İçeriğe geç

10. sınıf · Arapça · 15. hafta (28 Aralık 2026-1 Ocak 2027)

Ders 1: Sağlığım (Sıhhatî) Pekiştirme: Hal Sorma Kalıpları, Sağlık Fiilleri, Kişisel Bakım, Sebze-Meyveler, Okuma Metni ve Konuşma-Yazma Uygulamaları

Ünite 2: Kendimi Keşfediyorum teması · Konu özeti

🃏 Kavram kartlarıEtkinlikler
Bu hafta

Bu hafta «Sağlığım» (صِحَّتي) dersini uygulamalarla tamamlıyoruz. Bir arkadaşımıza «ما بِكَ؟» diye halini sormayı, «هَلْ عِنْدَكَ...؟» sorusuna olumlu ve olumsuz cevap vermeyi, sağlıkla ilgili fiilleri geçmiş ve şimdiki zamanda çekmeyi, kişisel bakım ve sebze-meyve kelimelerini öğreneceğiz. Haftanın sonunda kısa bir okuma metnini anlamlandıracak, bir rol canlandırması ve küçük bir sağlık günlüğüyle öğrendiklerimizi konuşma ve yazmaya taşıyacağız.

Hal ve Rahatsızlık Sorma: Mâ Bike, Bimâzâ Teş'ur ve Hel İndeke Kalıpları

Arapçada birinin rahatsız olduğunu fark ettiğimizde ilk sorduğumuz soru «ما بِكَ؟» sorusudur. Kelimesi kelimesine «Sende ne var?» anlamına gelen bu kalıp Türkçedeki «Neyin var? Nen var?» sorusunun karşılığıdır. Soru ما (ne) soru edatı ile بِـ harf-i cerine bitişen zamirden oluşur; bu yüzden muhataba göre değişir: erkeğe ما بِكَ؟, kadına ما بِكِ؟, üçüncü kişi için ما بِهِ؟ (Onun -erkek- nesi var?) ve ما بِها؟ (Onun -kadın- nesi var?) denir. Cevapta aynı yapı birinci tekil şahısla kurulur: بي صُداعٌ (Başım ağrıyor) veya daha yaygın olarak عِنْدي صُداعٌ (Baş ağrım var).

Duyguyu ve belirtiyi öğrenmek için «بِماذا تَشْعُرُ؟» (Ne hissediyorsun?) sorusu kullanılır. Burada تَشْعُرُ fiili بِـ harf-i ceriyle kullanıldığı için soru kelimesi ماذا da başına بِـ alır. Kadına sorulurken fiil تَشْعُرينَ olur: بِماذا تَشْعُرينَ يا فاطِمَةُ؟ Cevapta yine بِـ korunur: أَشْعُرُ بِالتَّعَبِ (Yorgunluk hissediyorum), أَشْعُرُ بِأَلَمٍ في بَطْني (Karnımda ağrı hissediyorum), أَشْعُرُ بِالبَرْدِ (Üşüyorum).

Belirli bir belirtinin olup olmadığını sormak için «هَلْ عِنْدَكَ...؟» (...var mı?) kalıbı kullanılır. Olumlu cevap نَعَمْ، عِنْدي حُمّى (Evet, ateşim var), olumsuz cevap لا، ما عِنْدي حُمّى (Hayır, ateşim yok) şeklindedir. Olumsuzlukta ما yerine لَيْسَ de kullanılabilir: لَيْسَ عِنْدي حُمّى. عِنْدَ zarfı zamirlerle عِنْدي، عِنْدَكَ، عِنْدَكِ، عِنْدَهُ، عِنْدَها şeklinde çekimlenir.

