İkinci ünitemiz «Kendimi Keşfediyorum» (أَكْتَشِفُ نَفْسِي) kapsamında beden sağlığımızı (صِحَّتِي), beş duyumuzu (الْحَوَاسُّ الْخَمْسُ), hastalık şikâyetlerini ve sağlıklı yaşam ilkelerini bütüncül olarak ele alıyoruz. Doktor muayenesinde kullanılan «بِمَ تَشْعُرُ؟ / أَشْعُرُ بِأَلَمٍ فِي...» kalıplarını, gereklilik bildiren «يَجِبُ أَنْ...» yapılarını, geçmiş olsun dileklerini (سَلَامَتُكَ / شَفَاكَ اللّٰهُ) ve sağlığın değerini vurgulayan hikmetli sözleri uygulamalı olarak pekiştiriyoruz.
Hedef Kelimeler: Vücudun Organları ve Beş Duyu İfadeleri
Arapçada insan bedeni «جِسْمٌ» (çoğulu أَجْسَامٌ), organlar ise «أَعْضَاءُ الْجِسْمِ» (tekili عُضْوٌ) tamlamasıyla karşılanır. Baş bölgesindeki organlarımız رَأْسٌ (baş), عَيْنٌ (göz), أُذُنٌ (kulak), أَنْفٌ (burun), فَمٌ (ağız), لِسَانٌ (dil), سِنٌّ / أَسْنَانٌ (diş / dişler) ve حَلْقٌ (boğaz) kelimeleridir. Gövde ve uzuvlarımız ise يَدٌ (el), رِجْلٌ (bacak), قَدَمٌ (ayak), ظَهْرٌ (sırt), بَطْنٌ (karın), مَعِدَةٌ (mide) ve قَلْبٌ (kalp) sözcükleriyle ifade edilir.
Beş duyumuzu (الْحَوَاسُّ الْخَمْسُ) anlatırken muzâri fiilin yanına vasıta bildiren «بِـ» (ile) harf-i ceri ve ilgili duyu organı getirilir: أَرَى بِالْعَيْنِ (Gözle görürüm), أَسْمَعُ بِالْأُذُنِ (Kulakla duyarım), أَشُمُّ بِالْأَنْفِ (Burunla koklarım), أَتَذَوَّقُ بِاللِّسَانِ (Dille tadarım) ve أَلْمِسُ بِالْيَدِ (Elle dokunurum). Vücutta çift bulunan عَيْنٌ، أُذُنٌ، يَدٌ، رِجْلٌ organları sonunda ة bulunmasa da semâî müennes kabul edilir.
| Duyu Organı | Arapça Eylem Kalıbı | Türkçe Anlamı |
|---|---|---|
| الْعَيْنُ (Göz) | أَرَى بِالْعَيْنِ | Göz ile görürüm |
| الْأُذُنُ (Kulak) | أَسْمَعُ بِالْأُذُنِ | Kulak ile işitirim |
| الْأَنْفُ (Burun) | أَشُمُّ بِالْأَنْفِ | Burun ile koklarım |
| اللِّسَانُ (Dil) | أَتَذَوَّقُ بِاللِّسَانِ | Dil ile tadarım |
| الْيَدُ (El) | أَلْمِسُ بِالْيَدِ | El ile dokunurum |
Hastalık İsimleri ve Şikâyet Bildirme Kalıpları
Günlük hayatta sık karşılaşılan rahatsızlıklar Arapçada şu kelimelerle karşılanır: أَلَمٌ (ağrı, sızı), صُدَاعٌ (baş ağrısı), نَزْلَةٌ بَرْدٍ / زُكَامٌ (soğuk algınlığı / nezle), كُحَّةٌ / سُعَالٌ (öksürük), حُمَّى (yüksek ateş), مَغْصٌ (karın sancısı), إِسْهَالٌ (ishal), ضَغْطٌ مُرْتَفِعٌ (yüksek tansiyon) ve ضَغْطٌ مُنْخَفِضٌ (düşük tansiyon).
