Kalıtsal bilginin hangi molekülle taşındığı tek bir çalışmayla anlaşılmadı. Hücrede bir maddenin bulunması, kalıtımla ilişkisinin gösterilmesi ve yapısının açıklanması farklı soruları yanıtlayan araştırmaların sonucudur. Bu hafta bulguların birbirini nasıl tamamladığını izleyeceğiz.
İlk bulgular ve yeni sorular
Friedrich Miescher, 1869’da hücre çekirdeğinde asit özelliği gösteren bir madde belirledi ve buna nüklein adını verdi. Daha sonra nükleik asit adı kullanılmaya başlandı.
Nükleik asitlerin yalnız çekirdekte bulunduğu düşüncesi, sonraki araştırmalarla değişti. Ökaryot hücrelerin bazı organellerinde ve prokaryotların sitoplazması ile ribozomlarında da nükleik asit bulunduğu gösterildi.
Oscar Hertwig, nükleik asitlerin kalıtsal özelliklerin aktarımından sorumlu olabileceğini ileri sürdü. Bu öneri, molekülün bulunmasından farklı bir soruya, işlevine yöneliyordu.
Yer ve yapı birimi hakkında bulgular
Robert Feulgen’in geliştirdiği boyama yöntemi, DNA’nın kromozomlarda bulunduğunu gösterdi. Böylece hücredeki yeri hakkında kanıt elde edildi.
Phoebus Levene, nükleik asitlerin temel yapı biriminin nükleotit olduğunu ortaya koydu. Bu bilgi, molekülün yapısını anlamaya yönelikti.
Frederick Griffith’in 1928’de yürüttüğü çalışmalar, kalıtımla ilişkili bir maddenin aktarılabildiğine dikkat çekti. Dönüşüme neden olan maddenin kimliğini belirlemek ise sonraki çalışmaların sorusu oldu.
Kalıtsal madde olarak DNA
Oswald Avery, Maclyn McCarty ve Colin MacLeod, bakterilerdeki dönüşümün hangi maddeyle gerçekleştiğini inceledi. Hücre bileşenlerini ayırarak yürüttükleri çalışmalar dönüşümden sorumlu maddenin DNA olduğunu gösterdi. Sonuçlar 1944’te yayımlandı.
Alfred Hershey ve Martha Chase, 1952’de bakteriyofajlarla çalıştı. Bakteriyofajlar bakteri içinde çoğalan virüslerdir ve yapılarında DNA ile protein bulunur.
Bu çalışmada fajın nükleik asidinin bakteri hücresine girdiği, protein kılıfının ise dışarıda kaldığı belirlendi. Elde edilen bulgular DNA’nın genetik madde olduğu görüşünü destekledi.
Çift sarmal modele ulaşılması
Erwin Chargaff farklı canlılardan elde edilen DNA’ları karşılaştırdı; bu çalışmalar DNA’nın yapısını anlamaya katkı verdi. Kitapta türler arasındaki farklılıklar ile bir bireyin dokuları arasındaki benzerliklere dikkat çekilir.
Rosalind Franklin, DNA’nın X-ışını kırınımı fotoğraflarını elde etti. Bu bulgular, DNA’da düzenli aralıklarla tekrarlanan sarmal bir yapı bulunduğunu gösterdi.
James Watson ve Francis Crick, önceki araştırmaların bulgularından ve kırınım fotoğraflarından yararlanarak 1953’te çift sarmal modeli ortaya koydu. Modelde adenin timinle, guanin sitozinle eşleşir; bazlar içte, şeker ve fosfat grupları dışta yer alır.
Örnekler
Örnek 1Bir sergide “Nüklein adlı maddeyi çekirdekte belirledi.” yazıyor. Bu kart hangi bilim insanına aittir?
Cevabı göster
Miescher’e aittir. Bu çalışma molekülün keşfine ilişkindir; çift sarmal yapının açıklanması daha sonraki bir aşamadır.
Örnek 2“DNA kromozomlarda bulunur.” ve “Nükleik asitlerin birimi nükleotittir.” sonuçları aynı soruyu mu yanıtlar?
Cevabı göster
Hayır. Feulgen’in bulgusu DNA’nın yerine, Levene’in bulgusu yapı birimine ilişkindir.
Örnek 3Griffith ile Avery ve arkadaşlarının çalışmalarını ayıran temel araştırma sorusu nedir?
Cevabı göster
Griffith dönüşüm olgusuna ilişkin bulgu elde etti. Avery ve arkadaşları dönüşümü sağlayan maddenin hangi molekül olduğunu araştırıp DNA sonucuna ulaştı.
Örnek 4Bakteriyofaj araştırmasında protein kılıfının dışarıda, nükleik asidin hücre içinde bulunması hangi görüşü destekler?
Cevabı göster
Genetik madde olarak DNA’nın görevini destekler. Bulgular Hershey ve Chase’in araştırmasında elde edilmiştir.
Örnek 5Franklin’in fotoğrafları ile Watson ve Crick’in modeli nasıl ilişkilidir?
Cevabı göster
Kırınım fotoğrafları DNA’nın sarmal düzenine ilişkin kanıt sağlar. Watson ve Crick bu ve önceki bulgulardan yararlanarak çift sarmal modeli kurmuştur.
Örnek 6Nükleik asitlerin yalnız çekirdekte bulunduğu düşüncesinin değişmesi bilimin hangi yönünü gösterir?
Cevabı göster
Yeni gözlem ve araştırmalarla açıklamaların geliştirilip düzeltilebildiğini gösterir. Nükleik asitlerin çekirdek dışındaki yerleri de sonraki çalışmalarla anlaşılmıştır.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Müze kartlarında bir başlık “Molekülün yapı birimi” olarak seçiliyor. Hangi bulgu bu başlığa uygundur?
Nükleotit, nükleik asitlerin yapı birimidir; bu bulgu Levene ile ilişkilidir.
2Bir kronoloji kartında “1944: Dönüşüme neden olan madde DNA olarak belirlendi.” yazıyor. Hangi araştırma grubu seçilmelidir?
Dönüştürücü maddeyi ayırt eden çalışma Avery ve arkadaşlarına aittir.
3Bir araştırma özetinde “X-ışını kırınımı fotoğrafları” vurgulanıyor. Bu bulgu en doğrudan hangi soruya katkı verir?
Franklin’in fotoğrafları DNA’nın sarmal yapısına ilişkin kanıt sağlamıştır.
4Her yargıyı değerlendiriniz. Yanlış yargının açıklamasını okuyunuz.
- Miescher çift sarmal modeli 1869’da ortaya koymuştur.
Miescher nüklein adlı maddeyi belirledi; çift sarmal model 1953’te ortaya kondu.
- Feulgen’in boyama çalışması DNA’nın hücredeki yeriyle ilgilidir.
DNA’nın kromozomlarda bulunduğunu gösterdi.
- Hershey ve Chase bakteriyofajlardan yararlanmıştır.
DNA ve protein kılıfının hücreye girişini ayırt ettiler.
- Çift sarmal model önceki araştırmalardan bağımsız kurulmuştur.
Model, önceki bulgu ve fotoğraflardan yararlanılarak kuruldu.
- Miescher çift sarmal modeli 1869’da ortaya koymuştur.
5Birbiriyle ilişkili kavram ve açıklamaları eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
6Kelimeleri uygun boşluklara yerleştiriniz. Bir kelime artacak.
- Bakterilerin içinde çoğalan virüslere denir.
- Avery ve arkadaşlarının belirlediği dönüştürücü madde ’dır.
- Çift sarmal modelde adenin, ile eşleşir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
7Bir zaman çizelgesinde Griffith’in kartına “Dönüşümü sağlayan molekülün DNA olduğunu belirledi.” yazılmış. Bu kartı nasıl düzeltirsiniz?
1. ipucu: Dönüşümün görülmesi ile molekülün tanınması aynı sonuç mudur?
2. ipucu: 1944’teki araştırma grubunu düşününüz.
Cevap: Griffith’in kartı dönüşüm olgusuna ilişkin bulguyu belirtmelidir. Dönüştürücü maddenin DNA olduğunu belirleme sonucu Avery, McCarty ve MacLeod’un çalışmasına aittir.
8“DNA’nın yapısını tek bir bilim insanı bütün ayrıntılarıyla buldu.” yargısını keşif sürecine dayanarak değerlendiriniz.
1. ipucu: Molekülün bulunmasını, yapı birimini ve sarmal düzeni ayrı düşününüz.
2. ipucu: Model hangi önceki kanıtlardan yararlanmıştır?
Cevap: Yargı doğru değildir. Miescher’in keşfi, Levene’in yapı birimi bulgusu, Chargaff’ın karşılaştırmaları ve Franklin’in fotoğrafları gibi farklı çalışmalar sürece katkı vermiştir. Watson ve Crick de önceki kanıtlardan yararlanarak çift sarmal modeli kurmuştur.
Kısaca
- Miescher’in nüklein bulgusu, nükleik asitlerin keşfinde başlangıç adımlarındandır.
- Feulgen DNA’nın kromozomdaki yerini, Levene nükleotit yapı birimini ortaya koymuştur.
- Griffith’in dönüşüm bulgusunu, Avery ve arkadaşlarının DNA’ya ilişkin sonuçları izlemiştir.
- Hershey ve Chase’in bakteriyofaj çalışmaları DNA’nın genetik madde olduğunu desteklemiştir.
- Chargaff’ın ve Franklin’in bulguları, Watson ile Crick’in çift sarmal modeline giden sürece katkı sağlamıştır.
Bu dersin öteki kaynakları
- 12. Sınıf Biyoloji Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Biyoloji Dersi Öğretim Programı (ortaöğretim) Öğretim programı
- 12. Sınıf Biyoloji Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- 12. Sınıf Biyoloji Günlük Planları (2026-2027) Ders planı
- 12. Sınıf Biyoloji 1. Hafta Çalışma Kâğıdı: Nükleik Asitlerin Keşif Süreci Çalışma kâğıdı