Birinci ünitemiz olan 'Dinimiz İslam'ın son bölümünde, kalbimizdeki imanın dış dünyaya yansıyan aynası olan Mümin Kimliğim konusunu derinleştiriyoruz! Geçen hafta Kelime-i Tevhid ve Kelime-i Şehadet ile mümin kimliğimizin temelini öğrenmiştik. Bu hafta ise çevremizi ve kendi davranışlarımızı dikkatle gözlemleyerek (müşahede ederek) şu sorunun cevabını arıyoruz: "Kur'an-ı Kerim'de ve Peygamberimizin sünnetinde tarif edilen olgun bir mümin; ibadetinde, konuşmasında, komşuluk ve arkadaşlık ilişkilerinde nasıl bir duruş sergiler?" Gelin, iman, İslam ve ihsan bütünlüğünde mümin kimliğini birlikte inceleyelim.
1. İman, İbadet ve İhsan Bütünlüğünde Mümin Kimliği
İslam dininde mümin kimliği üç temel halkanın birleşmesiyle tam anlamını bulur: 1. İman (İnanç Halkası): Kalp ile Allah'ın birliğini, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini, ahiret gününü ve kaderi tasdik edip dil ile ikrar etmektir. 2. İslam (İbadet Halkası): Kalpteki bu imanı namaz, oruç, zekât, hac, dua ve Kur'an okuma gibi ibadetlerle görünür kılmaktır. 3. İhsan (Güzel Ahlak Halkası): Peygamber Efendimizin (s.a.v.) Cibrîl hadisinde tanımladığı üzere, "Sen Allah'ı görmesen de O'nun seni her an gördüğünü bilerek" dürüst, adil ve merhametli yaşamaktır.
Bu üç halkayı çevremizde gözlemlemeye müşahede denir. Nitekim Peygamberimiz "Müminlerin iman bakımından en mükemmeli (en olgunu), ahlakı en güzel olanıdır" (Tirmizî, Radâ', 11) buyurarak kalpteki imanın olgunluk ölçüsünün güzel ahlak olduğunu bildirmiştir.
2. Kur'an-ı Kerim'de Müminlerin Portresi: Mü'minûn Suresi 1-11. Ayetler
Kur'an-ı Kerim'in 23. suresi olan ve adını doğrudan "Müminler"den alan Mü'minûn Suresi'nin ilk 11 ayeti, gerçek mümin kimliğini müşahede etmemiz için bize eşsiz bir ayna tutar. Yüce Allah "Müminler gerçekten kurtuluşa (felâha) ermişlerdir!" buyurduktan sonra onların 6 temel özelliğini şöyle sıralar: 1. Namazlarında huşû içindedirler: İbadetlerini gösterişten uzak, derin bir saygı ve samimiyetle yaparlar. 2. Boş ve faydasız işlerden (lağv) yüz çevirirler: Zamanlarını dedikodu, kaba söz ve zararlı alışkanlıklarla harcamazlar.
3. Zekâtlarını verirler (Yardımseverdirler): Mallarından ihtiyaç sahiplerinin hakkını seve seve paylaşırlar. 4. İffetlerini korurlar: Gözlerini, dillerini ve kalplerini haramdan ve çirkinliklerden sakınırlar. 5. Emanetlerine ve verdikleri sözlere (ahitlerine) riayet ederler: Asla emanete hıyanet etmez ve sözlerinden dönmezler. 6. Namazlarını vakitlerinde titizlikle korurlar.
3. Toplumsal İlişkilerde Mümin Kimliği: Hucurât Suresi İlkeleri
Mümin kimliği sadece bireysel ibadetlerde değil, özellikle insanlarla kurulan sosyal ilişkilerde kendini gösterir. Hucurât Suresi 10-12. ayetlerde müminlerin toplumsal hayatta uyması gereken ahlaki kurallar şöyle belirlenmiştir: • Kardeşlik ve Barış: "Müminler ancak kardeştir; öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin (ıslah edin)." • Alay Etmeme ve Lakap Takmama: Hiçbir topluluk başka bir toplulukla alay etmemeli, birbirini küçük düşürmemeli ve hoşlanılmayan kötü lakaplar takmamalıdır.
