İçeriğe geç

10. sınıf · Siyer · 16. hafta (4-8 Ocak 2027)

Tâif Yolculuğu

2. Ünite: İslam'ın Doğuşu: Mekke Yılları teması · Konu özeti

🃏 Kavram kartlarıEtkinlikler
Bu hafta

Geçen hafta zulümden kaçan Müslümanların Habeşistan'da adil bir hükümdarın himayesine sığınışını incelemiştik. Bu hafta yönümüzü Mekke'nin güneydoğusundaki dağlık şehre, Tâif'e çeviriyoruz. Hüzün Yılı'nın ağır yükü altında Hz. Peygamber'in bu kez kendisinin yola çıkarak yeni bir destek aradığı bu yolculuğun sebeplerini, Sakîf kabilesinin sert reddini, taşlanmaya rağmen dilinden düşmeyen duayı ve dönüş yolunda yaşanan olayları; davet sürecindeki neden-sonuç ilişkileri içinde birlikte yapılandıracağız.

Hüzün Yılından Tâif'e: Yolculuğun Arka Planı ve Sebepleri

Tâif yolculuğunu anlamak için önce onu hazırlayan şartlara bakmak gerekir. Müslümanlar ve Haşimoğulları yaklaşık üç yıl süren boykotun ağır şartlarından nübüvvetin onuncu yılında kurtulmuştu. Ancak bu kurtuluşun sevinci uzun sürmedi. Kısa bir süre içinde, kırk yılı aşkın bir süre Hz. Peygamber'i koruyup kollayan amcası Ebû Tâlib ve yirmi beş yıllık hayat arkadaşı, ilk Müslüman Hz. Hatice vefat etti. Bu iki büyük kayıp nedeniyle bu yıl siyer kaynaklarında Hüzün Yılı (Âmü'l-hüzn) olarak anılır.

Bu kayıpların davet açısından iki somut sonucu oldu. Birincisi himayenin zayıflamasıdır. Arap toplumunda kişinin güvenliği kabilesinin ve kabile reisinin korumasına bağlıydı. Ebû Tâlib hayattayken müşrikler Hz. Peygamber'e doğrudan saldırmaktan çekiniyordu; onun vefatıyla bu kalkan ortadan kalktı. Haşimoğulları'nın başına geçen amcası Ebû Leheb, İslam'a düşmanlığıyla biliniyordu ve rivayetlere göre başlangıçta verdiği korumayı kısa sürede geri çekmişti. İkincisi baskının artmasıdır: Kureyşliler Hz. Peygamber'in başına toprak atacak kadar ileri gitti, alay ve hakaretler sertleşti.

İşte bu şartlar altında Hz. Peygamber, Mekke'de davetin önünün tıkandığını gördü ve Mekke dışında yeni bir destek ve yeni bir davet zemini aramaya karar verdi. Bu karar, davet sürecindeki önemli bir yön değişikliğidir: Habeşistan'a hicret ashabın korunması için yapılmış bir tedbirdi; Tâif yolculuğunda ise Hz. Peygamber bizzat kendisi başka bir şehre giderek oranın halkını İslam'a çağırmış ve davete sahip çıkacak bir topluluk aramıştır. Yolculuk, rivayetlere göre nübüvvetin onuncu yılının Şevval ayında yapılmıştır; bu tarih kaynaklarda 619 yılının sonları olarak verildiği gibi 620 olarak da geçer. Hz. Peygamber o sırada elli yaşlarındaydı.

GelişmeSonucuTâif Yolculuğuyla Bağı
Boykotun sona ermesiMüslümanlar yorgun ve yoksul düştüMekke'de yeni bir güç kaynağı bulunamadı
Ebû Tâlib'in vefatıKabile himayesi zayıfladıHz. Peygamber güvenliğini başka yerde aramak zorunda kaldı
Hz. Hatice'nin vefatıEn yakın manevi ve maddi destek kaybolduYalnızlık duygusu ve sabır gerektiren bir dönem başladı
Ebû Leheb'in kabile reisi olmasıHaşimoğulları'nın koruması belirsizleştiMekke içinden destek ümidi azaldı
Kureyş'in baskısını artırmasıDavet Mekke'de tıkanma noktasına geldiDavet için Mekke dışında yeni bir zemin arandı
Hüzün Yılından Tâif Yolculuğuna: Neden-Sonuç Zinciri1. Boykotun SonuÜç yıllık kuşatmasona erdiMüslümanlar yorgunve yoksul2. Hüzün YılıEbû Tâlib vefat ettiHz. Hatice vefat ettiHimaye ve destekkayboldu3. Artan BaskıDoğrudan hakaretve saldırılarMekke'de davettıkandı4. Tâif YolculuğuNübüvvetin 10. yılıŞevval ayıYanındaZeyd b. HâriseAmaç: Mekke dışında İslam'a inanacak ve davete sahip çıkacak bir topluluk bulmakTarih kaynaklarda 619 sonları olarak verildiği gibi 620 olarak da geçer
🔍 Büyütmek için dokunun

