11. sınıf İngilizce dersi ikinci teması olan 'Theme 2: Hobbies and Skills' (Hobiler ve Beceriler) ünitesinin bu ilk haftasında; boş zaman etkinliklerimizi, ilgi alanlarımızı ve hoşlanıp hoşlanmadığımız şeyleri (likes, dislikes, and interests) ifade etmeyi, tercihlerimizi belirtirken kullandığımız prefer, would rather ve would prefer kalıplarının dil bilgisel farklarını ve geçmişteki/günümüzdeki yeteneklerimizi anlatan can, could, was/were able to yapılarını örneklerle öğreniyoruz.
1. Expressing Likes, Dislikes and Interests (+ Gerund / V-ing)
İngilizcede hobilerimizden, ilgi alanlarımızdan ve hoşlanıp hoşlanmadığımız etkinliklerden bahsederken kullandığımız fiillerden ve sıfat+edat (adjective + preposition) kalıplarından sonra gelen eylemler Gerund (V-ing / isim-fiil) formunda kullanılır:
1) Hoşlanma ve İlgi Bildiren Yapılar (Likes & Interests): • like / love / enjoy / fancy + V-ing: (Sevmek, zevk almak) → 'I really enjoy doing pottery in my free time.' • be keen on + V-ing: (Meraklı/istekli olmak) → 'Defne is keen on learning calligraphy.' • be fond of + V-ing: (Düşkün olmak / sevmek) → 'My grandfather is fond of growing roses.' • be into + V-ing: (İlgisi olmak) → 'Are you into playing strategy games?' • be crazy about / be mad about / be passionate about + V-ing: (Çok tutkulu olmak / bayılmak) → 'Kerem is crazy about scuba diving.'
2) Hoşlanmama ve Bıkkınlık Bildiren Yapılar (Dislikes): • dislike / hate / detest + V-ing: (Hoşlanmamak, nefret etmek). • can't stand / can't bear + V-ing: (Tahammül edememek / katlanamamak) → 'I can't stand listening to loud rock music.' • be tired of / be sick of / be fed up with + V-ing: (Bıkmak, usanmak) → 'She is fed up with doing the same routine every day.' • not my cup of tea: (Bana göre değil / tarzım değil) → 'Knitting is not my cup of tea.'
2. Expressing Preferences: Prefer / Would Rather / Would Prefer
İki hobi, etkinlik veya nesne arasında tercih belirtirken kullanılan üç temel kalıbın kendisinden sonra aldığı fiil çekimi ve karşılaştırma bağlacı sınavlarda en çok sorulan konudur:
1) PREFER (Genel Tercihler): Üç farklı dizilimle kullanılabilir: • prefer + İsim (Noun) + TO + İsim (Noun): 'I prefer traditional arts to modern arts.' • prefer + V-ing + TO + V-ing: 'They prefer trekking in the forest to swimming in the pool.' (Dikkat: Burada 'than' değil mutlaka 'to' kullanılır!). • prefer + to V₁ + RATHER THAN + V₁: 'I prefer to read a book rather than watch TV.'
2) WOULD RATHER / 'D RATHER (Belirli Durum Tercihi + Yalın Fiil): Özneden sonra gelen would rather kalıbını daima yalın fiil (bare infinitive / V₁) izler ve iki eylem 'than' ile karşılaştırılır: • Subj + would rather + V₁ + THAN + V₁: 'I would rather do archery than play golf.' • Olumsuz Yapısı (would rather NOT + V₁): 'It is freezing outside; I would rather not go out tonight.'
3) WOULD PREFER / 'D PREFER (Belirli Durum Tercihi + to V₁): Kendisinden sonra to + V₁ alır ve karşılaştırmada rather than + V₁ kullanılır: • Subj + would prefer + TO V₁ + RATHER THAN + V₁: 'She would prefer to join the chess club rather than take drama classes.' • Olumsuz Yapısı (would prefer NOT TO + V₁): 'I would prefer not to eat fast food.'
3. Talking About Present and Future Abilities: Can & Be Able To
Yetenek ve becerilerimizi (skills and abilities) ifade ederken can, could ve be able to yapılarını kullanırız. Şimdiki zamanda (Present) ve gelecek zamanda (Future) kullanım kuralları şöyledir:
• Present Ability (can / am-is-are able to + V₁): Günümüzde sahip olduğumuz yetenekleri anlatırken can ve am/is/are able to aynı anlamda kullanılır; ancak günlük konuşmada 'can' daha yaygındır: 'Mert can / is able to design 3D models on the computer.'
