İslam ahlakı; büyüklere saygı göstermeyi, küçüklere merhamet etmeyi, misafire ikramda bulunmayı ve komşu ile ihtiyaç sahiplerine yardım elini uzatmayı öğütler. Bu haftaki dersimizde (مُعَامَلَاتِي الْحَسَنَة — Güzel Davranışlarım), günlük hayatımızdaki erdemli davranışları anlatan fiil ve sıfatları, çoğul şahıs zamirleriyle müzari fiil çekimlerini ve Arapçada öğüt/gereklilik bildiren temel cümle yapılarını öğreneceğiz.
1. Güzel Davranışlar (مُعَامَلَاتِي الْحَسَنَة) Kelime Hazinesi
Ailede, okulda ve toplumda güzel ahlakı ifade ederken kullandığımız başlıca müzari (geniş/şimdiki zaman) fiiller ve isimler şunlardır: • يَرْحَمُ الصِّغَارَ (yerhamü’s-sığâra): Küçüklere merhamet eder. • يَحْتَرِمُ الْكِبَارَ وَالْمُسِنِّينَ (yahterimü’l-kibâra ve’l-müsinnîne): Büyüklere ve yaşlılara saygı gösterir. • يُكْرِمُ الضُّيُوفَ (yükrimü’d-duyûfe): Misafirlere ikram eder. • يُسَاعِدُ الْمُحْتَاجِينَ وَالْجِيرَانَ (yüsâidü’l-muhtâcîne ve’l-cîrâne): Muhtaçlara ve komşulara (tekili: جَارٌ) yardım eder. • يَشْكُرُ اللّٰهَ وَالنَّاسَ (yeşküru’llâhe ve’n-nâse): Allah’a şükreder ve insanlara teşekkür eder. • يُصَلِّي فِي الْمَسْجِدِ (yüsallî fi’l-mescidi): Camide namaz kılar.
Karakter ve duygu bildiren temel sıfatlar: • Ahlaki Sıfatlar (Zıtlarıyla): صَادِقٌ (dürüst/doğru sözlü) x كَاذِبٌ (yalancı) | صَبُورٌ (sabırlı) x عَجُولٌ (aceleci) | كَرِيمٌ (cömert) x بَخِيلٌ (cimri) | مُتَوَاضِعٌ (alçakgönüllü) x مُتَكَبِّرٌ (kibirli). • Duygu Durumu Sıfatları: مَبْسُوطٌ / سَعِيدٌ (mutlu, memnun), حَزِينٌ (üzgün), غَضْبَانُ (kızgın, öfkeli), قَلِقٌ (endişeli, kaygılı), مُتَعَجِّبٌ (şaşkın).
2. Çoğul Şahıs Zamirleri ve Müzari Fiil Çekimleri
Arapçada üç veya daha fazla kişiden bahsederken çoğul (cemi) ayrık şahıs zamirleri kullanılır ve müzari fiil bu zamirlere göre özel ön ve son ekler alır (يَذْهَبُ: gidiyor / يُسَاعِدُ: yardım ediyor): 1. نَحْنُ (Nahnü - Biz [Eril ve dişil ortak]): Müzari fiilin başına نـ harfi gelir: • نَحْنُ نَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ (Biz okula gidiyoruz) | نَحْنُ نُسَاعِدُ الْفُقَرَاءَ (Biz yoksullara yardım ediyoruz).
2. أَنْتُمْ (Entüm - Siz [Erkekler]): Fiilin başına تـ ve sonuna ـُونَ eki gelir: • أَنْتُمْ تَذْهَبُونَ (Siz gidiyorsunuz) | أَنْتُمْ تَشْكُرُونَ (Siz teşekkür ediyorsunuz). 3. أَنْتُنَّ (Entünne - Siz [Kadınlar]): Fiilin başına تـ ve sonuna ـْنَ (nûn-u nisve) gelir: • أَنْتُنَّ تَذْهَبْنَ (Siz gidiyorsunuz) | أَنْتُنَّ تَشْكُرْنَ. 4. هُمْ (Hüm - Onlar [Erkekler]): Fiilin başına يـ ve sonuna ـُونَ eki gelir: • هُمْ يَذْهَبُونَ (Onlar gidiyorlar) | هُمْ يُكْرِمُونَ الضُّيُوفَ (Onlar misafirlere ikram ediyorlar). 5. هُنَّ (Hünne - Onlar [Kadınlar]): Fiilin başına يـ ve sonuna ـْنَ eki gelir: • هُنَّ يَذْهَبْنَ (Onlar gidiyorlar) | هُنَّ يُسَاعِدْنَ الْأُمَّ (Onlar anneye yardım ediyorlar).
