İslam dininin Kur'an-ı Kerim ve sünnet bütünlüğü içinde asırlar boyunca bozulmadan günümüze ulaşmasında, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) dizinin dibinde yetişen 'Sahabe' neslinin eşsiz fedakârlığı ve sadakati yer alır. Sahabiler, Hz. Peygamber'i kendi canlarından, mallarından ve ailelerinden daha çok sevmişler; onun sünnetini hayatlarının her anında yaşayarak, ezberleyip yazarak ve tâbiîn nesline öğreterek İslam medeniyetinin sarsılmaz köprüsü olmuşlardır.
Sahabe Kavramı ve Hz. Peygamber'e Derin Muhabbet
Sözlükte 'dost, arkadaş, birlikte bulunan' anlamına gelen sahabî (çoğulu sahabe veya ashâb); terim olarak Hz. Peygamber'i (s.a.v.) peygamberliği döneminde mümin olarak gören, onun sohbetinde bulunan ve Müslüman olarak vefat eden kimsedir. Sahabenin Hz. Peygamber ile kurduğu bağın temelinde samimi iman ve derin bir sevgi (muhabbet) yer alır. Nitekim Hz. Peygamber, 'Sizden biriniz beni kendi canından, anne babasından, evladından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe imanın kemaline eremez' buyurmuştur.
Sahabiler Hz. Peygamber'e hitap ederken 'Anam babam sana feda olsun ya Resulallah!' ifadesini yalnız bir nezaket sözü olarak değil, hayatlarıyla kanıtladıkları bir bağlılık yemini olarak söylemişlerdir. Hicret gecesi Hz. Ali'nin ölümü göze alarak Peygamber Efendimizin yatağına yatması, Hz. Ebubekir'in Sevr Mağarası'ndaki sarsılmaz dostluğu, Uhud Savaşı'nda Enes bin Nadr, Talha bin Ubeydullah, Ebu Dücane ve kadın sahabilerden Nesibe Hatun'un (Ümmü Umâre) kendi bedenlerini Resulullah'a kalkan yapmaları bu muhabbetin en canlı örnekleridir.
| Örnek Sahabî | Tarihî Olay | Gösterdiği Bağlılık ve Fedakârlık |
|---|---|---|
| Hz. Ebubekir (r.a.) | Hicret ve Sevr Mağarası | Malını ve canını İslam yolunda feda ederek 'ikinin ikincisi' (Tevbe, 40) olması |
| Hz. Ali (r.a.) | Hicret Gecesi (Mekke) | Müşriklerin suikast girişimine karşı Resulullah'ın yatağına yatarak emanetleri dağıtması |
| Talha bin Ubeydullah ve Nesibe Hatun | Uhud Gazvesi | Hz. Peygamber'e atılan oklara ve kılıçlara kendi bedenlerini siper etmeleri |
| Zeyd bin Desine ve Hubeyb bin Adî | Recî Vakası | Şehit edilirken bile Resulullah'ın ayağına bir diken batmasına razı olmamaları |
Sahabenin Hz. Peygamber'e İtaat ve Teslimiyeti
Sahabenin Peygamber Efendimize sevgisi soyut bir duygudan ibaret kalmamış, tam bir itaat ve teslimiyete (ittibâ) dönüşmüştür. Kur'an-ı Kerim'de Nisâ Suresi 80. ayette 'Kim Resul'e itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur' ve Âl-i İmrân Suresi 31. ayette 'De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın' buyrulmuştur. Sahabiler bu ilahi emre 'İşittik ve itaat ettik (Semi'nâ ve eta'nâ)' (Bakara, 285) diyerek karşılık vermişlerdir.
Bu teslimiyetin en çarpıcı örnekleri toplumsal alışkanlıkların terk edilmesinde görülmüştür. Kıblenin Kudüs'teki Mescid-i Aksa'dan Mekke'deki Kâbe'ye çevrildiğini bildiren ayet (Bakara, 144) ulaştığında, namazda olan sahabiler namazlarını bozmadan derhal Kâbe yönüne dönmüşlerdir (Mescid-i Kıbleteyn). İçki ve faizi yasaklayan ayetler indiğinde Medine sokaklarında içki küpleri anında dökülmüş, alacaklı sahabiler faiz alacaklarından derhal vazgeçmişlerdir. Hudeybiye'de Hz. Peygamber'e ölümüne bağlılık sözü verdikleri Rıdvan Biatı ise Kur'an'da Allah'ın onlardan razı olduğunun (Fetih, 18) ilan edilmesini sağlamıştır.
