Gün boyu süren sabrın ardından akşam ezanı okunur, sofraya oturulur ve eller duaya açılır. İşte o anda okunan kısa ama derin anlamlı bir dua vardır: iftar duası. Bu hafta iftar duasını doğru okumayı, her cümlesinin anlamını kavramayı, bu anlamı kendi hayatımıza taşımayı ve duayı anlamını bozmadan özetlemeyi öğreniyoruz. Böylece Ramazan ve Oruç ünitesini, oruçlunun en sevinçli anının duasıyla tamamlamış olacağız.
İftar Vakti: Sevinç, Sabır ve Dua Anı
İftar, oruçlu kimsenin güneş batıp akşam ezanı okununca yemeye ve içmeye başlayarak orucunu açmasıdır. Gün boyu süren açlık ve susuzluğa Allah rızası için sabreden mümin, iftar vaktinde büyük bir huzur ve mutluluk duyar. Hz. Peygamber bu duyguyu şöyle ifade etmiştir: «Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri orucunu açtığı zamanki sevinci, diğeri Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir.» (Buhârî, Savm, 9). Bu hadis, iftarın yalnızca bir yemek saati olmadığını; sabrın, ibadetin ve kulluğun tatlı bir sonucu olduğunu gösterir.
Dua, kulun Allah'a yönelerek O'na yalvarması, ihtiyaçlarını ve duygularını O'na açması, şükrünü dile getirmesidir. Dikkat çekici olan şudur: Orucu emreden ayetlerin hemen arasında dua ile ilgili bir ayet yer alır: «Kullarım sana beni sorduklarında bilsinler ki ben onlara çok yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm...» (Bakara Suresi, 186. ayet). Hz. Peygamber de «Oruçlunun iftar anında reddedilmeyen bir duası vardır.» (İbn Mâce, Sıyâm, 48) buyurarak iftar vaktinin dua için ne kadar kıymetli olduğunu haber vermiştir.
Bu nedenle Müslümanlar iftar sofrasına oturduklarında akşam ezanını sessizce bekler, vakit girince besmele çekerek iftar duasını okur, ardından kendileri, aileleri, ülkeleri ve bütün insanlık için dua ederler. Sofradakiler duaya içtenlikle «Âmin» (Allah'ım, kabul eyle) der. Ülkemizde bu bekleyiş anı, ezanı dinleyen aileler, mahalle iftarları ve camilerdeki iftar sofralarıyla Ramazan'ın en güzel manzaralarından biri hâline gelmiştir.
| Kavram | Anlamı | İftar Vaktiyle İlişkisi |
|---|---|---|
| İftar | Akşam ezanıyla orucu açmak | Günün orucunun tamamlandığı sevinç anıdır. |
| Dua | Kulun Allah'a yönelip yalvarması, isteğini ve şükrünü dile getirmesi | İftar anı, duanın kabulü umulan kıymetli vakitlerdendir. |
| Besmele | «Bismillâhirrahmânirrahîm» diyerek işe Allah'ın adıyla başlamak | Sofraya ve iftar duasına besmeleyle başlanır. |
| Âmin | «Allah'ım, kabul eyle» anlamına gelen söz | Sofradakiler yapılan duaya «Âmin» diyerek katılır. |
| Hamd | «Elhamdülillah» diyerek Allah'ı övmek ve O'na şükretmek | Yemekten sonra nimetler için Allah'a hamdedilir. |
İftar Duasının Okunuşu ve Kelime Kelime Anlamı
Toplumumuzda yaygın olarak okunan iftar duası şöyledir: «Allâhümme leke sumtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkıke eftartü.» Duanın anlamı ise şudur: «Allah'ım! Senin rızan için oruç tuttum, Sana iman ettim, Sana güvenip dayandım ve Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım.» Görüldüğü gibi dua, Allah'a seslenen bir hitapla başlar ve dört kısa cümleyle devam eder. Her cümle «ve» bağlacıyla bir öncekine eklenerek oruçlunun gönlünden geçen duyguları sırayla dile getirir.
