Bu hafta «Sağlığım» (صِحَّتي) dersini uygulamalarla tamamlıyoruz. Bir arkadaşımıza «ما بِكَ؟» diye halini sormayı, «هَلْ عِنْدَكَ...؟» sorusuna olumlu ve olumsuz cevap vermeyi, sağlıkla ilgili fiilleri geçmiş ve şimdiki zamanda çekmeyi, kişisel bakım ve sebze-meyve kelimelerini öğreneceğiz. Haftanın sonunda kısa bir okuma metnini anlamlandıracak, bir rol canlandırması ve küçük bir sağlık günlüğüyle öğrendiklerimizi konuşma ve yazmaya taşıyacağız.
Hal ve Rahatsızlık Sorma: Mâ Bike, Bimâzâ Teş'ur ve Hel İndeke Kalıpları
Arapçada birinin rahatsız olduğunu fark ettiğimizde ilk sorduğumuz soru «ما بِكَ؟» sorusudur. Kelimesi kelimesine «Sende ne var?» anlamına gelen bu kalıp Türkçedeki «Neyin var? Nen var?» sorusunun karşılığıdır. Soru ما (ne) soru edatı ile بِـ harf-i cerine bitişen zamirden oluşur; bu yüzden muhataba göre değişir: erkeğe ما بِكَ؟, kadına ما بِكِ؟, üçüncü kişi için ما بِهِ؟ (Onun -erkek- nesi var?) ve ما بِها؟ (Onun -kadın- nesi var?) denir. Cevapta aynı yapı birinci tekil şahısla kurulur: بي صُداعٌ (Başım ağrıyor) veya daha yaygın olarak عِنْدي صُداعٌ (Baş ağrım var).
Duyguyu ve belirtiyi öğrenmek için «بِماذا تَشْعُرُ؟» (Ne hissediyorsun?) sorusu kullanılır. Burada تَشْعُرُ fiili بِـ harf-i ceriyle kullanıldığı için soru kelimesi ماذا da başına بِـ alır. Kadına sorulurken fiil تَشْعُرينَ olur: بِماذا تَشْعُرينَ يا فاطِمَةُ؟ Cevapta yine بِـ korunur: أَشْعُرُ بِالتَّعَبِ (Yorgunluk hissediyorum), أَشْعُرُ بِأَلَمٍ في بَطْني (Karnımda ağrı hissediyorum), أَشْعُرُ بِالبَرْدِ (Üşüyorum).
Belirli bir belirtinin olup olmadığını sormak için «هَلْ عِنْدَكَ...؟» (...var mı?) kalıbı kullanılır. Olumlu cevap نَعَمْ، عِنْدي حُمّى (Evet, ateşim var), olumsuz cevap لا، ما عِنْدي حُمّى (Hayır, ateşim yok) şeklindedir. Olumsuzlukta ما yerine لَيْسَ de kullanılabilir: لَيْسَ عِنْدي حُمّى. عِنْدَ zarfı zamirlerle عِنْدي، عِنْدَكَ، عِنْدَكِ، عِنْدَهُ، عِنْدَها şeklinde çekimlenir.
| Soru Türü | Erkeğe | Kadına | Örnek Cevap |
|---|---|---|---|
| Neyin var? | ما بِكَ؟ | ما بِكِ؟ | بي صُداعٌ / عِنْدي صُداعٌ |
| Ne hissediyorsun? | بِماذا تَشْعُرُ؟ | بِماذا تَشْعُرينَ؟ | أَشْعُرُ بِأَلَمٍ في ظَهْري |
| ...var mı? | هَلْ عِنْدَكَ حُمّى؟ | هَلْ عِنْدَكِ حُمّى؟ | نَعَمْ، عِنْدي حُمّى / لا، ما عِنْدي حُمّى |
| Onun nesi var? | ما بِهِ؟ | ما بِها؟ | بِهِ زُكامٌ / بِها كُحَّةٌ |
Sağlık Fiilleri: Tenâvele, Âlece, Fehasa, Merida, Nazzafe ve Ğasele
Sağlıkla ilgili bir olayı anlatabilmek için altı temel fiile ihtiyaç duyarız: تَناوَلَ (almak, yemek, içmek), عالَجَ (tedavi etmek), فَحَصَ (muayene etmek, incelemek), مَرِضَ (hastalanmak), نَظَّفَ (temizlemek) ve غَسَلَ (yıkamak). Bu fiillerin hepsi aynı kalıpta değildir. فَحَصَ، مَرِضَ، غَسَلَ üç harfli yalın fiillerdir; عالَجَ ve نَظَّفَ dört harfli, تَناوَلَ ise beş harfli mezîd fiildir. Bu fark, şimdiki-geniş zaman (muzâri) çekiminde ön ekin harekesini belirler: يَفْحَصُ، يَمْرَضُ، يَغْسِلُ ve يَتَناوَلُ fethalı, يُعالِجُ ve يُنَظِّفُ ise ötreli ön ek alır.