• Su-i Zandan (Kötü Zandan) Kaçınma: İnsanlar hakkında kesin bilgi olmadan önyargı ve kötü düşünce (su-i zan) beslemekten sakınmalı, iyi niyetli (hüsn-i zan) olunmalıdır. • Tecessüs ve Gıybet Yasağı: İnsanların özel hayatını ve gizli kusurlarını araştırmak (tecessüs) ve bir kimsenin arkasından hoşlanmayacağı şekilde konuşmak (gıybet / dedikodu) kesin olarak haram kılınmıştır.
4. Mümin Kimliğini Besleyen Dört Temel Değer: Adalet, Saygı, Sorumluluk, Yardımseverlik
Günlük hayatta mümin kimliğini incelediğimizde bu kimliğin dört temel değer üzerinde yükseldiğini görürüz: 1. Adalet (D1): Herkese hakkını vermek, kendi aleyhimize veya en yakınımızın aleyhine bile olsa doğruluktan ve hakkaniyetten ayrılmamaktır (Nisâ, 135). 2. Saygı (D14): Yaratılanı Yaratandan ötürü sevip saymak; anne-babaya (birr-i vâlideyn), öğretmene ve yaşlılara hürmet göstermek, farklı düşüncelere ve kişisel mahremiyete özen göstermektir.
3. Sorumluluk (D16): İnsanın Allah'a, kendisine, ailesine, okuluna ve topluma karşı görevlerini kimsenin uyarısına gerek kalmadan zamanında ve en güzel biçimde yerine getirmesidir. 4. Yardımseverlik (D20): İhtiyaç sahiplerine, yetimlere, yoksullara ve afetzedelere maddi ve manevi destek olmak (infak ve sadaka), iyilik ve takva üzerinde yardımlaşmaktır (Mâide, 2).
5. Çevreye, Hayvanlara ve Kamu Malına Karşı Mümin Kimliği
Mümin kimliğinin şefkat ve güven şemsiyesi sadece insanları değil, doğayı, hayvanları ve ortak kullanım alanlarını (kamu malını) da kuşatır. Mümin, yeryüzünün ve içindeki tüm nimetlerin Allah'ın birer emaneti olduğunu bilir. • Abdest alırken veya diş fırçalarken suyu, sofrada ise ekmeği ve yemeği israf etmez (A'râf, 31: "Yiyin, için fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez").
• Sokaktaki ve doğadaki hayvanlara merhametle muamele eder; çünkü Peygamberimiz susuz bir köpeğe ayakkabısıyla kuyudan su çıkarıp içiren bir insanın bu merhameti sebebiyle Allah tarafından bağışlandığını müjdelemiştir. • Okul sıralarını, kütüphane kitaplarını, parkları ve toplu taşıma araçlarını kamu malı (yetim ve millet hakkı) bilerek kendi eşyasından daha titiz korur.
6. İnceleme Sonuçları ve Çıkarım: Özü Sözü Bir Mümin Olmak
Mümin kimliği üzerine yaptığımız tüm müşahede ve incelemelerden şu temel çıkarıma ulaşırız: Gerçek mümin, özü ile sözü, içi ile dışı bir olan insandır. Kalbindeki iman dilinde doğru söze ve tatlı dile, elinde ise dürüstlüğe ve yardımseverliğe dönüşür.
Bir toplumda mümin kimliği ne kadar güçlü yaşanırsa; o toplumda kimse kapısının kilidinden, malının güvenliğinden veya komşusunun kötülüğünden endişe duymaz; güven, barış (selam) ve kardeşlik hâkim olur.
Örnekler
Örnek 1Mü'minûn Suresi 1-11. ayetlerde kurtuluşa erdiği müjdelenen müminlerin başlıca özelliklerinden beş tanesini yazınız.
Cevabı göster
1) Namazlarını huşû (derin saygı ve samimiyet) içinde kılarlar. 2) Boş, anlamsız ve faydasız işlerden/sözlerden (lağv) yüz çevirirler. 3) Zekâtlarını verir ve yardımlaşırlar. 4) İffetlerini ve namuslarını korurlar. 5) Kendilerine bırakılan emanetlere ve verdikleri sözlere (ahitlerine) titizlikle riayet ederler.
Örnek 2Hucurât Suresi 12. ayette müminlerin kardeşlik hukukunu korumak için yasaklanan 'su-i zan', 'tecessüs' ve 'gıybet' kavramlarını açıklayınız.