Hz. Peygamber'in orucunu açarken «Allâhümme leke sumtü ve alâ rızkıke eftartü» (Allah'ım! Senin için oruç tuttum ve Senin rızkınla orucumu açtım) dediği rivayet edilmiştir (Ebû Dâvûd, Savm, 22). Müslümanların bugün okuduğu iftar duası, bu kısa duaya iman ve tevekkül cümlelerinin eklenmesiyle oluşmuş bir şeklidir. Yine Hz. Peygamber'in iftar ettiğinde «Zehebe'z-zameü ve'btelleti'l-urûku ve sebete'l-ecru inşâallah» (Susuzluk gitti, damarlar ıslandı; Allah dilerse sevap da kesinleşti) dediği bildirilmiştir (Ebû Dâvûd, Savm, 22).
Duayı doğru okumak için önce hecelere ayırarak yavaşça okumak, ardından akıcı biçimde tekrarlamak faydalıdır. Okunuşta «â» harfindeki düzeltme işareti sesin biraz uzatılacağını gösterir: «Allâhümme», «âmentü», «alâ» kelimelerinde bu uzatmaya dikkat edilir. Arapça aslının telaffuzunu öğretmenimizden veya Kur'an okumayı bilen bir büyüğümüzden dinleyerek pekiştirebiliriz. En önemlisi, duayı anlamını bilerek ve düşünerek okumaktır; çünkü anlamı bilinen dua, kalpte çok daha derin bir iz bırakır.
| Okunuş | Türkçe Anlamı | Taşıdığı Mesaj |
|---|---|---|
| Allâhümme | Allah'ım! | Kul, aracısız olarak doğrudan Rabbine seslenir. |
| leke sumtü | Senin rızan için oruç tuttum | Oruç yalnız Allah için tutulur (ihlas). |
| ve bike âmentü | ve Sana iman ettim | Oruç, Allah'a olan inancın bir ifadesidir (iman). |
| ve aleyke tevekkeltü | ve Sana güvenip dayandım | Kul, gücünü ve sonucu Allah'a dayandırır (tevekkül). |
| ve alâ rızkıke eftartü | ve Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım | Sofradaki nimetin sahibi Allah'tır (şükür). |
Duanın Dört Mesajı: Rıza, İman, Tevekkül ve Şükür
Duanın ilk cümlesi olan «leke sumtü» (Senin rızan için oruç tuttum), orucun yalnızca Allah için tutulduğunu ilan eder. Oruçlu kimse, kendisini kimse görmese de yemez, içmez; çünkü orucunu insanların övgüsü için değil, Allah'ın rızası için tutmaktadır. Bu, ibadeti gösterişten uzak, samimiyetle yapmak demek olan ihlas ahlakıdır. İftar anında bu cümleyi söyleyen mümin, gün boyu sürdürdüğü sabrın asıl sahibine yöneldiğini bir kez daha hatırlar.
İkinci cümle «ve bike âmentü» (Sana iman ettim), orucun temelinde imanın bulunduğunu gösterir. İnsan, Allah'a ve O'nun emirlerine inandığı için oruç tutar; iman, ibadetin kökü gibidir. Üçüncü cümle «ve aleyke tevekkeltü» (Sana güvenip dayandım) ise tevekkülü dile getirir. Tevekkül, bir iş için gereken bütün çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakmak ve O'na güvenmektir. Kur'an-ı Kerim'de «...Bir işe azmettiğin zaman da Allah'a tevekkül et. Şüphesiz Allah, kendisine tevekkül edenleri sever.» (Âl-i İmrân Suresi, 159. ayet) buyrulur. Hz. Peygamber de devesini bağlamadan Allah'a güvendiğini söyleyen kişiye «Önce deveni bağla, sonra tevekkül et.» (Tirmizî, Sıfatü'l-kıyâme, 60) diyerek tevekkülün çalışmayı bırakmak olmadığını öğretmiştir.
