Geçen hafta tevhidin anlamını, kelime-i tevhidin yapısını ve tevhidin dört boyutunu öğrenip araştırma dosyamızın temelini attık. Bu hafta o dosyayı derinleştirip tamamlıyoruz. Önce Kur’an’da tevhidi en açık biçimde anlatan temel ayetleri tanıyacağız. Ardından Peygamberimizin hayatında tevhidin nasıl öğretildiğini ve korunduğunu göreceğiz. Daha sonra tevhide aykırı düşen şirk, riya ve hurafe gibi tutumları ayırt etmeyi öğreneceğiz. Tevhit inancının bireye ve topluma nasıl yansıdığını da ayet ve hadislerle doğrulayacağız. Son olarak topladığımız her şeyi bir araştırma raporu, kaynakça ve sunum hâline getireceğiz. Böylece «Allah birdir» bilgisinin hayatın her alanında karşılığı olan bir ilke olduğunu birlikte keşfedeceğiz.
Kur’an’da Tevhidi Anlatan Temel Ayetler
Tevhit hakkında bilgi toplarken ilk durağımız elbette Kur’an-ı Kerimdir. Kur’an’da Allah’ın birliğini doğrudan bildiren pek çok ayet vardır; bunların bir kısmı özellikle öne çıkar. Bakara suresinde «Sizin ilahınız tek bir ilahtır. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O Rahman’dır, Rahim’dir.» (Bakara 2/163) buyrulur. Birkaç sayfa sonra gelen Âyetü’l-Kürsî ise tevhidi Allah’ın sıfatlarıyla birlikte anlatır. Ayetin anlamı şöyledir: «Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. O hayydır (diridir), kayyûmdur (her şeyi ayakta tutup yönetendir). O’nu ne bir uyuklama ne de bir uyku tutabilir. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur… O’nun kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır. Onları koruyup gözetmek O’na ağır gelmez.» (Bakara 2/255). Peygamberimiz, Übey b. Kâ’b’a Kur’an’daki en büyük ayetin hangisi olduğunu sormuştur. Übey’in Âyetü’l-Kürsî cevabını onaylamış ve onu tebrik etmiştir (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn).
Âl-i İmrân suresinde tevhidin büyük bir şahitlikle ilan edildiği görülür: «Allah, melekler ve ilim sahipleri, adaleti ayakta tutarak, O’ndan başka hiçbir ilah olmadığına şahitlik ettiler. O’ndan başka ilah yoktur; O azizdir, hakîmdir.» (Âl-i İmrân 3/18). Bu ayet, tevhit ile adalet arasındaki bağı da gösterir. Kısa surelerden İhlâs tevhidin zat ve sıfat boyutunu özetler. Peygamberimiz bu surenin Kur’an’ın üçte birine denk olduğunu bildirmiştir (Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân). Kâfirûn suresi ise ibadette birliği ve inançta taviz verilmeyeceğini ilan eder: «Ben sizin taptıklarınıza tapmam… Sizin dininiz size, benim dinim banadır.» (Kâfirûn 109/2, 6). Peygamberimiz sabah namazının sünnetinde bu iki sureyi sıkça okumuştur (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn).
Kur’an tevhidi yalnız «Allah birdir» diyerek bildirmez; farklı anlatım yolları kullanır. Birincisi doğrudan bildirimdir; Haşr 59/22-24’te gördüğümüz «O’ndan başka hiçbir ilah yoktur» cümlesi bunun örneğidir. İkincisi kâinattaki delillere davettir. Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbirini izlemesinde ve yağmurla dirilen toprakta «akıl eden bir toplum için deliller vardır» (Bakara 2/164). Üçüncüsü geçmiş peygamberlerin ve kavimlerin kıssalarıdır. Dördüncüsü ise akla seslenen sorulardır. Neml suresinde gökleri ve yeri yaratan, yeryüzünü yaşanabilir kılan, darda kalanın duasına cevap veren varlık sayılır ve her birinin ardından «Allah ile beraber başka bir ilah mı var?» diye sorulur (Neml 27/60-64). Bu çeşitlilik, tevhidin hem kalbe hem akla hitap eden bir bilgi olduğunu gösterir.
| Ayet / Sure | Ana Mesaj | Öne Çıkan Tevhit Boyutu |
|---|---|---|
| Bakara 2/163 | İlahınız tek bir ilahtır; O Rahman ve Rahim’dir. | Zatta birlik |
| Bakara 2/255 (Âyetü’l-Kürsî) | Allah hayy ve kayyûmdur; göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. | Sıfatlarda ve fiillerde birlik |
| Âl-i İmrân 3/18 | Allah, melekler ve ilim sahipleri O’nun birliğine şahittir. | Zatta birlik ve adalet bağlantısı |
| İhlâs 112/1-4 | Allah birdir, Samed’dir, doğmamış ve doğurmamıştır, dengi yoktur. | Zatta ve sıfatlarda birlik |
| Kâfirûn 109/1-6 | Sizin taptıklarınıza tapmam; dininiz size, dinim bana. | İbadette birlik |
| Neml 27/60-64 | Allah ile beraber başka bir ilah mı var? | Fiillerde birlik (akla çağrı) |
Peygamberimizin Hayatında Tevhit: Davet, Fetih ve Tevhidi Koruma
Tevhit hakkında bilgi toplarken ayetlerin yanında Peygamberimizin hayatına da bakmak gerekir. Çünkü O, Kur’an’ın bildirdiği tevhidi en iyi anlayan ve yaşayan kişidir. Peygamberimize ilk vahiy 610 yılında Hira mağarasında gelmiştir: «Yaratan Rabbinin adıyla oku!» (Alak 96/1). Yaklaşık on üç yıl süren Mekke döneminde inen ayetlerin önemli bir kısmı Allah’ın birliği, ahiret ve peygamberlik gibi inanç konularını işler. Mekke’de Kâbe’nin çevresi putlarla doluydu; toplumun ekonomik ve sosyal düzeni de büyük ölçüde bu putlara bağlıydı. Bu yüzden tevhit çağrısı ağır baskılarla karşılandı. Siyer kaynaklarına göre Hz. Bilal kızgın kumların üzerinde işkence görürken «Ehad, ehad» (Allah birdir, birdir) demeye devam etmiştir. Bu olay, tevhidin bir mümin için ne kadar değerli olduğunu gösterir.