Geçmişte yaşanmış bir hastalığı anlatırken mâzî çekimini kullanırız: مَرِضْتُ أَمْسِ (Dün hastalandım), فَحَصَني الطَّبيبُ (Doktor beni muayene etti), تَناوَلْتُ الدَّواءَ (İlacı aldım), مَرِضَتْ أُخْتي (Kız kardeşim hastalandı). Alışkanlıkları ve genel doğruları anlatırken ise muzâri kullanılır: يُعالِجُ الطَّبيبُ المَرْضى (Doktor hastaları tedavi eder), أُنَظِّفُ أَسْناني كُلَّ يَوْمٍ (Dişlerimi her gün temizlerim), تَغْسِلُ أُمّي الخَضْرَواتِ قَبْلَ الطَّبْخِ (Annem sebzeleri pişirmeden önce yıkar).
Bu fiillerin mastarları da günlük dilde isim olarak sık geçer: الفَحْصُ (muayene), العِلاجُ (tedavi), المَرَضُ (hastalık), التَّنْظيفُ (temizlik), الغَسْلُ (yıkama) ve التَّناوُلُ (alma, yeme). Örneğin العِلاجُ مُفيدٌ (Tedavi faydalıdır) veya يَجِبُ تَنْظيفُ الأَسْنانِ (Dişleri temizlemek gerekir) cümlelerinde mastar özne konumundadır.
| Mâzî | Muzâri | Mastar | Türkçe Anlamı |
|---|---|---|---|
| تَناوَلَ | يَتَناوَلُ | تَناوُلٌ | Almak, yemek (ilaç/öğün) |
| عالَجَ | يُعالِجُ | عِلاجٌ / مُعالَجَةٌ | Tedavi etmek |
| فَحَصَ | يَفْحَصُ | فَحْصٌ | Muayene etmek |
| مَرِضَ | يَمْرَضُ | مَرَضٌ | Hastalanmak |
| نَظَّفَ | يُنَظِّفُ | تَنْظيفٌ | Temizlemek |
| غَسَلَ | يَغْسِلُ | غَسْلٌ | Yıkamak |
Kişisel Bakım ve Temizlik: Diş Fırçası, Sabun ve Günde Kaç Kez Sorusu
Sağlıklı kalmanın ilk adımı kişisel temizliktir. Bu konuda kullandığımız temel eşyalar şunlardır: فُرْشاةُ الأَسْنانِ (diş fırçası), مَعْجونُ الأَسْنانِ (diş macunu), الصّابونُ (sabun), المِنْشَفَةُ (havlu), المُشْطُ (tarak) ve الماءُ النَّظيفُ (temiz su). Bunlarla ilgili cümleler önceki bölümde gördüğümüz fiillerle kurulur: أُنَظِّفُ أَسْناني بِالفُرْشاةِ وَالمَعْجونِ (Dişlerimi fırça ve macunla temizlerim), أَغْسِلُ يَدَيَّ بِالماءِ وَالصّابونِ (Ellerimi su ve sabunla yıkarım), أُجَفِّفُ وَجْهي بِالمِنْشَفَةِ (Yüzümü havluyla kurularım).
