Bu hafta «Hobilerim» (هِواياتي) dersine dönüyor ve boş zamanlarımızı Arapça anlatmanın kalıplarını adım adım öğreniyoruz. Bir arkadaşımıza «ما هِوايَتُكَ؟» diye hobisini sormayı, أُفَضِّلُ... عَلى... ile tercihimizi, لِأَنَّ ile sebebini, كَمْ مَرَّةً... في الأُسْبوعِ؟ ile sıklığını anlatmayı; ما رَأْيُكَ في...؟ ile görüş, هَلْ تَسْتَطيعُ أَنْ...؟ ile yetenek sormayı göreceğiz. Haftanın sonunda kısa bir okuma metniyle spor yapan birine اللّٰهُ يُعْطيكَ العافِيَةَ demeyi ve «اَلْوِقَايَةُ خَيْرٌ مِنَ الْعِلَاجِ» sözünün anlamını keşfedeceğiz.
Hobi Sorma ve Anlatma: Mâ Hivâyetuke ve Mâzâ Tef'alu fî Vakti Farâğike
Birini tanımanın en güzel yollarından biri ona hobisini sormaktır. Arapçada «hobi» anlamına gelen kelime هِوايَةٌ, çoğulu ise هِواياتٌtır. Hobi sorusu «ما هِوايَتُكَ؟» (Hobin nedir?) şeklinde kurulur. Bu soru ما (ne) soru edatı ile هِوايَة kelimesine bitişen zamirden oluşur; bu yüzden muhataba göre değişir: erkeğe ما هِوايَتُكَ؟, kadına ما هِوايَتُكِ؟, bir gruba ما هِوايَتُكُمْ؟, üçüncü kişi için ما هِوايَتُهُ؟ (Onun -erkek- hobisi ne?) ve ما هِوايَتُها؟ (Onun -kadın- hobisi ne?) denir. Cevap birinci tekil şahısla verilir: هِوايَتي كُرَةُ القَدَمِ (Hobim futbol), هِوايَتي قِراءَةُ الكُتُبِ (Hobim kitap okumak), هِوايَتي الرَّسْمُ (Hobim resim). Birden fazla hobimiz varsa هِواياتي القِراءَةُ وَالرَّسْمُ وَالسِّباحَةُ (Hobilerim okuma, resim ve yüzme) deriz.
Hobiden biraz daha geniş bir soru ise «ماذا تَفْعَلُ في وَقْتِ فَراغِكَ؟» (Boş vaktinde ne yaparsın?) sorusudur. Buradaki وَقْتُ الفَراغِ «boş vakit» anlamında bir isim tamlamasıdır; zamir tamlamanın sonuna eklenir: وَقْتِ فَراغِكَ (senin boş vaktin). Kadına sorulurken hem fiil hem zamir değişir: ماذا تَفْعَلينَ في وَقْتِ فَراغِكِ؟ Cevapta yine iki yol vardır: في وَقْتِ فَراغي أَلْعَبُ الشِّطْرَنْجَ (Boş vaktimde satranç oynarım) veya أَقْضي وَقْتَ فَراغي في الرَّسْمِ (Boş vaktimi resim yaparak geçiririm). İkinci cümlede وَقْتَ kelimesi أَقْضي fiilinin nesnesi olduğu için fethalıdır.
Bu iki soruyu karşılaştırınca önemli bir kural ortaya çıkar: ما isim cümlesinde, ماذا ise fiil cümlesinde kullanılır. ما هِوايَتُكَ؟ sorusunda arkadan isim (هِوايَة) geldiği için ما; ماذا تَفْعَلُ؟, ماذا تُشاهِدُ؟, ماذا تَقْرَأُ؟ sorularında ise arkadan fiil geldiği için ماذا tercih edilir. Hobisini öğrendiğimiz arkadaşımıza sohbeti sürdürmek için وَأَنْتَ؟ / وَأَنْتِ؟ (Ya sen?) diye karşılık verebilir, aynı soruyu ona da yöneltebiliriz.
| Soru | Erkeğe | Kadına | Örnek Cevap |
|---|---|---|---|
| Hobin nedir? | ما هِوايَتُكَ؟ | ما هِوايَتُكِ؟ | هِوايَتي السِّباحَةُ. |
| Boş vaktinde ne yaparsın? | ماذا تَفْعَلُ في وَقْتِ فَراغِكَ؟ | ماذا تَفْعَلينَ في وَقْتِ فَراغِكِ؟ | أَقْضي وَقْتَ فَراغي في القِراءَةِ. |
| Onun hobisi ne? | ما هِوايَتُهُ؟ | ما هِوايَتُها؟ | هِوايَتُهُ التَّصْويرُ / هِوايَتُها الطَّبْخُ. |
| Hobileriniz neler? | ما هِواياتُكُمْ؟ | ما هِواياتُكُنَّ؟ | هِواياتُنا الرِّياضَةُ وَالمَسْرَحُ. |
Hobi Fiilleri ve Harf-i Cerleri: Umârisu, Ehtemmu bi, Ekdî, El'abu, Uşâhidu, Estemiu ilâ
Hobilerimizi anlatırken en çok sekiz fiile ihtiyaç duyarız: أُحِبُّ (severim), أُفَضِّلُ (tercih ederim), أَهْتَمُّ بِـ (...ile ilgilenirim), أُمارِسُ (yaparım, uygularım), أَقْضي (geçiririm), أَلْعَبُ (oynarım), أُشاهِدُ (izlerim) ve أَسْتَمِعُ إِلى (...i dinlerim). Bu fiillerin her biri belirli hobilerle birlikte kullanılır. Top oyunları ve satranç gibi oyunlar أَلْعَبُ ile söylenir: أَلْعَبُ كُرَةَ القَدَمِ، أَلْعَبُ كُرَةَ الطّائِرَةِ، أَلْعَبُ الشِّطْرَنْجَ. Spor genel olarak ise أُمارِسُ ile anlatılır: أُمارِسُ الرِّياضَةَ كُلَّ يَوْمٍ (Her gün spor yaparım). İzlenen şeyler أُشاهِدُ ile gelir: أُشاهِدُ المُباراةَ، أُشاهِدُ مَسْرَحِيَّةً، أُشاهِدُ فيلْمًا وَثائِقِيًّا.
