İslam davetinin yirmi üç yıl gibi kısa bir sürede Mekke'deki bir avuç insandan bütün Arap Yarımadası'na ve ardından kıtalara yayılması, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) rehberliğinde sahabilerin gösterdiği eşsiz fedakârlıklarla mümkün olmuştur. Sahabiler sadece vahyi dinleyen kimseler olmamış; öğrendikleri her ayeti yaşayan, öğreten, mallarını ve canlarını bu yolda seferber eden birer davet ve irşat öncüsü olmuşlardır.
Tebliğ, Davet, İrşat ve İlk Davet Halkası
İslam'ın insanlara ulaştırılmasında üç temel kavram öne çıkar: İlahi mesajları insanlara eksiksiz bildirmeye tebliğ, insanları hikmet ve güzel öğütle İslam'ı kabul edip yaşamaya çağırmaya davet, kalpleri aydınlatıp doğru yolu göstermeye ise irşat denir. Sahabiler iman ettikleri andan itibaren bu sorumluluğu Hz. Peygamber ile paylaşmışlardır.
İlk vahiy sürecinde Hz. Hatice (r.a.) Peygamberimize ilk iman eden kişi olarak tüm servetiyle ve manevi desteğiyle davetin arkasında durmuştur. Hz. Ebû Bekir (r.a.) ise Mekke'deki saygınlığını ve samimi dostluklarını kullanarak Hz. Osman, Zübeyr bin Avvâm, Talha bin Ubeydullah, Sa'd bin Ebî Vakkas ve Abdurrahman bin Avf gibi Aşere-i Mübeşşere'den pek çok öncü ismin Müslüman olmasına vesile olmuştur.
Mekke döneminin en zorlu yıllarında genç sahabi Erkam bin Ebi'l-Erkam, Safâ tepesi eteklerindeki evini (Dârü'l-Erkam) İslam davetine tahsis etmiştir. Burası Müslümanların gizlice toplandığı, Kur'an öğrendiği ve Hz. Ömer'in de İslam'la şereflendiği ilk eğitim ve tebliğ merkezi olmuştur.
Öncü Davetçiler: Mus'ab bin Umeyr, Ca'fer bin Ebî Tâlib ve Muâz bin Cebel
Mekke'nin en varlıklı ailesinin genci iken imanı uğruna tüm zenginliğini terk eden Mus'ab bin Umeyr (r.a.), 621 yılındaki Birinci Akabe Biatı'ndan sonra Hz. Peygamber tarafından Medine'ye (Yesrib'e) İslam'ın ilk muallimi (öğretmeni) olarak gönderilmiştir. Es'ad bin Zürâre'nin evinde yürüttüğü hikmetli davet çalışmalarıyla Sa'd bin Muâz ve Üseyd bin Hudayr gibi kabile reislerinin Müslüman olmasını sağlamış ve Medine'yi Hicret'e hazırlamıştır.
Mekkeli müşriklerin baskıları artınca 615'te gerçekleştirilen Habeşistan hicretinde Müslüman kafilesine başkanlık eden Ca'fer bin Ebî Tâlib (r.a.), Habeş Kralı (Necaşi) Ashame'nin huzurunda Meryem suresinin ilk ayetlerini okumuş; İslam'ın cahiliye karanlığını nasıl aydınlattığını ve Hz. İsa ile Hz. Meryem'e bakışını o kadar etkileyici anlatmıştır ki Necaşi Müslümanları himayesine almıştır.
Helal ve haramı (fıkhı) en iyi bilen sahabi olan Muâz bin Cebel (r.a.) ise Hicret'in 9. yılında Yemen'e kadı (hâkim) ve muallim olarak gönderilmiştir. Hz. Peygamber ona ne ile hükmedeceğini sorduğunda 'Önce Allah'ın Kitabı, onda bulamazsam Resûlullah'ın sünneti, onda da bulamazsam kendi görüşümle (içtihat)' cevabını vermiş; Peygamberimiz de ona 'Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz' tavsiyesinde bulunmuştur.
Eğitim, Diplomasi, Sosyal ve Ekonomik Alanda Sahabe Katkıları
Medine döneminde Mescid-i Nebi'nin bitişiğinde kurulan Suffe okulunda yetişen Ashâb-ı Suffe (Ebû Hüreyre, Abdullah bin Mes'ûd, Selmân-ı Fârisî vb.), hem hadislerin hafızası olmuş hem de çevre kabilelere İslam'ı öğretmek üzere muallim olarak gönderilmiştir. Recî' ve Bi'r-i Maûne vakalarında İslam'ı öğretmeye giderken pusuya düşürülüp şehit edilen 70 kurrâ (hafız) sahabi, ilim ve tebliğ uğrundaki en büyük fedakârlık örnekleridir.
