Geçen haftalarda ibadetlerin hükümlerini karşılaştırdık; bu hafta ise ibadet ettiğimiz Yüce Rabbimizi daha yakından tanımanın kapısını aralıyoruz. Allah'ı tanımanın en güzel yollarından biri O'nun esmâ-i hüsnâ denilen güzel isimlerini öğrenmektir. Haftamızda her an bizi gözeten Rakîb, en küçük iyiliği bile karşılıksız bırakmayan Şekûr ve her türlü övgüye layık olan Hamîd isimlerini ayet ve hadislerde arayıp bulacak, anlamlarını araştıracak ve bu isimleri ilişkili oldukları alanlara göre etiketleyeceğiz.
Esmâ-i Hüsnâ: Allah'ın Güzel İsimleri ve İslam'daki Yeri
Bir insanı tanımak istediğimizde önce adını, sonra özelliklerini öğreniriz. Yüce Allah'ı gözlerimizle göremeyiz; ancak O, kendisini bize Kur'an-ı Kerim'de bildirdiği isimleriyle tanıtmıştır. Allah'ın güzel isimlerine esmâ-i hüsnâ denir. 'Esmâ' kelimesi 'isimler', 'hüsnâ' kelimesi ise 'en güzel' anlamına gelir. Yüce Allah 'En güzel isimler Allah'ındır. O hâlde O'na o güzel isimlerle dua edin.' (A'râf suresi, 180. ayet) ve 'Allah, O'ndan başka ilah yoktur. En güzel isimler O'nundur.' (Tâhâ suresi, 8. ayet) buyurarak bu isimlerin önemine dikkat çeker.
Peygamber Efendimiz (sav) 'Allah'ın doksan dokuz ismi vardır. Kim onları sayarsa (öğrenip anlamına uygun yaşarsa) cennete girer.' (Buhârî, Tevhîd 12; Müslim, Zikir 5) buyurmuştur. Ancak âlimler, Allah'ın isimlerinin doksan dokuzla sınırlı olmadığını, bu sayının isimlerin en bilinenlerini ve önemlilerini gösterdiğini belirtmiştir. Allah'ın isimleri O'nun sıfatlarını, yani yüce özelliklerini yansıtır. İnsanlar da görür, bilir, teşekkür eder; fakat insanın görmesi ve bilmesi sınırlı, Allah'ınki ise sınırsız ve kusursuzdur. Bu yüzden Allah'ın isimlerini insanlarla kıyaslamak doğru değildir.
Güzel isimlerin İslam'da çok önemli bir yeri vardır. Müslüman her işine 'Bismillâhirrahmânirrahîm' diyerek Allah'ın Rahmân ve Rahîm isimleriyle başlar. Dualarda 'Yâ Rahmân, Yâ Kerîm' gibi isimlerle Allah'a seslenilir. Bu isimleri anarak Allah'ı hatırlamaya zikir denir. Müslümanlar çocuklarına Abdurrahman, Abdülhamid, Abdüşşekûr gibi 'Allah'ın kulu' anlamı taşıyan isimler vermiştir. En önemlisi, isimleri öğrenen mümin bu isimlerin işaret ettiği güzel değerleri kendi hayatına da yansıtmaya çalışır: Merhametli, dürüst, şükreden ve teşekkür eden bir insan olmaya gayret eder.
| Kavram | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| Esmâ | İsimler | Allah'ın isimleri |
| Hüsnâ | En güzel | En güzel isimler |
| Esmâ-i hüsnâ | Allah'ın Kur'an ve hadislerde bildirilen güzel isimleri | Rakîb, Şekûr, Hamîd, Rahmân, Rahîm |
| Sıfat | Allah'ın yüce ve kusursuz özellikleri | Görmek (Basîr), bilmek (Alîm) |
| Zikir | Allah'ı anmak, isimleriyle hatırlamak | 'Elhamdülillah', 'Yâ Şekûr' demek |
Rakîb: Her An Gözeten ve Koruyan Allah
Rakîb, 'gözeten, gözetleyen, koruyan, kontrol altında tutan' demektir. Bu isim, Yüce Allah'ın evrendeki her şeyi ve her canlıyı bir an bile ara vermeden gözettiğini bildirir. Kur'an-ı Kerim'de 'Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.' (Nisâ suresi, 1. ayet) ve 'Allah her şeyi gözetleyendir.' (Ahzâb suresi, 52. ayet) buyrulur. Allah'ın gözetimi yalnız davranışlarımızı değil, söylediğimiz sözleri, içimizden geçirdiğimiz düşünceleri ve niyetlerimizi de kapsar. 'Bilmez mi ki Allah görüyor?' (Alak suresi, 14. ayet) ayeti bu gerçeği kısa ve etkili bir soruyla hatırlatır.