Tâif Şehri ve Sakîf Kabilesi: Neden Tâif Seçildi?

Tâif, Mekke'nin yaklaşık 90-100 kilometre güneydoğusunda, Serât dağlarının yüksek kesimlerinde kurulmuş bir şehirdi. Serin iklimi, bol suyu, üzüm bağları ve meyve bahçeleriyle Hicaz'ın çorak ortamında bir vaha gibiydi. Bu yüzden Mekke'nin zengin aileleri yaz aylarını Tâif'te geçirir, bazıları orada bağ ve bahçe sahibi olurdu. Şehir, Mekke'den sonra bölgenin en önemli ikinci merkezi sayılırdı.

Tâif'te yaşayan güçlü kabile Sakîf idi. Sakîflilerin en çok saygı gösterdiği put Lât idi ve Lât'ın Tâif'teki tapınağı, Kâbe'deki putlar gibi bölge halkı için önemli bir kutsal mekân kabul ediliyordu. Sakîf, hem ekonomik gücü hem de savunmaya elverişli surlarla çevrili şehri sayesinde Kureyş'e boyun eğmek zorunda olmayan, kendi kararını verebilen bir kabileydi. Bununla birlikte iki şehir arasında ticari ve ailevi bağlar da vardı; yani Tâif hem Kureyş'e yakın hem de Kureyş'ten bağımsız bir konumdaydı.

Hz. Peygamber'in Tâif'i seçmesi bu özelliklerle açıklanabilir. Sakîf İslam'ı kabul ederse davet güçlü ve korunaklı bir merkeze kavuşacak, Müslümanlar Kureyş baskısına karşı bir dayanak elde edecekti. Tâif'in Mekke'ye yakınlığı yolculuğu mümkün kılıyor, Sakîf'in bağımsızlığı ise Kureyş'in ağırlığı karşısında özgür bir karar verebilmesine imkân tanıyordu. Ayrıca rivayetlere göre Hz. Peygamber'in bazı akrabalık bağları da bu bölgeyle ilişkiliydi. Ancak Lât'a bağlılık ve putperestlikten sağlanan çıkarlar, Sakîf'in tıpkı Kureyş gibi düşünmesine yol açabilirdi; nitekim olaylar da bu yönde gelişti.

ÖzellikTâif'teki DurumDavet Açısından Anlamı
KonumMekke'nin güneydoğusunda, dağlık bölgedeUlaşılabilir ama Mekke'nin dışında bir merkez
EkonomiBağlar, bahçeler, ticaretGüçlü ve kendine yeten bir topluluk
KabileSakîfKureyş'e bağımlı olmadan karar verebilme
İnançLât putuna bağlılıkPutperest çıkarların daveti zorlaştırma ihtimali
SavunmaSurlarla çevrili şehirMüslümanlara korunaklı bir yurt olabilme imkânı
Mekke'den Tâif'e Yolculuk (Şematik)MEKKEKureyş baskısıHimayenin kaybıYaya olarak yola çıkışGidiş: yaklaşık 90-100 kmKarnüsseâlibNahle vadisiDönüş yoluTÂİFKabile: SakîfPut: LâtBağlar, serin iklimSurlu şehirHarita ölçekli değildir; güzergâhı şematik olarak gösterir.
🔍 Büyütmek için dokunun

Sakîf Liderleriyle Görüşme ve Şiddetli Ret

Hz. Peygamber, azatlısı ve evlatlığı Zeyd b. Hârise ile birlikte Tâif'e yaya olarak ulaştı. İlk iş olarak Sakîf'in yönetiminde söz sahibi olan üç kardeşle, Amr b. Umeyr'in oğulları Abdüyâlîl, Mes'ûd ve Habîb ile görüştü. Bu tercih, davet sürecinde sıkça görülen bir yöntemin uygulamasıdır: Toplumu etkileyebilecek önderlere ulaşmak. Liderler İslam'ı kabul ederse kabile halkının da onları izlemesi beklenirdi. Hz. Peygamber onları Allah'ı birlemeye çağırdı ve Kureyş'e karşı kendisine destek olmalarını istedi.

