken). Kimyasal denklem yazılırken alınan ısı tepkenler (girenler) bölgesinde gösterilir. Örneğin potasyum klorat katısının ısıtılarak potasyum klorür ve oksijen gazına ayrışması KClO3(k) + ısı -> KCl(k) + 32O2(g) denklemiyle ifade edilir.
Ekzotermik (ısı veren) değişimlerde ise sistem çevreye ısı enerjisi aktarır. Sistemin toplam enerjisi azalırken çevrenin enerjisi artar; yani tepkenlerin toplam enerjisi ürünlerin toplam enerjisinden büyüktür (E_tepken > E_ürün). Tepkime denkleminde açığa çıkan ısı ürünler tarafına yazılır. Karbon katısının yanma tepkimesi olan C(k) + O2(g) -> CO2(g) + ısı bu duruma temel bir örnektir.
Endotermik ve Ekzotermik Kimyasal-Fiziksel Süreç Örnekleri
Doğada ve laboratuvarda karşılaşılan olayları enerji alışverişine göre sınıflandırmak, tepkimenin kendiliğinden devam edip etmeyeceğini öngörmeye yardımcı olur. Erime, buharlaşma ve süblimleşme gibi düzensizliğin arttığı hâl değişimleri; suyun elektrolizi; kimyasal bağların kırılması; temel hâldeki bir atomdan elektron koparılması (iyonlaşma enerjisi); yeşil bitkilerin gerçekleştirdiği fotosentez ve birçok katının suda çözünmesi endotermik süreçlerdir.
Donma, yoğuşma ve kırağılaşma gibi taneciklerin daha düzenli hâle geçtiği fiziksel değişimler; kimyasal bağ oluşumu; uyarılmış atomların temel hâle dönerken ışıma yapması; asit ve bazların nötralleşme tepkimeleri; pil tepkimeleri; canlılardaki hücresel solunum ve gazların suda çözünmesi ise ekzotermik süreçlerdir.
Yanma tepkimeleri konusunda çok önemli bir istisna bulunur: Kömür, doğal gaz, hidrojen ve metallerin yanması gibi tüm yanma tepkimeleri ekzotermiktir; ancak azot gazının (N2) yanması endotermiktir. Azot gazının oksijenle tepkimeye girmesi için dışarıdan sürekli yüksek enerji verilmesi gerekir.
| Değişim Türü | Endotermik Örnekler (Isı Alan) | Ekzotermik Örnekler (Isı Veren) |
|---|---|---|
| Fiziksel Hâl Değişimi | Erime, buharlaşma, süblimleşme | Donma, yoğunlaşma (yoğuşma), kırağılaşma |
| Çözünme Olayları | NH4Cl ve şekerin suda çözünmesi | Gazların, NaOH ve CaCl2 katılarının suda çözünmesi |
| Atomik ve Bağ Süreçleri | Bağ kırılması, iyonlaşma, fotoelektrik elektron kopması | Kimyasal bağ oluşumu, uyarılmış atomun temel hâle geçişi |
| Kimyasal Tepkimeler | Elektroliz, analiz (KClO3 ayrışması), N2 gazının yanması | Yanma (N2 hariç), nötralleşme, pil ve termit tepkimeleri |
| Biyolojik Süreçler | Fotosentez | Hücresel solunum, ateş böceğinde biyolüminesans |
Günlük Yaşam ve Teknolojide Enerji Değişimi Uygulamaları
Kimyasal ve fiziksel süreçlerdeki ısı alışverişi günlük yaşamda pek çok teknolojik üründe doğrudan kullanılır. Kış aylarında yollardaki buzlanmayla mücadelede kullanılan kalsiyum klorür (CaCl2), suda çözünürken dışarıya ısı verir (ekzotermik çözünme). Açığa çıkan ısı çevredeki buzu eritirken, oluşan iyonlar da suyun donma noktasını düşürerek yeniden buzlanmayı engeller.