Son cümle «ve alâ rızkıke eftartü» (Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım), sofradaki her lokmanın gerçek sahibinin Allah olduğunu kabul etmektir. «Yeryüzünde yürüyen hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah'a ait olmasın...» (Hûd Suresi, 6. ayet). Ekmeği yetiştiren çiftçi, onu pişiren fırıncı, sofrayı hazırlayan annemiz birer vesiledir; rızkı yaratan ve veren ise Allah'tır. Bu bilinç insanı şükre, kanaate ve israftan kaçınmaya yöneltir. Böylece iftar duası, kısa bir cümle dizisi içinde imanın ve güzel ahlakın dört temel taşını bir araya getirir.
| Duadaki İfade | Kavram | Kavramın Anlamı | Günlük Hayattan Örnek |
|---|---|---|---|
| leke sumtü | Rıza ve İhlas | İbadeti ve iyiliği yalnız Allah rızası için yapmak | Yardım ettiği arkadaşının bunu herkese anlatmasını beklememek |
| ve bike âmentü | İman | Allah'ı ve bildirdiklerini kalben tasdik etmek | İnandığı değerlere uygun yaşamaya özen göstermek |
| ve aleyke tevekkeltü | Tevekkül | Çabayı gösterip sonucu Allah'a bırakmak | Sınava düzenli çalışıp sonra kaygıyı bırakmak |
| ve alâ rızkıke eftartü | Şükür | Nimetin Allah'tan geldiğini bilip O'na hamdetmek | Tabağına yiyebileceği kadar alıp israf etmemek |
Hz. Peygamber'in İftar Sünnetleri ve İftar Sofrası Adabı
İftar duasını daha iyi anlamak için Hz. Peygamber'in iftarı nasıl yaptığına bakmak gerekir. O, vakit girdiğinde orucu açmayı geciktirmemeyi tavsiye etmiş ve «İnsanlar iftarda acele ettikçe hayır üzere olmaya devam ederler.» (Buhârî, Savm, 45) buyurmuştur. Buradaki acele, vakit girmeden orucu açmak değil; akşam ezanı okununca iftarı gereksiz yere ertelememektir. Orucunu genellikle hurma ile açar, hurma bulamazsa su ile açardı. Bir hadiste «Biriniz orucunu açacağı zaman hurma ile açsın; bulamazsa su ile açsın, çünkü su temizleyicidir.» (Tirmizî, Savm, 10) buyurmuştur.
Hz. Peygamber iftarı başkalarıyla paylaşmayı da teşvik etmiştir: «Kim bir oruçluya iftar ettirirse, oruçlunun sevabı kadar sevap kazanır; oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez.» (Tirmizî, Savm, 82). Bu hadis, iftar sofralarının neden komşulara, misafirlere ve ihtiyaç sahiplerine açıldığını açıklar. Böylece iftar duasındaki «Senin rızkınla orucumu açtım» sözü, rızkı paylaşma davranışıyla birleşir; Allah'ın verdiği rızık, O'nun kullarıyla paylaşıldıkça bereketlenir.
İftar sofrasının bir adabı (görgü kuralları) vardır: Ezan beklenirken sessizce dua edilir, vakit girince besmele çekilir ve iftar duası okunur, yemeğe sağ elle ve önümüzden başlanır, ölçülü yenir, ekmek ve yemek israf edilmez, büyüklere öncelik verilir, sofrada güzel sohbet edilir ve sonunda «Elhamdülillah» denerek Allah'a hamdedilir. Aynı açlığı yaşamış olan aile bireylerinin aynı anda sofraya oturması, sevgi ve birlik duygusunu güçlendirir. Kültürümüzde iftar sofrasının kapısı açık tutulur; misafir «Allah'ın misafiri» sayılır.
