Bu haftaki dersimizde; İslam kültür ve medeniyetinin Hicaz'da doğuşundan Cebelitarık'tan Çin Seddi'ne uzanan gelişim serüvenini, Farabi'nin erdemli toplum (medine) felsefesini, İslam medeniyetinin beş temel kaynağını (Kur'an ve Sünnet, Aklıselim, Salim Duyular/Havassıselime, Örf ve Âdetler, Diğer Kültür ve Medeniyetler) ve yedi temel esasını (Tevhit, Hürriyet, İlmîlik, Özgünlük, Yerellik, Evrensellik, Sulh) inceleyeceğiz.
1. İslam Kültür ve Medeniyetinin Doğuşu ve Tarihsel Gelişimi
İslam kültür ve medeniyeti, 610 yılında Mekke'de Hira Mağarası'nda Hz. Muhammed'e (sav) indirilen ilk vahiyle doğmuş; 622 yılındaki Hicret ile Yesrib'in Medine'ye (Medinetü'n-Nebi / Medeniyet Şehri) dönüşmesiyle kurumsal yapısına kavuşmuştur.
Asr-ı Saadet ve Dört Halife Dönemi: Hz. Peygamber Medine'de Mescid-i Nebi ve Suffe'yi inşa ettirmiş, Ensar ile Muhacirleri kardeş ilan etmiş (Muâhât) ve farklı inanç gruplarının bir arada barış içinde yaşamasını sağlayan Medine Vesikası'nı yürürlüğe koymuştur. Dört Halife Dönemi'nde Kur'an-ı Kerim mushaf hâline getirilip çoğaltılmış; Kûfe, Basra ve Fustat gibi yeni ilim ve ordu şehirleri kurulmuştur.
Emeviler, Abbasiler, Endülüs, Selçuklular ve Osmanlılar: VIII–XVIII. yüzyıllar arasında dünyada etkin olan İslam medeniyeti, Cebelitarık Boğazı'ndan Çin Seddi'ne kadar yayılmış; Şam, Bağdat, Kurtuba, Kahire, Semerkant, Buhara, İsfahan, Konya, Lahor ve İstanbul gibi cazibe merkezleri üretmiştir. Bu medeniyetin zirveye ulaşmasında Arap, Türk, İran, Hint, Afrika ve Malay gibi farklı milletlerin ortak katkısı yer almıştır.
Farabi'de Medine ve Erdemli Toplum: İslam filozofu Farabi, insanın tek başına ihtiyaçlarını karşılayamayacağı ve yetkinliğe ulaşamayacağı için yardımlaşma ve iş bölümüne dayalı toplumsal hayatın (ictimâ) zorunlu olduğunu belirtir. Ona göre yetkin toplumlar küçükten büyüğe Şehir (Medine) → Millet (Ümmet) → Milletler Topluluğu (Ma'mûre) şeklinde örgütlenir ve gerçek mutluluğu hedefleyen toplum erdemli toplum (el-Medinetü'l-Fazıla) adını alır.
2. İslam Kültür ve Medeniyetinin Ana Kaynakları: Kur'an ve Sünnet
İslam kültür ve medeniyetini besleyen kaynaklar Kur'an-ı Kerim, Sünnet, Aklıselim, Salim Duyular (Havassıselime), Örf ve Âdetler ile Diğer Kültür ve Medeniyetler olmak üzere beş ana başlıkta toplanır. Bunların merkezinde ilahi vahiy olan Kur'an-ı Kerim ve onun hayata geçirilmiş biçimi olan Hz. Peygamber'in Sünneti yer alır.
Kur'an-ı Kerim'in Kurucu Rolü: Kur'an, insanın Allah, evren ve toplumla ilişkisini tevhit, adalet, emanet, merhamet ve hikmet ilkeleri etrafında yeniden inşa etmiştir. Cahiliye toplumunun kabilecilik (asabiyet) ve kan davası anlayışı yerine hukukun üstünlüğünü ve müminlerin kardeşliğini ikame etmiştir.
Sünnetin Rehberliği: Sünnet, Kur'an'ın mücmel (özlü) hükümlerini açıklamış, ibadet ve muamelat kurallarını somutlaştırmış; şehir planlamasından ticaret ahlakına, komşuluk hukukundan çevre temizliğine kadar İslam medeniyetinin yaşama üslubunu belirlemiştir.
3. Aklıselim ve Salim Duyular (Havassıselime)
Aklıselim (Sağlıklı Akıl): Önyargı ve tutkuların etkisinden kurtulmuş, doğruyu yanlıştan ve iyiyi kötüden ayırt edebilen sağlıklı düşünme yetisidir. İslam'da dinî yükümlülüğün (mükellefiyetin) ilk şartı akıldır. Âlimler Kur'an ve Sünnet'te doğrudan hükmü bulunmayan yeni meseleleri aklıselim, kıyas ve içtihat yoluyla çözüme kavuşturmuşlardır.
Salim Duyular / Beş Duyu (Havassıselime): Herhangi bir kusuru bulunmayan görme, işitme, koklama, tatma ve dokunma duyularıdır (Nahl suresi, 78. ayet). İnsan; duyuları sayesinde maddenin niteliğini ve niceliğini öğrenir, deney ve gözlem yaparak evrendeki fiziksel ve biyolojik yasaları keşfeder. İslam medeniyetinde tıp, astronomi, optik, kimya ve mimari sanatların gelişmesinde havassıselime temel bilgi kaynağı olmuştur.
4. Örf ve Âdetler
Toplumda genel kabul gören ve süreklilik taşıyan sosyal davranış biçimleri ile yerleşik uygulamalara örf ve âdet denir. İslamiyet doğduğu toplumun ve sonradan yayıldığı coğrafyaların örf ve âdetlerine karşı üç farklı tutum sergilemiştir:
1. Aynen Kabul Etme (İbka): Tevhit ilkesine ve ahlaka uygun olan misafirperverlik, cömertlik, mazlumun yanında yer alma (Hilfülfudul) ve Kâbe'nin bakımı gibi güzel uygulamaları korumuştur.
2. Düzelterek Kabul Etme (Islah): Özünde meşru olup zamanla içine şirk veya zulüm karışmış olan hac, tavaf, nikâh, talak ve diyet gibi uygulamaları batıl unsurlardan arındırarak devam ettirmiştir.
3. Tamamen Yasaklama (İlga / İptal): Putperestlik, içki, kumar, faiz (riba), fal okları, kan davası, Kâbe'yi çıplak tavaf etme ve kız çocuklarını diri diri gömme gibi Cahiliye âdetlerini kesin olarak yasaklamıştır.
Sahih Örfün Hukuki Değeri: Kur'an ve Sünnet'e, akla ve toplum yararına ters düşmeyen yerleşik uygulamalara sahih örf denir. İslam fıkhında hakkında açık hüküm bulunmayan konularda sahih örf yeni hükümler vermede bir bilgi kaynağı (delil) kabul edilmiştir.
5. Diğer Kültür ve Medeniyetlerle Etkileşim (Dört Medeniyet Havzası)
Hz. Muhammed'e (sav) ilk vahyin geldiği dönemde Avrasya ve Kuzey Afrika coğrafyasında birbiriyle bağlantılı dört büyük kültür ve medeniyet havzası (terkibi) bulunmaktaydı:
1. Yunan-Roma Terkibi: Grekçe ve Latincenin konuşulduğu Akdeniz havzasıdır (Anadolu'dan İtalya'ya uzanan bölge). Felsefe, mantık, tıp ve astronomi birikimiyle İslam dünyasını etkilemiştir.
2. Sami ve İran Terkibi: Nil Nehri'nden Maveraünnehir'e (Amuderya) kadar uzanan Mezopotamya ve İran havzasıdır. İslam'ın doğduğu Hicaz bölgesi, diğer üç terkibin doğrudan egemenlik alanı dışında yer alırken Sami ve İran terkibine doğrudan komşuydu.
3. Hindu Terkibi: Hindistan havzasıdır. Matematik (Hint rakamları ve sıfır), astronomi ve edebiyat alanında etkileşim kurulmuştur.
4. Uzak Doğu Terkibi: Çin, komşu bölgeler ve İç Asya havzasıdır. Kâğıt üretimi, matbaa ve pusula gibi teknik buluşlar bu havzadan öğrenilmiştir.
