İnsanlık tarihi boyunca yeryüzünde farklı coğrafyalarda ve kültürlerde pek çok din ortaya çıkmıştır. Farklı inanç dünyalarını önyargılardan uzak, bilimsel ve nesnel ölçütlerle tanımak; hem kendi inancımızın evrensel değerini daha derinden kavramamızı hem de çok kültürlü dünyada sağlıklı iletişim kurmamızı sağlar. Bu hafta Dinler Tarihi biliminin tanımını, konusunu (yaşayan ve ölü dinler), birincil ve ikincil kaynaklarını, kendine özgü araştırma metodunu (betimleyici/deskriptif, tarihî, karşılaştırmalı ve fenomenolojik metot) ve İslam dünyası ile Batı'daki öncülerini inceleyeceğiz.
1. Dinler Tarihinin Tanımı, Konusu ve Kapsamı
Dinler Tarihi (Batı dillerinde History of Religions veya Religionswissenschaft, Osmanlı Türkçesinde Târîh-i Edyân), insanlık tarihinde ortaya çıkmış olan tüm dinlerin doğuşunu, tarihsel gelişimini, kurucularını, kutsal metinlerini, inanç, ibadet, ahlak, kurum ve sembol sistemlerini tarafsız, tarihsel ve karşılaştırmalı yöntemlerle inceleyen bağımsız bir bilim dalıdır.
Dinler Tarihinin konusu, hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün dinlerdir. İncelenen bu dinler mevcudiyet durumuna göre iki ana gruba ayrılır: • 1. Yaşayan Dinler: Günümüzde yeryüzünde inananları (mensupları) bulunan ve yaşanmaya devam eden dinlerdir. Başta İslam, Hristiyanlık ve Yahudilik olmak üzere Hinduizm, Budizm, Sihizm, Caynizm, Taoizm, Konfüçyüsçülük, Şintoizm ve Mecûsîlik (Zerdüştlük) yaşayan dinlerdir. • 2. Ölü (Tarihî / Sönmüş) Dinler: Geçmişte büyük medeniyetler kurmuş ancak günümüzde hiçbir inananı ve uygulayıcısı kalmamış olan dinlerdir. Eski Mısır, Sümer, Akad, Babil, Asur (Mezopotamya), Hitit, Antik Yunan, Roma, Kelt ve İskandinav dinleri bu gruba girer.
2. Dinler Tarihinin Araştırma Metodu ve Temel İlkeleri
Dinler Tarihi araştırmalarında bilimsel nesnelliği korumak için dört temel yöntem birlikte kullanılır: • 1. Betimleyici (Deskriptif / Tasvirî) İlke: Dinler tarihçisi incelediği din hakkında 'hak veya batıl, doğru veya yanlış, üstün veya aşağı' gibi değer yargılarında bulunmaz; dini yargılamadan (paranteze alma / epokhe) mensuplarının gözüyle ve belgelerle olduğu gibi tasvir eder. • 2. Tarihî (Kronolojik) Metot: Bir dinin nerede, ne zaman ve hangi sosyal-kültürel şartlarda doğduğunu, tarih boyunca geçirdiği değişimleri ve mezhep ayrılıklarını sebep-sonuç ilişkisi içinde inceler.
• 3. Mukayeseli (Karşılaştırmalı) Metot: Farklı dinlerdeki inanç, ibadet ve kurumları (örneğin Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam'da oruç veya peygamber anlayışını) karşılaştırarak dinler arasındaki benzerlikleri ve özgün farklılıkları ortaya koyar. • 4. Fenomenolojik (Görüngübilimsel) Metot: Tarihsel akışı bir kenara bırakarak dinlerdeki ortak olguları (fenomenleri) — örneğin kutsal mekân, kurban, dua, hac, arınma, bayram, sembol ve mit kavramlarını — konularına göre sınıflandırır ve bu olguların dindar insan için taşıdığı içsel anlamı kavramaya çalışır.