622’deki hicretten sonra kurulan Medine toplumunda da her şeyin temeli tevhitti. 630 yılında Mekke fethedildiğinde Peygamberimiz Kâbe’ye girmiş ve çevresindeki üç yüz altmış putu elindeki çubukla düşürmüştür. Bunu yaparken «Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl yok olmaya mahkûmdur.» (İsrâ 17/81) ayetini okumuştur (Buhârî, Meğâzî). Böylece Hz. İbrahim’in tevhit merkezi olarak inşa ettiği Kâbe aslî kimliğine kavuşmuştur. Dikkat çekici olan bir nokta daha vardır: Siyer kaynaklarına göre Peygamberimiz yıllarca kendisine düşmanlık eden Mekkelilere genel af ilan etmiştir. Putlar kırılmış ama insanlar kırılmamıştır. Tevhit bu olayda merhametle birlikte yaşanmıştır.
Peygamberimiz tevhidi yalnız putlara karşı değil, aşırılıklara ve hurafelere karşı da korumuştur. Oğlu İbrahim’in vefat ettiği gün güneş tutulmuş, bazı insanlar bunun İbrahim’in ölümü yüzünden olduğunu söylemiştir. Peygamberimiz bu yanlış yorumu hemen düzeltmiştir: «Güneş ve ay Allah’ın ayetlerinden iki ayettir; hiç kimsenin ölümü ya da doğumu sebebiyle tutulmazlar.» (Buhârî, Küsûf; Müslim, Küsûf). Kendisinin aşırı yüceltilmesine de izin vermemiş, «Hristiyanların Meryem oğlu İsa’yı aşırı övdüğü gibi beni aşırı övmeyin. Ben ancak bir kulum; Allah’ın kulu ve elçisi deyin.» (Buhârî, Enbiyâ) buyurmuştur. Kur’an da O’na şunu söyletir: «De ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım; bana ilahınızın tek bir ilah olduğu vahyolunuyor.» (Kehf 18/110). Kelime-i şehadette «abdühû ve resûlüh» (O’nun kulu ve elçisi) ifadesinde «kul» kelimesinin önce gelmesi de bu dengeyi gösterir.
| Olay / Söz | Ne Oldu? | Tevhit Açısından Mesajı | Kaynak |
|---|---|---|---|
| İlk vahiy (610) | Hira’da «Rabbinin adıyla oku» emri geldi. | Bilgi ve okuma Yaratan Allah’ın adıyla başlar. | Alak 96/1-5 |
| Hz. Bilal’in direnişi | İşkence altında «Ehad, ehad» dedi. | Tevhit, baskı karşısında bile vazgeçilmeyen bir inançtır. | Siyer kaynakları |
| Mekke’nin fethi (630) | Kâbe’deki putlar kırıldı, genel af ilan edildi. | Tevhit batılı reddeder, merhameti terk etmez. | Buhârî, Meğâzî; İsrâ 17/81 |
| Güneş tutulması | Tutulmanın bir ölümle ilişkilendirilmesi düzeltildi. | Doğa olayları Allah’ın ayetleridir; hurafeye yer yoktur. | Buhârî, Küsûf; Müslim, Küsûf |
| «Beni aşırı övmeyin» | Peygamberimiz kendisinin kul olduğunu vurguladı. | Hiçbir insan ilahlaştırılamaz. | Buhârî, Enbiyâ; Kehf 18/110 |
Tevhide Aykırı İnanç ve Tutumlar: Şirk, Riya ve Hurafeler
Bir kavramı iyi anlamanın yollarından biri de onun karşıtını tanımaktır. Tevhidin karşıtı şirktir. Kur’an şirkin ağırlığını şöyle bildirir: «Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bunun dışındakileri dilediği kimse için bağışlar.» (Nisâ 4/48). Kaynaklarda şirk genellikle iki grupta ele alınır. Açık şirk; puta, yıldıza, bir insana ya da herhangi bir varlığa ilahlık yakıştırmak, Allah’a çocuk ya da eş nispet etmek gibi inançlardır. Gizli şirk ise insanın Allah’a inandığı hâlde ibadetini başkalarının beğenisine yöneltmesidir. Bunun en bilinen örneği riyadır, yani gösteriş için ibadet etmektir. Kehf suresinin son ayeti «Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa salih amel işlesin ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın.» (Kehf 18/110) buyurur. Peygamberimiz de ümmeti için en çok korktuğu şeyin «küçük şirk» olduğunu söylemiş, bunun riya olduğunu açıklamıştır (Ahmed b. Hanbel, Müsned).
Tevhide aykırı tutumların bir kısmı da hurafe ve batıl inançlar biçiminde ortaya çıkar. Hurafe, dinde yeri olmadığı hâlde din adına yayılan asılsız inançtır. Belirli bir günün, sayının ya da hayvanın uğursuzluk getireceğine inanmak, falcıya veya kâhine danışarak geleceği öğrenmeye çalışmak, bir eşyanın kendiliğinden koruyacağını ya da şans getireceğini düşünmek bu türdendir. Kur’an «De ki: Göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başka kimse bilemez.» (Neml 27/65) buyurur. Peygamberimiz de «Uğursuzluk diye bir şey yoktur.» (Buhârî, Tıb; Müslim, Selâm) buyurmuştur. Kâhine gidip onun söylediğine inanan kişinin, Peygamberimize indirilen vahyi inkâr etmiş gibi olduğunu bildirmiştir (Ebû Dâvûd, Tıb). Bu tür inançların ortak hatası, fayda ve zarar verme gücünü ya da gayb bilgisini Allah’tan başka varlıklara yüklemeleridir.