Doktor hastaya şikâyetini sorarken «بِمَ تَشْعُرُ؟» (Ne hissediyorsun?) veya «مِمَّ تَشْكُو؟» (Neden şikâyetçisin?) sorularını yöneltir. Hasta ise üç temel kalıpla cevap verir: 1) أَشْعُرُ بِأَلَمٍ فِي... (...da ağrı hissediyorum), 2) عِنْدِي صُدَاعٌ شَدِيدٌ وَكُحَّةٌ (Şiddetli baş ağrım ve öksürüğüm var), 3) يُؤْلِمُنِي رَأْسِي / تُؤْلِمُنِي مَعِدَتِي (Başım ağrıyor / Midem ağrıyor).
| Arapça Kavram | Okunuşu | Türkçe Karşılığı |
|---|---|---|
| صُدَاعٌ شَدِيدٌ | Sudâun şedîd | Şiddetli baş ağrısı |
| نَزْلَةٌ / زُكَامٌ | Nezle / Zükâm | Soğuk algınlığı / Nezle |
| كُحَّةٌ / سُعَالٌ | Kuhha / Süâl | Öksürük |
| مَغْصٌ | Mags | Karın sancısı |
| ضَغْطٌ مُرْتَفِعٌ | Dağtun mürtefi' | Yüksek tansiyon |
Hastane, Muayene, Reçete ve İlaç Kullanım İfadeleri
Hasta muayene olmak (لِلْفَحْصِ) ve tedavi görmek (لِلْعِلَاجِ) için hastaneye (الْمُسْتَشْفَى) veya polikliniğe (الْعِيَادَةُ) başvurur. Doktor (الطَّبِيبُ) hastayı muayene ettikten (فَحَصَ الطَّبِيبُ الْمَرِيضَ) sonra gerekli ilaçları içeren bir reçete (وَصْفَةٌ طِبِّيَّةٌ) yazar. Hasta bu reçeteyle eczaneye (الصَّيْدَلِيَّةُ) giderek ilaçlarını (الدَّوَاءُ / الْأَدْوِيَةُ) temin eder.
Arapçada hem yemek yemek hem de ilaç almak için «تَنَاوَلَ - يَتَنَاوَلُ» fiili kullanılır: أَتَنَاوَلُ الْفَطُورَ (Kahvaltı yaparım) ve أَتَنَاوَلُ الدَّوَاءَ (İlaç alırım). İlacın kullanım zamanı قَبْلَ الطَّعَامِ (yemekten önce), بَعْدَ الطَّعَامِ (yemekten sonra), صَبَاحًا وَمَسَاءً (sabah akşam) veya ثَلَاثَ مَرَّاتٍ فِي الْيَوْمِ (günde üç kez) ifadeleriyle açıklanır.
| Sağlık Terimi | Arapça Yazılışı | Örnek Cümle |
|---|---|---|
| Hastane | مُسْتَشْفَى | ذَهَبَ الْمَرِيضُ إِلَى الْمُسْتَشْفَى |
| Eczane | صَيْدَلِيَّةٌ | اِشْتَرَيْتُ الدَّوَاءَ مِنَ الصَّيْدَلِيَّةِ |
| Reçete | وَصْفَةٌ طِبِّيَّةٌ | كَتَبَ الطَّبِيبُ وَصْفَةً طِبِّيَّةً |
| Yemekten sonra | بَعْدَ الطَّعَامِ | تَنَاوَلِ الدَّوَاءَ بَعْدَ الطَّعَامِ |
Hedef Dil Yapıları: Gereklilik ve Sağlıklı Yaşam Tavsiyeleri
Sağlıklı kalmak veya hastalıktan iyileşmek için yapılması gerekenleri anlatırken Arapçada «يَجِبُ أَنْ...» (...meli / gerekir), «يَنْبَغِي أَنْ...» (...ması uygun olur) ve «عَلَيْكَ أَنْ...» (senin ...man gerekir) kalıpları kullanılır. Bu kalıplarda yer alan أَنْ mastar edatı, kendisinden sonra gelen muzâri fiili nasbeder (tekil fiillerin son harekesini ötre yerine fetha yapar).
Örneğin: يَجِبُ أَنْ تَسْتَرِيحَ فِي الْبَيْتِ (Evde dinlenmen gerekir), يَنْبَغِي أَنْ نَغْسِلَ أَيْدِيَنَا بِالْمَاءِ وَالصَّابُونِ (Ellerimizi su ve sabunla yıkamalıyız), عَلَيْكَ أَنْ تَبْتَعِدَ عَنِ الْوَجَبَاتِ السَّرِيعَةِ (Hazır gıdalardan uzak durmalısın). Aynı anlam أَنْ + muzâri yerine doğrudan açık mastarla da kurulabilir: يَجِبُ غَسْلُ الْيَدَيْنِ (Elleri yıkamak gerekir).