Hudeybiye Antlaşması'ndan (628) sonra çevre hükümdarlara gönderilen İslam'a davet mektuplarını; Bizans İmparatoru Heraklius'a Dıhye el-Kelbî, İran Kisrâsına Abdullah bin Huzâfe, Mısır Mukavkısına Hâtıb bin Ebî Beltea, Habeş Necaşisine ise Amr bin Ümeyye büyük bir cesaretle ulaştırmıştır.
Sosyal ve ekonomik alanda Hz. Osman Medine'de Rûme Kuyusu'nu satın alıp halka vakfetmiş ve Tebük Seferi'nde Ceyşü'l-Usre'yi (Zorluk Ordusu) tek başına yüzlerce deve ve altınla donatmıştır. Kadın sahabilerden Hz. Âişe ve Ümmü Seleme dinî ilimlerin öğretilmesinde, Rufeyde el-Eslemiyye ilk sahra hastanesinin kurulmasında, Nesîbe Hatun (Ümmü Umâre) ise Uhud'da Hz. Peygamber'i savunmada öncülük etmiştir.
Örnekler
Örnek 1Tebliğ, davet ve irşat kavramlarının anlamlarını açıklayarak sahabilerin bu süreçteki temel yöntemini belirtiniz.
Cevabı göster
Tebliğ ilahi mesajı eksiksiz ulaştırmak, davet insanları hikmet ve güzel öğütle İslam'a çağırmak, irşat ise doğru yolu gösterip rehberlik etmektir. Sahabilerin en etkili yöntemi, söyledikleri ilkeleri önce kendi hayatlarında yaşayarak (hal diliyle / güzel ahlakla temsil ederek) insanlara güven vermeleri olmuştur.
Örnek 2Mus'ab bin Umeyr'in (r.a.) İslam davetindeki yeri nedir ve Medine'nin İslamlaşmasına nasıl katkıda bulunmuştur?
Cevabı göster
Mus'ab bin Umeyr İslam'ın ilk muallimidir (öğretmenidir). Birinci Akabe Biatı'ndan sonra Medine'ye gönderilmiş; tatlı dili, sabrı ve ikna edici Kur'an tilavetiyle kabile liderlerinin (Sa'd bin Muâz gibi) kalplerini kazanarak Medine'de İslam'ın girmediği ev bırakmamış ve şehri Hicret'e hazırlamıştır.
Örnek 3Ca'fer bin Ebî Tâlib'in (r.a.) Habeşistan Kralı Necaşi huzurunda yaptığı konuşmanın İslam daveti açısından önemi nedir?
Cevabı göster
Mekkeli müşrik elçiler muhacirleri geri almak istediğinde Ca'fer bin Ebî Tâlib söz alarak İslam'ın cahiliye vahşetini nasıl ortadan kaldırdığını, adaleti, doğruluğu ve yetim hakkını nasıl koruduğunu anlatmış ve Meryem suresini okumuştur. Bu diplomatik ve samimi tebliğ sayesinde Necaşi Müslümanları koruma altına almış ve kendisi de iman etmiştir.
Örnek 4Hz. Peygamber'in Muâz bin Cebel'i (r.a.) Yemen'e kadı ve muallim olarak gönderirken aralarında geçen diyalog İslam hukuk metodolojisine (fıkıh usulüne) hangi ilkeyi kazandırmıştır?
Cevabı göster
Muâz bin Cebel, karşılaştığı meselelerde sırasıyla 'Allah'ın Kitabı (Kur'an), Resûlullah'ın Sünneti ve bunlarda açık hüküm bulamazsa kendi içtihadı (akli kıyası)' ile hükmedeceğini belirtmiş; Hz. Peygamber de bundan memnun kalarak İslam hukukundaki deliller sıralamasını (Edille-i Şer'iyye) onaylamıştır.
Örnek 5Mekke döneminde 'Dârü'l-Erkam'ın, Medine döneminde ise 'Suffe'nin İslam davetindeki işlevlerini karşılaştırınız.
