İslam tarihi ve Hz. Peygamber'in (s.a.v.) sireti incelendiğinde, İslam davetinin doğduğu şehir Mekke, ancak İslam'ın bir devlet, hukuk ve medeniyet nizamına dönüştüğü şehir ise Hicret'ten önceki adıyla Yesrib, Hicret'ten sonraki adıyla Medine (el-Medînetü'l-Münevvere) olmuştur. Peki, Mekke ve Tâif İslam davetine sert bir direnç gösterirken Yesrib halkı neden Peygamber Efendimize (s.a.v.) kucak açmıştır? Bu sorunun cevabını doğru anlamak için Hicret öncesinde Yesrib'in coğrafi, ekonomik, demografik, sosyal ve dini yapısını Hicaz'ın diğer iki önemli şehri olan Mekke ve Tâif ile mukayese edeceğiz.
1. Hicaz Bölgesinin Üç Önemli Şehri: Mekke, Tâif ve Yesrib'in Coğrafi Mukayesesi
Arap Yarımadası'nın Kızıldeniz kıyısına paralel uzanan dağlık kesimine Hicaz adı verilir. İslam'ın doğduğu 7. yüzyıl başlarında Hicaz bölgesinin siyasi, ekonomik ve dini hayatını şekillendiren üç büyük şehir merkezi vardı: Mekke, Tâif ve Yesrib (Medine). • Mekke (Ümmü'l-Kurâ / Bekke): Etrafı çıplak ve sarp dağlarla çevrili, yağışı çok az, kurak ve tarıma tamamen elverişsiz bir vadide kurulmuştu (İbrâhîm, 37). Şehrin varlık sebebi Kâbe ve Zemzem kuyusuydu. • Tâif: Mekke'nin yaklaşık 100–120 km güneydoğusunda, yüksek rakımlı, serin iklime, bol su kaynaklarına ve verimli topraklara sahip bir yayla şehriydi. Mekke zenginlerinin sayfiye (yazlık) yeriydi.
• Yesrib (Medine): Mekke'nin yaklaşık 450 km kuzeyinde, Yemen'den Şam'a uzanan ticaret yolu üzerinde yer alan geniş ve düz bir vaha şehriydi. Kuzeyinde Uhud Dağı, güneyinde Ayr Dağı, doğu ve batısında ise volkanik kara taşlık alanlar (Harre-i Vâkım ve Harre-i Vebere) bulunuyordu. Bu doğal engeller şehri yalnız kuzey cephesinden saldırıya açık hâle getiriyordu (Hendek Savaşı'nda hendeğin kuzeye kazılmasının sebebi budur). Bol yer altı suları ve vadileri sayesinde Yesrib, Hicaz'ın en önemli hurma ve tahıl üretim merkeziydi.
2. Ekonomik Yapı Bakımından Mekke, Tâif ve Yesrib Mukayesesi
Üç şehrin geçim kaynakları, halklarının karakterini ve İslam davetine verdikleri tepkiyi doğrudan etkilemiştir: • Mekke Ekonomisi: Tarıma elverişli olmadığı için tamamen uluslararası kervan ticaretine (İlaf antlaşmalarıyla kışın Yemen'e, yazın Şam'a yapılan seferlere), hac organizasyonuna, panayırlara (Ukâz, Mecenne, Zülmecâz) ve tefeciliğe (faize) dayanıyordu. Kureyş liderleri, tevhid inancının Kâbe'deki 360 putu ortadan kaldıracağını ve ticari imtiyazlarını sona erdireceğini düşündükleri için İslam'a şiddetle karşı çıktılar. • Tâif Ekonomisi: Üzüm bağları, kuru üzüm üretimi, meyvecilik, şarap ticareti ve dericilik (debbağlık) ile çok zengindi. Tâifliler ticari ortakları olan Mekkeli müşriklerle çıkar birliği içinde oldukları için 620 yılında şehre gelen Hz. Peygamber'in davetini reddettiler. • Yesrib Ekonomisi: Öncelikle tarıma (özellikle hurmacılık ve arpa/buğday ekimine), ayrıca kuyumculuk, silah/zırh yapımı, dokumacılık ve yerel çarşı ticaretine dayanıyordu. Yesrib'in ekonomisi putperest hac gelirlerine bağımlı olmadığı için Yesriblilerin İslam'ı kabul etmesinin önünde Mekke'deki gibi bir ekonomik engel yoktu.