Soru TürüErkeğeKadınaÖrnek Cevap
Neyin var?ما بِكَ؟ما بِكِ؟بي صُداعٌ / عِنْدي صُداعٌ
Ne hissediyorsun?بِماذا تَشْعُرُ؟بِماذا تَشْعُرينَ؟أَشْعُرُ بِأَلَمٍ في ظَهْري
...var mı?هَلْ عِنْدَكَ حُمّى؟هَلْ عِنْدَكِ حُمّى؟نَعَمْ، عِنْدي حُمّى / لا، ما عِنْدي حُمّى
Onun nesi var?ما بِهِ؟ما بِها؟بِهِ زُكامٌ / بِها كُحَّةٌ
HAL SORMA VE CEVAP VERME AKIŞI1. Mâ bike? / Mâ biki?Neyin var? (erkeğe / kadına)CevapBî sudâun.Indî zükâmun.Başım ağrıyor. / Nezlem var.Mâ bihî? / Mâ bihâ? : Onun nesi var?2. Bimâzâ teş'ur?Ne hissediyorsun? (kadına: teş'urîne)CevapEş'uru bi't-taab.Eş'uru bi-elemin fî batnî.Yorgunluk / karın ağrısı hissediyorum.bi- (ile) harf-i ceri soru ve cevapta korunur3. Hel indeke hummâ?Ateşin var mı?EVETNeam, indî hummâ.HAYIRLâ, mâ indî hummâ.Indî yapısında sahip olunan şey ötreli (merfû) okunur: Indî sudâun - Mâ indî sudâun
🔍 Büyütmek için dokunun

Sağlık Fiilleri: Tenâvele, Âlece, Fehasa, Merida, Nazzafe ve Ğasele

Sağlıkla ilgili bir olayı anlatabilmek için altı temel fiile ihtiyaç duyarız: تَناوَلَ (almak, yemek, içmek), عالَجَ (tedavi etmek), فَحَصَ (muayene etmek, incelemek), مَرِضَ (hastalanmak), نَظَّفَ (temizlemek) ve غَسَلَ (yıkamak). Bu fiillerin hepsi aynı kalıpta değildir. فَحَصَ، مَرِضَ، غَسَلَ üç harfli yalın fiillerdir; عالَجَ ve نَظَّفَ dört harfli, تَناوَلَ ise beş harfli mezîd fiildir. Bu fark, şimdiki-geniş zaman (muzâri) çekiminde ön ekin harekesini belirler: يَفْحَصُ، يَمْرَضُ، يَغْسِلُ ve يَتَناوَلُ fethalı, يُعالِجُ ve يُنَظِّفُ ise ötreli ön ek alır.

Geçmişte yaşanmış bir hastalığı anlatırken mâzî çekimini kullanırız: مَرِضْتُ أَمْسِ (Dün hastalandım), فَحَصَني الطَّبيبُ (Doktor beni muayene etti), تَناوَلْتُ الدَّواءَ (İlacı aldım), مَرِضَتْ أُخْتي (Kız kardeşim hastalandı). Alışkanlıkları ve genel doğruları anlatırken ise muzâri kullanılır: يُعالِجُ الطَّبيبُ المَرْضى (Doktor hastaları tedavi eder), أُنَظِّفُ أَسْناني كُلَّ يَوْمٍ (Dişlerimi her gün temizlerim), تَغْسِلُ أُمّي الخَضْرَواتِ قَبْلَ الطَّبْخِ (Annem sebzeleri pişirmeden önce yıkar).

Bu fiillerin mastarları da günlük dilde isim olarak sık geçer: الفَحْصُ (muayene), العِلاجُ (tedavi), المَرَضُ (hastalık), التَّنْظيفُ (temizlik), الغَسْلُ (yıkama) ve التَّناوُلُ (alma, yeme). Örneğin العِلاجُ مُفيدٌ (Tedavi faydalıdır) veya يَجِبُ تَنْظيفُ الأَسْنانِ (Dişleri temizlemek gerekir) cümlelerinde mastar özne konumundadır.

MâzîMuzâriMastarTürkçe Anlamı
تَناوَلَيَتَناوَلُتَناوُلٌAlmak, yemek (ilaç/öğün)
عالَجَيُعالِجُعِلاجٌ / مُعالَجَةٌTedavi etmek
فَحَصَيَفْحَصُفَحْصٌMuayene etmek
مَرِضَيَمْرَضُمَرَضٌHastalanmak
نَظَّفَيُنَظِّفُتَنْظيفٌTemizlemek
غَسَلَيَغْسِلُغَسْلٌYıkamak
SAĞLIK FİİLLERİ: MÂZÎ - MUZÂRİ - MASTARtenâvele - yetenâvelumastar: tenâvulalmak, yemekâlece - yuâlicumastar: ilâc / muâlecetedavi etmekfehasa - yefhasumastar: fahsmuayene etmekmerida - yemradumastar: maradhastalanmaknazzafe - yunazzifumastar: tanzîftemizlemekğasele - yağsilumastar: ğaslyıkamakDört harfli fiillerde muzâri ön eki ötrelidir: yuâlicu, yunazzifu - diğerlerinde fethalıdır: yefhasu, yetenâvelu
🔍 Büyütmek için dokunun