Ancak üç kardeşin cevabı son derece kaba ve alaycıydı. Rivayetlere göre biri, Allah onu peygamber olarak göndermişse Kâbe'nin örtüsünü yırtacağını söyleyerek bu iddiayı küçümsedi. Diğeri “Allah peygamber olarak gönderecek senden başkasını bulamadı mı?” diye alay etti. Üçüncüsü ise “Seninle asla konuşmam. Eğer dediğin gibi peygambersen sana cevap vermek benim için çok tehlikelidir; yalan söylüyorsan da seninle konuşmam yakışmaz” dedi. Hz. Peygamber, en azından görüşmenin gizli kalmasını istedi; çünkü bu ret haberinin Mekke'ye ulaşması Kureyş'i daha da cesaretlendirecekti. Fakat bu istek de dikkate alınmadı.

Hz. Peygamber'in Tâif'te yaklaşık on gün kaldığı ve bu süre içinde şehrin ileri gelenlerinin hemen hepsiyle görüştüğü rivayet edilir. Hiçbirinden olumlu cevap alamadı. Sonunda Sakîf'in önderleri onun şehirden çıkmasını istedi ve çocukları, köleleri ve ayak takımını yolun iki yanına dizerek onun üzerine saldırttılar. Hz. Peygamber'e hakaret edildi, taşlar atıldı; ayakları kanlar içinde kaldı. Zeyd b. Hârise taşlara kendi bedenini siper ederek onu korumaya çalıştı ve başından yaralandı. Böylece davet için gelinen şehirden, ağır bir şiddetle uzaklaştırıldı.

Sakîf'in TutumuRivayetteki İfade/DavranışArka Planındaki Düşünce
KüçümsemeKâbe örtüsünü yırtmakla ilgili alaycı sözPeygamberliği ciddiye almama
AlayAllah senden başkasını bulamadı mı?Peygamberliği servet ve mevkiyle ölçme
Muhatap almamaSeninle asla konuşmamSorumluluktan kaçma, tartışmayı reddetme
Sırrı yaymaGörüşmenin gizli kalması isteğine uymamaKureyş ile ilişkileri bozmama kaygısı
Fiziksel şiddetÇocuk ve kölelerin taşlarla saldırmasıDaveti tamamen sindirme ve kovma
Sakîf Önderleriyle Görüşme: Davet ve RetHz. Peygamber'in DavetiTevhid ve davete destek çağrısı1. KardeşKâbe örtüsüyle ilgilialaycı sözKüçümseme2. KardeşAllah senden başkasınıbulamadı mı?Alay3. KardeşSeninle aslakonuşmamMuhatap almamaSonuç: Çocuk ve köleler kışkırtıldı, taşlama başladı; Zeyd b. Hârise siper oldu
🔍 Büyütmek için dokunun

Utbe ile Şeybe'nin Bağı: Tâif Duası ve Addâs ile Karşılaşma

Taşlanarak şehirden uzaklaştırılan Hz. Peygamber ile Zeyd, Tâif'in dışında Mekkeli iki zengin kardeşe, Rebîa'nın oğulları Utbe ve Şeybe'ye ait bir bağa sığındı. Peşlerine düşenler geri döndü. Yorgun ve yaralı hâlde bir asmanın gölgesine oturan Hz. Peygamber, bu en zor anında ellerini Rabbine açarak siyer kaynaklarında Tâif duası diye bilinen yakarışta bulundu. Duanın anlamı özetle şöyledir: “Allah'ım! Güçsüzlüğümü, çaresizliğimi ve insanlar nezdindeki değersizliğimi yalnız sana arz ediyorum. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Sen zayıfların Rabbisin, benim de Rabbimsin. Eğer bana karşı bir gazabın yoksa çektiklerime aldırmam; ama senin afiyetin bana daha geniştir. Gazabına uğramaktan, senin rızana kavuşmadan kalmaktan, karanlıkları aydınlatan yüzünün nuruna sığınırım.”