Bir alışkanlığın ne sıklıkla yapıldığını sormak için «كَمْ مَرَّةً... في اليَوْمِ؟» (Günde kaç kez...?) kalıbı kullanılır: كَمْ مَرَّةً تُنَظِّفُ أَسْنانَكَ في اليَوْمِ؟ (Günde kaç kez dişlerini temizlersin?) Cevap: أُنَظِّفُ أَسْناني مَرَّتَيْنِ في اليَوْمِ (Dişlerimi günde iki kez temizlerim). Temizlikle ilgili tavsiyelerde ise «يَجِبُ عَلَيْكَ أَنْ...» (...man gerekir) kalıbını kullanırız: يَجِبُ عَلَيْكَ أَنْ تَغْسِلَ يَدَيْكَ قَبْلَ الطَّعامِ وَبَعْدَهُ (Yemekten önce ve sonra ellerini yıkaman gerekir). Kadına söylerken عَلَيْكِ ve تَغْسِلي kullanılır.
Temizliğin değeri dinî kültürümüzde de çok yüksektir. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu konuda şöyle buyurmuştur: «اَلطُّهُورُ شَطْرُ الْإِيمَانِ» (Temizlik imanın yarısıdır. Müslim, Tahâret, 1, no. 223). Hadisteki الطُّهورُ kelimesi hem bedenin hem de ruhun temizliğini kapsar; شَطْرٌ ise «yarı, yarısı» demektir. Bu söz, kişisel bakımın yalnızca bir alışkanlık değil, aynı zamanda inancın bir parçası olduğunu hatırlatır.
| Sıklık İfadesi | Türkçesi | Örnek Cümle |
|---|---|---|
| مَرَّةً واحِدَةً | Bir kez | أَسْتَحِمُّ مَرَّةً واحِدَةً في اليَوْمِ |
| مَرَّتَيْنِ | İki kez | أُنَظِّفُ أَسْناني مَرَّتَيْنِ في اليَوْمِ |
| ثَلاثَ مَرّاتٍ | Üç kez | أَتَناوَلُ الدَّواءَ ثَلاثَ مَرّاتٍ في اليَوْمِ |
| كُلَّ يَوْمٍ | Her gün | أُمَشِّطُ شَعْري كُلَّ يَوْمٍ |
| دائِمًا | Her zaman | أَغْسِلُ يَدَيَّ قَبْلَ الطَّعامِ دائِمًا |
Sebzeler, Meyveler ve Sağlıklı Tabak
Sağlıklı beslenmenin (الغِذاءُ الصِّحِّيُّ) temelinde sebzeler (الخَضْرَواتُ) ve meyveler (الفَواكِهُ) yer alır. Sık kullanılan sebzeler طَماطِمُ (domates), خِيارٌ (salatalık), جَزَرٌ (havuç), بَطاطِسُ (patates), بَصَلٌ (soğan) ve خَسٌّ (marul); meyveler ise تُفّاحٌ (elma), بُرْتُقالٌ (portakal), مَوْزٌ (muz), عِنَبٌ (üzüm), لَيْمونٌ (limon) ve رُمّانٌ (nar) kelimeleridir. البُرْتُقالُ وَاللَّيْمونُ مُفيدانِ لِلزُّكامِ (Portakal ve limon nezleye iyi gelir) gibi cümleler, bu ders kapsamında öğrendiğimiz hastalık kelimeleriyle beslenmeyi birleştirir.
Bu kelimelerin çoğu cins ismidir; yani türün tamamını anlatır. Tek bir taneyi söylemek için sonuna ة eklenir: تُفّاحٌ (elma, genel olarak) - تُفّاحَةٌ (bir elma), مَوْزٌ - مَوْزَةٌ (bir muz), جَزَرٌ - جَزَرَةٌ (bir havuç). Böylece أَكَلْتُ تُفّاحَةً (Bir elma yedim) ile أُحِبُّ التُّفّاحَ (Elmayı severim) cümleleri arasındaki fark ortaya çıkar.
