Dil, bir milletin kültür ve sanat hazinesini nesilden nesile aktaran en güçlü köprüdür. 3. Ünitemiz olan ‘Kültür ve Sanat (الثَّقَافَةُ وَالفَنُّ)’ ünitesinin ilk dersinde Edebiyat (الأَدَبُ) dünyasına adım atıyoruz. Şiir (الشِّعْرُ), hikâye (القِصَّةُ), roman (الرِّوَايَةُ) ve tiyatro (المَسْرَحِيَّةُ) gibi edebî türlerin Arapça karşılıklarını öğrenirken; kütüphanede veya okul kulübünde sevdiğimiz kitapları, yazarları ve okuma alışkanlıklarımızı Arapça olarak nasıl anlatacağımızı örnek diyaloglarla pekiştireceğiz.
1. Edebî Türler ve Yazar-Şair Kavramları (الأَنْوَاعُ الأَدَبِيَّةُ)
Arap kültüründe ve İslam medeniyetinde edebiyat (الأَدَبُ - el-edebu) çok köklü bir geçmişe sahiptir. Edebiyat kelimesinin çoğulu الآدَابُ (el-âdâbu) şeklindedir (örneğin: كُلِّيَّةُ الآدَابِ - Edebiyat Fakültesi). Edebiyatın iki ana kolu nazım (şiir) ve nesir (düzyazı) alanıdır. Duygu ve düşüncelerin vezinli ve kafiyeli dizelerle anlatıldığı türe الشِّعْرُ (eş-şi‘ru - şiir), müstakil bir şiir metnine ise القَصِيدَةُ (el-kasîdetu - çoğulu: القَصَائِدُ) denir. Şiir yazan erkek şaire الشَّاعِرُ (eş-şâ‘iru), kadın şaire ise الشَّاعِرَةُ (eş-şâ‘iratu) adı verilir. Örneğin İstiklal Marşı’mızın şairi Mehmet Akif Ersoy için “مُحَمَّد عَاكِف أَرْصُوي شَاعِرٌ كَبِيرٌ (Mehmet Akif Ersoy büyük bir şairdir)” cümlesini kurarız.
Düzyazı türlerinin başında ise القِصَّةُ (el-kıssatu - hikâye/öykü; çoğulu: القِصَصُ) ve الرِّوَايَةُ (er-rivâyetu - roman; çoğulu: الرِّوَايَاتُ) gelir. Kısa olay örgüsüne sahip hikâyeler için قِصَّةٌ قَصِيرَةٌ (kısa öykü), tarihsel olayları konu alan romanlar için رِوَايَةٌ تَارِيخِيَّةٌ (tarihî roman), polisiye romanlar için رِوَايَةٌ بُولِيسِيَّةٌ, bilim kurgu eserleri için ise رِوَايَةُ الخَيَالِ العِلْمِيِّ tamlamaları kullanılır. Sahnede canlandırılmak üzere yazılan tiyatro metinlerine المَسْرَحِيَّةُ (el-mesrahiyyetu), gazete veya dergilerdeki fikir yazılarına ise المَقَالَةُ (el-makâletu - makale) denir. Hikâye, roman veya makale yazan kişiye الكَاتِبُ / الكَاتِبَةُ (yazar) ya da الأَدِيبُ / الأَدِيبَةُ (edip/edebiyatçı) adı verilir.
2. Edebiyat Kulübü, Okuma Tercihleri ve Diyalog Kalıpları
Okullardaki kültür ve edebiyat kulübüne Arapçada نَادِي الأَدَبِ (nâdî’l-edebi - Edebiyat Kulübü) veya نَادِي القِرَاءَةِ (Okuma Kulübü) denir. Bu kulüplerde öğrenciler okudukları kitapları tanıtır, okul dergisi (مَجَلَّةُ المَدْرَسَةِ) çıkarır ve şiir dinletileri düzenlerler. Okuma ve yazma eylemlerini anlatırken muzâri (şimdiki/geniş zaman) fiilleri sıkça kullanırız: أَقْرَأُ (okuyorum/okurum), تَقْرَأُ (okuyorsun), يَقْرَأُ (okuyor); أَكْتُبُ (yazıyorum/yazarım), تَكْتُبُ (yazıyorsun), يَكْتُبُ (yazıyor). Örneğin “أَنَا أَقْرَأُ كِتَابًا كُلَّ أُسْبُوعٍ (Ben her hafta bir kitap okurum)” veya “أُخْتِي تَكْتُبُ شِعْرًا جَمِيلًا في مَجَلَّةِ المَدْرَسَةِ (Kız kardeşim okul dergisinde güzel bir şiir yazıyor)” cümleleri günlük iletişimin temel örnekleridir.
Edebî zevklerimizi ve tercihlerimizi ifade ederken أُحِبُّ (seviyorum) ve أُفَضِّلُ (tercih ederim) fiillerinden sonra قِرَاءَةَ (okumayı) veya كِتَابَةَ (yazmayı) mastarlarını getiririz: “أُحِبُّ قِرَاءَةَ القِصَصِ القَصِيرَةِ (Kısa hikâyeler okumayı seviyorum)”, “أُفَضِّلُ الرِّوَايَاتِ التَّارِيخِيَّةَ عَلَى الرِّوَايَاتِ البُولِيسِيَّةِ (Tarihî romanları polisiye romanlara tercih ederim)”. Bir arkadaşımıza ne okuduğunu sormak için مَاذَا تَقْرَأُ؟ (Ne okuyorsun?), okuduğu kitabın konusunu sormak için مَا مَوْضُوعُ هٰذِهِ الرِّوَايَةِ؟ (Bu romanın konusu nedir?), yazarını sormak içinse مَنْ كَاتِبُ هٰذَا الكِتَابِ؟ (Bu kitabın yazarı kimdir?) kalıplarını kullanırız.
Örnekler
Örnek 1Aşağıdaki Arapça cümleleri Türkçeye çeviriniz: 1) أَنَا عُضْوٌ فِي نَادِي الأَدَبِ فِي المَدْرَسَةِ. 2) يُحِبُّ أَحْمَدُ قِرَاءَةَ الرِّوَايَاتِ التَّارِيخِيَّةِ.
Cevabı göster
1) أَنَا (Ben) عُضْوٌ (bir üyeyim) فِي نَادِي الأَدَبِ (edebiyat kulübünde) فِي المَدْرَسَةِ (okuldaki) -> 'Ben okuldaki edebiyat kulübünün bir üyesiyim.' 2) يُحِبُّ أَحْمَدُ (Ahmet sever) قِرَاءَةَ الرِّوَايَاتِ التَّارِيخِيَّةِ (tarihî romanlar okumayı) -> 'Ahmet tarihî romanlar okumayı sever.'
Örnek 2“مَنْ شَاعِرُ نَشِيدِ الاِسْتِقْلَالِ؟ (İstiklal Marşı’nın şairi kimdir?)” sorusuna Arapça tam bir cümle ile nasıl cevap verilir?
Cevabı göster
Soru 'مَنْ (Kim?)' soru edatıyla sorulduğu için cevapta şairin adı belirtilir: “شَاعِرُ نَشِيدِ الاِسْتِقْلَالِ هُوَ مُحَمَّد عَاكِف أَرْصُوي.” (İstiklal Marşı’nın şairi Mehmet Akif Ersoy’dur.)
Örnek 3Aşağıdaki tekil kelimeleri çoğullarıyla eşleştiriniz: 1) قِصَّةٌ (Hikâye), 2) رِوَايَةٌ (Roman), 3) شَاعِرٌ (Şair).
Cevabı göster
1) قِصَّةٌ -> قِصَصٌ (Hikâyeler / Öyküler). 2) رِوَايَةٌ -> رِوَايَاتٌ (Romanlar - kurallı müennes çoğul). 3) شَاعِرٌ -> شُعَرَاءُ (Şairler - kırık çoğul).