Cevabı göster
Dârü'l-Erkam, Mekke'de müşrik baskısının en yoğun olduğu dönemde Müslümanların gizlice toplandığı, Kur'an öğrendiği ve yeni inananların eğitildiği ilk davet eviydi. Suffe ise Medine'de Mescid-i Nebi bitişiğinde kurulan, sahabilerin yatılı olarak ilim öğrenip kabilelere muallim olarak gönderildiği ilk kurumsal İslam üniversitesiydi.
Örnek 6Kadın sahabilerin İslam davetine, eğitimine ve sosyal hayata sağladıkları katkılara örnekler veriniz.
Cevabı göster
Hz. Hatice ilk inanan olarak tüm servetiyle daveti desteklemiş; Sümeyye binti Hayyat inancı uğruna ilk şehit olmuştur. Hz. Âişe ve Ümmü Seleme binlerce hadis rivayet ederek ve fıkhi fetvalar vererek kadınların ve toplumun eğitimine öncülük etmiş; Rufeyde el-Eslemiyye savaşlarda yaralıları tedavi etmiş, Nesîbe Hatun ise Uhud'da bizzat savaşarak Hz. Peygamber'i korumuştur.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Birinci Akabe Biatı'ndan sonra Hz. Peygamber tarafından Medine'ye (Yesrib) İslam'ı ve Kur'an-ı Kerim'i öğretmek üzere gönderilen ve 'İslam'ın ilk muallimi' unvanıyla tanınan sahabi aşağıdakilerden hangisidir?
Birinci Akabe Biatı sonrasında Medinelilere İslam'ı öğretmek üzere gönderilen ilk muallim Mus'ab bin Umeyr (r.a.)'dir.
2Habeşistan hicretinde Müslüman kafilesinin sözcülüğünü yapan ve Habeş Kralı Necaşi Ashame'nin huzurunda Meryem suresinin ayetlerini okuyarak İslam'ın ilkelerini başarıyla tanıtan sahabi kimdir?
Habeşistan muhacirlerinin başkanı olan ve Necaşi huzurunda Meryem suresini okuyarak konuşma yapan sahabi Hz. Ali'nin ağabeyi Ca'fer bin Ebî Tâlib'dir.
3Hz. Peygamber'in Hicret'in 9. yılında Yemen'e kadı (hâkim) ve muallim olarak gönderirken 'Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz' tavsiyesinde bulunduğu âlim sahabi aşağıdakilerden hangisidir?
Helal ve haramı en iyi bilen sahabi olarak Yemen'e kadı ve muallim gönderilen sahabi Muâz bin Cebel (r.a.)'dir (Ebû Musa el-Eş'arî ile birlikte).
4Sahabilerin İslam davetine farklı alanlarda yaptıkları katkılarla ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
Rufeyde el-Eslemiyye İslam'ın ilk kadın hemşiresi/hekimi olup Mescid-i Nebi'de bakım çadırı kurmuştur; Mushaf heyetinin başkanı Zeyd bin Sâbit'tir.
5
- Hz. Ebû Bekir'in samimi davetiyle Hz. Osman, Talha bin Ubeydullah ve Zübeyr bin Avvâm gibi pek çok öncü sahabi Müslüman olmuştur.
Hz. Ebû Bekir iman ettikten hemen sonra en yakın dostlarını İslam'a davet ederek ilk halkayı genişletmiştir.
- İnsanları hikmet ve güzel öğütle İslam'ı yaşamaya çağırmaya 'davet', doğru yolu gösterip rehberlik etmeye 'irşat' denir.
Tebliğ, davet ve irşat İslam'ın insanlara ulaştırılmasının üç temel boyutudur.
- Mekke döneminde Müslümanların gizlice toplanıp eğitim aldıkları Dârü'l-Erkam, Medine'de inşa edilmiş bir kervansaraydır.
Dârü'l-Erkam Medine'de değil, Mekke'de Safâ tepesi yakınında Erkam bin Ebi'l-Erkam'ın evidir.
- Muâz bin Cebel, Yemen'de Kur'an ve sünnette açık hüküm bulamadığı konularda kendi içtihadıyla hüküm vereceğini söylemiştir.
Muâz hadisi İslam fıkhında içtihat ve kıyasın meşruiyetinin en önemli delilidir.
- Kadın sahabiler İslam davetinde ve ilim hayatında görev almamış, hadis rivayetinde bulunmamışlardır.