Sebze ve meyveleri nitelerken akıllı olmayan varlıkların çoğulu tekil dişil (müfred müennes) gibi davranır: الخَضْرَواتُ مُفيدَةٌ (Sebzeler faydalıdır), الفَواكِهُ لَذيذَةٌ (Meyveler lezzetlidir). Tavsiye verirken يَجِبُ عَلَيْكَ أَنْ تَأْكُلَ الخَضْرَواتِ كُلَّ يَوْمٍ, yasak bildirirken لا تَأْكُلِ الحَلْوى كَثيرًا (Çok tatlı yeme) ve لا تَشْرَبِ المَشْروباتِ الغازِيَّةَ (Gazlı içecek içme) denir.
| Cins İsmi | Tek Tanesi | Türkçesi | Grup |
|---|---|---|---|
| تُفّاحٌ | تُفّاحَةٌ | Elma | Meyve |
| بُرْتُقالٌ | بُرْتُقالَةٌ | Portakal | Meyve |
| مَوْزٌ | مَوْزَةٌ | Muz | Meyve |
| عِنَبٌ | حَبَّةُ عِنَبٍ | Üzüm | Meyve |
| جَزَرٌ | جَزَرَةٌ | Havuç | Sebze |
| خِيارٌ | خِيارَةٌ | Salatalık | Sebze |
| طَماطِمُ | حَبَّةُ طَماطِمَ | Domates | Sebze |
Okuma Metni: Yusuf Hastalanınca
Okumaya hazırlık: Metni okumadan önce başlığa ve şu anahtar kelimelere göz atınız: صُداعٌ، حُمّى، المُسْتَشْفى، فَحَصَ، مُسَكِّنٌ، الصَّيْدَلِيَّةُ. Başlıktan yola çıkarak metinde ne anlatılacağını tahmin ediniz. يوسُفُ مَريضٌ (1) اِسْمي يوسُفُ. أَمْسِ رَجَعْتُ مِنَ المَدْرَسَةِ وَشَعَرْتُ بِصُداعٍ شَديدٍ وَكُحَّةٍ. سَأَلَتْني أُمّي: ما بِكَ يا يوسُفُ؟ هَلْ عِنْدَكَ حُمّى؟ قُلْتُ: نَعَمْ يا أُمّي، عِنْدي حُمّى، وَأَشْعُرُ بِالتَّعَبِ. فَذَهَبْتُ مَعَ أَبي إِلى المُسْتَشْفى.
(2) فَحَصَني الطَّبيبُ وَقالَ: لا داعِيَ لِلْقَلَقِ، عِنْدَكَ زُكامٌ. يَجِبُ عَلَيْكَ أَنْ تَسْتَريحَ في البَيْتِ وَأَنْ تَشْرَبَ الماءَ كَثيرًا. لا تَشْرَبِ الماءَ البارِدَ، وَكُلِ الفَواكِهَ مِثْلَ البُرْتُقالِ. ثُمَّ كَتَبَ لي دَواءً وَمُسَكِّنًا. اِشْتَرَيْنا الدَّواءَ مِنَ الصَّيْدَلِيَّةِ. الآنَ أَتَناوَلُ الدَّواءَ ثَلاثَ مَرّاتٍ في اليَوْمِ بَعْدَ الطَّعامِ. زارَني صَديقي عُمَرُ وَقالَ: شَفاكَ اللّٰهُ يا يوسُفُ.
Türkçe özet: Yusuf okuldan dönünce şiddetli baş ağrısı ve öksürük hisseder. Annesi «Neyin var? Ateşin var mı?» diye sorar; Yusuf ateşinin olduğunu ve yorgun hissettiğini söyler. Babasıyla hastaneye gider. Doktor onu muayene eder, endişeye gerek olmadığını, nezle olduğunu söyler; evde dinlenmesini, bol su içmesini, soğuk su içmemesini ve portakal gibi meyveler yemesini tavsiye eder. İlaç ve ağrı kesici yazar. Yusuf ilacını günde üç kez yemekten sonra alır; arkadaşı Ömer onu ziyaret ederek «Allah şifa versin» der. Metinde bu ders kapsamında öğrendiğimiz hal sorma, olumlu cevap, gereklilik, yasaklama, sıklık ve sosyal ifade kalıplarının hepsi bir arada kullanılmıştır.
