Geçen hafta seyahat deneyimlerimizden Present Perfect ve Simple Past ile söz etmeyi, bilet ve otel rezervasyonu yapmayı öğrenmiştik. Bu hafta yolculuk anılarımızı gerçek bir hikâyeye dönüştürüyoruz: Past Continuous Tense, when / while bağlaçları ve sıralama sözcükleri ile olayları akıcı biçimde anlatacak, gittiğimiz yerleri etkileyici sıfatlarla tanıtacak, yolculukta yaşanan sorunları kibarca dile getirecek ve sonunda kendi travel blog yazımızı oluşturacağız.
Telling Travel Stories with the Past Continuous Tense
Geçen hafta seyahat deneyimlerimizi Present Perfect ve Simple Past ile anlatmayı öğrendik; bu hafta ise bir yolculuk hikâyesine canlılık ve arka plan katan zamanı, Past Continuous Tense'i ele alıyoruz. Bu zaman, geçmişte belirli bir anda devam etmekte olan eylemleri anlatır ve Türkçedeki “-yordu / -mekteydi” anlamına karşılık gelir: “At 8 p.m. yesterday, we were driving to Cappadocia.” (Dün akşam saat 8'de Kapadokya'ya doğru yol alıyorduk.) Burada eylem saat 8'den önce başlamış, o anda sürmekte ve henüz bitmemiştir.
Yapı oldukça düzenlidir: I / He / She / It + was + V-ing ve You / We / They + were + V-ing. Olumsuz cümlelerde wasn't / weren't kullanılır, soru cümlelerinde ise yardımcı fiil özneden önce gelir: “Were you taking photos when the sun set?” Kısa cevaplar “Yes, I was. / No, I wasn't.” şeklindedir. Fiile -ing eklerken yazım kurallarına dikkat edilir: take → taking (sondaki sessiz e düşer), swim → swimming, stop → stopping (tek heceli, ünlü + ünsüzle biten fiilde son harf ikilenir), lie → lying (-ie yerine -y gelir).
Usta hikâye anlatıcıları sahneyi kurmak için de Past Continuous'tan yararlanır: “The sun was shining, tourists were walking along the coast and seagulls were flying over the fishing boats.” Bu cümlelerde hiçbir eylem tamamlanmış olarak verilmez; okuyucu adeta bir fotoğrafın içine yerleştirilir. Ardından hikâyeyi ilerleten, olayı başlatan kısa eylem Simple Past ile gelir: “Suddenly, a little boy shouted for help.” Yani Past Continuous arka planı, Simple Past ise olayların zincirini anlatır.
| Use (Kullanım) | Example Sentence | Türkçe Anlamı |
|---|---|---|
| Action in progress at a specific past time | At midnight, I was sleeping on the night bus. | Gece yarısı gece otobüsünde uyuyordum. |
| Background / setting of a story | The wind was blowing and it was getting dark. | Rüzgâr esiyordu ve hava kararıyordu. |
| Two actions in progress at the same time | While I was swimming, my sister was reading a novel. | Ben yüzerken kız kardeşim roman okuyordu. |
| Action interrupted by a short action | We were having lunch when the tour guide arrived. | Rehber geldiğinde öğle yemeği yiyorduk. |
| Negative / Question form | They weren't waiting at the station. / Was he driving? | İstasyonda beklemiyorlardı. / O mu sürüyordu? |
When and While: Interrupted and Parallel Actions
Yolculuk hikâyelerinde çoğu zaman bir eylem sürerken başka bir olay araya girer. Bu durumda uzun süren (arka plandaki) eylem Past Continuous, onu kesen kısa eylem ise Simple Past ile anlatılır: “I was waiting at the boarding gate when the announcement came.” (Anons geldiğinde biniş kapısında bekliyordum.) Bu cümlede bekleme eylemi uzun bir süreci, anons ise o süreci bölen tek ve kısa bir anı gösterir.