Kişisel Bakım ve Temizlik: Diş Fırçası, Sabun ve Günde Kaç Kez Sorusu

Sağlıklı kalmanın ilk adımı kişisel temizliktir. Bu konuda kullandığımız temel eşyalar şunlardır: فُرْشاةُ الأَسْنانِ (diş fırçası), مَعْجونُ الأَسْنانِ (diş macunu), الصّابونُ (sabun), المِنْشَفَةُ (havlu), المُشْطُ (tarak) ve الماءُ النَّظيفُ (temiz su). Bunlarla ilgili cümleler önceki bölümde gördüğümüz fiillerle kurulur: أُنَظِّفُ أَسْناني بِالفُرْشاةِ وَالمَعْجونِ (Dişlerimi fırça ve macunla temizlerim), أَغْسِلُ يَدَيَّ بِالماءِ وَالصّابونِ (Ellerimi su ve sabunla yıkarım), أُجَفِّفُ وَجْهي بِالمِنْشَفَةِ (Yüzümü havluyla kurularım).

Bir alışkanlığın ne sıklıkla yapıldığını sormak için «كَمْ مَرَّةً... في اليَوْمِ؟» (Günde kaç kez...?) kalıbı kullanılır: كَمْ مَرَّةً تُنَظِّفُ أَسْنانَكَ في اليَوْمِ؟ (Günde kaç kez dişlerini temizlersin?) Cevap: أُنَظِّفُ أَسْناني مَرَّتَيْنِ في اليَوْمِ (Dişlerimi günde iki kez temizlerim). Temizlikle ilgili tavsiyelerde ise «يَجِبُ عَلَيْكَ أَنْ...» (...man gerekir) kalıbını kullanırız: يَجِبُ عَلَيْكَ أَنْ تَغْسِلَ يَدَيْكَ قَبْلَ الطَّعامِ وَبَعْدَهُ (Yemekten önce ve sonra ellerini yıkaman gerekir). Kadına söylerken عَلَيْكِ ve تَغْسِلي kullanılır.

Temizliğin değeri dinî kültürümüzde de çok yüksektir. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu konuda şöyle buyurmuştur: «اَلطُّهُورُ شَطْرُ الْإِيمَانِ» (Temizlik imanın yarısıdır. Müslim, Tahâret, 1, no. 223). Hadisteki الطُّهورُ kelimesi hem bedenin hem de ruhun temizliğini kapsar; شَطْرٌ ise «yarı, yarısı» demektir. Bu söz, kişisel bakımın yalnızca bir alışkanlık değil, aynı zamanda inancın bir parçası olduğunu hatırlatır.

Sıklık İfadesiTürkçesiÖrnek Cümle
مَرَّةً واحِدَةًBir kezأَسْتَحِمُّ مَرَّةً واحِدَةً في اليَوْمِ
مَرَّتَيْنِİki kezأُنَظِّفُ أَسْناني مَرَّتَيْنِ في اليَوْمِ
ثَلاثَ مَرّاتٍÜç kezأَتَناوَلُ الدَّواءَ ثَلاثَ مَرّاتٍ في اليَوْمِ
كُلَّ يَوْمٍHer günأُمَشِّطُ شَعْري كُلَّ يَوْمٍ
دائِمًاHer zamanأَغْسِلُ يَدَيَّ قَبْلَ الطَّعامِ دائِمًا
GÜNLÜK KİŞİSEL BAKIM ÇİZELGESİSabah (sabâhan)Yemekten önceYemekten sonraAkşam (mesâen)Unazzifu esnânîbi'l-furşâDişlerimi fırçalarımAğsilu yedeyyebi'l-mâi ve's-sâbûnEllerimi sabunla yıkarımAğsilu femîve yedeyyeAğzımı ve ellerimi yıkarımUnazzifu esnânîkable'n-nevmUyumadan önce fırçalarımKem merraten tunazzifu esnâneke fi'l-yevm? - Merrateyn. (Günde kaç kez? - İki kez.)Et-tuhûru şatru'l-îmân : Temizlik imanın yarısıdır. (Müslim, 223)
🔍 Büyütmek için dokunun