Şirk her zaman taştan bir put biçiminde görünmez. Kur’an «hevasını ilah edinen» insandan söz eder (Câsiye 45/23; Furkân 25/43). Heva; insanın ölçüsüz arzu ve tutkularıdır. Para, makam, şöhret, beğenilme isteği ya da bir insana duyulan aşırı bağlılık, Allah’ın emir ve yasaklarının önüne geçtiğinde insanın hayatında bir tür sahte ilah hâline gelir. Ölçüyü Bakara suresi koyar: «İnsanlardan bazıları Allah’tan başka şeyleri O’na denk tutar ve onları Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin Allah’a olan sevgisi ise daha güçlüdür.» (Bakara 2/165). Bu yüzden tevhit, insanın kendi kalbini düzenli olarak gözden geçirmesini ister: «Hayatımda neye en çok değer veriyorum? Kararlarımı kimin rızasına göre veriyorum?»
| Tutum | Örnek | Neden Tevhide Aykırı? | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Açık şirk | Puta tapmak, Allah’a çocuk nispet etmek | Allah’ın zatına ve ilahlığına ortak koşar. | Nisâ 4/48; İhlâs 112/3 |
| Gizli şirk (riya) | Övülmek için gösterişle ibadet etmek | İbadetin yönünü Allah’tan insanlara çevirir. | Kehf 18/110; Mâûn 107/4-6 |
| Uğursuzluk inancı | Bir günün ya da sayının kötülük getireceğini sanmak | Zarar verme gücünü yaratılmışlara yükler. | Buhârî, Tıb; Müslim, Selâm |
| Fal ve kehanet | Geleceği falcıdan öğrenmeye çalışmak | Gayb bilgisini Allah’tan başkasına yükler. | Neml 27/65; Ebû Dâvûd, Tıb |
| Hevayı ilah edinmek | Para ya da şöhret uğruna haksızlık yapmak | Arzuyu Allah’ın emrinin önüne koyar. | Câsiye 45/23; Bakara 2/165 |
Tevhit İnancının Bireye Yansımaları: Özgürlük, Huzur, Tevekkül ve İhlas
Kur’an, tevhit inancının insana kazandırdığı iç özgürlüğü çarpıcı bir benzetmeyle anlatır: «Allah, birbiriyle çekişen birçok ortağa ait bir adam ile yalnız bir kişiye ait olan bir adamı örnek verir. Bu ikisinin durumu bir olur mu?» (Zümer 39/29). Birçok efendiye bağlı olan kişi her birini memnun etmeye çalışırken parçalanır. Tek efendiye bağlı olan kişi ise ne yapacağını bilir ve huzurludur. Hz. Yusuf da zindan arkadaşlarına aynı soruyu sorar: «Birbirinden ayrı birçok rab mı daha iyidir, yoksa her şeye galip olan tek Allah mı?» (Yûsuf 12/39). Yalnız Allah’a kul olan insan; paranın, şöhretin, başkalarının alkışının ya da korkuların kölesi olmaz. Bu, tevhidin bireye kazandırdığı gerçek özgürlüktür. Kur’an bu özgürlüğün getirdiği huzuru da şöyle bildirir: «Bilesiniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.» (Ra’d 13/28).
Tevhidin bireydeki önemli bir yansıması tevekküldür. Tevekkül, elinden gelen bütün tedbirleri aldıktan sonra sonucu Allah’a bırakmaktır. «Bir işe karar verdiğinde artık Allah’a tevekkül et.» (Âl-i İmrân 3/159) ayetinde önce karar, yani çaba gelir. Devesini bağlamadan Allah’a güvendiğini söyleyen birine Peygamberimiz «Önce deveni bağla, sonra tevekkül et.» (Tirmizî, Kıyâmet) buyurmuştur. Tevekkül tembellik değildir. «İnsan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur.» (Necm 53/39) ayeti, kişinin sorumluluğunu hatırlatır. Sonucu yaratanın Allah olduğunu bilen insan başarıda kibirlenmez, başarısızlıkta da umutsuzluğa düşmez: «Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin.» (Zümer 39/53).
Tevhidin ibadet ve davranışa yansıyan yüzü ihlastır. İhlas, yapılan her işi yalnız Allah rızası için yapmaktır. Peygamberimiz «Ameller niyetlere göredir.» (Buhârî, Bed’ü’l-vahy; Müslim, İmâre) buyurarak davranışın değerinin niyetle belirlendiğini bildirmiştir. İhlaslı insan, kimse görmediğinde de dürüst davranır; çünkü «Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir.» (Hadîd 57/4) ayetinin bilincindedir. Bu bilince murakabe denir. Sınavda kopya çekmemek, emanete hıyanet etmemek, kimsenin görmediği yerde çevreyi kirletmemek tevhidin gündelik hayattaki somut karşılıklarıdır. Böylece tevhit, insanın inancı ile davranışı arasında tutarlılık kurar ve hayatına anlam ve yön kazandırır.
| Kazanım | Tevhitle İlişkisi | Dayanak | Davranış Örneği |
|---|---|---|---|
| İç özgürlük | Tek Allah’a kul olan, başka şeylerin kölesi olmaz. | Zümer 39/29; Yûsuf 12/39 | Arkadaş baskısıyla yanlışa ortak olmamak |
| Huzur | Kalp, her şeyin sahibine bağlanınca güven bulur. | Ra’d 13/28 | Kaygılı anda duayla sakinleşmek |
| Tevekkül | Sebebe sarılıp sonucu Allah’a bırakmak | Âl-i İmrân 3/159; Tirmizî, Kıyâmet | Sınava iyi hazırlanıp sonra dua etmek |
| Sorumluluk | İnsan kendi çabasından sorumludur. | Necm 53/39 | Ödevini zamanında ve özenle yapmak |
| İhlas ve murakabe | Her iş yalnız Allah rızası için yapılır; Allah her an görür. | Buhârî, Bed’ü’l-vahy; Hadîd 57/4 | Kimse görmezken de dürüst davranmak |
Tevhit İnancının Topluma Yansımaları: Eşitlik, Adalet, Kardeşlik ve Emanet
Tevhit yalnız bireyin iç dünyasını düzenlemez; toplum hayatını da şekillendirir. Bütün insanlar tek bir Yaratıcının kullarıdır ve aynı anne babadan gelmiştir. Bu nedenle hiç kimse doğuştan bir üstünlük iddia edemez. Kur’an şöyle buyurur: «Ey insanlar! Şüphesiz biz sizi bir erkek ile bir kadından yarattık. Birbirinizi tanıyasınız diye sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerliniz, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır.» (Hucurât 49/13). Peygamberimiz Veda Haccı sırasında bu ilkeyi şöyle ilan etmiştir: «Ey insanlar! Rabbiniz birdir, babanız birdir. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın Araba üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır.» (Ahmed b. Hanbel, Müsned). «Rabbiniz birdir» cümlesinin hemen ardından «üstünlük yoktur» denmesi, eşitliğin tevhitten doğduğunu gösterir.