Bu iki eylemi bağlamak için when ve while kullanılır. While (-ken, -dığı sırada) genellikle uzun eylemin başına gelir ve Past Continuous ile kullanılır: “While we were walking in the old bazaar, it started to rain.” When (-dığında) ise çoğunlukla kısa eylemin başına gelir ve Simple Past ile kullanılır: “We were walking in the old bazaar when it started to rain.” İki cümle de aynı anlamı taşır; yalnızca vurgulanan bölüm değişir.
İki eylem aynı anda sürüp gidiyorsa her iki yan da Past Continuous olur ve genellikle while tercih edilir: “While my dad was driving, my mom was reading the map.” Öte yandan iki kısa eylem art arda gerçekleşmişse iki tarafta da Simple Past kullanılır: “When the plane landed, we unfastened our seatbelts.” Zaman seçimi anlamı değiştirir: “When I arrived, they were having dinner.” (Ben vardığımda yemek yiyorlardı, yemeğe önceden başlamışlardı.) ile “When I arrived, they had dinner.” (Ben varınca yemeği yediler, yemek benden sonra başladı.) farklı durumları anlatır.
| Structure (Yapı) | Example Sentence | Meaning (Anlam) |
|---|---|---|
| Past Continuous + when + Simple Past | We were walking in the bazaar when it started to rain. | Uzun eylem, kısa bir eylemle kesildi. |
| While + Past Continuous, Simple Past | While we were walking in the bazaar, it started to rain. | Aynı anlam; yan cümle başta olduğu için virgül var. |
| While + Past Continuous, Past Continuous | While I was packing, my brother was checking the tickets. | İki eylem aynı anda sürüyordu. |
| When + Simple Past, Simple Past | When the bus stopped, we got off. | Eylemler art arda gerçekleşti. |
Sequencing Words and Time Linkers in Travel Narratives
İyi bir yolculuk hikâyesi okuyucuyu kaybetmeden olayları doğru sırayla aktarır. Bunun için sequencing words (sıralama sözcükleri) kullanılır: first / first of all (ilk olarak), then / next (sonra, ardından), after that / afterwards (ondan sonra), later (daha sonra) ve finally / in the end (sonunda). Bu sözcükler genellikle cümlenin başında yer alır ve ardından virgül konur: “First, we packed our suitcases. Then, we caught the early bus to the airport.”
Hikâyeye heyecan ve zaman derinliği katan başka bağlayıcılar da vardır. As soon as (-ır -mez) iki eylemin hemen art arda geldiğini gösterir: “As soon as we arrived at the hotel, we checked in.” Meanwhile (bu arada) aynı anda başka yerde olan bir eylemi aktarır: “Meanwhile, my cousin was buying ice cream.” Suddenly (aniden) ise beklenmedik bir olayı başlatır ve genellikle Simple Past ile kullanılır: “Suddenly, our car broke down.”
Şu kısa hikâyede bağlayıcıların nasıl çalıştığına bakalım: “First, we took the ferry to Büyükada. While we were crossing the sea, dolphins appeared next to the boat. As soon as we landed, we went for a long walk. Later, we had fish for lunch. Finally, we returned to İstanbul tired but happy.” Her cümle bir öncekine bağlanarak zihinde net bir zaman çizgisi oluşturur. Hikâyelerimizde aynı bağlayıcıyı (örneğin sürekli then) tekrarlamak yerine çeşitlendirmek, metni hem akıcı hem de daha olgun gösterir.