3. Öğüt Kalıbı: كُنْ ... وَلَا تَكُنْ ... (... Ol, ... Olma!)
Arapçada 'oldu' anlamına gelen كَانَ (kâne) fiilinin emir kipi كُنْ (Kün: Ol!), nehiy (olumsuz emir) kipi ise لَا تَكُنْ (Lâ tekün: Olma!) şeklindedir. كَانَ ve türevleri cümleye girdiğinde haber olan sıfatı mansup (iki üstünlü: ـًا) yapar.
Örnek Öğüt Cümleleri: • كُنْ صَادِقًا دَائِمًا، وَلَا تَكُنْ كَاذِبًا أَبَدًا! (Daima dürüst ol, asla yalancı olma!) • كُنْ صَبُورًا، وَلَا تَكُنْ عَجُولًا! (Sabırlı ol, aceleci olma!) • كُنْ مُتَوَاضِعًا، وَلَا تَكُنْ مُتَكَبِّرًا! (Alçakgönüllü ol, kibirli olma!) *(Kız öğrenciye [müennes] hitap edilirken كُونِي صَادِقَةً وَلَا تَكُونِي كَاذِبَةً şeklinde kullanılır.)*
4. Gereklilik ve Rica Kalıpları: يَجِبُ أَنْ / أَلَّا ve هَلْ يُمْكِنُ أَنْ
Bir davranışın yapılmasının gerekli olduğunu ('-meli/-malı, gerekir') ifade etmek için يَجِبُ أَنْ (yecibü en) kalıbı, yapılmaması gerektiğini ifade etmek için ise يَجِبُ أَلَّا (yecibü ellâ = أَنْ + لَا) kalıbı kullanılır: • يَجِبُ أَنْ نَحْتَرِمَ الْمُسِنِّينَ. (Yaşlılara saygı göstermemiz gerekir.) • يَجِبُ أَنْ يَكُونَ الْمُؤْمِنُ صَبُورًا. (Müminin sabırlı olması gerekir.) • يَجِبُ أَلَّا يَكُونَ الْإِنْسَانُ غَضْبَانَ. (İnsanın öfkeli olmaması gerekir.)
Bir kimseden kibarca ricada bulunurken veya izin isterken ('...-ebilir miyim / ...-ebilir misin?') هَلْ يُمْكِنُ أَنْ...؟ (Hel yümkinü en...?) kalıbı kullanılır: • هَلْ يُمْكِنُ أَنْ تُسَاعِدَنِي يَا أَخِي؟ (Bana yardım edebilir misin kardeşim?) • نَعَمْ، بِكُلِّ سُرُورٍ! (Evet, memnuniyetle!)
5. Zaman Sorma (مَتَى) ve قَبْلَ (Önce) / بَعْدَ (Sonra) Zarfları
Bir eylemin ne zaman gerçekleştiğini sormak için مَتَى (Metâ: Ne zaman?) soru edatı kullanılır. Cevap verirken قَبْلَ (kable: ...-den önce) ve بَعْدَ (ba’de: ...-den sonra) zaman zarfları sıkça kullanılır ve kendilerinden sonra gelen isim esreli (mecrur) olur:
• مَتَى تَذْهَبُ إِلَى جَدِّكَ؟ (Dedene ne zaman gidersin?) • أَذْهَبُ إِلَى جَدِّي بَعْدَ صَلَاةِ الْجُمُعَةِ. (Dedeme cuma namazından sonra giderim.) • أَغْسِلُ يَدَيَّ قَبْلَ الطَّعَامِ وَبَعْدَهُ. (Yemekten önce ve sonra ellerimi yıkarım.) • نَزُورُ الْأَقْرِبَاءَ فِي أَيَّامِ الْأَعْيَادِ. (Bayram günlerinde akrabaları ziyaret ederiz.)