Cevabı göster
• Su-i Zan: İnsanlar hakkında kesin bilgiye dayanmadan kötü tahminde ve önyargıda bulunmaktır. • Tecessüs: İnsanların özel hayatını, mahremiyetini ve gizli kusurlarını merak edip araştırmaktır. • Gıybet: Bir kişinin arkasından, duyduğunda üzüleceği ve hoşlanmayacağı eksikliklerini konuşmaktır (dedikodu yapmaktır).
Örnek 3'İhsan' kavramı ne demektir ve bir öğrencinin okul hayatındaki davranışlarını nasıl etkiler?
Cevabı göster
İhsan; insanın Allah'ı görüyormuş gibi, kendisi O'nu görmese de Allah'ın kendisini her an gördüğünü bilerek ibadet etmesi ve her işini en güzel, en doğru biçimde yapmasıdır. İhsan bilincine sahip bir öğrenci; sınavda gözetmen bakmasa bile kopya çekmez, kimse görmese bile yerdeki çöpü alıp çöp kutusuna atar ve ödevini özenle yapar.
Örnek 4Okul sıralarını çizmek veya parktaki banklara zarar vermek neden 'mümin kimliği' ile bağdaşmaz? 'Kul hakkı' kavramıyla ilişkilendirerek açıklayınız.
Cevabı göster
Okul sıraları, parklar, kütüphaneler ve sokak lambaları tüm toplumun ortak malı olan 'kamu malı'dır. Kamu malında ülkedeki her vatandaşın ve yetimin hakkı vardır. Mümin, elinden ve dilinden herkesin güvende olduğu ve kul hakkından sakınan kişidir; bu nedenle ortak kullanım eşyalarını kendi malından daha dikkatli korur.
Örnek 5Hz. Peygamber'in (s.a.v.) 'Kardeşinin yüzüne tebessüm etmen senin için bir sadakadır' hadisinden mümin kimliğiyle ilgili nasıl bir çıkarım yapılabilir?
Cevabı göster
Bu hadisten; mümin kimliğinde iyilik ve yardımseverliğin (sadakanın) sadece maddi imkanlarla sınırlı olmadığı, insanlara güler yüzlü davranmanın, tatlı dilli olmanın, selam vermenin ve moral aşılamanın da Allah katında sevap kazandıran çok değerli birer salih amel olduğu çıkarımı yapılır.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Hucurât Suresi 12. ayette yasaklanan ve 'insanların özel hayatını, sırlarını ve gizli kusurlarını araştırmak' anlamına gelen kavram aşağıdakilerden hangisidir?
İnsanların gizli hallerini ve kusurlarını araştırmaya 'tecessüs', arkasından konuşmaya ise 'gıybet' denir.
2Mü'minûn Suresi'nin ilk ayetlerinde kurtuluşa eren müminlerin özellikleri sayılırken aşağıdakilerden hangisi zikredilmemiştir?
Kibirlenmek ve malıyla övünmek İslam'da yerilen kötü huylardandır; müminler alçakgönüllü (mütevazı) ve cömerttirler.
3Sen Allah'ı görmesen bile Allah'ın seni her an gördüğünü ve bildiğini unutmadan samimiyetle ibadet etmeye ve her işi en güzel şekilde yapmaya ne ad verilir?
Cibrîl hadisinde Allah'ı görüyormuşçasına kulluk etme ve güzel ahlak sergileme bilinci 'İhsan' olarak tanımlanmıştır.
4Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Hz. Peygamber (s.a.v.), 'Müminlerin iman bakımından en olgunu, ahlakı en güzel olanıdır' buyurarak iman ile güzel ahlakın bütünlüğünü vurgulamıştır.
Doğrudur; imanın olgunluğu güzel ahlakla (doğruluk, merhamet, adalet ve saygıyla) ölçülür.
- Bir arkadaşımız hakkında kesin bilgimiz olmadan hemen kötü niyetli tahminlerde bulunmaya 'hüsn-i zan' denir.
Yanlıştır; kötü tahminde bulunmaya 'su-i zan', iyi niyetli ve olumlu düşünmeye ise 'hüsn-i zan' denir.
- Okul sıralarını, kütüphane kitaplarını ve parkları korumak mümin kimliğinin 'sorumluluk' ve 'kul hakkına saygı' değerlerinin bir gereğidir.