Kur'an'da bu isimle ilgili başka metinler de vardır. Hz. İsa'nın (as) Allah'a hitabı şöyle aktarılır: 'Sen beni vefat ettirince onların üzerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeye şahitsin.' (Mâide suresi, 117. ayet). Bir başka ayette ise insanın söylediği her sözün kaydedildiği bildirilir: 'İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında onu gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın.' (Kâf suresi, 18. ayet). Bu ayetlerde Allah'ın gözetiminin hem doğrudan hem de görevlendirdiği melekler aracılığıyla gerçekleştiğini öğreniriz.
Rakîb isminin anlamını bilmek, insanda murakabe denilen bir bilinç oluşturur. Murakabe, kişinin her an Allah'ın gözetimi altında olduğunu hatırlayarak davranışlarını kontrol etmesidir. Peygamber Efendimiz (sav) ihsanı şöyle tarif etmiştir: 'Allah'a, O'nu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Sen O'nu görmesen de O seni görür.' (Buhârî, Îmân 37; Müslim, Îmân 1). Rakîb ismi bir korku kaynağı değil, bir güven kaynağıdır: Bizi gözeten Allah aynı zamanda bizi koruyandır. Bu bilinçle yaşayan öğrenci sınavda kopya çekmez, kimse görmüyor diye başkasının eşyasına dokunmaz, ödevini dürüstçe yapar ve yalnız kaldığında da sorumluluklarını yerine getirir.
| Metin | Kaynak | Verdiği Mesaj |
|---|---|---|
| Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir. | Nisâ suresi, 1. ayet | Allah bütün insanları gözetir. |
| Allah her şeyi gözetleyendir. | Ahzâb suresi, 52. ayet | Gözetim her şeyi kapsar, hiçbir şey dışında kalmaz. |
| Bilmez mi ki Allah görüyor? | Alak suresi, 14. ayet | Gizli yapılan davranışlar da Allah'tan gizli kalmaz. |
| İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında gözetleyen bir melek bulunmasın. | Kâf suresi, 18. ayet | Sözlerimiz kayıt altındadır; dilimize dikkat etmeliyiz. |
| Sen O'nu görmesen de O seni görür. | Buhârî, Îmân 37 | İbadet ve davranışlar ihsan bilinciyle yapılmalıdır. |
Şekûr: Az Amele Çok Karşılık Veren Allah
Şekûr, 'şükrün ve iyiliğin karşılığını bolca veren, az amele çok mükâfat veren' demektir. İnsanlar bir iyiliğe çoğu zaman ancak onun kadar karşılık verebilir; oysa Yüce Allah kullarının yaptığı küçük iyilikleri bile kat kat fazlasıyla ödüllendirir. Kur'an-ı Kerim'de cennete giren müminlerin şöyle dediği bildirilir: 'Bizden üzüntüyü gideren Allah'a hamdolsun. Şüphesiz Rabbimiz çok bağışlayandır, şükrün karşılığını bolca verendir.' (Fâtır suresi, 34. ayet). Bir başka ayette ise 'Eğer Allah'a güzel bir borç verirseniz onu sizin için kat kat artırır ve sizi bağışlar. Allah şükrün karşılığını verendir, yumuşak davranandır.' (Teğâbün suresi, 17. ayet) buyrulur.
Peygamber Efendimiz (sav), Şekûr isminin anlamını çok güzel bir olayla anlatmıştır: Yolda giderken çok susayan bir adam bir kuyuya inip su içer. Kuyudan çıkınca susuzluktan dilini çıkarmış bir köpek görür. Kendisinin çektiği susuzluğu hatırlayarak tekrar kuyuya iner, ayakkabısını suyla doldurup köpeğe içirir. Peygamberimiz 'Allah onun bu davranışından razı oldu ve onu bağışladı.' buyurmuştur (Buhârî, Vudû 33; Müslim, Selâm 153). Bir köpeğe su vermek gibi küçük görünen bir iyiliğin bağışlanmaya vesile olması, Allah'ın Şekûr oluşunun açık bir örneğidir.