Bu dua, Hz. Peygamber'in davet yolundaki iç dünyasını yansıtır. Duada ne Tâif halkına bir beddua ne de bir şikâyet vardır. Asıl kaygı, Allah'ın rızasını kaybetmemektir; insanların reddi ve eziyeti ikinci plandadır. Bu da davetin başarısının sayılarla ya da anlık sonuçlarla değil, Allah'a bağlılık, sabır ve tevekkülle ölçüldüğünü gösterir. Kur'an-ı Kerim de Hz. Peygamber'e “Peygamberlerden azim sahiplerinin sabrettiği gibi sen de sabret” (Ahkâf suresi, 35. ayet) buyurarak bu tavrı öğütler.

Bağın sahipleri olan Utbe ve Şeybe, Hz. Peygamber'in hâline acıyarak Hristiyan köleleri Addâs ile bir tabak üzüm gönderdi. Hz. Peygamber üzüme elini uzatırken “Bismillah” dedi. Addâs, bu bölge halkının böyle bir söz söylemediğini belirterek şaşkınlığını dile getirdi. Hz. Peygamber onun nereli olduğunu sorunca Addâs, Ninova şehrinden olduğunu söyledi. Hz. Peygamber “Salih kul Yûnus b. Mettâ'nın memleketinden demek” deyince Addâs, Yûnus'u nereden tanıdığını sordu. Hz. Peygamber “O benim kardeşimdir; o bir peygamberdi, ben de peygamberim” buyurdu. Bunun üzerine Addâs eğilip Hz. Peygamber'in başını, ellerini ve ayaklarını öptü. Bir köle aracılığıyla gelen bu teselli, Tâif'in ileri gelenlerinin reddiyle çarpıcı bir karşıtlık oluşturur.

Tâif Duasındaki VurguAnlamıDavetçiye Verdiği Mesaj
Güçsüzlüğü Allah'a arz etmeYardımı yalnız Allah'tan istemeTevekkül ve teslimiyet
Zayıfların Rabbi ifadesiAllah'ın ezilenlerin yanında olduğuna güvenÜmitsizliğe düşmeme
Gazabın yoksa aldırmamAsıl ölçünün Allah'ın rızası olmasıSonuçtan çok niyet ve sadakat
Afiyetin daha geniştirSıkıntıdan kurtuluşu Allah'tan dilemeBela istememe, edep içinde dua
Beddua bulunmamasıEziyet edenlere karşı kin gütmemeMerhamet ve hilm
Utbe ve Şeybe'nin Bağında: Dua ve TeselliTâif Duasından VurgularGüçsüzlüğümü yalnız sana arz ediyorumSen zayıfların Rabbisin, benim de RabbimsinBana gazabın yoksa çektiklerime aldırmamSenin afiyetin bana daha geniştirBeddua yok, şikâyet yok: Rıza kaygısıAddâs ile Karşılaşma1. Utbe ve Şeybe üzüm gönderir2. Hz. Peygamber: Bismillah3. Addâs: Ninovalıyım4. Yûnus benim kardeşimdir,o peygamberdi, ben de peygamberim5. Addâs ellerini ve ayaklarını öperGüçlüler reddetti, bir köle saygı gösterdi
🔍 Büyütmek için dokunun

Dönüş Yolunda: Dağlar Meleği ve Nahle Vadisinde Cinler

Hz. Peygamber Tâif'ten Mekke'ye doğru üzgün ve düşünceli hâlde yürürken Karnüsseâlib (Karnülmenâzil) denilen yere geldiğinde başını kaldırdı ve kendisini gölgeleyen bir bulut gördü. Hz. Âişe'nin rivayet ettiği ve Buhârî'nin Bed'ü'l-halk bölümünde yer alan habere göre Hz. Âişe bir gün ona Uhud'dan daha zor bir gün geçirip geçirmediğini sormuş, o da en zor gününün bu Tâif dönüşü olduğunu anlatmıştır. Bu rivayete göre bulutta Cebrâil vardı; Allah'ın, kavminin ona söylediklerini işittiğini ve emrine dağlar meleğini gönderdiğini bildirdi. Dağlar meleği selam verdi ve dilerse Mekke'nin iki yanındaki iki büyük dağı (Ahşebeyn) onların üzerine kapatabileceğini söyledi.

