İlk haftamızda أَقَارِبِي (Akrabalarım) dersinin giriş bölümünde temel akrabalık adlarını, işaret isimlerini (هَذَا، هَذِهِ، هَذَانِ، هَاتَانِ، هَؤُلَاءِ) ve gaip zamirlerini (هُوَ، هِيَ، هُمَا، هُمْ، هُنَّ) öğrenmiştik. Bu haftaki dersimizde dersin ikinci yarısını (sayfa 18-33) tamamlıyor; karşımızdaki kişilere hitap ederken kullandığımız muhatap zamirlerini ve kendimizi anlatırken kullandığımız mütekellim zamirlerini, هَيَّا نَتَعَرَّفْ عَلَى أُسْرَتِي (Ailemle Tanışalım) okuma metnini, الصَّدِيقَانِ الْقَدِيمَانِ (Eski İki Arkadaş) diyaloğunu, mesleklerin kırık/kurallı çoğullarını ve İbrahim suresi 41. ayetteki anne-baba duasını inceliyoruz.
Muhatap (2. Şahıs) ve Mütekellim (1. Şahıs) Zamirleriyle Meslek İfadeleri
Arapçada karşımızdaki muhataba veya muhataplara mesleklerini söylerken sayı (müfred/tekil, müsenna/ikil, cemi/çoğul) ve cinsiyet (müzekker/eril, müennes/dişil) uyumuna dikkat edilir: • Tekil Eril (Müfred Müzekker): أَنْتَ مُتَقَاعِدٌ. (Sen emeklisin.) / أَنْتَ مُدَرِّسٌ. (Sen öğretmensin.) • Tekil Dişil (Müfred Müennes): أَنْتِ مُوَظَّفَةٌ. (Sen memursun.) / أَنْتِ مُدَرِّسَةٌ. (Sen kadın öğretmensin.) • İkil Eril ve Dişil (Müsenna): İki erkeğe de iki kadına da hitap edilirken aynı zamir (أَنْتُمَا) kullanılır, ancak haber olan meslek adı cinsiyete göre değişir: أَنْتُمَا مُهَنْدِسَانِ. (İkiniz erkek mühendissiniz.) — أَنْتُمَا طَبِيبَتَانِ. (İkiniz kadın doktorsunuz.) • Çoğul Eril (Cemi Müzekker): أَنْتُمْ مُدَرِّسُونَ. (Siz öğretmenlersiniz.) / أَنْتُمْ عَامِلُونَ. (Siz işçilersiniz.) • Çoğul Dişil (Cemi Müennes): أَنْتُنَّ مُهَنْدِسَاتٌ. (Siz kadın mühendislersiniz.) / أَنْتُنَّ طَبِيبَاتٌ. (Siz kadın doktorlarsınız.)
Konuşan kişinin kendisini ifade ettiği mütekellim zamirleri ise أَنَا (ben) ve نَحْنُ (biz) olmak üzere iki tanedir. Bu iki zamirde eril ve dişil için ayrı zamir kelimesi yoktur; cinsiyet ve sayı farkı meslek isminden anlaşılır: • Tekil (أَنَا): أَنَا مُدَرِّسٌ فِي الْمَدْرَسَةِ. (Ben okulda erkek öğretmenim.) — أَنَا مُدَرِّسَةٌ فِي الْمَدْرَسَةِ. (Ben okulda kadın öğretmenim.) • İkil (نَحْنُ): Arapçada iki kişi 'biz' derken de نَحْنُ kullanır! نَحْنُ مُهَنْدِسَانِ فِي الشَّرِكَةِ. (Biz şirkette iki erkek mühendisiz.) — نَحْنُ مُهَنْدِسَتَانِ فِي الشَّرِكَةِ. (Biz şirkette iki kadın mühendisiz.) • Çoğul (نَحْنُ): نَحْنُ طَبَّاخُونَ فِي الْمَطْعَمِ. (Biz lokantada erkek aşçılarız.) — نَحْنُ طَبَّاخَاتٌ فِي الْمَطْعَمِ. (Biz lokantada kadın aşçılarız.)
Okuma Metni Çözümlemesi: “Ailemle Tanışalım” (هَيَّا نَتَعَرَّفْ عَلَى أُسْرَتِي)
Ders kitabının 20-23. sayfalarında yer alan okuma metninde aile bireyleri hem meslekleriyle hem de topluma ve aileye sundukları hizmetlerle tanıtılır: • هَيَّا نَتَعَرَّفْ عَلَى أُسْرَتِي. — Haydi ailemle tanışalım. • وَالِدِي مُحَامٍ، يُدَافِعُ عَنِ الْعَدَالَةِ. — Babam avukattır, adaleti savunur. • وَالِدَتِي رَبَّةُ الْبَيْتِ، تَهْتَمُّ بِعَائِلَتِنَا. — Annem ev hanımıdır, ailemizle ilgilenir. • أَخِي طَبِيبٌ، يَفْحَصُ الْمَرْضَى. — Erkek kardeşim doktordur, hastaları muayene eder. • أُخْتِي مُدَرِّسَةٌ، تُدَرِّسُ الدُّرُوسَ. — Kız kardeşim öğretmendir, dersleri okutur/anlatır.