3. Dinler Tarihinin Kaynakları ve Yardımcı Bilim Dalları
Bir dinler tarihçisi araştırma yaparken iki tür kaynaktan yararlanır: • 1. Birincil (Aslî / Doğrudan) Kaynaklar: İncelenen dinin bizzat kendi içinden çıkan özgün kaynaklardır. Bunların başında kutsal metinler (İslam için Kur'an-ı Kerim, Yahudilik için Tanah ve Talmud, Hristiyanlık için Yeni Ahit/İnciller, Hinduizm için Vedalar ve Upanişadlar, Budizm için Tripitaka, Mecûsîlik için Avesta) gelir. Ölü dinler için ise tapınak kalıntıları, çivi yazılı tabletler, hiyeroglif kitabeler ve lahitler birincil kaynaktır. Yaşayan dinlerde katılımlı gözlem (ibadetleri yerinde izleme) de doğrudan kaynaktır. • 2. İkincil (Yardımcı / Dolaylı) Kaynaklar: O dine mensup olmayan tarihçilerin, coğrafyacıların ve seyyahların yazdığı eserler ile akademik araştırmalardır.
Dinler Tarihi disiplinlerarası bir bilim olduğu için şu yardımcı bilim dallarından mutlaka yararlanır: • Filoloji (Dilbilim): Kutsal metinleri orijinal dillerinden (Arapça, İbranice, Aramice, Grekçe, Latince, Sanskritçe, Pâlice) okuyup anlamak için şarttır. • Arkeoloji ve Epigrafi: Özellikle ölü dinlerin maddi kalıntılarını ve kitabelerini gün yüzüne çıkarır. • Antropoloji, Etnoloji, Din Sosyolojisi ve Din Psikolojisi: Dinin toplum, kültür ve birey ruhu üzerindeki etkilerini anlamaya yardımcı olur.
4. İslam Dünyasında Dinler Tarihi Geleneği: 'el-Milel ve'n-Nihal'
Müslümanlar, hem Kur'an-ı Kerim'in farklı din mensupları (Sâbiîler, Yahudiler, Hristiyanlar, Mecûsîler ve Müşrikler — Hac, 17) hakkında verdiği bilgilerden hem de İslam coğrafyasının hızla genişleyerek Hindistan'dan İspanya'ya kadar farklı kültürlerle karşılaşmasından dolayı tarih boyunca diğer dinleri incelemeye büyük önem vermişlerdir. İslam literatüründe dinleri ve mezhepleri inceleyen eserlere 'el-Milel ve'n-Nihal' (Milel: dinler; Nihal: mezhep, fırka ve felsefi akımlar) veya 'Makâlât / Fırak' adı verilmiştir.
İslam dünyasında bu alanın en parlak yıldızı ve modern anlamda dünyanın ilk tarafsız dinler tarihçisi, büyük Türk-İslam bilgini Ebû Reyhân el-Bîrûnî'dir (973–1061). Bîrûnî, Gazneli Mahmud döneminde gittiği Hindistan'da Sanskritçeyi öğrenmiş, Hint kutsal metinlerini orijinalinden okumuş ve yazdığı Tahkîku mâ li'l-Hind adlı ölümsüz eserinin girişinde 'Ben bu kitapta Hintlilerin inançlarını kötülemek veya onlarla tartışmak için değil, onların inançlarını bizzat kendi kaynaklarına dayanarak olduğu gibi aktarmak için yazdım' diyerek modern deskriptif metodun temelini Batı'dan 800 yıl önce atmıştır.
5. Batı'da ve Türkiye'de Dinler Tarihinin Akademik Gelişimi
Batı dünyasında Orta Çağ boyunca diğer dinlere yalnızca Hristiyan teolojisi açısından bakılmış; ancak Aydınlanma, Coğrafi Keşifler ve Doğu kutsal metinlerinin Avrupa dillerine çevrilmesiyle 19. yüzyılın ikinci yarısında bağımsız Dinler Tarihi (Religionswissenschaft) disiplini doğmuştur. Bu disiplinin Batı'daki kurucusu Alman asıllı dilbilimci Friedrich Max Müller'dir (1823–1900). Max Müller, Doğu'nun Kutsal Kitapları (Sacred Books of the East) külliyatını yayımlamış ve 'Yalnızca bir dini bilen, hiçbir dini bilmiyor demektir' sözüyle karşılaştırmalı dinler tarihinin sloganını ortaya koymuştur. 20. yüzyılda ise Romen asıllı bilgin Mircea Eliade (1907–1986), 'Kutsal ve Profan (Din Dışı)' ayrımıyla din fenomenolojisine yön vermiştir.
