İslam inancında iman, körü körüne bir bağlılık değil; okumaya, araştırmaya, evreni gözlemlemeye ve Kur'an-ı Kerim ayetleri üzerinde düşünmeye dayanan bilinçli bir tasdiktir. Bu haftaki dersimizde 'Niçin inanıyorum?' sorusunu Kur'an-ı Kerim meallerine başvurarak cevaplayacak; Âl-i İmrân, Gâşiye, Nahl ve Mü'minûn surelerindeki iman ayetlerini içeriklerine göre sınıflandırıp çıkarımlarda bulunacağız.
1. Kur'an-ı Kerim Meallerinde Araştırma ve Sınıflandırma Yöntemi
'Niçin inanıyorum?' sorusuna en sağlam cevabı bulmak için İslam'ın birinci temel kaynağı olan Kur'an-ı Kerim'in Türkçe çevirisine (mealine) başvururuz. Bir meal çalışmasında şu beş adımı izleriz: 1) Fihristten veya kaynaklardan iman konulu ayetlerin sure ve ayet numaralarını bulmak, 2) Ayet mealini dikkatlice okumak, 3) Ayette işlenen ana konuyu belirlemek, 4) Benzer konulu ayetleri aynı başlık altında sınıflandırmak, 5) Ayetten 'Niçin inanıyorum?' sorusuna yönelik çıkarım yapmak.
Kur'an-ı Kerim'deki iman konulu ayetleri içeriklerine göre incelediğimizde dört ana grupta toplandığını görürüz: a) Evrendeki kevnî (yaratılış) ayetleri ve tefekkür, b) Tevhit ve Allah'ın güzel isimleri, c) Nimetler ve şükür, ç) İman-amel bütünlüğü ve ahiret sorumluluğu.
2. I. Grup: Evrendeki Düzen ve Tefekkür Ayetleri (Âl-i İmrân 190-191, Gâşiye 17-20)
Kur'an-ı Kerim insanı sürekli doğayı gözlemlemeye ve düşünmeye çağırır. Âl-i İmrân suresi 190-191. ayetlerde şöyle buyrulur: 'Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde sağduyu/akıl sahipleri (ulü'l-elbâb) için kesin deliller vardır. Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler (tefekkür ederler) ve derler ki: Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın, seni eksikliklerden tenzih ederiz, bizi ateşin azabından koru!'
Gâşiye suresi 17-20. ayetlerde ise 'Bakmıyorlar mı yağmur yüklü bulutlara ve deveye, nasıl yaratılmış! Göğe, nasıl yükseltilmiş! Dağlara, nasıl dikilmiş! Yeryüzüne, nasıl yayılıp döşenmiş!' buyrulur. Çıkarımımız: Evrendeki hiçbir varlık tesadüfen ve boşuna yaratılmamıştır; canlılardaki ve gökyüzündeki bu eşsiz tasarım üzerinde tefekkür ettiğimiz için Yaratıcı'ya inanırız.
3. II. Grup: Tevhit, Nimet ve Şükür Ayetleri (Haşr 22-24, Lokmân 20)
İkinci grup ayetler, Yaratıcı'nın birliğini (tevhit), güzel isimlerini ve insana sunduğu sayısız nimetleri tanıtır. Haşr suresi 22-24. ayetlerde (Hüvallâhüllezî): 'O, kendisinden başka hiçbir ilah olmayan Allah'tır. Gaybı da görünen âlemi de bilendir. O Rahmân'dır, Rahîm'dir... O; yaratan (el-Hâlik), kusursuzca var eden (el-Bâri'), şekil ve suret veren (el-Musavvir) Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nu tesbih eder.' buyrulur.
Lokmân suresi 20. ayette ise 'Görmediniz mi ki Allah göklerde ve yerde ne varsa hepsini sizin hizmetinize (emrinize) vermiş, açık ve gizli nimetlerini üzerinize bolca tamamlamıştır.' denilir. Çıkarımımız: Bütün evreni insanın yaşamasına uygun şekilde donatan, görünen ve görünmeyen sayısız nimet ikram eden tek İlah'a karşı vefa ve şükür borcumuzu yerine getirmek için inanırız.