Tıbbi soğutma paketlerinde su ve amonyum klorür (NH4Cl) ayrı bölmelerde tutulur; paket sıkıştırıldığında bölmeler birleşir ve NH4Cl suda endotermik olarak çözünür. Örneğin 25 °C sıcaklıktaki 100 mL suda 20 g NH4Cl çözündüğünde çözelti sıcaklığı hızla 12 °C'a düşer ve yaralanan bölgeyi soğutur. Buna karşılık jel bazlı cep sobalarında aşırı doymuş sodyum asetat (CH3COONa) çözeltisi, metal diske basıldığında CH3COONa·3H2O(suda) -> CH3COONa·3H2O(k) + ısı denklemine göre kristalleşerek sıcaklığı 50-55 °C aralığında tutan ekzotermik bir ısı yayar. Katılaşan jel, sıcak suda ısıtılarak (endotermik erime) yeniden sıvı hâle getirilir.
Tren raylarının kaynak işleminde kullanılan termit tepkimesi (2Al(k) + Fe2O3(k) -> Al2O3(k) + 2Fe(s) + ısı), demiri sıvı hâlde eritecek kadar yüksek ısı açığa çıkaran ekzotermik bir tepkimedir. Ateş böceklerinin enzim yardımıyla kimyasal enerjiyi soğuk ışığa dönüştürdüğü biyolüminesans olayı da enerji açığa çıkardığı için ekzotermiktir. Fotoselli musluk bataryalarında ise ışık fotonlarının metal yüzeydeki atomlardan elektron koparması (fotoelektrik etki) dışarıdan enerji soğurduğu için endotermik bir süreçtir.
Maddelerin Enerji Kaynağı Olma Potansiyeli ve Isıl Değer
İş yapabilme kapasitesi olan enerji, günlük yaşamda kullanılan toplam miktarın yaklaşık %70'i oranında yakıtların yakılmasıyla elde edilir. Yanma yoluyla ısı üreten maddelere yakıt denir. Örneğin LPG'nin bileşenlerinden propan (C3H8) gazı C3H8(g) + 5O2(g) -> 3CO2(g) + 4H2O(s) + 2219,9 kJ denklemine göre yandığında, 1 mol propan başına 2219,9 kJ ısı açığa çıkar ve bu ısı taşıtlarda hareket enerjisine dönüştürülür.
Farklı maddelerin enerji kaynağı olma potansiyelini adil biçimde karşılaştırmak için 1 gram maddenin tamamen yanmasıyla açığa çıkan ısı miktarı (ısıl değer, kJ/g) kullanılır. Standart koşullarda 1 gram maddenin yanmasıyla açığa çıkan ısı; glikozda 15,6 kJ/g, selülozda 17,5 kJ/g, turba kömüründe 20,8 kJ/g, çam odununda 21,2 kJ/g, metanolde 22,7 kJ/g, taş kömüründe 28,3 kJ/g, grafitte 32,8 kJ/g, izooktanda (benzin bileşeni) 47,8 kJ/g, doğal gazda 49,5 kJ/g (saf metanda 55,6 kJ/g) ve hidrojen gazında 142,9 kJ/g değerindedir.
Ancak bir maddenin ideal bir yakıt sayılması için yalnızca ısıl değerinin yüksek olması yetmez. Yakıt seçimi yapılırken birim miktarının verdiği ısı, oluşturduğu atık miktarı ve çevreye etkileri, depolanma ve taşınma kolaylığı ile maliyet ve temin edilebilirlik ölçütleri bir arada değerlendirilmelidir.
| Madde / Yakıt Türü | 1 Gramının Yanma Isısı (kJ/g) | Temel Kullanım ve Özellik |
|---|---|---|
| Glikoz (C6H12O6) / Selüloz | 15,6 / 17,5 | Canlılarda hücresel enerji kaynağı / bitkisel biyokütle |
| Turba Kömürü / Çam Odunu | 20,8 / 21,2 | Düşük ısıl değerli geleneksel katı yakıtlar |
| Metanol (CH3OH) / Taş Kömürü | 22,7 / 28,3 | Sıvı alkol yakıtı / sanayide kullanılan yüksek karbonlu kömür |
| İzooktan / Doğal Gaz | 47,8 / 49,5 | Yüksek ısıl değerli yaygın fosil yakıtlar (CO2 salımı yapar) |
| Hidrojen Gazı (H2) | 142,9 | En yüksek ısıl değerli temiz yakıt; yanma ürünü yalnızca sudur |
Fosil Yakıtların Çevresel Etkileri ve Temiz Enerji Kaynağı Olarak Hidrojen
Kömür, petrol (benzin/izooktan) ve doğal gaz gibi fosil yakıtlar, yüksek ısıl değerleri ve mevcut altyapıyla kolay temin edilmeleri nedeniyle günümüzde en yaygın kullanılan enerji kaynaklarıdır. Ancak bu kaynaklar yenilenemez niteliktedir ve yandıklarında atmosfere yüksek miktarda karbondioksit (CO2) gazı salarlar.