Türklerde ve Osmanlı'da son dönemde Dinler Tarihi dersi ilk kez 1874'te Darülfünun'da ve kalıcı olarak II. Meşrutiyet'ten sonra Târîh-i Edyân adıyla okutulmaya başlanmıştır. Ahmed Midhat Efendi'nin Târîh-i Edyân (1911), Mahmud Esad Efendi'nin Târîh-i Edyân ve Şemseddin Günaltay'ın Târîh-i Edyân (1920) eserleri Türkiye'deki ilk ders kitaplarıdır. Cumhuriyet döneminde 1949'da kurulan Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde Ömer Hilmi Budda ve Annemarie Schimmel sonrasında Prof. Dr. Hikmet Tanyu Türkiye'de modern Dinler Tarihi kürsüsünü kurumsallaştırmıştır.
6. Dinler Tarihi Öğrenmenin Amacı ve Önemi
Küreselleşen dünyada milyarlarca insan farklı dinlere mensup olarak bir arada yaşamaktadır. Dinler Tarihi bilimini öğrenmenin başlıca faydaları şunlardır: • Farklı din ve kültürleri kulaktan dolma önyargılarla değil, doğru ve bilimsel kaynaklardan tanıma imkânı sunar. • Diğer dinlerle İslam arasındaki ortak noktaları ve temel farkları görerek bireyin kendi inancını (İslam'ın tevhid ilkesini) daha bilinçli kavramasını sağlar. • Toplumsal barışa, bir arada yaşama kültürüne ve kültürel diplomasiye katkıda bulunur.
Örnekler
Örnek 1Dinler Tarihi biliminin konusunu 'yaşayan dinler' ve 'ölü (tarihî) dinler' ayrımı üzerinden örneklerle açıklayınız.
Cevabı göster
Dinler Tarihinin konusu tarih boyunca ortaya çıkmış olan bütün dinlerdir. Bunlar ikiye ayrılır: 1. Yaşayan Dinler: Günümüzde yeryüzünde inananları ve uygulayıcıları bulunan dinlerdir (İslam, Hristiyanlık, Yahudilik, Hinduizm, Budizm, Sihizm, Taoizm, Şintoizm vb.). 2. Ölü (Tarihî) Dinler: Geçmişte var olmuş ancak bugün hiçbir mensubu kalmamış dinlerdir (Eski Mısır, Sümer, Babil, Hitit, Antik Yunan ve Roma dinleri).
Örnek 2Dinler Tarihinin araştırma yöntemini ifade eden 'deskriptif (betimleyici)', 'mukayeseli (karşılaştırmalı)' ve 'fenomenolojik' kavramlarını kısaca açıklayınız.
Cevabı göster
• Deskriptif (Betimleyici) Yöntem: Dinleri hak-batıl veya üstün-aşağı diye yargılamadan (normatif olmadan), mensuplarının inandığı şekliyle olduğu gibi tarafsızca tasvir etmektir. • Mukayeseli (Karşılaştırmalı) Yöntem: Farklı dinlerin inanç ve ibadetlerini objektif ölçütlerle karşılaştırarak benzerlik ve farklılıkları belirlemektir. • Fenomenolojik Yöntem: Dua, kurban, oruç, hac, kutsal mekân gibi dinlerdeki ortak olguları (fenomenleri) sınıflandırıp içsel anlamlarını kavramaktır.
Örnek 3İslam dünyasında 'dünyanın ilk tarafsız dinler tarihçisi' kabul edilen âlim kimdir? Hangi eseriyle ve yöntemiyle bu unvanı kazanmıştır?
Cevabı göster
Bu unvanı kazanan bilgin büyük Türk-İslam âlimi Ebû Reyhân el-Bîrûnî'dir (973–1061). Bîrûnî, Hindistan'da Sanskritçeyi öğrenerek Hint kutsal metinlerini orijinal dilinden okumuş, ibadetleri yerinde gözlemlemiş ve 'Tahkîku mâ li'l-Hind' adlı eserinde Hint dinlerini hiçbir önyargı ve polemik katmadan, tamamen tarafsız ve betimleyici (deskriptif) bir metotla kaleme almıştır.
Örnek 4İslam düşünce tarihinde diğer din ve mezhepleri inceleyen eserlere genel olarak ne ad verilmiştir? Bu alanda eser yazan üç önemli İslam âlimini ve eserlerini yazınız.
Cevabı göster
İslam literatüründe dinleri ve mezhepleri inceleyen eserlere 'el-Milel ve'n-Nihal' (Milel: dinler, Nihal: mezhep ve fırkalar) adı verilmiştir. Başlıca üç âlim ve eseri: 1. Ebû Reyhân el-Bîrûnî -> Tahkîku mâ li'l-Hind 2. Şehristânî -> el-Milel ve'n-Nihal 3. İbn Hazm -> el-Fasl fi'l-Milel ve'l-Ehvâi ve'n-Nihal
Örnek 5Dinler Tarihi araştırmalarında 'Filoloji (Dilbilim)' ve 'Arkeoloji' bilimlerinden neden yararlanılır?
Cevabı göster
• Filoloji (Dilbilim): İncelenen dinlerin birincil kaynağı olan kutsal metinleri (Kur'an, Tanah, İncil, Vedalar, Avesta) kendi orijinal dillerinden (Arapça, İbranice, Grekçe, Sanskritçe) doğru okuyup anlamak için zorunludur. • Arkeoloji: Özellikle yazılı kutsal kitabı günümüze ulaşmamış ölü (tarihî) dinlerin tapınaklarını, heykellerini, kitabelerini ve mezar buluntularını gün yüzüne çıkararak Dinler Tarihine birincil veri sağlar.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Dinler Tarihi biliminin araştırma yöntemiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi YANLIŞTIR?
Dinler Tarihi normatif (yargılayıcı) değil, deskriptif (betimleyici) bir bilimdir; dinler arasında üstünlük veya hak-batıl hükmü vermez, onları olduğu gibi inceler.
2Hindistan'da Sanskritçeyi öğrenip Hint dinlerini birincil kaynaklarından ve yerinde gözlemle tarafsızca inceleyerek 'Tahkîku mâ li'l-Hind' adlı eseri yazan büyük İslam âlimi kimdir?
Tahkîku mâ li'l-Hind adlı eseriyle karşılaştırmalı ve betimleyici dinler tarihçiliğinin dünyadaki öncüsü kabul edilen âlim Ebû Reyhân el-Bîrûnî'dir.
3Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Eski Mısır, Sümer, Babil, Hitit ve Antik Yunan dinleri günümüzde mensubu kalmadığı için 'ölü (tarihî) dinler' kategorisinde yer alır.
Bu ifade doğrudur. Günümüzde inananı ve uygulayıcısı kalmamış olan bu dinlere ölü (tarihî) dinler denir.
- Eski Mısır, Sümer, Babil, Hitit ve Antik Yunan dinleri günümüzde mensubu kalmadığı için 'ölü (tarihî) dinler' kategorisinde yer alır.
4Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Batı'da 19. yüzyılda Karşılaştırmalı Dinler Tarihi disiplininin akademik kurucusu kabul edilen ve 'Bir dini bilen, hiçbirini bilmez' sözüyle tanınan bilgin Friedrich Max Müller'dir.
Bu ifade doğrudur. Friedrich Max Müller (1823–1900), Batı'da akademik Dinler Tarihinin kurucusudur.
- Batı'da 19. yüzyılda Karşılaştırmalı Dinler Tarihi disiplininin akademik kurucusu kabul edilen ve 'Bir dini bilen, hiçbirini bilmez' sözüyle tanınan bilgin Friedrich Max Müller'dir.
5Aşağıdaki eser ve kavramları doğru açıklamalarla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
6Cümlelerdeki boşlukları uygun kelimelerle tamamlayınız.
- Dinlerdeki dua, kurban, oruç, hac ve kutsal mekân gibi ortak dini olguları konularına göre sınıflandırıp inceleyen yönteme metot denir.
- İncelenen dinin bizzat kendi kutsal metinleri, tapınakları ve ibadet uygulamaları Dinler Tarihinin (aslî) kaynaklarını oluşturur.
Önce bütün boşlukları doldurun.
7Cümlelerdeki boşlukları uygun kelimelerle tamamlayınız.
