Birinci ünitenin ilk bölümünde İslam akaidinin temelini oluşturan altı iman esasını (أَرْكَانُ الْإِيمَانِ) ve bu esasların Arapça ifade kalıplarını incelemiştik. Bu haftaki dersimizde ise iman esaslarının merkezinde yer alan Allah'a iman (الْإِيمَانُ بِاللّٰهِ) ilkesini daha derinden tanımamızı sağlayan Esmaülhüsna (أَسْمَاءُ اللّٰهِ الْحُسْنَى - Allah'ın en güzel isimleri) kavramını ele alacağız. Özellikle Haşr suresinin 22-24. ayetlerinde bir arada zikredilen ilahi isimlerin Arapça yazılışlarını, telaffuzlarını, anlamlarını ve cümle içindeki kullanımlarını öğreneceğiz.
İman Esasları ve Esmaülhüsna Kavramı (أَرْكَانُ الْإِيمَانِ وَأَسْمَاءُ اللّٰهِ الْحُسْنَى)
İslam inancında iman (الْإِيمَانُ), Allah'tan getirdiği kesin olarak bilinen dinî hükümlerde Hz. Peygamber'i tasdik etmek ve gönülden benimsemektir. İmanın temel rükünleri (أَرْكَانُ الْإِيمَانِ) altı tanedir: Allah'a (بِاللّٰهِ), meleklere (بِالْمَلَائِكَةِ), ilahi kitaplara (بِالْكُتُبِ السَّمَاوِيَّةِ), peygamberlere (بِالرُّسُلِ), ahiret gününe (بِالْآخِرَةِ / بِالْيَوْمِ الْآخِرِ) ve kaza ile kadere (بِالْقَضَاءِ وَالْقَدَرِ) iman etmek.
Altı iman esasının özü ve temeli Allah'a imandır. Bir müminin Rabbini doğru tanıması (مَعْرِفَةُ اللّٰهِ), O'nun Kur'an-ı Kerim'de ve hadis-i şeriflerde bildirilen güzel isimlerini ve yüce sıfatlarını öğrenmesiyle mümkündür. Mesleki Arapçada bu isimler Esmaülhüsna (أَسْمَاءُ اللّٰهِ الْحُسْنَى) terkibiyle ifade edilir. Bu terkipte أَسْمَاءُ اللّٰهِ bölümü isim tamlaması (izafet terkibi), الْحُسْنَى kelimesi ise 'en güzel' anlamına gelen sıfattır.
| Arapça Kavram | Okunuşu | Tekili / Kökü | Türkçe Anlamı |
|---|---|---|---|
| الْإِيمَانُ | El-Îmân | آمَنَ (kök fiil) | İman, gönülden inanıp tasdik etme |
| أَرْكَانُ الْإِيمَانِ | Erkânü'l-Îmân | رُكْنٌ (tekili) | İmanın şartları (temel esasları) |
| الْمَلَائِكَةُ | El-Melâike | مَلَكٌ (tekili) | Melekler |
| الْكُتُبُ السَّمَاوِيَّةُ | El-Kütübü's-Semâviyye | كِتَابٌ (tekili) | İlahi (semavi) kitaplar |
| الرُّسُلُ | Er-Rusül | رَسُولٌ (tekili) | Peygamberler (elçiler) |
| الْآخِرَةُ | El-Âhira | آخِرٌ (kök isim) | Ahiret hayatı, son yurt |
| الْقَضَاءُ وَالْقَدَرُ | El-Kadâu ve'l-Kader | قَضَى / قَدَرَ | Kaza ve kader |
| أَسْمَاءُ اللّٰهِ الْحُسْنَى | Esmâullâhi'l-Hüsnâ | اِسْمٌ (tekili) | Allah'ın en güzel isimleri (Esmaülhüsna) |
Haşr Suresi 22. Ayet: Rahmet ve Gayb İlmi (الرَّحْمٰنُ وَالرَّحِيمُ)
Kur'an-ı Kerim'de Esmaülhüsna'nın en yoğun biçimde bir arada zikredildiği bölüm Haşr suresinin 22, 23 ve 24. ayetleridir (سُورَةُ الْحَشْرِ). 22. ayet-i kerime هُوَ اللّٰهُ الَّذِي لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ ('O, kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır') tevhit cümlesiyle başlar ve hemen ardından Allah'ın عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ ('gaybı da görünen âlemi de bilen') olduğunu bildirir.