Şekûr ismini bilen mümin, iki güzel davranış kazanır. Birincisi Allah'a şükretmektir: Yüce Allah 'Eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım.' (İbrâhîm suresi, 7. ayet) buyurur. Şükür yalnız dille 'elhamdülillah' demek değildir; nimeti yerinde kullanmak, ibadet etmek ve paylaşmak da şükürdür. Peygamberimiz ayakları şişinceye kadar gece namazı kılar, bunun sebebi sorulduğunda 'Şükreden bir kul olmayayım mı?' derdi (Buhârî, Teheccüd 6). İkincisi insanlara teşekkür etmektir: Peygamberimiz 'İnsanlara teşekkür etmeyen Allah'a da şükretmez.' (Tirmizî, Birr 35) buyurmuştur. Ayrıca küçük iyilikleri asla küçümsememek gerekir, çünkü Şekûr olan Allah katında hiçbir iyilik kaybolmaz.
| Kulun Yaptığı | Şekûr İsminin Tecellisi |
|---|---|
| Susuz bir köpeğe su vermek | Allah'ın razı olması ve bağışlaması |
| Allah yolunda güzel bir harcama (güzel borç) | Karşılığın kat kat artırılması (Teğâbün, 17) |
| Nimete şükretmek | Nimetin artırılması (İbrâhîm, 7) |
| Bir arkadaşa gülümsemek | Sadaka sevabı kazanmak |
| Kısa bir dua veya zikir | Sevap ve Allah'ın yakınlığı |
Hamîd: Her Türlü Övgüye Layık Olan Allah
Hamîd, 'her türlü övgüye layık olan, övülmeye değer olan' demektir. Bu isim 'hamd' kelimesiyle aynı köktendir. Evrendeki her güzellik, her nimet ve her düzen Allah'ın eseridir; bu yüzden bütün övgüler gerçekte O'na aittir. Kur'an-ı Kerim'in ilk suresi olan Fâtiha 'Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.' (Fâtiha suresi, 2. ayet) cümlesiyle başlar. Melekler Hz. İbrâhim'in ailesine 'Şüphesiz Allah övülmeye layıktır, şanı yücedir.' (Hûd suresi, 73. ayet) demiştir. Kur'an, Allah'ın yolunu 'mutlak güçlü ve övülmeye layık olan Allah'ın yolu' (İbrâhîm suresi, 1. ayet) olarak tanıtır.
Hamîd ismi çoğu zaman Ganî (hiçbir şeye muhtaç olmayan) ismiyle birlikte geçer: 'Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız. Allah ise hiçbir şeye muhtaç değildir, övülmeye layıktır.' (Fâtır suresi, 15. ayet). 'Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, övülmeye layıktır.' (Lokmân suresi, 12. ayet). Bu ayetler önemli bir gerçeği öğretir: Allah'ın bizim övgümüze ve şükrümüze ihtiyacı yoktur; O, kimse övmese de övülmeye layıktır. Hamd ve şükürden kazançlı çıkan biz kullarız.
Hamd ile şükür birbirine yakın ama farklı kavramlardır. Şükür, bir nimete karşılık duyulan minnetin ifadesidir. Hamd ise daha geniştir: Allah'ı hem verdiği nimetler için hem de yüce ve kusursuz özellikleri için övmektir. Bu yüzden mümin sevinçli anında da zor anında da 'elhamdülillah' der. Hamdin hayatımızdaki yeri çok büyüktür: Namazın her rekâtında Fâtiha'yı okur, rükûdan doğrulurken 'Semiallâhu limen hamideh' (Allah kendisine hamd edeni işitir) ve 'Rabbenâ leke'l-hamd' (Rabbimiz, hamd sana mahsustur) deriz. Peygamberimiz 'Elhamdülillah, mizanı (amel terazisini) doldurur.' (Müslim, Tahâret 1) buyurmuştur. Peygamberimizin Ahmed ve Mahmûd isimleri de hamd kökünden gelir ve 'çok övülen, övgüye değer' anlamı taşır.
| Karşılaştırma | Medh (Övgü) | Şükür | Hamd |
|---|---|---|---|
| Anlamı | Bir varlığın güzelliğini dile getirmek | Nimete karşı minnet duymak ve bunu ifade etmek | Allah'ı nimetleri ve yüce özellikleri için övmek |
| Kime yapılır? | İnsana, eşyaya ve Allah'a | Nimeti verene | Gerçek anlamda yalnız Allah'a |
| Ne zaman yapılır? | Beğenilen bir özellik görülünce | Bir nimet alınınca | Her durumda: sevinçte ve sıkıntıda |
| Örnek ifade | 'Ne güzel bir manzara!' | 'Teşekkür ederim, Allah'a şükür.' | 'Elhamdülillah' |
Metinlerde Rakîb, Şekûr ve Hamîd İsimlerini Tespit Etme
Allah'ın güzel isimlerini ayırt edebilmenin ilk adımı, bu isimleri okuduğumuz metinlerde fark edebilmektir. Kur'an-ı Kerim'de güzel isimler çoğu zaman ayetlerin sonunda yer alır ve ayette anlatılan konuyu özetleyen bir mühür gibidir. Örneğin bağışlanma ve mükâfattan söz eden bir ayet 'Şüphesiz Rabbimiz çok bağışlayandır, şükrün karşılığını bolca verendir.' (Fâtır suresi, 34. ayet) diye biter. Burada mükâfat konusunun Şekûr ismiyle bağlantılı olduğunu görürüz. İnsanların davranışlarından ve sorumluluğundan söz eden ayetler ise sıklıkla Allah'ın gözetimini hatırlatan Rakîb ismiyle sona erer (Nisâ suresi, 1. ayet).