Doğrudur; kamu malını korumak tüm toplumun hakkına riayet etmektir.
- İslam'da sadece maddi olarak zengin olan kişiler sadaka verebilir; güler yüz göstermek veya yoldaki engeli kaldırmak sadaka sayılmaz.
Yanlıştır; Peygamberimiz tebessüm etmenin, güzel söz söylemenin ve yoldaki engeli kaldırmanın da birer sadaka olduğunu bildirmiştir.
- Hz. Peygamber (s.a.v.), 'Müminlerin iman bakımından en olgunu, ahlakı en güzel olanıdır' buyurarak iman ile güzel ahlakın bütünlüğünü vurgulamıştır.
5Aşağıdaki Kur'an kavramlarını anlamlarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
6Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Mü'minûn Suresi 8. ayette müminlerin kendilerine bırakılan ve verdikleri sözlere riayet ettikleri bildirilmiştir.
- A'râf Suresi 31. ayette 'Yiyin, için fakat etmeyin; çünkü Allah müsrifleri sevmez' buyurulmuştur.
- İnsanlar arasında hükmederken tarafsız olmak ve herkese hakkını vermek değerinin gereğidir.
- Çevremizdeki olayları ve mümin kimliğinin yansımalarını dikkatle gözlemleyip incelemeye denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
7Sosyal medyada veya okul koridorunda bir arkadaşınız hakkında doğruluğu kesin olmayan olumsuz bir söylenti yayıldığını duydunuz. Hucurât Suresi 6-12. ayetlerdeki ilkeler ('haber doğrulama, su-i zandan kaçınma, tecessüs ve gıybet etmeme') ışığında mümin kimliğine yakışan tavrınız ne olmalıdır?
1. ipucu: 1. İpucu: Doğruluğunu bilmediğimiz bir haberi araştırmadan yaymanın kul hakkı olduğunu düşününüz.
2. ipucu: 2. İpucu: Hüsn-i zan besleme ve gıybeti engelleme sorumluluğunu açıklayınız.
Cevap: Hucurât Suresi'nin ilkelerine göre mümin kimliğine yakışan tavrım şu olmalıdır: 1) Öncelikle doğruluğu kesin olmayan bu söylentiye hemen inanmam ve arkadaşım hakkında 'hüsn-i zan' (iyi niyet) beslerim. 2) Arkadaşımın gizli hallerini ve özel hayatını kurcalamam (tecessüs etmem). 3) Arkadaşımın arkasından konuşulan bu dedikoduya (gıybete) kesinlikle katılmam, söylentiyi başkalarına taşımam ve konuşan arkadaşlarıma da 'Kesin bilgimiz olmadan bir kardeşimizin arkasından konuşmak gıybettir ve kul hakkıdır, yapmayalım' diyerek onları kibarca uyarırım.
Kısaca
- Mümin kimliği; kalpte iman, organlarda ibadet (salih amel) ve tüm davranışlarda Allah'ı görüyormuşçasına sergilenen güzel ahlak (ihsan) bütünlüğüyle ortaya çıkar.
- Mü'minûn Suresi 1-11. ayetlerde kurtuluşa eren müminlerin temel vasıfları; namazlarını huşû içinde kılmak, boş ve faydasız işlerden yüz çevirmek, zekât vermek, iffetini korumak, emanete ve verilen söze riayet etmek olarak sıralanmıştır.
- Hucurât Suresi 10-12. ayetlerde ise müminlerin kardeş olduğu bildirilmiş; alay etmek, lakap takmak, kötü zanda bulunmak (su-i zan), kusur araştırmak (tecessüs) ve gıybet (dedikodu) yapmak kesin olarak yasaklanmıştır.
- Hz. Peygamber (s.a.v.), "Müminlerin iman bakımından en olgunu, ahlakı en güzel olanıdır" buyurarak iman ile ahlak arasındaki ayrılmaz bağı vurgulamıştır.
- Günlük hayatta mümin kimliği; adalet, saygı, sorumluluk ve yardımseverlik değerlerinin yaşanmasıyla müşahede (gözlem) edilir.
- Mümin, özü ile sözü bir olan (sıdk ve ihlas), hem insanlara hem de doğaya ve tüm canlılara güven veren (emîn) kimsedir.