| Linker (Bağlayıcı) | Türkçe Karşılığı | Example in a Travel Story |
|---|---|---|
| First / First of all | İlk olarak | First, we checked the weather forecast. |
| Then / Next | Sonra / Ardından | Then, we packed our backpacks. |
| After that / Afterwards | Ondan sonra | After that, we took the ferry to the island. |
| As soon as | -ır -maz / -er -mez | As soon as we landed, we called our grandparents. |
| Meanwhile | Bu arada | Meanwhile, my brother was taking photos. |
| Suddenly | Aniden / Birdenbire | Suddenly, it started to pour with rain. |
| Finally / In the end | Sonunda / Nihayet | Finally, we got home late at night. |
Describing Destinations: Adjectives and Recommendations
Bir yeri anlatırken doğru sıfatları seçmek, okuyucunun o yeri gözünde canlandırmasını sağlar. Olumlu betimlemelerde breathtaking (nefes kesici), picturesque (resim gibi güzel), peaceful (huzurlu), lively (canlı, hareketli), historic (tarihî) ve unspoilt (doğallığı bozulmamış) sıklıkla kullanılır. Olumsuz izlenimler için ise crowded (kalabalık), noisy (gürültülü), polluted (kirli), overpriced (fahiş fiyatlı) ve touristy (aşırı turistik) sıfatları tercih edilir: “Uzungöl is a peaceful mountain village, but it can get crowded in summer.”
İngilizcede normal sıfatlar (good, beautiful, big, tired) ile güçlü sıfatlar (amazing, stunning, huge, exhausted) farklı zarflarla pekiştirilir. Normal sıfatlar very alır: very beautiful. Güçlü sıfatlar zaten aşırı bir anlam taşıdığı için absolutely veya really ile kullanılır: “The view from Nemrut Mountain at sunrise was absolutely breathtaking.” “very breathtaking” veya “absolutely nice” gibi kullanımlar yanlıştır.
Bir yeri tanıtırken betimlemeyi tavsiyeyle tamamlamak metni daha işlevsel kılar. Bunun için “It is famous for...” (... ile ünlüdür), “It is well worth visiting.” (Kesinlikle görülmeye değer), “You should definitely try...” (Mutlaka ... denemelisin), “Don't miss...” (... kaçırmayın) ve “The best time to visit is...” (En iyi ziyaret zamanı ...) kalıpları kullanılır: “Safranbolu is famous for its traditional Ottoman houses. It is well worth visiting, and you should definitely try the local Turkish delight.” Worth kalıbından sonra fiil -ing alır: worth visiting, worth seeing.
| Normal Adjective (very ...) | Strong Adjective (absolutely ...) | Türkçe Karşılığı |
|---|---|---|
| good | amazing / fantastic / wonderful | harika, muhteşem |
| beautiful | stunning / breathtaking | göz alıcı, nefes kesici |
| big | huge / enormous | devasa, kocaman |
| tired | exhausted | bitkin, çok yorgun |
| bad | terrible / awful | berbat, korkunç |
| hot / cold | boiling / freezing | kavurucu sıcak / dondurucu soğuk |
| dirty | filthy | pis, çok kirli |
Dealing with Travel Problems and Making Polite Complaints
Her yolculuk planlandığı gibi gitmeyebilir: uçak delayed (rötarlı) ya da cancelled (iptal) olabilir, bagaj lost (kayıp) çıkabilir, uçuşu miss edebilir (kaçırabilir), otel overbooked (kapasitesinden fazla rezervasyon almış) olabilir ya da odadaki air conditioning (klima) çalışmayabilir. Bu sorunları anlatırken sonucu hâlâ süren durumlar için Present Perfect kullanılır: “My suitcase hasn't arrived.”, “Someone has taken my seat.”, “I have lost my boarding pass.”
Sorunu çözmenin en etkili yolu kibar ve net olmaktır. Sert emir cümleleri (“Change my room now!”) yerine nezaket kalıpları tercih edilir: “Excuse me, I'm afraid there is a problem with my room.” (Affedersiniz, korkarım odamla ilgili bir sorun var.), “I'm sorry to bother you, but...” (Rahatsız ettiğim için üzgünüm ama...), “Could you possibly...?” (Acaba ... mümkün mü?) ve “Would it be possible to change rooms?” (Oda değiştirmem mümkün olur mu?). I'm afraid burada korkuyu değil, kötü bir haberi nazikçe vermeyi ifade eder.
