İçeriğe geç

10. sınıf · Kur'an-ı Kerim · 15. hafta (28 Aralık 2026-1 Ocak 2027)

Âl-i İmrân Suresi 16-27. Sayfalar (116-200. Ayetler): Mahreç ve Tecvit Kurallarının Ayet İçinde Tespiti ve Uygulanması

3. Tema: Kur'an-ı Kerim'i Okuyorum teması · Konu özeti

🃏 Kavram kartlarıEtkinlikler
Bu hafta

Geçen hafta Âl-i İmrân suresinin 116-200. ayetlerini mesajlarıyla tanıdık: takva, Uhud imtihanı, istişare, tevekkül ve ulü'l-elbâb duaları. Bu hafta aynı sayfaları bir okuma atölyesi gibi ele alıyoruz: Her ayetten seçtiğimiz ibarelerde harflerin mahreçlerini, nun-tenvin ve mim hükümlerini, med çeşitlerini, kalkale, râ ve lafzatullah kurallarını tek tek tespit edip uygulayacağız. Hedefimiz, bu sayfaları hem doğru hem de anlamını gözeterek akıcı biçimde yüzünden okuyabilmek.

Mahreç Atölyesi: Bu Sayfalarda Karışan Seslerin Ayrımı

Doğru tilavetin ilk şartı her harfi kendi çıkış yerinden, yani mahrecinden çıkarmaktır. Âl-i İmrân suresinin 116-200. ayetlerinde mahreç bakımından en çok dikkat isteyen sesler üç grupta toplanır: boğaz harfleri (ء ه ع ح غ خ), peltek harfler (ث ذ ظ) ve Türkçede karşılığı tek ses olan kalın-ince eşler. Örneğin 134. ayetteki وَالْكَاظِمِينَ الْغَيْظَ (öfkelerini yutanlar) ibaresinde ظ harfi dil ucu üst ön dişlerin ucuna değerek, peltek ve kalın çıkarılır; غ ise boğazın ağza en yakın bölümünden, gargara sesine benzer biçimde okunur.

159. ayetteki فَظًّا غَلِيظَ الْقَلْبِ (kaba ve katı yürekli) ibaresi bir mahreç alıştırması gibidir: Peltek ve kalın ظ, boğazdan غ ve dil kökünden kalın ق aynı satırda buluşur. 145. ayetteki ثَوَابَ الدُّنْيَا ibaresinde ث peltek ve ince okunmalı, sin gibi okunmamalıdır. 173. ayetteki حَسْبُنَا اللّٰهُ ibaresinde ise ح harfi boğazın ortasından, nefes sürtünmesiyle çıkarılır; he gibi hafif okunursa harf değişmiş olur.

Kalın (isti'lâ) harfleri ince okumak ya da ince harfleri kalınlaştırmak da sık yapılan bir hatadır. 200. ayetteki اصْبِرُوا kelimesinde ص kalın, 169. ayetteki سَبِيلِ kelimesinde س incedir; وَرَابِطُوا kelimesindeki ط kalın, فَتَوَكَّلْ kelimesindeki ت incedir. Bu tür harf değişimleri kelimenin yapısını, bazen de anlamını bozduğu için lahn-ı celî (açık hata) sayılır.

Harf GrubuAyetten ÖrnekDikkat Edilecek Nokta
Boğaz harfleriعَذَابٌ عَظِيمٌ (176), أَخْزَيْتَهُ (192)Ayn boğaz ortasından sıkıştırılarak, hemze ve hı karıştırılmadan okunur.
Peltek harflerثَوَابَ (145), ذَائِقَةُ (185), ظَلَمُوا (135)Dil ucu dışarı hafifçe çıkar; se, zel ince, zı kalındır.
Kalın-ince eşlerاصْبِرُوا / سَبِيلِSad kalın, sin ince; ağız boşluğu sad için yükseltilir.
Kalın-ince eşlerوَرَابِطُوا / فَتَوَكَّلْTı kalın ve dolgun, te ince ve hafiftir.
Kalın-ince eşlerالضَّرَّاءِ / الدُّنْيَاDad dilin yan kenarından kalın, dal dil ucundan incedir.
Kalın-ince eşlerقَدْ (137) / كُلُّ (185)Kaf dil kökünden kalın, kef biraz daha önden incedir.
Âl-i İmrân 116-200: Karışan Harflerin Mahreç HaritasıBoğazHemze, HeAyn, HaĞayn, Hıazîm (176)hasbunâ (173)Dil KöküKaf (kalın)Kef (ince)kad halet (137)kullu nefsin (185)PeltekSe, Zel (ince)Zı (kalın)Dil ucu + ön dişsevâb (145)el-ğayz (134)Kalın - İnce EşSin - SadTe - TıDal - Dadsebîl / ısbirûtevekkel / râbitûDudak ve GenizBe, Mim, Vav, FeGunne: genizdenbi-bedrin (123)inne (190)Harf değişirse kelime değişir: Doğru mahreç, doğru anlamın kapısıdır.
🔍 Büyütmek için dokunun

