Bu hafta “Niçin inanıyorum?” sorusunun cevabını ayet meallerinin yardımıyla arayacaksınız. İmanın anlamını, Amentü’de sayılan altı inanç esasını, imanın güzel davranışlarla nasıl beslendiğini ve iman bakımından insanların hangi gruplara ayrıldığını öğreneceksiniz.
İnanma ihtiyacı ve fıtrat
İnsan, doğası gereği yüce bir varlığa inanma ve ona sığınma ihtiyacı duyar. Hz. Peygamber bu durumu “Her doğan çocuk fıtrat üzere doğar...” sözüyle anlatır. Her insan, Allah’ın varlığını ve birliğini kabul etmeye yatkın bir yaradılışla dünyaya gelir.
İnanmak, kişiye bu dünyada yalnız olmadığını hissettirir. Yüce yaratıcıya iman; iç huzuru, güven duygusu ve manevi dayanıklılık kazandırır. Kur’an-ı Kerim’de “... Biliniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” buyrulur.
İman, “Dünyaya neden geldik, ölümden sonra bizi neler bekliyor?” gibi soruların cevabını bulmamıza yardım eder. Ölümün bir son değil, asıl hayatın başlangıcı olduğu bilincini kazandırır.
Evrendeki düzen ve nimetler
Göz kamaştıran yıldızlardan gözle göremediğimiz varlıklara kadar çevremizdeki her şey bir yaratıcının varlığını gösterir. Kupkuru görünen toprağın baharda rengârenk çiçeklerle süslenmesi tesadüf değildir. Rum suresi 50. ayette “Allah’ın rahmetinin izlerine bir bak: Ölü toprağa nasıl can veriyor...” buyrulur.
Rabbimiz bizi sayısız nimetle donatmış, kalbimize sevme ve sevilme duygusunu koymuştur. Ailemize, arkadaşlarımıza ve bütün canlılara duyduğumuz şefkat, Allah’ın merhametinin bir yansımasıdır. Rum suresi 21. ayette aramızdaki sevgi ve merhametin O’nun varlığının ve kudretinin delillerinden olduğu bildirilir.
Kitaptaki etkinlikte bal yapan arı için Nahl suresi 68. ayete, işiten kulak, gören göz ve çarpan kalp için Nahl suresi 78. ayete başvurulur. Bizi yaratan, yaşatan ve nimetleriyle kuşatan Rabbimize iman eder, verdiği nimetler için O’na şükrederiz.
İman ne demektir?
İman kelimesi; güvenmek, şüphe duymadan kabullenmek ve tasdik etmek anlamlarına gelir. Tasdik ise doğrulamak, bir şeyin gerçekliğini kabul etmek ve gönülden bağlanmaktır.
İslam dininde iman; Allah’ın varlığını, birliğini, sıfatlarını, peygamberlerini, ahiret gününü ve iman edilmesi gereken öteki esasları kalp ile tasdik edip dil ile söylemektir.
Kur’an-ı Kerim, gerçek müminlerin Allah’a ve O’nun gönderdiği bütün esaslara samimiyetle bağlandığını bildirir: “Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler...”
Amentü ve altı inanç esası
İslam’ın temel inanç esasları Amentü duası çerçevesinde şekillenir. Duanın anlamı şöyledir: “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna iman ettim. Ölümden sonra diriliş gerçektir. Allah’tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet ederim.”
Buna göre altı inanç esası vardır: Allah’a iman, meleklere iman, kitaplara iman, peygamberlere iman, ahiret gününe iman, kader ve kazaya iman.
Kitaptaki etkinlikte ayet mealleri okunur ve her ayet ilgili olduğu inanç esasının altına yazılır. Örneğin “De ki: O Allah birdir.” anlamındaki İhlas suresi 1. ayet, Allah’a imanla ilgilidir.