Metnin devamında yakın akrabalar ve anlatıcının kendi mesleği yer alır: • عَمِّي شُرْطِيٌّ، يُحَافِظُ عَلَى الْوَطَنِ. — Amcam polistir, vatanı korur. • عَمَّتِي مُهَنْدِسَةٌ، تَعْمَلُ فِي الشَّرِكَةِ. — Halam mühendistir, şirkette çalışır. • أَنَا سَائِقٌ، أَسُوقُ سَيَّارَةَ أُجْرَةٍ. — Ben şoförüm, taksi (ticari araç) sürerim. • نَحْنُ أُسْرَةٌ كَبِيرَةٌ وَسَعِيدَةٌ. — Biz büyük ve mutlu bir aileyiz. Ayrıca yazma bölümündeki (sayfa 28) metinde خَالِي مُحَامٍ، وَهُوَ يَعْمَلُ فِي الْمَكْتَبِ (Dayım avukattır ve ofiste/büroda çalışır) ve أُحِبُّ وَأَحْتَرِمُ أَقَارِبِي، وَأَزُورُهُمْ كُلَّ أُسْبُوعٍ (Akrabalarımı sever ve sayarım, onları her hafta ziyaret ederim) cümleleri yer alır.
Müzari (Geniş/Şimdiki Zaman) Fiillerde Tekil ve İkil Çekim Uyumu
Bir meslek sahibinin yaptığı işi anlatan müzari fiiller, cümlenin öznesi (zamir veya isim) tekil (müfred) ya da ikil (müsenna) olduğunda ona uygun çekimlenir (sayfa 24-25): • Gaip (3. Şahıs Eril): هُوَ سَائِقٌ، يَسُوقُ سَيَّارَةَ أُجْرَةٍ. (O şofördür, taksi sürer.) → İkil: هُمَا سَائِقَانِ، يَسُوقَانِ سَيَّارَةَ أُجْرَةٍ. (İkisi şofördür, taksi sürerler.) • Gaibe (3. Şahıs Dişil): هِيَ شُرْطِيَّةٌ، تُحَافِظُ عَلَى الْوَطَنِ. (O kadın polistir, vatanı korur.) → İkil: هُمَا شُرْطِيَّتَانِ، تُحَافِظَانِ عَلَى الْوَطَنِ. (İkisi kadın polistir, vatanı korurlar.)
Karşımızdaki kişilere hitap ederken (muhatap / muhataba) ise şu değişimler gerçekleşir: • Muhatap (2. Şahıs Eril Tekil → İkil): أَنْتَ طَبِيبٌ، تَفْحَصُ الْمَرْضَى. (Sen doktorsun, hastaları muayene edersin.) → أَنْتُمَا طَبِيبَانِ، تَفْحَصَانِ الْمَرْضَى. (İkiniz doktorsunuz, hastaları muayene edersiniz.) • Muhataba (2. Şahıs Dişil Tekil → İkil): Tek bir kadına 'sen' diye hitap edilirken (أَنْتِ) müzari fiilin başına تَـ / تُـ, sonuna ise ـينَ eki gelir: أَنْتِ مُدَرِّسَةٌ، تُدَرِّسِينَ الدُّرُوسَ. (Sen öğretmensin, ders okutursun.) / أَنْتِ مُمَرِّضَةٌ، تَعْمَلِينَ فِي الْمُسْتَشْفَى. (Sen hemşiresin, hastanede çalışırsın.) / أَنْتِ تَطْبُخِينَ الطَّعَامَ. (Sen yemek pişirirsin.) İki kadına hitap edildiğinde (أَنْتُمَا) ise son ek ـانِ olur: أَنْتُمَا مُدَرِّسَتَانِ، تُدَرِّسَانِ الدُّرُوسَ.