• Future Ability ve Eksik Kip Durumları (will be able to / have been able to): 'Can' yardımcı fiilinin gelecek zaman çekimi, Present Perfect çekimi veya mastar (to ...) hali yoktur! Bu nedenle 'will', 'have/has', 'should', 'want to' gibi yapılardan sonra yetenek bildirmek için yalnızca be able to kullanılabilir: 'If you take this course, you will be able to speak fluent English in six months.' / 'I haven't been able to practice the piano since last week.'
4. Past Abilities: 'Could' vs. 'Was/Were Able To' Ayrımı
11. sınıf müfredatının en önemli dil bilgisi ayrımlarından biri, geçmişteki yetenek ve başarıları anlatırken kullanılan could ile was/were able to arasındaki farktır:
1) General Past Ability (Geçmişteki Genel Yetenek — COULD / WAS-WERE ABLE TO): Geçmişte uzun bir dönem boyunca sahip olduğumuz genel becerileri anlatırken could (veya was/were able to) kullanılır: 'When I was a child, I could swim across the lake easily.' / 'My grandmother could weave carpets when she was young.'
2) Specific Past Achievement (Geçmişte Tek Seferlik Zor Bir Durumu Başarma — WAS/WERE ABLE TO): Geçmişte belirli bir olayda karşılaşılan zorluğa rağmen bir işi başarmak (managed to + V₁ / succeeded in + V-ing) anlamında olumlu cümlelerde 'could' KULLANILAMAZ; mutlaka 'was/were able to' kullanılır! Örnek: 'The mountain was covered with thick fog, but the climbers were able to reach (managed to reach) the summit safely.' (Burada *could reach* denmez!).
3) Past Inability (Olumsuz Cümlelerde Fark Yoktur — COULDN'T = WASN'T/WEREN'T ABLE TO): Olumsuz cümlelerde ve algı fiilleriyle (*see, hear, smell, understand, remember*) hem genel hem de tek seferlik durumlarda couldn't rahatlıkla kullanılır: 'We couldn't / weren't able to find tickets for the concert yesterday.'
5. Theme 2 Vocabulary: Hobbies, Traditional Crafts, and Talents
Theme 2 kapsamında metinlerde ve diyaloglarda sıkça karşılaşacağımız kelime dağarcığı üç grupta toplanır:
• Traditional & Modern Arts / Crafts (Sanat ve El Sanatları): marbling / Ebru art (ebru sanatı), calligraphy (hat/güzel yazı sanatı), pottery / ceramics (çömlekçilik/seramik), woodcarving (ahşap oymacılığı), knitting / crocheting (örgü/tığ işi), origami (kâğıt katlama sanatı), jewellery making (takı tasarımı).
• Sports & Outdoor Activities (Spor ve Doğa Etkinlikleri): archery (okçuluk), fencing (eskrim), paragliding (yamaç paraşütü), scuba diving (tüplü dalış), mountaineering / rock climbing (dağcılık/kaya tırmanışı), trekking / hiking (doğa yürüyüşü).
• Talent & Skill Expressions (Yetenek İfadeleri): gifted / talented (doğuştan yetenekli), skilled / proficient (becerikli/uzman), enthusiastic (hevesli), masterpiece (şaheser), overcome obstacles (engelleri aşmak), pursue a passion (bir tutkunun peşinden gitmek).
6. Conversational Dialogues: Asking About Hobbies and Preferences
Karşımızdaki kişinin hobilerini, yeteneklerini ve tercihlerini sorarken şu iletişim kalıplarını kullanırız: • 'What do you like doing in your spare/free time?' (Boş zamanlarında ne yapmayı seversin?) • 'What kind of hobbies are you into?' (Ne tür hobilere ilgin var?)
• 'Would you rather do indoor activities or outdoor sports?' (Kapalı alan etkinlikleri mi yoksa açık hava sporları mı yapmayı tercih edersin?) • 'Were you able to finish your painting on time?' (Tablonu zamanında bitirebildin mi?)
Örnekler
Örnek 1Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri 'to', 'than' veya 'rather than' ifadelerinden uygun olanıyla tamamlayınız ve nedenini açıklayınız: 1) I prefer doing archery ___ playing bowling. 2) She would rather learn calligraphy ___ take pottery classes. 3) We would prefer to go camping ___ stay at a crowded hotel.
Cevabı göster
1) to: 'prefer + V-ing + TO + V-ing' kuralı gereği iki gerund (V-ing) arasında karşılaştırma yapılırken 'to' kullanılır. 2) than: 'would rather + V₁ + THAN + V₁' kuralı gereği iki yalın fiil arasında 'than' kullanılır. 3) rather than: 'would prefer + to V₁ + RATHER THAN + V₁' kuralı gereği 'rather than' kullanılır.