| Tavsiye Kalıbı | Arapça Örnek Cümle | Türkçe Anlamı |
|---|---|---|
| يَجِبُ أَنْ | يَجِبُ أَنْ تَسْتَرِيحَ فِي السَّرِيرِ | Yatakta dinlenmen gerekir. |
| يَنْبَغِي أَنْ | يَنْبَغِي أَنْ تَأْكُلَ الْفَوَاكِهَ | Meyve yemen uygun olur. |
| عَلَيْكَ أَنْ | عَلَيْكَ أَنْ تُمَارِسَ الرِّيَاضَةَ | Spor yapman gerekir. |
| لَا + muzâri | لَا تَشْرَبِ الْمَاءَ الْبَارِدَ | Soğuk su içme! |
Hedef Sosyal İfadeler: Hasta Ziyareti ve Şifa Dilekleri
Arap kültüründe ve İslam geleneğinde hastayı ziyaret etmek (عِيَادَةُ الْمَرِيضِ) önemli bir sosyal görevdir. Hastaya geçmiş olsun dileklerimizi iletirken erkek muhataba «سَلَامَتُكَ» veya «أَلْفُ سَلَامَةٍ عَلَيْكَ», kadın muhataba ise «سَلَامَتُكِ» denir. Dua mahiyetinde «شَفَاكَ اللّٰهُ وَعَافَاكَ» (Allah sana şifa ve afiyet versin) ve «لَا بَأْسَ طَهُورٌ إِنْ شَاءَ اللّٰهُ» (Endişelenme, inşallah günahlardan arınmaya vesile olur) ifadeleri kullanılır.
Doktorun hastayı rahatlatmak ve moral vermek için kullandığı en yaygın sosyal ifade «لَا دَاعِيَ لِلْقَلَقِ، اَلْأَمْرُ بَسِيطٌ» (Endişeye gerek yok, durum basit) cümlesidir. İyileşen kişi ise «أَنَا بِخَيْرٍ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ، أَشْعُرُ بِتَحَسُّنٍ» (Allah'a hamdolsun iyiyim, kendimi daha iyi hissediyorum) diyerek şükreder.
| Sosyal İfade | Okunuşu | Kullanım Bağlamı |
|---|---|---|
| سَلَامَتُكَ / أَلْفُ سَلَامَةٍ | Selâmetüke / Elfü selâme | Geçmiş olsun! |
| شَفَاكَ اللّٰهُ | Şefâkellâh | Allah şifa versin! |
| لَا بَأْسَ طَهُورٌ إِنْ شَاءَ اللّٰهُ | Lâ be'se tahûrun inşâallâh | Geçmiş olsun (Nebevi dua) |
| لَا دَاعِيَ لِلْقَلَقِ | Lâ dâiye li'l-kalak | Endişeye gerek yok. |
Ayet, Hadis ve Veciz Sözler: Sağlık, Temizlik ve Boş Zaman
Ünitemizin sonunda sağlık ve zaman bilincini özetleyen temel dini ve edebi metinler yer alır. Hz. Peygamber (s.a.v.) temizliğin önemini «اَلطُّهُورُ شَطْرُ الْإِيمَانِ» (Temizlik imanın yarısıdır) hadisiyle, sağlığın ve vaktin değerini ise «نِعْمَتَانِ مَغْبُونٌ فِيهِمَا كَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ: اَلصِّحَّةُ وَالْفَرَاغُ» (İki nimet vardır ki insanların çoğu onların kıymetini bilmekte aldanmıştır: Sağlık ve boş vakit) hadisiyle vurgulamıştır.
Koruyucu hekimliğin temel ilkesi Arapçada «اَلْوِقَايَةُ خَيْرٌ مِنَ الْعِلَاجِ» (Korunmak tedaviden hayırlıdır) vecizesiyle, beden ve ruh bütünlüğü ise «اَلْعَقْلُ السَّلِيمُ فِي الْجِسْمِ السَّلِيمِ» (Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur) ve «اَلصِّحَّةُ تَاجٌ عَلَى رُؤُوسِ الْأَصِحَّاءِ لَا يَرَاهُ إِلَّا الْمَرْضَى» (Sağlık, sağlıklıların başında yalnız hastaların görebildiği bir taçtır) sözleriyle ifade edilir.