Tevhidin toplumsal yansımalarından biri de adalettir. Âl-i İmrân 3/18’de Allah’ın birliğine «adaleti ayakta tutarak» şahitlik edildiği bildirilir. Adaletin kaynağı olan Allah’a inanan kişi, akrabası ya da kendisi aleyhine de olsa haktan ayrılmaz: «Ey iman edenler! Kendiniz, anne babanız ve yakınlarınız aleyhine de olsa Allah için şahitlik ederek adaleti titizlikle ayakta tutun.» (Nisâ 4/135). Kur’an düşmana bile adaletsizliği yasaklar (Mâide 5/8). Tevhit aynı zamanda kardeşlik ve merhamet bilinci doğurur. «Müminler ancak kardeştir.» (Hucurât 49/10) ayeti ve «Merhamet edenlere Rahman merhamet eder. Yerdekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin.» (Tirmizî, Birr; Ebû Dâvûd, Edeb) hadisi bunun dayanağıdır.
Âyetü’l-Kürsî’de «Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur» buyrulur (Bakara 2/255). Mülkün gerçek sahibi Allah olduğuna göre insan, sahip olduklarının mutlak sahibi değil emanetçisidir. Kur’an insanı yeryüzünün halifeleri kılınmış bir varlık olarak tanıtır (En’âm 6/165). Bu sorumluluk; doğayı korumayı, kaynakları israf etmemeyi (A’râf 7/31) ve canlılara özenle davranmayı gerektirir. Çünkü yedi gök, yer ve bunlarda bulunan her şey Allah’ı tesbih eder (İsrâ 17/44). Dikkat çekici bir başka nokta da şudur: Âyetü’l-Kürsî’nin hemen ardından «Dinde zorlama yoktur.» (Bakara 2/256) ayeti gelir. Tevhit, inancın zorla değil, özgür bir kabulle benimsenmesini ister. Bu da toplumda farklı inançtaki insanlarla barış içinde bir arada yaşamanın zeminini oluşturur (Kâfirûn 109/6).
| Toplumsal Değer | Tevhitle Bağı | Dayanak |
|---|---|---|
| Eşitlik | Rab bir, insanın kökü bir; doğuştan üstünlük yoktur. | Hucurât 49/13; Veda Hutbesi (Ahmed b. Hanbel, Müsned) |
| Adalet | Allah’ın birliğine adaleti ayakta tutarak şahitlik edilir. | Âl-i İmrân 3/18; Nisâ 4/135; Mâide 5/8 |
| Kardeşlik | Aynı Rabbe kulluk eden müminler kardeştir. | Hucurât 49/10 |
| Merhamet | Rahman olan Allah, merhamet edenlere merhamet eder. | Tirmizî, Birr; Ebû Dâvûd, Edeb |
| Emanet ve çevre bilinci | Her şey Allah’ındır; insan emanetçidir. | Bakara 2/255; En’âm 6/165; A’râf 7/31 |
| İnanç özgürlüğü | İman zorla değil, özgür kabulle olur. | Bakara 2/256; Kâfirûn 109/6 |
Araştırma Dosyasını Tamamlama: Tarama Teknikleri, Rapor, Kaynakça ve Sunum
Bu haftanın bilgilerine ulaşırken kullanılabilecek bazı tarama teknikleri vardır. Birincisi anahtar kelimeyle aramadır. Diyanet İşleri Başkanlığının Kur’an portalında «ilah», «ortak koşmak», «tek», «riya» ya da «tevekkül» gibi kelimelerle arama yapılabilir. Farklı meallerde aynı kavram farklı kelimelerle karşılanabileceği için birden fazla kelime denemek gerekir. İkincisi konu dizinidir. Birçok mealin sonunda konulara göre hazırlanmış bir dizin bulunur ve bu dizinde «tevhit» ya da «şirk» başlığı altında ilgili ayetler listelenir. Üçüncüsü kaynak zinciri yöntemidir. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin internet sayfasında (islamansiklopedisi.org.tr) yer alan «Tevhid», «Şirk», «Hurafe» ve «Tevekkül» maddelerinin sonunda madde yazarının yararlandığı eserler listelenir. Bu liste, araştırmacıyı başka güvenilir kaynaklara yönlendirir. Hadisler için de konulara göre düzenlenmiş güvenilir hadis derlemelerine başvurulur.
Bilgi kartlarında biriken bilgiler bir araştırma raporuna dönüştürülür. Rapor üç bölümden oluşur. Giriş bölümünde araştırma sorusu ve amaç yazılır. Gelişme bölümünde bulgular başlıklar hâlinde sunulur: temel tevhit ayetleri, Peygamberimizin hayatında tevhit, tevhide aykırı tutumlar, bireye ve topluma yansımalar. Sonuç bölümünde ise öğrenci bulgulardan çıkardığı değerlendirmeyi kendi cümleleriyle yazar. Raporda her bilginin yanında dayanağı yer alır. Ayet mealleri tırnak içinde ve sure-ayet numarasıyla, hadisler eser ve bölüm adıyla gösterilir. Raporun sonuna da yararlanılan bütün eserlerin alfabetik sıraya konduğu bir kaynakça eklenir. Kaynakçada yazar ya da kurum, eser adı, yayınevi ve yayın yeri yazılır. İnternet kaynaklarında ayrıca erişim tarihi belirtilir.