- Kutsal metinleri orijinal dillerinden (İbranice, Sanskritçe, Arapça vb.) okuyup çözümleyebilmek için yararlanılan dilbilimine denir.
- İslam geleneğinde farklı dinleri ve mezhepleri konu edinen literatüre genel olarak 'el- ve'n-Nihal' adı verilmiştir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Metodoloji Rehberi: Bir Dinler Tarihçisinin 3 Çalışma İlkesi
1. ipucu: 1. İlke: Birincil Kaynağa İn (Filoloji ve Gözlem): İncelediğin dini kulaktan dolma bilgilerle değil, kendi kutsal metinlerinden ve yaşayan ibadet pratiklerinden araştır.
2. ipucu: 2. İlke: Yargıyı Paranteze Al (Deskriptif Tutum): Kelamcı gibi savunma veya reddiye yapma; Bîrûnî'nin Hindistan araştırmasında yaptığı gibi inançları tarafsız ve betimleyici bir dille aktar.
3. ipucu: 3. İlke: Tarihsel ve Fenomenolojik Karşılaştırma Yap: Dinin tarihsel gelişimini izle (tarihî metot) ve ibadet/sembollerini diğer dinlerdeki benzer olgularla karşılaştır (mukayeseli ve fenomenolojik metot).
Cevap: 1. İlke: Birincil Kaynağa İn (Filoloji ve Gözlem) -> İncelediğin dini kulaktan dolma bilgilerle değil, kendi kutsal metinlerinden ve yaşayan ibadet pratiklerinden araştır. 2. İlke: Yargıyı Paranteze Al (Deskriptif Tutum) -> Kelamcı gibi savunma veya reddiye yapma; Bîrûnî'nin Hindistan araştırmasında yaptığı gibi inançları tarafsız ve betimleyici bir dille aktar. 3. İlke: Tarihsel ve Fenomenolojik Karşılaştırma Yap -> Dinin tarihsel gelişimini izle (tarihî metot) ve ibadet/sembollerini diğer dinlerdeki benzer olgularla karşılaştır (mukayeseli ve fenomenolojik metot).
Kısaca
- Dinler Tarihi, tarih sahnesinde ortaya çıkmış olan bütün dinleri (hem günümüzde mensubu bulunan yaşayan dinleri hem de mensubu kalmamış ölü/tarihî dinleri) doğuşu, gelişimi, inanç, ibadet ve ahlak sistemleriyle inceleyen akademik bilim dalıdır.
- Dinler Tarihi normatif (kural koyucu ve yargılayıcı) bir ilim değil, deskriptif (betimleyici / tasvir edici) bir bilimdir; yani dinleri 'olması gerektiği gibi' değil, 'olduğu gibi' tarafsız ve objektif biçimde ele alır.
- Dinler Tarihinin temel araştırma yöntemi dört boyuttan oluşur: 1. Betimleyici (Deskriptif) yaklaşım, 2. Tarihî (Kronolojik) metot, 3. Mukayeseli (Karşılaştırmalı) metot ve 4. Fenomenolojik (Görüngübilimsel) metot.
- Dinleri incelerken kullanılan kaynaklar ikiye ayrılır: Dinin kendi kutsal metinleri ve arkeolojik/ibadet verileri birincil (aslî) kaynakları; dış gözlemcilerin eserleri, seyahatnameler ve yardımcı sosyal bilimler ise ikincil (yardımcı) kaynakları oluşturur.
- İslam dünyasında farklı din ve mezhepleri inceleyen geleneğe 'el-Milel ve'n-Nihal' adı verilmiş; Sanskritçeyi öğrenip Hindistan dinlerini yerinde gözlemleyerek Tahkîku mâ li'l-Hind eserini yazan Ebû Reyhân el-Bîrûnî (ö. 1061) dünyada tarafsız dinler tarihçiliğinin gerçek öncüsü kabul edilmiştir.
- Batı'da akademik Dinler Tarihi 19. yüzyılın ikinci yarısında Friedrich Max Müller (1823–1900) tarafından kurulmuş; Osmanlı'da ise II. Meşrutiyet sonrasında Târîh-i Edyân (Dinler Tarihi) adıyla Darülfünun programına girmiştir.