Sahabenin Sünneti Yaşama Titizliği ve Üsve-i Hasene
Ahzâb Suresi 21. ayette Hz. Peygamber'in müminler için Üsve-i Hasene (en güzel örnek) olduğu bildirilmiştir. Sahabiler sünneti yalnızca teorik bir bilgi olarak değil, yaşanması gereken canlı bir hayat tarzı olarak görmüşlerdir. Hz. Peygamber'in gece ibadetindeki (teheccüd) gayretini, ailesine karşı şefkatini, yetimlere merhametini, ticaretteki dürüstlüğünü ve komşuluk ilişkilerini birebir kendi hayatlarına taşımışlardır.
Sahabe içinde sünnete bağlılığıyla sembolleşen isimlerin başında Abdullah bin Ömer (r.a.) gelir; o, Hz. Peygamber'in namaz kıldığı mescitlerde namaz kılmaya, yürüdüğü yollardan yürümeye ve selam verdiği kişilere selam vermeye büyük özen göstermiştir. On yaşından itibaren on yıl boyunca Hz. Peygamber'in hizmetinde bulunan Enes bin Malik (r.a.), Efendimizin kendisine bir kez bile 'öf' demediğini belirterek ömrü boyunca onun nezaket ve ahlak sünnetini temsil etmiştir. Ebû Zer el-Gıfârî (r.a.) ise zühd, doğruluk ve yoksulları gözetme konusundaki nebevî uyarıları tavizsiz biçimde yaşamıştır.
| Hayat Alanı | Hz. Peygamber'in Sünneti | Sahabenin Uygulama Örneği |
|---|---|---|
| İbadet ve Zikir | Farzların yanında nafile ibadetlerde devamlılık ve itidal | Abdullah bin Ömer ve Hz. Aişe'nin sünnet namazları hiç terk etmemesi |
| Aile ve Sosyal Ahlak | Eşlere ve çocuklara merhamet, yetimi ve yoksulu gözetme | Enes bin Malik ve Ebu Hureyre'nin nebevî tevazuyu yaşatması |
| İnfak ve Cömertlik | Sevdiği maldan Allah yolunda harcama (Âl-i İmrân, 92) | Ebu Talha'nın en sevdiği Beyruha bahçesini infak etmesi |
Sahabenin Sünneti ve Hadisleri Koruma Çabası (Hıfz ve Kitâbet)
Sahabiler, Kur'an-ı Kerim'in doğru anlaşılmasının ve yaşanmasının teminatı olan sünneti ve hadisleri korumak için olağanüstü bir gayret göstermişlerdir. Hz. Peygamber'in 'Allah, benim sözümü işitip onu iyice belleyen ve işittiği gibi başkalarına aktaran kimsenin yüzünü ağartsın' duası sahabeyi hadisleri ezberlemeye (hıfz), yazmaya (kitâbet) ve müzakere etmeye teşvik etmiştir. Mescid-i Nebevî'deki Ashâb-ı Suffe bu ilmî korumanın merkezi olmuştur; ticaret veya tarımla meşgul olan sahabiler bile (örneğin Hz. Ömer komşusuyla nöbetleşe olarak) Hz. Peygamber'in meclisini günügününe takip etmişlerdir.
Bini aşkın hadis rivayet eden yedi sahabiye hadis ilminde Muksirûn adı verilir: Ebû Hureyre (5374 hadis), Abdullah bin Ömer (2630 hadis), Enes bin Malik (2286 hadis), Hz. Aişe (2210 hadis), Abdullah bin Abbas (1660 hadis), Câbir bin Abdullah (1540 hadis) ve Ebû Saîd el-Hudrî (1170 hadis). Ayrıca Abdullah bin Amr bin Âs, Hz. Peygamber'den özel izin alarak işittiği hadisleri es-Sahîfetü's-Sâdıka adlı mecmuasında bizzat yazıya geçirmiştir. Sahabiler, 'Kim benim adıma bilerek yalan söylerse cehennemdeki yerine hazırlansın' uyarısı gereği hadis rivayetinde en yüksek doğruluk ve şahitlik denetimini uygulamışlardır.
