İçeriğe geç

11. sınıf · Mesleki Arapça · 9. hafta (9-13 Kasım 2026)

Esmâ-i Hüsnâ: el-Bâri', el-Cebbâr, el-Hakîm ve er-Rezzâk İsimlerinin Geçtiği Metinler ile İsim ve Fiil Cümlesi Uygulamaları (MARP11.1)

Ünite 1: İslam İnancı teması · Konu özeti

🃏 Kavram kartlarıEtkinlikler
Bu hafta

İslam inancının (اَلْعَقِيدَةُ الْإِسْلَامِيَّةُ) merkezinde Yüce Allah'ı güzel isimleriyle (أَسْمَاءُ اللّٰهِ الْحُسْنَى) tanımak yer alır. Bu dersimizde birinci ünitemizin ikinci bölümü olan Esmâ-i Hüsnâ konusunun devamı olarak اَلْبَارِئُ (el-Bâri'), اَلْجَبَّارُ (el-Cebbâr), اَلْحَكِيمُ (el-Hakîm) ve اَلرَّزَّاقُ (er-Rezzâk) isimlerinin geçtiği Arapça metinleri inceliyor; isim ve fiil cümlesi kurallarını bu metinler üzerinde uyguluyoruz.

Esmâ-i Hüsnâ'dan Dört İsim: el-Bâri', el-Cebbâr, el-Hakîm, er-Rezzâk

1) el-Bâri' (اَلْبَارِئُ): بَرَأَ (bera'e — örneksiz ve kusursuz yarattı) fiilinden türemiş bir ism-i fâildir. Varlıkları hiçbir modele bağlı kalmadan, birbirleriyle tam bir uyum içinde ve kusursuzca yoktan var eden demektir. Haşr suresi 24. ayette هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ ('O; yaratan, kusursuzca var eden ve şekil veren Allah'tır') buyrulmaktadır.

2) el-Cebbâr (اَلْجَبَّارُ): جَبَرَ (cebera — onardı, sardı, eksikleri giderdi) kökünden fa'âl (فَعَّالٌ) vezninde mübalağalı ism-i fâildir. Kırılan kalpleri ve bozulan işleri onaran, çaresizlerin imdadına yetişen ve kâinatta mutlak iradesini ve hükmünü yürüten anlamlarına gelir: يَجْبُرُ اللّٰهُ الْقُلُوبَ الْمُنْكَسِرَةَ ('Allah kırık kalpleri onarır').

3) el-Hakîm (اَلْحَكِيمُ): حَكَمَ / حِكْمَةٌ kökünden faîl (فَعِيلٌ) vezninde sıfat-ı müşebbehedir; her emri, yasağı ve yaratması hikmetli olan, hiçbir şeyi boşuna yaratmayan demektir. 4) er-Rezzâk (اَلرَّزَّاقُ): رَزَقَ (rızık verdi) fiilinden fa'âl vezninde mübalağalı ism-i fâil olup yeryüzündeki bütün canlılara maddi ve manevi rızıklarını kesintisiz ve bolca veren demektir (Zâriyât, 51/58).

ESMÂ-İ HÜSNÂ (أَسْمَاءُ اللّٰهِ الْحُسْنَى): ANLAM VE TECELLİLERİ اَلْبَارِئُ el-Bâri' • Varlıkları örneksiz, kusursuz ve birbirine uyumlu yaratan. بَرَأَ اللّٰهُ الْخَلْقَ اَلْجَبَّارُ el-Cebbâr • Kırılanları onaran, eksikleri tamamlayan, iradesini yürüten. يَجْبُرُ اللّٰهُ الْقُلُوبَ اَلْحَكِيمُ el-Hakîm • Her işi, emri ve yaratması hikmetli, yerli yerinde olan. اَللّٰهُ حَكِيمٌ عَلِيمٌ اَلرَّزَّاقُ er-Rezzâk • Bütün canlılara maddi-manevi bol rızık ihsan eden. يَرْزُقُ اللّٰهُ الْعِبَادَ
🔍 Büyütmek için dokunun

Metinlerde İsim Cümlesi (el-Cümletü'l-İsmiyye) ve Fiil Cümlesi (el-Cümletü'l-Fi'liyye)

Arapçada cümleler başladıkları kelimenin türüne göre ikiye ayrılır. İsimle (veya zamirle) başlayan cümlelere isim cümlesi (اَلْجُمْلَةُ الِاسْمِيَّةُ) denir. İsim cümlesinin iki ana ögesi mübtedâ (اَلْمُبْتَدَأُ — özne) ve haber (اَلْخَبَرُ — yüklem) olup her ikisi de merfûdur (tekil isimlerde son harekesi damme/ötredir). Örneğin: اَللّٰهُ حَكِيمٌ فِي أَفْعَالِهِ ('Allah fiillerinde hikmet sahibidir') cümlesinde اَللّٰهُ mübtedâ, حَكِيمٌ ise haberdir.