Başta Hz. Âişe ve Ümmü Seleme olmak üzere kadın sahabiler binlerce hadis rivayet etmiş ve davetin her alanında aktif rol almıştır.
- Hz. Ebû Bekir'in samimi davetiyle Hz. Osman, Talha bin Ubeydullah ve Zübeyr bin Avvâm gibi pek çok öncü sahabi Müslüman olmuştur.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- İlahi vahiy mesajlarını insanlara eksiksiz ve açık bir şekilde ulaştırmaya adı verilir.
- Hz. Peygamber'e ilk iman eden ve tüm servetiyle İslam davetini destekleyen müminlerin annesi Hz. (r.a.)'dır.
- Çevre kabilelere İslam'ı öğretmek üzere gönderilen 70 hafız (kurrâ) sahabi ve Recî' vakalarında şehit edilmiştir.
- Uhud Savaşı'nda eline kılıç ve kalkan alarak Hz. Peygamber'i canı pahasına koruyan kadın sahabi Hatun'dur.
- Tebük Seferi öncesinde Zorluk Ordusu'nu (Ceyşü'l-Usre) büyük bir servet bağışlayarak donatan sahabi Hz. (r.a.)'dır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8İslam davetinin kısa sürede başarıya ulaşmasında sahabilerin (Mus'ab bin Umeyr, Ca'fer bin Ebî Tâlib, Muâz bin Cebel ve Ashâb-ı Suffe örnekleri üzerinden) üstlendikleri tebliğ, eğitim ve temsil sorumluluğunu değerlendiriniz.
1. ipucu: Sahabilerin öğrendikleri ayetleri önce kendi ahlak ve davranışlarına yansıtmalarının (temsil) önemini belirtiniz.
2. ipucu: Mus'ab bin Umeyr'in Medine'de, Ca'fer bin Ebî Tâlib'in Habeşistan'da ve Muâz bin Cebel'in Yemen'de kullandığı davet dilini açıklayınız.
3. ipucu: Mal ve can fedakârlığının (Dârü'l-Erkam, Suffe, Bi'r-i Maûne, infak) İslam medeniyetinin doğuşuna etkisini yorumlayınız.
Cevap: Sahabiler İslam davetini sadece Hz. Peygamber'in omuzlarına bırakmamış, her biri İslam'ın canlı birer temsilcisi olmuştur. Mekke'nin en zengin genci iken imanı için her şeyini bırakan Mus'ab bin Umeyr, Medine'ye ilk muallim olarak gidip tatlı dili ve nezaketiyle gönülleri fethetmiş; Ca'fer bin Ebî Tâlib Habeşistan sarayında Meryem suresini okuyarak diplomatik bilgeliğiyle Hristiyan bir kralı etkilemiş; Muâz bin Cebel ise Yemen'de 'kolaylaştırıp müjdeleyen' bir eğitim ve adalet modeli kurmuştur. Ashâb-ı Suffe ve Bi'r-i Maûne şehitleri canlarını ilim ve tebliğ yolunda ortaya koyarken, Hz. Hatice, Hz. Ebû Bekir ve Hz. Osman gibi sahabiler tüm servetlerini infak etmişlerdir. Onların bu samimi temsili ve fedakârlığı İslam'ın gönüllerde kök salmasını sağlamıştır.
Kısaca
- Sahabiler, ilahi mesajın ulaştırılması (tebliğ), hikmetle çağrı (davet) ve doğru yolu gösterme (irşat) görevlerinde Hz. Peygamber'in en büyük yardımcıları olmuştur.
- Mekke döneminde Dârü'l-Erkam ilk gizli davet ve eğitim merkezi olurken, Medine'de Suffe okulu öğretmen yetiştiren bir ilim yuvası olarak çalışmıştır.
- Mus'ab bin Umeyr Birinci Akabe Biatı'ndan sonra Medine'ye gönderilen ilk İslam muallimi olarak şehri Hicret'e hazırlamıştır.
- Ca'fer bin Ebî Tâlib Habeşistan Kralı Necaşi huzurunda İslam'ı başarıyla temsil etmiş; Muâz bin Cebel ise Yemen'de kadılık ve muallimlik yapmıştır.
- Sahabiler diplomasi elçilikleriyle, Rûme Kuyusu ve Tebük ordusu gibi mali infaklarıyla ve Bi'r-i Maûne'deki can fedakârlıklarıyla İslam'ı geleceğe taşımışlardır.