Ayetin sonunda yer alan هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّحِيمُ ('O, Rahmân'dır, Rahîm'dir') cümlesi, Müslümanların her hayırlı işe başlarken okudukları Besmele'de (بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ) de geçen iki temel ismi vurgular. Her iki isim de Arapçada 'merhamet etmek, şefkat göstermek' anlamındaki رَحْمَة (rahmet) kökünden türemiştir; ancak aralarında kapsam farkı vardır.
Hükümranlık, Kutsiyet ve Esenlik İsimleri (الْمَلِكُ، الْقُدُّوسُ، السَّلَامُ)
Haşr suresinin 23. ayeti yine هُوَ اللّٰهُ الَّذِي لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ tevhit kalıbıyla başlar ve Allah'ın mutlak hükümranlığını, aşkınlığını ve esenlik vericiliğini bildiren isimleri sıralar. Bunların ilki olan El-Melik (اَلْمَلِكُ), 'bütün mülkün ve kâinatın gerçek sahibi, mutlak hükümdarı, dilediği gibi tasarruf eden' anlamına gelir.
İkinci isim olan El-Kuddûs (اَلْقُدُّوسُ), 'her türlü eksiklikten, kusurdan, acizlikten ve yaratılmışlara ait noksan sıfatlardan tamamen uzak, tertemiz ve mukaddes olan' demektir. Üçüncü isim olan Es-Selâm (اَلسَّلَامُ) ise 'her türlü afet ve kederden salim olan, kullarına güven ve esenlik bahşeden, cennette müminleri selamete çıkaran' anlamlarını taşır. Müslümanların birbirine اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ diyerek dua etmesi de bu güzel ismin yeryüzündeki yansımasıdır.
| Güzel İsim (Arapça) | Okunuşu | Sözlük Kökü | Istılahi Anlamı |
|---|---|---|---|
| اَلرَّحْمٰنُ | Er-Rahmân | ر - ح - م | Dünyada bütün varlıklara ayrım gözetmeden merhamet eden |
| اَلرَّحِيمُ | Er-Rahîm | ر - ح - م | Ahirette mümin kullarına özel şefkat ve ihsanda bulunan |
| اَلْمَلِكُ | El-Melik | م - ل - ك | Mülkün ve kâinatın gerçek sahibi, mutlak hükümdarı |
| اَلْقُدُّوسُ | El-Kuddûs | ق - د - س | Her türlü kusur, hata ve noksanlıktan münezzeh (uzak) olan |
| اَلسَّلَامُ | Es-Selâm | س - ل - م | Esenlik ve barış kaynağı olan, kullarını tehlikelerden selamete çıkaran |
Güven, Koruma ve Mutlak Kudret İsimleri (الْمُؤْمِنُ، الْمُهَيْمِنُ، الْعَزِيزُ، الْجَبَّارُ، الْمُتَكَبِّرُ)
Haşr suresi 23. ayetin devamında Allah'ın kullarını koruyup gözetmesini ve yenilmez kudretini anlatan beş isim yer alır. El-Mü'min (اَلْمُؤْمِنُ), 'kalplere iman nuru bahşeden, vaadine sadık olan ve kendisine sığınan kullarına güven verip onları korkudan emin kılan' demektir. El-Müheymin (اَلْمُهَيْمِنُ) ise 'bütün varlıkları her an görüp gözeten, koruyan, denetleyen ve hiçbir şey kendisinden gizli kalmayan' anlamındadır.
Ayetin son üç ismi ilahi izzet ve azameti dile getirir: El-Azîz (اَلْعَزِيزُ), 'mutlak güç, şeref ve üstünlük sahibi olan, hiçbir kuvvetin kendisine galip gelemeyeceği yenilmez kudret sahibi' demektir. El-Cebbâr (اَلْجَبَّارُ), 'iradesini her durumda yürüten, aynı zamanda kırılan kalpleri onaran, zayıfların eksiklerini tamamlayıp dertlerine derman olan' anlamına gelir. El-Mütekebbir (اَلْمُتَكَبِّرُ) ise 'büyüklük ve ululukta eşi benzeri olmayan, azameti her şeyin üstünde olan' demektir.