3. Demografik ve Sosyal Yapı: Homojen Mekke'ye Karşı Kozmopolit Yesrib
Mekke ve Tâif tek bir kabilenin egemenliğinde (homojen) iken, Yesrib farklı etnik ve dini grupların bir arada yaşadığı (heterojen / kozmopolit) bir nüfus yapısına sahipti: • Mekke'de yalnız Kureyş kabilesi, Tâif'te ise yalnız Sakîf kabilesi hâkimdi. • Yesrib'de ise iki ana etnik ve dini unsur bir arada yaşıyordu: 1. Müşrik Arap Kabileleri (Evs ve Hazrec): Aslen Güney Arabistan (Yemen) kökenli Kahtânî Araplarından olan Evs ve Hazrec (diğer adlarıyla Benî Kayle), Yemen'deki ünlü Me'rib Barajı'nın yıkılması (Arim Seli) sonrasında kuzeye göç ederek Yesrib'e yerleşmiş iki kardeş kabileydi. 2. Yahudi Kabileleri: Filistin bölgesindeki Roma baskısından kaçarak veya daha erken dönemlerde Yesrib'e yerleşmiş olan Benî Kaynuka, Benî Nadîr ve Benî Kureyza adlı üç büyük Yahudi kabilesi bulunuyordu.
Bu üç Yahudi kabilesinden Benî Kaynuka şehir merkezindeki çarşıya ve kuyumculuk/zanaat işlerine hâkimken; Benî Nadîr ve Benî Kureyza şehrin en verimli hurma bahçelerini ve utum (âtâm) adı verilen sağlam taş kaleleri ellerinde tutuyorlardı.
4. Evs - Hazrec Çatışmaları ve Buâs Savaşı (617)
Yesrib'deki siyasi hayatın en belirleyici unsuru, kardeş kabileler olan Evs ile Hazrec arasında yaklaşık 120 yıl boyunca devam eden kanlı iç savaşlardı. Şehirdeki ekonomik üstünlüklerini korumak isteyen Yahudi kabileleri de 'böl ve yönet' siyasetiyle bu iki Arap kabilesini sürekli birbirine karşı kışkırtıyor; Benî Nadîr ve Benî Kureyza Evs'i, Benî Kaynuka ise Hazrec'i destekliyordu.
Bu savaşların sonuncusu ve en yıkıcısı, Hicret'ten beş yıl önce 617 yılında meydana gelen Buâs Savaşı olmuştur. Buâs Savaşı'nda her iki kabilenin de tecrübeli liderleri hayatını kaybetmiş, bahçeler tahrip olmuş ve şehir tam bir tükenmişlik noktasına gelmiştir. İşte bu kaos ortamı, Yesrib halkında kan davalarını bitirecek, her iki kabileye de eşit mesafede duracak adil ve güvenilir bir lider/hakem arayışı doğurmuştur. Hz.risalet güneşi bu yarayı saracak tek kurtuluş reçetesi olmuştur.
5. Dini Yapı ve Yesrib'i İslam'a Hazırlayan Kültürel Zemin
İslam öncesinde Mekke'de Kâbe merkezli putperestlik (Hübel), Tâif'te ise Lât putu kültü egemendi. Yesrib'deki Evs ve Hazrec kabileleri de Mekke ile Medine arasındaki Kudeyd bölgesinde bulunan Menât putuna tapıyorlardı; ayrıca her evde küçük ahşap putlar bulunduruluyordu.
Bununla birlikte Yesribli müşrik Arapları Mekkeli müşriklerden ayıran çok önemli bir kültürel fark vardı: Yesribli Araplar, yüzyıllardır Ehl-i Kitap olan Yahudilerle komşu olarak yaşadıkları için ilahi kitap (Tevrat), vahiy, peygamberlik, melek, ahiret, cennet ve cehennem kavramlarına aşinaydılar. Dahası Yahudiler, Araplarla her tartıştıklarında 'Ahir zaman peygamberinin gelmesi yaklaştı; o geldiğinde biz ona uyacağız ve sizi Âd ve İrem kavimleri gibi yok edeceğiz!' (Bakara, 89) diyorlardı. Hac için Mekke'ye gelen Yesribliler Hz. Peygamber'i (s.a.v.) dinlediklerinde, 'Vallahi bu, Yahudilerin bize haber verdiği peygamberdir; sakın onlar bizden önce davranıp ona iman etmesinler!' diyerek derhâl Müslüman olmuşlardır.