Araştırmanın son adımı paylaşmaktır. Rapor bir sınıf panosunda poster olarak, kısa bir slayt sunumuyla ya da bir kavram haritası eşliğinde sözlü olarak arkadaşlara aktarılabilir. Sunumda yalnız doğrulanmış bilgiler kullanılır. Kaynaksız bir bilgi ne kadar etkileyici görünse de sunuma alınmaz. Arkadaşların sunumları dinlenirken «Bu bilginin dayanağı nedir?» diye sormak, sınıfta güzel bir doğrulama kültürü oluşturur. Başkasının metnini kendi yazısıymış gibi sunmak intihaldir ve hem bilimsel hem ahlaki bir kusurdur. Dijital ortamda hazırlanan dosyaların yedeği alınmalıdır. Dosya, ilerleyen haftalarda adalet, merhamet ve insan onuru gibi diğer evrensel mesajlar incelenirken başvurulabilecek düzenli bir bilgi arşivi olarak saklanmalıdır.
| Rapor Bölümü | İçeriği | Tevhit Raporundan Örnek |
|---|---|---|
| Başlık | Konuyu açık ve kısa biçimde belirtir. | İslam’da Tevhit İlkesi ve Hayatımıza Yansımaları |
| Giriş | Araştırma sorusu ve amaç yazılır. | Tevhit inancı birey ve toplum hayatını nasıl etkiler? |
| Gelişme | Bulgular başlıklar hâlinde, dayanaklarıyla sunulur. | Temel ayetler; Peygamberimizin hayatı; aykırı tutumlar; yansımalar |
| Sonuç | Bulgulardan çıkan değerlendirme öğrencinin kendi cümleleriyle yazılır. | Tevhit insanı özgürleştirir ve adil bir toplumun temelini oluşturur. |
| Kaynakça | Yararlanılan eserler alfabetik sırayla listelenir. | Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Meali… |
| Ekler | Tablo, kavram haritası, bilgi kartları eklenir. | Tevhide aykırı tutumlar tablosu |
Örnekler
Örnek 1Âyetü’l-Kürsî’deki şu ifadeleri tevhidin boyutlarıyla ilişkilendiriniz: a) «Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır.» b) «O’nu ne bir uyuklama ne de bir uyku tutabilir.» c) «Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur.» ç) «Onları koruyup gözetmek O’na ağır gelmez.»
Cevabı göster
1. adım: a) ifadesi Allah’tan başka ilah olmadığını bildirir. Bu, zatta birlik ve ilahlığın yalnız O’na ait olması demektir; aynı zamanda ibadette birliğin dayanağıdır. 2. adım: b) ifadesi Allah’ın yaratılmışlar gibi yorulmadığını ve uykuya ihtiyaç duymadığını bildirir. Allah’ın sıfatları yaratılanlara benzemez; bu ifade sıfatlarda birlik anlamını taşır (Şûrâ 42/11). 3. adım: c) ifadesi her şeyin tek sahibinin Allah olduğunu bildirir. Bu, egemenliğin ve mülkün yalnız O’na ait olması yani fiillerde birlik anlamına gelir. 4. adım: ç) ifadesi gökleri ve yeri koruyup yönetenin Allah olduğunu, bunun O’na ağır gelmediğini bildirir. Bu da yine fiillerde birlik ve Kayyûm isminin anlamıyla ilgilidir. Sonuç: Âyetü’l-Kürsî tek bir ayet içinde tevhidin zat, sıfat, fiil ve ibadet boyutlarına değinir. Peygamberimizin onu Kur’an’daki en büyük ayet olarak nitelemesi (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn) bu kapsamla da ilişkilidir.
Örnek 2Mekke’nin fethinde Peygamberimizin Kâbe’deki putları İsrâ 17/81’i okuyarak düşürmesi ile yıllarca kendisine düşmanlık edenlere genel af ilan etmesi, tevhit açısından birlikte nasıl değerlendirilebilir?
Cevabı göster
1. adım: Olayları ayıralım: Birinci olay putların kırılmasıdır (Buhârî, Meğâzî). İkinci olay ise siyer kaynaklarında anlatılan genel aftır. 2. adım: Birinci olayı tevhitle ilişkilendirelim: Putlar, Allah’a ortak koşulan sahte ilahlardır. Onların kaldırılması kelime-i tevhitteki nefiy, yani sahte ilahları reddetme kısmının uygulamaya geçmesidir. Kâbe, Hz. İbrahim’in kurduğu tevhit merkezi kimliğine kavuşmuştur. 3. adım: İkinci olayı tevhitle ilişkilendirelim: Tevhit inancında Allah Rahman ve Rahim’dir (Bakara 2/163). O’nun rahmetini örnek alan mümin intikam peşine düşmez. 4. adım: İkisini birleştirelim: Tevhit batıl inançlara karşı kararlıdır; insanlara karşı ise merhametlidir. Reddedilen insanlar değil, yanlış inançlardır. Sonuç: Fetih olayı, tevhidin hem batılı reddeden bir ilke hem de merhamet ve affı besleyen bir değer olduğunu birlikte gösterir.
Örnek 3Ayşe’nin dedesi, haberlerde görülen bir güneş tutulmasını «Bu, yakında kötü bir olay olacağının işaretidir.» diye yorumladı. Ayşe bu yorumu ayet ve hadisler ışığında nasıl değerlendirmelidir?
Cevabı göster
1. adım: Yorumu tek cümleyle yazalım: Güneş tutulması gelecekteki kötü bir olayın habercisidir. 2. adım: İlgili hadisi bulalım: Peygamberimizin oğlu İbrahim’in vefat ettiği gün güneş tutulmuş ve tutulma bu ölüme bağlanmıştır. Peygamberimiz bu yorumu düzeltmiş ve «Güneş ve ay Allah’ın ayetlerinden iki ayettir; hiç kimsenin ölümü ya da doğumu sebebiyle tutulmazlar.» buyurmuştur (Buhârî, Küsûf; Müslim, Küsûf). 3. adım: İlgili ayeti bulalım: «Göklerde ve yerde gaybı Allah’tan başka kimse bilemez.» (Neml 27/65). Gelecekteki olaylar bir doğa olayından okunamaz. 4. adım: Değerlendirelim: Yorum, bir doğa olayına gelecekten haber verme anlamı yüklediği için hurafedir ve tevhide aykırıdır. Güneş tutulması, Allah’ın koyduğu düzenin bir işaretidir ve önceden hesaplanabilir. Sonuç: Ayşe, dedesine saygılı bir dille bu hadisi aktarabilir. Peygamberimizin böyle durumlarda korkuya kapılmak yerine namaz kılıp dua ettiğini de hatırlatabilir.
