Üçüncü ünitemiz Değerlerim (قِيَمِي) kapsamında yardımlaşma (التَّعَاوُنُ) konusuna yeni bir açıdan dönüyoruz. Bu hafta yardımlaşmanın kalpteki kaynağı olan şefkat ve merhamet duygularını, 'İyilik ve takvada yardımlaşın' ayetini, yardım çağrısı yapan duyuruları ve kısa mesajları ele alacağız. Dinlediğimiz bir yardım hikâyesinde kişi, yer, zaman ve konuyu bulacağız. Olayları أَوَّلًا, ثُمَّ ve وَأَخِيرًا gibi sıralama ifadeleriyle anlatacağız. Yeni yıla girerken de كُلُّ عَامٍ وَأَنْتُمْ بِخَيْرٍ diyerek çevremize nazik dileklerde bulunacağız.
1. Şefkat ve Merhamet: Yardımlaşmanın Kaynağı
Bir insanın başkasına el uzatması, önce kalbinde başlayan bir duyguyla olur. Arapçada bu duygunun adı er-rahme (الرَّحْمَةُ), yani merhamettir. Merhametli kişiye erkek için رَحِيمٌ, kız için رَحِيمَةٌ denir. Küçüklere ve zayıflara karşı gösterilen yumuşak, koruyucu sevgi ise eş-şefeka (الشَّفَقَةُ), yani şefkattir. Bu iki duygu harekete geçtiğinde yardımlaşma (التَّعَاوُنُ) ve yardım etme (الْمُسَاعَدَةُ) davranışları ortaya çıkar.
Merhamet gösterdiğimiz kişileri anlatırken şu kelimeleri sık kullanırız: muhtaç (الْمُحْتَاجُ, çoğulu الْمُحْتَاجُونَ), fakir (الْفَقِيرُ), yetim (الْيَتِيمُ), hasta (الْمَرِيضُ), yaşlı (كَبِيرُ السِّنِّ) ve komşu (الْجَارُ). Merhamet yalnız insanlara değil, hayvanlara ve bütün canlılara karşı da gösterilir: أَرْحَمُ الْحَيَوَانَاتِ وَأُطْعِمُ الْقِطَطَ فِي الشِّتَاءِ. (Hayvanlara merhamet ederim ve kışın kedileri beslerim.)
Peygamberimizin مَنْ لَا يَرْحَمُ لَا يُرْحَمُ (Merhamet etmeyene merhamet olunmaz) sözü (Buhârî, Edeb, 18), merhametin karşılıklı bir değer olduğunu gösterir. Biz başkalarına şefkatle yaklaştıkça toplumda sevgi ve güven artar. Bu duygu cümlelere de yansır: أُسَاعِدُ الْفُقَرَاءَ لِأَنَّ قَلْبِي رَحِيمٌ. (Fakirlere yardım ederim, çünkü kalbim merhametlidir.)
| Arapça Kelime | Okunuşu | Türkçe Anlamı | Örnek Cümle ve Çevirisi |
|---|---|---|---|
| الرَّحْمَةُ | Er-Rahme | Merhamet, acıma | الرَّحْمَةُ تَجْعَلُ الْقُلُوبَ لَيِّنَةً. (Merhamet kalpleri yumuşatır.) |
| الشَّفَقَةُ | Eş-Şefeka | Şefkat | أُعَامِلُ أَخِي الصَّغِيرَ بِشَفَقَةٍ. (Küçük kardeşime şefkatle davranırım.) |
| رَحِيمٌ / رَحِيمَةٌ | Rahîmun / Rahîmetun | Merhametli | أُمِّي رَحِيمَةٌ. (Annem merhametlidir.) |
| الْمُحْتَاجُونَ | El-Muhtâcûn | Muhtaçlar, ihtiyaç sahipleri | نُسَاعِدُ الْمُحْتَاجِينَ. (İhtiyaç sahiplerine yardım ederiz.) |
| الْيَتِيمُ | El-Yetîm | Yetim | نَرْحَمُ الْيَتِيمَ وَنُحْسِنُ إِلَيْهِ. (Yetime merhamet eder, ona iyilik ederiz.) |
| كَبِيرُ السِّنِّ | Kebîru's-sinn | Yaşlı | أَحْمِلُ حَقِيبَةَ الرَّجُلِ الْكَبِيرِ فِي السِّنِّ. (Yaşlı adamın çantasını taşırım.) |
| الْجَارُ | El-Câr | Komşu | أُسَاعِدُ جَارِي فِي تَنْظِيفِ الثَّلْجِ. (Komşuma karı temizlemede yardım ederim.) |
2. İyilikte Yardımlaşın: Ayet ve Yardım Kalıpları
Yardımlaşmanın ölçüsünü en güzel anlatan ifadelerden biri Mâide suresinin 2. ayetinde yer alır: وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوَى وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ (İyilik ve takvada yardımlaşın, günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın). Ayette dört önemli kavram geçer: el-birr (الْبِرُّ) iyilik, et-takvâ (التَّقْوَى) Allah'a karşı gelmekten sakınma, el-ism (الْإِثْمُ) günah, el-udvân (الْعُدْوَانُ) ise düşmanlık ve haksızlıktır.
Bu ayet bize her yardımlaşmanın iyi olmadığını da hatırlatır. Arkadaşına sınavda kopya vermek ya da birine haksızlık yapan gruba katılmak bir 'yardım' gibi görünse de günah ve düşmanlıkta yardımlaşmadır. Doğru olan, iyilikte birleşmektir: نَتَعَاوَنُ فِي تَنْظِيفِ الْمَدْرَسَةِ. (Okulu temizlemede yardımlaşırız.) Bir hadiste de وَاللّٰهُ فِي عَوْنِ الْعَبْدِ مَا كَانَ الْعَبْدُ فِي عَوْنِ أَخِيهِ (Kul, kardeşine yardım ettiği sürece Allah da ona yardım eder) buyrulur (Müslim, Zikir, 38).
Yardım etmeyi sevdiğimizi anlatırken أُحِبُّ الْمُسَاعَدَةَ (yardım etmeyi severim) kalıbı kullanılır. Kime yardım etmeyi sevdiğimizi söylemek için ise أُحِبُّ مُسَاعَدَةَ ... kalıbı kurulur: أُحِبُّ مُسَاعَدَةَ جَدَّتِي (Nineme yardım etmeyi severim). Yaptığımız yardımı anlatırken يُسَاعِدُ (yardım eder) fiilini öznelere göre çekeriz. Bu fiile sebep bağlacı da ekleyebiliriz: أُحِبُّ الْمُسَاعَدَةَ لِأَنَّهَا تُفَرِّحُ الْقُلُوبَ. (Yardım etmeyi severim, çünkü o kalpleri sevindirir.)
| Zamir | Fiil | Örnek Cümle | Türkçe Anlamı |
|---|---|---|---|
| أَنَا | أُسَاعِدُ | أُسَاعِدُ أُمِّي فِي الْمَطْبَخِ. | Anneme mutfakta yardım ederim. |
| أَنْتَ | تُسَاعِدُ | أَنْتَ تُسَاعِدُ زُمَلَاءَكَ فِي الدُّرُوسِ. | Sen sınıf arkadaşlarına derslerde yardım edersin. |
| هُوَ | يُسَاعِدُ | هُوَ يُسَاعِدُ جَارَهُ الْكَبِيرَ. | O, yaşlı komşusuna yardım eder. |
| هِيَ | تُسَاعِدُ | هِيَ تُسَاعِدُ أُخْتَهَا الصَّغِيرَةَ. | O (kız), küçük kız kardeşine yardım eder. |
| نَحْنُ | نُسَاعِدُ | نَحْنُ نُسَاعِدُ الْمُحْتَاجِينَ فِي الشِّتَاءِ. | Biz kışın ihtiyaç sahiplerine yardım ederiz. |
3. Dinlediğini Anlama: Kişi, Yer, Zaman ve Konu
Bir metni ya da diyaloğu dinlerken anlamanın en kolay yolu, kafamızda bazı sorular sormaktır. Kim? (مَنْ), nerede? (أَيْنَ), ne zaman? (مَتَى), ne oldu? (مَاذَا), niçin? (لِمَاذَا) ve nasıl? (كَيْفَ) sorularının cevapları bize metnin kişilerini, mekânını, zamanını, konusunu ve sebebini verir. هَلْ (-mı/-mi) ise metinde söylenenlerin doğru olup olmadığını kontrol etmek için kullanılır.
Şimdi yardımlaşma ile ilgili kısa bir dinleme metnini okuyalım: فِي صَبَاحِ يَوْمِ السَّبْتِ ذَهَبَ أَحْمَدُ وَصَدِيقَاهُ يُوسُفُ وَزَيْنَبُ إِلَى بَيْتِ جَارَتِهِمُ الْجَدَّةِ فَاطِمَةَ. الْجَدَّةُ فَاطِمَةُ كَبِيرَةٌ فِي السِّنِّ وَتَعِيشُ وَحْدَهَا، لِذَلِكَ أَرَادَ الْأَصْدِقَاءُ أَنْ يُسَاعِدُوهَا. أَوَّلًا نَظَّفَ أَحْمَدُ الْحَدِيقَةَ، ثُمَّ اشْتَرَتْ زَيْنَبُ الْخُبْزَ وَالْحَلِيبَ مِنَ السُّوقِ، وَأَخِيرًا رَتَّبَ يُوسُفُ الْمَطْبَخَ. فَرِحَتِ الْجَدَّةُ كَثِيرًا وَقَالَتْ: شُكْرًا جَزِيلًا يَا أَوْلَادِي، بَارَكَ اللّٰهُ فِيكُمْ.
Metnin Türkçesi şöyledir: 'Cumartesi sabahı Ahmet ve iki arkadaşı Yusuf ile Zeynep, komşuları Fatma ninenin evine gittiler. Fatma nine yaşlıdır ve yalnız yaşar; bu yüzden arkadaşlar ona yardım etmek istediler. Önce Ahmet bahçeyi temizledi, sonra Zeynep çarşıdan ekmek ve süt aldı, son olarak Yusuf mutfağı topladı. Nine çok sevindi ve şöyle dedi: Çok teşekkür ederim çocuklarım, Allah sizi bereketli kılsın.' Tablodaki sorular bu metnin kişi, yer, zaman ve konu bilgilerini nasıl ortaya çıkardığını gösterir.
| Soru Edatı | Sorduğu Bilgi | Metne Göre Soru | Metindeki Cevap |
|---|---|---|---|
| مَنْ | Kişi | مَنْ ذَهَبَ إِلَى بَيْتِ الْجَدَّةِ؟ | أَحْمَدُ وَيُوسُفُ وَزَيْنَبُ. (Ahmet, Yusuf ve Zeynep.) |
| أَيْنَ | Yer | أَيْنَ ذَهَبَ الْأَصْدِقَاءُ؟ | إِلَى بَيْتِ الْجَدَّةِ فَاطِمَةَ. (Fatma ninenin evine.) |
| مَتَى | Zaman | مَتَى ذَهَبُوا؟ | فِي صَبَاحِ يَوْمِ السَّبْتِ. (Cumartesi sabahı.) |
| مَاذَا | Olay ve konu | مَاذَا فَعَلَ أَحْمَدُ؟ | نَظَّفَ الْحَدِيقَةَ. (Bahçeyi temizledi.) |
| لِمَاذَا | Sebep | لِمَاذَا سَاعَدُوا الْجَدَّةَ؟ | لِأَنَّهَا كَبِيرَةٌ فِي السِّنِّ وَتَعِيشُ وَحْدَهَا. (Çünkü yaşlıdır ve yalnız yaşar.) |
| كَيْفَ | Durum | كَيْفَ كَانَتِ الْجَدَّةُ بَعْدَ الْمُسَاعَدَةِ؟ | كَانَتْ فَرِحَةً جِدًّا. (Çok sevinçliydi.) |
4. Yardım Duyuruları, Kısa Mesajlar ve Yeni Yıl Dilekleri
Okullarda, camilerde ve mahallelerde yardım kampanyaları çoğu zaman bir duyuru (إِعْلَانٌ) ile başlar. Bir duyuruyu anladığımızı göstermek için dört bilgiyi bulmamız gerekir: konu (الْمَوْضُوعُ), yer (الْمَكَانُ), zaman (الزَّمَانُ) ve duyuruyu yapan kişi ya da kurum. Örnek bir okul duyurusu şöyledir: إِعْلَانٌ: حَمْلَةُ مُسَاعَدَةِ الشِّتَاءِ. تُنَظِّمُ إِدَارَةُ الْمَدْرَسَةِ حَمْلَةً لِجَمْعِ الْمَلَابِسِ الشَّتْوِيَّةِ وَالْبَطَّانِيَّاتِ لِلْمُحْتَاجِينَ. الْمَكَانُ: قَاعَةُ الْمَدْرَسَةِ. الزَّمَانُ: مِنْ يَوْمِ الِاثْنَيْنِ إِلَى يَوْمِ الْجُمُعَةِ، السَّاعَةَ التَّاسِعَةَ صَبَاحًا. شَارِكُوا مَعَنَا!
Bu duyurunun Türkçesi: 'Duyuru: Kış yardımı kampanyası. Okul yönetimi, ihtiyaç sahipleri için kışlık kıyafet ve battaniye toplama kampanyası düzenliyor. Yer: okul salonu. Zaman: pazartesiden cumaya, sabah saat dokuzda. Bize katılın!' İletişim araçlarıyla gönderilen kısa mesajlar (رَسَائِلُ قَصِيرَةٌ) ise daha samimidir ve nezaket ifadeleri içerir: يَا أَصْدِقَائِي، الْجَوُّ بَارِدٌ جِدًّا، لِذَلِكَ نَجْمَعُ الْبَطَّانِيَّاتِ لِلْفُقَرَاءِ. أَرْجُو أَنْ تُشَارِكُوا. شُكْرًا لَكُمْ. (Arkadaşlarım, hava çok soğuk; bu yüzden fakirler için battaniye topluyoruz. Katılmanızı rica ederim. Teşekkürler.)
Bu hafta yeni yıla giriyoruz. Ailemize, öğretmenlerimize ve arkadaşlarımıza göndereceğimiz tebrik mesajlarında كُلُّ عَامٍ وَأَنْتُمْ بِخَيْرٍ (Her yılınız hayırla geçsin / Nice yıllara) kalıbı çok yaygındır. Bu kalıba bir dilek de ekleyebiliriz: كُلُّ عَامٍ وَأَنْتُمْ بِخَيْرٍ، أَتَمَنَّى لَكُمْ سَنَةً سَعِيدَةً مَلِيئَةً بِالْخَيْرِ وَالتَّعَاوُنِ. (Nice yıllara; size iyilik ve yardımlaşmayla dolu mutlu bir yıl dilerim.) Bayramlarda ise عِيدٌ مُبَارَكٌ (Bayramınız mübarek olsun) diyerek tebrik ederiz.
| Duyurudaki Bilgi | Arapça Karşılığı | Örnek Duyurudaki Cevap | Soran Edat |
|---|---|---|---|
| Konu | الْمَوْضُوعُ | حَمْلَةُ مُسَاعَدَةِ الشِّتَاءِ (Kış yardımı kampanyası) | مَاذَا |
| Yer | الْمَكَانُ | قَاعَةُ الْمَدْرَسَةِ (Okul salonu) | أَيْنَ |
| Zaman | الزَّمَانُ | مِنَ الِاثْنَيْنِ إِلَى الْجُمُعَةِ، السَّاعَةَ التَّاسِعَةَ (Pazartesi-cuma, saat 9) | مَتَى |
| Kişi / kurum | الْمُنَظِّمُ | إِدَارَةُ الْمَدْرَسَةِ (Okul yönetimi) | مَنْ |
| Amaç | الْهَدَفُ | جَمْعُ الْمَلَابِسِ لِلْمُحْتَاجِينَ (Muhtaçlar için kıyafet toplamak) | لِمَاذَا |
5. Olayların Oluş Sırası ve Metni Bağlayan İfadeler
Bir yardım etkinliğini anlatırken olayları rastgele değil, oluş sırasına göre dizmek gerekir. Arapçada bunun için sıralama ifadeleri kullanılır: evvelen (أَوَّلًا, önce/ilk olarak), sâniyen (ثَانِيًا, ikinci olarak), summe (ثُمَّ, sonra/ardından), ba'de zâlike (بَعْدَ ذَلِكَ, ondan sonra) ve ve ahîran (وَأَخِيرًا, ve son olarak). Örnek metin: أَوَّلًا جَمَعْنَا الْمَلَابِسَ، ثُمَّ رَتَّبْنَاهَا فِي الصَّنَادِيقِ، بَعْدَ ذَلِكَ حَمَلْنَاهَا إِلَى الْحَافِلَةِ، وَأَخِيرًا وَزَّعْنَاهَا عَلَى الْمُحْتَاجِينَ. (Önce kıyafetleri topladık, sonra onları kutulara yerleştirdik, ondan sonra otobüse taşıdık ve son olarak ihtiyaç sahiplerine dağıttık.)
Sıralama ifadelerinin yanında küçük bağlaçlar da olayları birbirine bağlar. وَ (ve) iki olayı yan yana ekler. فَـ (ve hemen, bunun üzerine) olayın hemen ardından geleni gösterir: رَأَى عَلِيٌّ الطِّفْلَ يَبْكِي فَسَاعَدَهُ. (Ali çocuğun ağladığını gördü ve hemen ona yardım etti.) ثُمَّ ise iki olay arasında biraz zaman geçtiğini anlatır. قَبْلَ (önce) ve بَعْدَ (sonra) da zaman sırasını belirtir: بَعْدَ الْمَدْرَسَةِ زُرْنَا الْمَرِيضَ. (Okuldan sonra hastayı ziyaret ettik.)
Metinlerde sıra kadar sebep, sonuç ve zıtlık ilişkileri de önemlidir. Sebep لِأَنَّ (çünkü), sonuç لِذَلِكَ (bu yüzden), zıtlık ise لَكِنْ (fakat, ancak) ile verilir: الْجَوُّ بَارِدٌ لَكِنْ نَخْرُجُ لِمُسَاعَدَةِ الْجِيرَانِ. (Hava soğuk, fakat komşulara yardım etmek için dışarı çıkıyoruz.) Bir metni okurken bu bağlaçların altını çizmek, olayların hem sırasını hem de birbirleriyle ilişkisini görmeyi kolaylaştırır.
| İfade | Okunuşu | Anlamı ve Görevi | Örnek ve Çevirisi |
|---|---|---|---|
| أَوَّلًا | Evvelen | Önce, ilk olarak (ilk olay) | أَوَّلًا نَجْمَعُ الْكُتُبَ الْقَدِيمَةَ. (Önce eski kitapları toplarız.) |
| ثُمَّ | Summe | Sonra, ardından (zaman geçerek) | ثُمَّ نَذْهَبُ إِلَى الْقَرْيَةِ. (Sonra köye gideriz.) |
| بَعْدَ ذَلِكَ | Ba'de zâlike | Ondan sonra | بَعْدَ ذَلِكَ نَزُورُ الْمَدْرَسَةَ. (Ondan sonra okulu ziyaret ederiz.) |
| وَأَخِيرًا | Ve ahîran | Ve son olarak (son olay) | وَأَخِيرًا نُعْطِي الْهَدَايَا لِلْأَطْفَالِ. (Ve son olarak çocuklara hediyeleri veririz.) |
| فَـ | Fe | Ve hemen, bunun üzerine | سَقَطَ الْوَلَدُ فَسَاعَدْتُهُ. (Çocuk düştü, ben de hemen ona yardım ettim.) |
| لَكِنْ | Lâkin | Fakat, ancak (zıtlık) | أَنَا تَعْبَانُ لَكِنْ أُسَاعِدُ أَبِي. (Yorgunum fakat babama yardım ediyorum.) |
6. Yardım Teklif Etme, Kabul Etme ve Saygılı Hitap
Yardımlaşma çoğu zaman küçük bir soruyla başlar. Birinin zorlandığını gördüğümüzde ona nazikçe yardım teklif ederiz: هَلْ تَحْتَاجُ إِلَى مُسَاعَدَةٍ؟ (Yardıma ihtiyacın var mı?) ya da هَلْ أُسَاعِدُكَ؟ (Sana yardım edeyim mi?). Kız birine sorarken fiil ve zamir değişir: هَلْ تَحْتَاجِينَ إِلَى مُسَاعَدَةٍ؟, هَلْ أُسَاعِدُكِ؟ Teklifi kabul eden kişi نَعَمْ، مِنْ فَضْلِكَ (Evet, lütfen) der. Kabul etmeyen kişi de kibarca شُكْرًا، لَا أَحْتَاجُ إِلَى مُسَاعَدَةٍ (Teşekkürler, yardıma ihtiyacım yok) diye cevap verir.
Bizim yardıma ihtiyacımız olduğunda ise isteğimizi nezaket ifadeleriyle yumuşatırız. لَوْ سَمَحْتَ، سَاعِدْنِي فِي حَمْلِ هَذَا الصُّنْدُوقِ. (Müsaade edersen, bu kutuyu taşımamda bana yardım et.) veya أَرْجُو أَنْ تُسَاعِدَنِي فِي حَلِّ هَذَا التَّمْرِينِ. (Bu alıştırmayı çözmemde bana yardım etmeni rica ediyorum.) diyebiliriz. Yardım eden kişi بِكُلِّ سُرُورٍ (memnuniyetle) der. Biz teşekkür edince de عَفْوًا، هَذَا وَاجِبِي (Rica ederim, bu benim görevim) karşılığını verir.
Diyaloglarda karşımızdaki kişiye yaşına ve konumuna uygun bir hitapla seslenmek saygının göstergesidir. Öğretmene يَا أُسْتَاذُ / يَا أُسْتَاذَةُ, dedeye ve yaşlı bir amcaya يَا جَدِّي / يَا عَمِّي, nineye ve yaşlı bir teyzeye يَا جَدَّتِي / يَا خَالَتِي, tanımadığımız bir yetişkine يَا سَيِّدِي / يَا سَيِّدَتِي, arkadaşımıza ise يَا صَدِيقِي / يَا صَدِيقَتِي deriz. Örnek: يَا جَدِّي، هَلْ أَحْمِلُ عَنْكَ الْحَقِيبَةَ؟ — نَعَمْ يَا بُنَيَّ، بَارَكَ اللّٰهُ فِيكَ. (Dedeciğim, çantanı senin yerine taşıyayım mı? — Evet yavrum, Allah seni bereketli kılsın.)
| İletişim Durumu | Arapça İfade | Türkçe Karşılığı |
|---|---|---|
| Yardım teklif etme | هَلْ تَحْتَاجُ إِلَى مُسَاعَدَةٍ؟ | Yardıma ihtiyacın var mı? |
| Teklifi kabul etme | نَعَمْ، مِنْ فَضْلِكَ. | Evet, lütfen. |
| Teklifi kibarca geri çevirme | شُكْرًا، لَا أَحْتَاجُ إِلَى مُسَاعَدَةٍ. | Teşekkürler, yardıma ihtiyacım yok. |
| Yardım isteme | لَوْ سَمَحْتَ، سَاعِدْنِي. | Müsaade edersen, bana yardım et. |
| Rica etme | أَرْجُو أَنْ تُسَاعِدَنِي. | Bana yardım etmeni rica ediyorum. |
| İsteğe olumlu cevap | بِكُلِّ سُرُورٍ. | Memnuniyetle, seve seve. |
| Teşekküre karşılık | عَفْوًا، هَذَا وَاجِبِي. | Rica ederim, bu benim görevim. |
Örnekler
Örnek 1Mâide suresi 2. ayette geçen وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوَى وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ ifadesinin Türkçe anlamını yazınız. Ayette birbirinin karşıtı olarak kullanılan kavramları belirleyiniz.
Cevabı göster
1) Anlam: 'İyilik ve takvada yardımlaşın, günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın.' 2) تَعَاوَنُوا 'yardımlaşın' emridir, لَا تَعَاوَنُوا ise 'yardımlaşmayın' yasağıdır. 3) Karşıt kavramlar: الْبِرُّ (iyilik) ile الْإِثْمُ (günah); التَّقْوَى (Allah'a karşı gelmekten sakınma) ile الْعُدْوَانُ (düşmanlık, haksızlık). 4) Sonuç: Ayet, yardımlaşmanın yalnız iyi işlerde yapılması gerektiğini öğretir.
Örnek 2Dinleme metnindeki فِي صَبَاحِ يَوْمِ السَّبْتِ ذَهَبَ أَحْمَدُ وَصَدِيقَاهُ إِلَى بَيْتِ الْجَدَّةِ فَاطِمَةَ cümlesinde kişi, yer ve zaman bilgilerini bulunuz. Her biri için uygun soru edatını yazınız.
Cevabı göster
1) Kişi: أَحْمَدُ وَصَدِيقَاهُ (Ahmet ve iki arkadaşı); soru edatı مَنْ (kim?). 2) Yer: بَيْتُ الْجَدَّةِ فَاطِمَةَ (Fatma ninenin evi); soru edatı أَيْنَ (nereye/nerede?). 3) Zaman: صَبَاحُ يَوْمِ السَّبْتِ (cumartesi sabahı); soru edatı مَتَى (ne zaman?). 4) Örnek soru: مَتَى ذَهَبَ أَحْمَدُ إِلَى بَيْتِ الْجَدَّةِ؟ — فِي صَبَاحِ يَوْمِ السَّبْتِ.
Örnek 3Aşağıdaki kısa mesajın konusunu, zamanını ve kullanılan nezaket ifadesini belirleyiniz: يَا أَصْدِقَائِي، يَوْمَ الْأَحَدِ نَجْمَعُ الْبَطَّانِيَّاتِ لِلْفُقَرَاءِ لِأَنَّ الْجَوَّ بَارِدٌ جِدًّا. أَرْجُو أَنْ تُشَارِكُوا. شُكْرًا لَكُمْ.
Cevabı göster
1) Çeviri: 'Arkadaşlarım, pazar günü fakirler için battaniye topluyoruz, çünkü hava çok soğuk. Katılmanızı rica ederim. Teşekkür ederim.' 2) Konu: fakirler için battaniye toplama, yani kış yardımı. 3) Zaman: يَوْمَ الْأَحَدِ (pazar günü). 4) Sebep: لِأَنَّ الْجَوَّ بَارِدٌ جِدًّا (çünkü hava çok soğuk). 5) Nezaket ifadeleri: أَرْجُو (rica ederim) ve شُكْرًا لَكُمْ (size teşekkür ederim). Hitap ise يَا أَصْدِقَائِي (arkadaşlarım) ifadesidir.
Örnek 4Karışık verilen cümleleri olayların oluş sırasına göre düzenleyiniz: (a) ثُمَّ رَتَّبْنَا الْكُتُبَ فِي الصَّنَادِيقِ. (b) وَأَخِيرًا أَرْسَلْنَا الصَّنَادِيقَ إِلَى مَدْرَسَةِ الْقَرْيَةِ. (c) أَوَّلًا جَمَعْنَا الْكُتُبَ الْقَدِيمَةَ مِنَ الطُّلَّابِ. (d) بَعْدَ ذَلِكَ كَتَبْنَا رِسَالَةً لِلطُّلَّابِ فِي الْقَرْيَةِ.
Cevabı göster
1) أَوَّلًا ilk olayı gösterir, bu yüzden (c) başa gelir: Önce öğrencilerden eski kitapları topladık. 2) ثُمَّ ikinci olayı gösterir: (a) Sonra kitapları kutulara yerleştirdik. 3) بَعْدَ ذَلِكَ üçüncü olayı gösterir: (d) Ondan sonra köydeki öğrencilere bir mektup yazdık. 4) وَأَخِيرًا son olayı gösterir: (b) Ve son olarak kutuları köy okuluna gönderdik. Doğru sıra: c – a – d – b.
Örnek 5Boşluklara لِأَنَّ, لِذَلِكَ veya لَكِنْ bağlaçlarından uygun olanı yerleştiriniz: (1) أُرِيدُ أَنْ أُسَاعِدَكَ ...... عِنْدِي امْتِحَانٌ الْآنَ. (2) جَارُنَا مَرِيضٌ ...... نَشْتَرِي لَهُ الدَّوَاءَ. (3) أُحِبُّ الْمُسَاعَدَةَ ...... هَا تُفَرِّحُ الْقُلُوبَ.
Cevabı göster
1) İlk cümlede istek ile engel arasında zıtlık vardır: أُرِيدُ أَنْ أُسَاعِدَكَ لَكِنْ عِنْدِي امْتِحَانٌ الْآنَ. (Sana yardım etmek istiyorum fakat şu an sınavım var.) 2) İkinci cümlede hastalığın sonucu anlatılır: جَارُنَا مَرِيضٌ لِذَلِكَ نَشْتَرِي لَهُ الدَّوَاءَ. (Komşumuz hasta, bu yüzden ona ilaç alıyoruz.) 3) Üçüncü cümlede sevmenin sebebi verilir ve boşluktan sonra هَا zamiri gelir: أُحِبُّ الْمُسَاعَدَةَ لِأَنَّهَا تُفَرِّحُ الْقُلُوبَ. (Yardım etmeyi severim, çünkü o kalpleri sevindirir.)
Örnek 6Otobüs durağında ağır poşetler taşıyan yaşlı bir teyzeyi gören Elif, ona saygılı bir hitapla yardım teklif etmek istiyor. Teyze teklifi kabul edip teşekkür ediyor. Bu kısa diyaloğu Arapça kurunuz.
Cevabı göster
1) Hitap: Yaşlı bir kadına يَا خَالَتِي (teyzeciğim) denir. 2) Teklif: Muhatap kadın olduğu için هَلْ تَحْتَاجِينَ إِلَى مُسَاعَدَةٍ؟ kullanılır. Diyalog: Elif: السَّلَامُ عَلَيْكُمْ يَا خَالَتِي، هَلْ تَحْتَاجِينَ إِلَى مُسَاعَدَةٍ؟ (Selamünaleyküm teyzeciğim, yardıma ihtiyacınız var mı?) Teyze: وَعَلَيْكُمُ السَّلَامُ، نَعَمْ يَا بِنْتِي، مِنْ فَضْلِكِ. (Aleykümselam, evet kızım, lütfen.) Elif: بِكُلِّ سُرُورٍ. (Memnuniyetle.) Teyze: شُكْرًا جَزِيلًا، بَارَكَ اللّٰهُ فِيكِ. (Çok teşekkürler, Allah seni bereketli kılsın.) Elif: عَفْوًا، هَذَا وَاجِبِي. (Rica ederim, bu benim görevim.)
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوَى وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ ayetinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
Ayette الْبِرُّ iyilik, التَّقْوَى takva, الْإِثْمُ günah, الْعُدْوَانُ düşmanlık anlamındadır. A seçeneği bir hadisin, C bir atasözünün, D ise bir tebrik kalıbının anlamıdır.
2Bir duyuruda geçen مِنْ يَوْمِ الِاثْنَيْنِ إِلَى يَوْمِ الْجُمُعَةِ، السَّاعَةَ التَّاسِعَةَ صَبَاحًا ifadesi duyurunun hangi bilgisini verir?
İfadede gün adları (الِاثْنَيْنِ, الْجُمُعَةِ) ve saat (السَّاعَةَ التَّاسِعَةَ) bulunduğu için zaman bilgisi verilmektedir; bu bilgi مَتَى sorusunun cevabıdır.
3Bir yardım etkinliğini anlatan metinde en son gerçekleşen olayı tanıtmak için aşağıdaki ifadelerden hangisi kullanılır?
وَأَخِيرًا olay dizisinin son halkasını gösterir. أَوَّلًا ilk olayı, ثَانِيًا ikinci olayı, ثُمَّ ise ara olayları sıralar.
4Öğretmeninden bir alıştırmayı çözmesine yardım etmesini nazikçe rica etmek isteyen bir öğrenci aşağıdakilerden hangisini söylemelidir?
D seçeneği 'Öğretmenim, bu alıştırmayı çözmemde bana yardım etmenizi rica ediyorum' anlamındadır ve أَرْجُو nezaket ifadesiyle يَا أُسْتَاذُ saygılı hitabını içerir. A bir tebrik, B bir ret, C ise teşekküre verilen bir karşılıktır.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- الرَّحْمَةُ kelimesi 'merhamet', الشَّفَقَةُ kelimesi ise 'şefkat' anlamına gelir.
Doğrudur; bu iki duygu yardımlaşmanın kalpteki kaynağıdır.
- Bir duyuruda yer bilgisini öğrenmek için مَتَى soru edatı kullanılır.
Yanlıştır; مَتَى zamanı sorar. Yer bilgisi أَيْنَ (nerede?) ile sorulur.
- سَاعَدَ / يُسَاعِدُ fiili yardım edilen kişiyi harf-i cer olmadan doğrudan nesne olarak alır.
Doğrudur; أُسَاعِدُ أُمِّي (anneme yardım ederim) örneğinde olduğu gibi kişi doğrudan nesnedir.
- بِكُلِّ سُرُورٍ ifadesi bir yardım teklifini kibarca reddetmek için kullanılır.
Yanlıştır; بِكُلِّ سُرُورٍ 'memnuniyetle, seve seve' demektir ve bir isteği kabul ederken söylenir. Kibar ret için شُكْرًا، لَا أَحْتَاجُ denir.
- Yeni yıl tebriklerinde كُلُّ عَامٍ وَأَنْتُمْ بِخَيْرٍ kalıbı kullanılabilir.
Doğrudur; bu kalıp yeni yıl, bayram ve doğum günü gibi her yıl tekrar eden özel günlerde 'Nice yıllara' anlamında kullanılır.
- الرَّحْمَةُ kelimesi 'merhamet', الشَّفَقَةُ kelimesi ise 'şefkat' anlamına gelir.