Bazı fiiller nesnelerini doğrudan değil, bir harf-i cer aracılığıyla alır. اِهْتَمَّ fiili بِـ ile kullanılır: أَهْتَمُّ بِالمَسْرَحِ (Tiyatroyla ilgilenirim), أَهْتَمُّ بِجَمْعِ الطَّوابِعِ (Pul biriktirmeyle ilgilenirim). اِسْتَمَعَ fiili إِلى ister: أَسْتَمِعُ إِلى الأَناشيدِ (Neşideleri dinlerim), أَسْتَمِعُ إِلى المُوسيقى. Türkçede «müziği dinlerim» deyip harf-i cer kullanmadığımız için إِلى sıkça unutulur; dikkat edilmelidir. قَضى fiili ise vakit kelimesini nesne olarak alır ve etkinliği في ile bağlar: أَقْضي وَقْتَ فَراغي في التَّصْويرِ (Boş vaktimi fotoğrafçılıkla geçiririm). Harf-i cerden sonra gelen isim her zaman mecrur (esreli) okunur.
Çekimde ön ekin harekesine de dikkat etmeliyiz. Mâzîsi dört harfli olan مارَسَ، شاهَدَ، فَضَّلَ، أَحَبَّ fiillerinin muzârisinde ön ek ötrelidir: أُمارِسُ، يُشاهِدُ، تُفَضِّلُ، يُحِبُّ. Üç harfli لَعِبَ، قَضى, beş harfli اِهْتَمَّ ve altı harfli اِسْتَمَعَ fiillerinde ise ön ek fethalıdır: أَلْعَبُ، يَقْضي، تَهْتَمُّ، نَسْتَمِعُ. Kadın muhatapta fiil sonuna ـينَ eklenir: تُمارِسينَ، تَلْعَبينَ، تَهْتَمّينَ، تَسْتَمِعينَ; قَضى fiilinde ise son harf düşerek تَقْضينَ olur. Böylece ماذا تُشاهِدينَ يا سَلْمى؟ - أُشاهِدُ بَرْنامَجًا عِلْمِيًّا gibi diyaloglar kolayca kurulur.
| Muzâri (ben) | Mâzî | Kullanım | Türkçesi |
|---|---|---|---|
| أُحِبُّ | أَحَبَّ | أُحِبُّ الرَّسْمَ | Severim |
| أُفَضِّلُ | فَضَّلَ | أُفَضِّلُ... عَلى... | Tercih ederim |
| أَهْتَمُّ بِـ | اِهْتَمَّ | أَهْتَمُّ بِالمَسْرَحِ | İlgilenirim |
| أُمارِسُ | مارَسَ | أُمارِسُ الرِّياضَةَ | Yaparım, uygularım |
| أَقْضي | قَضى | أَقْضي وَقْتي في القِراءَةِ | Geçiririm |
| أَلْعَبُ | لَعِبَ | أَلْعَبُ كُرَةَ السَّلَّةِ | Oynarım |
| أُشاهِدُ | شاهَدَ | أُشاهِدُ المُباراةَ | İzlerim |
| أَسْتَمِعُ إِلى | اِسْتَمَعَ | أَسْتَمِعُ إِلى الأَناشيدِ | Dinlerim |
Tercih Bildirme: Ufaddılu ... alâ, Etufaddılu ... em ve Eyye Riyâdatin Tufaddılu
İki hobi arasında seçim yaptığımızı anlatmak için فَضَّلَ - يُفَضِّلُ (tercih etmek) fiilini kullanırız. Kalıp şöyledir: أُفَضِّلُ + tercih edilen (mansub) + عَلى + diğeri (mecrur). Örneğin أُفَضِّلُ السِّباحَةَ عَلى الجَرْيِ (Yüzmeyi koşuya tercih ederim), أُفَضِّلُ كُرَةَ السَّلَّةِ عَلى كُرَةِ القَدَمِ (Basketbolu futbola tercih ederim), تُفَضِّلُ أُخْتي القِراءَةَ عَلى التِّلْفازِ (Kız kardeşim okumayı televizyona tercih eder). Türkçede «-i ...-e tercih etmek» dediğimiz yapının Arapçadaki karşılığı tam olarak budur: «-i» kısmı fiilin nesnesi, «-e» kısmı ise عَلى ile gelen isimdir.
Karşımızdakine iki seçenek sunup hangisini tercih ettiğini sormak için «أَتُفَضِّلُ... أَمْ...؟» kalıbı kullanılır. Fiilin başındaki أَ soru hemzesi, أَمْ ise «yoksa» anlamındadır: أَتُفَضِّلُ الرَّسْمَ أَمِ المُوسيقى؟ (Resmi mi tercih edersin yoksa müziği mi?). أَمْ kelimesinden sonra ال takılı bir isim gelirse okunuşu kolaylaştırmak için أَمِ şeklinde kesra alır. Bu soruya «evet» ya da «hayır» ile cevap verilmez; seçeneklerden biri söylenir: أُفَضِّلُ المُوسيقى. Tek bir seçeneğin sorulduğu هَلْ تُفَضِّلُ الشِّطْرَنْجَ؟ (Satrancı tercih eder misin?) sorusuna ise نَعَمْ، أُفَضِّلُهُ veya لا، لا أُفَضِّلُهُ diye cevap verilir.