Sahabenin Tebliğ, Davet ve İrşat Sorumluluğu
Hz. Peygamber Veda Hutbesi'nde yüz bini aşkın sahabiye hitaben 'Burada bulunanlar, bulunmayanlara sözlerimi ulaştırsın!' buyurarak tebliğ, davet ve irşat emanetini ashabına yüklemiştir. Sahabiler bu emri hayatlarının en büyük gayesi bilerek Hz. Peygamber döneminde ve vefatından sonra İslam'ı ulaştırmak için dünyanın dört bir yanına dağılmışlardır.
Daha Hicret öncesinde Medine'ye ilk muallim olarak gönderilen Mus'ab bin Umeyr tatlı dili ve hikmetli davetiyle Medine'nin İslamlaşmasına öncülük etmiş; Muâz bin Cebel Yemen'e kadı ve muallim olarak gönderilmiştir. Hz. Peygamber'in vefatından sonra ise Abdullah bin Mes'ûd Kûfe'de, Ebû'd-Derdâ Şam'da, Abdullah bin Abbas Mekke'de kurdukları ilim halkalarında binlerce tâbiîn alimi yetiştirmişlerdir. İlerlemiş yaşına rağmen sünneti ve cihad ruhunu yaşatmak için İstanbul önlerine kadar gelip şehit düşen Ebû Eyyûb el-Ensârî (Eyüp Sultan) ve Diyarbakır fethine katılan yüzlerce sahabi, Anadolu'nun İslam'la tanışmasının ilk meşaleleri olmuşlardır.
| Öncü Sahabî Muallim | Görev Yaptığı İlim Merkezi | İslam Medeniyetine Katkısı |
|---|---|---|
| Mus'ab bin Umeyr (r.a.) | Medine (Hicret Öncesi) | İslam'ın ilk öğretmeni olarak Medine'de Evs ve Hazrec'i İslam'la buluşturması |
| Muâz bin Cebel (r.a.) | Mekke, Yemen ve Şam | Kur'an, sünnet ve içtihat yöntemiyle fıkıh eğitiminin temellerini atması |
| Abdullah bin Mes'ûd (r.a.) | Kûfe (Irak) | Kûfe tefsir ve fıkıh mektebini kurarak Ebu Hanife'ye uzanan ilim zincirini başlatması |
| Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a.) | Medine'den İstanbul'a | Hz. Peygamber'in mihmandarı olup ileri yaşında İstanbul seferine katılması |
Peygamberimiz ve Sahabe Ünitesi Bütüncül Değerlendirmesi
Peygamberimiz ve Sahabe ünitesi, İslam'ın ilk neslinin cahiliye karanlığından Asr-ı Saadet aydınlığına nasıl yükseldiğini gözler önüne serer. Hz. Peygamber, Dârü'l-Erkam ve Suffe'de yürüttüğü nebevî eğitimle; insanları kırmadan, bireysel özelliklerini gözeterek ve bizzat yaşayarak örnek olan bir irfan toplumu yetiştirmiştir.
Sahabe nesli ise bu nebevî terbiyeye samimi sevgi, sarsılmaz itaat ve sünnete tam bağlılıkla karşılık vermiştir. Bugün elimizde bulunan sahih hadis kaynakları, fıkhî ve ahlaki mirasımız; sahabenin Hz. Peygamber'in her sözünü ve davranışını göz bebeği gibi koruyup tâbiîn nesline emanet etmesinin eseridir. Müminler için sahabeyi tanımak, Peygamber Efendimizi ve onun sünnetini hayatın merkezine koymanın en sağlam yoludur.
Örnekler
Örnek 1Sahabenin Hz. Peygamber'e (s.a.v.) olan sevgi ve bağlılığının soyut bir duygudan ibaret olmayıp davranışlara yansıdığını iki tarihî örnekle açıklayınız.
Cevabı göster
Sahabenin Hz. Peygamber'e sevgisi en zor anlarda can ve mal fedakârlığı ile tezahür etmiştir. Birinci örnek olarak Hicret gecesi Hz. Ali, müşrik suikastçilerin evi kuşattığını bilmesine rağmen Hz. Peygamber'in sağ salim hicret edebilmesi için onun yatağına yatmıştır. İkinci örnek olarak Uhud Savaşı'nda Talha bin Ubeydullah, Ebu Dücane ve Nesibe Hatun gibi sahabiler atılan oklara kendi bedenlerini kalkan yaparak Resulullah'ı korumuşlar; Recî vakasında esir düşen Zeyd bin Desine ise şehit edilirken bile 'Resulullah'ın ayağına bir diken batmasına razı olmam' diyerek bağlılığını ilan etmiştir.