Konuşma Diyalogları: “Eski İki Arkadaş” (الصَّدِيقَانِ الْقَدِيمَانِ) ve Meslek Sorgulama
Kitabın 26. sayfasındaki الصَّدِيقَانِ الْقَدِيمَانِ (Eski İki Arkadaş) diyaloğunda uzun süre görüşmeyen iki arkadaşın karşılaşması, özlem bildirmesi ve birbirlerinin güncel mesleklerini sorması hem iki erkek (Hasan ve Furkan) hem de iki kadın (Leyla ve Selma) üzerinden modellenir: • Erkekler Arası Diyalog (Hasan ve Furkan): — Hasan: مَرْحَبًا يَا فُرْقَانُ. (Merhaba Furkan!) — Furkan: مَرْحَبًا حَسَنُ، مَا رَأَيْتُكَ مُنْذُ زَمَنٍ طَوِيلٍ، أَنَا مُشْتَاقٌ إِلَيْكَ. (Merhaba Hasan, seni uzun zamandır görmedim, seni özledim.) — Hasan: وَأَنَا أَيْضًا، مَا مِهْنَتُكَ الآنَ؟ (Ben de [özledim], şimdi senin mesleğin nedir?) — Furkan: أَنَا مُحَامٍ، أُدَافِعُ عَنِ الْعَدَالَةِ، وَأَنْتَ مَا مِهْنَتُكَ الآنَ؟ (Ben avukatım, adaleti savunurum; peki şimdi senin mesleğin nedir?) — Hasan: أَنَا مُهَنْدِسٌ، أَعْمَلُ فِي الْمَكْتَبِ. (Ben mühendisim, ofiste çalışırım.) — Furkan: مَا شَاءَ اللّٰهُ. (Maşallah!)
Aynı diyalog iki kadın arkadaş (Leyla ve Selma) arasında geçtiğinde zamir ekleri ve sıfatlar müennes (dişil) biçime dönüşür: • مَا رَأَيْتُكِ مُنْذُ زَمَنٍ طَوِيلٍ، أَنَا مُشْتَاقَةٌ إِلَيْكِ. (Seni uzun zamandır görmedim, seni özledim [konuşan kadın olduğu için مُشْتَاقَةٌ, muhatap kadın olduğu için إِلَيْكِ].) • مَا مِهْنَتُكِ الآنَ؟ (Şimdi senin mesleğin nedir?) Sayfa 27’deki Serdar ve Betül diyaloğunda ise anne ve babanın ne iş yaptığı ve nerede çalıştığı sorulur: • مَاذَا يَعْمَلُ وَالِدُكِ؟ — هُوَ مُهَنْدِسٌ. — أَيْنَ يَعْمَلُ؟ — يَعْمَلُ فِي الشَّرِكَةِ. (Baban ne iş yapar? — O mühendistir. — Nerede çalışır? — Şirkette çalışır.) • وَمَاذَا تَعْمَلُ وَالِدَتُكِ؟ — هِيَ طَبَّاخَةٌ. — أَيْنَ تَعْمَلُ؟ — تَعْمَلُ فِي الْمَطْعَمِ. (Annen ne iş yapar? — O aşçıdır. — Nerede çalışır? — Lokantada/restoranda çalışır.)
Meslek İsimlerinin Tekil-Çoğul Eşleştirmeleri ve هَلْ Soru Kalıbı
Alıştırmalar (التَّدْرِيبَات) bölümünde (sayfa 30-31) mesleklerin müfred (tekil), müsenna (ikil) ve cemi (çoğul) biçimleri eşleştirilir. Arapçada mesleklerin çoğulu üç şekilde yapılır: 1. Kurallı Eril Çoğul (Cem-i Müzekker Salim — ـونَ ekiyle): مُدَرِّسٌ → مُدَرِّسُونَ (öğretmenler), سَائِقٌ → سَائِقُونَ (şoförler), مُوَظَّفٌ → مُوَظَّفُونَ (memurlar), مُهَنْدِسٌ → مُهَنْدِسُونَ (mühendisler), طَبَّاخٌ → طَبَّاخُونَ (aşçılar). 2. Kurallı Dişil Çoğul (Cem-i Müennes Salim — ـاتٌ ekiyle): مُمَرِّضَةٌ → مُمَرِّضَاتٌ (hemşireler), مُهَنْدِسَةٌ → مُهَنْدِسَاتٌ (kadın mühendisler), مُوَظَّفَةٌ → مُوَظَّفَاتٌ (kadın memurlar), طَبِيبَةٌ → طَبِيبَاتٌ (kadın doktorlar), مُدَرِّسَةٌ → مُدَرِّسَاتٌ (kadın öğretmenler), شُرْطِيَّةٌ → شُرْطِيَّاتٌ (kadın polisler). 3. Kırık Çoğul (Cem-i Mükesser): Kelimenin yapısı değişerek çoğul olur: طَبِيبٌ → أَطِبَّاءُ (doktorlar) ve عَامِلٌ → عُمَّالٌ (işçiler).