6. Örnek Metin: Ailemizde ve Mahallemizde Yardımlaşma (التَّعَاوُن)
Aşağıdaki kısa paragrafı öğrendiğimiz yapılarla inceleyelim: نَحْنُ عَائِلَةٌ سَعِيدَةٌ. نَحْنُ نُحِبُّ التَّعَاوُنَ دَائِمًا. فِي أَيَّامِ الْأَعْيَادِ نَزُورُ الْكِبَارَ وَالْجِيرَانَ، وَنُكْرِمُ الضُّيُوفَ، وَنُسَاعِدُ الْمُحْتَاجِينَ. يَجِبُ أَنْ نَكُونَ صَادِقِينَ وَصَبُورِينَ، وَلَا نَكْذِبُ أَبَدًا.
Anlamı: 'Biz mutlu bir aileyiz. Biz daima yardımlaşmayı severiz. Bayram günlerinde büyükleri ve komşuları ziyaret ederiz, misafirlere ikramda bulunuruz ve muhtaçlara yardım ederiz. Dürüst ve sabırlı olmamız gerekir ve asla yalan söylemeyiz.'
Örnekler
Örnek 1'يُسَاعِدُ (yardım ediyor)' müzari fiilini 'نَحْنُ (Biz)', 'أَنْتُمْ (Siz - Eril)', 'أَنْتُنَّ (Siz - Dişil)', 'هُمْ (Onlar - Eril)' ve 'هُنَّ (Onlar - Dişil)' zamirlerine göre çekimleyiniz.
Cevabı göster
• نَحْنُ نُسَاعِدُ (Biz yardım ediyoruz) • أَنْتُمْ تُسَاعِدُونَ (Siz yardım ediyorsunuz - Eril) • أَنْتُنَّ تُسَاعِدْنَ (Siz yardım ediyorsunuz - Dişil) • هُمْ يُسَاعِدُونَ (Onlar yardım ediyorlar - Eril) • هُنَّ يُسَاعِدْنَ (Onlar yardım ediyorlar - Dişil).
Örnek 2'كُنْ ... وَلَا تَكُنْ ...' kalıbını kullanarak 'Dürüst (صَادِق) ol, yalancı (كَاذِب) olma!' ve 'Sabırlı (صَبُور) ol, aceleci (عَجُول) olma!' cümlelerini Arapça yazınız.
Cevabı göster
1. كُنْ صَادِقًا وَلَا تَكُنْ كَاذِبًا! (Kün sâdıkan velâ tekün kâziben!) 2. كُنْ صَبُورًا وَلَا تَكُنْ عَجُولًا! (Kün sabûran velâ tekün acûlen!).
Örnek 3Aşağıdaki Arapça sosyal ifadelerin Türkçe anlamlarını ve hangi durumlarda kullanıldıklarını yazınız: 1) جَزَاكَ اللّٰهُ خَيْرًا 2) كُلُّ عَامٍ وَأَنْتُمْ بِخَيْرٍ
Cevabı göster
1) جَزَاكَ اللّٰهُ خَيْرًا (Allah seni hayırla mükâfatlandırsın): Bize yardım eden veya iyilik yapan bir kimseye teşekkür ve dua etmek için kullanılır. 2) كُلُّ عَامٍ وَأَنْتُمْ بِخَيْرٍ (Her yılınız hayırla geçsin / Bayramınız kutlu olsun): Ramazan ve Kurban bayramları gibi özel günlerde tebrikleşmek için kullanılır.
Örnek 4Hz. Peygamber’in (sav) 'تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أَخِيكَ صَدَقَةٌ' hadis-i şerifinin anlamını ve verdiği mesajı açıklayınız.
Cevabı göster
Anlamı: 'Kardeşinin yüzüne tebessüm etmen (gülümsemen) senin için bir sadakadır.' Mesajı: İslam’da sadaka ve iyilik yalnızca mal ile sınırlı değildir; insanlara güler yüzlü ve tatlı dilli davranmak da sevap kazandıran güzel bir davranıştır.
Örnek 5'مَتَى تَزُورُ جَدَّكَ؟' sorusunu 'قَبْلَ (önce)' veya 'بَعْدَ (sonra)' zarfını kullanarak cevaplayınız.