Atmosferde biriken CO2 gazı, Yerküre'den uzaya yansıyan ısıyı tutarak sera etkisine ve küresel iklim değişikliğine yol açar. Ayrıca kömür gibi katı fosil yakıtların yanması kül, kurum ve asit yağmurlarına neden olan kükürt/azot oksit atıkları oluşturur. Fosil yakıtların hızla tükenmesi ve çevresel maliyetleri, alternatif ve temiz enerji kaynaklarına geçişi zorunlu kılmıştır.
Hidrojen gazı (H2), H2(g) + 12O2(g) -> H2O(s) + 285,8 kJ denklemine göre yandığında gram başına 142,9 kJ ısı vererek doğal gazın yaklaşık 3 katı, taş kömürünün ise 5 katı enerji üretir. Yanma ürünü olarak yalnızca su (H2O) oluşturduğu için sera gazı veya zehirli atık bırakmaz. Bununla birlikte hidrojenin doğada serbest hâlde bulunmayıp bileşiklerinden enerji harcanarak üretilmesi ve çok düşük yoğunluklu bir gaz olduğu için yüksek basınçlı tanklarda depolanma güçlüğü, yaygın kullanımının önündeki başlıca teknik engellerdir.
Besinlerin Fizyolojik Enerji Değerleri ve Enerji İçeceklerinin Etkileri
Canlılar vücut sıcaklığını korumak, kas hareketlerini sürdürmek ve biyokimyasal sentez tepkimelerini gerçekleştirmek için ihtiyaç duydukları enerjiyi besinlerin hücresel solunumla yıkımından sağlar. Bir besinin enerji kaynağı olma potansiyeli, içerdiği karbonhidrat, yağ ve protein oranlarına bağlıdır. Fizyolojik olarak 1 gram karbonhidrat 17 kJ, 1 gram protein 17 kJ, 1 gram yağ ise 38 kJ enerji verir.
Ceviz, fındık, badem ve bitkisel sıvı yağlar yüksek yağ içerikleri nedeniyle birim kütlede şeker veya ekmekten iki kat daha fazla enerji barındırır. Günlük beslenmede enerji ihtiyacının yaklaşık %55-60'ının karbonhidratlardan, %25-30'unun yağlardan ve %12-15'inin proteinlerden karşılanması dengeli metabolizma için önerilir.
Son yıllarda tüketimi artan enerji içecekleri; yüksek miktarda şeker, kafein ve taurin içerir. Bu içecekler gerçek anlamda sağlıklı bir hücresel yakıt sunmak yerine sinir ve dolaşım sistemini aşırı uyarır. Nitekim model organizma olan su piresi (Daphnia) üzerinde yapılan laboratuvar deneylerinde, enerji içeceklerinin kalp atış hızını anormal biçimde artırdığı ve düzensizleştirdiği gözlemlenir. Benzer şekilde yapay tatlandırıcılar tatlılık hissi vermelerine karşın hücreler tarafından enerji üretiminde kullanılamaz.
Örnekler
Örnek 1Potasyum kloratın ayrışma denklemi KClO3(k) + ısı -> KCl(k) + 3/2 O2(g) ve karbonun yanma denklemi C(k) + O2(g) -> CO2(g) + ısı olarak verilmiştir. Bu iki tepkimede sistemin enerjisinin nasıl değiştiğini ve tepken-ürün enerji ilişkisini karşılaştırınız.
Cevabı göster
KClO3 katısının ayrışmasında ısı tepkenler tarafında yer aldığı için tepkime endotermiktir; sistem çevreden ısı alır, sistemin toplam enerjisi artar ve E_ürün > E_tepken olur. Karbonun yanmasında ise ısı ürünler tarafında yer aldığı için tepkime ekzotermiktir; sistem çevreye ısı verir, sistemin toplam enerjisi azalır ve E_tepken > E_ürün olur.
Örnek 2Kışın buzlanan yollara kalsiyum klorür (CaCl2) serpilmesinin ve sporcu yaralanmalarında amonyum klorür (NH4Cl) içeren soğutma paketleri kullanılmasının enerji değişimi açısından farkı nedir?
Cevabı göster
Kalsiyum klorürün suda çözünmesi ekzotermiktir; dışarıya verdiği ısı çevredeki buzu eritir ve çözeltinin donma noktasını düşürür. Amonyum klorürün suda çözünmesi ise endotermiktir; çevreden (yaralı dokudan) ısı alarak çözelti sıcaklığını 25 °C'tan 12 °C'a kadar düşürür ve soğutma işlevi görür.
Örnek 3Jel bazlı cep sobalarında sodyum asetatın kristalleşmesi (CH3COONa·3H2O(suda) -> CH3COONa·3H2O(k) + ısı) ile sobanın tekrar kullanılmak üzere sıcak suda ısıtılması olaylarını endotermik/ekzotermik olma bakımından açıklayınız.
Cevabı göster
Metal diske basıldığında sıvı sodyum asetatın katı kristallere dönüşmesi sırasında dışarıya ısı verilir (50-55 °C); bu süreç ekzotermiktir. Katılaşmış jelin sıcak su içinde eritilerek yeniden sıvı çözelti hâline getirilmesi ise çevreden ısı aldığı için endotermiktir.
Örnek 4Standart koşullarda 1 gram metan (CH4) yandığında 55,6 kJ, 1 gram hidrojen gazı (H2) yandığında ise 142,9 kJ ısı açığa çıkmaktadır. 5 gram H2 gazının tamamen yanmasıyla açığa çıkan ısı, 10 gram CH4 gazının yanmasıyla açığa çıkan ısıdan kaç kJ fazladır?
Cevabı göster
5 gram H2 gazının yanmasıyla 5 x 142,9 = 714,5 kJ ısı açığa çıkar. 10 gram CH4 gazının yanmasıyla ise 10 x 55,6 = 556,0 kJ ısı açığa çıkar. Aradaki fark 714,5 - 556,0 = 158,5 kJ olup 5 g hidrojen, 10 g metandan 158,5 kJ daha fazla ısı üretir.
Örnek 5Hidrojen gazı hem en yüksek ısıl değere (142,9 kJ/g) sahip olmasına hem de yandığında yalnızca su (H2O) oluşturmasına rağmen neden günümüzde doğal gaz kadar yaygın kullanılamamaktadır?
Cevabı göster
Bir maddenin yakıt olma potansiyeli yalnızca ısıl değer ve çevre dostu olmasına değil; aynı zamanda temin edilme, maliyet ve depolanma koşullarına bağlıdır. Hidrojen doğada serbest hâlde bulunmadığından bileşiklerinden enerji harcanarak üretilir; ayrıca çok düşük yoğunluklu bir gaz olduğu için yüksek basınç altında veya çok düşük sıcaklıkta sıvılaştırılarak depolanması ve taşınması yüksek maliyet ve ileri güvenlik teknolojisi gerektirir.
Örnek 6100 gramlık bir kuruyemiş karışımında 20 g karbonhidrat, 50 g yağ ve 20 g protein bulunmaktadır (kalan 10 g su ve posadır). Bu besinin tamamen metabolize edilmesiyle vücuda sağlayacağı toplam fizyolojik enerji kaç kJ'dür?
Cevabı göster
Karbonhidratlardan 20 x 17 = 340 kJ, yağlardan 50 x 38 = 1900 kJ ve proteinlerden 20 x 17 = 340 kJ enerji elde edilir. Toplam fizyolojik enerji 340 + 1900 + 340 = 2580 kJ olur.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Aşağıda verilen fiziksel ve kimyasal değişimlerden hangisinde sistemin toplam enerjisi zamanla artar (E_ürün > E_tepken)?
Sistemin enerjisinin artması (E_ürün > E_tepken) olayın çevreden ısı alan endotermik bir değişim olduğunu gösterir. Potasyum kloratın analiz (ayrışma) tepkimesi endotermiktir; diğer seçeneklerdeki tüm olaylar çevreye ısı veren ekzotermik değişimlerdir.