İman ve salih amel: kök ile dallar
İman yalnızca dil ile söylenen bir kabul değildir; kalbin derinliklerinde hissedilen güven ve teslimiyettir. Bu yönüyle iman, davranışlara yön veren bir rehber olur. Kişinin dürüst olmasını, yardımsever davranmasını ve kötülüklerden sakınmasını sağlar.
Kur’an-ı Kerim’de iman ile salih amel, yani güzel davranış, birçok yerde yan yana anılır: “İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir…” İman ile amel bir ağacın kökü ve dalları gibidir; kök sağlam oldukça dallar da canlı olur. Güzel davranışlarla beslenmeyen iman zamanla zayıflayabilir.
Hz. Peygamber “Allah, insanların suretlerine ve mallarına değil kalplerine ve amellerine bakar.” buyurmuştur. Bakara suresi 177. ayette de asıl erdemli kişinin inanç esaslarına iman eden; sevdiği maldan yakınlara, yetimlere ve yoksullara harcayan, namazı kılıp zekâtı veren, sözünü tutan ve zor zamanda sabreden kişi olduğu bildirilir.
İman bakımından insanlar
İnsanlar inanç bakımından üç grupta ele alınır. Kalbiyle inanıp bunu diliyle söyleyen kişiye mümin denir. Mümin için iman, her an Rabbinin gözetiminde olduğu bilinciyle yaşamak ve O’nun rızasına uygun işler yapmaktır.
İslam dininin temel esaslarını, Allah’ın varlığını ve birliğini reddettiğini açıkça söyleyen kişiye kâfir denir. Kalben inanmadığı hâlde Müslümanların arasında inandığını söyleyerek ikiyüzlü davranan kişiye münafık denir.
Hz. Peygamber münafığın tutarsız hâlini şöyle anlatır: “Münafığın alameti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, kendisine bir şey emanet edildiğinde ihanet eder, söz verdiği zaman sözünde durmaz.” Fıtrat mümince bir duruşu desteklerken küfür ve münafıklık bu fıtrattan uzaklaşmak demektir.
Örnekler
Örnek 1İman kelimesinin sözlükteki anlamları nelerdir?
Cevabı göster
Güvenmek, şüphe duymadan kabullenmek ve tasdik etmek.
Örnek 2Bir kişinin imanından söz edebilmek için hangi iki yön bir arada bulunmalıdır?
Cevabı göster
İnanç esaslarını kalp ile tasdik etmek ve bunu dil ile söylemek.
Örnek 3Kuru toprağın baharda çiçeklerle süslenmesi “Niçin inanıyorum?” sorusuna nasıl bir gerekçe olur?
Cevabı göster
Bu değişim tesadüf değildir; yaratıcının varlığını ve rahmetini gösterir. Rum suresi 50. ayet, ölü toprağa can verilmesine dikkat çeker.
Örnek 4Amentü’de sayılan esaslardan yalnız birini kabul etmeyen kişinin imanı için ne söylenir?
Cevabı göster
İnanç esasları ayrılmaz bir bütündür; birine inanmamak imanın bütünlüğünü bozar.
Örnek 5İman ile salih amel arasındaki ilişki kitapta hangi benzetmeyle anlatılır?
Cevabı göster
Ağacın kökü ve dallarıyla: kök sağlam oldukça dallar canlı olur; iman da güzel davranışlarla beslenip olgunlaşır.
Örnek 6Hadiste münafığın alameti olarak sayılan üç davranış nedir?
Cevabı göster
Konuştuğunda yalan söylemek, emanete ihanet etmek ve verdiği sözü tutmamak.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1İslam dininde iman aşağıdakilerden hangisiyle tanımlanır?
İman, inanç esaslarının kalp ile tasdik edilip dil ile söylenmesidir; esaslar bütün olarak kabul edilir.
2Aşağıdakilerden hangisi Amentü’de sayılan inanç esaslarından biri değildir?
Zekât bir ibadettir. Altı inanç esası Allah, melekler, kitaplar, peygamberler, ahiret günü, kader ve kazadır.