Örnek 4«Allah, birbiriyle çekişen birçok ortağa ait bir adam ile yalnız bir kişiye ait olan bir adamı örnek verir. Bu ikisinin durumu bir olur mu?» (Zümer 39/29) ayetindeki benzetmeyi açıklayınız ve bir lise öğrencisinin hayatından örnekle somutlaştırınız.
Cevabı göster
1. adım: Benzetmenin taraflarını belirleyelim: Birinci kişi birbiriyle anlaşamayan birçok efendiye bağlıdır. İkinci kişi yalnız bir efendiye bağlıdır. 2. adım: Sonucu düşünelim: Birinci kişi her efendiden farklı bir emir alır ve hangisini dinlese ötekini kızdırır. Kararsız, yorgun ve huzursuzdur. İkinci kişi ne yapacağını açıkça bilir ve tutarlı bir hayat yaşar. 3. adım: Benzetmeyi tevhitle ilişkilendirelim: Birçok efendi; para, şöhret, başkalarının beğenisi, korkular gibi insanı yöneten sahte ilahları temsil eder. Tek efendi ise yalnız Allah’a kulluğu temsil eder (Yûsuf 12/39). 4. adım: Örnek verelim: Bir öğrenci sosyal medyada beğeni almak, arkadaş grubunda kabul görmek ve ailesini memnun etmek arasında sıkışıp kendi doğrusunu kaybedebilir. Ölçüsü Allah’ın rızası olan öğrenci ise dürüst, saygılı ve sorumlu davranmayı seçer; başkalarının beklentileri onu parçalayamaz. Sonuç: Ayet, tevhidin insana iç özgürlük, tutarlılık ve huzur kazandırdığını anlatır (Ra’d 13/28).
Örnek 5Can, sınava hiç çalışmadı ama «uğurlu kalemim yanımda, ayrıca Allah’a tevekkül ettim, başaracağım» diyor. Selin ise düzenli çalıştı, sınav sabahı dua etti ve «Elimden geleni yaptım, gerisini Allah’a bıraktım» diyor. İki öğrencinin tutumunu tevhit ve tevekkül açısından değerlendiriniz.
Cevabı göster
1. adım: Tevekkülün tanımını hatırlayalım: Gerekli sebeplere sarıldıktan sonra sonucu Allah’a bırakmaktır (Âl-i İmrân 3/159). Peygamberimiz «Önce deveni bağla, sonra tevekkül et.» buyurmuştur (Tirmizî, Kıyâmet). 2. adım: Can’ın tutumunu inceleyelim: Can çalışmadığı için sebebe sarılmamıştır; bu, tevekkül değil tembelliktir. Ayrıca kaleme başarı getirecek bir güç yüklemiştir. Bu da uğur inancıdır ve hurafedir; sonucu yaratma gücünü bir eşyaya vermek tevhide aykırıdır. 3. adım: Selin’in tutumunu inceleyelim: Selin çalışarak sebebe sarılmış (Necm 53/39), dua ederek sonucu Allah’tan beklemiştir. Bu, tevekkülün iki kanadını birlikte taşıyan doğru bir tutumdur. 4. adım: Sonucu yorumlayalım: Selin başarılı olursa kibirlenmez, çünkü başarıyı Allah’ın lütfu bilir. Başarısız olursa umutsuzluğa düşmez ve yeniden çalışır (Zümer 39/53). Sonuç: Selin’in tutumu tevhit ve tevekkülle uyumludur. Can’ın tutumu ise hem tevekkül anlayışına hem de tevhit inancına aykırıdır.
Örnek 6Tevhit araştırmanızda Kur’an portalından Bakara 2/255’i, TDV İslâm Ansiklopedisi’nin internet sayfasından «Tevhid» maddesini ve Diyanet’in «Hadislerle İslam» eserini kullandınız. Bu kaynaklar için alfabetik bir kaynakça hazırlayınız ve rapor içinde bir ayeti nasıl alıntılayacağınızı gösteriniz.
Cevabı göster
1. adım: Her kaynağın künye bilgilerini belirleyelim: kurum ya da yazar, eser adı, yayın yeri, yayınevi. İnternet kaynağı için adres ve erişim tarihi. 2. adım: Kaynakları kurum ya da madde adına göre alfabetik sıraya koyalım. «Diyanet» kelimesiyle başlayan iki kaynak önce gelir; ansiklopedi maddesi en sona yazılır. 3. adım: Kaynakçayı yazalım: • Diyanet İşleri Başkanlığı. Hadislerle İslam. Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları. • Diyanet İşleri Başkanlığı. Kur’an-ı Kerim Meali. Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları (kuran.diyanet.gov.tr, erişim tarihi). • «Tevhid» maddesi (madde yazarının adıyla). TDV İslâm Ansiklopedisi. islamansiklopedisi.org.tr (erişim tarihi). 4. adım: Rapor içinde alıntıyı gösterelim: Ayet meali aynen tırnak içinde yazılır ve sonuna sure-ayet numarası eklenir: «Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. O hayydır, kayyûmdur.» (Bakara 2/255). Ansiklopediden özetlenen bilginin sonuna da (TDV İslâm Ansiklopedisi, «Tevhid» maddesi) yazılır. Sonuç: Alfabetik ve eksiksiz bir kaynakça, raporun güvenilirliğini artırır ve başkalarının emeğine saygıyı gösterir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Peygamberimizin Kur’an’daki en büyük ayet olarak nitelediği, Allah’ın hayy ve kayyûm olduğunu, O’nu uyuklama ve uykunun tutmadığını bildiren ayet hangisidir?
Âyetü’l-Kürsî, Allah’ın hayy (diri) ve kayyûm (her şeyi ayakta tutan) olduğunu bildirir. Peygamberimiz Übey b. Kâ’b’ın bu ayeti en büyük ayet olarak söylemesini onaylamıştır (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn).
2Bir kişinin namazını, çevresindekiler kendisini dindar biri olarak övsün diye gösterişli biçimde kılması tevhit açısından nasıl değerlendirilir?