4. III. Grup: Kurtuluşa Eren Müminler ve Ahiret Sorumluluğu (Mü'minûn 1-11, Zilzâl 7-8)
Üçüncü grup ayetler, imanın insan davranışlarına (salih amel ve güzel ahlaka) nasıl yansıdığını ve ahiret adaletini açıklar. Mü'minûn suresi 1-11. ayetlerde kurtuluşa (felâha) eren müminlerin özellikleri şöyle sıralanır: 1) Namazlarında huşu (derin saygı ve dikkat) içinde olurlar, 2) Boş ve anlamsız işlerden (lağv) yüz çevirirler, 3) Zekâtlarını verirler, 4) İffetlerini korurlar, 5) Emanetlerine ve verdikleri sözlere (ahitlerine) riayet ederler. İşte onlar Firdevs cennetine varis olacaklardır.
Zilzâl suresi 7-8. ayetlerde ise 'Kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onun karşılığını görür; kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse onun cezasını görür.' buyrulur. Çıkarımımız: Dünyada dürüst, güvenilir ve erdemli bir insan olarak yaşamak, mutlak adaletin gerçekleşeceği ahiret gününde ebedî kurtuluşa (Firdevs cennetine) ulaşmak için inanırız.
5. Sünnetin Rehberliğinde İmanı Yaşamak
Kur'an-ı Kerim meallerinden öğrendiğimiz iman ve ahlak ilkelerinin günlük hayata nasıl aktarılacağını bize gösteren en canlı rehber, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (sav) sünnetidir.
Hz. Âişe (ra) annemizin ifade ettiği gibi 'Onun ahlakı Kur'an idi.' Dolayısıyla Kur'an mealini okuyup sünnete uyan bir mümin; hem ibadetlerini bilinçle yerine getirir hem de ailesine, arkadaşlarına ve tüm canlılara merhametle davranır.
6. Ayet Mealleri ve Çıkarım Eşleştirme Tablosu
Ünitemiz boyunca incelediğimiz temel ayetleri ve çıkarımlarımızı şöyle özetleyebiliriz: • Âl-i İmrân, 3/190-191 -> Göklerin ve yerin yaratılışı boşuna değildir; tefekkür ederek inanırım.
• Lokmân, 31/20 & Nahl, 16/78 -> Açık ve gizli tüm nimetleri veren Rabbime şükretmek için inanırım. • Haşr, 59/22-24 -> En güzel isimlerin (Esmâ-i Hüsnâ) sahibi olan tek Yaratıcı'yı tanıyarak inanırım. • Mü'minûn, 23/1-11 & Zilzâl, 99/7-8 -> Emanete sadık, ahlaklı bir kul olup ahirette Firdevs cennetine kavuşmak için inanırım.
Örnekler
Örnek 1Âl-i İmrân suresi 190-191. ayetlerde 'sağduyu/akıl sahipleri (ulü'l-elbâb)' olarak tanımlanan müminlerin hangi özellikleri vurgulanmaktadır?
Cevabı göster
Onlar her hâllerinde (ayaktayken, otururken, yatarken) Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı ile gece ve gündüzün değişimi üzerinde derinlemesine düşünürler (tefekkür ederler) ve evrendeki bu muhteşem düzenin boşuna (amaçsız) yaratılmadığını kavrayarak Allah'a sığınırlar.
Örnek 2Gâşiye suresi 17-20. ayetlerde insanın tefekkür etmesi için doğadaki hangi dört varlığın yaratılışına dikkat çekilmektedir?
Cevabı göster
1. Deveye (veya yağmur bulutlarına) nasıl yaratıldığına, 2. Gökyüzüne nasıl yükseltildiğine, 3. Dağlara nasıl sağlamca dikildiğine, 4. Yeryüzüne nasıl yayılıp döşendiğine dikkat çekilmektedir.
Örnek 3Mü'minûn suresi 1-11. ayetlere göre kurtuluşa (felâha) eren ve Firdevs cennetine varis olacak müminlerin beş temel özelliği nedir?
Cevabı göster
1. Namazlarını huşu (derin saygı ve bilinç) içinde kılarlar. 2. Boş ve faydasız işlerden (lağv) yüz çevirirler. 3. Zekâtlarını verirler (paylaşırlar). 4. İffetlerini ve namuslarını korurlar. 5. Emanetlerine ve verdikleri sözlere (ahitlerine) sadık kalırlar.