Örnek 2Sahabenin sünneti ve hadisleri koruyarak sonraki nesillere (tâbiîn) aktarmak için başvurduğu üç temel yöntemi açıklayınız.
Cevabı göster
Sahabiler sünneti ve hadisleri korumak için üç temel yöntem uygulamışlardır: 1) Yaşayarak koruma (Amel/İttibâ): Hz. Peygamber'den gördükleri ibadet ve ahlak ilkelerini günlük hayatlarında bizzat uygulayarak canlı tutmuşlardır. 2) Ezberleme ve müzakere (Hıfz): Ashâb-ı Suffe ve Ebû Hureyre örneğinde olduğu gibi hadisleri ezberlemiş ve kendi aralarında tekrarlamışlardır. 3) Yazıya geçirme (Kitâbet): Abdullah bin Amr bin Âs'ın 'es-Sahîfetü's-Sâdıka' adlı eseri gibi yazılı sahifelerle hadisleri kayıt altına almışlardır.
Örnek 3Hadis ilminde 'Muksirûn' kavramı ne anlama gelir ve bu grupta yer alan sahabilerden dört tanesinin adını yazınız.
Cevabı göster
Muksirûn, Hz. Peygamber'den (s.a.v.) bini aşkın (1000'den fazla) hadis rivayet ederek sünnetin korunmasında en büyük paya sahip olan yedi sahabiye verilen isimdir. Bu sahabilerden dört tanesi şunlardır: 1) Ebû Hureyre (5374 hadis), 2) Abdullah bin Ömer (2630 hadis), 3) Enes bin Malik (2286 hadis), 4) Müminlerin annesi Hz. Aişe (2210 hadis) (diğerleri: Abdullah bin Abbas, Câbir bin Abdullah ve Ebû Saîd el-Hudrî).
Örnek 4Sahabilerin vahye ve sünnete dayalı emirler karşısındaki tutumu ile dünyevi/stratejik konulardaki istişare tutumu arasındaki farkı açıklayınız.
Cevabı göster
Sahabiler bir konuyu değerlendirirken önce onun ilahi vahye mi yoksa dünyevi bir tedbire mi dayandığını ayırt etmişlerdir. Kıble değişikliği, içki ve faiz yasağı gibi vahiy ve sünnet hükümlerinde 'İşittik ve itaat ettik' diyerek tam bir teslimiyet göstermişlerdir. Bedir'de ordunun konaklayacağı yer veya Hendek Savaşı'nda şehrin nasıl savunulacağı gibi vahiy bulunmayan dünyevi ve askeri konularda ise Hz. Peygamber'in istişare sünnetine uyarak fikir ve önerilerini rahatça sunmuşlardır.
Örnek 5Sahabenin İslam'ı tebliğ, davet ve irşat görevini yerine getirirken farklı şehirlere dağılmasının İslam ilim tarihine etkisini açıklayınız.
Cevabı göster
Hz. Peygamber'in 'Burada bulunanlar bulunmayanlara ulaştırsın' vasiyetine uyan sahabiler; Medine'nin yanı sıra Mekke, Kûfe, Basra, Şam, Mısır ve Horasan gibi yeni fethedilen merkezlere yerleşerek ilim halkaları kurmuşlardır. Örneğin Abdullah bin Mes'ûd Kûfe'de, Muâz bin Cebel ve Ebû'd-Derdâ Şam'da, Abdullah bin Abbas Mekke'de yüzlerce tâbiîn alimi yetiştirmiş; böylece Kur'an tefsiri, hadis ve fıkıh ilmi bütün İslam coğrafyasına yayılmıştır.
Örnek 6Hz. Aişe'nin (r.anha) sünnetin korunması ve doğru anlaşılmasındaki özel konumunu değerlendiriniz.