Cevabı göster
أَزُورُ جَدِّي بَعْدَ الْمَدْرَسَةِ / قَبْلَ الْمَسَاءِ. (Dedemi okuldan sonra / akşamdan önce ziyaret ederim).
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1'هُنَّ ............ الضُّيُوفَ' (Onlar [kadınlar] misafirlere ikram ediyorlar) cümlesinde boş bırakılan yere özne-yüklem uyumuna göre aşağıdaki fiillerden hangisi gelmelidir?
'هُنَّ' (Onlar - dişil çoğul / gaibe) zamiriyle müzari fiil 'يـ' ile başlar ve sonuna nûn-u nisve ('ـْنَ') alır: هُنَّ يُكْرِمْنَ.
2'كُنْ ............ دَائِمًا، وَلَا تَكُنْ ............ أَبَدًا!' (Daima sabırlı ol, asla aceleci olma!) öğüt cümlesinde boşluklara sırasıyla hangileri gelmelidir?
Olumlu sıfat olan 'صَبُورًا' (sabırlı) birinci boşluğa, zıddı olan 'عَجُولًا' (aceleci) ise ikinci boşluğa gelir.
3Bir arkadaşımız bize derslerimizde veya bir işimizde yardım ettiğinde ona teşekkür ve dua etmek için aşağıdaki ifadelerden hangisini söyleriz?
'جَزَاكَ اللّٰهُ خَيْرًا' (Allah seni hayırla mükâfatlandırsın) ve 'بَارَكَ اللّٰهُ فِيكَ' yapılan iyiliğe karşı söylenen teşekkür dualarıdır.
4'............ تَذْهَبُ إِلَى بَيْتِ عَمِّكَ؟ — أَذْهَبُ بَعْدَ الدَّرْسِ.' diyaloğunda zaman soran soru edatı aşağıdakilerden hangisidir?
Cevapta 'بَعْدَ الدَّرْسِ' (Dersten sonra) denildiği için soru 'Ne zaman?' anlamındaki 'مَتَى (Metâ)' edatıyla sorulmuştur.
5'أَنْتُمْ ............ الْمُحْتَاجِينَ وَالْمُسِنِّينَ.' (Siz [erkekler] muhtaçlara ve yaşlılara yardım ediyorsunuz) cümlesini doğru tamamlayan fiil hangisidir?
'أَنْتُمْ' (Siz - eril çoğul) zamirinde müzari fiil 'تـ' ile başlar ve 'ـُونَ' ile biter: أَنْتُمْ تُسَاعِدُونَ.
6Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Hz. Peygamber’in (sav) 'تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أَخِيكَ صَدَقَةٌ' hadisi 'Kardeşinin yüzüne tebessüm etmen sadakadır' anlamına gelir.
تَبَسُّم (tebessüm), وَجْه (yüz), أَخ (kardeş) ve صَدَقَة (sadaka) kelimelerinden oluşur.
- 'قَبْلَ' kelimesi '...-den sonra', 'بَعْدَ' kelimesi ise '...-den önce' anlamına gelen zaman zarfıdır.
Yanlıştır; tam tersine 'قَبْلَ' (kable) önce, 'بَعْدَ' (ba’de) ise sonra demektir.
- 'يَجِبُ أَنْ' kalıbı cümleye gereklilik (-meli/-malı, gerekir) anlamı katar.
Örn: يَجِبُ أَنْ نَصْدُقَ (Doğru söylememiz gerekir).
- Arapçada 'هُمْ' zamiri kadın çoğullar (onlar), 'هُنَّ' zamiri ise erkek çoğullar (onlar) için kullanılır.
Yanlıştır; 'هُمْ' eril çoğul (erkekler), 'هُنَّ' ise dişil çoğul (kadınlar) için kullanılır.
- Bayramlarda tebrikleşmek için 'كُلُّ عَامٍ وَأَنْتُمْ بِخَيْرٍ' (Her yılınız hayırla geçsin / Bayramınız kutlu olsun) ifadesi kullanılır.
Dini bayramlarda ve özel günlerde en yaygın kullanılan kutlama kalıbıdır.
- Hz. Peygamber’in (sav) 'تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أَخِيكَ صَدَقَةٌ' hadisi 'Kardeşinin yüzüne tebessüm etmen sadakadır' anlamına gelir.