Sakin Nun ve Tenvin Hükümlerinin Ayetlerde Tespiti

Sakin nun (نْ) veya tenvinden (ـًـٍـٌ) sonra gelen harfe göre dört hüküm uygulanır. Bu sayfalar dört hükmün de bol örneğini barındırır. 176. ayetin sonundaki عَذَابٌ عَظِيمٌ ibaresinde tenvinden sonra boğaz harfi ع geldiği için izhar yapılır: Nun sesi gunnesiz ve açıkça okunur. 159. ayetteki مِنْ حَوْلِكَ ve عَنْهُمْ da sakin nundan sonra ح ve ه geldiği için izhardır.

İdgam, nun sesinin sonraki harfe katılmasıdır. 129. ayetin sonundaki غَفُورٌ رَحِيمٌ ibaresinde tenvin ر harfine gunnesiz katılır: idgam-ı bilâ gunne. 190. ayetteki لَآيَاتٍ لِأُولِي ibaresinde de tenvin ل harfine gunnesiz katılır. 133. ayetteki مَغْفِرَةٍ مِنْ, 191. ayetteki قِيَامًا وَقُعُودًا ve 193. ayetteki مُنَادِيًا يُنَادِي ibarelerinde ise katılma gunneyle yapılır: idgam-ı meal gunne. Dikkat: 185. ayetteki الدُّنْيَا kelimesinde sakin nun ile ye aynı kelimede olduğu için idgam yapılmaz; buna izhar-ı mutlak denir.

Sakin nun veya tenvinden sonra ب gelirse nun sesi mime çevrilip gunneyle okunur: iklab. 152. ve 154. ayetlerdeki مِنْ بَعْدِ ile 163. ayetteki بَصِيرٌ بِمَا bunun örnekleridir. Geriye kalan on beş harften biri gelirse nun sesi tam açılmadan, gizlice ve gunneyle okunur: ihfa. 185. ayetteki نَفْسٍ ذَائِقَةُ ve فَمَنْ زُحْزِحَ, 137. ayetteki مِنْ قَبْلِكُمْ ile 139. ayetteki وَأَنْتُمُ ihfa örnekleridir.

Ayetten İbareSonraki HarfHüküm
عَذَابٌ عَظِيمٌ (176)عİzhar
فَظًّا غَلِيظَ (159)غİzhar
غَفُورٌ رَحِيمٌ (129)رİdgam-ı bilâ gunne
لِمَنْ يَشَاءُ (129)يİdgam-ı meal gunne
مِنْ نَبِيٍّ (146)نİdgam-ı meal gunne
بَصِيرٌ بِمَا (163)بİklab
سُنَنٌ فَسِيرُوا (137)فİhfa
الدُّنْيَا (185)ي (aynı kelime)İzhar-ı mutlak
Sakin Nun ve Tenvin: Sonraki Harfe Bak, Hükmü BelirleSakin Nun / Tenvinİzhar6 boğaz harfiGunnesiz, açıkazâbün azîm (176)min havlike (159)İdgamYe, Ra, Mim, Lam, Vav, NunGunnesiz: Lam, Rağafûrun rahîm (129)kıyâmen ve kuûden (191)İklabYalnız Be harfiNun sesi mime dönermim ba'di (152)basîrum bimâ (163)İhfaKalan 15 harfGizli ve gunnelinefsin zâikatu (185)min kablikum (137)
🔍 Büyütmek için dokunun