2Fotoselli musluk bataryalarında ışık fotonlarının metal yüzeydeki atomlardan elektron koparması (I) ve ateş böceklerinin karın bölgesindeki kimyasal maddenin oksijenle tepkimeye girerek ışık yayması (II) olaylarının enerji değişimi yönünden sınıflandırması aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Fotosel sensörde ışık fotonlarının enerjisi soğurularak atomdan elektron koparılması (fotoelektrik etki / iyonlaşma) endotermiktir. Ateş böceğinde kimyasal enerjinin ışık ve az miktarda ısı olarak dışarı yayılması (biyolüminesans) ise ekzotermiktir.
3Standart koşullarda bazı maddelerin 1 gramının tamamen yanmasıyla açığa çıkan ısı değerleri: Glikoz = 15,6 kJ/g, Taş kömürü = 28,3 kJ/g, Doğal gaz = 49,5 kJ/g ve Hidrojen gazı = 142,9 kJ/g olarak verilmiştir. Yalnızca bu veriler ve yanma tepkimeleri dikkate alındığında aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yanlıştır?
Bir yakıtın ısıl değerinin yüksek olması onun kolay depolandığı anlamına gelmez; nitekim hidrojen gazı (142,9 kJ/g) en yüksek ısıl değere sahip olmasına karşın gaz fazında düşük yoğunluklu olduğu için depolanması ve taşınması en güç yakıtlardan biridir.
4Besinlerin enerji kaynağı olma potansiyeli ile ilgili; I. 1 gram yağın verdiği enerji (38 kJ), 1 gram karbonhidratın verdiği enerjiden (17 kJ) fazladır. II. Ceviz ve fındık gibi yağca zengin besinlerin birim kütledeki enerji potansiyeli yüksektir. III. Enerji içeceklerindeki kafein ve yapay tatlandırıcılar, hücrelerde yağlardan daha fazla ATP üretilmesini sağlayan temel yakıtlardır. yargılarından hangileri doğrudur?
Yağlar 38 kJ/g ile karbonhidrat ve proteinlerden (17 kJ/g) iki kat fazla enerji sağlar (I ve II doğru). Kafein uyarıcı bir maddedir, yapay tatlandırıcılar ise hücresel enerji yakıtı olarak kullanılmaz (III yanlış).
5Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Termodinamiğin birinci yasasına göre ekzotermik bir tepkimede sistemin kaybettiği enerji, çevrenin kazandığı enerjiye eşittir.
Enerjinin korunumu yasası gereğince evrenin toplam enerjisi sabittir; sistemin verdiği ısı çevre tarafından alınır.
- Azot gazının (N2) yanması dahil olmak üzere doğadaki tüm yanma tepkimeleri ekzotermiktir.
Azot gazının (N2) yanması endotermiktir; diğer yanma tepkimeleri ekzotermiktir.
- Tıbbi soğutma paketlerinde amonyum klorürün (NH4Cl) suda çözünmesi sırasında sistem çevreden ısı alır.
NH4Cl katısının suda çözünmesi endotermiktir; çevreden ısı aldığı için karışımın sıcaklığı hızla düşer.
- Hidrojen gazı yandığında atmosfere karbondioksit (CO2) saldığı için küresel ısınmaya neden olur.
Hidrojen gazı karbon atomu içermez; yandığında yalnızca su (H2O) oluşur.
- Eşit kütledeki karbonhidrat ve proteinin insan vücudunda sağladığı fizyolojik enerji miktarı birbirine yakındır (yaklaşık 17 kJ/g).
Karbonhidratlar ve proteinler gram başına yaklaşık 17 kJ, yağlar ise 38 kJ enerji verir.
- Termodinamiğin birinci yasasına göre ekzotermik bir tepkimede sistemin kaybettiği enerji, çevrenin kazandığı enerjiye eşittir.
6Aşağıdaki madde veya süreçleri, karşılarındaki enerji özelliği ya da ısıl değer bilgisiyle eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Endotermik tepkimelerde ürünlerin toplam enerjisi tepkenlerin toplam enerjisinden büyük olduğu için tepkime denkleminde ısı tarafına yazılır.
- Jel bazlı cep sobalarında sıvı sodyum asetat çözeltisinin katılaşarak dışarıya ısı vermesi bir değişimdir.
- Kömür, petrol ve doğal gaz gibi yakıtların aşırı kullanımı atmosferdeki karbondioksit oranını artırarak sera etkisine yol açar.