Hz. Peygamber'in cevabı, Tâif yolculuğunun belki de en öğretici anıdır: “Hayır, ben Allah'ın onların soyundan, yalnız Allah'a ibadet eden ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayan kimseler çıkarmasını umarım.” Taşlanmış, yaralanmış ve reddedilmişken intikam imkânını elinin tersiyle iten bu tavır, Kur'an'ın “Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik” (Enbiyâ suresi, 107. ayet) ifadesinin canlı bir örneğidir. Hz. Peygamber'in gözü bugünkü insanlarda değil, geleceğin nesillerindeydi; davetin ümidi bir neslin reddiyle tükenmiyordu.

Dönüş yolunda Hz. Peygamber Mekke'ye yakın Nahle vadisinde birkaç gün konakladı. Rivayetlere göre burada gece namazında Kur'an okurken bir grup cin onu dinledi ve iman etti. Bu olay Kur'an'da şöyle bildirilir: “Hani cinlerden bir topluluğu Kur'an'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Onlar Kur'an'ın okunuşunda hazır bulununca birbirlerine 'Susun!' dediler. Okunması bitince de uyarıcılar olarak kavimlerine döndüler.” (Ahkâf suresi, 29. ayet). Cin suresinin başında da onların “Gerçekten biz hayranlık uyandıran bir Kur'an dinledik” dedikleri haber verilir. Müfessirlerin bir kısmı bu ayetlerin Tâif dönüşüyle ilişkili olduğunu belirtmiştir. İnsanların reddettiği bir anda cinlerin Kur'an'ı dinleyip iman etmesi, Hz. Peygamber için ilahî bir teselli ve davetin evrenselliğine bir işaretti.

YerOlayVerdiği Mesaj
KarnüsseâlibCebrâil ve dağlar meleğinin gelişiAllah, peygamberini yalnız bırakmaz
KarnüsseâlibCezalandırma teklifinin reddedilmesiMerhamet ve gelecek nesillere ümit
Nahle vadisiCinlerin Kur'an'ı dinleyip iman etmesiDavet evrenseldir; insanların reddi onu durdurmaz
Mekke yakınlarıŞehre girmek için himaye aranmasıMekke'de güvenliğin tamamen kaybolduğu
Tâif'ten Mekke'ye Dönüş Yolu: Duraklar1234TâifKarnüsseâlibNahle VadisiMekkeTaşlanmaBağa sığınmaTâif duasıAddâsCebrâil vedağlar meleğiTeklif reddedildi:Soylarından mümin umarımGece namazındaKur'an okunmasıCinlerin iman etmesiAhkâf 29, Cin 1-2Himaye arayışıMut'im b. Adîhimayesiyleşehre girişSıralama olayların akışını şematik olarak gösterir.
🔍 Büyütmek için dokunun

Mut'im b. Adî'nin Himayesi ve Yolculuğun Davet Sürecindeki Yeri

Tâif'te olanlar Mekke'de duyulmuştu ve Hz. Peygamber'in şehre korumasız girmesi hayati tehlike taşıyordu. Bu nedenle Hira dağı yakınlarında bekleyerek Mekke'nin ileri gelenlerinden himaye (civâr) istedi. Önce Ahnes b. Şerîk'e haber gönderdi; Ahnes, Kureyş'in antlaşmalısı (halîf) olduğunu, antlaşmalının himaye veremeyeceğini söyleyerek kabul etmedi. Ardından Süheyl b. Amr'a başvurdu; o da kendi boyunun Kureyş'in diğer koluna karşı himaye vermeyeceğini belirterek reddetti. Sonunda Nevfeloğulları'nın reisi Mut'im b. Adî bu isteği kabul etti. Mut'im, silahlanmış oğullarıyla Hz. Peygamber'i Kâbe'ye kadar götürdü ve onu himayesine aldığını ilan etti. Hz. Peygamber Kâbe'yi tavaf edip evine döndü.

Mut'im b. Adî müşrikti; ancak daha önce boykotun sona erdirilmesinde de rol oynamış, insani bir tavır göstermişti. Hz. Peygamber onun bu iyiliğini hiç unutmadı. Bedir Savaşı'ndan sonra esirler hakkında konuşurken “Mut'im b. Adî hayatta olsaydı da bu esirler için benimle konuşsaydı, onları onun hatırına bırakırdım” buyurduğu Buhârî'de rivayet edilir. Bu söz, Hz. Peygamber'in vefa ahlakını ve inancı farklı olsa da iyilik edenin iyiliğini tanıdığını gösterir.