Sakin Mim Hükümleri ve İdgam-ı Mütecaniseyn Uygulamaları

Sakin mimden (مْ) sonra gelen harf üç farklı okunuşa yol açar. 188. ayetteki فَلَا تَحْسَبَنَّهُمْ بِمَفَازَةٍ (onların azaptan kurtulacaklarını sanma) ibaresinde sakin mimden sonra ب geldiği için ihfa-i şefevî yapılır: Dudaklar hafifçe kapanır, ses gunneyle genizde tutulur. 139. ayetteki إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ ibaresinde sakin mimden sonra yine م geldiği için iki mim birleşir ve gunneyle okunur: idgam-ı misleyn meal gunne.

Sakin mimden sonra be ve mim dışındaki harflerden biri gelirse mim açıkça, gunnesiz okunur: izhar-ı şefevî. 169. ayetteki عِنْدَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ, 123. ayetteki وَأَنْتُمْ أَذِلَّةٌ, 135. ayetteki أَنْفُسَهُمْ ذَكَرُوا ve 188. ayetteki بِمَا لَمْ يَفْعَلُوا bunun örnekleridir. Özellikle sakin mimden sonra و ve ف geldiğinde mimi gizleme eğilimi olur; bu harflerle mahreçleri yakın olduğu için mim burada daha da belirgin okunmalıdır.

Mahreçleri aynı, sıfatları farklı iki harften ilki sakin olup yan yana gelirse ilki ikincisine katılır: idgam-ı mütecaniseyn. 194. ayetteki مَا وَعَدْتَنَا (bize vaat ettiğin) ibaresinde sakin د harfi ت harfine katılır; okunuş “va'attenâ” şeklindedir. 122. ayetteki إِذْ هَمَّتْ طَائِفَتَانِ ibaresinde ise sakin ت, ط harfine katılır; burada ikinci harf kalın olduğu için ses kalın ط ile çıkar. Aynı ibarede طَائِفَتَانِ kelimesinde medd-i muttasıl da bulunur.

İbare (Ayet)KuralNasıl Okunur?
تَحْسَبَنَّهُمْ بِمَفَازَةٍ (188)İhfa-i şefevîMim gizlenir, gunneyle be harfine geçilir.
كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ (139)İdgam-ı misleyn meal gunneİki mim tek şeddeli mim gibi, gunneyle okunur.
رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ (169)İzhar-ı şefevîMim açık ve gunnesiz okunur.
مَا وَعَدْتَنَا (194)İdgam-ı mütecaniseynDal okunmaz, te şeddeli gibi: va'attenâ.
هَمَّتْ طَائِفَتَانِ (122)İdgam-ı mütecaniseynTe, kalın tı harfine katılır.
إِنَّ اللّٰهَ (159)Gunne (şeddeli nun)Şeddeli nun genizde bir elif miktarı tutulur.
Sakin Mim ve Mütecaniseyn: Ayetlerden Örneklerİhfa-i Şefevî (Mim + Be)Dudak hafif kapalı, gunnelitahsebennehumbi-mefâzetin (188)İdgam-ı Misleyn (Mim + Mim)İki mim birleşir, gunneliin kuntummu'minîn (139)İzhar-ı Şefevî (Diğerleri)Mim açık, gunnesizrabbihim yurzakûn (169)ve entum ezilletun (123)İdgam-ı Mütecaniseyn: Aynı mahreç, farklı sıfatva'adtenâva'attenâ (194)hemmet tâifetân (122)Te, kalın tı harfine katılır
🔍 Büyütmek için dokunun

Med Çeşitlerinin Ayet Ayet Uygulanması

Med, med harflerinin (ا, و, ي) bir sebep bulunduğunda tabii uzunluğundan fazla çekilmesidir. Sebep yoksa yalnızca bir elif (iki hareke) miktarı uzatılır; buna medd-i tabii denir: قَالُوا, فِي. Med harfinden sonra aynı kelimede hemze gelirse medd-i muttasıl olur: 185. ayetteki ذَائِقَةُ, 134. ayetteki السَّرَّاءِ وَالضَّرَّاءِ, 193. ayetteki سَيِّئَاتِنَا. Hemze ayrı kelimenin başında olursa medd-i munfasıl olur: 193. ayetteki رَبَّنَا إِنَّنَا, 133. ayetteki وَسَارِعُوا إِلَىٰ, 200. ayetteki يَا أَيُّهَا.