6. Hz. Peygamber'in Yesrib İle Akrabalık Bağı ve Akabe Süreci
Yesrib'in Peygamber Efendimiz (s.a.v.) için yabancı bir şehir olmamasının bir diğer sebebi de akrabalık ve hatıra bağlarıdır: • Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalib'in annesi Selmâ bint Amr, Yesrib'deki Hazrec kabilesinin Benî Neccâr (Neccâroğulları) kolundandı; dolayısıyla Neccâroğulları Peygamberimizin dayıları sayılıyordu. • Peygamberimizin babası Hz. Abdullah'ın kabri Yesrib'deydi; Efendimiz 6 yaşındayken annesi Hz. Âmine ve dadısı Ümmü Eymen ile birlikte babasının kabrini ve dayılarını ziyaret etmek üzere Yesrib'de bir ay kalmıştı.
620 yılında Akabe'de 6 Hazrecli ile başlayan süreç, 621'deki Birinci Akabe Biatı (12 kişi), Yesrib'e ilk öğretmen olarak gönderilen Mus'ab b. Umeyr'in (r.a.) üstün gayreti ve 622'deki İkinci Akabe Biatı (73 erkek, 2 kadın) ile taçlanmış; böylece Yesrib, İslam'ın Medînetü'n-Nebî (Medine-i Münevvere) yurdu hâline gelmiştir.
Örnekler
Örnek 1İslam öncesinde Hicaz bölgesinin üç önemli şehri olan Mekke, Tâif ve Yesrib'i coğrafi özellikleri ve temel ekonomik geçim kaynakları bakımından karşılaştırınız.
Cevabı göster
• Mekke: Kurak, susuz ve dağlık bir vadide kurulduğu için tarıma elverişsizdir; ekonomisi tamamen kervan ticaretine, Kâbe ziyaretlerine ve panayırlara dayanır. • Tâif: Yüksek, serin ve yağışlı bir yayla şehridir; ekonomisi üzüm bağları, meyve tarımı ve dericiliğe dayanır. • Yesrib (Medine): Volkanik araziler (Harre) arasında yer altı suları bol, düz bir vaha şehridir; ekonomisi hurma ve tahıl tarımına, ayrıca kuyumculuk ve zırh yapımı gibi zanaatlara dayanır.
Örnek 2Hicret öncesinde Yesrib'de yaşayan müşrik Arap kabilelerinin ve Yahudi kabilelerinin isimlerini yazarak şehrin demografik yapısını Mekke ile karşılaştırınız.
Cevabı göster
Mekke'de yalnız Kureyş kabilesinin yaşadığı homojen bir yapı varken, Yesrib çok kültürlü (kozmopolit) bir demografik yapıya sahipti: • Müşrik Arap Kabileleri: Yemen'den göç eden iki kardeş kabile olan Evs ve Hazrec. • Yahudi Kabileleri: Benî Kaynuka, Benî Nadîr ve Benî Kureyza.
Örnek 3Hicret'ten beş yıl önce (617'de) yaşanan 'Buâs Savaşı'nın Yesrib'in İslam'ı kabul etmesindeki rolünü açıklayınız.
Cevabı göster
Evs ve Hazrec kabileleri arasında 120 yıl süren kan davalarının son ve en kanlı halkası olan Buâs Savaşı (617), her iki kabilenin de liderlerini yok etmiş ve şehri derin bir yorgunluğa sürüklemiştir. Bu durum Yesriblilerde iki kabileyi barıştıracak adil, güvenilir ve kabile üstü bir lider/hakem arayışı doğurmuş; Hz. Peygamber'in (s.a.v.) risaleti bu toplumsal ihtiyaca en mükemmel cevabı vermiştir.
Örnek 4Yesribli müşrik Arapların Mekkeli müşriklere kıyasla vahiy ve peygamberlik kavramlarını çok daha hızlı benimsemelerinde şehirdeki Yahudi nüfusun nasıl bir etkisi olmuştur?
Cevabı göster
Yesribli Araplar, komşuları olan Ehl-i Kitap Yahudilerden Allah, vahiy, kutsal kitap (Tevrat), peygamberlik, melek ve ahiret kavramlarını sürekli duyuyorlardı. Ayrıca Yahudiler, Araplarla çatıştıklarında 'Yakında ahir zaman peygamberi gelecek, biz ona uyup sizi yeneceğiz' (Bakara, 89) diyorlardı. Bu sayede Yesribliler Hz. Peygamber'le (s.a.v.) karşılaştıklarında onun beklenen son peygamber olduğunu hemen kavrayıp iman etmişlerdir.
Örnek 5Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Yesrib halkıyla olan akrabalık bağını ve Hicret'ten sonra 'Yesrib' adını neden 'Medine' olarak değiştirdiğini açıklayınız.
Cevabı göster
Hz. Peygamber'in dedesi Abdülmuttalib'in annesi Selmâ bint Amr, Yesrib'deki Hazrec kabilesinin Neccâroğulları kolundandı; bu yüzden Yesribliler Peygamberimizin dayıları sayılıyordu. 'Yesrib' kelimesi Arapçada 'kınama, başa kakma ve fesat' gibi olumsuz anlamlar taşıdığı için Hz. Peygamber (s.a.v.) Hicret sonrasında şehre 'Taybe' (güzel/temiz belde) ve 'Medînetü'n-Nebî / el-Medîne' adını vermiştir.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Aşağıdakilerden hangisi Hicret öncesinde Yesrib'de (Medine'de) yaşayan Yahudi kabilelerinden biri DEĞİLDİR?
Yesrib'deki üç büyük Yahudi kabilesi Benî Kaynuka, Benî Nadîr ve Benî Kureyza'dır; Benî Sakîf ise Tâif şehrinde yaşayan müşrik Arap kabilesidir.
2Hicret'ten beş yıl önce (617 yılında) Yesrib'deki Evs ve Hazrec kabileleri arasında meydana gelen, her iki kabilenin de liderlerinin ölmesiyle sonuçlanarak şehirde barış ve hakem arayışı doğuran son büyük savaş aşağıdakilerden hangisidir?
Evs ve Hazrec arasındaki 120 yıllık düşmanlığın son ve en kanlı çarpışması 617 yılındaki Buâs Savaşı'dır.
3Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- İslam öncesinde Mekke ekonomisi tarım ve bağcılığa dayanırken, Yesrib ekonomisi yalnızca uluslararası kervan ticaretine dayanmaktaydı.
Bu ifade yanlıştır. Tam aksine Mekke kurak olduğu için kervan ticaretine, Yesrib (Medine) ise sulak bir vaha olduğu için hurma ve tahıl tarımına dayanmaktaydı.
- İslam öncesinde Mekke ekonomisi tarım ve bağcılığa dayanırken, Yesrib ekonomisi yalnızca uluslararası kervan ticaretine dayanmaktaydı.
4Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Hz. Peygamber'in (s.a.v.) dedesi Abdülmuttalib'in annesi Selmâ bint Amr, Yesrib'deki Hazrec kabilesinin Neccâroğulları koluna mensup olduğu için Medineliler Peygamberimizin dayıları sayılıyordu.
Bu ifade doğrudur. Neccâroğulları Hz. Peygamber'in (s.a.v.) dedesi Abdülmuttalib'in dayılarıdır.
- Hz. Peygamber'in (s.a.v.) dedesi Abdülmuttalib'in annesi Selmâ bint Amr, Yesrib'deki Hazrec kabilesinin Neccâroğulları koluna mensup olduğu için Medineliler Peygamberimizin dayıları sayılıyordu.
5Hicaz bölgesine ait kavramları doğru açıklamalarla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
6Cümlelerdeki boşlukları uygun kelimelerle tamamlayınız.
- İslam öncesinde Yesrib'deki Evs ve Hazrec kabilelerinin en çok taptıkları put, Mekke ile Medine arasındaki Kudeyd bölgesinde bulunan putuydu.
- Buâs Savaşı'ndan sonra Yesrib halkının kendilerine kral seçmeye hazırlandığı, ancak Hicret sonrasında münafıkların elebaşısı olan kişi Abdullah b. 'dir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
7Cümlelerdeki boşlukları uygun kelimelerle tamamlayınız.