3“Allah, insanların suretlerine ve mallarına değil kalplerine ve amellerine bakar.” hadisi en çok hangi düşünceyi destekler?
Hadis, kalpteki inancın amellerle hayata yansıması gerektiğini anlatır.
4Kalben inanmadığı hâlde Müslümanların arasında inandığını söyleyen kişiye ne denir?
İnançtaki samimiyetsizlik münafıklıktır; kâfir ise inkârını açıkça söyleyen kişidir.
5Yargıları değerlendiriniz; açıklamalarla cevabınızı karşılaştırınız.
- İnsan, yaratılışında Allah’ın varlığını ve birliğini kabul etmeye yatkın olarak dünyaya gelir.
Bu yatkınlığa fıtrat denir; “Her doğan çocuk fıtrat üzere doğar...” hadisi bunu anlatır.
- Amentü’deki esaslardan biri kabul edilmese de imanın bütünlüğü korunur.
Esaslar ayrılmaz bir bütündür; birine inanmamak imanın bütünlüğünü bozar.
- Kur’an-ı Kerim’de iman ile salih amel birçok yerde yan yana anılır.
“İman edip salih ameller işleyenler...” ifadesi buna bir örnektir.
- Yaratıcıya iman, ölümün asıl hayatın başlangıcı olduğu bilincini kazandırır.
İman, ölümü bir son olarak değil, ahiret hayatına geçiş olarak görmeyi sağlar.
- Kâfir, inandığını söylediği hâlde kalben inanmayan kişidir.
Bu tanım münafığa aittir; kâfir inkârını açıkça söyleyen kişidir.
- İnsan, yaratılışında Allah’ın varlığını ve birliğini kabul etmeye yatkın olarak dünyaya gelir.
6Kitaptaki etkinlikte geçen gözlemleri, başvurulan ayetin anlattığı gerçekle eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Kelimeleri uygun boşluklara yerleştiriniz. Bir kelime artacak.
- İman kelimesi; güvenmek, şüphe duymadan kabullenmek ve etmek anlamlarına gelir.
- Her insanın doğuştan getirdiği inanma ihtiyacına ve iyiliğe yönelimine denir.
- İslam’ın temel inanç esasları duası çerçevesinde şekillenir.
- İman ile salih amel, bir ağacın kökü ile gibidir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Bir öğrenci “İnancım kalbimde, davranışlarım önemli değil.” diyor; ama aynı gün arkadaşına verdiği sözü tutmuyor ve emanet aldığı kitabı yırtık hâlde geri veriyor. Kitaptaki bilgilerle ona nasıl bir cevap verebilirsiniz?
1. ipucu: Kök ile dallar benzetmesini düşün.
2. ipucu: “Kalplerine ve amellerine bakar” hadisini hatırla.
3. ipucu: Münafığın alameti olarak sayılan davranışlarla karşılaştır.
Cevap: İman kalpte kök salar ama güzel davranışlarla meyve verir; amelle beslenmeyen iman zayıflayabilir. Hadis, Allah’ın kalplere ve amellere baktığını bildirir. Sözünü tutmamak ve emanete özen göstermemek, hadiste kötü sayılan davranışlardandır. Öğrenci inancını sözünde durarak ve emaneti koruyarak göstermelidir.
Kısaca
- İnsan, fıtratı gereği yüce bir yaratıcıya inanma ihtiyacı duyar; iman ona huzur, güven ve dayanıklılık verir.
- Evrendeki düzen ve nimetler yaratıcıyı gösterir; Rum 50, Rum 21, Nahl 68 ve Nahl 78. ayetler bu gözlemleri açıklar.
- İman, inanç esaslarını kalp ile tasdik edip dil ile söylemektir.
- Amentü’de altı esas sayılır: Allah, melekler, kitaplar, peygamberler, ahiret günü, kader ve kaza; bunlar ayrılmaz bir bütündür.
- İman ile salih amel kök ve dallar gibidir.
- İnanç bakımından insanlar mümin, kâfir ve münafık olarak üç grupta ele alınır.