Birinci ünitemizde Dinler Tarihi ilminin yöntemini ve dinlerin coğrafi dağılımını incelemiştik. Şimdi ikinci ünitemiz olan İslamiyet’e başlıyoruz! Dinler tarihi perspektifinden İslamiyet, sadece 7. yüzyılda ortaya çıkmış yeni bir din değil; ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem’den beri tüm peygamberlerin tebliğ ettiği tevhid dininin son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) ile kemale erdirilmiş ve kıyamete kadar korunmuş son şeklidir. Bu hafta İslamiyet’in doğuşunu, Mekke-Medine dönemlerini, Hulefâ-yi Râşidîn devrini ve küresel yayılış tarihçesini ele alacağız.
1. İslam Kavramı ve Asr-ı Saâdet (Mekke ve Medine Dönemleri: 610–632)
Arapçada *“kurtuluşa ermek, boyun eğmek, teslim olmak ve barış yapmak”* anlamlarına gelen silm / selâm kökünden türeyen İslam, terim olarak Yüce Allah’ın birliğine (tevhide) inanıp O’nun emir ve yasaklarına içtenlikle teslim olmak demektir. İslam inancına göre Hz. Âdem’den başlayarak Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz. İsa’ya vahyedilen dinin özü aynı tevhid mesajıdır (*“Allah katında din şüphesiz İslam’dır”* — Âl-i İmrân, 19). Tarih içinde önceki ilahi kitapların tahrife uğraması üzerine Yüce Allah, son peygamber (Hâtemü’n-Nebiyyîn) olarak Hz. Muhammed’i (s.a.v.) göndermiş ve İslam’ı evrensel boyutta kemale erdirmiştir (Mâide, 3).
571 yılında Mekke’de doğan ve dürüstlüğüyle *“Muhammedü’l-Emîn”* olarak tanınan Hz. Muhammed (s.a.v.), 40 yaşına ulaştığı M. 610 yılı Ramazan ayında Nur Dağı’ndaki Hira Mağarası’nda Cebrâil (a.s.) aracılığıyla ilk vahyi (Alak Suresi 1–5. ayetler) aldı. İlk Müslümanlar (es-Sâbikûne’l-Evvelûn) eşi Hz. Hatice, amcasının oğlu Hz. Ali, azatlısı Zeyd b. Hârise ve yakın dostu Hz. Ebû Bekir oldu. 13 yıl süren Mekke Dönemi (610–622) boyunca ilk 3 yıl gizli davet (Erkam b. Ebü’l-Erkam’ın evi: Dârü’l-Erkam), ardından açık davet yürütüldü. Müşriklerin ağır işkenceleri üzerine 615 ve 616’da Habeşistan’a hicret edildi; 616–619 Boykot Yılları, Hüzün Yılı (Ebû Tâlib ve Hz. Hatice’nin vefatı), Taif Yolculuğu (620) ve Yesriblilerle yapılan I. ve II. Akabe Biatları (621-622) sonrasında 622 yılında Medine’ye Hicret gerçekleşti. 10 yıl süren Medine Dönemi (622–632)’nde İslam site devleti kuruldu; Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarıyla varlık korundu; Hudeybiye Barışı (628), Hayber (628), Mekke’nin Fethi (630) ve Veda Haccı (632) ile tüm Arap Yarımadası İslam sancağı altında birleşti.
2. Hulefâ-yi Râşidîn’den Günümüze İslam’ın Evrensel Yayılışı
Hz. Peygamber’in 8 Haziran 632’de vefatının ardından başlayan Hulefâ-yi Râşidîn (Dört Halife) Dönemi (632–661), İslam’ın Arap Yarımadası dışına çıkarak üç kıtaya yayıldığı devirdir: • Hz. Ebû Bekir (632–634): Yalancı peygamberler ve dinden dönme (ridde) hareketlerini bastırarak siyasi birliği korudu; Yemâme Savaşı’nda hafızların şehit olması üzerine Zeyd b. Sâbit başkanlığındaki heyetle Kur’an-ı Kerim’i Mushaf hâlinde cemettirdi (toplattı). • Hz. Ömer (634–644): Ecnâdeyn, Yermük, Kâdisiye ve Nihâvend zaferleriyle Suriye, Filistin (Kudüs - 638), Mısır, Irak ve İran fethedildi; Hicrî takvim, beytülmâl ve divan teşkilatı kuruldu. • Hz. Osman (644–656): Kur’an Mushaflarını çoğaltarak (istinsah) İslam merkezlerine gönderdi; ilk İslam donanmasıyla Kıbrıs fethedildi, Kuzey Afrika (Tunus) ve Horasan’a ulaşıldı. • Hz. Ali (656–661): İç karışıklıklarla (Cemel ve Sıffîn) mücadele edildi, başkent Kûfe’ye taşındı ve ilmi çalışmalar himaye edildi.