| Anlama Sorusu | Cevap | Türkçesi |
|---|---|---|
| بِماذا شَعَرَ يوسُفُ؟ | شَعَرَ بِصُداعٍ شَديدٍ وَكُحَّةٍ. | Şiddetli baş ağrısı ve öksürük hissetti. |
| مَعَ مَنْ ذَهَبَ إِلى المُسْتَشْفى؟ | ذَهَبَ مَعَ أَبيهِ. | Babasıyla gitti. |
| ما مَرَضُ يوسُفَ؟ | عِنْدَهُ زُكامٌ. | Nezlesi var. |
| كَمْ مَرَّةً يَتَناوَلُ الدَّواءَ؟ | ثَلاثَ مَرّاتٍ في اليَوْمِ. | Günde üç kez. |
| ماذا قالَ عُمَرُ؟ | قالَ: شَفاكَ اللّٰهُ. | Allah şifa versin, dedi. |
Konuşma ve Yazma Uygulaması: Rol Canlandırma ve Sağlık Günlüğü
Konuşma (rol canlandırma): İki kişilik gruplar hâlinde aşağıdaki modeli taklit ederek kendi diyaloğunuzu oluşturunuz. سَلْمى: ما بِكِ يا زَيْنَبُ؟ وَجْهُكِ أَصْفَرُ! - زَيْنَبُ: عِنْدي مَغْصٌ وَأَشْعُرُ بِالتَّعَبِ. - سَلْمى: هَلْ عِنْدَكِ حُمّى؟ - زَيْنَبُ: لا، ما عِنْدي حُمّى، وَالحَمْدُ لِلّٰهِ. - سَلْمى: لا داعِيَ لِلْقَلَقِ. يَجِبُ عَلَيْكِ أَنْ تَشْرَبي الماءَ الدّافِئَ، وَلا تَأْكُلي الطَّعامَ الحارَّ اليَوْمَ. شَفاكِ اللّٰهُ. Burada muhatap kadın olduğu için bütün kalıplar ـكِ zamiri ve تَشْرَبي، تَأْكُلي şeklindeki fiillerle kurulmuştur. Aynı diyaloğu erkek muhatapla canlandırırken ما بِكَ؟، عَلَيْكَ أَنْ تَشْرَبَ، لا تَأْكُلْ، شَفاكَ اللّٰهُ kullanılır.
Yazma (sağlık günlüğü): Bir günlük sağlık alışkanlıklarınızı 5-6 cümlelik kısa bir metinle anlatınız. Model metin: يَوْمِيّاتي الصِّحِّيَّةُ: أَسْتَيْقِظُ مُبَكِّرًا وَأَغْسِلُ وَجْهي. أُنَظِّفُ أَسْناني مَرَّتَيْنِ في اليَوْمِ. أَتَناوَلُ الفُطورَ وَآكُلُ تُفّاحَةً. أَغْسِلُ يَدَيَّ بِالماءِ وَالصّابونِ قَبْلَ الطَّعامِ. لا أَشْرَبُ المَشْروباتِ الغازِيَّةَ. أَنامُ في السّاعَةِ العاشِرَةِ. Kendi metninizde önce modeli kopyalayınız, sonra kelimeleri değiştirerek (örneğin تُفّاحَةً yerine بُرْتُقالَةً) özgün cümleler kurunuz.
Yansıtma: Dönem boyunca öğrendiğiniz sağlık kelime ve kalıplarını düşününüz: Hangi kalıbı en kolay kullanıyorsunuz? Bir arkadaşınıza Arapça hal sorabiliyor, ona tavsiye verebiliyor ve şifa dileyebiliyor musunuz? Bu soruların cevabını أَسْتَطيعُ أَنْ أَسْأَلَ: ما بِكَ؟ (Neyin var diye sorabiliyorum) gibi cümlelerle defterinize yazınız. Böylece hem öğrendiklerinizi tekrar etmiş hem de eksiklerinizi fark etmiş olursunuz.
| Yazma Adımı | Kullanılacak Kalıp | Örnek |
|---|---|---|
| 1. Sabah rutini | Muzâri fiil | أَغْسِلُ وَجْهي |
| 2. Temizlik sıklığı | مَرَّتَيْنِ / ثَلاثَ مَرّاتٍ | أُنَظِّفُ أَسْناني مَرَّتَيْنِ |
| 3. Beslenme | Cins ismi / tek tanesi | آكُلُ تُفّاحَةً |
| 4. Kaçınılan şey | لا + muzâri | لا أَشْرَبُ المَشْروباتِ الغازِيَّةَ |
| 5. Kendine tavsiye | يَجِبُ عَلَيَّ أَنْ | يَجِبُ عَلَيَّ أَنْ أَنامَ مُبَكِّرًا |
Örnekler
Örnek 1Erkek bir arkadaşa sorulan «ما بِكَ يا عَلِيُّ؟» sorusunu kız arkadaşınız Elif'e sorulacak şekilde yeniden yazınız ve Elif'in «Başım ağrıyor» anlamında vereceği cevabı Arapça olarak yazınız.