Güzel isimler ayetlerde genellikle ikili olarak gelir ve her ikili özel bir anlam taşır. Ayetlerin Arapça okunuşunda geçen 'gafûrun şekûr' (çok bağışlayan, şükrün karşılığını veren) ikilisi Fâtır suresi 30 ve 34. ayetlerde ve Şûrâ suresi 23. ayette; 'şekûrun halîm' (şükrün karşılığını veren, yumuşak davranan) ikilisi Teğâbün suresi 17. ayette; 'ganiyyun hamîd' (hiçbir şeye muhtaç olmayan, övülmeye layık) ikilisi Lokmân suresi 12. ayette ve Fâtır suresi 15. ayette; 'hamîdun mecîd' (övülmeye layık, şanı yüce) ikilisi Hûd suresi 73. ayette geçer. Meallerde bu isimler 'gözetleyen', 'şükrün karşılığını veren', 'övülmeye layık' gibi Türkçe karşılıklarıyla yer aldığı için, ismi tespit ederken anlamından yola çıkmak gerekir.
Güzel isimleri yalnız ayetlerde değil, dualarda, namaz ifadelerinde ve günlük konuşmalarda da tespit edebiliriz. 'Elhamdülillah', 'Allah'a hamdolsun', 'Semiallâhu limen hamideh' gibi ifadeler Hamîd ismine; 'Allah'a şükür', 'Yâ Rabbi, beni şükreden kullarından eyle' gibi dualar Şekûr ismine; 'Allah görüyor', 'Allah her şeyi biliyor' gibi sözler ise Rakîb ismine işaret eder. Ayrıca Abdülhamid ('Hamîd olan Allah'ın kulu') ve Abdüşşekûr ('Şekûr olan Allah'ın kulu') gibi kişi adları da bu isimlerin kültürümüzdeki izlerini gösterir. Bir metinde güzel isim ararken üç soru işimizi kolaylaştırır: Metinde Allah'ın hangi özelliği anlatılıyor? Bu özellik hangi kelimeyle ifade edilmiş? Bu kelime hangi güzel ismin anlamına karşılık geliyor?
| Metin | Kaynak | Tespit Edilen İsim | İpucu |
|---|---|---|---|
| ...Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir. | Nisâ suresi, 1. ayet | Rakîb | 'Gözetleyici' kelimesi |
| ...Şüphesiz Rabbimiz çok bağışlayandır, şükrün karşılığını bolca verendir. | Fâtır suresi, 34. ayet | Gafûr ve Şekûr | 'Şükrün karşılığını veren' ifadesi |
| ...Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, övülmeye layıktır. | Lokmân suresi, 12. ayet | Ganî ve Hamîd | 'Övülmeye layık' ifadesi |
| Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. | Fâtiha suresi, 2. ayet | Hamîd ile bağlantılı | 'Hamd' kelimesi |
| Semiallâhu limen hamideh. | Namazda rükûdan doğrulurken | Hamîd ile bağlantılı | 'Hamd eden' ifadesi |
| Allah onun bu davranışından razı oldu ve onu bağışladı. | Buhârî, Vudû 33 | Şekûr | Küçük iyiliğe büyük karşılık |
Güzel İsimleri İlişkili Oldukları Alana Göre Etiketleme
Allah'ın güzel isimlerini daha iyi kavramanın bir yolu da onları anlam alanlarına göre gruplamak, yani etiketlemektir. Tıpkı bir kütüphanedeki kitapların konularına göre raflara dizilmesi gibi, güzel isimler de Allah'ın hangi yüce özelliğini anlattıklarına göre gruplanabilir. Bu hafta öğrendiğimiz üç isim üç farklı alana yerleşir: Rakîb ismi Allah'ın bilgisi ve gözetimiyle, Şekûr ismi Allah'ın lütfu ve mükâfatıyla, Hamîd ismi ise Allah'ın yüceliği ve kusursuzluğuyla ilgilidir.