İbadeti insanların beğenisi için yapmak riyadır. Peygamberimiz riyayı «küçük şirk» olarak nitelemiştir (Ahmed b. Hanbel, Müsned). Kehf 18/110 da ibadette hiçbir şeyin Allah’a ortak koşulmamasını emreder.
3«Ey insanlar! Rabbiniz birdir, babanız birdir. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın Araba üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır.» (Ahmed b. Hanbel, Müsned) sözünden tevhit inancıyla ilgili hangi sonuca ulaşılır?
Sözde «Rabbiniz birdir» ifadesinin hemen ardından üstünlüğün olmadığı bildirilir. Böylece eşitliğin tevhitten doğduğu gösterilir. Bu mesaj Hucurât 49/13 ile de doğrulanır.
4Peygamberimizin, oğlu İbrahim’in vefat ettiği gün güneş tutulunca söylediği «Güneş ve ay Allah’ın ayetlerinden iki ayettir; hiç kimsenin ölümü ya da doğumu sebebiyle tutulmazlar.» (Buhârî, Küsûf) sözünden hangi sonuç çıkarılabilir?
Peygamberimiz, doğa olayını bir ölüme bağlayan yorumu düzelterek tevhidi hurafelere karşı korumuştur. Güneş ve ay ilah değil, Allah’ın varlığını ve kudretini gösteren işaretlerdir.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Kâfirûn suresi, ibadetin yalnız Allah’a yöneltileceğini ve inançta taviz verilmeyeceğini bildirir.
«Ben sizin taptıklarınıza tapmam… Sizin dininiz size, benim dinim banadır.» (Kâfirûn 109/2, 6) ayetleri ibadette birliği ilan eder.
- Peygamberimiz Mekke’nin fethinde Kâbe’deki putları «Hak geldi, batıl yok oldu» ayetini okuyarak düşürmüştür.
Bu olay Buhârî’nin Meğâzî bölümünde aktarılır; okunan ayet İsrâ 17/81’dir.
- Tevekkül, hiçbir sebebe başvurmadan sonucu doğrudan Allah’tan beklemektir.
Tevekkül önce sebeplere sarılmayı, sonra sonucu Allah’a bırakmayı gerektirir. «Önce deveni bağla, sonra tevekkül et.» (Tirmizî, Kıyâmet).
- Bir eşyanın kendiliğinden uğur getireceğine inanmak tevhit inancıyla bağdaşır.
Fayda ve zarar verme gücünü yaratılmış bir nesneye yüklemek hurafedir ve tevhide aykırıdır. Peygamberimiz «Uğursuzluk diye bir şey yoktur» buyurmuştur (Buhârî, Tıb).
- «Dinde zorlama yoktur» ifadesi, Âyetü’l-Kürsî’nin hemen ardından gelen Bakara 2/256’da yer alır.
Bu sıralama, tevhidin baskıyla değil özgür bir kabulle benimsenmesi gerektiğini gösterir.
- Kâfirûn suresi, ibadetin yalnız Allah’a yöneltileceğini ve inançta taviz verilmeyeceğini bildirir.
6Aşağıdaki kavramları doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Âyetü’l-Kürsî’de Hayy ismiyle birlikte geçen ve her şeyi ayakta tutup yöneten anlamına gelen isim ismidir.
- İbadeti insanlara gösteriş ve övülme beklentisiyle yapmaya denir.
- Dinde yeri olmadığı hâlde din adına yayılan asılsız inançlara denir.
- Gerekli tedbirleri aldıktan sonra sonucu Allah’a bırakmaya denir.
- Araştırma raporunun sonunda yararlanılan eserlerin düzenli listesine denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Öğretmeniniz, geçen hafta başladığınız tevhit dosyasını «Tevhit İnancının Hayatımıza Yansımaları» başlıklı bir araştırma raporuyla tamamlamanızı istiyor. Raporda 1) yeni kaynaklara anahtar kelime taramasıyla ulaşmanız, 2) temel tevhit ayetleri, Peygamberimizin hayatından örnekler, tevhide aykırı tutumlar ve birey-topluma yansımalar hakkında bilgi bulmanız, 3) bu bilgileri ayet ve hadislerle doğrulamanız, 4) giriş-gelişme-sonuç düzeninde yazıp kaynakça eklemeniz ve sınıfta sunmanız bekleniyor. Bu raporu adım adım nasıl hazırlarsınız?
1. ipucu: 1. adım: «ilah, ortak koşmak, riya, gayb, tevekkül, emanet» gibi anahtar kelimeleri Kur’an portalında ve meal dizininde tarayın; TDV İslâm Ansiklopedisi’nin «Tevhid», «Şirk», «Hurafe», «Tevekkül» maddelerine ve sonlarındaki kaynak listelerine bakın.
2. ipucu: 2. adım: Bulduğunuz bilgileri dört başlıkta toplayın: temel ayetler, Peygamberimizin hayatında tevhit, tevhide aykırı tutumlar, birey ve topluma yansımalar. Her bilgiyi bir ayet ya da sahih hadisle eşleştirin; kaynaksız bilgileri ayıklayın.
3. ipucu: 3. adım: Raporu giriş (soru ve amaç), gelişme (dört başlık) ve sonuç (kendi değerlendirmeniz) olarak yazın. Alıntıları tırnakla ve kaynağıyla gösterin, alfabetik kaynakçayı ekleyin, bir tablo ya da kavram haritasıyla sunuma hazırlayın.