هَلْ (-mı/-mi?) soru edatıyla sorulan meslek sorularına نَعَمْ (evet) veya لَا (hayır) ile cevap verilirken zamir ve sayı uyumu korunur: • هَلْ هُوَ مُتَقَاعِدٌ؟ — لَا، هُوَ عَامِلٌ. (O emekli midir? — Hayır, o işçidir.) • هَلْ هُمَا طَبِيبَتَانِ؟ — نَعَمْ، هُمَا طَبِيبَتَانِ. (İkisi kadın doktor mudur? — Evet, ikisi kadın doktordur.) • هَلْ هُمْ مُوَظَّفُونَ؟ — نَعَمْ، هُمْ مُوَظَّفُونَ. (Onlar memur mudurlar? — Evet, onlar memurdurlar.)
| Meslek (Tekil - İkil - Çoğul) | Anlamı | Yaptığı İş (Fiil Kalıbı) | Çalıştığı Yer (المَكَان) |
|---|---|---|---|
| مُحَامٍ / مُحَامِيَانِ / مُحَامُونَ | Avukat | يُدَافِعُ عَنِ الْعَدَالَةِ (Adaleti savunur) | فِي الْمَكْتَبِ (Ofiste / Büroda) |
| شُرْطِيٌّ / شُرْطِيَّانِ / شُرْطِيَّاتٌ | Polis | يُحَافِظُ عَلَى الْوَطَنِ (Vatanı korur) | فِي الْوَطَنِ / الْمَدِينَةِ (Vatanda / Şehirde) |
| طَبِيبٌ / طَبِيبَانِ / أَطِبَّاءُ | Doktor | يَفْحَصُ الْمَرْضَى (Hastaları muayene eder) | فِي الْمُسْتَشْفَى (Hastanede) |
| مُدَرِّسٌ / مُدَرِّسَانِ / مُدَرِّسُونَ | Öğretmen | يُدَرِّسُ الدُّرُوسَ (Dersleri okutur) | فِي الْمَدْرَسَةِ (Okulda) |
| طَبَّاخٌ / طَبَّاخَانِ / طَبَّاخُونَ | Aşçı | يَطْبُخُ الطَّعَامَ (Yemek pişirir) | فِي الْمَطْعَمِ / الْمَطْبَخِ (Lokantada / Mutfakta) |
| عَامِلٌ / عَامِلَانِ / عُمَّالٌ | İşçi | يَعْمَلُ بِنَشَاطٍ (Gayretle çalışır) | فِي الْمَصْنَعِ (Fabrikada) |
| سَائِقٌ / سَائِقَانِ / سَائِقُونَ | Şoför / Sürücü | يَسُوقُ سَيَّارَةَ أُجْرَةٍ (Taksi sürer) | فِي الطَّرِيقِ / الشَّارِعِ (Yolda / Caddede) |
| رَبَّةُ الْبَيْتِ | Ev hanımı | تَهْتَمُّ بِعَائِلَتِنَا (Ailemizle ilgilenir) | فِي الْبَيْتِ (Evde) |
Cümledeki Hataları Düzeltme (التَّصْحِيح) ve İbrahim Suresi 41. Ayet Duası
Dersin son sayfasında (sayfa 33, 10. etkinlik) Arapça cümle kurarken en sık yapılan özne-yüklem (mübteda-haber) ve zamir-fiil uyumsuzluklarının nasıl düzeltileceği gösterilir: 1. أَنَا عَامِلٌ، يَعْمَلُ فِي الْمَصْنَعِ (Yanlış) → أَنَا عَامِلٌ، أَعْمَلُ فِي الْمَصْنَعِ (Doğru: Öznesi أَنَا olan fiil أَ ile başlar). 2. أَبِي وَأَخِي مُهَنْدِسٌ (Yanlış) → أَبِي وَأَخِي مُهَنْدِسَانِ (Doğru: Babam ve kardeşim iki kişi olduğu için haber ikil مُهَنْدِسَانِ olmalıdır). 3. أُخْتِي يَعْمَلُ فِي الْمُسْتَشْفَى (Yanlış) → أُخْتِي تَعْمَلُ فِي الْمُسْتَشْفَى (Doğru: أُخْتِي müennes olduğu için fiil تَعْمَلُ olur). 4. خَالِي مُدَرِّسَةٌ فِي الْمَدْرَسَةِ (Yanlış) → خَالِي مُدَرِّسٌ فِي الْمَدْرَسَةِ (Doğru: خَالِي [dayım] müzekker olduğu için مُدَرِّسٌ olur). 5. جَدِّي وَجَدَّتِي مُتَقَاعِدٌ (Yanlış) → جَدِّي وَجَدَّتِي مُتَقَاعِدَانِ (Doğru: Dedem ve ninem iki kişi olduğundan ikil مُتَقَاعِدَانِ kullanılır). 6. نَحْنُ أُسْرَةٌ كَبِيرٌ وَسَعِيدَةٌ (Yanlış) → نَحْنُ أُسْرَةٌ كَبِيرَةٌ وَسَعِيدَةٌ (Doğru: أُسْرَةٌ kelimesi müennes olduğu için sıfatı da كَبِيرَةٌ olmalıdır).