Sebzeler, Meyveler ve Sağlıklı Tabak

Sağlıklı beslenmenin (الغِذاءُ الصِّحِّيُّ) temelinde sebzeler (الخَضْرَواتُ) ve meyveler (الفَواكِهُ) yer alır. Sık kullanılan sebzeler طَماطِمُ (domates), خِيارٌ (salatalık), جَزَرٌ (havuç), بَطاطِسُ (patates), بَصَلٌ (soğan) ve خَسٌّ (marul); meyveler ise تُفّاحٌ (elma), بُرْتُقالٌ (portakal), مَوْزٌ (muz), عِنَبٌ (üzüm), لَيْمونٌ (limon) ve رُمّانٌ (nar) kelimeleridir. البُرْتُقالُ وَاللَّيْمونُ مُفيدانِ لِلزُّكامِ (Portakal ve limon nezleye iyi gelir) gibi cümleler, bu ders kapsamında öğrendiğimiz hastalık kelimeleriyle beslenmeyi birleştirir.

Bu kelimelerin çoğu cins ismidir; yani türün tamamını anlatır. Tek bir taneyi söylemek için sonuna ة eklenir: تُفّاحٌ (elma, genel olarak) - تُفّاحَةٌ (bir elma), مَوْزٌ - مَوْزَةٌ (bir muz), جَزَرٌ - جَزَرَةٌ (bir havuç). Böylece أَكَلْتُ تُفّاحَةً (Bir elma yedim) ile أُحِبُّ التُّفّاحَ (Elmayı severim) cümleleri arasındaki fark ortaya çıkar.

Sebze ve meyveleri nitelerken akıllı olmayan varlıkların çoğulu tekil dişil (müfred müennes) gibi davranır: الخَضْرَواتُ مُفيدَةٌ (Sebzeler faydalıdır), الفَواكِهُ لَذيذَةٌ (Meyveler lezzetlidir). Tavsiye verirken يَجِبُ عَلَيْكَ أَنْ تَأْكُلَ الخَضْرَواتِ كُلَّ يَوْمٍ, yasak bildirirken لا تَأْكُلِ الحَلْوى كَثيرًا (Çok tatlı yeme) ve لا تَشْرَبِ المَشْروباتِ الغازِيَّةَ (Gazlı içecek içme) denir.

Cins İsmiTek TanesiTürkçesiGrup
تُفّاحٌتُفّاحَةٌElmaMeyve
بُرْتُقالٌبُرْتُقالَةٌPortakalMeyve
مَوْزٌمَوْزَةٌMuzMeyve
عِنَبٌحَبَّةُ عِنَبٍÜzümMeyve
جَزَرٌجَزَرَةٌHavuçSebze
خِيارٌخِيارَةٌSalatalıkSebze
طَماطِمُحَبَّةُ طَماطِمَDomatesSebze
SAĞLIKLI TABAK: EL-HADRAVÂT VE EL-FEVÂKİHSEBZELER (el-hadravât)• tamâtım : domates• hıyâr : salatalık• cezer : havuç• batâtıs : patates• basal : soğan• hass : marulSebzeen büyük payMeyveTahılProteinel-ğızâu's-sıhhî : sağlıklı besinMEYVELER (el-fevâkih)• tuffâh : elma• burtukâl : portakal• mevz : muz• ineb : üzüm• leymûn : limon• rummân : nartuffâh (elma, genel) - tuffâha (bir elma) | el-hadravâtu mufîde : Sebzeler faydalıdır
🔍 Büyütmek için dokunun

Okuma Metni: Yusuf Hastalanınca

Okumaya hazırlık: Metni okumadan önce başlığa ve şu anahtar kelimelere göz atınız: صُداعٌ، حُمّى، المُسْتَشْفى، فَحَصَ، مُسَكِّنٌ، الصَّيْدَلِيَّةُ. Başlıktan yola çıkarak metinde ne anlatılacağını tahmin ediniz. يوسُفُ مَريضٌ (1) اِسْمي يوسُفُ. أَمْسِ رَجَعْتُ مِنَ المَدْرَسَةِ وَشَعَرْتُ بِصُداعٍ شَديدٍ وَكُحَّةٍ. سَأَلَتْني أُمّي: ما بِكَ يا يوسُفُ؟ هَلْ عِنْدَكَ حُمّى؟ قُلْتُ: نَعَمْ يا أُمّي، عِنْدي حُمّى، وَأَشْعُرُ بِالتَّعَبِ. فَذَهَبْتُ مَعَ أَبي إِلى المُسْتَشْفى.

(2) فَحَصَني الطَّبيبُ وَقالَ: لا داعِيَ لِلْقَلَقِ، عِنْدَكَ زُكامٌ. يَجِبُ عَلَيْكَ أَنْ تَسْتَريحَ في البَيْتِ وَأَنْ تَشْرَبَ الماءَ كَثيرًا. لا تَشْرَبِ الماءَ البارِدَ، وَكُلِ الفَواكِهَ مِثْلَ البُرْتُقالِ. ثُمَّ كَتَبَ لي دَواءً وَمُسَكِّنًا. اِشْتَرَيْنا الدَّواءَ مِنَ الصَّيْدَلِيَّةِ. الآنَ أَتَناوَلُ الدَّواءَ ثَلاثَ مَرّاتٍ في اليَوْمِ بَعْدَ الطَّعامِ. زارَني صَديقي عُمَرُ وَقالَ: شَفاكَ اللّٰهُ يا يوسُفُ.

Türkçe özet: Yusuf okuldan dönünce şiddetli baş ağrısı ve öksürük hisseder. Annesi «Neyin var? Ateşin var mı?» diye sorar; Yusuf ateşinin olduğunu ve yorgun hissettiğini söyler. Babasıyla hastaneye gider. Doktor onu muayene eder, endişeye gerek olmadığını, nezle olduğunu söyler; evde dinlenmesini, bol su içmesini, soğuk su içmemesini ve portakal gibi meyveler yemesini tavsiye eder. İlaç ve ağrı kesici yazar. Yusuf ilacını günde üç kez yemekten sonra alır; arkadaşı Ömer onu ziyaret ederek «Allah şifa versin» der. Metinde bu ders kapsamında öğrendiğimiz hal sorma, olumlu cevap, gereklilik, yasaklama, sıklık ve sosyal ifade kalıplarının hepsi bir arada kullanılmıştır.

Anlama SorusuCevapTürkçesi
بِماذا شَعَرَ يوسُفُ؟شَعَرَ بِصُداعٍ شَديدٍ وَكُحَّةٍ.Şiddetli baş ağrısı ve öksürük hissetti.
مَعَ مَنْ ذَهَبَ إِلى المُسْتَشْفى؟ذَهَبَ مَعَ أَبيهِ.Babasıyla gitti.
ما مَرَضُ يوسُفَ؟عِنْدَهُ زُكامٌ.Nezlesi var.
كَمْ مَرَّةً يَتَناوَلُ الدَّواءَ؟ثَلاثَ مَرّاتٍ في اليَوْمِ.Günde üç kez.
ماذا قالَ عُمَرُ؟قالَ: شَفاكَ اللّٰهُ.Allah şifa versin, dedi.
OKUMA METNİNİN OLAY AKIŞI: YÛSUF MERÎD1. ŞikâyetŞeartu bi-sudâınve kuhhaBaş ağrısı veöksürük2. SoruMâ bike?Hel indeke hummâ?Annenin sorularıNeam, indî hummâ3. MuayeneFehasanî't-tabîbIndeke zükâmLâ dâiye li'l-kalakEndişeye gerek yok4. TavsiyeYecibu aleykeen testerîhaLâ teşrabi'l-mâeel-bârid5. Tedavidevâ vemusekkinselâse merrâtgünde üç kezZiyaret: Ömer arkadaşını ziyaret eder ve Şefâkellâh yâ Yûsuf! (Allah şifa versin) der.Okurken not al: Kim? - Ne oldu? - Nereye gitti? - Ne tavsiye edildi? - Kaç kez?
🔍 Büyütmek için dokunun

Konuşma ve Yazma Uygulaması: Rol Canlandırma ve Sağlık Günlüğü

Konuşma (rol canlandırma): İki kişilik gruplar hâlinde aşağıdaki modeli taklit ederek kendi diyaloğunuzu oluşturunuz. سَلْمى: ما بِكِ يا زَيْنَبُ؟ وَجْهُكِ أَصْفَرُ! - زَيْنَبُ: عِنْدي مَغْصٌ وَأَشْعُرُ بِالتَّعَبِ. - سَلْمى: هَلْ عِنْدَكِ حُمّى؟ - زَيْنَبُ: لا، ما عِنْدي حُمّى، وَالحَمْدُ لِلّٰهِ. - سَلْمى: لا داعِيَ لِلْقَلَقِ. يَجِبُ عَلَيْكِ أَنْ تَشْرَبي الماءَ الدّافِئَ، وَلا تَأْكُلي الطَّعامَ الحارَّ اليَوْمَ. شَفاكِ اللّٰهُ. Burada muhatap kadın olduğu için bütün kalıplar ـكِ zamiri ve تَشْرَبي، تَأْكُلي şeklindeki fiillerle kurulmuştur. Aynı diyaloğu erkek muhatapla canlandırırken ما بِكَ؟، عَلَيْكَ أَنْ تَشْرَبَ، لا تَأْكُلْ، شَفاكَ اللّٰهُ kullanılır.

Yazma (sağlık günlüğü): Bir günlük sağlık alışkanlıklarınızı 5-6 cümlelik kısa bir metinle anlatınız. Model metin: يَوْمِيّاتي الصِّحِّيَّةُ: أَسْتَيْقِظُ مُبَكِّرًا وَأَغْسِلُ وَجْهي. أُنَظِّفُ أَسْناني مَرَّتَيْنِ في اليَوْمِ. أَتَناوَلُ الفُطورَ وَآكُلُ تُفّاحَةً. أَغْسِلُ يَدَيَّ بِالماءِ وَالصّابونِ قَبْلَ الطَّعامِ. لا أَشْرَبُ المَشْروباتِ الغازِيَّةَ. أَنامُ في السّاعَةِ العاشِرَةِ. Kendi metninizde önce modeli kopyalayınız, sonra kelimeleri değiştirerek (örneğin تُفّاحَةً yerine بُرْتُقالَةً) özgün cümleler kurunuz.

Yansıtma: Dönem boyunca öğrendiğiniz sağlık kelime ve kalıplarını düşününüz: Hangi kalıbı en kolay kullanıyorsunuz? Bir arkadaşınıza Arapça hal sorabiliyor, ona tavsiye verebiliyor ve şifa dileyebiliyor musunuz? Bu soruların cevabını أَسْتَطيعُ أَنْ أَسْأَلَ: ما بِكَ؟ (Neyin var diye sorabiliyorum) gibi cümlelerle defterinize yazınız. Böylece hem öğrendiklerinizi tekrar etmiş hem de eksiklerinizi fark etmiş olursunuz.

Yazma AdımıKullanılacak KalıpÖrnek
1. Sabah rutiniMuzâri fiilأَغْسِلُ وَجْهي
2. Temizlik sıklığıمَرَّتَيْنِ / ثَلاثَ مَرّاتٍأُنَظِّفُ أَسْناني مَرَّتَيْنِ
3. BeslenmeCins ismi / tek tanesiآكُلُ تُفّاحَةً
4. Kaçınılan şeyلا + muzâriلا أَشْرَبُ المَشْروباتِ الغازِيَّةَ
5. Kendine tavsiyeيَجِبُ عَلَيَّ أَنْيَجِبُ عَلَيَّ أَنْ أَنامَ مُبَكِّرًا
ROL CANLANDIRMA VE SAĞLIK GÜNLÜĞÜ PLANIDİYALOG MODELİ (kadın muhatap)Selmâ: Mâ biki yâ Zeyneb?Zeyneb: Indî magsun.Selmâ: Hel indeki hummâ?Zeyneb: Lâ, mâ indî hummâ.Selmâ: Lâ dâiye li'l-kalak. Şefâkillâh!SAĞLIK GÜNLÜĞÜ (yevmiyyâtî es-sıhhiyye)1. Sabah: Ağsilu vechî.2. Sıklık: Unazzifu esnânî merrateyn.3. Beslenme: Âkulu tuffâhaten.4. Kaçınma: Lâ eşrabu'l-meşrûbâti'l-ğâziyye.5. Tavsiye: Yecibu aleyye en enâme.Önce modeli kopyala, sonra kelimeleri değiştirErkeğe: Mâ bike? - Şefâkellâh | Kadına: Mâ biki? - Şefâkillâh
🔍 Büyütmek için dokunun

Örnekler

  1. Örnek 1Erkek bir arkadaşa sorulan «ما بِكَ يا عَلِيُّ؟» sorusunu kız arkadaşınız Elif'e sorulacak şekilde yeniden yazınız ve Elif'in «Başım ağrıyor» anlamında vereceği cevabı Arapça olarak yazınız.

    Cevabı göster

    1. adım: Muhatap kadın olduğu için بِكَ zamiri بِكِ olur: «ما بِكِ يا أَليفُ؟» 2. adım: Cevapta birinci tekil şahıs kullanılır: «بي صُداعٌ» veya «عِنْدي صُداعٌ». 3. adım: صُداعٌ kelimesi sona kalmış mübtedâ olduğu için ötreli okunur. Sonuç: «ما بِكِ يا أَليفُ؟ - عِنْدي صُداعٌ.» (Neyin var Elif? - Başım ağrıyor.)

  2. Örnek 2«هَلْ عِنْدَكَ كُحَّةٌ؟» sorusuna önce olumlu, sonra iki farklı olumsuz cevap veriniz.

    Cevabı göster

    Olumlu: «نَعَمْ، عِنْدي كُحَّةٌ.» (Evet, öksürüğüm var.) Olumsuz 1: «لا، ما عِنْدي كُحَّةٌ.» (Hayır, öksürüğüm yok.) Olumsuz 2: «لا، لَيْسَ عِنْدي كُحَّةٌ.» Her üç cevapta da كُحَّةٌ merfûdur; çünkü عِنْدي öne alınmış haber, كُحَّةٌ ise mübtedâdır.

  3. Örnek 3«Dün hastalandım, doktor beni muayene etti ve ilacı aldım.» cümlesini Arapçaya çeviriniz.

    Cevabı göster

    1. adım: Hastalanmak مَرِضَ → ben: مَرِضْتُ. 2. adım: Muayene etmek فَحَصَ → doktor beni: فَحَصَني الطَّبيبُ (fiile bitişen ـني «beni» demektir). 3. adım: Almak تَناوَلَ → ben: تَناوَلْتُ الدَّواءَ. Sonuç: «أَمْسِ مَرِضْتُ، فَفَحَصَني الطَّبيبُ، وَتَناوَلْتُ الدَّواءَ.»

  4. Örnek 4Bir arkadaşınıza «Günde kaç kez ellerini yıkarsın?» diye Arapça sorunuz ve ona «Günde beş kez» cevabını veriniz.

    Cevabı göster

    1. adım: Soru kalıbı كَمْ مَرَّةً... في اليَوْمِ؟; fiil غَسَلَ ← تَغْسِلُ (sen yıkarsın). 2. adım: Soru: «كَمْ مَرَّةً تَغْسِلُ يَدَيْكَ في اليَوْمِ؟» 3. adım: Cevap: «أَغْسِلُ يَدَيَّ خَمْسَ مَرّاتٍ في اليَوْمِ.» Burada مَرَّةٌ dişil olduğu için sayı ة almadan خَمْسَ şeklinde gelmiş, sayılan şey çoğul ve mecrur (مَرّاتٍ) olmuştur.

  5. Örnek 5«يَجِبُ عَلَيْكَ أَنْ تَأْكُلَ الخَضْرَواتِ وَلا تَشْرَبِ الماءَ البارِدَ.» cümlesini kadın muhataba göre yeniden yazınız.

    Cevabı göster

    1. adım: عَلَيْكَ → عَلَيْكِ. 2. adım: Kadına muzâri تَأْكُلينَ; أَنْ edatından sonra sondaki ن düşer: أَنْ تَأْكُلي. 3. adım: Yasaklamada تَشْرَبينَ → لا تَشْرَبي. Sonuç: «يَجِبُ عَلَيْكِ أَنْ تَأْكُلي الخَضْرَواتِ وَلا تَشْرَبي الماءَ البارِدَ.» (Sebze yemen gerekir, soğuk su içme.)

  6. Örnek 6Okuma metnindeki «لا داعِيَ لِلْقَلَقِ، عِنْدَكَ زُكامٌ. يَجِبُ عَلَيْكَ أَنْ تَسْتَريحَ في البَيْتِ.» cümlelerini Türkçeye çeviriniz ve cümlede kullanılan hedef kalıpları belirtiniz.

    Cevabı göster

    Çeviri: «Endişeye gerek yok, nezlen var. Evde dinlenmen gerekir.» Kalıplar: 1) لا داعِيَ لِلْقَلَقِ - hedef sosyal ifade (teselli). 2) عِنْدَكَ زُكامٌ - عِنْدَ + zamir ile sahip olma; زُكامٌ merfû. 3) يَجِبُ عَلَيْكَ أَنْ تَسْتَريحَ - gereklilik; تَسْتَريحُ fiili أَنْ ile fethalanmıştır.