Cevabı göster
Müminlerin annesi Hz. Aişe, keskin zekâsı, güçlü hafızası ve Hz. Peygamber'in hane-i saadetinde bizzat bulunması sayesinde özellikle aile hayatı, ibadetler ve kadınlarla ilgili dini hükümlerin en temel kaynağı olmuştur. 2210 hadis rivayet ederek Muksirûn arasında yer almış, ayrıca bazı sahabilerin eksik işittiği veya yanlış yorumladığı rivayetleri Kur'an-ı Kerim ayetleriyle karşılaştırarak (arz yöntemiyle) tashih etmiş ve pek çok tâbiîn alimine hocalık yapmıştır.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Ashâb-ı Suffe'nin en gayretli talebelerinden olan, Hz. Peygamber'in hafıza duasına mazhar olarak 5374 hadisle en çok hadis rivayet eden (Muksirûn'un birincisi olan) sahabi aşağıdakilerden hangisidir?
Suffe ashabından olan ve vaktinin tamamını Hz. Peygamber'in yanında ilim öğrenmeye adayan Ebû Hureyre (r.a.), 5374 hadisle en çok hadis rivayet eden sahabidir.
2Hz. Peygamber'den özel izin alarak işittiği hadisleri bizzat onun sağlığında yazıya geçiren ve 'es-Sahîfetü's-Sâdıka' adlı ilk yazılı hadis mecmuasını oluşturan sahabi aşağıdakilerden hangisidir?
Abdullah bin Amr bin Âs (r.a.), Hz. Peygamber'in izniyle hadisleri yazıya geçirmiş ve 'es-Sahîfetü's-Sâdıka' adlı sahifeyi oluşturmuştur.
3Hz. Peygamber'i görmemiş ancak sahabilerle görüşerek onlardan Kur'an, hadis ve sünnet ilmini öğrenip bir sonraki kuşağa aktaran ikinci Müslüman nesle ne ad verilir?
Sahabeye tabi olan, onları mümin olarak görüp onlardan ilim devralan ikinci nesle 'Tâbiîn' adı verilir.
4Recî Vakası'nda müşriklere esir düşen ve şehit edilmek üzereyken Ebu Süfyan'a 'Benim kurtulup ailemin yanında olmam karşılığında Resulullah'ın bulunduğu yerde ayağına bir diken batmasına bile razı olmam!' diyerek eşsiz bağlılığını gösteren sahabi aşağıdakilerden hangisidir?
Mekke'de şehit edilirken söylediği bu sözle Ebu Süfyan'a 'Muhammed'in ashabının onu sevdiği kadar kimsenin kimseyi sevdiğini görmedim' dedirten sahabi Zeyd bin Desine'dir.
5Aşağıdaki ifadelerin sahabenin Peygamber Efendimize ve sünnetine bağlılığı konusuna göre doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Sahabenin Hz. Peygamber'in sünnetine bilinçli bir sevgi, saygı ve teslimiyetle uymasına 'ittibâ' adı verilir.
Âl-i İmrân Suresi 31. ayette emredilen nebevî örneğe uyma bilinci ittibâ kavramıyla ifade edilir.
- Hz. Peygamber'den 1000'in üzerinde hadis rivayet eden yedi sahabiye hadis ilminde Muksirûn adı verilir.
Çok hadis rivayet edenler anlamındaki Muksirûn; Ebû Hureyre, İbn Ömer, Enes bin Malik, Hz. Aişe, İbn Abbas, Câbir bin Abdullah ve Ebû Saîd el-Hudrî'dir.
- Sahabiler hadis rivayet ederken hata yapmaktan çekinmemiş, duydukları her sözü araştırmadan Hz. Peygamber'e nispet etmişlerdir.
Tam tersine, sahabiler Hz. Peygamber adına yanlış bir kelime söylemekten son derece korkmuş ve rivayetlerde en sıkı doğrulama ve şahitlik titizliğini göstermişlerdir.
- Mus'ab bin Umeyr Medine'ye, Muâz bin Cebel ise Yemen'e İslam'ı tebliğ ve irşat etmek üzere muallim olarak gönderilmiştir.
Her iki sahabi de Hz. Peygamber tarafından görevlendirilen ilk örnek davetçi ve muallimlerdendir.
- Sahabiler yalnız vahye dayalı ibadet konularında değil, savaş taktiği ve tarım gibi tüm dünyevi işlerde de kendi görüşlerini belirtmekten kaçınmışlardır.
Sahabiler vahye dayalı konularda tam teslimiyet gösterirken, Bedir ve Hendek savaşlarında olduğu gibi dünyevi ve stratejik konularda istişareye katılıp görüş bildirmişlerdir.