Hemze med harfinden önce gelirse medd-i bedel olur ve bir elif miktarı uzatılır: 200. ayetteki آمَنُوا, 193. ayetteki فَآمَنَّا, 194. ayetteki وَآتِنَا. Bir kelimenin sonunda tek ötre veya esreli zamir (ـهُ, ـهِ) iki harekeli harf arasında kalırsa uzatılarak okunur; buna medd-i sıla denir: 175. ayetteki أَوْلِيَاءَهُ فَلَا ve 146. ayetteki مَعَهُ رِبِّيُّونَ. Buna karşılık 144. ayetteki مِنْ قَبْلِهِ الرُّسُلُ ibaresinde zamirden sonra sakin harf geldiği için zamir uzatılmaz.

Bazı medler yalnız durulduğunda ortaya çıkar. Ayet sonunda med harfinden sonraki harf durmak sebebiyle sakin olursa medd-i ârız yapılır: تُفْلِحُونَ (200), الْمُتَوَكِّلِينَ (159). Üstünlü harften sonra sakin vav veya ye (lîn harfi) bulunur ve sonraki harf durmak sebebiyle sakin olursa medd-i lîn olur: 185. ayette الْمَوْتِ kelimesinde durulduğunda. İki üstünlü kelimede durulunca tenvin düşer ve bir elif miktarı uzatılır; buna medd-i ivaz denir: بَاطِلًا (191), أَمْوَاتًا (169).

Med ÇeşidiSebebiAyetten ÖrnekUzatma Miktarı
Medd-i tabiiSebep yokقَالُوا (181)1 elif
Medd-i muttasılHemze aynı kelimede, medden sonraذَائِقَةُ (185)2-2,5 elif
Medd-i munfasılHemze sonraki kelimenin başındaرَبَّنَا إِنَّنَا (193)1,5-2 elif
Medd-i bedelHemze medden önceآمَنُوا (200)1 elif
Medd-i sılaZamir iki harekeli harf arasındaأَوْلِيَاءَهُ فَلَا (175)1 elif
Medd-i ârızVakıf sebebiyle sükûnتُفْلِحُونَ (200)1-3 elif
Medd-i lînLîn harfi + vakıf sükûnuالْمَوْتِ (185)1-3 elif
Medd-i ivazİki üstünde durmakبَاطِلًا (191)1 elif
Medlerin Uzatma Miktarları (1 elif = 2 hareke)1 elif2 elif3 elifMedd-i tabiikâlû (181)Medd-i bedelâmenû (200)Medd-i ivazbâtılâ (191)Medd-i sılaevliyâehû (175)Medd-i munfasılrabbenâ innenâ (193)Medd-i muttasılzâikatu (185)Medd-i ârız (vakıf)tuflihûn (200)Medd-i lîn (vakıf)el-mevt (185)Koyu bölüm en az, açık bölüm izin verilen en fazla uzatmayı gösterir.
🔍 Büyütmek için dokunun

Kalkale, Râ Harfi, Lafzatullah ve Elif-Lâm Takısının Uygulanması

Kalkale harfleri (ق ط ب ج د) sakin olduğunda sarsılarak, yankılı okunur. Kelime içinde sakin olan kalkale harfinde hafif sarsıntı yapılır: kalkale-i suğra. 123. ayetteki وَلَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ بِبَدْرٍ ibaresinde hem قَدْ hem de بَدْرٍ kelimesindeki sakin dal, 185. ayetteki وَأُدْخِلَ ve 192. ayetteki تُدْخِلِ, 186. ayetteki لَتُبْلَوُنَّ kelimesindeki sakin be ve 191. ayetteki خَلَقْتَ kelimesindeki sakin kaf buna örnektir. Ayet sonunda kalkale harfinde durulursa sarsıntı güçlenir: kalkale-i kübra. 190. ayetin sonu الْأَلْبَابِ, 194. ayetin sonu الْمِيعَادَ ve 181. ayetin sonu الْحَرِيقِ bu şekilde okunur.