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Arapçada 'Roman' ve 'Hikâye/Öykü' edebî türlerini karşılayan kelimeler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?
'الرِّوَايَةُ (er-rivâyetu)' roman, 'القِصَّةُ (el-kıssatu)' ise hikâye/öykü demektir.
2“أُخْتِي تَكْتُبُ قَصِيدَةً جَمِيلَةً عَنْ حُبِّ الوَطَنِ.” cümlesinin Türkçe anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
أُخْتِي (Kız kardeşim), تَكْتُبُ (yazıyor), قَصِيدَةً جَمِيلَةً (güzel bir şiir/kaside), عَنْ حُبِّ الوَطَنِ (vatan sevgisi hakkında).
3Bir arkadaşınıza elindeki kitabın yazarını sormak için aşağıdaki soru cümlelerinden hangisini kullanırsınız?
'مَنْ (Kim?)' soru edatı ve 'كَاتِبُ هٰذَا الكِتَابِ (bu kitabın yazarı)' tamlamasıyla 'مَنْ كَاتِبُ هٰذَا الكِتَابِ؟ (Bu kitabın yazarı kimdir?)' sorusu sorulur.
4Aşağıdaki Arapça tekil-çoğul (المُفْرَدُ - الجَمْعُ) eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
'مَسْرَحِيَّةٌ (tiyatro eseri)' kelimesinin çoğulu 'مَسْرَحِيَّاتٌ' şeklindedir; 'شِعْرٌ' ise şiir demektir.
5“مَاذَا تَقْرَأُ يَا كَرِيمُ؟ (Ey Kerim, ne okuyorsun?)” sorusuna verilebilecek en uygun cevap aşağıdakilerden hangisidir?
'تَقْرَأُ (okuyorsun)' sorusuna 1. tekil şahısla 'أَقْرَأُ رِوَايَةً تَارِيخِيَّةً مُمْتِعَةً (Sürükleyici bir tarihî roman okuyorum)' şeklinde cevap verilir.
6Edebiyat (الأَدَبُ) dersiyle ilgili aşağıdaki ifadelerin Doğru (D) mu yoksa Yanlış (Y) mı olduğunu belirleyiniz.
- Arapçada 'الأَدَبُ' kelimesi edebiyat anlamına gelir; edebiyatla ilgilenen yazara 'الأَدِيبُ' denir.
'الشَّاعِرُ' şair demektir; 'رِوَايَةٌ تَارِيخِيَّةٌ' ise tarihî roman anlamına gelir.
- 'الشَّاعِرُ' kelimesi tiyatro oyuncusu anlamına gelir.
'الشَّاعِرُ' şair demektir; 'رِوَايَةٌ تَارِيخِيَّةٌ' ise tarihî roman anlamına gelir.
- 'نَادِي الأَدَبِ' tamlaması Türkçede 'Edebiyat Kulübü' demektir.
'الشَّاعِرُ' şair demektir; 'رِوَايَةٌ تَارِيخِيَّةٌ' ise tarihî roman anlamına gelir.
- 'أُفَضِّلُ قِرَاءَةَ القِصَصِ' cümlesi 'Hikâye okumayı tercih ederim' anlamına gelir.
'الشَّاعِرُ' şair demektir; 'رِوَايَةٌ تَارِيخِيَّةٌ' ise tarihî roman anlamına gelir.
- 'رِوَايَةٌ تَارِيخِيَّةٌ' tamlaması 'kısa şiir' demektir.
'الشَّاعِرُ' şair demektir; 'رِوَايَةٌ تَارِيخِيَّةٌ' ise tarihî roman anlamına gelir.
- Arapçada 'الأَدَبُ' kelimesi edebiyat anlamına gelir; edebiyatla ilgilenen yazara 'الأَدِيبُ' denir.
7Aşağıdaki Arapça edebiyat kavramlarını Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
8Aşağıdaki Arapça cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız.
- أَنَا أُحِبُّ الكُتُبِ الأَدَبِيَّةِ فِي المَكْتَبَةِ. (Ben kütüphanede edebî kitaplar okumayı severim.)