Fiille başlayan cümlelere ise fiil cümlesi (اَلْجُمْلَةُ الْفِعْلِيَّةُ) adı verilir. Fiil cümlesinin temel ögeleri fiil (اَلْفِعْلُ), işi yapan fâil / özne (اَلْفَاعِلُ) ve fiilden etkilenen mef'ûlün bih / nesne (اَلْمَفْعُولُ بِهِ)'dir. Fiil cümlesinde fâil daima merfû (tekilde dammeli/ötreli), mef'ûlün bih ise daima mansûb (tekilde fethalı/üstünlü) olur.

Örneğin: يَرْزُقُ اللّٰهُ الْكَائِنَاتِ الحَيَّةَ ('Allah canlı varlıkları rızıklandırır') cümlesi muzâri fiille başladığı için fiil cümlesidir; يَرْزُقُ fiil, اللّٰهُ merfû fâil, الْكَائِنَاتِ ise cemi müennes salim olduğu için kesra ile mansûb mef'ûlün bih'tir. Yine بَرَأَ اللّٰهُ الْكَوْنَ بِالْحِكْمَةِ ('Allah evreni hikmetle yarattı') cümlesinde الْكَوْنَ fetha ile mansûb mef'ûlün bih'tir.

İSİM CÜMLESİ (اَلْجُمْلَةُ الِاسْمِيَّةُ) VE FİİL CÜMLESİ (اَلْجُمْلَةُ الْفِعْلِيَّةُ) İsim Cümlesi: Mübtedâ + Haber • İsimle başlar; iki temel ögesi vardır: اَلْمُبْتَدَأُ (Mübtedâ) + اَلْخَبَرُ (Haber) • İkisi de merfûdur (damme / ötre alır): اَللّٰهُ رَزَّاقٌ / اَللّٰهُ هُوَ الْحَكِيمُ • Mübtedâ marife (belirli), haber genellikle nekra (belirsiz) olur ve sayı-cinsiyette uyar. Fiil Cümlesi: Fiil + Fâil + Mef'ûlün Bih • Fiille başlar; temel ögeleri: فِعْلٌ (Fiil) + فَاعِلٌ (Özne) + مَفْعُولٌ بِهِ (Nesne) • Fâil merfû (ötre), mef'ûl mansûb (üstün): يَرْزُقُ اللّٰهُ الْعِبَادَ / خَلَقَ اللّٰهُ الْإِنْسَانَ • اللّٰهُ : Fâil (merfû - damme) • الْعِبَادَ : Mef'ûlün bih (mansûb - fetha)
🔍 Büyütmek için dokunun

Örnek Mesleki Arapça Metin ve Dua Uygulamaları

İslam inancı metinlerinde bu dört ismin kâinattaki tecellileri şöyle özetlenir: اَللّٰهُ هُوَ الْبَارِئُ الَّذِي خَلَقَ الْإِنْسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ ('Allah, insanı en güzel biçimde yaratan el-Bâri'dir'). وَهُوَ الْجَبَّارُ الَّذِي يَجْبُرُ ضَعْفَ الْمَظْلُومِينَ وَيَنْصُرُهُمْ ('Ve O, mazlumların zayıflığını/kırgınlığını onaran ve onlara yardım eden el-Cebbâr'dır').

Metnin devamında el-Hakîm ve er-Rezzâk isimleri açıklanır: خَلَقَ اللّٰهُ كُلَّ شَيْءٍ بِحِكْمَةٍ بَالِغَةٍ، فَهُوَ الْحَكِيمُ الْعَلِيمُ ('Allah her şeyi üstün bir hikmetle yaratmıştır; O, el-Hakîm ve el-Alîm'dir'). وَهُوَ الرَّزَّاقُ الَّذِي يَرْزُقُ الطَّيْرَ فِي السَّمَاءِ وَالسَّمَكَ فِي الْبَحْرِ ('Ve O, gökteki kuşu ve denizdeki balığı rızıklandıran er-Rezzâk'tır').

Namazda iki secde arasında okunan sünnet duada da bu isimlerin fiil şekilleri bir arada geçer: اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لِي وَارْحَمْنِي وَاجْبُرْنِي وَاهْدِنِي وَارْزُقْنِي ('Allah'ım! Beni bağışla, bana merhamet et, kırıklarımı/eksiklerimi onar [وَاجْبُرْنِي], bana hidayet ver ve beni rızıklandır [وَارْزُقْنِي]').