| Hikmetli Söz / Hadis | Temel Kavramlar | Türkçe Anlamı |
|---|---|---|
| اَلطُّهُورُ شَطْرُ الْإِيمَانِ | الطُّهُورُ (Temizlik), شَطْرُ (Yarısı) | Temizlik imanın yarısıdır. |
| اَلصِّحَّةُ وَالْفَرَاغُ | الصِّحَّةُ (Sağlık), الْفَرَاغُ (Boş vakit) | Sağlık ve boş vakit (iki büyük nimet). |
| اَلْوِقَايَةُ خَيْرٌ مِنَ الْعِلَاجِ | الْوِقَايَةُ (Korunma), الْعِلَاجُ (Tedavi) | Korunmak tedaviden hayırlıdır. |
| اَلْعَقْلُ السَّلِيمُ فِي الْجِسْمِ السَّلِيمِ | الْعَقْلُ (Akıl), الْجِسْمُ (Vücut) | Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur. |
Örnekler
Örnek 1Beş duyu organımızla ilgili aşağıdaki Arapça cümleleri Türkçeye çeviriniz: 1) أَرَى بِالْعَيْنِ وَأَسْمَعُ بِالْأُذُنِ. 2) أَشُمُّ الزَّهْرَةَ بِالْأَنْفِ.
Cevabı göster
1) Göz ile görürüm ve kulak ile işitirim. 2) Çiçeği burun ile koklarım. Her iki cümlede de بِـ harf-i ceri vasıta (ile) anlamı katmıştır.
Örnek 2Doktorun «بِمَ تَشْعُرُ يَا أَحْمَدُ؟» sorusuna Ahmet'in şiddetli baş ağrısı ve öksürüğü olduğunu belirten Arapça bir cümleyle cevap veriniz.
Cevabı göster
«أَشْعُرُ بِصُدَاعٍ شَدِيدٍ وَكُحَّةٍ يَا حَكِيمُ.» veya «عِنْدِي صُدَاعٌ شَدِيدٌ وَكُحَّةٌ.» (Şiddetli baş ağrısı ve öksürük hissediyorum / Şiddetli baş ağrım ve öksürüğüm var.)
Örnek 3«كَتَبَ الطَّبِيبُ وَصْفَةً طِبِّيَّةً، وَقَالَ: يَجِبُ أَنْ تَتَنَاوَلَ الدَّوَاءَ بَعْدَ الطَّعَامِ.» cümlesini Türkçeye çeviriniz.
Cevabı göster
«Doktor bir reçete yazdı ve şöyle dedi: İlacı yemekten sonra alman gerekir.» Cümlede وَصْفَةً طِبِّيَّةً reçete, بَعْدَ الطَّعَامِ ise yemekten sonra demektir.
Örnek 4Hasta olan kız arkadaşı Zeynep'i ziyaret eden Meryem, ona Arapça hangi geçmiş olsun ve şifa ifadelerini söylemelidir?
Cevabı göster
Muhatap kadın (müennes) olduğu için sonu kesralı (ـكِ) zamirle: «سَلَامَتُكِ يَا زَيْنَبُ، شَفَاكِ اللّٰهُ وَعَافَاكِ، لَا بَأْسَ طَهُورٌ إِنْ شَاءَ اللّٰهُ.» demelidir.
Örnek 5«اَلْوِقَايَةُ خَيْرٌ مِنَ الْعِلَاجِ» ve «اَلْعَقْلُ السَّلِيمُ فِي الْجِسْمِ السَّلِيمِ» veciz sözlerinin Türkçe anlamlarını açıklayınız.
Cevabı göster
1) «اَلْوِقَايَةُ خَيْرٌ مِنَ الْعِلَاجِ»: Korunmak (önlem almak) tedaviden daha hayırlıdır. 2) «اَلْعَقْلُ السَّلِيمُ فِي الْجِسْمِ السَّلِيمِ»: Sağlam kafa (akıl) sağlam vücutta bulunur.
Örnek 6Açık mastarla kurulan «يَجِبُ غَسْلُ الْيَدَيْنِ قَبْلَ الطَّعَامِ» cümlesini «يَجِبُ أَنْ + muzâri fiil» yapısıyla («sen» zamirine göre) yeniden yazınız.