Görevliler de genellikle kalıplaşmış ve kibar ifadelerle karşılık verir: “I'm terribly sorry for the inconvenience.” (Yaşattığımız sıkıntı için çok özür dileriz.), “I'll look into it right away.” (Hemen ilgileneceğim.), “Could you fill in this form, please?” (Bu formu doldurur musunuz?). Bir diyalog örneği: “A: Excuse me, my flight to Van has been cancelled. What should I do? — B: I'm very sorry, sir. We can put you on the next flight at 6 p.m.” Şikâyet ederken sorunu, beklediğimiz çözümü ve teşekkürü aynı konuşmada dile getirmek iletişimi başarılı kılar.
| Problem | Polite Complaint / Request | Possible Response |
|---|---|---|
| Lost luggage (kayıp bagaj) | Excuse me, my suitcase hasn't arrived. Where is the lost luggage office? | It's next to the baggage claim. Please fill in this report form. |
| Delayed flight (rötarlı uçuş) | I'm sorry to bother you, but how long will the flight be delayed? | About two hours. Here is a meal voucher. |
| Noisy room (gürültülü oda) | I'm afraid my room is very noisy. Would it be possible to change rooms? | Of course. I'll give you a quieter room on the top floor. |
| Broken air conditioning | Could you possibly send someone to fix the air conditioning? | I'll look into it right away. |
| Missed train (kaçırılan tren) | I've missed my train. Can I change my ticket for a later one? | Yes, but there is a small fee. |
Writing a Travel Blog Post and a Postcard
Haftanın tüm yapılarını bir araya getirdiğimiz son adım, kendi travel blog post (gezi blogu yazısı) metnimizi oluşturmaktır. Etkili bir blog yazısı dört bölümden oluşur: dikkat çekici bir title (başlık), nereye, ne zaman ve kiminle gidildiğini anlatan bir introduction (giriş), olayları ve öne çıkan anları sırayla aktaran bir body (gelişme) ve duyguları, tavsiyeleri içeren bir conclusion (sonuç). Başlık kısa ve merak uyandırıcı olmalıdır: “Lost in the Stone Streets of Mardin” gibi.
Gelişme bölümünde bu hafta öğrendiğimiz bütün araçlar devreye girer: sahneyi kurmak için Past Continuous (“The sun was setting over Mesopotamia.”), olayları ilerletmek için Simple Past (“We climbed up to the old bazaar.”), sırayı göstermek için first, then, after that, finally, heyecan için suddenly, betimleme için picturesque, breathtaking gibi sıfatlar kullanılır. Sonuç bölümünde Present Perfect ile genel bir değerlendirme yapılabilir: “It's the most beautiful city I have ever visited.” Ardından okura bir tavsiye eklenir: “If you go there, don't miss the sunset!”
Postcard (kartpostal) ise çok daha kısa ve samimi bir metindir; tatil sırasında yazıldığı için Present Continuous ve Present Perfect öne çıkar: “We are having a great time. We have already visited three museums.” Kalıplaşmış açılış ve kapanış ifadeleri vardır: “Dear Ayşe,” veya “Greetings from Antalya!” ile başlanır, “Wish you were here!” (Keşke burada olsaydın!), “See you soon,” ve “Love, / Best wishes,” ile bitirilir. Blog yazısı geniş bir okur kitlesine, kartpostal ise tanıdığımız tek bir kişiye hitap eder.
| Part (Bölüm) | Content (İçerik) | Useful Language |
|---|---|---|
| Title | Short, catchy, interesting | My Unforgettable Week in Cappadocia |
| Introduction | Where? When? Who with? Why? | Last summer, my family and I went to ... for a week. |
| Body | Events in order, highlights, a problem or surprise | First, ... While we were ..., ... Suddenly, ... After that, ... |
| Conclusion | Feelings, evaluation, recommendation | It was absolutely amazing. It's well worth visiting. You should ... |
| Postcard (extra) | Short greeting to a friend or relative | Greetings from ...! We are having a great time. Wish you were here! |
Örnekler
Örnek 1Parantez içindeki fiilleri Past Continuous veya Simple Past ile çekimleyiniz: “While we ............ (walk) along the beach in Kaş, it suddenly ............ (start) to rain.”