Râ harfi üstün ve ötreli iken kalın, esreli iken ince okunur: رَبَّنَا ve وَرَابِطُوا kalın; 146. ayetteki رِبِّيُّونَ, 130. ayetteki الرِّبَا ve 146. ayetteki الصَّابِرِينَ incedir. Sakin râda önceki harfe bakılır: 169. ayetteki يُرْزَقُونَ kelimesinde önceki harf ötreli olduğu için kalın, 193. ayetteki فَاغْفِرْ kelimesinde önceki harf esreli olduğu için ince okunur. Lafzatullah (اللّٰه) kendinden önceki harf üstün veya ötreli ise kalın, esreli ise ince okunur: 159. ayetteki مِنَ اللّٰهِ ve عَلَى اللّٰهِ, 163. ayetteki عِنْدَ اللّٰهِ ve 200. ayetteki وَاتَّقُوا اللّٰهَ kalın; 169. ayetteki فِي سَبِيلِ اللّٰهِ incedir.

Elif-lâm takısında lâm, şemsî harflerden önce okunmaz ve sonraki harf şeddeli okunur: idgam-ı şemsiyye. 134. ayetteki النَّاسِ, 190. ayetteki السَّمَاوَاتِ ve اللَّيْلِ, 192. ayetteki لِلظَّالِمِينَ buna örnektir. Kamerî harflerden önce ise lâm açıkça okunur: izhar-ı kameriyye; الْمَوْتِ, الْأَلْبَابِ, الْغَيْظَ, الْقِيَامَةِ. Bu ayırım hem doğru okumayı hem de doğru yazıyı tanımayı sağlar.

KuralKalın / Güçlüİnce / Hafif
KalkaleKübra: الْأَلْبَابِ (190), الْمِيعَادَ (194)Suğra: بِبَدْرٍ (123), خَلَقْتَ (191)
Râ harfiرَبَّنَا, يُرْزَقُونَ (169)رِبِّيُّونَ (146), فَاغْفِرْ (193)
Lafzatullahمِنَ اللّٰهِ (159), عِنْدَ اللّٰهِ (163)فِي سَبِيلِ اللّٰهِ (169)
Elif-lâm takısıŞemsiyye: النَّاسِ, السَّمَاوَاتِKameriyye: الْمَوْتِ, الْغَيْظَ
Kalkale, Râ ve Lafzatullah: Kalın mı, İnce mi?KalkaleSuğra (kelime içi)bi-bedrin (123)halakte (191)Kübra (vakıfta)el-elbâb (190)el-mîâd (194)Râ HarfiKalınrabbenâ, râbitû (200)yurzakûn (169)İnceribbiyyûn (146)fağfir (193)LafzatullahKalın (üstün/ötre)minallâh (159)indallâh (163)İnce (esre)fî sebîlillâh (169)Önceki harfe bak!
🔍 Büyütmek için dokunun

Ayet Sonlarında Vakıf ile Değişen Hükümler ve Tilavet Öz Değerlendirmesi

Bir kelimede durulduğunda (vakıf) son harf sakin okunur ve bu durum bazı hükümleri değiştirir. Ötre ya da esreli tenvinle biten kelimelerde tenvin düşer: 129. ayetin sonundaki رَحِيمٌ “rahîm” diye okunur ve ye harfi medd-i ârız ile uzatılabilir. İki üstünlü kelimelerde tenvin bir elife döner: بَاطِلًا “bâtılâ”. Yuvarlak te (te-i merbuta) ile biten kelimeler durulunca he sesiyle bitirilir: 185. ve 194. ayetlerde يَوْمَ الْقِيَامَةِ ibaresinde durulursa “kıyâmeh” okunur.

Vakıf râ harfinin hükmünü de belirler. Durulan râ sakin olacağı için önceki harflere bakılır: 189. ayetin sonundaki قَدِيرٌ kelimesinde râdan önce sakin ye bulunduğu için râ ince; 191. ayetin sonundaki النَّارِ ve 193. ayetin sonundaki الْأَبْرَارِ kelimelerinde ise elif ve ondan önce üstünlü harf bulunduğu için râ kalın okunur. 185. ayetin sonundaki الْغُرُورِ kelimesinde râdan önce med harfi vav, ondan önce ötreli râ bulunduğu için râ kalın okunur ve medd-i ârız yapılır.