Cevabı göster
«يَجِبُ أَنْ تَغْسِلَ يَدَيْكَ قَبْلَ الطَّعَامِ.» (Yemekten önce ellerini yıkaman gerekir.) Burada تَغْسِلُ muzâri fiili أَنْ edatıyla nasb olarak تَغْسِلَ şeklini almıştır.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Beş duyu organımız ve işlevleriyle ilgili «أَنَا أَشُمُّ الرَّوَائِحَ الْجَمِيلَةَ بِـ ..........» cümlesinde boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
أَشُمُّ fiili koklamak anlamına gelir; koklama eylemi الْأَنْفِ (burun) ile yapılır.
2Doktorun muayene sırasında hastaya şikâyetini öğrenmek için yönelttiği «مِمَّ تَشْكُو؟» sorusuna hasta aşağıdakilerden hangisiyle uygun bir cevap verebilir?
مِمَّ تَشْكُو؟ (Şikâyetin nedir?) sorusuna أَشْكُو مِنْ صُدَاعٍ شَدِيدٍ وَكُحَّةٍ (Şiddetli baş ağrısı ve öksürükten şikâyetçiyim) cevabı verilir.
3«كَتَبَ الطَّبِيبُ وَصْفَةً طِبِّيَّةً، فَذَهَبَ الْمَرِيضُ إِلَى .......... لِيَشْتَرِيَ الدَّوَاءَ.» cümlesindeki boşluğa anlam akışına göre hangi kelime gelmelidir?
Doktor reçete (وَصْفَةً طِبِّيَّةً) yazdıktan sonra ilaç (الدَّوَاءَ) satın almak için eczaneye (الصَّيْدَلِيَّةِ) gidilir.
4Hastalanmadan önce tedbir almanın önemini vurgulayan «Korunmak tedaviden hayırlıdır» anlamındaki Arapça veciz söz aşağıdakilerden hangisidir?
الْوِقَايَةُ korunma/önlem, الْعِلَاجِ ise tedavi demektir; «اَلْوِقَايَةُ خَيْرٌ مِنَ الْعِلَاجِ» korunmak tedaviden hayırlıdır anlamına gelir.
5Sağlığım ve hobilerim ünitesindeki dil yapılarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerin doğru (D) veya yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Arapçada تَنَاوَلَ fiili hem öğün yemek (تَنَاوَلَ الْفَطُورَ) hem de ilaç almak (تَنَاوَلَ الدَّوَاءَ) anlamında kullanılır.
تَنَاوَلَ fiili her iki bağlamda da yaygın olarak kullanılır.
- قَبْلَ الطَّعَامِ ifadesi yemekten sonra, بَعْدَ الطَّعَامِ ifadesi ise yemekten önce anlamına gelir.
Tam tersine قَبْلَ الطَّعَامِ yemekten önce, بَعْدَ الطَّعَامِ yemekten sonra demektir.
- Gereklilik bildiren يَجِبُ أَنْ kalıbından sonra gelen tekil muzâri fiilin son harekesi fetha ile nasb olur.
أَنْ nasb edatıdır; muzâri fiilin sonunu fethalar (يَجِبُ أَنْ تَسْتَرِيحَ).
- Hasta ziyaretinde «Geçmiş olsun, Allah şifa versin» demek için «سَلَامَتُكَ، شَفَاكَ اللّٰهُ» ifadeleri kullanılır.
Bu ifadeler hasta ziyaretinin temel sosyal kalıplarıdır.
- Vücutta çift bulunan عَيْنٌ (göz) ve أُذُنٌ (kulak) kelimeleri Arapçada müzekker (eril) kabul edilir.
Vücuttaki çift organlar (عَيْنٌ، أُذُنٌ، يَدٌ، رِجْلٌ) semâî müennes (dişil) kabul edilir.
- Arapçada تَنَاوَلَ fiili hem öğün yemek (تَنَاوَلَ الْفَطُورَ) hem de ilaç almak (تَنَاوَلَ الدَّوَاءَ) anlamında kullanılır.
6Aşağıdaki Arapça sağlık kavramlarını ve sosyal ifadeleri Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız.
- Beş duyumuzdan görme eylemini anlatırken «أَنَا بِالْعَيْنِ» (Göz ile görürüm) cümlesini kurarız.
- Karın bölgesinde hissedilen şiddetli sancı ve ağrıya Arapçada adı verilir.
- Doktorun yazdığı ilaçları satın aldığımız eczane Arapçada kelimesiyle ifade edilir.
- İlacın yemekten sonra içileceğini belirtmek için « الطَّعَامِ» zarf tamlaması kullanılır.