- مُحَمَّد عَاكِف أَرْصُوي مَشْهُورٌ كَتَبَ نَشِيدَ الاِسْتِقْلَالِ. (M. Akif Ersoy İstiklal Marşı’nı yazan ünlü bir şairdir.)
- هٰذِهِ الرِّوَايَةُ تَتَحَدَّثُ تَارِيخِ الأَنْدَلُسِ. (Bu roman Endülüs tarihinden bahsediyor.)
- فَاطِمَةُ تَكْتُبُ فِي مَجَلَّةِ المَدْرَسَةِ. (Fatma okul dergisinde bir makale yazıyor.)
- أَنَا عُضْوٌ فِي نَادِي وَالثَّقَافَةِ. (Ben Edebiyat ve Kültür Kulübü üyesiyim.)
Önce bütün boşlukları doldurun.
9En sevdiğiniz edebî türü (şiir, hikâye veya roman) ve okuma alışkanlığınızı tanıtan 3 cümlelik kısa bir Arapça-Türkçe paragraf yazınız.
1. ipucu: 1. 'أَنَا أُحِبُّ الأَدَبَ وَالقِرَاءَةَ (Ben edebiyatı ve okumayı severim)' gibi bir giriş cümlesi kurunuz.
2. ipucu: 2. 'أُفَضِّلُ... (...tercih ederim)' ve 'أَقْرَأُ... (...okurum)' fiillerini kullanarak hangi türü sevdiğinizi belirtiniz.
Cevap: 1) أَنَا أُحِبُّ الأَدَبَ وَقِرَاءَةَ الكُتُبِ كَثِيرًا. (Ben edebiyatı ve kitap okumayı çok severim.) 2) أُفَضِّلُ قِرَاءَةَ الرِّوَايَاتِ التَّارِيخِيَّةِ وَالقِصَصِ القَصِيرَةِ. (Tarihî romanlar ve kısa hikâyeler okumayı tercih ederim.) 3) أَنَا عُضْوٌ فِي نَادِي الأَدَبِ، وَأَكْتُبُ شِعْرًا فِي مَجَلَّةِ المَدْرَسَةِ. (Ben edebiyat kulübü üyesiyim ve okul dergisinde şiir yazıyorum.)
Kısaca
- Arapçada 'الأَدَبُ (el-edebu)' kelimesi hem 'edebiyat/yazın sanatı' hem de 'güzel ahlak ve nezaket' anlamına gelir; edebiyatla uğraşan kimseye 'الأَدِيبُ (el-edîbu)' denir.
- Başlıca edebî türler: 'الشِّعْرُ (eş-şi‘ru: şiir)', 'القَصِيدَةُ (el-kasîdetu: kaside/uzun şiir)', 'القِصَّةُ (el-kıssatu: hikâye/öykü)', 'الرِّوَايَةُ (er-rivâyetu: roman)' ve 'المَسْرَحِيَّةُ (el-mesrahiyyetu: tiyatro eseri)'dir.
- Eser üreten kişilerden düzyazı/kitap yazarına 'الكَاتِبُ (el-kâtibu)' veya 'المُؤَلِّفُ (el-müellifu)', şiir yazana ise 'الشَّاعِرُ (eş-şâ‘iru - müennesi: الشَّاعِرَةُ)' denir.
- Edebî tercihleri anlatırken 'أُحِبُّ قِرَاءَةَ القِصَصِ (Hikâye okumayı seviyorum)' ve 'أُفَضِّلُ الرِّوَايَةَ التَّارِيخِيَّةَ (Tarihî romanı tercih ederim)' kalıpları kullanılır.
- Bir eserin yazarını sormak için 'مَنْ كَاتِبُ هٰذَا الكِتَابِ؟ (Bu kitabın yazarı kimdir?)' veya 'مَنْ شَاعِرُ هٰذِهِ القَصِيدَةِ؟ (Bu şiirin şairi kimdir?)' soru cümleleri kurulur.