Cevabı göster
1. adım: Muhatap kadın olduğu için بِكَ zamiri بِكِ olur: «ما بِكِ يا أَليفُ؟» 2. adım: Cevapta birinci tekil şahıs kullanılır: «بي صُداعٌ» veya «عِنْدي صُداعٌ». 3. adım: صُداعٌ kelimesi sona kalmış mübtedâ olduğu için ötreli okunur. Sonuç: «ما بِكِ يا أَليفُ؟ - عِنْدي صُداعٌ.» (Neyin var Elif? - Başım ağrıyor.)
Örnek 2«هَلْ عِنْدَكَ كُحَّةٌ؟» sorusuna önce olumlu, sonra iki farklı olumsuz cevap veriniz.
Cevabı göster
Olumlu: «نَعَمْ، عِنْدي كُحَّةٌ.» (Evet, öksürüğüm var.) Olumsuz 1: «لا، ما عِنْدي كُحَّةٌ.» (Hayır, öksürüğüm yok.) Olumsuz 2: «لا، لَيْسَ عِنْدي كُحَّةٌ.» Her üç cevapta da كُحَّةٌ merfûdur; çünkü عِنْدي öne alınmış haber, كُحَّةٌ ise mübtedâdır.
Örnek 3«Dün hastalandım, doktor beni muayene etti ve ilacı aldım.» cümlesini Arapçaya çeviriniz.
Cevabı göster
1. adım: Hastalanmak مَرِضَ → ben: مَرِضْتُ. 2. adım: Muayene etmek فَحَصَ → doktor beni: فَحَصَني الطَّبيبُ (fiile bitişen ـني «beni» demektir). 3. adım: Almak تَناوَلَ → ben: تَناوَلْتُ الدَّواءَ. Sonuç: «أَمْسِ مَرِضْتُ، فَفَحَصَني الطَّبيبُ، وَتَناوَلْتُ الدَّواءَ.»
Örnek 4Bir arkadaşınıza «Günde kaç kez ellerini yıkarsın?» diye Arapça sorunuz ve ona «Günde beş kez» cevabını veriniz.
Cevabı göster
1. adım: Soru kalıbı كَمْ مَرَّةً... في اليَوْمِ؟; fiil غَسَلَ ← تَغْسِلُ (sen yıkarsın). 2. adım: Soru: «كَمْ مَرَّةً تَغْسِلُ يَدَيْكَ في اليَوْمِ؟» 3. adım: Cevap: «أَغْسِلُ يَدَيَّ خَمْسَ مَرّاتٍ في اليَوْمِ.» Burada مَرَّةٌ dişil olduğu için sayı ة almadan خَمْسَ şeklinde gelmiş, sayılan şey çoğul ve mecrur (مَرّاتٍ) olmuştur.
Örnek 5«يَجِبُ عَلَيْكَ أَنْ تَأْكُلَ الخَضْرَواتِ وَلا تَشْرَبِ الماءَ البارِدَ.» cümlesini kadın muhataba göre yeniden yazınız.
Cevabı göster
1. adım: عَلَيْكَ → عَلَيْكِ. 2. adım: Kadına muzâri تَأْكُلينَ; أَنْ edatından sonra sondaki ن düşer: أَنْ تَأْكُلي. 3. adım: Yasaklamada تَشْرَبينَ → لا تَشْرَبي. Sonuç: «يَجِبُ عَلَيْكِ أَنْ تَأْكُلي الخَضْرَواتِ وَلا تَشْرَبي الماءَ البارِدَ.» (Sebze yemen gerekir, soğuk su içme.)
Örnek 6Okuma metnindeki «لا داعِيَ لِلْقَلَقِ، عِنْدَكَ زُكامٌ. يَجِبُ عَلَيْكَ أَنْ تَسْتَريحَ في البَيْتِ.» cümlelerini Türkçeye çeviriniz ve cümlede kullanılan hedef kalıpları belirtiniz.