Hikmet ve Dönüştürme Prensibi: İslam medeniyeti bu dört havzanın birikimini yok etmemiş, taklit de etmemiştir; VIII. yüzyıldan itibaren ortak ilim dili olan Arapçaya tercüme ederek Kur'an, Sünnet ve Tevhit ilkesi süzgecinden geçirmiş, batıl unsurlardan arındırıp özgün bir senteze ulaştırmıştır.
6. İslam Kültür ve Medeniyetinin Temel Esasları
Medeniyetler kendilerine özgü kurucu ilkelerle birbirlerinden ayrılırlar. İslam kültür ve medeniyeti yedi temel esas üzerine bina edilmiştir:
1. Tevhit (Öz ve Merkez İlke): Allah'ın (cc) zatında, sıfatlarında ve mabut oluşunda bir ve tek kabul edilmesidir. Tevhit; şirkin reddedilmesinden şehirlerin merkezinde ulu caminin yer almasına ve cami mimarisinde ana kubbenin mekânı tek merkezde toplamasına kadar hayatın her alanına yön vermiştir.
2. Hürriyet: İnsanın yalnızca Allah'a kulluk ederek kula kul olmaktan ve dünyevi baskılardan özgürleşmesidir. İslam; inanç, düşünce ve ifade özgürlüğünü güvence altına alır ve sınıflı toplum yapısını reddeder.
3. İlmîlik: İlim öğrenmeyi ibadet sayan ve bilginin kesin hakikate dayanmasını esas alan ilkedir (Kur'an'da yaklaşık 750 yerde ilim kavramı geçer).
4. Özgünlük, 5. Yerellik, 6. Evrensellik ve 7. Sulh (Barış): İslam medeniyeti taklitçi değildir (özgünlük); yayıldığı coğrafyalardaki yerel kültürleri asimile etmeyip zenginlik sayar (yerellik); ırk ve sınıf ayrımı gözetmeksizin tüm insanlığa hitap eder (evrensellik) ve yeryüzünde barış ile adaleti hâkim kılmayı amaçlar (sulh).
Örnekler
Örnek 1İslam kültür ve medeniyetinin oluşum ve gelişim sürecinde yer alan beş temel kaynağı maddeler hâlinde yazınız.
Cevabı göster
İslam kültür ve medeniyetinin beş temel kaynağı şunlardır: 1. Kur'an-ı Kerim ve Sünnet (Ana kaynaklar) 2. Aklıselim (Sağlıklı akıl) 3. Salim Duyular / Havassıselime (Beş duyu, deney ve gözlem) 4. Örf ve Âdetler (Sahih örf) 5. Diğer Kültür ve Medeniyetler
Örnek 2Klasik İslam felsefesinde 'medine, medenî ve es-siyâsetü'l-medeniyye' kavramları arasındaki ilişkiyi felsefi bir disiplin içinde kuran düşünür kimdir ve insanın toplumsal hayat (ictimâ) kurma zorunluluğunu neye dayandırır?
Cevabı göster
Bu kavramsal ilişkiyi kuran düşünür Farabi'dir. Farabi'ye göre insan, yaratılışı gereği tek başına bütün ihtiyaçlarını karşılayamaz ve insani yetkinliğe ulaşamaz; bu nedenle dayanışma, yardımlaşma ve iş bölümü çerçevesinde toplumsal bir hayat (ictimâ) oluşturmak zorundadır. Köy, mahalle ve aile yalnızca şehrin dokusunu oluştururken; insana özgü erdem ve mutluluğun gerçekleştiği en küçük yetkin örgütlenme şehir (medine) düzeyinde başlar.
Örnek 3İslam'ın doğduğu dönemde mevcut olan dört büyük kültür ve medeniyet havzasını (terkibini) yazarak hangisinin Hicaz bölgesine doğrudan komşu olduğunu belirtiniz.
Cevabı göster
Dört büyük medeniyet havzası şunlardır: 1. Yunan-Roma terkibi (Grekçe ve Latincenin konuşulduğu Akdeniz havzası), 2. Sami ve İran terkibi (Nil'den Maveraünnehir'e uzanan Mezopotamya ve İran havzası), 3. Hindu terkibi (Hindistan havzası), 4. Uzak Doğu terkibi (Çin ve İç Asya havzası). Bunlardan İslam'ın doğduğu Hicaz coğrafyasına doğrudan komşu olanı Sami ve İran terkibidir.