Her alanda başka isimler de bulunur ve bu isimler birbirini tamamlar. Bilgi ve gözetim alanında Rakîb'in yanında her şeyi bilen Alîm, her şeyi gören Basîr, her şeyi işiten Semî', her şeyden haberdar olan Habîr ve her şeye şahit olan Şehîd isimleri yer alır. Lütuf ve mükâfat alanında Şekûr'un yanında çok bağışlayan Gafûr, cömert olan Kerîm, karşılıksız veren Vehhâb ve rızık veren Rezzâk bulunur. Yücelik ve kusursuzluk alanında ise Hamîd'in yanında hiçbir şeye muhtaç olmayan Ganî, şanı yüce olan Mecîd ve her türlü eksiklikten uzak olan Kuddûs isimleri yer alır. Ayetlerde birlikte geçen isimlerin çoğu zaman aynı ya da birbirine yakın alanlardan olması dikkat çekicidir: Şekûr ile Gafûr, Hamîd ile Ganî ve Mecîd gibi.
Etiketleme yaparken bir ismin birden fazla alanla ilişkili olabileceğini de unutmamalıyız. Örneğin Rakîb ismi gözetim alanına ait olduğu kadar 'koruyan' anlamıyla Allah'ın korumasına da işaret eder. Şekûr ismi mükâfat alanına aittir ama kulun şükrüyle bağlantılı olduğu için ibadet ve ahlak alanını da ilgilendirir. Etiketlemenin amacı isimleri ezberlemek değil, her ismin hayatımıza nasıl bir sorumluluk ve güzellik kattığını görebilmektir: Rakîb ismi bize dürüstlüğü ve murakabeyi, Şekûr ismi şükrü, teşekkürü ve iyiliği küçümsememeyi, Hamîd ismi ise her hâlde Allah'a hamd etmeyi ve övgüyü gerçek sahibine yöneltmeyi öğretir.
| İsim | Etiket (Anlam Alanı) | Aynı Alandaki Diğer İsimler | Hayatımıza Yansıması |
|---|---|---|---|
| Rakîb | Allah'ın bilgisi ve gözetimi | Alîm, Basîr, Semî', Habîr, Şehîd | Dürüstlük, murakabe, sorumluluk bilinci |
| Şekûr | Allah'ın lütfu ve mükâfatı | Gafûr, Kerîm, Vehhâb, Rezzâk | Şükür, teşekkür, iyiliği küçümsememek |
| Hamîd | Allah'ın yüceliği ve kusursuzluğu | Ganî, Mecîd, Kuddûs | Her hâlde hamd, övgüyü Allah'a yöneltmek, kibirden uzak durmak |
Örnekler
Örnek 1Aşağıdaki iki metinde geçen Allah'ın güzel isimlerini tespit ediniz ve bu isimlerin anlamlarını yazınız. I. '...Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.' (Nisâ suresi, 1. ayet) II. 'Bizden üzüntüyü gideren Allah'a hamdolsun. Şüphesiz Rabbimiz çok bağışlayandır, şükrün karşılığını bolca verendir.' (Fâtır suresi, 34. ayet)
Cevabı göster
1. Adım (I. metni inceleme): Metinde Allah'ın 'gözetleyici' olduğu bildiriliyor. Bu kelime Rakîb isminin anlamıdır: Her şeyi her an gözeten, koruyan ve kontrol altında tutan. 2. Adım (II. metni inceleme): Metinde 'çok bağışlayan' ve 'şükrün karşılığını bolca veren' ifadeleri geçiyor. Bunlar sırasıyla Gafûr ve Şekûr isimlerinin anlamlarıdır. 3. Adım (Bağlantılı ifadeyi fark etme): II. metindeki 'Allah'a hamdolsun' ifadesi bir isim değil, bir hamd cümlesidir; Allah'ın övgüye layık olduğunu bildiren Hamîd ismiyle bağlantılıdır. Sonuç: I. metinde Rakîb; II. metinde Gafûr ve Şekûr isimleri geçmekte, ayrıca Hamîd ismiyle ilişkili bir hamd ifadesi bulunmaktadır.
Örnek 2Hamd ile şükür arasındaki benzerlik ve farkı açıklayınız. Hastalanan bir kişinin 'Her hâlimize hamdolsun.' demesi hangisine örnektir? Neden?