KUR'AN AYETLERİNDE DÖRT GÜZEL İSMİN GEÇTİĞİ ÖRNEKLER Haşr Suresi 23-24. Ayetler هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ "O, yaratan (el-Hâlık), kusursuzca var eden (el-Bâri'), şekil veren (el-Musavvir) Allah'tır. En güzel isimler O'nundur..." اَلْعَزِيزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُ (Haşr, 23) وَ هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ (Haşr, 24) Zâriyât Suresi 58. Ayet إِنَّ اللّٰهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينُ "Şüphesiz Allah, rızık verenlerin en güçlüsü (er-Rezzâk), pek kudretli ve sapasağlam kuvvet sahibidir." • الرَّزَّاقُ : Mübalağalı ism-i fâil (fa'âl vezni — kesintisiz ve bol rızık veren).
🔍 Büyütmek için dokunun

Örnekler

  1. Örnek 1Esmâ-i Hüsnâ'dan اَلْبَارِئُ, اَلْجَبَّارُ, اَلْحَكِيمُ ve اَلرَّزَّاقُ isimlerinin Türkçe anlamlarını yazınız.

    Cevabı göster

    • el-Bâri' (اَلْبَارِئُ): Varlıkları örneksiz, kusursuz ve birbirine uygun yaratan. • el-Cebbâr (اَلْجَبَّارُ): Kırılanları onaran, eksikleri tamamlayan ve kâinatta hükmünü yürüten. • el-Hakîm (اَلْحَكِيمُ): Her işi, emri ve yaratması hikmetli ve yerli yerinde olan. • er-Rezzâk (اَلرَّزَّاقُ): Bütün canlılara maddi ve manevi rızıklarını bolca veren.

  2. Örnek 2يَجْبُرُ اللّٰهُ الْقُلُوبَ ve اَللّٰهُ حَكِيمٌ cümlelerinin türlerini (isim/fiil cümlesi) ve ögelerinin irabını (harekelerini) açıklayınız.

    Cevabı göster

    • يَجْبُرُ اللّٰهُ الْقُلُوبَ ('Allah kalpleri onarır'): Fiille başladığı için fiil cümlesidir. يَجْبُرُ muzâri fiil, اللّٰهُ damme ile merfû fâil, الْقُلُوبَ fetha ile mansûb mef'ûlün bih'tir. • اَللّٰهُ حَكِيمٌ ('Allah hikmet sahibidir'): İsimle başladığı için isim cümlesidir. اللّٰهُ merfû mübtedâ, حَكِيمٌ ise merfû haberdir.

  3. Örnek 3Haşr suresi 24. ayette geçen هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ ibaresindeki üç yaratma isminin birbiriyle ilişkisini açıklayınız.

    Cevabı göster

    el-Hâlık yaratılacak varlığın ölçüsünü ve planını takdir eden; el-Bâri' bu plana göre varlığı kusursuz ve uyumlu biçimde yoktan var eden; el-Musavvir ise varlığa kendine özgü en güzel şekli ve sureti veren demektir.

  4. Örnek 4اَلْجَبَّارُ ve اَلرَّزَّاقُ isimleri sarf (kelime bilgisi) açısından hangi vezindedir ve bu vezin kelimeye nasıl bir anlam katar?

    Cevabı göster

    Her iki isim de 'fa'âl (فَعَّالٌ)' vezninde mübalağalı ism-i fâildir. Bu kalıp, eylemin çokluğunu, sürekliliğini ve kusursuzluğunu ifade eder.

  5. Örnek 5يَرْزُقُ اللّٰهُ الطَّيْرَ فِي السَّمَاءِ cümlesini Türkçeye çeviriniz ve bu cümlenin başındaki fiili öznenin arkasına alarak cümleyi isim cümlesine dönüştürünüz.

    Cevabı göster

    Türkçesi: 'Allah gökteki kuşu rızıklandırır.' İsim cümlesine dönüştürülmüş hali: اَللّٰهُ يَرْزُقُ الطَّيْرَ فِي السَّمَاءِ.

  6. Örnek 6Namazda iki secde arasında okunan اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لِي وَارْحَمْنِي وَاجْبُرْنِي وَاهْدِنِي وَارْزُقْنِي duasındaki وَاجْبُرْنِي ve وَارْزُقْنِي ifadeleri Allah'ın hangi güzel isimleriyle ilişkilidir?

    Cevabı göster

    وَاجْبُرْنِي ('kırıklarımı/eksiklerimi onar') ifadesi جَبَرَ kökünden geldiği için 'el-Cebbâr' ismiyle; وَارْزُقْنِي ('beni rızıklandır') ifadesi ise رَزَقَ kökünden geldiği için 'er-Rezzâk' ismiyle ilişkilidir.