Cevabı göster
1. adım: İki eylemden hangisinin uzun sürdüğünü belirleriz. Sahilde yürümek bir süreçtir (uzun eylem), yağmurun başlaması ise ani ve kısa bir olaydır. 2. adım: While uzun eylemi başlattığı için Past Continuous kullanılır; özne we olduğu için were walking olur. 3. adım: Kısa eylem Simple Past ile verilir: started. Doğru cümle: “While we were walking along the beach in Kaş, it suddenly started to rain.”
Örnek 2Aşağıdaki iki cümleyi önce “when”, sonra “while” kullanarak birleştiriniz: “I was sleeping on the train. The ticket inspector woke me up.”
Cevabı göster
1. adım: Uzun eylem was sleeping (Past Continuous), kısa eylem woke me up (Simple Past) şeklindedir. 2. adım: When kısa eylemin başına gelir: “I was sleeping on the train when the ticket inspector woke me up.” 3. adım: While uzun eylemin başına gelir; yan cümle başta olduğu için virgül konur: “While I was sleeping on the train, the ticket inspector woke me up.” İki cümle de aynı anlamı taşır: Trende uyurken kondüktör beni uyandırdı.
Örnek 3Aşağıdaki karışık cümleleri sıralama sözcüklerine bakarak doğru sıraya koyunuz: (a) Finally, we watched the sunset from Uçhisar Castle. (b) First, we woke up at 4 a.m. (c) After that, we had a big breakfast in a cave hotel. (d) Then, we got into a hot-air balloon and flew over the fairy chimneys.
Cevabı göster
1. adım: First hikâyenin ilk adımıdır → (b). 2. adım: Then ikinci adımı gösterir → (d). 3. adım: After that bir sonraki olayı bağlar → (c). 4. adım: Finally hikâyeyi bitirir → (a). Doğru sıra: b – d – c – a. Hikâye: Sabah 4'te kalktık, balona binip peribacalarının üzerinde uçtuk, mağara otelde kahvaltı yaptık ve son olarak Uçhisar Kalesi'nden gün batımını izledik.
Örnek 4Boşluklara “very” veya “absolutely” getiriniz: a) The hotel room was ............ small, but it was clean. b) The view of Pamukkale's white travertines was ............ stunning. c) After the ten-hour bus journey, we were ............ exhausted.
Cevabı göster
1. adım: Sıfatların normal mi güçlü mü olduğunu belirleriz. small normal, stunning ve exhausted güçlü sıfatlardır. 2. adım: Normal sıfat very alır: a) very small. 3. adım: Güçlü sıfatlar absolutely alır: b) absolutely stunning, c) absolutely exhausted. Not: Really üç boşluğa da uyardı; ancak very ve absolutely arasında seçim yapıldığında bu dağılım doğrudur.
Örnek 5Otelde kalan bir turist resepsiyona şunu söylüyor: “My shower is broken. Fix it now!” Bu cümleleri kibar bir şikâyet ve istek cümlesine dönüştürünüz.
Cevabı göster
1. adım: Söze nazik bir girişle başlanır: “Excuse me,” veya “I'm sorry to bother you, but...” 2. adım: Sorun I'm afraid ile yumuşatılarak ifade edilir; sonucu süren bir sorun olduğu için Present Perfect de kullanılabilir: “I'm afraid the shower in my room isn't working.” / “the shower has stopped working.” 3. adım: Emir cümlesi yerine kibar soru kalıbı kullanılır: “Could you possibly send someone to fix it, please?” Tam cevap: “Excuse me, I'm afraid the shower in my room isn't working. Could you possibly send someone to fix it, please?”