Örnek 4İslam hukukunda 'örf ve âdetlerin' yeni hükümler vermede bir bilgi kaynağı (sahih örf) olarak kabul edilmesinin temel şartları nelerdir?
Cevabı göster
Bir örf ve âdetin İslam hukukunda (fıkıhta) delil olarak kabul edilebilmesi (sahih örf sayılması) için: 1. Hakkında Kur'an ve Sünnet'te doğrudan aksine bir hüküm bulunmaması (dinin temel ilkelerine ve tevhide aykırı olmaması), 2. Aklıselime ve genel ahlaka ters düşmemesi, 3. Toplumun faydasına (maslahata) uygun olması ve insan onuruna zarar vermemesi gerekir.
Örnek 5Tevhit ilkesinin İslam şehir planlamasına ve cami mimarisine nasıl yansıdığını örneklerle açıklayınız.
Cevabı göster
Tevhit (Allah'ın birliği ve tekliği) ilkesi, İslam şehirciliğinde Kâbe örneğinde olduğu gibi şehrin tam merkezinde Ulu Cami'nin (mescidin) konumlandırılması ve tüm sosyal-ticari yapıların onun etrafında halka halka şekillenmesiyle somutlaşmıştır. Cami mimarisinde ise çokluğu tek bir merkezde toplayan merkezî kubbe anlayışı ve sanat eserlerinde şirk unsurlarına yer verilmemesi tevhit inancının estetik yansımasıdır.
Örnek 6İslam kültür ve medeniyetinin 'Özgünlük' ve 'Yerellik' esaslarını birbirinden ayıran temel noktayı açıklayınız.
Cevabı göster
• Özgünlük: İslam medeniyetinin İran, Yunan veya Hint medeniyetlerinden aldığı unsurları taklit etmeyip tevhit potasında eriterek kendine has yeni bir kimlik kazandırmasıdır. • Yerellik: İslam'ın yayıldığı farklı coğrafyalardaki toplumların (Türk, İran, Afrika, Malay vb.) dine aykırı olmayan yerel kültür ve geleneklerini asimile etmeyip zenginlik olarak korumasıdır.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1İslam medeniyetinin doğduğu dönemde mevcut olan aşağıdaki kültür ve medeniyet havzalarından hangisi Avrasya'daki dört büyük terkip arasında yer almaz?
Ders kitabında Hodgson'a dayanarak İslam'ın doğduğu dönemde Avrasya'da Yunan-Roma, Sami-İran, Hindu ve Uzak Doğu olmak üzere dört medeniyet havzası bulunduğu belirtilir.
2"İnsan; duyuları sayesinde maddenin niteliğini ve niceliğini öğrenir, farklılıkları ayırt eder. Deney ve gözlemler yaparak evrendeki oluşumlar, canlı ve cansız varlıklar hakkında sonuçlara ulaşır." Bu parçada İslam kültür ve medeniyetinin kaynaklarından hangisi açıklanmaktadır?
Duyu organları aracılığıyla maddenin incelenmesi, deney ve gözlem yapılması 'havassıselime' (salim duyular) kaynağını ifade eder.
3Farabi'nin toplum felsefesine göre insanların yardımlaşma ve iş bölümüyle insani yetkinliğe ve gerçek mutluluğa ulaşabilecekleri örgütlenme kademeleri küçükten büyüğe doğru aşağıdakilerin hangisinde sıralanmıştır?
Farabi'ye göre köy, mahalle ve aile tam yetkinlik için yeterli değildir; tam yetkinlik sağlayan toplumlar küçükten büyüğe Şehir (Medine), Millet (Ümmet) ve Milletler Topluluğu (Ma'mûre) şeklinde teşkilatlanır.
4İslam kültür ve medeniyetinin karşılaştığı yabancı medeniyetlerin birikimini taklit etmeden ve yok etmeden, Kur'an ve Sünnet süzgecinden geçirip tevhit ilkesine göre yeniden yorumlaması aşağıdaki esaslardan hangisiyle doğrudan ilgilidir?
Devralınan mirasın tevhide uygun olanının alınıp aykırı olanının ıslah veya reddedilerek İslam potasında eritilmesi İslam medeniyetinin 'özgünlük' esasını gösterir.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) mu yoksa yanlış (Y) mı olduğunu belirleyiniz.