Seçeneklerin belirtilmediği, açık uçlu tercih soruları için iki kalıp vardır. Birincisi «أَيَّ رِياضَةٍ تُفَضِّلُ؟» (Hangi sporu tercih edersin?) sorusudur. أَيّ (hangi) kendisinden sonra gelen tekil isme tamlama yoluyla bağlanır ve o isim mecrur olur: أَيَّ رِياضَةٍ، أَيَّ كِتابٍ، أَيَّ فيلْمٍ. Kadına أَيَّ رِياضَةٍ تُفَضِّلينَ؟ denir. İkincisi «ماذا تُفَضِّلُ مِنَ الرِّياضاتِ؟» (Sporlardan neyi tercih edersin?) sorusudur; burada مِنْ «-den, arasından» anlamı katar. İki soruya da أُفَضِّلُ كُرَةَ الطّائِرَةِ (Voleybolu tercih ederim) gibi cevap verilir.
| Kalıp | Soru | Cevap | Türkçesi |
|---|---|---|---|
| أُفَضِّلُ... عَلى... | - | أُفَضِّلُ السِّباحَةَ عَلى الجَرْيِ. | Yüzmeyi koşuya tercih ederim. |
| أَتُفَضِّلُ... أَمْ...؟ | أَتُفَضِّلُ الرَّسْمَ أَمِ المُوسيقى؟ | أُفَضِّلُ الرَّسْمَ. | Resmi mi müziği mi? - Resmi. |
| هَلْ تُفَضِّلُ...؟ | هَلْ تُفَضِّلينَ الطَّبْخَ؟ | نَعَمْ، أُفَضِّلُهُ. / لا، لا أُفَضِّلُهُ. | Yemek yapmayı tercih eder misin? |
| أَيَّ... تُفَضِّلُ؟ | أَيَّ رِياضَةٍ تُفَضِّلُ؟ | أُفَضِّلُ كُرَةَ القَدَمِ. | Hangi sporu tercih edersin? |
| ماذا تُفَضِّلُ مِنْ...؟ | ماذا تُفَضِّلُ مِنَ الرِّياضاتِ؟ | أُفَضِّلُ كُرَةَ الطّائِرَةِ. | Sporlardan neyi tercih edersin? |
Sebep ve Sıklık: Limâzâ ... Li-enne, Kem Marraten fi'l-Usbû ve Sıklık Zarfları
Bir hobiyi neden sevdiğimizi açıklamak sohbeti zenginleştirir. Sebep sormak için لِماذا؟ (Neden? Niçin?) kullanılır; bu kelime لِـ (için) ile ماذا (ne) birleşiminden oluşur: لِماذا تُحِبُّ السِّباحَةَ؟ (Yüzmeyi neden seversin?). Cevap لِأَنَّ (çünkü) ile başlar. لِأَنَّ bir isim cümlesinin başına gelir; kendisinden sonraki isim fethalı (mansub), haber ise ötreli (merfû) okunur: لِأَنَّ السِّباحَةَ مُفيدَةٌ لِلصِّحَّةِ (Çünkü yüzme sağlığa faydalıdır), لِأَنَّ المَسْرَحَ مُمْتِعٌ (Çünkü tiyatro zevklidir). Kelimeyi tekrar etmemek için zamir de bitiştirilebilir: لِأَنَّها مُمْتِعَةٌ (Çünkü o zevklidir), لِأَنَّني أُحِبُّ الطَّبيعَةَ (Çünkü doğayı severim).
Bir hobiyi ne kadar sık yaptığımızı sormak için geçen hafta günlük sıklıkta kullandığımız kalıbı bu kez haftalık ve aylık zamana taşırız: «كَمْ مَرَّةً تَلْعَبُ كُرَةَ السَّلَّةِ في الأُسْبوعِ؟» (Haftada kaç kez basketbol oynarsın?). Cevaplar: مَرَّةً واحِدَةً في الأُسْبوعِ (haftada bir kez), مَرَّتَيْنِ في الأُسْبوعِ (haftada iki kez), أَرْبَعَ مَرّاتٍ في الأُسْبوعِ (haftada dört kez), مَرَّةً في الشَّهْرِ (ayda bir kez). Daha düzenli etkinlikler için كُلَّ يَوْمٍ (her gün), كُلَّ أُسْبوعٍ (her hafta) ve في نِهايَةِ الأُسْبوعِ (hafta sonu) ifadeleri kullanılır: أَذْهَبُ إِلى المَسْرَحِ في نِهايَةِ الأُسْبوعِ.