Mushaftaki durak işaretleri (secâvendler) anlamı korumak için konmuştur. Örneğin 181. ayette وَنَحْنُ أَغْنِيَاءُ ifadesinden sonra Mushaflarımızda lâzım işareti bulunur; çünkü geçilirse ardından gelen سَنَكْتُبُ (yazacağız) sözü yanlışlıkla inkârcıların sözüymüş gibi anlaşılabilir. Nefesiniz anlamı bozan bir yerde biterse, uygun bir kelimeden geri dönerek (iade) okumaya devam edin. Haftanın sonunda 16-27. sayfaları bölüm bölüm okuyup aşağıdaki kontrol listesiyle kendinizi değerlendirin.

Ayet Sonu (Ayet)Durunca OkunuşUygulanan Hüküm
تُفْلِحُونَ (200)tuflihûnMedd-i ârız (1-3 elif)
بَاطِلًا (191)bâtılâMedd-i ivaz (1 elif)
رَحِيمٌ (129)rahîmTenvin düşer, medd-i ârız
الْقِيَامَةِ (194)el-kıyâmehTe-i merbuta he okunur
الْأَلْبَابِ (190)el-elbâbKalkale-i kübra ve medd-i ârız
قَدِيرٌ (189)kadîrRâ ince (önce sakin ye)
الْأَبْرَارِ (193)el-ebrârRâ kalın, medd-i ârız
Durunca Ne Değişir? Vakıf Kartı ve Öz DeğerlendirmeKelime Sonu → Vakıfta Okunuş-ûne / -îne (tuflihûn)→ Medd-i ârızİki üstün (bâtılen)→ bâtılâ (ivaz)-un / -in tenvini (rahîmun)→ rahîmTe-i merbuta (kıyâmeti)→ kıyâmehKalkale harfi (elbâbi)→ Kalkale-i kübraRâ, önce sakin ye (kadîrun)→ İnce râRâ, önce elif (en-nâri)→ Kalın râÖz DeğerlendirmeMahreçler doğru mu?Gunneler tam mı?Medler aynı ölçüde mi?Kalkale, râ, lafzatullah?Secâvendlere uydum mu?Sayfalar: 16-27 (Ayetler 116-200)
🔍 Büyütmek için dokunun

Örnekler

  1. Örnek 1Âl-i İmrân suresi 133. ayetteki وَسَارِعُوا إِلَىٰ مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا (Rabbinizin bağışlamasına ve genişliği gökler ile yer kadar olan cennete koşun) ibaresindeki tecvit kurallarını sırasıyla belirleyiniz.

    Cevabı göster

    1. adım: وَسَارِعُوا إِلَىٰ ibaresinde vav med harfinden sonra ayrı kelimenin başında hemze gelmiştir: medd-i munfasıl. 2. adım: مَغْفِرَةٍ مِنْ ibaresinde iki esreli tenvinden sonra م gelmiştir: idgam-ı meal gunne. 3. adım: مِنْ رَبِّكُمْ ibaresinde sakin nundan sonra ر gelmiştir: idgam-ı bilâ gunne; nun okunmaz, doğrudan şeddeli râ ile geçilir. 4. adım: وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا ibaresinde tenvinden sonra boğaz harfi ع gelmiştir: izhar. Ayrıca جَنَّةٍ kelimesindeki şeddeli nun gunneyle okunur.

  2. Örnek 2185. ayetteki كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ ... فَمَنْ زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَأُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَ ۗ وَمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا إِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ bölümünde en az altı tecvit uygulaması bulunuz.

    Cevabı göster

    1) نَفْسٍ kelimesinde sakin nundan sonra ف: ihfa. 2) نَفْسٍ ذَائِقَةُ ibaresinde tenvinden sonra ذ: ihfa; ذَائِقَةُ kelimesinde medd-i muttasıl. 3) فَمَنْ زُحْزِحَ: sakin nundan sonra ز, ihfa. 4) عَنِ النَّارِ: idgam-ı şemsiyye. 5) وَأُدْخِلَ ve فَقَدْ: sakin dal, kalkale-i suğra. 6) الدُّنْيَا: sakin nun ile ye aynı kelimede, izhar-ı mutlak. 7) الْغُرُورِ kelimesinde durulunca râ kalın okunur ve medd-i ârız yapılır.