| Güzel İsim (Arapça) | Okunuşu | Temel Vurgusu ve Anlamı |
|---|---|---|
| اَلْمُؤْمِنُ | El-Mü'min | Gönüllere iman bahşeden, kendine sığınanlara güven ve emniyet veren |
| اَلْمُهَيْمِنُ | El-Müheymin | Bütün varlıkları ve amelleri her an görüp gözeten, koruyan, kollayan |
| اَلْعَزِيزُ | El-Azîz | Mutlak izzet, şeref ve üstünlük sahibi; mağlup edilmesi imkânsız olan |
| اَلْجَبَّارُ | El-Cebbâr | Hükmünü her şeye geçiren; kırılanları onaran ve eksikleri tamamlayan |
| اَلْمُتَكَبِّرُ | El-Mütekebbir | Ululuk ve büyüklük yalnızca kendisine yakışan, azamette eşi olmayan |
Yaratılış ve Hikmet İsimleri (الْخَالِقُ، الْبَارِئُ، الْمُصَوِّرُ، الْحَكِيمُ)
Haşr suresinin 24. ayeti هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْأَسْمَاءُ الْحُسْنَى ifadeleriyle kâinattaki yaratılış sürecinin üç aşamasını peş peşe açıklar. El-Hâlık (اَلْخَالِقُ), 'her şeyi yoktan var eden ve yaratacağı varlıkların ölçüsünü, miktarını ve özelliklerini önceden takdir edip planlayan' demektir. El-Bâri' (اَلْبَارِئُ), 'takdir ettiği varlıkları birbirine tam bir uyum içinde, örneksiz ve kusursuz bir düzenle yokluktan varlığa çıkaran' anlamına gelir.
Yaratılışın üçüncü aşamasını bildiren El-Musavvir (اَلْمُصَوِّرُ) ismi ise 'yarattığı her varlığa kendine özgü bir şekil, suret, yüz hatları ve parmak izi gibi ayırt edici özellikler veren' demektir. Ayetin sonunda yer alan وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ cümlesindeki El-Hakîm (اَلْحَكِيمُ) ismi de Allah'ın hiçbir şeyi boşuna yaratmadığını; her işinin, emrinin ve yaratmasının derin bir hikmet ve gayeye dayandığını bildirir.
| Güzel İsim (Arapça) | Okunuşu | Sözlük Kökü | Istılahi Anlamı |
|---|---|---|---|
| اَلْخَالِقُ | El-Hâlık | خ - ل - ق | Her şeyi ölçülü biçimde takdir edip yoktan yaratan |
| اَلْبَارِئُ | El-Bâri' | ب - ر - أ | Varlıkları örneksiz, uyumlu ve kusursuz bir düzenle var eden |
| اَلْمُصَوِّرُ | El-Musavvir | ص - و - ر | Her varlığa kendine özgü en güzel şekil ve sureti veren |
| اَلْحَكِيمُ | El-Hakîm | ح - ك - م | Her işi, hükmü ve yaratması yerli yerinde ve hikmetli olan |
Esmaülhüsna İle İlgili Arapça Cümle Kalıpları ve Metin Çözümlemesi
Mesleki Arapçada Allah'ın güzel isimlerini cümle içinde kullanırken genellikle isim cümlesi (الْجُمْلَةُ الِاسْمِيَّةُ) ve fiil cümlesi (الْجُمْلَةُ الْفِعْلِيَّةُ) kalıplarından yararlanılır. Örneğin اللّٰهُ هُوَ الرَّزَّاقُ وَالْخَالِقُ ('Allah, rızık veren ve yaratandır') cümlesinde هُوَ zamiri, müpteda (اللّٰهُ) ile haber (الرَّزَّاقُ) arasında vurgu ve tahsis ('yalnızca O') anlamı katan fasıl zamiridir.
Dua ve ibadet dilinde ise Esmaülhüsna ya يَا nida (seslenme) edatıyla (يَا رَحْمٰنُ، يَا سَلَامُ - 'Ey Rahmân, Ey Selâm!; nida edatından sonra gelen isim belirsiz/elif-lâmsız okunur ve tek ötre alır) ya da بِـ harf-i cerriyle (أَعُوذُ بِاللّٰهِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ - 'Azîz ve Hakîm olan Allah'a sığınırım') kullanılır. Aşağıdaki tabloda ünite metinlerinde geçen temel Arapça cümle kalıpları ve anlamları verilmiştir.
| Arapça Cümle | Okunuşu | Türkçe Anlamı ve Dil Bilgisi Notu |
|---|---|---|
| هُوَ اللّٰهُ الَّذِي لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ | Hüvallâhüllezî lâ ilâhe illâ hüve | O, kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır. (الَّذِي: ism-i mevsul) |
| لِلّٰهِ الْأَسْمَاءُ الْحُسْنَى فَادْعُوهُ بِهَا | Lillâhi'l-esmâü'l-hüsnâ fed'ûhü bihâ | En güzel isimler Allah'ındır; öyleyse O'na bunlarla dua edin. (A'râf, 180) |
| اللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ | Allâhü hâliku külli şey'in | Allah her şeyin yaratıcısıdır. (خَالِقُ كُلِّ: izafet/isim tamlaması) |
| يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ | Yüsebbihu lehû mâ fi's-semâvâti ve'l-ard | Göklerde ve yerde ne varsa O'nu tesbih eder. (Haşr, 24) |
| أَرْكَانُ الْإِيمَانِ سِتَّةٌ | Erkânü'l-îmâni sittetün | İmanın şartları altıdır. (Müpteda: أَرْكَانُ, Haber: سِتَّةٌ) |
Örnekler
Örnek 1أَسْمَاءُ اللّٰهِ الْحُسْنَى terkibini oluşturan kelimeleri dil bilgisi açısından çözümleyerek terkibin Türkçe anlamını yazınız.
Cevabı göster
Terkipteki أَسْمَاءُ kelimesi اِسْمٌ (isim) sözcüğünün çoğuludur ve اللّٰهِ lafzıyla birleşerek isim tamlaması (إِضَافَة) oluşturur ('Allah'ın isimleri'). الْحُسْنَى kelimesi ise 'en güzel' anlamına gelen sıfattır ve akılsız çoğul hükmündeki أَسْمَاء kelimesini niteler. Terkibin tam anlamı 'Allah'ın en güzel isimleri (Esmaülhüsna)' demektir.
Örnek 2Haşr suresi 22. ayette geçen اَلرَّحْمٰنُ ve اَلرَّحِيمُ isimlerinin ortak kökünü ve anlamları arasındaki farkı açıklayınız.
Cevabı göster
Her iki isim de ر - ح - م (رَحْمَة - merhamet ve şefkat) kökünden türemiştir. Er-Rahmân (اَلرَّحْمٰنُ), dünya hayatında inanan-inanmayan ayrımı yapmadan bütün yaratılmışlara merhamet edip rızık veren demektir ve yalnızca Allah için kullanılır. Er-Rahîm (اَلرَّحِيمُ) ise ahirette yalnızca mümin kullarına özel şefkat gösteren ve onları cennetiyle mükâfatlandıran anlamına gelir.
Örnek 3Haşr suresi 23. ayette geçen اَلْمَلِكُ, اَلْقُدُّوسُ ve اَلسَّلَامُ isimlerinin anlamlarını kısaca belirtiniz.
Cevabı göster
El-Melik (اَلْمَلِكُ): Bütün varlık âleminin gerçek sahibi ve mutlak hükümdarı olan. El-Kuddûs (اَلْقُدُّوسُ): Her türlü eksiklik, kusur ve noksanlıktan münezzeh (uzak ve tertemiz) olan. Es-Selâm (اَلسَّلَامُ): Esenlik ve barış kaynağı olan, kullarını her türlü tehlikeden selamete çıkaran.
Örnek 4اَلْمُؤْمِنُ ve اَلْمُهَيْمِنُ isimleri Allah'ın kullarıyla olan hangi ilişkisini ifade eder?
Cevabı göster
El-Mü'min (اَلْمُؤْمِنُ), kalplere iman nuru bahşeden ve kendisine sığınan kullarına güven ve emniyet veren demektir. El-Müheymin (اَلْمُهَيْمِنُ) ise bütün varlıkları ve kulların yaptıklarını her an görüp gözeten, koruyan ve denetleyen anlamına gelir.
Örnek 5Haşr suresi 24. ayette peş peşe zikredilen اَلْخَالِقُ, اَلْبَارِئُ ve اَلْمُصَوِّرُ isimlerinin yaratılış sürecindeki sıralamasını açıklayınız.
Cevabı göster
Bu üç isim yaratılışın üç aşamasını anlatır: 1. El-Hâlık (اَلْخَالِقُ), varlıkların ölçüsünü ve özelliklerini yoktan takdir edip planlayan; 2. El-Bâri' (اَلْبَارِئُ), takdir edilen varlıkları kusursuz ve uyumlu bir düzenle yokluktan varlığa çıkaran; 3. El-Musavvir (اَلْمُصَوِّرُ) ise her varlığa kendine özgü şekil ve suret veren demektir.
Örnek 6وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ ayet sonunda yer alan iki güzel ismin anlamlarını söyleyerek cümleyi Türkçeye çeviriniz.
Cevabı göster
El-Azîz (اَلْعَزِيزُ) 'mutlak güç ve üstünlük sahibi, yenilmeyen'; El-Hakîm (اَلْحَكِيمُ) ise 'her işi, emri ve yaratması hikmetli olan' demektir. Cümlenin tamamı: 'O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.'
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1'İmanın şartları' kavramının Mesleki Arapçadaki doğru karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?
أَرْكَان kelimesi رُكْن (temel direk, şart, esas) sözcüğünün çoğuludur; أَرْكَانُ الْإِيمَانِ 'imanın şartları / esasları' demektir.
2Haşr suresi 23. ayette geçen ve 'her türlü eksiklik, kusur ve noksanlıktan uzak, tertemiz olan' anlamına gelen Esmaülhüsna ismi hangisidir?
ق - د - س kökünden türeyen اَلْقُدُّوسُ (El-Kuddûs) ismi, Allah'ın her türlü kusur ve eksiklikten münezzeh olduğunu ifade eder.
3'Her varlığa kendine özgü bir şekil, yüz hatları ve suret veren' anlamındaki Allah'ın güzel ismi aşağıdakilerden hangisidir?
صُورَة (şekil, suret) kökünden gelen اَلْمُصَوِّرُ (El-Musavvir), varlıklara eşsiz şekil ve suret veren demektir.
4Haşr suresi 24. ayette yer alan لَهُ الْأَسْمَاءُ الْحُسْنَى cümlesinin doğru Türkçe çevirisi aşağıdakilerden hangisidir?
لَهُ 'O'nundur', الْأَسْمَاءُ الْحُسْنَى ise 'en güzel isimler' demektir; cümle 'En güzel isimler O'nundur' anlamına gelir.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- أَسْمَاءُ اللّٰهِ الْحُسْنَى terkibindeki أَسْمَاء kelimesi, 'isim' anlamındaki اِسْم sözcüğünün çoğuludur.
Doğru. اِسْمٌ tekil, أَسْمَاءٌ ise onun kırık çoğuludur (cem-i mükesser).
- اَلرَّحْمٰنُ ismi yalnızca ahirette müminlere merhamet eden anlamına gelir ve insanlar için de sıfat olarak kullanılabilir.
Yanlış. اَلرَّحْمٰنُ dünyada bütün yaratılmışlara merhamet eden demektir ve yalnızca Allah için kullanılır; ahirette müminlere özel merhameti ifade eden isim اَلرَّحِيمُ'dir.
- اَلْمُهَيْمِنُ (El-Müheymin) ismi, 'bütün varlıkları her an görüp gözeten, koruyan ve denetleyen' anlamına gelir.
Doğru. El-Müheymin, kâinattaki her şeyi gözetip koruyan demektir.
- İman esasları arasında yer alan 'ilahi kitaplar' kavramı Arapçada الْمَلَائِكَةُ kelimesiyle ifade edilir.
Yanlış. الْمَلَائِكَةُ 'melekler' demektir; ilahi kitaplar الْكُتُبُ السَّمَاوِيَّةُ terkibiyle ifade edilir.
- Haşr suresi 24. ayette geçen اَلْخَالِقُ، الْبَارِئُ، الْمُصَوِّرُ isimleri, Allah'ın yoktan takdir edip kusursuzca yaratmasını ve varlıklara şekil vermesini anlatır.
Doğru. Bu üç isim yaratılışın takdir, icat ve tasvir aşamalarını ifade eder.
- أَسْمَاءُ اللّٰهِ الْحُسْنَى terkibindeki أَسْمَاء kelimesi, 'isim' anlamındaki اِسْم sözcüğünün çoğuludur.
6Aşağıdaki Esmaülhüsna isimlerini Türkçe anlamlarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Allah'ın Kur'an ve sünnette bildirilen en güzel isimlerine (أَسْمَاءُ اللّٰهِ الْحُسْنَى) denir.
- Kendisine sığınan kullarına güven ve emniyet veren, kalplere iman bahşeden anlamına gelen Allah'ın ismi (اَلْمُؤْمِنُ)'dir.
- Ululuk ve büyüklükte eşi benzeri olmayan, azameti her şeyin üstünde olan anlamındaki güzel isim (اَلْمُتَكَبِّرُ)'dir.
- Varlıkları birbirine tam bir uyum içinde ve kusursuz bir düzenle yoktan var eden anlamındaki isim (اَلْبَارِئُ)'dir.
- İmanın altıncı şartı olan 'kaza ve kader' kavramı Arapçada (الْقَضَاءُ وَالْقَدَرُ) şeklinde okunur.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Haşr suresinin 22-24. ayetlerinde zikredilen اَلرَّحْمٰنُ, اَلسَّلَامُ, اَلْمُؤْمِنُ ve اَلْحَكِيمُ isimlerini bilen bir müminin günlük hayatında ve insanlarla ilişkilerinde nasıl bir ahlaki tutum sergilemesi beklenir? Arapça kavramlarla ilişkilendirerek açıklayınız.
1. ipucu: Rabbimizin اَلرَّحْمٰنُ ve اَلرَّحِيمُ olduğunu bilmek, müminin kalbinde bütün yaratılmışlara karşı nasıl bir duygu uyandırır?
2. ipucu: اَلسَّلَامُ ve اَلْمُؤْمِنُ isimlerinin tecellisi olarak bir Müslüman çevresine nasıl bir güven ve esenlik vermelidir?
3. ipucu: اَلْحَكِيمُ ismini tefekkür eden insan, karşılaştığı olayları ve kendi davranışlarını nasıl değerlendirir?
Cevap: Esmaülhüsna'yı (أَسْمَاءُ اللّٰهِ الْحُسْنَى) öğrenmek yalnızca lafızları ezberlemek değil, bu isimlerin ahlaki yansımalarını kuşanmaktır. Rabbini Er-Rahmân (اَلرَّحْمٰنُ) ve Er-Rahîm (اَلرَّحِيمُ) olarak tanıyan bir mümin, insanlara ve bütün canlılara karşı şefkatli ve merhametli olur. Allah'ın Es-Selâm (اَلسَّلَامُ) ve El-Mü'min (اَلْمُؤْمِنُ) olduğunu idrak eden kimse, çevresine barış, esenlik ve güven (أَمَان) yayar; elinden ve dilinden hiç kimseye zarar gelmez. Rabbimizin El-Hakîm (اَلْحَكِيمُ) olduğunu bilen kul ise kâinatta hiçbir şeyin boşuna yaratılmadığını kavrar, işlerini hikmet ve ölçüyle yapar ve karşılaştığı zorluklarda ilahi hikmete güvenerek sabreder.
Kısaca
- Esmaülhüsna (أَسْمَاءُ اللّٰهِ الْحُسْنَى), 'isim' anlamındaki اِسْم kelimesinin çoğulu olan أَسْمَاء ile 'en güzel' anlamındaki اَلْحُسْنَى sıfatının birleşiminden oluşur ve Allah'ın en güzel isimleri demektir.
- Kur'an-ı Kerim'de Haşr suresinin son üç ayetinde (22, 23 ve 24. ayetler) هُوَ اللّٰهُ الَّذِي لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ ('O, kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır') tevhit kalıbıyla birlikte Allah'ın pek çok güzel ismi peş peşe sıralanır.
- اَلرَّحْمٰنُ (dünyada bütün mahlukata merhamet eden) ve اَلرَّحِيمُ (ahirette yalnızca müminlere şefkat gösteren) isimleri, ilahi rahmetin kuşatıcılığını ifade eder.
- اَلْمَلِكُ (mülkün gerçek sahibi ve hükümdarı), اَلْقُدُّوسُ (her türlü eksiklikten münezzeh olan) ve اَلسَّلَامُ (esenlik kaynağı ve kullarını selamete çıkaran) isimleri Allah'ın mutlak hükümranlığını ve kemalini bildirir.
- اَلْمُؤْمِنُ (güven veren ve gönüllere iman bahşeden), اَلْمُهَيْمِنُ (her şeyi görüp gözeten), اَلْعَزِيزُ (mutlak güç ve üstünlük sahibi), اَلْجَبَّارُ (iradesini yürüten ve kırılanları onaran) ve اَلْمُتَكَبِّرُ (büyüklükte eşi olmayan) isimleri ilahi kudret ve korumayı anlatır.
- اَلْخَالِقُ (yoktan takdir edip yaratan), اَلْبَارِئُ (uyumlu ve kusursuz biçimde var eden), اَلْمُصَوِّرُ (her varlığa kendine özgü şekil ve suret veren) ve اَلْحَكِيمُ (her işi ve hükmü hikmetli olan) isimleri ise kainattaki eşsiz yaratılış düzenini açıklar.