Kesin bir sayı vermeden genel sıklığı anlatmak için sıklık zarfları kullanılır: دائِمًا (her zaman), غالِبًا (çoğunlukla), عادَةً (genellikle), أَحْيانًا (bazen) ve نادِرًا (nadiren). Hiç yapılmayan bir şey için olumsuz fiille أَبَدًا kullanılır: لا أَلْعَبُ الشِّطْرَنْجَ أَبَدًا (Hiç satranç oynamam). Bu zarfların hepsi tenvinli fethayla biter ve cümlenin başına ya da sonuna gelebilir: عادَةً أَقْرَأُ قَبْلَ النَّوْمِ (Genellikle uyumadan önce okurum), أُشاهِدُ المُباراةَ مَعَ أَبي أَحْيانًا (Bazen maçı babamla izlerim), غالِبًا نَلْعَبُ كُرَةَ القَدَمِ بَعْدَ المَدْرَسَةِ (Çoğunlukla okuldan sonra futbol oynarız).
| Zarf | Türkçesi | Yaklaşık Sıklık | Örnek Cümle |
|---|---|---|---|
| دائِمًا | Her zaman | Her seferinde | أُمارِسُ الرِّياضَةَ دائِمًا. |
| غالِبًا | Çoğunlukla | Çoğu zaman | غالِبًا أَلْعَبُ مَعَ أَصْدِقائي. |
| عادَةً | Genellikle | Alışkanlık hâlinde | عادَةً أَقْرَأُ قَبْلَ النَّوْمِ. |
| أَحْيانًا | Bazen | Ara sıra | أَحْيانًا أُشاهِدُ مَسْرَحِيَّةً. |
| نادِرًا | Nadiren | Çok seyrek | نادِرًا أَطْبُخُ في البَيْتِ. |
| لا... أَبَدًا | Hiç | Hiçbir zaman | لا أَلْعَبُ الشِّطْرَنْجَ أَبَدًا. |
Görüş ve Yetenek: Mâ Ra'yuke fî, Hel Testatîu en ve Allâhu Yu'tîke'l-Âfiye
Bir hobi hakkında arkadaşımızın düşüncesini öğrenmek için «ما رَأْيُكَ في...؟» (...hakkında ne düşünüyorsun? ...hakkındaki görüşün nedir?) kalıbını kullanırız. رَأْيٌ «görüş, fikir» demektir; zamirle رَأْيي، رَأْيُكَ، رَأْيُكِ şeklinde çekimlenir. في harf-i ceri hakkında görüş sorulan şeyi bağlar ve ondan sonraki isim mecrur olur: ما رَأْيُكَ في المَسْرَحِ؟, ما رَأْيُكِ في رُكوبِ الدَّرّاجَةِ؟ Cevap genellikle في رَأْيي (bence, bana göre) ile başlar: في رَأْيي، المَسْرَحُ مُمْتِعٌ وَمُفيدٌ (Bence tiyatro zevkli ve faydalıdır). Görüş bildirirken şu sıfatlar işimize yarar: مُمْتِعٌ (zevkli), مُفيدٌ (faydalı), مُمِلٌّ (sıkıcı), سَهْلٌ (kolay), صَعْبٌ (zor), جَميلٌ (güzel). Hobi adı dişil ise sıfat da dişil olur: الرِّياضَةُ مُفيدَةٌ, القِراءَةُ مُمْتِعَةٌ, السِّباحَةُ سَهْلَةٌ.
Bir şeyi yapabilme gücünü sormak için «هَلْ تَسْتَطيعُ أَنْ...؟» (...abilir misin?) kalıbı kullanılır. اِسْتَطاعَ - يَسْتَطيعُ «gücü yetmek, yapabilmek» anlamındadır ve arkasından أَنْ + muzâri gelir; أَنْ muzâriyi nasb ettiği için fiilin sonu fethalı okunur: هَلْ تَسْتَطيعُ أَنْ تَسْبَحَ؟ (Yüzebilir misin?), هَلْ تَسْتَطيعُ أَنْ تَرْكَبَ الدَّرّاجَةَ؟ (Bisiklete binebilir misin?). Olumlu cevap نَعَمْ، أَسْتَطيعُ أَنْ أَسْبَحَ جَيِّدًا (Evet, iyi yüzebilirim), olumsuz cevap لا، لا أَسْتَطيعُ أَنْ أَسْبَحَ، وَلٰكِنْ أُريدُ أَنْ أَتَعَلَّمَ (Hayır, yüzemem ama öğrenmek istiyorum) şeklindedir. Kadına sorarken iki fiil de değişir ve أَنْ sonrası ن düşer: هَلْ تَسْتَطيعينَ أَنْ تَعْزِفي عَلى العودِ؟ (Ud çalabilir misin?).
Bu dersin hedef sosyal ifadesi اللّٰهُ يُعْطيكَ العافِيَةَdir. Kelime kelime «Allah sana sağlık/afiyet versin» anlamına gelen bu söz, çalışan, spor yapan ya da bir işi yeni bitirmiş birine söylenir; Türkçedeki «Kolay gelsin», «Eline sağlık», «Allah kuvvet versin» sözlerinin karşılığıdır. Antrenmandan çıkan bir arkadaşa, bahçede çalışan komşuya, yemeği hazırlayan anneye söylenebilir. Muhatap kadınsa اللّٰهُ يُعْطيكِ العافِيَةَ denir. Bu söze verilen yaygın cevap اللّٰهُ يُعافيكَ / اللّٰهُ يُعافيكِ (Allah sana da afiyet versin) şeklindedir. Böylece hobi sohbetlerimiz nezaketle başlayıp nezaketle biter.