Örnek 6Aşağıdaki kartpostal metnindeki ifadelerin hangi işlevi gördüğünü belirleyiniz: “Greetings from Trabzon! The weather is cool and the views are breathtaking. Yesterday we visited Sümela Monastery. We are having a great time. Wish you were here! Love, Elif”
Cevabı göster
1. adım: “Greetings from Trabzon!” açılış/selamlama ifadesidir ve nerede olunduğunu bildirir. 2. adım: “The weather is cool and the views are breathtaking.” hava ve yer betimlemesidir; breathtaking güçlü bir olumlu sıfattır. 3. adım: “Yesterday we visited Sümela Monastery.” belirli geçmiş zaman (yesterday) bulunduğu için Simple Past ile anlatılan bir etkinliktir. 4. adım: “We are having a great time.” şu an süren durumu Present Continuous ile anlatır. 5. adım: “Wish you were here!” ve “Love, Elif” kapanış ifadeleridir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1I ............ my passport when I ............ through the security check at Esenboğa Airport.
Güvenlik kontrolünden geçmek süren bir eylemdir (was passing); pasaportu kaybetmek ise o sırada olan kısa bir olaydır (lost). Özne I olduğu için were kullanılamaz.
2............ we were waiting for the ferry in Eminönü, we ate some delicious simit.
Boşluktan sonra Past Continuous (we were waiting) gelen bir yan cümle vardır. Uzun süren eylemi başlatan bağlaç While'dır; Then, Finally ve After that yan cümle kurmaz.
3Which of the following adjectives gives a NEGATIVE description of a holiday destination?
Overcrowded (aşırı kalabalık) olumsuz bir izlenim bildirir. Breathtaking (nefes kesici), picturesque (resim gibi) ve peaceful (huzurlu) olumlu sıfatlardır.
4The air conditioning in your hotel room isn't working. Which of the following is the most polite way to tell the receptionist?
I'm afraid... ile sorun nazikçe bildirilmiş, Could you ..., please? kalıbıyla kibar bir istekte bulunulmuştur. Diğer seçenekler emir kipi ya da kaba bir dil içerir.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- “While” genellikle Past Continuous ile kullanılan uzun süreli eylemi başlatır.
Örnek: While I was sleeping, the train stopped. While uzun eylemin başına gelir.
- “I was knowing the way to the hotel.” dilbilgisi açısından doğru bir cümledir.
Know bir durum fiilidir ve Past Continuous ile kullanılmaz. Doğrusu: I knew the way to the hotel.
- “During” kendisinden sonra özne ve fiil alabilir: “During we were flying, I slept.”
During yalnızca isim alır (during the flight). Özne + fiil için while kullanılır: While we were flying, I slept.
- “Absolutely” güçlü sıfatlarla kullanılır: “absolutely stunning”, “absolutely exhausted”.
Güçlü sıfatlar very ile değil absolutely veya really ile pekiştirilir.
- “Wish you were here!” ifadesi kartpostallarda sıkça kullanılan bir kapanış ifadesidir.
Keşke burada olsaydın anlamına gelir ve kartpostalların kalıplaşmış kapanışlarındandır.
- “While” genellikle Past Continuous ile kullanılan uzun süreli eylemi başlatır.
6Aşağıdaki seyahat terimlerini Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- we were walking around Safranbolu, we took a lot of photos of the old houses.
- I was sleeping on the bus the driver suddenly stopped.
- We were absolutely exhausted, but we reached the top of Nemrut Mountain.
- The view from the hill at sunrise was absolutely .
- Our room was very noisy, so my father made a polite at reception.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Geçen yaz ailenizle Trabzon'daki Uzungöl'e yaptığınız (gerçek ya da hayalî) bir geziyi anlatan 7-8 cümlelik bir travel blog paragrafı yazınız. Paragrafınızda bir başlık, en az iki Past Continuous cümlesi, when ve while bağlaçları, en az üç sıralama sözcüğü, iki güçlü sıfat ve bir tavsiye bulunsun.