Akrabalarım (أَقَارِبِي) dersi, İbrahim suresi 41. ayette yer alan Hz. İbrahim’in (as) anne-babası ve bütün müminler için yaptığı Kur’an duasıyla tamamlanır: رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ Anlamı: 'Rabbimiz! Hesap kurulacağı (görüleceği) gün beni, ana-babamı ve müminleri bağışla!' (İbrahim suresi, 41. ayet). Bu ayette geçen وَالِدَيَّ kelimesi 'annem ve babam (iki ebeveynim)' anlamına gelen ikil (tesniye) bir isimdir ve İslam’da aile büyüklerine karşı vefa ve dua sorumluluğunu özetler.
Örnekler
Örnek 1Aşağıdaki tekil cümleleri başlarındaki ikil (müsenna) zamirlere uygun olarak yeniden yazınız (Sayfa 29, 4. etkinlik): 1) هُوَ مُدَرِّسٌ، يُدَرِّسُ الدُّرُوسَ. → هُمَا ... 2) هِيَ مُهَنْدِسَةٌ، تَعْمَلُ فِي الشَّرِكَةِ. → هُمَا ... 3) أَنْتَ شُرْطِيٌّ، تُحَافِظُ عَلَى الْوَطَنِ. → أَنْتُمَا ... 4) أَنْتِ مُحَامِيَةٌ، تُدَافِعِينَ عَنِ الْعَدَالَةِ. → أَنْتُمَا ...
Cevabı göster
1) هُمَا مُدَرِّسَانِ، يُدَرِّسَانِ الدُّرُوسَ. (İkisi öğretmendir, dersleri okuturlar.) 2) هُمَا مُهَنْدِسَتَانِ، تَعْمَلَانِ فِي الشَّرِكَةِ. (İkisi kadın mühendistir, şirkette çalışırlar.) 3) أَنْتُمَا شُرْطِيَّانِ، تُحَافِظَانِ عَلَى الْوَطَنِ. (İkiniz polissiniz, vatanı korursunuz.) 4) أَنْتُمَا مُحَامِيَتَانِ، تُدَافِعَانِ عَنِ الْعَدَالَةِ. (İkiniz kadın avukatsınız, adaleti savunursunuz.)
Örnek 2Karışık olarak verilen kelimeleri kurallı ve anlamlı Arapça cümleler hâline getiriniz ve Türkçelerini yazınız (Sayfa 29, 5. etkinlik): 1) وَأَحْتَرِمُهَا - أَنَا - أُحِبُّ - أُسْرَتِي 2) الْمَرْضَى - الْمُسْتَشْفَى - فِي - الطَّبِيبَتَانِ - تَفْحَصَانِ 3) شُرْطِيٌّ - الْوَطَنِ - هُوَ - عَلَى - يُحَافِظُ 4) مُهَنْدِسَةٌ - تَعْمَلُ - عَمَّتِي - الشَّرِكَةِ - فِي - وَهِيَ
Cevabı göster
1) أَنَا أُحِبُّ أُسْرَتِي وَأَحْتَرِمُهَا. — Ben ailemi severim ve ona saygı duyarım. 2) الطَّبِيبَتَانِ تَفْحَصَانِ الْمَرْضَى فِي الْمُسْتَشْفَى. — İki kadın doktor hastanede hastaları muayene ediyorlar. 3) هُوَ شُرْطِيٌّ، يُحَافِظُ عَلَى الْوَطَنِ. — O polistir, vatanı korur. 4) عَمَّتِي مُهَنْدِسَةٌ، وَهِيَ تَعْمَلُ فِي الشَّرِكَةِ. — Halam mühendistir ve o, şirkette çalışır.
Örnek 3Aşağıdaki Arapça sorulara ders kitabındaki bilgilere göre tam cümlelerle cevap veriniz (Sayfa 21 ve 29): 1) مَاذَا تَفْعَلُ الطَّبَّاخَةُ؟ 2) أَيْنَ يَعْمَلُ الطَّبَّاخُ؟ 3) مَاذَا يَفْعَلُ السَّائِقُ؟ 4) أَيْنَ تَعْمَلُ الْمُمَرِّضَةُ؟
Cevabı göster
1) الطَّبَّاخَةُ تَطْبُخُ الطَّعَامَ. (Kadın aşçı yemek pişirir.) 2) الطَّبَّاخُ يَعْمَلُ فِي الْمَطْعَمِ. (Aşçı lokantada/restoranda çalışır.) 3) السَّائِقُ يَسُوقُ سَيَّارَةَ أُجْرَةٍ. (Şoför taksi sürer.) 4) الْمُمَرِّضَةُ تَعْمَلُ فِي الْمُسْتَشْفَى. (Hemşire hastanede çalışır.)
Örnek 4Aşağıdaki tekil meslek isimlerinin Arapça çoğullarını (cemi biçimlerini) yazınız (Sayfa 30, 2. etkinlik): 1) طَبِيبٌ — 2) عَامِلٌ — 3) مُدَرِّسٌ — 4) سَائِقٌ — 5) مُهَنْدِسَةٌ — 6) مُمَرِّضَةٌ — 7) مُوَظَّفَةٌ
Cevabı göster
1) طَبِيبٌ (doktor) → أَطِبَّاءُ (kırık çoğul) 2) عَامِلٌ (işçi) → عُمَّالٌ (kırık çoğul) 3) مُدَرِّسٌ (öğretmen) → مُدَرِّسُونَ (kurallı eril çoğul) 4) سَائِقٌ (şoför) → سَائِقُونَ (kurallı eril çoğul) 5) مُهَنْدِسَةٌ (kadın mühendis) → مُهَنْدِسَاتٌ (kurallı dişil çoğul) 6) مُمَرِّضَةٌ (hemşire) → مُمَرِّضَاتٌ (kurallı dişil çoğul) 7) مُوَظَّفَةٌ (kadın memur) → مُوَظَّفَاتٌ (kurallı dişil çoğul)
Örnek 5Sayfa 32'deki doğruluk kontrolü etkinliğinde yer alan şu üç cümlenin neden yanlış (خطأ) olduğunu açıklayarak doğrularını yazınız: 1) الْمُحَامِيَانِ يَعْمَلَانِ فِي الْمَطْبَخِ. 2) رَبَّةُ الْبَيْتِ تَعْمَلُ فِي الْمُسْتَشْفَى. 3) الشُّرْطِيُّ يُدَرِّسُ الدُّرُوسَ.
Cevabı göster
1) الْمُحَامِيَانِ يَعْمَلَانِ فِي الْمَطْبَخِ cümlesinde 'İki avukat mutfakta çalışır' denilmiştir; oysa avukatlar ofiste/büroda çalışır: الْمُحَامِيَانِ يَعْمَلَانِ فِي الْمَكْتَبِ. 2) رَبَّةُ الْبَيْتِ تَعْمَلُ فِي الْمُسْتَشْفَى cümlesinde 'Ev hanımı hastanede çalışır' denilmiştir; oysa ev hanımı evde ailesiyle ilgilenir: رَبَّةُ الْبَيْتِ تَهْتَمُّ بِعَائِلَتِنَا فِي الْبَيْتِ. 3) الشُّرْطِيُّ يُدَرِّسُ الدُّرُوسَ cümlesinde 'Polis ders okutur' denilmiştir; oysa polis vatanı korur: الشُّرْطِيُّ يُحَافِظُ عَلَى الْوَطَنِ.
Örnek 6İbrahim suresi 41. ayette geçen 'رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ' duasının Türkçe anlamını ve ayetteki kelimelerin karşılıklarını yazınız.
Cevabı göster
• Türkçe Meali: 'Rabbimiz! Hesap kurulacağı gün beni, ana-babamı ve müminleri bağışla!' (İbrahim suresi, 41. ayet). • Kelime Çözümlemesi: رَبَّنَا (Rabbimiz), اغْفِرْ لِي (beni bağışla), وَلِوَالِدَيَّ (ve annemi-babamı / ebeveynimi), وَلِلْمُؤْمِنِينَ (ve müminleri), يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ (hesabın kurulacağı gün / kıyamet günü).
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1'هَيَّا نَتَعَرَّفْ عَلَى أُسْرَتِي' okuma metnine göre 'وَالِدِي مُحَامٍ، ............. عَنِ الْعَدَالَةِ.' cümlesinde boş bırakılan yere gelmesi gereken uygun fiil aşağıdakilerden hangisidir?
Avukat (مُحَامٍ) adaleti savunur; 'savunur' anlamına gelen ve عَنْ harf-i ceriyle kullanılan fiil يُدَافِعُ (يُدَافِعُ عَنِ الْعَدَالَةِ) fiilidir.
2'.......... طَبِيبَتَانِ، تَفْحَصَانِ الْمَرْضَى فِي الْمُسْتَشْفَى.' cümlesinin başındaki boşluğa aşağıdaki zamirlerden hangisi getirilmelidir?
Cümlede meslek ismi ikil dişil (طَبِيبَتَانِ — iki kadın doktor) ve fiil de muhatap/gaibe ikil (تَفْحَصَانِ) çekimli olduğu için seçenekler arasındaki tek ikil zamir olan أَنْتُمَا (ikiniz) getirilmelidir.
3Aşağıdaki tekil (müfred) ve çoğul (cemi) meslek eşleştirmelerinden hangisi YANLIŞTIR?
سَائِقٌ (şoför) kelimesinin çoğulu kurallı eril çoğul olan سَائِقُونَ (kadın şoförler için سَائِقَاتٌ) biçimindedir; مَسَائِقُ diye bir çoğul yoktur.
4Uzun süredir görmediği kadın arkadaşı Leyla ile karşılaşan Selma, 'Seni özledim.' demek için aşağıdaki cümlelerden hangisini kullanmalıdır?
Konuşan kişi kadın (Selma) olduğu için sıfat müennes (مُشْتَاقَةٌ), hitap edilen kişi de kadın (Leyla) olduğu için zamir إِلَيْكِ biçiminde kullanılır: أَنَا مُشْتَاقَةٌ إِلَيْكِ.
5Arapça 1. Ünite 1. Ders (أَقَارِبِي) dil kuralları ve metinlerine göre aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- 'عَمِّي شُرْطِيٌّ، يُحَافِظُ عَلَى الْوَطَنِ.' cümlesi 'Amcam polistir, vatanı korur.' anlamına gelir.
عَمِّي amcam, شُرْطِيٌّ polis, يُحَافِظُ عَلَى الْوَطَنِ ise vatanı korur demektir.
- 'أَنْتِ' (sen - kadın) zamiriyle kurulan 'أَنْتِ مُمَرِّضَةٌ' cümlesinin devamında müzari fiil 'يَعْمَلُ فِي الْمُسْتَشْفَى' şeklinde gelir.
أَنْتِ (tekil muhataba) zamiriyle müzari fiil يَعْمَلُ değil, تَعْمَلِينَ (تَعْمَلِينَ فِي الْمُسْتَشْفَى) biçiminde çekimlenir.
- Arapçada iki kişi kendilerini tanıtırken de 'نَحْنُ' zamirini kullanır (Örneğin: نَحْنُ مُهَنْدِسَانِ).
Birinci şahısta ikil ve çoğul için ortak olarak نَحْنُ zamiri kullanılır.
- 'جَدِّي وَجَدَّتِي مُتَقَاعِدَانِ، وَهُمَا لَا يَعْمَلَانِ.' cümlesinde dede ve ninenin emekli oldukları ve çalışmadıkları belirtilmektedir.
مُتَقَاعِدَانِ iki emekli, لَا يَعْمَلَانِ ise ikisi çalışmıyor anlamına gelir.
- 'وَالِدَتِي رَبَّةُ الْبَيْتِ، تَهْتَمُّ بِعَائِلَتِنَا.' cümlesinde annenin şirkette mühendis olarak çalıştığı anlatılmaktadır.
رَبَّةُ الْبَيْتِ ev hanımı demektir; cümlede 'Annem ev hanımıdır, ailemizle ilgilenir.' denilmektedir.
- 'عَمِّي شُرْطِيٌّ، يُحَافِظُ عَلَى الْوَطَنِ.' cümlesi 'Amcam polistir, vatanı korur.' anlamına gelir.
6Aşağıdaki Arapça cümleleri Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki Arapça cümlelerde boş bırakılan yerleri kutudaki uygun kelimelerle tamamlayınız.
- عَمِّي شُرْطِيٌّ، عَلَى الْوَطَنِ.
- أُخْتِي مُدَرِّسَةٌ، الدُّرُوسَ فِي الْمَدْرَسَةِ.
- هُمَا سَائِقَانِ، سَيَّارَةَ أُجْرَةٍ.
- أَنْتُنَّ فِي الْمُسْتَشْفَى.
- نَحْنُ أُسْرَةٌ وَسَعِيدَةٌ.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Arapçada aile bireylerini ve mesleklerini tanıtırken dikkat edilen (1) Zamir-Meslek Uyumu, (2) Meslek-Fiil-Mekân İlişkisi ve (3) Akrabalık Değerleri konularını 3 adımda özetleyiniz.
1. ipucu: 1. Adım: Tekil (أَنَا، أَنْتَ، أَنْتِ), ikil (أَنْتُمَا، هُمَا، نَحْنُ) ve çoğul (أَنْتُمْ، أَنْتُنَّ، نَحْنُ) zamirlerin meslek isimleriyle uyum kuralını yazınız.
2. ipucu: 2. Adım: Avukat, polis, doktor ve aşçının yaptığı işi ve çalışma yerini Arapça ifadeleriyle belirtiniz.
3. ipucu: 3. Adım: Aileye karşı görevlerimizi anlatan fiilleri ve İbrahim suresi 41. ayetteki duayı açıklayınız.