Emevîler Dönemi (661–750)’nde İslam batıda Kuzey Afrika’nın tamamına ve Endülüs’e (İspanya - 711 Tarık b. Ziyad), doğuda ise Mâverâünnehir ve Sind (Hindistan) bölgesine ulaştı. Abbâsîler Dönemi (750–1258)’nde Bağdat’ta kurulan Beytü’l-Hikme ile İslam bilim, felsefe ve sanat medeniyeti altın çağını yaşadı; 751 Talas Savaşı sonrasında Türkler kitleler hâlinde İslamiyet’i benimsedi. Karahanlılar, Gazneliler, Büyük Selçuklular (1071 Malazgirt), Anadolu Selçukluları ve Osmanlı Devleti aracılığıyla İslam Anadolu, Kafkasya, Balkanlar ve Orta Avrupa’ya yayıldı. Aynı zamanda hiçbir askeri ordu gitmediği hâlde Müslüman tüccarların dürüstlüğü ve mutasavvıfların (sûfîlerin) irşadıyla İslam; Doğu ve Batı Afrika’ya, Çin’in iç bölgelerine ve bugün dünyanın en kalabalık Müslüman nüfusunu barındıran Endonezya, Malezya ve Brunei (Güneydoğu Asya) adalarına yayılarak küresel bir dünya dini oldu.
Örnekler
Örnek 1Dinler Tarihi açısından 'İslamiyet sadece M. 610 yılında Hz. Muhammed ile başlamış yeni bir dindir' sözü neden eksik ve yanlıştır?
Cevabı göster
Çünkü Kur’an-ı Kerim’e göre (Âl-i İmrân, 19; Şûrâ, 13) İslam; ilk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem’den itibaren Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz. İsa dahil bütün peygamberlerin insanlığa tebliğ ettiği tevhid (Allah’ın birliği ve O’na teslimiyet) dininin ortak adıdır. Hz. Muhammed (s.a.v.) yeni bir din icat etmemiş; önceki vahiylerin tahrif edilmesi üzerine bu ezeli tevhid halkasını tamamlayan ve kemale erdiren son peygamber olmuştur.
Örnek 2Hz. Ebû Bekir ve Hz. Osman dönemlerinde Kur’an-ı Kerim’in korunması için yapılan iki büyük hizmeti karşılaştırarak açıklayınız.
Cevabı göster
1. Hz. Ebû Bekir Dönemi (Cem’ü’l-Kur’an — Toplatılma): Yemâme Savaşı’nda çok sayıda hafız sahabinin şehit düşmesi üzerine, Hz. Ömer’in teklifi ve Zeyd b. Sâbit başkanlığındaki heyetin titiz çalışmasıyla Kur’an ayetleri iki kapak arasında tek bir Mushaf (İmam Mushaf) hâline getirilmiştir. 2. Hz. Osman Dönemi (İstinsâhü’l-Kur’an — Çoğaltılma): Fetihlerle sınırlar genişleyince farklı bölgelerde ortaya çıkan okuma (lehçe) ihtilaflarını önlemek için Hz. Ebû Bekir dönemindeki Mushaf esas alınarak çoğaltılmış ve Mekke, Şam, Kûfe, Basra gibi merkezlere gönderilmiştir.
Örnek 3İslamiyet’in dünya coğrafyasına yayılmasında askeri fetihlerin dışında hangi barışçıl faktörler rol oynamıştır? Örnek bölgelerle açıklayınız.
Cevabı göster
İslamiyet’in yayılmasında en kalıcı etkenler; Müslüman tüccarların ölçü-tartı ve sözdeki dürüstlüğü, sûfî dervişlerin (Ahmet Yesevî ve Horasan erenleri gibi) sevgi ve hoşgörü dili, İslam’ın ırk ve kast ayrımını reddeden eşitlikçi yapısı ile ilim merkezleridir. Nitekim İdil-Bulgar (Volga) bölgesi, Sahra Altı Afrika ve Endonezya-Malezya takımadaları tamamen ticaret ve tebliğ yoluyla İslamlaşmıştır.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Hz. Muhammed’e (s.a.v.) M. 610 yılı Ramazan ayında Nur Dağı’ndaki Hira Mağarası’nda Cebrâil (a.s.) aracılığıyla indirilen ilk vahiy hangi surenin ilk ayetleridir?