Cevabı göster
1. Adım (Benzerlik): Hamd ve şükür, kulun Allah'a karşı duyduğu saygıyı, sevgiyi ve minneti dile getirmesidir; her ikisi de ibadet niteliği taşır ve sevap kazandırır. 2. Adım (Fark): Şükür, alınan bir nimete karşılık yapılır. Hamd ise daha geniştir; Allah'ı hem nimetleri hem de yüce ve kusursuz özellikleri için övmektir ve her durumda yapılır. 3. Adım (Örneği değerlendirme): Hasta kişi o an bir nimet aldığı için değil, Allah'ın her takdirinin övülmeye layık olduğuna inandığı için konuşmaktadır. Sonuç: Bu söz bir hamd örneğidir. Hamîd olan Allah, sevinçli günde de zor günde de övülmeye layıktır.
Örnek 3Elif, sınıfta öğretmeni dışarı çıktığında arkadaşlarının 'Kimse görmüyor, cevaplara bakalım.' teklifini kabul etmedi. Elif'in bu davranışını Rakîb ismiyle ilişkilendiriniz.
Cevabı göster
1. Adım (İsmin anlamı): Rakîb, her şeyi her an gözeten demektir; Allah'ın gözetimi açık ve gizli bütün davranışları kapsar ('Bilmez mi ki Allah görüyor?' Alak suresi, 14. ayet). 2. Adım (Durumu inceleme): Arkadaşları öğretmenin görmediğini düşünerek kopyaya yöneliyor. Elif ise insanların görmediği yerde de Allah'ın gördüğünü biliyor. 3. Adım (Kavramla bağlantı): Elif'in davranışı, kişinin Allah'ın gözetimi altında olduğunu bilerek kendini kontrol etmesi anlamına gelen murakabe bilincinin bir örneğidir. Sonuç: Rakîb ismini bilen kişi, kimse görmese de dürüst davranır. Peygamberimizin 'Sen O'nu görmesen de O seni görür.' (Buhârî, Îmân 37) sözü bu davranışı en güzel şekilde açıklar.
Örnek 4Peygamberimizin anlattığı, susuz bir köpeğe ayakkabısıyla su taşıyan adamın bağışlanması olayından Şekûr ismiyle ilgili hangi sonuçlar çıkarılabilir? En az üç sonuç yazınız.
Cevabı göster
1. Adım (Olayı özetleme): Adam küçük ve kimsenin görmediği bir iyilik yapmış, Allah bu davranıştan razı olup onu bağışlamıştır (Buhârî, Vudû 33). 2. Adım (Sonuç 1): Allah Şekûrdur; az amele çok karşılık verir. Bir köpeğe su vermek küçük bir iyilik olsa da karşılığı bağışlanma gibi çok büyük bir ödüldür. 3. Adım (Sonuç 2): Hiçbir iyilik küçümsenmemelidir; çünkü Allah katında iyilikler kaybolmaz. 4. Adım (Sonuç 3): İyilik yalnız insanlara değil, hayvanlara ve bütün canlılara da yapılmalıdır; merhamet bütün varlıkları kapsar. Sonuç: Şekûr ismini bilen mümin, fırsat buldukça küçük büyük demeden iyilik yapar ve Allah'ın lütfuna güvenir.
Örnek 5Rakîb, Şekûr, Hamîd, Basîr, Kerîm ve Ganî isimlerini 'Bilgi ve gözetim', 'Lütuf ve mükâfat', 'Yücelik ve kusursuzluk' alanlarına göre etiketleyiniz.
Cevabı göster
1. Adım (Anlamları yazma): Rakîb: her şeyi gözeten; Basîr: her şeyi gören; Şekûr: şükrün karşılığını bolca veren; Kerîm: cömert olan; Hamîd: övgüye layık olan; Ganî: hiçbir şeye muhtaç olmayan. 2. Adım (Ölçütü uygulama): Görme ve gözetmeyi anlatan isimler bilgi ve gözetim; vermeyi ve ödüllendirmeyi anlatan isimler lütuf ve mükâfat; eksiksiz ve övgüye layık oluşu anlatan isimler yücelik ve kusursuzluk alanına girer. 3. Adım (Etiketleme): Bilgi ve gözetim: Rakîb, Basîr Lütuf ve mükâfat: Şekûr, Kerîm Yücelik ve kusursuzluk: Hamîd, Ganî Sonuç: Ayetlerde 'ganiyyun hamîd' şeklinde birlikte geçen Ganî ve Hamîd isimlerinin aynı alanda yer alması, birlikte anılan isimlerin anlamca birbirini tamamladığını gösterir.
Örnek 6Namazda okunan Fâtiha suresinin 'Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.' ayeti ile rükûdan doğrulurken söylenen 'Semiallâhu limen hamideh, Rabbenâ leke'l-hamd' ifadeleri hangi güzel isimle ilişkilidir? Bu durumdan nasıl bir çıkarım yapılabilir?