- Sahabenin Hz. Peygamber'in sünnetine bilinçli bir sevgi, saygı ve teslimiyetle uymasına 'ittibâ' adı verilir.
6Aşağıdaki sahabileri ve kavramları öne çıkan özellikleriyle eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri verilen kelimelerden uygun olanlarıyla tamamlayınız.
- Hz. Peygamber'i mümin olarak gören, sohbetinde bulunan ve iman üzere vefat eden kimseye adı verilir.
- Hz. Peygamber'in sünnetine samimi bir sevgi ve bilinçle uymaya, onun izinden gitmeye denir.
- Hz. Peygamber'den bini aşkın hadis rivayet eden yedi sahabiye hadis ilminde adı verilir.
- Sahabileri görüp onlardan Kur'an ve sünnet ilmini öğrenerek sonraki kuşaklara aktaran nesle denir.
- İlahi vahyi ve peygamber sünnetini hiçbir eksiltme yapmadan insanlara ulaştırma görevine adı verilir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Sahabenin Peygamber Efendimize ve sünnetine olan bağlılığını; 1) Sevgi ve fedakârlık, 2) İbadet ve ahlakta sünneti yaşama, 3) Sünneti koruyup gelecek nesillere aktarma boyutlarıyla değerlendirerek günümüz Müslümanları için taşıdığı mesajı açıklayınız.
1. ipucu: Sevgi ve fedakârlık boyutunda Hz. Ebubekir, Hz. Ali ve Uhud örneklerini belirtiniz.
2. ipucu: Sünneti yaşama boyutunda 'Üsve-i Hasene' ve 'ittibâ' kavramlarını açıklayınız.
3. ipucu: Koruma ve aktarma boyutunda hıfz, kitâbet (es-Sahîfetü's-Sâdıka) ve tâbiîn nesline öğretimi vurgulayınız.
Cevap: 1) Sahabe, Hz. Peygamber'i kendi canından ve malından çok sevmiş; Hicret gecesinde, Uhud'da ve Recî vakasında bu sevgisini canını ortaya koyarak kanıtlamıştır. 2) Onlar için peygamber sevgisi dilden ibaret kalmamış, 'İşittik ve itaat ettik' bilinciyle namazdan ticaret ahlakına, aile şefkatinden adalete kadar her alanda sünnete ittibâya (uymaya) dönüşmüştür. 3) Ayrıca Ashâb-ı Suffe, Muksirûn ve sahife yazan sahabiler hadisleri ezberleyip yazarak ve ilim yolculukları yaparak sünneti hiçbir tahrife uğramadan tâbiîn nesline ulaştırmışlardır. Günümüz Müslümanları için bu tablo; Hz. Peygamber'i sevmenin en gerçek ölçütünün onun güzel ahlakını ve sahih sünnetini hayatımızda yaşatmak olduğunu göstermektedir.
Kısaca
- Sahabî (çoğulu sahabe / ashâb); Hz. Peygamber'i mümin olarak gören, onun sohbetinde bulunan ve iman üzere vefat eden kimsedir.
- Sahabiler Hz. Peygamber'i kendi canlarından, mallarından ve ailelerinden daha çok sevmişler; Hicret'te, Uhud'da ve Recî vakasında bu bağlılığı canlarıyla kanıtlamışlardır.
- Kur'an'daki 'Resul'e itaat eden Allah'a itaat etmiş olur' (Nisâ, 80) ve 'Üsve-i Hasene' (Ahzâb, 21) ilkeleri gereğince sahabe, sünnete tam bir teslimiyetle uymuştur (ittibâ).
- Sahabe sünneti ve hadisleri; bizzat yaşayarak (amel), ezberleyip müzakere ederek (hıfz) ve sahifelere yazarak (kitâbet - Abdullah bin Amr'ın es-Sahîfetü's-Sâdıka'sı) korumuştur.
- Bini aşkın hadis rivayet eden yedi sahabiye Muksirûn denir (Ebû Hureyre, Abdullah bin Ömer, Enes bin Malik, Hz. Aişe, Abdullah bin Abbas, Câbir bin Abdullah, Ebû Saîd el-Hudrî).
- Veda Hutbesi'ndeki tebliğ emrine uyan sahabiler; Medine, Mekke, Kûfe, Şam, Mısır ve İstanbul önlerine kadar giderek sünneti tâbiîn nesline ve insanlığa ulaştırmışlardır.