İlk vahiy 'İkra’ bismi Rabbike’llezî halak' diye başlayan Alak Suresi’nin ilk 5 ayetidir.
2Mekke döneminde Müslümanların gizlice toplanarak İslam’ı öğrendikleri ve Hz. Peygamber’in tebliğ merkezi olarak kullandığı sahabi evi aşağıdakilerden hangisidir?
Safa Tepesi eteklerindeki Dârü’l-Erkam, Mekke döneminin ilk eğitim ve tebliğ merkezi olmuştur.
3Suriye, Filistin (Kudüs), Mısır, Irak ve İran’ın fethedildiği; Hicrî takvim, divan ve adliye teşkilatının kurulduğu Hulefâ-yi Râşidîn dönemi halifesi kimdir?
Kudüs, Mısır, Suriye ve İran fetihleri ile divan ve Hicrî takvim düzenlemeleri Hz. Ömer (634-644) döneminde gerçekleştirilmiştir.
4M. 711 yılında Tarık b. Ziyad komutasındaki İslam ordusunun Cebelitarık Boğazı’nı geçmesiyle Avrupa kıtasında kurulan ve yaklaşık 8 asır boyunca bilim ve kültür merkezi olan İslam medeniyeti havzası neresidir?
711 yılında fethedilen İspanya (İber Yarımadası), İslam tarihinde 'Endülüs' adıyla anılmış ve Kurtuba/Gırnata merkezli büyük bir medeniyet kurmuştur.
5Dünyanın en kalabalık Müslüman nüfusuna sahip olan Güneydoğu Asya ülkeleri (Endonezya ve Malezya) İslamiyet’i hangi yolla kabul etmişlerdir?
Endonezya ve Malezya’ya hiçbir İslam ordusu gitmemiş; bölge halkı Müslüman tüccar ve sûfîlerin güzel ahlakından etkilenerek Müslüman olmuştur.
6Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) veya yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Kur’an-ı Kerim’e göre Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e (s.a.v.) kadar gönderilen bütün peygamberler tevhid esasına dayalı İslam’ı tebliğ etmişlerdir.
İslam tüm peygamberlerin getirdiği ilahi tevhid dininin ortak adıdır.
- Mekke’de müşriklerin baskısı artınca Müslümanlar ilk hicreti M. 615 yılında adil bir hükümdar olan Necâşî’nin yönettiği Habeşistan’a yapmışlardır.
İslam tarihinin ilk hicreti 615 ve 616 yıllarında Habeşistan’a yapılmıştır.
- Kur’an-ı Kerim ilk defa Emevîler döneminde kitap (Mushaf) hâline getirilmiştir.
Kur’an-ı Kerim ilk defa Hz. Ebû Bekir döneminde Mushaf hâline getirilmiş, Hz. Osman döneminde çoğaltılmıştır.
- 751 yılında gerçekleşen Talas Savaşı sonrasında Türklerle Müslümanlar arasındaki dostluk güçlenmiş ve Türkler kitleler hâlinde İslamiyet’e girmiştir.
Talas Savaşı Türk-İslam tarihinin dönüm noktalarından biridir.
- Abbâsîler döneminde Bağdat’ta kurulan Beytü’l-Hikme, sadece askeri silah üretilen bir kışladır.
Beytü’l-Hikme (Bilgelik Evi), tercüme, astronomi, tıp, matematik ve felsefe araştırmalarının yapıldığı büyük bir ilim akademisi ve kütüphanedir.
- Kur’an-ı Kerim’e göre Hz. Âdem’den Hz. Muhammed’e (s.a.v.) kadar gönderilen bütün peygamberler tevhid esasına dayalı İslam’ı tebliğ etmişlerdir.
7İslam tarihindeki aşağıdaki önemli olay ve kavramları açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
8Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Sözlükte 'barış, esenlik ve Allah’a teslimiyet' anlamına gelen kelimesi, son ilahi dinin adıdır.
- Hz. Peygamber’in M. 622 yılında Mekke’den Medine’ye yaptığı göçe denir ve bu olay İslam takviminin başlangıcıdır.