- Hz. Peygamber'in hadisinde insanların kıymetini bilmekte aldandığı iki nimet sağlık (الصِّحَّةُ) ve boş vakit () olarak bildirilmiştir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Arapçada bir hastanın doktora şikâyetini anlatması, doktorun teşhis koyup reçete yazması ve sağlıklı yaşam tavsiyesinde bulunması sürecini 3 adımda Arapça örnek kalıplarla yapılandırınız.
1. ipucu: 1. Adım (Şikâyet Bildirme): Hastanın أَشْعُرُ بِأَلَمٍ فِي... veya عِنْدِي حُمَّى وَكُحَّةٌ diyerek belirtileri söylemesi.
2. ipucu: 2. Adım (Muayene ve Reçete): Doktorun فَحَصَ الطَّبِيبُ الْمَرِيضَ sonrası وَصْفَةٌ طِبِّيَّةٌ yazması ve لَا دَاعِيَ لِلْقَلَقِ diyerek hastayı teselli etmesi.
3. ipucu: 3. Adım (Gereklilik ve Tavsiye): Doktorun يَجِبُ أَنْ تَتَنَاوَلَ الدَّوَاءَ بَعْدَ الطَّعَامِ وَأَنْ تَسْتَرِيحَ cümlesiyle tedavi planını açıklaması.
Cevap: 1) Hasta polikliniğe (الْعِيَادَةُ) girer ve doktorun «بِمَ تَشْعُرُ؟» sorusuna «أَشْعُرُ بِصُدَاعٍ وَأَلَمٍ فِي حَلْقِي، وَعِنْدِي حُمَّى» (Başımda ve boğazımda ağrı hissediyorum, ateşim var) diyerek şikâyetini anlatır. 2) Doktor hastayı muayene eder, «لَا دَاعِيَ لِلْقَلَقِ، عِنْدَكَ نَزْلَةُ بَرْدٍ» (Endişeye gerek yok, soğuk algınlığın var) der ve reçeteyi (الْوَصْفَةُ الطِّبِّيَّةُ) yazar. 3) Son olarak «يَجِبُ أَنْ تَتَنَاوَلَ هٰذَا الدَّوَاءَ بَعْدَ الطَّعَامِ وَيَنْبَغِي أَنْ تَسْتَرِيحَ فِي الْبَيْتِ، شَفَاكَ اللّٰهُ» tavsiyesiyle muayeneyi tamamlar.
Kısaca
- Bedenimizin temel organları رَأْسٌ (baş), عَيْنٌ (göz), أُذُنٌ (kulak), أَنْفٌ (burun), فَمٌ (ağız), أَسْنَانٌ (dişler), يَدٌ (el), رِجْلٌ (bacak) ve مَعِدَةٌ (mide) kelimeleridir.
- Beş duyu eylemleri أَرَى بِالْعَيْنِ (gözle görürüm), أَسْمَعُ بِالْأُذُنِ (kulakla işitirim), أَشُمُّ بِالْأَنْفِ (burunla koklarım), أَتَذَوَّقُ بِاللِّسَانِ (dille tadarım) ve أَلْمِسُ بِالْيَدِ (elle dokunurum) kalıplarıyla ifade edilir.
- Hastalık şikâyetlerinde صُدَاعٌ (baş ağrısı), نَزْلَةٌ / زُكَامٌ (nezle), كُحَّةٌ (öksürük), مَغْصٌ (karın sancısı) ve ضَغْطٌ مُرْتَفِعٌ (yüksek tansiyon) kavramları kullanılır.
- Doktor tavsiyelerinde يَجِبُ أَنْ ve يَنْبَغِي أَنْ kalıplarından sonra gelen muzâri fiil nasb olur (sonu fethalanır); ilaç kullanımı قَبْلَ الطَّعَامِ (yemekten önce) veya بَعْدَ الطَّعَامِ (yemekten sonra) zarflarıyla belirtilir.
- Hasta ziyaretinde سَلَامَتُكَ (geçmiş olsun), شَفَاكَ اللّٰهُ (Allah şifa versin) ve لَا بَأْسَ طَهُورٌ إِنْ شَاءَ اللّٰهُ sosyal ifadeleri kullanılır.
- Hadis-i şerifte geçen «اَلطُّهُورُ شَطْرُ الْإِيمَانِ» (Temizlik imanın yarısıdır) ile «اَلْوِقَايَةُ خَيْرٌ مِنَ الْعِلَاجِ» (Korunmak tedaviden hayırlıdır) vecizesi ünitenin temel mesajını özetler.