- Fotoselli bataryalarda ışık fotonlarının metal yüzeydeki atomlardan koparması endotermik bir olaydır.
- Model organizma olan su piresi (Daphnia) üzerinde yapılan deneylerde enerji içeceklerindeki maddesinin kalp atış hızını artırdığı gözlemlenir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Bir araştırmacı, ceviz içi ile toz şekerin enerji kaynağı olma potansiyellerini karşılaştırmak için eşit kütlede (1'er gram) ceviz ve şekeri ayrı ayrı yakarak içinde 100 mL su bulunan özdeş beherglasları ısıtıyor. Bu deneyde bağımsız, bağımlı ve kontrol değişkenlerini belirleyerek hangi beherglastaki suyun sıcaklığının daha fazla artacağını bilimsel gerekçesiyle açıklayınız.
1. ipucu: Deneyde araştırmacının kendi değiştirdiği değişken (besin türü: ceviz ve şeker) bağımsız değişkendir.
2. ipucu: Isıtılan suyun kütlesi (100 mL), başlangıç sıcaklığı ve yakılan besin kütlesi (1 g) sabit tutulan kontrol değişkenleridir.
3. ipucu: Ceviz yağ bakımından (38 kJ/g), toz şeker ise karbonhidrat bakımından (17 kJ/g) zengindir.
Cevap: Bu deneyde bağımsız değişken yakılan besin maddesinin türü (ceviz içi ve toz şeker), bağımlı değişken beherglastaki suyun sıcaklık artışı (veya hesaplanan açığa çıkan ısı miktarı), kontrol değişkenleri ise yakılan besin kütlesi (1 g), beherglastaki su miktarı (100 mL), suyun başlangıç sıcaklığı ve kullanılan düzenektir. Ceviz içi yüksek oranda yağ (38 kJ/g) içerirken toz şeker saf karbonhidrattır (17 kJ/g). Yağların birim kütlesinin yanma ısısı karbonhidratların iki katından fazla olduğu için, 1 gram cevizin yakıldığı düzenekteki suyun son sıcaklığı çok daha fazla artacaktır.
Kısaca
- Termodinamiğin birinci yasasına (enerjinin korunumu yasası) göre evrenin toplam enerjisi sabittir; sistemin kazandığı ya da kaybettiği enerji, çevrenin kaybettiği ya da kazandığı enerjiye büyüklükçe eşittir.
- Endotermik tepkimelerde sistem çevreden ısı alır, sistemin toplam enerjisi artar (E_ürün > E_tepken) ve ısı ifadesi tepkime denkleminde tepkenler (girenler) tarafına yazılır.
- Ekzotermik tepkimelerde sistem çevreye ısı verir, sistemin toplam enerjisi azalır (E_tepken > E_ürün) ve ısı ifadesi tepkime denkleminde ürünler tarafına yazılır.
- Bağ kırılması, atomdan elektron koparılması (iyonlaşma enerjisi), elektroliz, fotosentez, kireç taşının ve potasyum kloratın analiz tepkimeleri ile azot gazının (N2) yanması endotermik olaylardır.
- Azot gazı dışındaki tüm yanma tepkimeleri, asit-baz nötralleşme tepkimeleri, kimyasal bağ oluşumu, pil tepkimeleri, hücresel solunum, gazların suda çözünmesi ve kalsiyum klorürün (CaCl2) suda çözünmesi ekzotermik olaylardır.
- Bir maddenin enerji kaynağı (yakıt) olma potansiyeli değerlendirilirken birim kütlesinin (1 gramının) yandığında açığa çıkardığı ısı (ısıl değer, kJ/g), oluşturduğu atık ve çevresel etki, depolama ve taşınma güvenliği ile maliyet ölçütleri birlikte ele alınır.
- Hidrojen gazı (H2), 142,9 kJ/g ısıl değeriyle doğal gaz (49,5 kJ/g) ve izooktan (47,8 kJ/g) gibi fosil yakıtların yaklaşık üç katı enerji verir; üstelik yanma ürünü yalnızca su (H2O) olduğundan temiz bir enerji kaynağıdır.
- Canlıların yaşamsal faaliyetleri için kullandığı temel besin bileşenlerinin fizyolojik enerji değerleri karbonhidratlar için 17 kJ/g, proteinler için 17 kJ/g ve yağlar için 38 kJ/g düzeyindedir.