  3. Örnek 3159. ayetteki وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَلِيظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَ (Eğer kaba ve katı yürekli olsaydın etrafından dağılıp giderlerdi) ibaresini mahreç ve tecvit bakımından inceleyiniz.

    Cevabı göster

    Mahreç: فَظًّا ve غَلِيظَ kelimelerindeki ظ dil ucu üst ön dişlerin ucuna değerek, peltek ve kalın okunur; غ boğazın ağza yakın kısmından, ق dil kökünden kalın çıkarılır; ض dilin yan kenarından kalın okunur. Tecvit: كُنْتَ sakin nundan sonra ت: ihfa. فَظًّا غَلِيظَ tenvinden sonra boğaz harfi غ: izhar. لَانْفَضُّوا sakin nundan sonra ف: ihfa. مِنْ حَوْلِكَ sakin nundan sonra ح: izhar.

  4. Örnek 4194. ayetteki رَبَّنَا وَآتِنَا مَا وَعَدْتَنَا عَلَىٰ رُسُلِكَ ... إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْمِيعَادَ ibaresinde idgam, med ve vakıf hükümlerini açıklayınız.

    Cevabı göster

    1. adım: وَآتِنَا kelimesinde hemze med harfinden önce geldiği için medd-i bedel vardır; bir elif uzatılır. 2. adım: وَعَدْتَنَا kelimesinde sakin د, mahreci aynı olan ت harfine katılır: idgam-ı mütecaniseyn. Okunuş “va'attenâ”dır. 3. adım: إِنَّكَ kelimesinde şeddeli nun gunneyle okunur. 4. adım: Ayet sonunda الْمِيعَادَ kelimesinde durulunca dal sakin olur ve kalkale-i kübra yapılır; dalden önceki elif ise medd-i ârız ile uzatılabilir.

  5. Örnek 5191. ayetteki رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هٰذَا بَاطِلًا سُبْحَانَكَ ibaresi, بَاطِلًا kelimesinde durularak ve durulmadan okunduğunda hangi farklar ortaya çıkar?

    Cevabı göster

    Durulmadan okunursa: بَاطِلًا سُبْحَانَكَ ibaresinde iki üstünlü tenvinden sonra س geldiği için ihfa yapılır; nun sesi gizlenip gunneyle sin harfine geçilir. Durularak okunursa: Tenvin düşer, kelime “bâtılâ” şeklinde bir elif miktarı uzatılarak bitirilir; bu medd-i ivazdır. Sonra سُبْحَانَكَ kelimesiyle yeni nefese başlanır. Ortak noktalar: Her iki durumda da خَلَقْتَ kelimesindeki sakin kafta kalkale-i suğra, رَبَّنَا مَا ibaresinde medd-i tabii ve kalın râ uygulanır.

  6. Örnek 6123. ayetteki وَلَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ بِبَدْرٍ وَأَنْتُمْ أَذِلَّةٌ (Siz güçsüz olduğunuz halde Allah size Bedir'de yardım etmişti) ibaresindeki tecvit kurallarını bulunuz.

    Cevabı göster

    1) وَلَقَدْ: sakin dal, kalkale-i suğra. 2) نَصَرَكُمُ اللّٰهُ: Allah lafzından önceki mim ötreli olduğu için lafzatullah kalın okunur. 3) بِبَدْرٍ: kelime içindeki sakin dal, kalkale-i suğra. 4) بِبَدْرٍ وَأَنْتُمْ: tenvinden sonra و, idgam-ı meal gunne. 5) وَأَنْتُمْ: sakin nundan sonra ت, ihfa. 6) وَأَنْتُمْ أَذِلَّةٌ: sakin mimden sonra hemze, izhar-ı şefevî.

Kavram Kartları

1 / 8

Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1Aşağıdaki ibarelerin hangisinde kalkale-i suğra vardır?