Cevabı göster
1. Adım (Ortak kelimeyi bulma): Her iki metinde de 'hamd' kelimesi geçmektedir. 2. Adım (İsimle ilişkilendirme): Hamd, Allah'ı her yönüyle övmektir. Bu kelime, Allah'ın her türlü övgüye layık olduğunu bildiren Hamîd ismiyle aynı köktendir. 3. Adım (İfadelerin anlamı): 'Semiallâhu limen hamideh' Allah'ın kendisine hamd edeni işittiğini, 'Rabbenâ leke'l-hamd' ise hamdin yalnız Allah'a ait olduğunu bildirir. 4. Adım (Çıkarım): Müslüman her namazın her rekâtında Allah'a hamd eder. Demek ki Hamîd ismi yalnız bilinecek bir bilgi değil, her gün tekrarlanan bir ibadet bilincidir. Peygamberimizin 'Elhamdülillah mizanı doldurur.' (Müslim, Tahâret 1) sözü de hamdin değerini gösterir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1'Bilmez mi ki Allah görüyor?' (Alak suresi, 14. ayet) ayeti, Allah'ın aşağıdaki isimlerinden hangisinin anlamıyla en yakından ilişkilidir?
Ayet, Allah'ın insanın her davranışını gördüğünü ve gözettiğini hatırlatır. Her şeyi her an gözeten anlamına gelen isim Rakîb'tir.
2Aşağıdakilerden hangisi Şekûr isminin anlamını en iyi ifade eder?
Şekûr, şükrü ve iyiliği karşılıksız bırakmayan, az amele çok mükâfat veren demektir. A seçeneği Ganî, B seçeneği Hamîd, D seçeneği Rakîb isminin anlamıdır.
3'Ey insanlar! Siz Allah'a muhtaçsınız. Allah ise hiçbir şeye muhtaç değildir, övülmeye layıktır.' (Fâtır suresi, 15. ayet) Bu ayette geçen güzel isimler aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?
'Hiçbir şeye muhtaç olmayan' Ganî, 'övülmeye layık' ise Hamîd isminin anlamıdır. Bu iki isim ayetlerde 'ganiyyun hamîd' şeklinde birlikte geçer.
4Allah'ın güzel isimleri anlam alanlarına göre etiketlendiğinde aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlış olur?
Basîr 'her şeyi gören' anlamına gelir; bu nedenle Rakîb gibi bilgi ve gözetim alanına girer. Diğer eşleştirmeler doğrudur.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Allah'ın Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde bildirilen güzel isimlerine esmâ-i hüsnâ denir.
'Esmâ' isimler, 'hüsnâ' en güzel demektir; esmâ-i hüsnâ Allah'ın en güzel isimleridir.
- Allah'ın Hamîd olması, O'nun övülmek için kullarının övgüsüne muhtaç olduğu anlamına gelir.
Allah hiçbir şeye muhtaç değildir (Ganî); kimse övmese de övülmeye layıktır. Hamd ve şükürden kazançlı çıkan kullardır (Lokmân suresi, 12. ayet).
- Şükür yalnız bir nimete karşılık yapılırken hamd, Allah'ı her durumda övmeyi kapsar.
Şükür nimete bağlıdır; hamd ise Allah'ı hem nimetleri hem de yüce özellikleri için, sevinçte ve sıkıntıda övmektir.
- Rakîb ismi yalnız insanların açıkça yaptığı davranışların Allah tarafından görüldüğünü bildirir.
Allah'ın gözetimi açık ve gizli bütün davranışları, sözleri ve niyetleri kapsar; hiçbir şey O'ndan gizli kalmaz.
- Susuz bir köpeğe su veren adamın bağışlanması, Allah'ın Şekûr isminin bir tecellisidir.
Allah küçük bir iyiliğe bağışlanma gibi büyük bir karşılık vermiştir; bu, az amele çok karşılık veren Şekûr isminin açık bir örneğidir.
- Allah'ın Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde bildirilen güzel isimlerine esmâ-i hüsnâ denir.
6Aşağıdaki kavram ve isimleri doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Allah'ın Kur'an ve hadislerde bildirilen güzel isimlerine denir.
- 'Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir.' ayeti Allah'ın ismini tanıtır.
- Kullarının az amellerine çok karşılık veren anlamındaki isim ismidir.
- Ayetlerde 'ganiyyun ' şeklinde geçen isim, Allah'ın övülmeye layık olduğunu bildirir.
- Allah'ı yalnız nimetler için değil, yüce özellikleri için de her durumda övmeye denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Aşağıdaki üç metni inceleyiniz: I. 'İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında onu gözetleyen, yazmaya hazır bir melek bulunmasın.' (Kâf suresi, 18. ayet) II. 'Eğer Allah'a güzel bir borç verirseniz onu sizin için kat kat artırır ve sizi bağışlar. Allah şükrün karşılığını verendir, yumuşak davranandır.' (Teğâbün suresi, 17. ayet) III. 'Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, övülmeye layıktır.' (Lokmân suresi, 12. ayet) Her metinde geçen veya metnin işaret ettiği güzel ismi tespit ediniz, bu isimleri anlam alanlarına göre etiketleyiniz ve her ismin günlük hayatımıza nasıl yansıması gerektiğini birer cümleyle yazınız.
1. ipucu: 1. adım: Her metinde Allah'ın hangi özelliğinin anlatıldığını bulun; 'gözetleyen', 'şükrün karşılığını veren', 'muhtaç olmayan', 'övülmeye layık' gibi anahtar ifadelerin altını çizin.
2. ipucu: 2. adım: Anahtar ifadeleri güzel isimlerle eşleştirin; bir metinde birden fazla isim olabileceğini unutmayın. Ardından her ismi 'bilgi ve gözetim', 'lütuf ve mükâfat' ya da 'yücelik ve kusursuzluk' alanına yerleştirin.
3. ipucu: 3. adım: Her isim için 'Bu ismi bilen biri nasıl davranır?' sorusunu sorarak hayata yansımasını gösteren birer cümle kurun.
Cevap: Tespit: I. metinde sözleri gözeten ve kaydeden melekten söz edilir; bu metin her şeyi gözeten Rakîb ismine işaret eder. II. metinde 'şükrün karşılığını veren' ifadesi Şekûr, 'yumuşak davranan' ifadesi Halîm ismidir; güzel borcun kat kat artırılması da Şekûr isminin anlamını açıklar. III. metinde 'hiçbir şeye muhtaç olmayan' ifadesi Ganî, 'övülmeye layık' ifadesi Hamîd ismidir. Etiketleme: Rakîb: Bilgi ve gözetim alanı. Şekûr (ve Halîm): Lütuf ve mükâfat alanı. Hamîd (ve Ganî): Yücelik ve kusursuzluk alanı. Hayata yansıması: Rakîb: Sözlerimin ve davranışlarımın Allah tarafından gözetildiğini bilerek yalan, gıybet ve kırıcı sözlerden uzak dururum. Şekûr: Allah'ın en küçük iyiliği bile karşılıksız bırakmadığını bildiğim için iyiliği küçümsemez, nimetlere şükreder, bana iyilik edenlere teşekkür ederim. Hamîd: Allah'ın övgümüze muhtaç olmadığını, ama her hâlde övülmeye layık olduğunu bildiğim için sevinçte de sıkıntıda da 'elhamdülillah' der, başarılarımda övgüyü kendime değil Allah'a yöneltirim. Çıkarım: Üç metin farklı alanlara ait isimleri tanıtsa da hepsi müminin hem Allah'a karşı hem de insanlara karşı daha sorumlu, şükreden ve alçak gönüllü olmasını öğütler.
Kısaca
- Esmâ-i hüsnâ: Allah'ın Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde bildirilen güzel isimlerine esmâ-i hüsnâ denir; Yüce Allah 'En güzel isimler Allah'ındır. O hâlde O'na o güzel isimlerle dua edin.' (A'râf suresi, 180. ayet) buyurur.
- Rakîb: Allah'ın her şeyi her an gözeten, koruyan ve kontrol altında tutan olduğunu bildiren isimdir; bu ismi bilen mümin yalnız kaldığında da sorumluluk bilinciyle davranır.
- Şekûr: Allah'ın kullarının az amellerine çok karşılık veren, şükrü ve iyiliği karşılıksız bırakmayan olduğunu bildiren isimdir; Yüce Allah 'Eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım.' (İbrâhîm suresi, 7. ayet) buyurur.
- Hamîd: Allah'ın her türlü övgüye layık olduğunu, kimsenin övgüsüne muhtaç olmadan da övülmeye değer bulunduğunu bildiren isimdir; Fâtiha suresi 'Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.' cümlesiyle başlar.
- Tespit etme: Güzel isimler ayetlerin sonlarında çoğu zaman ikili olarak geçer (gafûrun şekûr, ganiyyun hamîd, hamîdun mecîd gibi); 'elhamdülillah' ve 'semiallâhu limen hamideh' gibi ifadeler de bu isimlerle bağlantılıdır.
- Etiketleme: Rakîb ismi Allah'ın bilgisi ve gözetimi, Şekûr ismi Allah'ın lütfu ve mükâfatı, Hamîd ismi ise Allah'ın yüceliği ve kusursuzluğu alanıyla ilişkilidir.