Örnek 2Aşağıdaki iki cümlede 'could' ve 'was/were able to' kullanımını karşılaştırarak neden ikinci cümlede 'could' kullanılamayacağını açıklayınız: a) 'When my uncle was twenty, he could run 10 kilometers without stopping.' b) 'The driver lost control of the bus on the icy road, but he was able to stop it before hitting the tree.'
Cevabı göster
a) Birinci cümlede amcanın 20 yaşındayken sahip olduğu 'genel bir geçmiş yetenek' (general past ability) anlatılmaktadır; bu nedenle hem 'could' hem de 'was able to' kullanılabilir. b) İkinci cümlede ise buzlu yolda kontrolden çıkan otobüsü ağaca çarpmadan durdurmak, geçmişte 'tek seferlik özel ve zor bir durumu başarmak' (specific past achievement / managed to) anlamındadır. Olumlu cümlelerde tek seferlik başarılar için 'could' kullanılamaz; mutlaka 'was/were able to' kullanılmalıdır.
Örnek 3Parantez içinde verilen fiilleri uygun biçimde (V₁, to V₁ veya V-ing) çekimleyerek cümleleri tamamlayınız: 1) Emre is really keen on ___ (take) wildlife photographs. 2) I can't stand ___ (listen) to people who complain all the time. 3) I'd rather ___ (not / join) the rock climbing club because I have a fear of heights. 4) Would you prefer ___ (watch) a documentary or a sci-fi movie?
Cevabı göster
1) taking ('keen on' edatından sonra fiil Gerund / V-ing alır). 2) listening ('can't stand' ifadesinden sonra fiil V-ing alır). 3) not join ('would rather' kalıbının olumsuzu 'would rather not + V₁' yalın fiildir). 4) to watch ('would prefer' kalıbından sonra 'to + V₁' infinitive gelir).
Örnek 4Verilen cümleyi parantez içindeki yapıyı kullanarak anlamını bozmadan yeniden yazınız (Rewrite): 1) 'Zeynep prefers making origami to knitting.' (would rather) 2) 'Although the math problem was extremely complex, Berk managed to solve it in five minutes.' (able to)
Cevabı göster
1) 'Zeynep would rather make origami than knit.' ('prefer V-ing to V-ing' yapısı 'would rather V₁ than V₁' yapısına dönüştürüldü). 2) 'Although the math problem was extremely complex, Berk was able to solve it in five minutes.' ('managed to V₁' yapısı geçmişte tek seferlik başarı bildiren 'was able to V₁' ile eş anlamlıdır).
Örnek 5Boşlukları 'play', 'go' veya 'do' fiillerinden uygun olanıyla doldurunuz: 1) ___ scuba diving / trekking 2) ___ archery / pottery / karate 3) ___ chess / the cello / badminton
Cevabı göster
1) go scuba diving / trekking ('-ing' ile biten açık hava ve doğa sporlarıyla 'go' kullanılır). 2) do archery / pottery / karate (Bireysel salon/savunma sporları ve el sanatlarıyla 'do' kullanılır). 3) play chess / the cello / badminton (Kutu/zeka oyunları, müzik aletleri ve raket/top sporlarıyla 'play' kullanılır).
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Choose the correct option to complete the sentence: 'I am not really into extreme sports; therefore, I would rather ___ traditional Turkish archery than ___ paragliding.'
'would rather ... than ...' kalıbında hem birinci hem de ikinci boşlukta fiilin yalın hali (V₁: practice / go) kullanılır.
2Choose the correct option to complete the sentence: 'The rescue team searched the forest in heavy snow for six hours, and fortunately, they ___ find the lost hikers before midnight.'
Geçmişte zorlu bir durumda tek seferlik bir başarı (fortunately, they managed to find...) anlatıldığı için olumlu cümlede 'were able to' kullanılır.
3İngilizcede tercih ve ilgi bildiren yapılarla ilgili aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- 'be keen on', 'be fond of', 'be into' ve 'be fed up with' kalıplarından sonra gelen fiiller '-ing' (Gerund) takısı alır.
Doğrudur; edatlarla (on, of, into, with) biten tüm bu kalıplardan sonra V-ing kullanılır.
- 'I prefer drinking herbal tea than drinking coffee' cümlesi dil bilgisi açısından doğrudur.
Yanlıştır; 'prefer + V-ing ...' yapısında karşılaştırma 'than' ile değil 'to' ile yapılır: 'I prefer drinking herbal tea TO drinking coffee.'
- 'would rather' kalıbının olumsuz biçimi 'would rather not + V₁' şeklindedir.
Doğrudur; örneğin 'I would rather not watch this movie' şeklinde kullanılır.
- 'be keen on', 'be fond of', 'be into' ve 'be fed up with' kalıplarından sonra gelen fiiller '-ing' (Gerund) takısı alır.