  2. 2Aşağıdaki ibarelerin hangisinde lafzatullah ince okunur?

  3. 3185. ayetin sonundaki الْغُرُورِ kelimesinde durulduğunda nasıl okunur?

  4. 4Aşağıdaki ibarelerin hangisinde tenvinden sonra izhar yapılır?

  5. 5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.

    • رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ ibaresinde sakin mimden sonra ye geldiği için ihfa-i şefevî yapılır.
    • رِبِّيُّونَ kelimesinde râ esreli olduğu için ince okunur.
    • عِنْدَ اللّٰهِ ibaresinde Allah lafzından önceki dal üstünlü olduğu için lafzatullah kalın okunur.
    • أَوْلِيَاءَهُ فَلَا ibaresinde zamir iki harekeli harf arasında kaldığı için medd-i sıla yapılır.
    • قَدِيرٌ kelimesinde durulduğunda râdan önce sakin ye bulunduğu için râ kalın okunur.
  6. 6Âl-i İmrân suresinden alınan ibareleri içerdikleri tecvit kurallarıyla eşleştiriniz.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  7. 7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.

    1. مِنْ بَعْدِ ibaresinde sakin nun, be harfinden önce mime çevrilerek okunur; bu kurala denir.
    2. الدُّنْيَا kelimesinde sakin nun ile ye aynı kelimede bulunduğu için idgam yapılmaz; buna izhar-ı denir.
    3. الْأَلْبَابِ kelimesinde durulduğunda son harf olan be güçlü biçimde sarsılarak okunur; buna kalkale-i denir.
    4. بَاطِلًا kelimesinde durulduğunda iki üstün bir elif miktarı uzatılarak okunur; buna medd-i denir.
    5. مَا وَعَدْتَنَا ibaresinde sakin dal, te harfine katılarak okunur; bu kurala idgam-ı denir.
  8. 8Âl-i İmrân suresi 193. ayeti (رَبَّنَا إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِي لِلْإِيمَانِ أَنْ آمِنُوا بِرَبِّكُمْ فَآمَنَّا ۚ رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْأَبْرَارِ) üç adımda inceleyerek okumaya hazırlanınız: Mahreç-med, nun-tenvin hükümleri ve râ-vakıf hükümleri.

Kısaca

  • Mahreç: Boğaz harfleri, peltek harfler ve kalın-ince harf eşleri (س/ص, ت/ط, د/ض, ك/ق) birbirine karıştırılırsa kelimenin yapısı bozulur; bu açık hataya lahn-ı celî denir.
  • Nun ve tenvin: عَذَابٌ عَظِيمٌ izhar, غَفُورٌ رَحِيمٌ idgam-ı bilâ gunne, بَصِيرٌ بِمَا iklab, نَفْسٍ ذَائِقَةُ ihfa örneğidir; الدُّنْيَا kelimesinde ise izhar-ı mutlak vardır.
  • Sakin mim ve mütecaniseyn: تَحْسَبَنَّهُمْ بِمَفَازَةٍ ihfa-i şefevî, كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ idgam-ı misleyn, رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ izhar-ı şefevî; مَا وَعَدْتَنَا ve هَمَّتْ طَائِفَتَانِ ise idgam-ı mütecaniseyndir.
  • Medler: ذَائِقَةُ muttasıl, رَبَّنَا إِنَّنَا munfasıl, آمَنُوا bedel, أَوْلِيَاءَهُ فَلَا sıla, durulduğunda تُفْلِحُونَ ârız, الْمَوْتِ lîn, بَاطِلًا ivaz meddine örnektir.
  • Kalkale, râ ve lafzatullah: بِبَدْرٍ kalkale-i suğra, durulan الْأَلْبَابِ kalkale-i kübra; رِبِّيُّونَ ince, يُرْزَقُونَ kalın râ; عِنْدَ اللّٰهِ kalın, فِي سَبِيلِ اللّٰهِ ince lafzatullah örneğidir.
  • Vakıf: Ayet sonunda durunca tenvin düşer, iki üstün elife döner, te-i merbuta he okunur, kalkale güçlenir; bu değişiklikleri bilmek tilaveti usulüne uygun hâle getirir.

Bu dersin öteki kaynakları