7Aşağıdaki Arapça kelime ve kalıpları Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
8Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız.
- نَحْنُ الْمُحْتَاجِينَ دَائِمًا. (Biz daima muhtaçlara yardım ederiz.)
- هُمْ إِلَى الْمَسْجِدِ. (Onlar [erkekler] camiye gidiyorlar.)
- لَا أَكْذِبُ . (Asla yalan söylemem.)
- تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أَخِيكَ . (Kardeşinin yüzüne gülümsemen sadakadır.)
- أَغْسِلُ يَدَيَّ الطَّعَامِ. (Yemekten önce ellerimi yıkarım.)
Önce bütün boşlukları doldurun.
9Arapçada 'Biz büyüklerimize saygı gösteririz, küçüklere merhamet ederiz; dürüst olmamız gerekir' anlamındaki bir paragrafı adım adım nasıl kuracağımızı açıklayınız.
1. ipucu: 1. İpucu: 'نَحْنُ' (Biz) zamiriyle müzari fiillerin başına 'نـ' getirerek (نَحْتَرِمُ ve نَرْحَمُ) ilk cümleyi kurunuz.
2. ipucu: 2. İpucu: 'يَجِبُ أَنْ نَكُونَ' gereklilik kalıbını kullanarak ikinci cümleyi tamamlayınız.
Cevap: 1. Adım (نَحْنُ ile Müzari Fiil Kurulumu): 'Biz' zamiri olan 'نَحْنُ' seçilir; 'saygı gösterir' (يَحْتَرِمُ) ve 'merhamet eder' (يَرْحَمُ) fiilleri 1. çoğul şahsa göre 'نَحْتَرِمُ' ve 'نَرْحَمُ' şeklinde çekimlenir: 'نَحْنُ نَحْتَرِمُ الْكِبَارَ وَنَرْحَمُ الصِّغَارَ.' 2. Adım (Gereklilik Kalıbı): '... olmamız gerekir' demek için 'يَجِبُ أَنْ نَكُونَ' kalıbı yazılır ve ardından 'dürüstler' anlamındaki sıfat mansup çoğul olarak eklenir: 'وَيَجِبُ أَنْ نَكُونَ صَادِقِينَ دَائِمًا.'
Kısaca
- Güzel Davranış Fiilleri: يَرْحَمُ (merhamet eder), يَحْتَرِمُ (saygı duyar), يَشْكُرُ (teşekkür/şükür eder), يُكْرِمُ (ikram eder), يُسَاعِدُ (yardım eder), يَزُورُ (ziyaret eder).
- Çoğul Şahıs Zamirleri: نَحْنُ (Biz), أَنْتُمْ (Siz - eril), أَنْتُنَّ (Siz - dişil), هُمْ (Onlar - eril), هُنَّ (Onlar - dişil).
- Çoğul Müzari Fiil Çekimi: نَحْنُ نَذْهَبُ (gidiyoruz), أَنْتُمْ تَذْهَبُونَ (gidiyorsunuz - eril), أَنْتُنَّ تَذْهَبْنَ (gidiyorsunuz - dişil), هُمْ يَذْهَبُونَ (gidiyorlar - eril), هُنَّ يَذْهَبْنَ (gidiyorlar - dişil).
- Öğüt Kalıbı (كُنْ ... وَلَا تَكُنْ): '... ol, ... olma!' anlamında kullanılır ve kendisinden sonraki sıfat mansup (ـًا) gelir: كُنْ صَادِقًا وَلَا تَكُنْ كَاذِبًا (Dürüst ol, yalancı olma!).
- Gereklilik Kalıbı (يَجِبُ أَنْ / أَلَّا): '...-meli / gerekir' anlamı katar ve أَنْ edatından sonra gelen müzari fiilin sonunu üstün (nasb) yapar: يَجِبُ أَنْ نُسَاعِدَ الْمُحْتَاجِينَ.
- Sosyal Dua İfadeleri ve Hadis: جَزَاكَ اللّٰهُ خَيْرًا (Allah seni hayırla mükâfatlandırsın), بَارَكَ اللّٰهُ فِيكَ (Allah seni mübarek kılsın) ve تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أَخِيكَ صَدَقَةٌ (Kardeşinin yüzüne tebessüm etmen sadakadır).