| Kalıp / Soru | Olumlu Cevap | Olumsuz / Alternatif | Türkçesi |
|---|---|---|---|
| ما رَأْيُكَ في المَسْرَحِ؟ | في رَأْيي، المَسْرَحُ مُمْتِعٌ. | في رَأْيي، المَسْرَحُ مُمِلٌّ قَليلًا. | Tiyatro hakkında ne düşünüyorsun? |
| ما رَأْيُكِ في القِراءَةِ؟ | القِراءَةُ مُفيدَةٌ جِدًّا. | القِراءَةُ صَعْبَةٌ قَليلًا. | Okuma hakkında ne düşünüyorsun? (kadına) |
| هَلْ تَسْتَطيعُ أَنْ تَسْبَحَ؟ | نَعَمْ، أَسْتَطيعُ أَنْ أَسْبَحَ. | لا، لا أَسْتَطيعُ أَنْ أَسْبَحَ. | Yüzebilir misin? |
| هَلْ تَسْتَطيعينَ أَنْ تَرْسُمي؟ | نَعَمْ، أَسْتَطيعُ أَنْ أَرْسُمَ. | لا، وَلٰكِنْ أُريدُ أَنْ أَتَعَلَّمَ. | Resim yapabilir misin? (kadına) |
| اللّٰهُ يُعْطيكَ العافِيَةَ. | اللّٰهُ يُعافيكَ. | اللّٰهُ يُعافيكِ. (kadına) | Kolay gelsin. - Allah sana da afiyet versin. |
Okuma Metni ve Yazma: Zeyneb'in Hobisi ve El-Vikâyetu Hayrun mine'l-İlâc
Okumaya hazırlık: Metni okumadan önce şu anahtar kelimelere göz atınız: كُرَةُ السَّلَّةِ، نادي المَدْرَسَةِ، جَماعِيَّةٌ، مَسْرَحِيَّةٌ، الأَناشيدُ، المُدَرِّبُ، تُقَوّي. Başlıktan yola çıkarak metinde kimlerin hangi hobilerinden söz edileceğini tahmin ediniz. Metin (1): اِسْمي زَيْنَبُ، أَنا طالِبَةٌ في الصَّفِّ العاشِرِ. هِوايَتي كُرَةُ السَّلَّةِ. أَلْعَبُها مَعَ صَديقاتي ثَلاثَ مَرّاتٍ في الأُسْبوعِ في نادي المَدْرَسَةِ. أُفَضِّلُ كُرَةَ السَّلَّةِ عَلى السِّباحَةِ، لِأَنَّها رِياضَةٌ جَماعِيَّةٌ وَمُمْتِعَةٌ. وَأَهْتَمُّ بِالمَسْرَحِ أَيْضًا؛ أَحْيانًا أُشاهِدُ مَسْرَحِيَّةً مَعَ أُسْرَتي في نِهايَةِ الأُسْبوعِ.
Metin (2): أَخي أَحْمَدُ لا يُحِبُّ الرِّياضَةَ كَثيرًا. يَقْضي وَقْتَ فَراغِهِ في قِراءَةِ الكُتُبِ، وَيَسْتَمِعُ إِلى الأَناشيدِ عادَةً قَبْلَ النَّوْمِ. سَأَلْتُهُ يَوْمًا: ما رَأْيُكَ في الرِّياضَةِ؟ قالَ: الرِّياضَةُ مُفيدَةٌ، وَلٰكِنَّني لا أَسْتَطيعُ أَنْ أَلْعَبَ كُرَةَ السَّلَّةِ مِثْلَكِ. قُلْتُ لَهُ: تَعالَ مَعي! الرِّياضَةُ تُقَوّي الجِسْمَ، وَالوِقايَةُ خَيْرٌ مِنَ العِلاجِ. وَالآنَ يَلْعَبُ أَحْمَدُ مَعي مَرَّةً في الأُسْبوعِ. بَعْدَ المُباراةِ قالَ لي المُدَرِّبُ: اللّٰهُ يُعْطيكِ العافِيَةَ يا زَيْنَبُ! فَقُلْتُ: اللّٰهُ يُعافيكَ.
Türkçe özet ve değerlendirme: Zeyneb onuncu sınıf öğrencisidir; hobisi basketboldur ve onu arkadaşlarıyla haftada üç kez okul kulübünde oynar. Basketbolu yüzmeye tercih eder, çünkü takım sporudur ve zevklidir; bazen hafta sonu ailesiyle tiyatro izler. Kardeşi Ahmed ise boş vaktini kitap okuyarak geçirir ve genellikle uyumadan önce neşideler dinler. Sporun faydalı olduğunu düşünse de basketbol oynayamadığını söyler; Zeyneb onu davet eder ve «Korunmak tedaviden hayırlıdır» sözünü hatırlatır. Artık Ahmed de haftada bir kez oynar. Maçtan sonra antrenör Zeyneb'e «اللّٰهُ يُعْطيكِ العافِيَةَ» der, Zeyneb de «اللّٰهُ يُعافيكَ» diye karşılık verir. Veciz söz: «اَلْوِقَايَةُ خَيْرٌ مِنَ الْعِلَاجِ» (Korunmak tedaviden hayırlıdır) Arapçada yaygın bir veciz sözdür; الوِقايَةُ korunma, خَيْرٌ مِنْ -den daha hayırlı, العِلاجُ tedavi demektir. Düzenli spor yapmak, hastalanmadan önce sağlığı korumanın en güzel yollarından biridir. Yazma görevi: Modeli örnek alarak kendi hobinizi 6-7 cümleyle anlatınız: hobiniz, sıklığı, tercihiniz ve sebebi, bir ailenizin üyesinin hobisi, onun hakkındaki görüşünüz ve yapabildiğiniz ya da öğrenmek istediğiniz bir şey.
| Anlama Sorusu | Cevap | Türkçesi |
|---|---|---|
| ما هِوايَةُ زَيْنَبَ؟ | هِوايَتُها كُرَةُ السَّلَّةِ. | Hobisi basketbol. |
| كَمْ مَرَّةً تَلْعَبُ زَيْنَبُ في الأُسْبوعِ؟ | تَلْعَبُ ثَلاثَ مَرّاتٍ في الأُسْبوعِ. | Haftada üç kez oynar. |
| لِماذا تُفَضِّلُ كُرَةَ السَّلَّةِ عَلى السِّباحَةِ؟ | لِأَنَّها رِياضَةٌ جَماعِيَّةٌ وَمُمْتِعَةٌ. | Çünkü takım sporu ve zevkli. |
| كَيْفَ يَقْضي أَحْمَدُ وَقْتَ فَراغِهِ؟ | يَقْضيهِ في قِراءَةِ الكُتُبِ. | Onu kitap okuyarak geçirir. |
| ماذا قالَ المُدَرِّبُ لِزَيْنَبَ؟ | قالَ: اللّٰهُ يُعْطيكِ العافِيَةَ. | Kolay gelsin, Allah sağlık versin, dedi. |
Örnekler
Örnek 1Erkek bir arkadaşa sorulan «ما هِوايَتُكَ يا عُمَرُ؟» sorusunu kız arkadaşınız Meryem'e sorulacak şekilde yeniden yazınız ve Meryem'in «Hobim resim» anlamında vereceği cevabı Arapça olarak yazınız.
Cevabı göster
1. adım: Muhatap kadın olduğu için هِوايَتُكَ kelimesindeki fethalı zamir kesralı olur: هِوايَتُكِ. 2. adım: Soru: «ما هِوايَتُكِ يا مَرْيَمُ؟» 3. adım: Cevap birinci tekil şahısla verilir; هِوايَة kelimesine ـي eklenir ve yuvarlak tâ açık tâ olur: هِوايَتي. 4. adım: Hobi haber olduğu için ötrelidir: الرَّسْمُ. Sonuç: «ما هِوايَتُكِ يا مَرْيَمُ؟ - هِوايَتي الرَّسْمُ.» (Hobin nedir Meryem? - Hobim resim.)
Örnek 2«Basketbolu futbola tercih ederim, çünkü basketbol zevklidir.» cümlesini Arapçaya çeviriniz.
Cevabı göster
1. adım: Tercih fiili: أُفَضِّلُ. 2. adım: Tercih edilen nesne fethalı: كُرَةَ السَّلَّةِ. 3. adım: Diğeri عَلى ile ve mecrur: عَلى كُرَةِ القَدَمِ. 4. adım: Sebep لِأَنَّ ile; tekrarı önlemek için zamir: لِأَنَّها مُمْتِعَةٌ (كُرَة dişil olduğu için ـها ve مُمْتِعَةٌ). Sonuç: «أُفَضِّلُ كُرَةَ السَّلَّةِ عَلى كُرَةِ القَدَمِ، لِأَنَّها مُمْتِعَةٌ.»
Örnek 3Erkek bir arkadaşınıza «Yüzmeyi mi tercih edersin yoksa bisiklete binmeyi mi?» diye Arapça sorunuz ve «Bisiklete binmeyi tercih ederim, çünkü doğayı severim.» cevabını yazınız.
Cevabı göster
1. adım: Soru hemzesi fiilin başına gelir: أَتُفَضِّلُ. 2. adım: Seçenekler أَمْ ile bağlanır; ikinci seçenek رُكوبَ ile başladığı için أَمْ kesra almaz: «أَتُفَضِّلُ السِّباحَةَ أَمْ رُكوبَ الدَّرّاجَةِ؟» 3. adım: Cevapta evet-hayır kullanılmaz, seçeneklerden biri söylenir: أُفَضِّلُ رُكوبَ الدَّرّاجَةِ. 4. adım: Sebep: لِأَنَّني أُحِبُّ الطَّبيعَةَ. Sonuç: «أُفَضِّلُ رُكوبَ الدَّرّاجَةِ، لِأَنَّني أُحِبُّ الطَّبيعَةَ.»
Örnek 4Boşlukları uygun harf-i cerlerle doldurunuz: a) أَهْتَمُّ ___ الخَطِّ العَرَبِيِّ. b) أَسْتَمِعُ ___ الأَناشيدِ. c) أُفَضِّلُ القِراءَةَ ___ التِّلْفازِ. d) أَقْضي وَقْتَ فَراغي ___ التَّصْويرِ.
Cevabı göster
a) اِهْتَمَّ fiili بِـ ile kullanılır: أَهْتَمُّ بِالخَطِّ العَرَبِيِّ (Arap hattıyla ilgilenirim). b) اِسْتَمَعَ fiili إِلى ister: أَسْتَمِعُ إِلى الأَناشيدِ (Neşideleri dinlerim). c) Tercihte ikinci seçenek عَلى ile gelir: أُفَضِّلُ القِراءَةَ عَلى التِّلْفازِ (Okumayı televizyona tercih ederim). d) Vakit geçirilen etkinlik في ile bağlanır: أَقْضي وَقْتَ فَراغي في التَّصْويرِ (Boş vaktimi fotoğrafçılıkla geçiririm). Dört cümlede de harf-i cerden sonraki isim esrelidir.
Örnek 5Bir arkadaşınıza «Haftada kaç kez satranç oynarsın?» diye Arapça sorunuz ve ona «Genellikle haftada iki kez oynarım» cevabını veriniz.
Cevabı göster
1. adım: Soru kalıbı كَمْ مَرَّةً... في الأُسْبوعِ؟; oyun için fiil تَلْعَبُ. 2. adım: Soru: «كَمْ مَرَّةً تَلْعَبُ الشِّطْرَنْجَ في الأُسْبوعِ؟» 3. adım: Cevapta sıklık zarfı عادَةً başa, sayı مَرَّتَيْنِ fiilden sonra gelir; satranç tekrar edilmemek için zamirle verilebilir: أَلْعَبُهُ. Sonuç: «عادَةً أَلْعَبُهُ مَرَّتَيْنِ في الأُسْبوعِ.» veya «عادَةً أَلْعَبُ الشِّطْرَنْجَ مَرَّتَيْنِ في الأُسْبوعِ.»