| Sünnet ve Adap | Dayanağı | Hikmeti |
|---|---|---|
| Vakit girince iftarı geciktirmemek | Buhârî, Savm, 45 | Allah'ın koyduğu ölçüye uyulur, oruçlunun hâli gözetilir. |
| Orucu hurma ya da su ile açmak | Tirmizî, Savm, 10 | Uzun süre boş kalan mideye hafif ve faydalı bir başlangıç yapılır. |
| İftar duası ve şükür sözleri okumak | Ebû Dâvûd, Savm, 22 | Nimetin sahibi hatırlanır, iftar bir ibadet anına dönüşür. |
| Oruçluya iftar ettirmek | Tirmizî, Savm, 82 | Paylaşma ve kardeşlik güçlenir, sevap çoğalır. |
| Ölçülü yemek ve israf etmemek | A'râf Suresi, 31. ayet: «Yiyin, için fakat israf etmeyin.» | Sağlık korunur, nimete saygı gösterilir. |
İftar Duasını Kendi Hayatımda Anlamlı Hâle Getiriyorum
Bir duayı ezberlemek güzeldir; ama onu hayatın içine taşımak daha da güzeldir. İftar duasındaki değerler yalnız Ramazan akşamlarına ait değildir. «Senin rızan için yaptım» düşüncesi; ödevimizi dürüstçe hazırlarken, bir arkadaşımıza kimse görmeden yardım ederken, annemize sofrayı kurmada destek olurken de geçerlidir. Bir iyiliği karşılığında alkış beklemeden yapabilmek, duadaki ihlas bilincinin günlük hayattaki karşılığıdır.
«Sana güvenip dayandım» sözü ise kaygı ve endişe anlarımızda bize yol gösterir. Sınavdan önce düzenli çalışan, maça antrenman yaparak hazırlanan, bir projeye emek veren öğrenci; elinden geleni yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakır ve gereksiz kaygıya kapılmaz. Sonuç beklediği gibi olmasa bile ümidini kaybetmez, yeniden çalışır. Bu tutum, tevekkülü bir kaçış değil, insanı güçlendiren bir iç huzur kaynağı hâline getirir.
«Senin rızkınla orucumu açtım» sözü de sofradaki her lokmaya bakışımızı değiştirir. Tabağına yiyebileceği kadar yemek alan, bayat ekmeği çöpe atmak yerine değerlendiren, suyu boşa akıtmayan ve elindekini ihtiyacı olanla paylaşan kişi, duadaki şükrü davranışa dönüştürmüş olur. Henüz oruçla yükümlü olmayan arkadaşlarımız da aileleriyle iftar sofrasına oturup bu duayı anlamını düşünerek okuyabilir; böylece Ramazan'ın manevi havasına ortak olurlar. Unutmayalım: Dua sözle başlar, davranışla tamamlanır.
| Hayattan Bir Durum | Duadaki İlgili İfade | Duaya Uygun Tutum |
|---|---|---|
| Okulda arkadaşına ders konusunu anlattın ama kimse bunu bilmiyor. | leke sumtü | Övgü beklemeden, Allah rızası için yaptığın iyilikten mutluluk duyarsın. |
| Arkadaşların seni kötü bir şakaya katılmaya zorluyor. | ve bike âmentü | İnandığın değerlere uygun davranır, kibarca «hayır» dersin. |
| Yarın önemli bir sınavın var ve çok heyecanlısın. | ve aleyke tevekkeltü | Planlı çalışır, dinlenir, dua eder ve sonucu Allah'a bırakırsın. |
| Sofrada tabağında yemek artmak üzere. | ve alâ rızkıke eftartü | Yiyebileceğin kadar alır, nimeti israf etmez, şükredersin. |
| Komşunuz yalnız yaşayan yaşlı bir teyze. | ve alâ rızkıke eftartü | Ailenle birlikte ona iftarlık götürerek rızkı paylaşırsın. |
İftar Duasını Anlamını Değiştirmeden Özetliyorum
Özetlemek, bir metnin ana fikirlerini koruyarak onu daha kısa ve kendi cümlelerimizle anlatmaktır. Dinî metinleri özetlerken bu kurala çok daha fazla dikkat etmek gerekir; çünkü bir dua veya ayet özetlenirken anlamına yeni bir fikir eklemek ya da önemli bir fikri atlamak, onun mesajını değiştirebilir. İyi bir özet, kısa olduğu hâlde asıl metni okuyan birinin aklına gelecek bütün temel düşünceleri içerir.
İftar duasını özetlemek için önce duayı ve anlamını dikkatle okuruz. Ardından anahtar fikirleri belirleriz: (1) Oruç Allah'ın rızası için tutulmuştur, (2) Allah'a iman edilmiştir, (3) Allah'a güvenilip dayanılmıştır, (4) oruç Allah'ın verdiği rızıkla açılmıştır. Sonra bu dört fikri kısa ve sade bir cümlede birleştiririz. Son olarak yazdığımız özeti asıl anlamla karşılaştırır, eksik veya fazla bir şey olup olmadığını kontrol ederiz.
Örnek doğru özet şöyle olabilir: «İftar duasında mümin, orucunu Allah için tuttuğunu, O'na inanıp güvendiğini ve O'nun verdiği rızıkla orucunu açtığını söyleyerek Rabbine şükreder.» Buna karşılık «Oruçlu, orucunu kendi gücüyle tuttuğunu ve kendi kazandığı yemekle açtığını söyler.» cümlesi anlamı tamamen bozar; çünkü duadaki rıza, iman, tevekkül ve rızkın Allah'tan geldiği fikirleri kaybolmuştur. «Oruçlu iftar sofrasında Allah'tan zenginlik ister.» cümlesi de duada bulunmayan bir fikir eklediği için yanlış bir özettir.
| Özet Cümlesi | Değerlendirme | Gerekçe |
|---|---|---|
| «Allah'ım, orucumu Senin için tuttum; Sana inanıp güvendim ve Senin rızkınla orucumu açtım.» | Doğru | Dört anahtar fikrin tamamı korunmuştur. |
| «Oruçlu, Allah rızası için tuttuğu orucu, O'na iman ve güven içinde, O'nun verdiği rızıkla açar.» | Doğru | Farklı cümle yapısı kullanılmış, anlam aynı kalmıştır. |
| «Allah'ım, Senin rızkınla orucumu açtım.» | Eksik | Rıza, iman ve tevekkül fikirleri atlanmıştır. |
| «Oruçlu iftarda Allah'tan zenginlik ve başarı ister.» | Yanlış | Duada olmayan bir istek eklenmiştir. |
| «Orucumu kendi gücümle tuttum ve kendi yemeğimle açtım.» | Yanlış | Rızkın Allah'tan geldiği fikri ters çevrilmiştir. |
Örnekler
Örnek 1İftar duasının okunuşunu yazınız ve duayı oluşturan beş ifadeyi Türkçe anlamlarıyla eşleştiriniz.
Cevabı göster
Okunuş: «Allâhümme leke sumtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkıke eftartü.» 1. Allâhümme: Allah'ım! 2. leke sumtü: Senin rızan için oruç tuttum. 3. ve bike âmentü: ve Sana iman ettim. 4. ve aleyke tevekkeltü: ve Sana güvenip dayandım. 5. ve alâ rızkıke eftartü: ve Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım. Tam anlam: «Allah'ım! Senin rızan için oruç tuttum, Sana iman ettim, Sana güvenip dayandım ve Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım.»
Örnek 2Hz. Peygamber'in «Oruçlunun iftar anında reddedilmeyen bir duası vardır.» (İbn Mâce, Sıyâm, 48) hadisi ile Bakara Suresi 186. ayeti birlikte değerlendirerek iftar vaktinin dua açısından önemini açıklayınız.
Cevabı göster
1. adım: Bakara Suresi 186. ayette Allah, kullarına çok yakın olduğunu ve dua edenin duasına cevap verdiğini bildirir; bu ayet oruç ayetlerinin arasında yer alır. 2. adım: Hadiste ise oruçlunun iftar anındaki duasının geri çevrilmediği haber verilir. 3. adım: İkisi birlikte düşünüldüğünde oruç ile dua arasında güçlü bir bağ olduğu anlaşılır. Gün boyu Allah için sabreden kul, iftar anında O'na en içten hâliyle yönelir. Sonuç: İftar vakti, duanın kabulünün umulduğu çok kıymetli bir andır; bu yüzden Müslümanlar bu vakti dua ile değerlendirir.
Örnek 3İftar duasındaki «ve aleyke tevekkeltü» ifadesinin anlamını yazınız. Sınava hiç çalışmadan «Ben Allah'a güveniyorum, nasılsa başarırım.» diyen bir öğrencinin tutumu bu ifadeyle uyumlu mudur? Açıklayınız.
Cevabı göster
1. adım: «Ve aleyke tevekkeltü», «Sana güvenip dayandım» anlamına gelir ve tevekkülü ifade eder. 2. adım: Tevekkül, gereken bütün çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakmaktır. 3. adım: Hz. Peygamber «Önce deveni bağla, sonra tevekkül et.» (Tirmizî, Sıfatü'l-kıyâme, 60) buyurarak önce tedbir almayı öğretmiştir. Sonuç: Hiç çalışmadan başarı beklemek tevekkül değil tembelliktir; öğrencinin tutumu bu ifadeyle uyumlu değildir. Doğru tutum, düzenli çalışıp sonra Allah'a güvenmektir.
Örnek 4«Ve alâ rızkıke eftartü» ifadesi bir öğrencinin sofradaki davranışlarına nasıl yansır? Kavram, örnek ve sonuç düzeninde açıklayınız.
Cevabı göster
Kavram: Bu ifade «Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım» demektir; rızkın asıl sahibinin Allah olduğunu kabul edip O'na şükretmeyi anlatır. «Yeryüzünde yürüyen hiçbir canlı yoktur ki rızkı Allah'a ait olmasın.» (Hûd Suresi, 6. ayet) Örnek: Bu bilinçteki öğrenci tabağına yiyebileceği kadar yemek alır, artan ekmeği çöpe atmaz, yemekten sonra «Elhamdülillah» der ve sofrayı hazırlayanlara teşekkür eder; imkânı olduğunda yemeğini başkalarıyla paylaşır. Sonuç: Duadaki şükür, israftan kaçınma, kanaat ve paylaşma davranışlarına dönüşür.
Örnek 5Aşağıdaki özetlerden hangisi iftar duasının anlamını değiştirmeden özetlemektedir? Gerekçesiyle belirtiniz. I. «Allah'ım, Senin için oruç tuttum, Sana inanıp güvendim ve Senin rızkınla orucumu açtım.» II. «Allah'ım, Senin rızkınla orucumu açtım.» III. «Allah'ım, orucumu tuttum, bana çok para ve başarı ver.»
Cevabı göster
1. adım: Anahtar fikirleri belirleriz: rıza (Senin için), iman (Sana inandım), tevekkül (Sana güvendim), şükür (Senin rızkınla açtım). 2. adım: I. özette dört fikrin dördü de vardır; anlam korunmuştur. 3. adım: II. özette yalnız şükür fikri kalmıştır; rıza, iman ve tevekkül atlandığı için eksiktir. 4. adım: III. özette duada olmayan bir istek (para ve başarı) eklenmiştir; anlam değiştirilmiştir. Sonuç: Anlamı değiştirmeden yapılan özet I. özettir.
Örnek 6Hz. Peygamber'in iftarla ilgili «Kim bir oruçluya iftar ettirirse, oruçlunun sevabı kadar sevap kazanır.» (Tirmizî, Savm, 82) hadisini iftar duasındaki «Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım» sözüyle ilişkilendiriniz.
Cevabı göster
1. adım: İftar duasında mümin, rızkın Allah'ın bir lütfu olduğunu kabul eder. 2. adım: Rızkı veren Allah olduğuna göre insan, bu rızkın sahibi değil emanetçisidir; onu Allah'ın razı olacağı şekilde kullanmalıdır. 3. adım: Hadis, bu rızkı bir oruçluyla paylaşmanın büyük bir sevap olduğunu bildirerek paylaşmayı teşvik eder. Sonuç: İftar duasındaki şükür sözü, sofrayı komşu, misafir ve ihtiyaç sahipleriyle paylaşma davranışıyla tamamlanır; böylece rızık hem bereketlenir hem de sevap çoğalır.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1İftar duasındaki «ve aleyke tevekkeltü» ifadesinin Türkçe anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
«Ve aleyke tevekkeltü», «ve Sana güvenip dayandım» anlamına gelir ve tevekkülü ifade eder. «Ve bike âmentü» iman, «ve alâ rızkıke eftartü» şükür, «leke sumtü» ise rıza ve ihlas anlamı taşır.
2İftar duasındaki «leke sumtü» (Senin rızan için oruç tuttum) ifadesi en çok aşağıdaki değerlerden hangisiyle ilişkilidir?
Orucun Allah'ın rızası için tutulduğunu söylemek, ibadeti gösterişten uzak ve samimiyetle yapmak demek olan ihlası ifade eder.
3Elif, sınavına haftalar önce plan yaparak çalıştı, eksiklerini tamamladı. Sınav sabahı «Elimden geleni yaptım, gerisini Allah'a bırakıyorum.» dedi. Elif'in tutumu iftar duasındaki hangi ifadeyle örtüşmektedir?
Gereken çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakmak tevekküldür; bu da «ve aleyke tevekkeltü» (Sana güvenip dayandım) ifadesiyle örtüşür.
4Aşağıdaki cümlelerden hangisi iftar duasının anlamını değiştirmeden yapılmış bir özettir?
A seçeneğinde rıza, iman, tevekkül ve rızkın Allah'tan geldiği fikirlerinin hepsi korunmuştur. B duada olmayan bir istek ekler; C rızkın Allah'tan geldiği fikrini tersine çevirir; D duanın manevi anlamını tamamen atlar.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- İftar duasının anlamı «Allah'ım! Senin rızan için oruç tuttum, Sana iman ettim, Sana güvenip dayandım ve Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım.» şeklindedir.
Duanın beş ifadesinin anlamı bu cümlede eksiksiz yer almaktadır.
- Tevekkül, hiçbir çaba göstermeden her şeyi Allah'tan beklemek demektir.
Tevekkül, önce gereken çabayı gösterip sonra sonucu Allah'a bırakmaktır. Hz. Peygamber «Önce deveni bağla, sonra tevekkül et.» buyurmuştur.
- Hz. Peygamber, vakit girdiğinde iftarı geciktirmemeyi ve orucu hurma ya da su ile açmayı tavsiye etmiştir.
Buhârî, Savm, 45 ve Tirmizî, Savm, 10'daki hadisler bu tavsiyeleri bildirir.
- İftar duası yalnızca Arapça okunabilir; Türkçe anlamıyla dua etmek doğru değildir.
Dua her dilde yapılabilir; önemli olan samimiyet ve söylenen sözün anlaşılmasıdır. İftar duası Arapça aslıyla da Türkçe anlamıyla da okunabilir.
- «Ve alâ rızkıke eftartü» ifadesi, insana verilen rızkın asıl sahibinin Allah olduğunu hatırlatır ve insanı şükre yöneltir.
Bu ifade «Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım» anlamına gelir ve şükür bilincini dile getirir.
- İftar duasının anlamı «Allah'ım! Senin rızan için oruç tuttum, Sana iman ettim, Sana güvenip dayandım ve Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım.» şeklindedir.
6İftar duasındaki ifadeleri Türkçe anlamlarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Akşam ezanının okunmasıyla birlikte orucu açmaya denir.
- Bir işin gereklerini yerine getirdikten sonra sonucu Allah'a bırakmaya denir.
- «Ve alâ rızkıke eftartü» ifadesi, insana verilen asıl sahibinin Allah olduğunu hatırlatır.
- Hz. Peygamber orucu ile, bulunamazsa su ile açmayı tavsiye etmiştir.