- Kur’an-ı Kerim, Hz. döneminde Zeyd b. Sâbit başkanlığındaki heyet tarafından Mushaf hâline getirilmiştir.
- Kur’an Mushaflarının çoğaltılarak önemli İslam merkezlerine gönderilmesi Hz. döneminde gerçekleşmiştir.
- 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra ve Balkanlar’ın İslamlaşmasında Türk devletleri (Selçuklu ve Osmanlı) öncü rol oynamıştır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
9M. 610 yılında Mekke’de Hira Mağarası’nda tek bir insanla başlayan İslam davetinin, kısa sürede İspanya’dan (Endülüs) Çin sınırına ve Güneydoğu Asya adalarına kadar yayılmasını sağlayan temel inanç, ahlak ve medeniyet dinamiklerini değerlendiriniz.
1. ipucu: Tevhid inancının sadeliği ve akla uygunluğu
2. ipucu: Irk, renk ve sınıf ayrımını ortadan kaldıran eşitlik ve adalet ilkesi (Veda Hutbesi)
3. ipucu: Fethedilen yerlerdeki halkın inanç özgürlüğüne saygı gösterilmesi (Kudüs emanı) ve ilme verilen değer
Cevap: 1. Berrak Tevhid İnancı: İslam’ın aracıları ve ruhban sınıfını reddederek kulu doğrudan Yaratıcıyla buluşturan sade ve makul tevhid akidesi insan fıtratında hızla karşılık bulmuştur. 2. Eşitlik ve Adalet: Veda Hutbesi’nde ilan edildiği üzere Arap’ın Arap olmayana, beyazın siyaha üstünlüğünü reddedip yalnız takvayı ölçü alması, ezilen toplumlar için kurtuluş umudu olmuştur. 3. Hoşgörü, Ticaret Ahlakı ve İlim: Hz. Ömer’in Kudüs’te verdiği inanç güvencesi, Müslüman tüccarların Güneydoğu Asya’daki dürüstlüğü ve Bağdat, Kurtuba, Semerkant gibi şehirlerde kurulan ilim medeniyeti İslam’ın gönüllerde kalıcı olarak yayılmasını sağlamıştır.
Kısaca
- İslam Kavramı ve Vahiy Geleneği: *“slm (سلم)”* kökünden türeyen İslam; barış, esenlik, güven ve Allah’a gönülden teslim olmak demektir. Kur’an’a göre Hz. İbrahim, Hz. Musa ve Hz. İsa dahil tüm peygamberlerin getirdiği tevhid dininin ortak adı İslam’dır (Âl-i İmrân, 19).
- Mekke Dönemi (610–622): M. 610 yılı Ramazan ayında Hira Mağarası’nda Alak Suresi’nin ilk 5 ayetiyle başlayan 13 yıllık Mekke döneminde tevhid, ahiret ve ahlak ilkeleri yerleştirilmiş; Habeşistan hicretleri, 3 yıllık boykot (616-619), Taif yolculuğu ve Akabe Biatları yaşanmıştır.
- Medine Dönemi (622–632): 622 Hicret’iyle başlayan 10 yıllık dönemde Mescid-i Nebevî, Muâhât ve Medine Vesîkası ile İslam Devleti kurulmuş; Bedir (624), Uhud (625), Hendek (627), Hudeybiye (628), Mekke’nin Fethi (630) ve Veda Haccı (632) ile Arap Yarımadası İslamlaşmıştır.
- Hulefâ-yi Râşidîn Dönemi (632–661): Hz. Ebû Bekir (Kur’an’ın cem’i), Hz. Ömer (Kudüs, Suriye, Mısır, İran fetihleri ve devlet teşkilatı), Hz. Osman (Kur’an’ın çoğaltılması, Kıbrıs ve Kuzey Afrika) ve Hz. Ali dönemlerini kapsayan 30 yıllık örnek hilafet devridir.
- Küresel Yayılış ve Türklerin Rolü: Emevîler ve Abbâsîlerle Endülüs’ten Orta Asya’ya ulaşan İslam; Türklerin (Karahanlı, Selçuklu, Osmanlı) eliyle Anadolu ve Balkanlar’a, Müslüman tüccar ve sûfîlerin güzel ahlakıyla da Doğu Afrika, Hindistan ve Güneydoğu Asya’ya (Endonezya, Malezya) yayılmıştır.