Tâif yolculuğu ilk bakışta olumsuz sonuçlanmış gibi görünse de davet sürecinde önemli bir dönüm noktasıdır. Bu tecrübe, Mekke'de ve çevresindeki şehirlerde Kureyş nüfuzu altındaki toplulukların daveti kabul etmeyeceğini açıkça göstermiştir. Bunun üzerine Hz. Peygamber, davetini hac mevsiminde ve Ukâz, Mecenne, Zülmecâz gibi panayırlarda Mekke'ye dışarıdan gelen kabilelere yöneltmiş, onların konaklama yerlerini tek tek dolaşmıştır. Bu açılım, ilerleyen haftalarda inceleyeceğimiz yeni gelişmelerin zeminini hazırlamıştır. Ayrıca Hz. Peygamber'in dağlar meleğine verdiği ümit dolu cevap da boşa çıkmamıştır: Tâif, Mekke'nin fethinden sonra kuşatılmış; ardından Sakîf heyeti Medine'ye gelerek Müslüman olmuş ve Lât putu yıkılmıştır. Böylece taş atanların soyundan, yalnız Allah'a ibadet eden nesiller çıkmıştır.

Kısa Vadeli SonuçUzun Vadeli Sonuç
Sakîf daveti reddetti, Hz. Peygamber taşlandıHicretten sonra Sakîf heyeti gelerek Müslüman oldu
Mekke'ye ancak Mut'im b. Adî'nin himayesiyle girilebildiHz. Peygamber'in vefası Bedir esirleri hakkındaki sözüyle dile geldi
Kureyş'in baskısı ve cesareti arttıDavet panayırlara gelen kabilelere yöneltildi
Cinlerin iman etmesiyle ilahî teselli geldiDavetin evrenselliği ve sabır örneği ümmete miras kaldı
Mekke çevresinde destek bulunamayacağı anlaşıldıDavet için Mekke dışından gelen topluluklara açılım hızlandı
Tâif Yolculuğunun Davet Sürecindeki YeriBoykotÜç yıllıkkuşatmaHüzün YılıHimaye vedestek kaybıTâifSakîf'in reddive taşlanmaCivârMut'im b. AdîhimayesiPanayırlarKabileleredavetDavetçiye DerslerSabır ve tevekkülEziyet edene merhametİyilik edene vefaGelecek nesillere ümitÜmidin KarşılığıMekke'nin fethinden sonraTâif kuşatıldıSakîf heyeti Medine'de Müslüman olduLât putu yıkıldı
🔍 Büyütmek için dokunun

Örnekler

  1. Örnek 1Hz. Peygamber'in Tâif'e gitmesini Hüzün Yılı'nda yaşanan gelişmelerle ilişkilendirerek açıklayınız.

    Cevabı göster

    1. adım (olay): Boykotun sona ermesinin ardından Hz. Peygamber'i koruyan amcası Ebû Tâlib ve en büyük destekçisi Hz. Hatice vefat etti. 2. adım (sonuç): Ebû Tâlib'in vefatıyla kabile himayesi zayıfladı; müşrikler Hz. Peygamber'e doğrudan hakaret ve saldırıya cesaret etti, Mekke'de davet tıkandı. 3. adım (karar): Bu şartlarda Hz. Peygamber, Mekke dışında İslam'ı kabul edip davete sahip çıkacak bir topluluk aramak için Tâif'e gitti. Yani Tâif yolculuğu, Hüzün Yılı'nın doğurduğu himaye kaybının doğrudan bir sonucudur.

  2. Örnek 2Hz. Peygamber'in davet için Tâif'i seçmesinin gerekçelerini şehrin ve Sakîf kabilesinin özellikleri üzerinden açıklayınız.

    Cevabı göster

    Tâif, Mekke'nin yaklaşık 90-100 km güneydoğusunda ulaşılabilir bir yerdeydi ve bölgenin ikinci önemli şehriydi. Şehirde yaşayan Sakîf kabilesi ekonomik açıdan güçlüydü, şehir surlarla çevriliydi ve kabile Kureyş'e bağımlı olmadan karar verebiliyordu. Sakîf İslam'ı kabul etseydi davet güçlü ve korunaklı bir merkeze kavuşacak, Müslümanlar Kureyş baskısına karşı bir dayanak elde edecekti. Bu nedenle Tâif, yeni bir davet zemini için mantıklı bir tercihti.