- Yesrib'de yaşayan kabilelerin kendilerini savunmak için inşa ettikleri sağlam taş kalelere (çoğulu âtâm) adı verilmekteydi.
- Hicret'ten sonra 'Yesrib' adı terk edilerek şehre 'Peygamber Şehri' anlamına gelen (Medînetü'n-Nebî) adı verilmiştir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Mukayese Rehberi: Yesrib Neden İslam'ın Yeni Yurdu Oldu?
1. ipucu: 1. Boyut: Coğrafi ve Ekonomik Bağımsızlık: Mekke Kâbe'deki putperest hac ekonomisine bağımlıydı; Yesrib ise kendi kendine yeten verimli bir tarım ve zanaat vahasıydı.
2. ipucu: 2. Boyut: Sosyal Barış İhtiyacı (Buâs Savaşı): 120 yıllık Evs-Hazrec çatışması ve 617 Buâs Savaşı, Yesrib toplumunda Hz. Peygamber (s.a.v.) gibi adil bir birleştiriciye duyulan özlemi zirveye çıkarmıştı.
3. ipucu: 3. Boyut: Zihinsel Hazırlık ve Akrabalık Bağı: Yahudi komşulardan duyulan son peygamber beklentisi ve Neccâroğulları dayılık bağı, Yesrib'in İslam'a hızla kucak açmasını sağladı.
Cevap: 1. Boyut: Coğrafi ve Ekonomik Bağımsızlık -> Mekke Kâbe'deki putperest hac ekonomisine bağımlıydı; Yesrib ise kendi kendine yeten verimli bir tarım ve zanaat vahasıydı. 2. Boyut: Sosyal Barış İhtiyacı (Buâs Savaşı) -> 120 yıllık Evs-Hazrec çatışması ve 617 Buâs Savaşı, Yesrib toplumunda Hz. Peygamber (s.a.v.) gibi adil bir birleştiriciye duyulan özlemi zirveye çıkarmıştı. 3. Boyut: Zihinsel Hazırlık ve Akrabalık Bağı -> Yahudi komşulardan duyulan son peygamber beklentisi ve Neccâroğulları dayılık bağı, Yesrib'in İslam'a hızla kucak açmasını sağladı.
Kısaca
- Arap Yarımadası'nın batısında yer alan Hicaz bölgesi; İslam öncesinde Mekke, Yesrib (Medine) ve Tâif olmak üzere üç ana şehir merkezinden oluşmaktaydı.
- Mekke kurak bir vadide yer aldığı için ekonomisi kervan ticaretine ve Kâbe ziyaretlerine dayanıyor, şehirde tek bir hâkim kabile olan Kureyş söz sahibi bulunuyordu; Tâif ise serin yaylası ve bağlarıyla tarım şehri olup Sakîf kabilesinin ve Lât putunun merkeziydi.
- Mekke'nin yaklaşık 450 km kuzeyinde yer alan Yesrib (Medine) ise volkanik taşlık araziler (Harre) arasında bol su kaynaklarına sahip verimli bir tarım (hurma ve tahıl) ve zanaat vahasıydı.
- Mekke'nin homojen nüfusunun aksine Yesrib, Yemen kökenli iki müşrik Arap kabilesi (Evs ve Hazrec) ile üç büyük Yahudi kabilesinin (Benî Kaynuka, Benî Nadîr ve Benî Kureyza) bir arada yaşadığı çok kültürlü ve kozmopolit bir yapıya sahipti.
- Evs ve Hazrec kabileleri arasında 120 yıl süren ve Hicret'ten beş yıl önceki Buâs Savaşı (617) ile zirveye çıkan kanlı çatışmalar her iki kabileyi de tüketmiş; şehirde barışı sağlayacak tarafsız ve adil bir lider arayışı doğurmuştu.
- Yesribli Arapların komşuları olan Yahudilerden vahiy, ahiret ve beklenen son peygamber kavramlarını duymuş olmaları, Hz. Peygamber'in Neccâroğulları ile dayılık bağı ve Mus'ab b. Umeyr'in (r.a.) Akabe Biatları sürecindeki tebliği, Yesrib'i İslam'ın yeni merkezi hâline getirmiştir.