Cevabı göster
Çeviri: «Endişeye gerek yok, nezlen var. Evde dinlenmen gerekir.» Kalıplar: 1) لا داعِيَ لِلْقَلَقِ - hedef sosyal ifade (teselli). 2) عِنْدَكَ زُكامٌ - عِنْدَ + zamir ile sahip olma; زُكامٌ merfû. 3) يَجِبُ عَلَيْكَ أَنْ تَسْتَريحَ - gereklilik; تَسْتَريحُ fiili أَنْ ile fethalanmıştır.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1«.......... يا مَرْيَمُ؟ - عِنْدي مَغْصٌ.» diyaloğunda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Cevap bir rahatsızlık bildirdiği için soru «Neyin var?» olmalıdır. Muhatap Meryem (kadın) olduğundan kesralı zamirle ما بِكِ kullanılır; ما بِكَ erkeğe sorulur.
2«هَلْ عِنْدَكَ صُداعٌ؟» sorusuna verilen olumsuz cevap aşağıdakilerden hangisidir?
Olumsuz cevap لا ile başlar ve birinci şahısla ما عِنْدي şeklinde kurulur. A'da evet ile olumsuzluk çelişir, C'de olumsuzluk edatı yoktur, D'de zamir yanlıştır.
3«Doktor hastayı muayene etti.» cümlesinin Arapçası aşağıdakilerden hangisidir?
Muayene etmek فَحَصَ fiiliyle ifade edilir. غَسَلَ yıkamak, نَظَّفَ temizlemek, مَرِضَ ise hastalanmak demektir.
4«كَمْ مَرَّةً تَتَناوَلُ الدَّواءَ في اليَوْمِ؟» sorusuna verilebilecek en uygun cevap aşağıdakilerden hangisidir?
Soru «Günde kaç kez ilaç alıyorsun?» anlamındadır; sıklık bildiren tek cevap أَتَناوَلُهُ ثَلاثَ مَرّاتٍ في اليَوْمِ (Onu günde üç kez alırım) cümlesidir.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- «ما بِكِ؟» sorusu kadın muhataba yöneltilir.
Kesralı ـكِ zamiri ikinci tekil dişil şahsı gösterir.
- «هَلْ عِنْدَكَ حُمّى؟» sorusunun olumsuz cevabı «نَعَمْ، ما عِنْدي حُمّى» şeklindedir.
Olumsuz cevap لا ile başlar: لا، ما عِنْدي حُمّى.
- عالَجَ (tedavi etmek) fiilinin muzârisi ön eki fethalı olarak يَعالِجُ şeklinde okunur.
Mâzîsi dört harfli olan fiillerde ön ek ötrelidir: يُعالِجُ.
- «كَمْ مَرَّةً» kalıbında كَمْ edatından sonra gelen isim tekil ve mansubdur.
كَمْ edatının temyizi tekil ve tenvinli fethalı gelir: كَمْ مَرَّةً؟
- تُفّاحَةٌ kelimesi «bir elma, bir tane elma» anlamına gelir.
Cins ismi تُفّاحٌ kelimesine eklenen ة «bir tane» anlamı katar.
- «ما بِكِ؟» sorusu kadın muhataba yöneltilir.
6Aşağıdaki Arapça kelime ve ifadeleri Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Erkek bir arkadaşımıza «Neyin var?» diye sorarken « بِكَ؟» deriz.
- «Hastalanmak» anlamındaki fiilin mâzî kalıbı şeklindedir.
- Dişlerimizi temizlemek için الأَسْنانِ (diş fırçası) kullanırız.
- «Günde kaç kez?» sorusu «كَمْ في اليَوْمِ؟» şeklinde kurulur.
- Endişelenen birini rahatlatmak için «لا داعِيَ » (Endişeye gerek yok) denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Arkadaşınız Selim iki gündür okula gelmiyor. Onu telefonla arayarak 1) halini sorduğunuz, 2) belirli bir belirtinin olup olmadığını sorduğunuz, 3) ilacını günde kaç kez aldığını öğrendiğiniz, 4) ona bir tavsiye ve bir yasak bildirdiğiniz, 5) şifa dilediğiniz Arapça bir diyalog yazınız.