  3. Örnek 3Hz. Peygamber Sakîf önderleriyle görüşmesinden sonra görüşmenin gizli kalmasını istemiştir. Bu isteğin sebebi ne olabilir?

    Cevabı göster

    1. adım: Sakîf'in önderleri daveti alayla reddetmişti. 2. adım: Bu ret haberi Mekke'ye ulaşırsa Kureyş, Hz. Peygamber'in Mekke dışında da destek bulamadığını görecek ve baskısını artırmak için daha da cesaretlenecekti. 3. adım: Ayrıca Hz. Peygamber Mekke'ye himayesiz dönecekti; haberin yayılması onun güvenliğini tehlikeye atıyordu. Bu nedenle gizlilik istemesi, davetin ve kendi güvenliğinin korunmasına yönelik bir tedbirdir. Ancak Sakîf bu isteğe uymadı.

  4. Örnek 4Tâif duasında beddua bulunmaması ve dağlar meleğinin teklifinin reddedilmesi, Hz. Peygamber'in davet anlayışı hakkında neler söyler?

    Cevabı göster

    Tâif duasında Hz. Peygamber yalnızca güçsüzlüğünü Allah'a arz etmiş, asıl kaygısının Allah'ın rızasını kaybetmemek olduğunu belirtmiş; kendisine eziyet edenlere beddua etmemiştir. Dağlar meleği Tâif ve Mekke halkını cezalandırmayı teklif edince de “Allah'ın onların soyundan yalnız O'na ibadet edenler çıkarmasını umarım” buyurmuştur. Bu iki tavır, davetin amacının intikam değil hidayet olduğunu, Hz. Peygamber'in sabır, merhamet ve gelecek nesillere ümit ile hareket ettiğini gösterir. Bu, Enbiyâ suresi 107. ayette bildirilen “âlemlere rahmet” vasfının somut bir örneğidir.

  5. Örnek 5Tâif önderlerinin tavrı ile Addâs'ın tavrını karşılaştırınız. Bu karşılaştırmadan hangi sonuca ulaşılabilir?

    Cevabı göster

    Tâif önderleri: Toplumda güçlü ve söz sahibiydiler; Hz. Peygamber'i alaya aldılar, dinlemeyi reddettiler ve taşlattılar. Addâs: Yabancı bir köleydi; Hz. Peygamber'in “Bismillah” demesine dikkat etti, Hz. Yûnus'tan söz edilince ona saygı gösterdi, başını, ellerini ve ayaklarını öptü. Sonuç: Hakikati kabul etmek mevkiye, servete ya da güce değil, kalbin açıklığına bağlıdır. Ayrıca Hz. Peygamber'in Yûnus'u “kardeşim” olarak anması, bütün peygamberlerin aynı tevhid davetini taşıdığını gösterir.

  6. Örnek 6Mut'im b. Adî'nin himayesinin ve Tâif tecrübesinin, davetin sonraki aşamasına etkisini açıklayınız.

    Cevabı göster

    1. adım: Tâif'te davet reddedilmiş, Hz. Peygamber Mekke'ye ancak bir müşrik olan Mut'im b. Adî'nin himayesiyle girebilmişti. Bu, Mekke'de güvenliğin tamamen başkalarının korumasına bağlı hâle geldiğini gösteriyordu. 2. adım: Tâif tecrübesi, Kureyş'in nüfuzu altındaki yakın çevreden destek çıkmayacağını açıkça ortaya koydu. 3. adım: Bunun üzerine Hz. Peygamber, davetini hac mevsiminde ve Ukâz, Mecenne, Zülmecâz gibi panayırlarda Mekke dışından gelen kabilelere yöneltti. Böylece Tâif yolculuğu, davette yeni bir açılımın nedeni oldu.

Kavram Kartları

1 / 8

Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.

Etkinlikler

Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.

  1. 1Hz. Peygamber'e Tâif yolculuğunda eşlik eden ve taşlara karşı kendini siper eden sahabi aşağıdakilerden hangisidir?

  2. 2Hz. Peygamber'in, Tâif halkını cezalandırmayı teklif eden dağlar meleğine “Allah'ın onların soyundan yalnız O'na ibadet edenler çıkarmasını umarım” demesi öncelikle aşağıdaki özelliklerinden hangisini yansıtır?

  3. 3Hz. Peygamber Tâif dönüşü Mekke'ye aşağıdakilerden hangisinin himayesiyle girebilmiştir?

  4. 4Aşağıdakilerden hangisi Hz. Peygamber'in Tâif'e gitmesinin sebepleri arasında yer almaz?

  5. 5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.

    • Ebû Tâlib ile Hz. Hatice'nin vefat ettiği yıl Hüzün Yılı olarak anılır.
    • Tâif'te yaşayan kabile Evs olup en önemli putu Hübel'di.
    • Addâs, Hz. Yûnus'un memleketi olan Ninova'dan gelen Hristiyan bir köleydi.
    • Hz. Peygamber, Tâif'te uğradığı eziyet üzerine Sakîf halkına beddua etmiştir.
    • Ahkâf suresi 29. ayette bir grup cinin Kur'an'ı dinleyip kavimlerine uyarıcı olarak döndüğü bildirilir.
  6. 6Aşağıdaki kişi, topluluk ve yerleri Tâif yolculuğundaki rolleriyle eşleştiriniz.

    Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.

  7. 7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.

    1. Tâif'te yaşayan ve Lât putuna bağlı olan güçlü kabilenin adı idi.
    2. Hz. Peygamber Tâif'e azatlısı ve evlatlığı b. Hârise ile birlikte gitmiştir.
    3. Utbe ile Şeybe'nin bağında Hz. Peygamber'e üzüm getiren Ninovalı köle idi.
    4. Dönüş yolunda bir grup cinin Kur'an'ı dinlediği yer vadisidir.
    5. Hz. Peygamber Mekke'ye b. Adî'nin himayesiyle girebilmiştir.
  8. 8Tâif yolculuğunu davet sürecinin bir halkası olarak yapılandırınız: Yolculuğun sebeplerini, Tâif'te ve dönüş yolunda yaşanan olayları sırasıyla yazınız; ardından yolculuğu kendisinden önceki gelişmeler (boykot ve Hüzün Yılı) ve sonrasında davetin aldığı yönle ilişkilendiriniz.

Kısaca

  • Arka plan: Boykotun hemen ardından gelen ve Ebû Tâlib ile Hz. Hatice'nin vefat ettiği yıl, Hüzün Yılı olarak anılır; Hz. Peygamber hem en büyük koruyucusunu hem de en yakın destekçisini kaybetmiştir.
  • Yolculuğun amacı: Mekke'de himayenin zayıflaması ve baskının artması üzerine Hz. Peygamber, nübüvvetin onuncu yılı Şevval ayında Zeyd b. Hârise ile birlikte Tâif'e giderek Sakîf kabilesini İslam'a ve davete destek vermeye çağırmıştır.
  • Sakîf'in reddi: Sakîf'in ileri gelenleri olan Amr b. Umeyr'in oğulları Abdüyâlîl, Mes'ûd ve Habîb daveti alayla reddetmiş; şehrin çocuklarını ve kölelerini kışkırtarak Hz. Peygamber'i taşlatmışlardır.
  • Tâif duası ve Addâs: Utbe ile Şeybe'nin bağına sığınan Hz. Peygamber, güçsüzlüğünü yalnızca Allah'a arz eden duasını yapmış; Ninovalı Hristiyan köle Addâs ile karşılaşması ise bu zor günde gelen bir teselli olmuştur.
  • Dönüş yolu: Hz. Peygamber, Tâif halkını cezalandırma teklifini geri çevirip onların neslinden Allah'a ibadet edenler çıkmasını dilemiş; Nahle vadisinde bir grup cinin Kur'an'ı dinlediği Ahkâf ve Cin surelerinde bildirilmiştir.
  • Sonuç: Mekke'ye ancak Mut'im b. Adî'nin himayesiyle girebilen Hz. Peygamber, bu tecrübeden sonra davetini panayırlara gelen kabilelere yöneltmiş; Tâif'teki ümit dolu tavır yıllar sonra Sakîf'in Müslüman olmasıyla karşılık bulmuştur.

Bu dersin öteki kaynakları