1. ipucu: 1. adım: Kısa ve merak uyandıran bir başlık seçin; giriş cümlesinde where, when ve who with sorularını cevaplayın (Last summer, my family and I went to ...).
2. ipucu: 2. adım: Sahneyi Past Continuous ile kurun (The sun was shining, ...), ardından olayları first, then, after that ile sıralayın ve bir when/while cümlesiyle beklenmedik bir anı anlatın.
3. ipucu: 3. adım: Yerleri absolutely + güçlü sıfatlarla betimleyin (absolutely stunning, absolutely freezing).
4. ipucu: 4. adım: Sonuç cümlesinde duygularınızı anlatın ve okura worth visiting, you should veya don't miss kalıplarıyla bir tavsiye verin.
Cevap: Örnek blog paragrafı: Title: A Misty Morning at Uzungöl Last summer, my family and I spent three days at Uzungöl in Trabzon. On our first morning, the mist was rising over the lake and the birds were singing in the pine trees. First, we had a traditional Black Sea breakfast with corn bread and local butter. Then, we walked around the lake. While we were taking photos on the wooden bridge, it suddenly started to rain. After that, we ran into a small café and drank hot tea. Finally, the sun came out and the view was absolutely stunning. The water was absolutely freezing, but the trip was unforgettable, so Uzungöl is well worth visiting. If you go there, don't miss the early morning mist! Kontrol: Başlık (A Misty Morning at Uzungöl) ✔ | Past Continuous: the mist was rising, the birds were singing, we were taking photos ✔ | When/While: While we were taking photos ..., it suddenly started to rain ✔ (when ile alternatif: We were taking photos when it suddenly started to rain.) | Sıralama sözcükleri: First, Then, After that, Finally ✔ | Güçlü sıfatlar: absolutely stunning, absolutely freezing ✔ | Tavsiye: well worth visiting, don't miss ✔
Kısaca
- Past Continuous: Geçmişte belirli bir anda devam etmekte olan eylemler was / were + V-ing yapısıyla anlatılır: “At 8 p.m. yesterday, we were driving to Cappadocia.”
- When ve While: Uzun süren eylem Past Continuous, onu kesen kısa eylem Simple Past ile verilir; while genellikle uzun eylemi, when ise kısa eylemi başlatır: “I was waiting at the gate when the announcement came.”
- Sıralama sözcükleri: First, then, after that, later, as soon as, meanwhile, suddenly, finally gibi bağlayıcılar bir yolculuk hikâyesini mantıklı ve akıcı bir sıraya koyar; during isimle, while ise özne + fiille kullanılır.
- Yer betimleme: breathtaking, picturesque, peaceful, lively gibi olumlu ve crowded, noisy, overpriced gibi olumsuz sıfatlar kullanılır; güçlü sıfatlar very ile değil absolutely ile pekiştirilir.
- Kibar şikâyet: Yolculuk sorunları “Excuse me, I'm afraid...”, “Could you possibly...?”, “Would it be possible to...?” gibi nazik kalıplarla dile getirilir; sonucu süren sorunlarda Present Perfect kullanılır: “My suitcase hasn't arrived.”
- Travel blog ve kartpostal: Bir gezi yazısı başlık – giriş (where, when, who with) – gelişme (olaylar ve öne çıkan anlar) – sonuç (duygular ve tavsiye) bölümlerinden oluşur; kartpostallar “Greetings from...” ile başlayıp “Wish you were here!” gibi ifadelerle biter.
Bu dersin öteki kaynakları
- İngilizce Dersi Öğretim Programı (ortaöğretim) Öğretim programı
- 10. Sınıf İngilizce Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- İngilizce Dersi 10.Sınıf Çalışma Kitabı Ders kitabı
- İngilizce Dersi 10.Sınıf Ders Kitabı Ders kitabı