Cevap: 1. Zamir ve Meslek Uyumu: Tekil erilde meslek adı yalın (أَنْتَ مُدَرِّسٌ), tekil dişilde ـة ekli (أَنْتِ مُدَرِّسَةٌ), ikilde ـانِ / ـتَانِ ekli (أَنْتُمَا مُهَنْدِسَانِ / طَبِيبَتَانِ), eril çoğulda ـونَ veya kırık çoğul (مُدَرِّسُونَ، أَطِبَّاءُ، عُمَّالٌ), dişil çoğulda ise ـاتٌ ekli (أَنْتُنَّ طَبِيبَاتٌ) kullanılır. 2. Meslek, İş ve Çalışma Yeri: Avukat (مُحَامٍ) ofiste (فِي الْمَكْتَبِ) çalışır ve adaleti savunur (يُدَافِعُ عَنِ الْعَدَالَةِ); polis (شُرْطِيٌّ) vatanı korur (يُحَافِظُ عَلَى الْوَطَنِ); doktor (طَبِيبٌ) hastanede (فِي الْمُسْتَشْفَى) hastaları muayene eder (يَفْحَصُ الْمَرْضَى); aşçı (طَبَّاخٌ) lokantada (فِي الْمَطْعَمِ) yemek pişirir (يَطْبُخُ الطَّعَامَ). 3. Akrabalık Değerleri ve Dua: Müslüman ailesini sever ve sayar (أُحِبُّ وَأَحْتَرِمُ أَقَارِبِي), onları her hafta ziyaret eder (أَزُورُهُمْ كُلَّ أُسْبُوعٍ) ve İbrahim suresi 41. ayetteki رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ duasıyla anne-babası için Allah’tan mağfiret (bağışlanma) diler.
Kısaca
- Karşımızdaki kişilere mesleklerini söylerken muhatap zamirleri kullanılır: tek erkek için أَنْتَ (أَنْتَ مُتَقَاعِدٌ), tek kadın için أَنْتِ (أَنْتِ مُوَظَّفَةٌ), iki kişi için أَنْتُمَا (أَنْتُمَا طَبِيبَتَانِ / مُهَنْدِسَانِ), erkek topluluğu için أَنْتُمْ (أَنْتُمْ مُدَرِّسُونَ) ve kadın topluluğu için أَنْتُنَّ (أَنْتُنَّ مُهَنْدِسَاتٌ).
- Konuşan kişi tek başına kendisini tanıtırken أَنَا (أَنَا مُدَرِّسٌ / أَنَا مُدَرِّسَةٌ), iki kişi veya ikiden fazla kişi kendilerini tanıtırken ise ortak olarak نَحْنُ zamirini kullanır (نَحْنُ مُهَنْدِسَانِ / نَحْنُ طَبَّاخُونَ / نَحْنُ طَبَّاخَاتٌ).
- Okuma metninde geçen yeni meslek ve görev kalıpları şunlardır: مُحَامٍ — يُدَافِعُ عَنِ الْعَدَالَةِ (avukat — adaleti savunur), رَبَّةُ الْبَيْتِ — تَهْتَمُّ بِعَائِلَتِنَا (ev hanımı — ailemizle ilgilenir), شُرْطِيٌّ — يُحَافِظُ عَلَى الْوَطَنِ (polis — vatanı korur), سَائِقٌ — يَسُوقُ سَيَّارَةَ أُجْرَةٍ (şoför — taksi sürer) ve طَبَّاخٌ — يَطْبُخُ الطَّعَامَ فِي الْمَطْعَمِ (aşçı — lokantada yemek pişirir).
- Müzari fiil çekiminde tek kadına hitap edilirken (أَنْتِ) fiilin sonuna ـينَ eki gelir (أَنْتِ تَعْمَلِينَ، تُدَرِّسِينَ، تُحَافِظِينَ); iki kişide (هُمَا / أَنْتُمَا) ise fiilin sonuna ـانِ eki eklenir (يَسُوقَانِ، تَفْحَصَانِ، يُدَافِعَانِ).
- Meslek isimlerinin çoğullarında kurallı eril çoğul (مُدَرِّسُونَ، مُوَظَّفُونَ، سَائِقُونَ) ve kurallı dişil çoğul (مُهَنْدِسَاتٌ، مُمَرِّضَاتٌ، طَبِيبَاتٌ) yanında kırık çoğullar (cem-i mükesser) da yer alır: طَبِيبٌ → أَطِبَّاءُ (doktorlar) ve عَامِلٌ → عُمَّالٌ (işçiler).
- Dersin sonunda İbrahim suresi 41. ayetteki رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ duasıyla anne-babaya ve müminlere dua etme adabı pekiştirilir.