6Aşağıdaki Arapça ifadeleri Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Bir duyurudaki etkinliğin nerede yapılacağını öğrenmek için soru edatı kullanılır.
- Olayları anlatırken ilk olayı 'önce, ilk olarak' anlamındaki ifadesiyle başlatırız.
- İki cümle arasında zıtlık bildiren ve 'fakat' anlamına gelen bağlaç bağlacıdır.
- Yeni yılda 'Nice yıllara' demek için كُلُّ عَامٍ وَأَنْتُمْ deriz.
- Bir yardım isteğini memnuniyetle kabul ederken بِكُلِّ deriz.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Okulunuzda düzenlenen kış yardımı kampanyasına katıldığınızı düşünün. Yaptıklarınızı oluş sırasına göre anlatan dört cümlelik kısa bir Arapça metin yazınız. Metinde أَوَّلًا, ثُمَّ, بَعْدَ ذَلِكَ, وَأَخِيرًا ifadelerini ve en az bir sebep bağlacını (لِأَنَّ) kullanınız. Sonra metnin Türkçesini yazınız.
1. ipucu: 1. adım: Kampanyada yapılan işleri doğal sırasıyla belirleyin: toplamak, yerleştirmek, taşımak, dağıtmak.
2. ipucu: 2. adım: Her işi geçmiş zaman fiiliyle ve 'biz' öznesiyle yazın: جَمَعْنَا (topladık), رَتَّبْنَا (yerleştirdik), حَمَلْنَا (taşıdık), وَزَّعْنَا (dağıttık).
3. ipucu: 3. adım: Cümlelerin başına sırayla أَوَّلًا, ثُمَّ, بَعْدَ ذَلِكَ, وَأَخِيرًا getirin; bir cümlenin sonuna da لِأَنَّ ile gerekçe ekleyin (örneğin لِأَنَّ الْجَوَّ بَارِدٌ).
Cevap: Örnek metin: 1) أَوَّلًا جَمَعْنَا الْمَلَابِسَ الشَّتْوِيَّةَ مِنَ الطُّلَّابِ. (Önce öğrencilerden kışlık kıyafetleri topladık.) 2) ثُمَّ رَتَّبْنَاهَا فِي الصَّنَادِيقِ فِي قَاعَةِ الْمَدْرَسَةِ. (Sonra onları okul salonunda kutulara yerleştirdik.) 3) بَعْدَ ذَلِكَ حَمَلْنَا الصَّنَادِيقَ إِلَى الْحَافِلَةِ مَعَ الْأُسْتَاذِ. (Ondan sonra öğretmenle birlikte kutuları otobüse taşıdık.) 4) وَأَخِيرًا وَزَّعْنَاهَا عَلَى الْمُحْتَاجِينَ لِأَنَّ الْجَوَّ بَارِدٌ جِدًّا. (Ve son olarak onları ihtiyaç sahiplerine dağıttık, çünkü hava çok soğuk.) Değerlendirme: Dört sıralama ifadesi doğru yerde kullanılmış, olaylar mantıklı bir sıra izlemiş ve son cümlede لِأَنَّ ile sebep bildirilmiştir. İsteyen öğrenci metni كُلُّ عَامٍ وَأَنْتُمْ بِخَيْرٍ gibi bir iyi dilekle bitirebilir.
Kısaca
- Şefkat ve merhamet: Yardımlaşmanın kalpteki kaynağı merhamet (الرَّحْمَةُ) ve şefkattir (الشَّفَقَةُ); bu duygular muhtaçlara (الْمُحْتَاجُونَ), yetimlere (الْأَيْتَامُ), yaşlılara ve komşulara yardım etmeye yönlendirir.
- İyilikte yardımlaşma: Mâide suresi 2. ayetteki وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوَى وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ ifadesi, iyilik ve takvada yardımlaşmayı, günah ve düşmanlıkta yardımlaşmamayı öğütler.
- Dinlediğini anlama: Bir metinde kişi مَنْ, yer أَيْنَ, zaman مَتَى, konu ve olay مَاذَا, sebep لِمَاذَا, durum كَيْفَ soru edatlarıyla bulunur.
- Duyuru ve mesaj: Bir yardım duyurusunda (إِعْلَانٌ) konu, yer, zaman ve düzenleyen kişi ya da kurum yer alır; kısa mesajlarda ise rica (أَرْجُو) ve iyi dilek kalıpları kullanılır.
- Olayların sırası: Olaylar أَوَّلًا (önce), ثُمَّ (sonra), بَعْدَ ذَلِكَ (ondan sonra) ve وَأَخِيرًا (ve son olarak) ifadeleriyle sıralanır; zıtlık ise لَكِنْ (fakat) ile bildirilir.
- Yardım teklifi ve hitap: هَلْ تَحْتَاجُ إِلَى مُسَاعَدَةٍ؟ diye yardım teklif edilir; بِكُلِّ سُرُورٍ (memnuniyetle) diye karşılık verilir. Büyüklere يَا جَدِّي, يَا أُسْتَاذُ gibi saygılı hitaplarla seslenilir.