Örnek 4'Görmediniz mi ki Allah göklerde ve yerde ne varsa hepsini sizin hizmetinize vermiş, açık ve gizli nimetlerini üzerinize bolca tamamlamıştır.' (Lokmân, 31/20) ayetinden 'Niçin inanıyorum?' sorusuna yönelik nasıl bir çıkarım yaparsınız?
Cevabı göster
Güneş'ten suya, soluduğumuz havadan besinlere kadar tüm evreni bizim yaşamamız için uygun kılan ve açık-gizli sayısız nimetle bizi kuşatan Yüce Allah'tır. Bu nimetlerin farkına varmak, emaneti korumak ve Rabbimize şükretmek için inanırız.
Örnek 5'Zilzâl suresi 7-8. ayetler' (Kim zerre ağırlığınca hayır işlerse onu görür; kim de zerre ağırlığınca şer işlerse onu görür) müminin günlük davranışlarını nasıl etkiler?
Cevabı göster
En küçük bir iyiliğin bile Allah katında zayi olmayacağını bilen mümin, kimse görmese bile iyilik yapmaya devam eder; en küçük bir kötülüğün de hesabı sorulacağını bildiği için haksızlık ve günahtan titizlikle sakınır.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Âl-i İmrân suresi 191. ayette müminlerin göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşündükten sonra söyledikleri 'Rabbimiz! Sen bunu boşuna (bâtıl olarak) yaratmadın!' sözü aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
Tefekkür eden mümin, evrendeki kusursuz düzenin boşuna ve anlamsız yaratılmadığını, her şeyin ilahi bir hikmete dayandığını kavrar.
2Mü'minûn suresi 1-11. ayetlerde kurtuluşa eren müminlerin özellikleri arasında aşağıdakilerden hangisi sayılmamıştır?
Kibirli ve kırıcı davranmak müminin özelliği olamaz; Mü'minûn suresinde müminlerin huşu, boş işlerden uzak durma, zekât, iffet ve emanete sadakat özellikleri övülmüştür.
3Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Gâşiye suresi 17-20. ayetlerde devenin, gökyüzünün, dağların ve yeryüzünün nasıl yaratıldığına bakılarak tefekkür edilmesi istenmektedir.
Bu ayetler insanı yakın çevresindeki kevnî (yaratılış) ayetlerini incelemeye çağırır.
- Zilzâl suresi 7-8. ayetlerde zerre kadar iyiliğin de zerre kadar kötülüğün de ahirette karşılığının görüleceği bildirilmektedir.
Bu ayetler ilahi adaletin ve ahiret sorumluluğunun en özlü ifadesidir.
- 'Mümin' kelimesi ile 'emanet ve güven' kelimeleri arasında hiçbir anlam ilişkisi yoktur.
Mümin, emniyet ve emanet kelimeleri aynı kökten (e-m-n) gelir; mümin hem Allah'a güvenen hem de çevresine güven veren insandır.
- Gâşiye suresi 17-20. ayetlerde devenin, gökyüzünün, dağların ve yeryüzünün nasıl yaratıldığına bakılarak tefekkür edilmesi istenmektedir.
4Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Haşr suresi 22-24. ayetlerde (Hüvallâhüllezî) Yüce Allah'ın el-Hâlik, el-Bâri' ve el-Musavvir gibi en güzel isimleri (Esmâ-i Hüsnâ) yer alır.
Haşr suresinin son üç ayeti Esmâ-i Hüsnâ'yı topluca tanıtan en önemli ayetlerdendir.
- Lokmân suresi 20. ayette göklerde ve yerde olanların insanın hizmetine sunulduğu, açık ve gizli nimetlerin tamamlandığı bildirilir.
Bu ayet nimetlere şükür ve emanet bilincini vurgular.
- İslam'da ayetlerin anlamını düşünmeden sadece ezberlemek yeterli görülmüştür.
Kur'an-ı Kerim ayetlerinin anlaşılması, üzerinde tefekkür edilmesi ve hayata geçirilmesi için indirilmiştir.
- Haşr suresi 22-24. ayetlerde (Hüvallâhüllezî) Yüce Allah'ın el-Hâlik, el-Bâri' ve el-Musavvir gibi en güzel isimleri (Esmâ-i Hüsnâ) yer alır.
5Aşağıdaki sure ve ayetleri ana konularıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
6Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Evrende gözlemlediğimiz Güneş, Ay, dağlar ve canlılar gibi Allah'ın varlığını gösteren doğa delillerine ayetler denir.
- Mü'minûn suresi 2. ayette müminlerin namazlarını derin bir saygı ve dikkat yani içinde kıldıkları bildirilir.
- Haşr suresi 24. ayette geçen ve 'varlıklara en güzel şekil ve sureti veren' anlamına gelen Allah'ın ismi ismidir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Kur'an-ı Kerim'de evrendeki düzen üzerinde düşünen sağduyu ve öz akıl sahiplerine (ulü'l-elbâb) denir.
- Mü'minûn suresi 8. ayete göre kurtuluşa eren müminler ve verdikleri sözlere (ahitlerine) sadık kalırlar.
- Kur'an-ı Kerim'deki inanç ve ahlak ilkelerini hayatında uygulayarak bize rehberlik eden Peygamberimizin yoluna denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Kur'an-ı Kerim'de hem 'kavlî ayetlerin' (yazılı Kur'an ayetlerinin) hem de 'kevnî ayetlerin' (evrendeki doğa olaylarının) aynı kelimeyle ('âyet' = işaret/kanıt) adlandırılmasının 'Niçin inanıyorum?' sorusu açısından anlamı nedir?
1. ipucu: 1. İpucu: Kur'an'ı indiren Allah ile evreni yaratan Allah'ın aynı Yaratıcı olduğunu düşününüz.
2. ipucu: 2. İpucu: Doğayı (deveyi, göğü, dağları, gece-gündüzü) incelemenin tıpkı kitap okumak gibi Yaratıcı'nın sanatını okumak olduğuna dikkat ediniz.
3. ipucu: 3. İpucu: Akıl ve bilimin vahiyle birleştiğinde insanı en sağlam imana ulaştırdığını vurgulayınız.
Cevap: Kur'an-ı Kerim'deki cümlelere de doğadaki olaylara da 'âyet' (işaret, delil, kanıt) denilmesi, her ikisinin de Yüce Allah'ın varlığını, birliğini ve sonsuz kudretini gösteren birer mesaj olduğunu ortaya koyar. Kur'an 'okunan kitap', evren ise 'yaratılan ve gözlemlenen kitap'tır. İnsan bir yandan Kur'an mealini okuyup diğer yandan doğadaki kusursuz düzeni (kevnî ayetleri) tefekkür ettiğinde, din ile bilimin birbirini doğruladığını görür ve 'Niçin inanıyorum?' sorusuna hem aklıyla hem kalbiyle sarsılmaz bir cevap bulur.
Kısaca
- Kur'an-ı Kerim mealine başvururken sure-ayet numaraları veya meallerin sonundaki konu/kavram fihristi kullanılır.
- Evrendeki kevnî (yaratılış) delillerini anlatan ayetler (Âl-i İmrân, 3/190-191; Gâşiye, 88/17-20), insanı tefekkür yoluyla Yaratıcı'nın varlığına ve evrenin amaçlı yaratıldığına ulaştırır.
- Tevhit ve Esmâ-i Hüsnâ ayetleri (İhlâs, 112/1-4; Haşr, 59/22-24), Allah'ın zâtında ve sıfatlarında tek olduğunu bildirir.
- Nimet ve şükür ayetleri (Nahl, 16/18, 78; Lokmân, 31/20), göklerdeki ve yerdeki nimetlerin insanın hizmetine sunulduğunu hatırlatarak şükür bilinci uyandırır.
- Mü'minûn suresi 1-11. ayetlerde kurtuluşa (felâha) eren müminlerin imanlarını namaz, zekât, iffet, emanete riayet ve sözde durma ile taçlandırdıkları açıklanır.
- Kur'an mealleriyle yapılan bu çalışma, taklidî imandan delillere dayalı tahkikî (bilinçli) imana yükselmeyi sağlar.