Örnek 6«Ud çalabilir misin?» sorusunu kız arkadaşınıza Arapça olarak sorunuz ve «Hayır, çalamam ama öğrenmek istiyorum.» cevabını yazınız.
Cevabı göster
1. adım: Kadına تَسْتَطيعينَ kullanılır: هَلْ تَسْتَطيعينَ. 2. adım: أَنْ sonrası muzâri mansub olur; kadında تَعْزِفينَ fiilinin ن harfi düşer: أَنْ تَعْزِفي. 3. adım: Çalgı عَلى ile bağlanır: عَلى العودِ. Soru: «هَلْ تَسْتَطيعينَ أَنْ تَعْزِفي عَلى العودِ؟» 4. adım: Cevap birinci şahısla ve olumsuz: «لا، لا أَسْتَطيعُ أَنْ أَعْزِفَ عَلى العودِ، وَلٰكِنْ أُريدُ أَنْ أَتَعَلَّمَ.»
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1«— .......... ؟ — في وَقْتِ فَراغي أَقْرَأُ الكُتُبَ.» diyaloğunda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Cevap «Boş vaktimde kitap okurum» anlamındadır; bu yüzden soru «Boş vaktinde ne yaparsın?» olmalıdır. Diğer seçenekler sıklık, görüş ve yetenek sorar.
2«أَتُفَضِّلُ الرَّسْمَ أَمِ المُوسيقى؟» sorusuna verilebilecek en uygun cevap aşağıdakilerden hangisidir?
أَ... أَمْ...؟ sorusu iki seçenekten birinin söylenmesini ister; evet-hayır cevabı uygun değildir. Doğru cevap seçeneklerden birini belirten أُفَضِّلُ المُوسيقى cümlesidir.
3Aşağıdaki cümlelerin hangisinde harf-i cer doğru kullanılmıştır?
اِسْتَمَعَ fiili إِلى ile kullanılır. اِهْتَمَّ fiili بِـ, فَضَّلَ fiili ise ikinci seçenekte عَلى ister; A, B ve C bu yüzden yanlıştır.
4«Genellikle» anlamına gelen sıklık zarfı aşağıdakilerden hangisidir?
عادَةً «genellikle, alışkanlık olarak» demektir. أَحْيانًا bazen, نادِرًا nadiren, أَبَدًا ise olumsuz fiille «hiç» anlamındadır.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- «ما هِوايَتُكِ؟» sorusu kadın muhataba yöneltilir.
Kesralı ـكِ zamiri ikinci tekil dişil şahsı gösterir.
- «أَسْتَمِعُ المُوسيقى» cümlesi doğrudur; اِسْتَمَعَ fiili harf-i cer almaz.
اِسْتَمَعَ fiili إِلى ile kullanılır: أَسْتَمِعُ إِلى المُوسيقى.
- «أَتُفَضِّلُ الشّايَ أَمِ العَصيرَ؟» sorusuna «نَعَمْ» diye cevap verilir.
أَمْ içeren seçmeli sorulara evet-hayır değil, seçeneklerden biriyle cevap verilir: أُفَضِّلُ العَصيرَ.
- لِأَنَّ edatından sonra gelen isim fethalı okunur.
لِأَنَّ ismini nasb eder: لِأَنَّ الرِّياضَةَ مُفيدَةٌ.
- Spor yapan birine söylenen «اللّٰهُ يُعْطيكَ العافِيَةَ» sözünün cevabı «اللّٰهُ يُعافيكَ»tir.
Bu sosyal ifadeye «Allah sana da afiyet versin» anlamında اللّٰهُ يُعافيكَ diye karşılık verilir.
- «ما هِوايَتُكِ؟» sorusu kadın muhataba yöneltilir.
6Aşağıdaki Arapça kelime ve ifadeleri Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Erkek bir arkadaşımıza «Hobin nedir?» diye sorarken «ما ?» deriz.
- «Futbolu basketbola tercih ederim» cümlesi «أُفَضِّلُ كُرَةَ القَدَمِ كُرَةِ السَّلَّةِ» şeklinde kurulur.
- لِماذا؟ sorusuna « الرِّياضَةَ مُفيدَةٌ» diye cevap verilir.
- «Yüzebilir misin?» sorusu «هَلْ أَنْ تَسْبَحَ؟» şeklindedir.
- Antrenmandan çıkan bir arkadaşımıza «اللّٰهُ يُعْطيكَ » deriz.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Okul gazetesi için sınıf arkadaşınız Kerem ile kısa bir röportaj yapacaksınız. Arapça bir diyalog yazınız: 1) hobisini ve boş vaktinde ne yaptığını sorunuz, 2) iki seçenekli bir tercih sorusu ve sebebini sorunuz, 3) haftada kaç kez yaptığını öğreniniz, 4) bir etkinlik hakkındaki görüşünü ve bir yeteneğini sorunuz, 5) röportajı uygun sosyal ifadeyle bitiriniz.
1. ipucu: 1. adım: ما هِوايَتُكَ يا كَرَمُ؟ ve ماذا تَفْعَلُ في وَقْتِ فَراغِكَ؟ sorularıyla başla; Kerem هِوايَتي... ve أَقْضي وَقْتَ فَراغي في... ile cevap versin.
2. ipucu: 2. adım: أَتُفَضِّلُ... أَمْ...؟ sor; Kerem seçeneklerden biriyle cevap versin, ardından لِماذا؟ sorusuna لِأَنَّ + fethalı isim ile karşılık versin.