- Hz. Peygamber, «Oruçlunun iftar anında reddedilmeyen bir vardır.» buyurmuştur.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Ramazan'da ailesiyle iftar sofrasına oturan Yusuf, iftar duasını ezbere biliyor ama anlamını hiç düşünmediğini fark ediyor. Yusuf'a yardım ederek (1) duayı anlamıyla birlikte yazınız, (2) duadaki dört değeri belirleyip her biri için Yusuf'un günlük hayatından birer davranış örneği veriniz, (3) duayı anlamını değiştirmeden tek cümleyle özetleyiniz.
1. ipucu: 1. adım: Duayı «ve» bağlaçlarından beş parçaya ayır; her parçanın Türkçe anlamını yaz ve birleştir.
2. ipucu: 2. adım: Parçalardaki değerleri bul (rıza-ihlas, iman, tevekkül, şükür) ve her biri için okul, ev veya arkadaşlık hayatından somut bir davranış düşün.
3. ipucu: 3. adım: Dört değeri tek bir kısa cümlede birleştir; duada olmayan bir fikir eklemediğini ve hiçbir fikri atlamadığını kontrol et.
Cevap: (1) Okunuş: «Allâhümme leke sumtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkıke eftartü.» Anlamı: «Allah'ım! Senin rızan için oruç tuttum, Sana iman ettim, Sana güvenip dayandım ve Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım.» (2) Rıza ve ihlas (leke sumtü): Yusuf sınıf arkadaşına matematik konusunu anlatır ve bunu övülmek için değil, Allah rızası için yapar. İman (ve bike âmentü): İnandığı değerlere uygun davranır; arkadaşları kopya çekmesini istediğinde kibarca reddeder. Tevekkül (ve aleyke tevekkeltü): Futbol turnuvasına düzenli antrenman yaparak hazırlanır, sonucu Allah'a bırakır ve kaybetse bile ümidini yitirmez. Şükür (ve alâ rızkıke eftartü): Tabağına yiyebileceği kadar yemek alır, ekmeği israf etmez, yemekten sonra «Elhamdülillah» der ve annesine teşekkür eder. (3) Özet: «İftar duasında mümin, orucunu Allah için tuttuğunu, O'na inanıp güvendiğini ve O'nun verdiği rızıkla orucunu açtığını söyleyerek Rabbine şükreder.»
Kısaca
- İftar ve Dua Anı: İftar, akşam ezanıyla orucu açmaktır; Hz. Peygamber oruçlunun iftar anında reddedilmeyen bir duası olduğunu bildirmiştir (İbn Mâce, Sıyâm, 48).
- Okunuş: İftar duası «Allâhümme leke sumtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızkıke eftartü» şeklinde okunur.
- Anlam: Duanın anlamı «Allah'ım! Senin rızan için oruç tuttum, Sana iman ettim, Sana güvenip dayandım ve Senin verdiğin rızıkla orucumu açtım.» şeklindedir.
- Dört Mesaj: Dua sırasıyla ihlas ve rıza, iman, tevekkül ve şükür değerlerini dile getirir.
- Hayata Yansıtma: Bu değerler yalnız iftar sofrasında değil; ders çalışırken, sofrada, yardım ederken ve zorluk karşısında da günlük davranışlarımıza yön verir.
- Doğru Özetleme: İftar duası özetlenirken Allah için oruç tutma, iman, tevekkül ve rızkın Allah'tan geldiği fikirleri eksiksiz korunmalı; anlamı değiştiren ekleme ya da çıkarma yapılmamalıdır.
Bu dersin öteki kaynakları
- 6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Yıllık Planı (2026-2027) Yıllık plan
- Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretim Programı (ortaokul) Öğretim programı
- 6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ortak Yazılı Senaryoları (1. dönem, 2026-2027) Yazılı senaryosu
- 6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Günlük Planları (2026-2027) Ders planı
- 6. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. Hafta Çalışma Kâğıdı: İnsanlara Rehber: Peygamber Çalışma kâğıdı