1. ipucu: 1. adım: Hal sorma için ما بِكَ يا سَليمُ؟ kalıbını kullan; Selim عِنْدي... ile cevap versin.
2. ipucu: 2. adım: Belirti için هَلْ عِنْدَكَ...؟ sor; Selim olumlu ya da olumsuz (لا، ما عِنْدي...) cevap versin.
3. ipucu: 3. adım: Sıklık için كَمْ مَرَّةً تَتَناوَلُ الدَّواءَ في اليَوْمِ؟ sor; cevapta مَرَّتَيْنِ veya ثَلاثَ مَرّاتٍ kullan.
4. ipucu: 4. adım: Tavsiyeyi يَجِبُ عَلَيْكَ أَنْ + fethalı muzâri ile, yasağı لا + cezimli muzâri ile kur; sonra شَفاكَ اللّٰهُ ile bitir.
Cevap: أَنا: ما بِكَ يا سَليمُ؟ (Neyin var Selim?) - سَليمُ: عِنْدي زُكامٌ وَكُحَّةٌ. (Nezlem ve öksürüğüm var.) - أَنا: هَلْ عِنْدَكَ حُمّى؟ (Ateşin var mı?) - سَليمُ: لا، ما عِنْدي حُمّى، وَالحَمْدُ لِلّٰهِ. (Hayır, ateşim yok, Allah'a hamdolsun.) - أَنا: كَمْ مَرَّةً تَتَناوَلُ الدَّواءَ في اليَوْمِ؟ (Günde kaç kez ilaç alıyorsun?) - سَليمُ: أَتَناوَلُهُ ثَلاثَ مَرّاتٍ بَعْدَ الطَّعامِ. (Yemekten sonra üç kez alıyorum.) - أَنا: يَجِبُ عَلَيْكَ أَنْ تَسْتَريحَ وَأَنْ تَأْكُلَ البُرْتُقالَ. لا تَشْرَبِ الماءَ البارِدَ. لا داعِيَ لِلْقَلَقِ، شَفاكَ اللّٰهُ! (Dinlenmen ve portakal yemen gerekir. Soğuk su içme. Endişeye gerek yok, Allah şifa versin!) Kontrol: زُكامٌ، حُمّى merfû; مَرَّةً tekil mansub; تَسْتَريحَ، تَأْكُلَ fethalı; تَشْرَبِ cezimli olup ال öncesinde kesra almış; şifa dileği erkek muhataba uygun ـكَ ile.
Kısaca
- Hal sorma: Erkeğe ما بِكَ؟, kadına ما بِكِ؟ (Neyin var?) diye sorulur; cevap بي صُداعٌ veya عِنْدي صُداعٌ (Başım ağrıyor) şeklinde verilir.
- Olumlu-olumsuz cevap: هَلْ عِنْدَكَ حُمّى؟ sorusuna نَعَمْ، عِنْدي حُمّى veya لا، ما عِنْدي حُمّى diye cevap verilir; عِنْدَ yapısında sahip olunan şey merfû (ötreli) gelir.
- Sağlık fiilleri: تَناوَلَ (almak/yemek), عالَجَ (tedavi etmek), فَحَصَ (muayene etmek), مَرِضَ (hastalanmak), نَظَّفَ (temizlemek) ve غَسَلَ (yıkamak) fiilleri mâzî ve muzâride çekimlenir.
- Sıklık: كَمْ مَرَّةً... في اليَوْمِ؟ sorusundaki مَرَّةً tekil ve mansubdur; cevap مَرَّةً واحِدَةً، مَرَّتَيْنِ، ثَلاثَ مَرّاتٍ şeklinde verilir.
- Beslenme ve temizlik: الخَضْرَواتُ (sebzeler) ve الفَواكِهُ (meyveler) sağlıklı beslenmenin, فُرْشاةُ الأَسْنانِ ve الصّابونُ temizliğin temel kelimeleridir; «اَلطُّهُورُ شَطْرُ الْإِيمَانِ» hadisi temizliğin önemini vurgular.
- Sosyal ifadeler: Hastaya شَفاكَ اللّٰهُ / شَفاكِ اللّٰهُ (Allah şifa versin), endişelenen birine لا داعِيَ لِلْقَلَقِ (Endişeye gerek yok) denir.