Kavram Kartları

1 / 8

Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1Esmâ-i Hüsnâ'dan اَلْبَارِئُ (el-Bâri') isminin tevhid inancındaki doğru karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

  2. 2يَرْزُقُ اللّٰهُ الْعِبَادَ بِفَضْلِهِ ('Allah lütfuyla kulları rızıklandırır') cümlesinde altı çizili konumda bulunan الْعِبَادَ kelimesinin cümledeki öge görevi ve irab durumu aşağıdakilerden hangisidir?

  3. 3Zâriyât suresi 58. ayette geçen إِنَّ اللّٰهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينُ ayet-i kerimesinde vurgulanan اَلرَّزَّاقُ ve اَلْجَبَّارُ isimlerinin ortak sarf (vezin) özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

  4. 4Aşağıdaki Arapça cümlelerden hangisi yapı bakımından bir 'isim cümlesi' (جُمْلَةٌ اسْمِيَّةٌ) örneğidir?

  5. 5Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.

    • اَلْحَكِيمُ (el-Hakîm) ismi, Allah'ın her işinin, emrinin ve yaratmasının bir hikmete ve gayeye dayandığını ifade eder.
    • اَلْجَبَّارُ (el-Cebbâr) ismi جَبَرَ kökünden gelir ve kırılanları onaran, eksikleri tamamlayan, iradesini yürüten anlamlarını taşır.
    • Arapça bir fiil cümlesinde işi yapan özneye (fâile) fetha (üstün), nesneye (mef'ûlün bihe) ise damme (ötre) harekesi verilir.
    • Haşr suresi 24. ayette el-Hâlık, el-Bâri' ve el-Musavvir isimleri peş peşe zikredilmiştir.
    • اَللّٰهُ رَزَّاقٌ cümlesi fiille başladığı için kurallı bir fiil cümlesidir.
  6. 6Aşağıdaki Esmâ-i Hüsnâ ve Arapça dilbilgisi terimlerini uygun karşılıklarıyla eşleştiriniz.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  7. 7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.

    1. Haşr suresi 24. ayette geçen هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْمُصَوِّرُ ibaresinde boşluğa 'kusursuz yaratan' anlamındaki isim gelir.
    2. Zâriyât suresi 58. ayette إِنَّ اللّٰهَ هُوَ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينُ buyrularak Allah'ın bol rızık vericiliği vurgulanır.
    3. Arapçada isimle başlayan cümlelere اَلْجُمْلَةُ (isim cümlesi) adı verilir.
    4. Fiil cümlesinde işi yapan özneye (اَلْفَاعِلُ) denir ve daima merfû olur.
    5. يَجْبُرُ اللّٰهُ الْقُلُوبَ cümlesindeki الْقُلُوبَ kelimesi fetha ile mansûb ögesidir.
  8. 8Esmâ-i Hüsnâ'dan اَلْبَارِئُ, اَلْجَبَّارُ, اَلْحَكِيمُ ve اَلرَّزَّاقُ isimlerinin anlamlarını açıklayarak, bu isimlerden ikisini birer Arapça isim ve fiil cümlesi içinde kullanınız.

Kısaca

  • el-Bâri' ve el-Hakîm: el-Bâri' (اَلْبَارِئُ) varlıkları örneksiz ve uyumlu yaratan; el-Hakîm (اَلْحَكِيمُ) ise her işi ve hükmü hikmetli olan demektir.
  • el-Cebbâr ve er-Rezzâk: Her ikisi de fa'âl (فَعَّال) mübalağa veznindedir; el-Cebbâr (اَلْجَبَّارُ) kırıkları onaran ve hükmünü yürüten, er-Rezzâk (اَلرَّزَّاقُ) bol rızık verendir.
  • İsim Cümlesi: İsimle başlar; mübtedâ (اَلْمُبْتَدَأُ) ve haber (اَلْخَبَرُ) olmak üzere iki merfû ögeden oluşur (اَللّٰهُ حَكِيمٌ).
  • Fiil Cümlesi: Fiille başlar; fiil, merfû fâil (özne) ve mansûb mef'ûlün bih (nesne) ögelerinden oluşur (يَرْزُقُ اللّٰهُ الْعِبَادَ).
  • Kur'an ve Dua Metinleri: Haşr 23-24 ve Zâriyât 58. ayetler ile iki secde arasındaki وَاجْبُرْنِي وَارْزُقْنِي duası bu güzel isimlerin temel metinleridir.

Bu dersin öteki kaynakları