3. ipucu: 3. adım: كَمْ مَرَّةً... في الأُسْبوعِ؟ sor; cevapta مَرَّتَيْنِ veya ثَلاثَ مَرّاتٍ ve bir sıklık zarfı (عادَةً، غالِبًا) kullan.
4. ipucu: 4. adım: ما رَأْيُكَ في...؟ ve هَلْ تَسْتَطيعُ أَنْ...؟ sorularını ekle; röportajı اللّٰهُ يُعْطيكَ العافِيَةَ - اللّٰهُ يُعافيكَ ile bitir.
Cevap: أَنا: ما هِوايَتُكَ يا كَرَمُ؟ (Hobin nedir Kerem?) - كَرَمُ: هِوايَتي كُرَةُ القَدَمِ. (Hobim futbol.) - أَنا: ماذا تَفْعَلُ في وَقْتِ فَراغِكَ؟ (Boş vaktinde ne yaparsın?) - كَرَمُ: أَقْضي وَقْتَ فَراغي في اللَّعِبِ مَعَ أَصْدِقائي، وَأَحْيانًا أَقْرَأُ الكُتُبَ. (Boş vaktimi arkadaşlarımla oynayarak geçiririm, bazen kitap okurum.) - أَنا: أَتُفَضِّلُ كُرَةَ القَدَمِ أَمْ كُرَةَ السَّلَّةِ؟ (Futbolu mu basketbolu mu tercih edersin?) - كَرَمُ: أُفَضِّلُ كُرَةَ القَدَمِ. (Futbolu tercih ederim.) - أَنا: لِماذا؟ (Neden?) - كَرَمُ: لِأَنَّ كُرَةَ القَدَمِ رِياضَةٌ جَماعِيَّةٌ وَمُمْتِعَةٌ. (Çünkü futbol zevkli bir takım sporudur.) - أَنا: كَمْ مَرَّةً تَلْعَبُها في الأُسْبوعِ؟ (Onu haftada kaç kez oynarsın?) - كَرَمُ: عادَةً أَلْعَبُها ثَلاثَ مَرّاتٍ في الأُسْبوعِ. (Genellikle haftada üç kez oynarım.) - أَنا: ما رَأْيُكَ في المَسْرَحِ؟ (Tiyatro hakkında ne düşünüyorsun?) - كَرَمُ: في رَأْيي، المَسْرَحُ مُفيدٌ وَمُمْتِعٌ. (Bence tiyatro faydalı ve zevklidir.) - أَنا: هَلْ تَسْتَطيعُ أَنْ تَسْبَحَ؟ (Yüzebilir misin?) - كَرَمُ: نَعَمْ، أَسْتَطيعُ أَنْ أَسْبَحَ جَيِّدًا. (Evet, iyi yüzebilirim.) - أَنا: شُكْرًا يا كَرَمُ، اللّٰهُ يُعْطيكَ العافِيَةَ! (Teşekkürler Kerem, kolay gelsin!) - كَرَمُ: اللّٰهُ يُعافيكَ. (Allah sana da afiyet versin.) Kontrol: أَمْ sorusuna seçenekle cevap verildi; لِأَنَّ sonrası كُرَةَ fethalı; مَرَّةً tekil mansub, ثَلاثَ مَرّاتٍ çoğul mecrur; أَنْ أَسْبَحَ fethalı; sosyal ifade erkek muhataba uygun ـكَ ile.
Kısaca
- Hobi sorma: Erkeğe ما هِوايَتُكَ؟, kadına ما هِوايَتُكِ؟ (Hobin nedir?) diye sorulur ve هِوايَتي كُرَةُ القَدَمِ gibi cevap verilir; ما isimden önce, ماذا ise ماذا تَفْعَلُ في وَقْتِ فَراغِكَ؟ örneğindeki gibi fiilden önce gelir.
- Hobi fiilleri: أُمارِسُ، أَلْعَبُ، أُشاهِدُ، أُحِبُّ doğrudan nesne alır; أَهْتَمُّ بِـ, أَسْتَمِعُ إِلى, أَقْضي... في ve أُفَضِّلُ... عَلى ise kendi harf-i cerleriyle kullanılır.
- Tercih: أُفَضِّلُ السِّباحَةَ عَلى الجَرْيِ cümlesinde tercih edilen şey mansub, عَلى sonrası mecrurdur; أَتُفَضِّلُ... أَمْ...؟ sorusuna evet-hayır değil, seçeneklerden biriyle cevap verilir.
- Sebep ve sıklık: لِماذا؟ sorusuna لِأَنَّ الرِّياضَةَ مُفيدَةٌ şeklinde, لِأَنَّ sonrası isim fethalı olarak cevap verilir; كَمْ مَرَّةً... في الأُسْبوعِ؟ sorusuyla haftalık sıklık sorulur, غالِبًا، عادَةً، أَحْيانًا zarflarıyla genel sıklık anlatılır.
- Görüş ve yetenek: ما رَأْيُكَ في المَسْرَحِ؟ sorusuna في رَأْيي، المَسْرَحُ مُمْتِعٌ; هَلْ تَسْتَطيعُ أَنْ تَسْبَحَ؟ sorusuna نَعَمْ، أَسْتَطيعُ أَنْ أَسْبَحَ denir ve أَنْ sonrası muzâri fethalı okunur.
- Sosyal ifade ve veciz söz: Çalışan veya spor yapan birine اللّٰهُ يُعْطيكَ العافِيَةَ (Kolay gelsin, Allah sağlık versin) denir, cevabı اللّٰهُ يُعافيكَtir; «اَلْوِقَايَةُ خَيْرٌ مِنَ الْعِلَاجِ» sözü korunmanın tedaviden daha hayırlı olduğunu anlatır.