Cevap: 1) Kaynaklara ulaşma: Kur’an portalında «O’ndan başka ilah yoktur», «ortak koşmak», «gayb», «tevekkül» ifadeleriyle arama yapılır. Bakara 2/163, Bakara 2/255, Âl-i İmrân 3/18, Neml 27/60-65, Kehf 18/110, Zümer 39/29, Hucurât 49/13 gibi ayetlere ulaşılır. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin ilgili maddeleri okunur ve madde sonu kaynaklarından yararlanılır. Hadisler güvenilir hadis derlemelerinden eser ve bölüm adıyla alınır. 2) Bilgi bulma: Temel ayetler: Âyetü’l-Kürsî, İhlâs, Kâfirûn ve Âl-i İmrân 3/18. Peygamberimizin hayatı: Mekke’de tevhide davet, Hz. Bilal’in «Ehad, ehad» demesi, 630’da Mekke’nin fethinde putların kırılması ve genel af, güneş tutulması hadisi, «Beni aşırı övmeyin» hadisi. Aykırı tutumlar: açık şirk, riya, uğursuzluk ve kehanet gibi hurafeler, hevayı ilah edinmek. Yansımalar: bireyde özgürlük, huzur, tevekkül, ihlas ve sorumluluk; toplumda eşitlik, adalet, kardeşlik, merhamet, emanet ve inanç özgürlüğü. 3) Doğrulama: Putların kırılması Buhârî, Meğâzî ve İsrâ 17/81 ile; hurafelerin reddi Neml 27/65, Buhârî, Tıb ve Buhârî, Küsûf ile; riyanın şirk sayılması Kehf 18/110 ve Ahmed b. Hanbel, Müsned ile; tevekkül Âl-i İmrân 3/159 ve Tirmizî, Kıyâmet ile; eşitlik Hucurât 49/13 ve Veda Hutbesi ile; adalet Nisâ 4/135 ile; inanç özgürlüğü Bakara 2/256 ile doğrulanır. «Tevekkül çalışmadan beklemektir» gibi bir bilgi, Necm 53/39 ve devenin bağlanması hadisiyle çeliştiği için rapora alınmaz. 4) Yazma, kaynakça ve sunum: Giriş bölümünde «Tevhit inancı birey ve toplum hayatını nasıl etkiler?» sorusu yazılır. Gelişme bölümünde dört başlık dayanaklarıyla anlatılır. Sonuç bölümünde «Tevhit insanı sahte bağımlılıklardan özgürleştirir ve adil, merhametli bir toplumun temelini oluşturur» gibi kişisel bir değerlendirme yapılır. Meal alıntıları tırnak içinde ve sure-ayet numarasıyla, hadisler eser ve bölüm adıyla verilir. Sona alfabetik kaynakça eklenir: Diyanet İşleri Başkanlığı, Hadislerle İslam; Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Meali; «Tevhid» maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi (erişim tarihiyle). Rapor, tevhit ağacı biçiminde bir kavram haritası ve tevhide aykırı tutumlar tablosuyla sınıfa sunulur. Arkadaşların sorularına dayanak göstererek cevap verilir ve dosya yedeklenerek saklanır.
Kısaca
- Temel tevhit ayetleri: Bakara 2/163, Âyetü’l-Kürsî (Bakara 2/255), Âl-i İmrân 3/18, İhlâs ve Kâfirûn sureleri ile Haşr 59/22-24, Kur’an’da tevhidi en açık anlatan metinlerdir.
- Peygamberimiz ve tevhit: Peygamberimiz Mekke döneminde tevhide davet etmiştir. Mekke’nin fethinde (630) putları kırmış, kendisinin de bir kul olduğunu vurgulayarak tevhidi aşırılıklardan ve hurafelerden korumuştur.
- Tevhide aykırı tutumlar: Açık şirk, gizli şirk sayılan riya, uğursuzluk ve kehanet gibi hurafeler ile arzu ve tutkuları ilah edinmek tevhit inancıyla bağdaşmaz (Nisâ 4/48; Kehf 18/110; Câsiye 45/23).
- Bireye yansıması: Tevhit insana iç özgürlük, huzur, tevekkül, ihlas ve sorumluluk bilinci kazandırır (Zümer 39/29; Ra’d 13/28).
- Topluma yansıması: Tek Yaratıcının kulları olduğunu bilen insanlar arasında eşitlik, adalet, kardeşlik, merhamet ve emanet bilinci gelişir (Hucurât 49/13; Nisâ 4/135).
- Dosyayı tamamlama: Bilgiler anahtar kelimeyle taranır, ayet ve hadislerle doğrulanır. Ardından giriş-gelişme-sonuç düzeninde bir rapor yazılır, alfabetik bir kaynakça eklenir ve sonuçlar sınıfla paylaşılır.
Bu dersin öteki kaynakları
- 10. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı (ortaöğretim) Öğretim programı
- 10. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- 10. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Günlük Planları (2026-2027) Ders planı
- 10. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. Hafta Çalışma Kâğıdı: İslam’da Bilgi ve Bilginin Kaynakları Çalışma kâğıdı
- 10. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 2. Hafta Çalışma Kâğıdı: İslam’da Bilgi Kaynakları (Sadık Haber, Selim Akıl, Salim Duyular), Öznel Kaynaklar ve Bilgi Türleri Çalışma kâğıdı
- 10. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 3. Hafta Çalışma Kâğıdı: Allah-Âlem İlişkisi: Yaratılış, Gayb ve Şehâdet Âlemi Çalışma kâğıdı
- 10. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 4. Hafta Çalışma Kâğıdı: Allah-Âlem İlişkisini Müşahede Etme: Kevnî Ayetler, Sünnetullah, Ölçü ve Düzen ile İnsanın Sorumluluğu Çalışma kâğıdı
- 10. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 5. Hafta Çalışma Kâğıdı: Allah-Âlem İlişkisi: Yaratma, Sünnetullah ve Evrendeki Ölçü ve Düzen Çalışma kâğıdı
- 10. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 6. Hafta Çalışma Kâğıdı: Kur’an’dan Mesajlar: İsrâ Suresi 36. Ayet ve Mülk Suresi 23. Ayet Çalışma kâğıdı
- 10. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 7. Hafta Çalışma Kâğıdı: Kur’an’dan Mesajlar ve Ünite Sentezi: Âl-i İmrân Suresi 190-191. Ayetler, İsrâ 36 ve Mülk 23 Işığında Varlık ve Bilgi Çalışma kâğıdı
- 10. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 8. Hafta Çalışma Kâğıdı: Allah'ın (cc) Varlığının ve Birliğinin Delilleri: Gaye ve Nizam, Ekmel Varlık, İhtira/Hudûs ve Fıtrat Delilleri Çalışma kâğıdı
- 10. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 9. Hafta Çalışma Kâğıdı: Allah'ın (cc) İsim ve Sıfatları: Zâtî ve Sübûtî Sıfatlar, Esmâ-i Hüsnâ ve Tecellileri Çalışma kâğıdı