- İslam kültür ve medeniyeti yalnızca vahiy kaynaklı olup diğer kültür ve medeniyetlerin bilimsel birikimlerinden hiçbir şekilde yararlanmamıştır.
İslam medeniyetinin ana kaynağı Kur'an ve Sünnet (vahiy) olmakla birlikte; aklıselim, salim duyular, örf-âdetler ve diğer kültür-medeniyetlerin birikimi de temel kaynakları arasında yer alır.
- İslam kültür ve medeniyetinde beş duyu organı vasıtasıyla deney ve gözlem yapılarak elde edilen bilgi kaynağına 'havassıselime' (salim duyular) denir.
Havassıselime (sağlıklı beş duyu), maddenin nitelik ve niceliğini gözlemleyerek fen bilimlerinin ve sanatın gelişmesini sağlayan temel bilgi kaynaklarındandır.
- İslam kültür ve medeniyeti yalnızca vahiy kaynaklı olup diğer kültür ve medeniyetlerin bilimsel birikimlerinden hiçbir şekilde yararlanmamıştır.
6Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- İslam medeniyetinin özünü oluşturan ve Allah'ın (cc) zatında, sıfatlarında ve mabut oluşunda bir ve tek olduğunu kabul etme anlamına gelen temel esasa denir.
- Medine'de Hz. Peygamber tarafından yürürlüğe konulan Vesikası'nın 25. maddesinde yer alan 'Yahudilerin dinleri kendilerine, müminlerin dinleri de kendilerinedir.' hükmü İslam'ın inanç hürriyetine verdiği önemi gösterir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
7İslam kültür ve medeniyetinin aşağıdaki kavram, kaynak ve esaslarını açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
Kısaca
- 1. İslam Kültür ve Medeniyetinin Doğuşu ve Tarihsel Gelişimi: İslam kültür ve medeniyeti, 610 yılında Mekke'de Hira Mağarası'nda Hz. Muhammed'e (sav) indirilen ilk vahiyle doğmuş; 622 yılındaki Hicret ile Yesrib'in Medine'ye (Medinetü'n-Nebi / Medeniyet Şehri) dönüşmesiyle kurumsal yapısına kavuşmuştur.
- 2. İslam Kültür ve Medeniyetinin Ana Kaynakları: Kur'an ve Sünnet: İslam kültür ve medeniyetini besleyen kaynaklar Kur'an-ı Kerim, Sünnet, Aklıselim, Salim Duyular (Havassıselime), Örf ve Âdetler ile Diğer Kültür ve Medeniyetler olmak üzere beş ana başlıkta toplanır. Bunların merkezinde ilahi vahiy olan Kur'an-ı Kerim ve onun hayata geçirilmiş biçimi olan Hz. Peygamber'in Sünneti yer alır.
- 3. Aklıselim ve Salim Duyular (Havassıselime): Aklıselim (Sağlıklı Akıl): Önyargı ve tutkuların etkisinden kurtulmuş, doğruyu yanlıştan ve iyiyi kötüden ayırt edebilen sağlıklı düşünme yetisidir. İslam'da dinî yükümlülüğün (mükellefiyetin) ilk şartı akıldır. Âlimler Kur'an ve Sünnet'te doğrudan hükmü bulunmayan yeni meseleleri aklıselim, kıyas ve içtihat yoluyla çözüme kavuşturmuşlardır.
- 4. Örf ve Âdetler: Toplumda genel kabul gören ve süreklilik taşıyan sosyal davranış biçimleri ile yerleşik uygulamalara örf ve âdet denir. İslamiyet doğduğu toplumun ve sonradan yayıldığı coğrafyaların örf ve âdetlerine karşı üç farklı tutum sergilemiştir:
- 5. Diğer Kültür ve Medeniyetlerle Etkileşim (Dört Medeniyet Havzası): Hz. Muhammed'e (sav) ilk vahyin geldiği dönemde Avrasya ve Kuzey Afrika coğrafyasında birbiriyle bağlantılı dört büyük kültür ve medeniyet havzası (terkibi) bulunmaktaydı:
- 6. İslam Kültür ve Medeniyetinin Temel Esasları: Medeniyetler kendilerine özgü kurucu ilkelerle birbirlerinden ayrılırlar. İslam kültür ve medeniyeti yedi temel esas üzerine bina edilmiştir: