Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), dünyaya gelmeden önce babası Abdullah'ı, küçük yaşlarında ise annesi Hz. Âmine'yi ve dedesi Abdülmuttalip'i kaybetmiştir. Ancak Yüce Allah (Duha Sûresi, 6. ayette buyurulduğu üzere) onu yetim bırakmamış, her dönemde kalpleri merhamet dolu aile büyüklerinin sıcak yuvasında barındırmıştır. Bu hafta Peygamberimizin aile büyükleriyle kurduğu derin sevgi bağını, onlara duyduğu saygıyı ve ömür boyu süren vefasını inceliyoruz.
Annesi Hz. Âmine ve Dedesi Abdülmuttalip ile İlişkileri
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) sütannesi Hz. Halime'nin yanında Sa'd kabilesi yurdunda dört yaşına kadar kaldıktan sonra Mekke'ye, çok sevdiği annesi Hz. Âmine'nin yanına döndü. Altı yaşına geldiğinde annesi Hz. Âmine ve sadık dadısı Ümmü Eymen ile birlikte hem Medine'deki (Yesrib) akrabalarını (Neccâroğulları) hem de babası Abdullah'ın kabrini ziyaret etmek üzere yaklaşık bir aylık bir yolculuğa çıktı. Bu yolculuk, Peygamberimize sıla-i rahim (akraba ziyareti) ve aile büyüklerinin hatırasına bağlılık bilincini kazandırdı.
Medine'den Mekke'ye dönüş yolunda Ebvâ köyü yakınlarında annesi Hz. Âmine hastalanarak vefat etti. Altı yaşında hem yetim hem öksüz kalan Peygamberimizi dadısı Ümmü Eymen şefkatle kucaklayıp Mekke'ye, dedesi Abdülmuttalip'in yanına ulaştırdı.
Mekke'nin en saygın büyüğü olan dedesi Abdülmuttalip, oğlu Abdullah'tan yadigâr kalan torununa derin bir merhametle bağlandı. Kâbe'nin gölgesinde kendisi için serilen ve çocuklarının bile üstüne oturmaya çekindiği özel mindere torunu Hz. Muhammed'i oturtur, sırtını sıvazlayarak «Bırakın oğlumu, vallahi onun çok büyük bir geleceği olacaktır!» derdi. Dedesi, Peygamberimiz sekiz yaşındayken vefat etti.
Amcası Ebû Talip ve Yengesi Fâtıma Hanım'ın Yuvasındaki Yılları
Dedesi Abdülmuttalip vefat etmeden önce sekiz yaşındaki sevgili torununu, babası Abdullah ile anne-baba bir öz kardeş olan amcası Ebû Talip'e emanet etti. Ebû Talip maddi durumu çok zengin olmamasına rağmen kalbi son derece cömert, merhametli ve saygın bir insandı.
Ebû Talip ve değerli eşi Fâtıma binti Esed, Peygamberimizi öz evlatlarından ayırmadan, hatta kendi çocuklarından daha çok özen göstererek büyüttüler. Peygamberimiz ise bu kalabalık evde sofra adabı, kanaatkârlık, nezaket ve uyumuyla örnek bir çocuk oldu; yemek yerken besmele çeker, önünden yer, kimsenin hakkına el uzatmazdı. Ebû Talip, onun bulunduğu sofranın her zaman bereketlendiğini fark etmişti.
Peygamberimiz büyüdükçe amcasının geçim yükünü hafifletmek ve aile bütçesine katkıda bulunmak için sorumluluk üstlendi; Mekke'de çobanlık yaptı ve amcasının yanında ticareti öğrendi. On iki yaşına geldiğinde amcası Ebû Talip'ten kendisini yalnız bırakmamasını rica ederek onunla birlikte Şam ticaret kervanına katıldı (Busrâ kasabasına kadar gitti).
Peygamberimizin Aile Büyüklerine Gösterdiği Vefa ve Nezih Çocukluğu
Sözünde durmak, yapılan iyiliği asla unutmamak ve sevgi-saygı bağını ömür boyu korumak anlamına gelen vefa, Peygamberimizin aile büyükleriyle ilişkilerinin en temel özelliğiydi. Çocukluğunda kendisine emek veren hiçbir büyüğünü hayatı boyunca unutmadı.
Annesinin vefatından sonra kendisini büyüten dadısı Ümmü Eymen için «O, annemden sonra benim annemdir; ev halkımdan geriye kalan yadigârdır» buyurarak onu sık sık ziyaret etti. Sütannesi Hz. Halime kendisini ziyarete geldiğinde «Anneciğim! Anneciğim!» diyerek ayağa kalktı, sırtındaki cübbesini çıkarıp altına serdi ve kuraklık yılında ona kırk koyun ile bir deve hediye etti.
Mekke'de kıtlık ve geçim sıkıntısı yaşandığı yıllarda ise kendisini büyüten amcası Ebû Talip'in yükünü hafifletmek için amcasının küçük oğlu Hz. Ali'yi kendi evine alarak bakımını üstlendi. Cahiliye toplumundaki putlara tapma, yalan ve kavga gibi tüm kötülüklerden korunarak nezih (tertemiz) bir çocukluk geçirdi.
Örnekler
Örnek 1Peygamberimiz (s.a.v.) altı yaşındayken annesi Hz. Âmine ile birlikte neden Medine'ye (Yesrib) gitmiştir ve dönüş yolunda ne yaşanmıştır?
Cevabı göster
Hem babası Abdullah'ın Medine'deki kabrini hem de oradaki akrabalarını (Neccâroğulları) ziyaret etmek için gitmişlerdir. Dönüş yolunda Ebvâ köyünde annesi Hz. Âmine hastalanarak vefat etmiş, Peygamberimizi dadısı Ümmü Eymen Mekke'ye getirmiştir.
Örnek 2Dedesi Abdülmuttalip'in Peygamberimize olan özel sevgisini ve değer verişini gösteren davranış nedir?
Cevabı göster
Kâbe'nin gölgesinde kendisi için serilen ve öz oğullarının bile üzerine oturamadığı özel minderine torunu Hz. Muhammed'i oturtması, onun sırtını sıvazlayıp ileride çok büyük bir insan olacağını söylemesidir.
Örnek 3Dedesi Abdülmuttalip, vefat etmeden önce Peygamberimizin bakımını neden diğer oğullarına değil de Ebû Talip'e emanet etmiştir?
Cevabı göster
Çünkü Ebû Talip, Peygamberimizin babası Abdullah ile anne-baba bir öz kardeşti ve maddi durumu mütevazı olsa da çok şefkatli, merhametli ve güvenilir bir kişiliğe sahipti.
Örnek 4Peygamberimiz çocukluk ve ilk gençlik yıllarında amcası Ebû Talip'in aile bütçesine katkıda bulunmak için neler yapmıştır?
Cevabı göster
Ev içinde kanaatkâr ve uyumlu davranmış, Mekke'de çobanlık yaparak koyun gütmüş ve amcasıyla birlikte ticaret işleriyle ilgilenerek 12 yaşında Şam ticaret yolculuğuna katılmıştır.
Örnek 5Peygamber Efendimizin yetişkinlik yıllarında amcası Ebû Talip'e ve yengesi Fâtıma binti Esed'e gösterdiği vefa örneklerini açıklayınız.
Cevabı göster
Mekke'de kıtlık yaşandığında amcası Ebû Talip'in geçim yükünü azaltmak için onun oğlu Hz. Ali'yi kendi evine alıp büyütmüştür. Yengesi Fâtıma binti Esed vefat ettiğinde ise «Bugün annem vefat etti» diyerek kendi gömleğini ona kefen yapmıştır.
Örnek 6Peygamberimizin (s.a.v.) «Annemden sonra benim annemdir» diyerek onurlandırdığı kişi kimdir?
Cevabı göster
Doğumundan itibaren kendisine bakan, Ebvâ'da annesi vefat ettiğinde onu şefkatle Mekke'ye getiren sadık dadısı Hz. Ümmü Eymen'dir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Peygamber Efendimizin (s.a.v.) çocukluk yıllarında kendisini himaye eden aile büyüklerinin kronolojik sırası aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
Peygamberimiz 0-4 yaş arası sütannesi Hz. Halime'nin, 4-6 yaş arası annesi Hz. Âmine'nin, 6-8 yaş arası dedesi Abdülmuttalip'in, 8 yaşından sonra ise amcası Ebû Talip'in yanında kalmıştır.
2Altı yaşındaki Peygamberimizle birlikte Medine ziyaretinden dönerken Hz. Âmine'nin Ebvâ köyünde vefat etmesi üzerine, Peygamberimizi güvenli şekilde Mekke'ye ulaştıran kişi kimdir?
Ebvâ köyünde annesi Hz. Âmine vefat edince Peygamberimizi dadısı Ümmü Eymen Mekke'ye getirerek dedesi Abdülmuttalip'e teslim etmiştir.
3Peygamber Efendimizin (s.a.v.) sekiz yaşından itibaren evinde büyüdüğü, kendisine öz annesi gibi şefkat gösteren ve vefat ettiğinde «Bugün annem vefat etti» buyurduğu yengesi kimdir?
Ebû Talip'in eşi ve Hz. Ali'nin annesi olan Fâtıma binti Esed, Peygamberimize öz evladı gibi bakmış; Peygamberimiz de ona büyük vefa göstermiştir.
4Peygamberimizin yetişkinlik döneminde, Mekke'de yaşanan kıtlık sırasında amcası Ebû Talip'in geçim yükünü hafifletmek için yaptığı vefalı davranış aşağıdakilerden hangisidir?
Peygamberimiz, çocukluğunda kendisine bakan amcası Ebû Talip'e vefa borcunu ödemek için onun oğlu Hz. Ali'yi kendi himayesine almıştır.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Peygamberimiz (s.a.v.) altı yaşındayken annesi Hz. Âmine ile birlikte babasının Medine'deki kabrini ve akrabalarını ziyaret etmiştir.
Bu ziyaret Peygamberimize akrabalık bağlarını (sıla-i rahim) öğretmiştir.
- Dedesi Abdülmuttalip, Peygamberimiz on iki yaşındayken Şam yolculuğu sırasında vefat etmiştir.
Dedesi Abdülmuttalip, Peygamberimiz 8 yaşındayken Mekke'de vefat etmiştir.
- Amcası Ebû Talip, Peygamberimizin babası Abdullah ile anne-baba bir öz kardeştir.
Abdullah ve Ebû Talip öz kardeş oldukları için Abdülmuttalip torununu Ebû Talip'e emanet etmiştir.
- Peygamberimiz amcasının yanında yaşarken hiçbir işle meşgul olmamış, zamanını oyun oynayarak geçirmiştir.
Peygamberimiz amcasının yükünü hafifletmek için çobanlık yapmış ve ticaret işlerinde ona yardım etmiştir.
- Sütannesi Hz. Halime ziyarete geldiğinde Peygamberimizin cübbesini onun altına sermesi vefa duygusunun en güzel örneklerindendir.
Vefa, yapılan iyiliği unutmamak ve hürmet göstermektir.
- Peygamberimiz (s.a.v.) altı yaşındayken annesi Hz. Âmine ile birlikte babasının Medine'deki kabrini ve akrabalarını ziyaret etmiştir.
6Peygamberimizin çocukluk yıllarında hayatında yer alan kişileri ve mekânları açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavram veya isimlerle tamamlayınız.
- Yapılan iyilikleri unutmamak ve büyüklere karşı sevgi-saygı bağını ömür boyu sürdürmek kavramıyla ifade edilir.
- Peygamberimiz dört yaşında sütannesi Hz. Halime'nin yanından ayrılarak annesi Hanım'ın yanına dönmüştür.
- Amcasının aile bütçesine katkıda bulunmak isteyen Peygamberimiz Mekke'de yaparak sorumluluk almıştır.
- Akrabaları ziyaret ederek aile bağlarını güçlü tutmaya İslam kültüründe adı verilir.
- Peygamberimiz on iki yaşındayken amcası Ebû Talip ile birlikte ticaret kervanına katılmıştır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Peygamber Efendimizin (s.a.v.) çocukluk yıllarında aile büyükleriyle kurduğu ilişkilerden ve yetişkinliğinde onlara gösterdiği vefadan kendi aile hayatımız için hangi ilkeleri çıkarabiliriz? Açıklayınız.
1. ipucu: Çocukluğunda amcası Ebû Talip'in evinde sergilediği kanaatkârlık, uyum, sofra adabı ve çalışkanlık yönlerini belirtiniz.
2. ipucu: Yetişkinliğinde sütannesine, dadısı Ümmü Eymen'e, amcasına ve yengesine yaptığı iyilikleri (vefa örneklerini) yazınız.
3. ipucu: Bizim de anne-babamıza, dede-ninemize ve akrabalarımıza karşı nasıl sorumluluk ve vefa bilinciyle davranmamız gerektiğini özetleyiniz.
Cevap: Peygamberimiz çocukluğunda aile büyüklerine asla yük olmamış; kanaatkâr, terbiyeli ve uyumlu davranmış, çobanlık ve ticaretle amcasına yardım etmiştir. Büyüdüğünde ise annesinin kabrini ziyaret ederek ağlamış, sütannesi Hz. Halime'nin altına cübbesini sermiş, dadısı Ümmü Eymen'i sık sık ziyaret etmiş ve amcası Ebû Talip'in oğlu Hz. Ali'nin bakımını üstlenmiştir. Biz de bu örneklerden hareketle aile büyüklerimize saygılı olmalı, ev işlerinde sorumluluk almalı ve bize emek veren büyüklerimize her zaman vefalı davranmalıyız.
Kısaca
- Annesi Hz. Âmine (4-6 Yaş): Peygamberimiz 6 yaşında annesiyle Medine'deki babasının kabrini ziyaret etmiş, dönüşte Ebvâ köyünde annesi vefat etmiştir.
- Dedesi Abdülmuttalip (6-8 Yaş): Ümmü Eymen tarafından Mekke'ye getirilen Peygamberimizi dedesi iki yıl boyunca büyük bir şefkat ve özenle himaye etmiştir.
- Amcası Ebû Talip ve Yengesi: 8 yaşından itibaren amcası Ebû Talip ve yengesi Fâtıma binti Esed onu öz çocuklarından üstün tutarak büyütmüştür.
- Çalışkanlık ve Sorumluluk: Peygamberimiz sofra adabı ve kanaatkârlığıyla örnek olmuş; çobanlık yaparak ve 12 yaşında Şam kervanına katılarak amcasına destek vermiştir.
- Örnek Vefa: Kendisine emek veren Hz. Halime, Ümmü Eymen, Ebû Talip ve Fâtıma binti Esed'i ömrü boyunca unutmamış ve onlara en güzel vefayı göstermiştir.
Bu dersin öteki kaynakları
- 5. Sınıf Peygamberimizin Hayatı Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Peygamberimizin Hayatı Dersi Öğretim Programı (ortaokul) Öğretim programı
- 5. Sınıf Peygamberimizin Hayatı Günlük Planları (2026-2027) Ders planı
- 5. Sınıf Peygamberimizin Hayatı 1. Hafta Çalışma Kâğıdı: Mekke ve Fil Vakası Çalışma kâğıdı
- 5. Sınıf Peygamberimizin Hayatı 2. Hafta Çalışma Kâğıdı: Fil Vakası: Araştırma ve Bilgi Fişleri Çalışma kâğıdı