Kavram Kartları

1 / 8

Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1«.......... يا مَرْيَمُ؟ - عِنْدي مَغْصٌ.» diyaloğunda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

  2. 2«هَلْ عِنْدَكَ صُداعٌ؟» sorusuna verilen olumsuz cevap aşağıdakilerden hangisidir?

  3. 3«Doktor hastayı muayene etti.» cümlesinin Arapçası aşağıdakilerden hangisidir?

  4. 4«كَمْ مَرَّةً تَتَناوَلُ الدَّواءَ في اليَوْمِ؟» sorusuna verilebilecek en uygun cevap aşağıdakilerden hangisidir?

  5. 5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.

    • «ما بِكِ؟» sorusu kadın muhataba yöneltilir.
    • «هَلْ عِنْدَكَ حُمّى؟» sorusunun olumsuz cevabı «نَعَمْ، ما عِنْدي حُمّى» şeklindedir.
    • عالَجَ (tedavi etmek) fiilinin muzârisi ön eki fethalı olarak يَعالِجُ şeklinde okunur.
    • «كَمْ مَرَّةً» kalıbında كَمْ edatından sonra gelen isim tekil ve mansubdur.
    • تُفّاحَةٌ kelimesi «bir elma, bir tane elma» anlamına gelir.
  6. 6Aşağıdaki Arapça kelime ve ifadeleri Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  7. 7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.

    1. Erkek bir arkadaşımıza «Neyin var?» diye sorarken « بِكَ؟» deriz.
    2. «Hastalanmak» anlamındaki fiilin mâzî kalıbı şeklindedir.
    3. Dişlerimizi temizlemek için الأَسْنانِ (diş fırçası) kullanırız.
    4. «Günde kaç kez?» sorusu «كَمْ في اليَوْمِ؟» şeklinde kurulur.
    5. Endişelenen birini rahatlatmak için «لا داعِيَ » (Endişeye gerek yok) denir.
  8. 8Arkadaşınız Selim iki gündür okula gelmiyor. Onu telefonla arayarak 1) halini sorduğunuz, 2) belirli bir belirtinin olup olmadığını sorduğunuz, 3) ilacını günde kaç kez aldığını öğrendiğiniz, 4) ona bir tavsiye ve bir yasak bildirdiğiniz, 5) şifa dilediğiniz Arapça bir diyalog yazınız.

Kısaca

  • Hal sorma: Erkeğe ما بِكَ؟, kadına ما بِكِ؟ (Neyin var?) diye sorulur; cevap بي صُداعٌ veya عِنْدي صُداعٌ (Başım ağrıyor) şeklinde verilir.
  • Olumlu-olumsuz cevap: هَلْ عِنْدَكَ حُمّى؟ sorusuna نَعَمْ، عِنْدي حُمّى veya لا، ما عِنْدي حُمّى diye cevap verilir; عِنْدَ yapısında sahip olunan şey merfû (ötreli) gelir.
  • Sağlık fiilleri: تَناوَلَ (almak/yemek), عالَجَ (tedavi etmek), فَحَصَ (muayene etmek), مَرِضَ (hastalanmak), نَظَّفَ (temizlemek) ve غَسَلَ (yıkamak) fiilleri mâzî ve muzâride çekimlenir.
  • Sıklık: كَمْ مَرَّةً... في اليَوْمِ؟ sorusundaki مَرَّةً tekil ve mansubdur; cevap مَرَّةً واحِدَةً، مَرَّتَيْنِ، ثَلاثَ مَرّاتٍ şeklinde verilir.
  • Beslenme ve temizlik: الخَضْرَواتُ (sebzeler) ve الفَواكِهُ (meyveler) sağlıklı beslenmenin, فُرْشاةُ الأَسْنانِ ve الصّابونُ temizliğin temel kelimeleridir; «اَلطُّهُورُ شَطْرُ الْإِيمَانِ» hadisi temizliğin önemini vurgular.
  • Sosyal ifadeler: Hastaya شَفاكَ اللّٰهُ / شَفاكِ اللّٰهُ (Allah şifa versin), endişelenen birine لا داعِيَ لِلْقَلَقِ (Endişeye gerek yok) denir.

Bu dersin öteki kaynakları