4Yetenek bildiren 'can / could / be able to' yapılarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Geçmişteki genel bir yetenekten (örneğin '5 yaşındayken yüzebiliyordum') bahsederken 'could' kullanılabilir.
Doğrudur; geçmişteki genel yetenekler için hem 'could' hem de 'was/were able to' kullanılır.
- Gelecek zamanda yetenek bildirmek için 'will can' yapısı kullanılır.
Yanlıştır; 'can' kipinin gelecek zaman çekimi yoktur, bunun yerine 'will be able to + V₁' kullanılır.
- 'Marbling (Ebru)', 'Calligraphy' ve 'Pottery' kelimeleri geleneksel sanat ve el sanatlarını ifade eder.
Doğrudur; Ebru sanatı, hat sanatı ve çömlekçilik geleneksel el sanatlarıdır.
- Geçmişteki genel bir yetenekten (örneğin '5 yaşındayken yüzebiliyordum') bahsederken 'could' kullanılabilir.
5Aşağıdaki İngilizce deyim ve kalıpları Türkçe karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
6Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız.
- She prefers playing the violin playing the piano.
- My brother is crazy designing computer games in his free time.
- I would prefer stay at home rather than go out in this heavy rain.
Önce bütün boşlukları doldurun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız.
- Traditional paper folding art is called , while traditional water surface painting is called Ebru (marbling).
- I am fed with waiting for the bus every morning.
- If you practice regularly, you will be to speak Spanish fluently next year.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Kendi hobilerinizi, hoşlanmadığınız etkinlikleri, tercihlerinizi ve geçmişten bugüne geliştirdiğiniz bir beceriyi anlatan 5-6 cümlelik İngilizce bir paragraf yazınız. Paragrafınızda; 1) En az iki 'likes/dislikes + V-ing' kalıbı, 2) Bir 'prefer' ve bir 'would rather' cümlesi, 3) 'couldn't' ve 'am able to / was able to' yapılarını doğru biçimde kullanınız.
1. ipucu: 1. Adım: 'I am keen on...', 'I enjoy...' ve 'I can't stand...' kalıplarıyla sevdiğiniz ve sevmediğiniz hobileri tanıtınız.
2. ipucu: 2. Adım: 'I prefer V-ing to V-ing' ve 'I would rather V₁ than V₁' ile tercihlerinizi belirtiniz.
3. ipucu: 3. Adım: Geçmişte yapamadığınız (couldn't) ama bugün yapabildiğiniz (can / am able to) ve başardığınız (was able to) bir yeteneği açıklayınız.
Cevap: In my free time, I am really keen on doing archery and taking nature photographs, but I can't stand playing noisy video games for hours. I generally prefer spending time outdoors to staying indoors at weekends. Today is sunny, so I would rather go trekking in the forest than watch TV at home. When I started high school two years ago, I couldn't shoot an arrow accurately at all. However, after practicing every week with my coach, I am now able to hit the target easily, and last month I was able to win the first prize in our school tournament!
Kısaca
- İlgi, sevgi ve nefret bildiren fiil ve edat öbeklerinden (enjoy, fancy, can't stand, be keen on, be fond of, be into, be crazy about, be fed up with) sonra gelen fiil her zaman '-ing' (Gerund) eki alır.
- Genel tercihleri anlatırken kullanılan 'prefer' yapısında iki isim veya iki V-ing karşılaştırılırken araya 'to' edatı gelir: 'prefer + V-ing + to + V-ing' (Örn: I prefer swimming to running).
- Belirli bir andaki tercihi anlatan 'would rather' ('d rather) kalıbından sonra fiil her zaman YALIN (V₁) halde gelir ve karşılaştırma 'than' ile yapılır: 'would rather + V₁ + than + V₁'.
- 'Would prefer' ('d prefer) kalıbından sonra ise 'to + V₁' (infinitive) gelir ve karşılaştırma 'rather than + V₁' ile yapılır: 'would prefer + to V₁ + rather than + V₁'.
- Geçmişteki genel bir yeteneği (sürekli yapılabilen bir beceriyi) anlatırken 'could + V₁' kullanılırken; geçmişte tek seferlik zor bir durumu başarma (managed to) anlamında olumlu cümlede mutlaka 'was/were able to + V₁' kullanılır.
- Olumsuz geçmiş yetenek cümlelerinde ise hem genel hem de tek seferlik durumlar için 'couldn't' ve 'wasn't/weren't able to' birbirinin yerine kullanılabilir.
Bu dersin öteki kaynakları
- İngilizce Dersi Öğretim Programı (ortaöğretim) Öğretim programı
- 11. Sınıf İngilizce Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu