Birinci ünitemizin son haftasında; Hz. Muhammed'in (s.a.v.) risalet (peygamberlik) öncesi gençlik yıllarını inceliyoruz. Amcası Ebû Tâlib ile yaptığı ticaret seyahatleri, Ficâr Savaşı'ndaki tavrı, mazlumların hakkını koruyan Hilfü'l-Fudûl cemiyetine katılımı, dürüstlüğüyle 'Muhammedü'l-Emîn' unvanını alması, Hz. Hatice ile evliliği ve 35 yaşında Kâbe hakemliğiyle kan dökülmesini önlemesi O'nun peygamberliğe hazırlık sürecinin en önemli halkalarıdır.
1. Ticaret Hayatı, Ficâr Savaşı ve Hilfü'l-Fudûl (Erdemliler Cemiyeti)
Amcası Ebû Tâlib'in himayesinde büyüyen Hz. Muhammed (s.a.v.), ailesine yük olmamak için gençliğinde çobanlık yapmış ve ticaretle uğraşmıştır. 9-12 yaşlarında Ebû Tâlib ile Suriye (Busrâ) ticaret kervanına katılmış, gençliğinde ise Yemen, Habeşistan ve Bahreyn panayırlarına ticari seyahatler gerçekleştirmiştir. Ticaretteki doğruluğu, sözüne sadakati ve emanete riayeti sebebiyle Mekke halkı O'na 'el-Emîn / Muhammedü'l-Emîn' (Güvenilir Muhammed) unvanını vermiştir.
2. Hz. Hatice ile Evliliği (595), Çocukları ve Kâbe Hakemliği (605)
Mekke'nin iffetli ve saygın dul hanımı Hz. Hatice (lakabı: Tâhire - Tertemiz), Hz. Muhammed'in dürüstlüğünü duyunca O'na mudârebe (emek-sermaye) ortaklığı teklif etti. Hz. Muhammed, Hz. Hatice'nin yardımcısı Meysere ile birlikte Suriye (Şam/Busrâ) ticaretine gitti ve büyük kârla döndü. Meysere'nin Hz. Muhammed'in üstün ahlakını ve adaletini anlatması üzerine, aracı olan Nefîse bint Münye vasıtasıyla evlilik gerçekleşti. M. 595 yılında yapılan bu evlilikte Hz. Muhammed 25, Hz. Hatice ise 40 yaşındaydı.
Hz. Peygamber'in Çocukları ve Hanesindeki Vefa: Hz. Peygamber'in İbrahim dışındaki bütün çocukları Hz. Hatice'den dünyaya gelmiştir: Erkek çocukları Kâsım (künyesi buradan Ebü'l-Kâsım'dır) ve Abdullah (lakapları: Tayyib ve Tâhir); kız çocukları ise Zeyneb, Rukiye, Ümmü Gülsûm ve Fâtıma'dır (oğlu İbrahim ise Medine döneminde Mısırlı eşi Hz. Mâriye'den doğmuştur). Ayrıca amcası Ebû Tâlib'in yükünü hafifletmek için Hz. Ali'yi ve kendisine hediye edilen köle Zeyd b. Hârise'yi azat edip evlat edinerek hanesinde büyütmüştür.
Kâbe'nin Tamiri ve Hacerü'l-Esved Hakemliği (M. 605): Hz. Peygamber 35 yaşındayken (M. 605) sel baskınları ve yangın sebebiyle yıpranan Kâbe'nin yeniden inşasına karar verildi. İnşaatta faiz, gasp ve fuhuştan elde edilmeyen helal mal kullanıldı. Duvarlar yükselip sıra Hacerü'l-Esved'in yerine konulmasına gelince kabileler arasında savaş çıkacak boyutta anlaşmazlık doğdu. En yaşlı üye Ebû Ümeyye b. Mugîre'nin teklifiyle Benî Şeybe kapısından ilk girecek kişinin hakem olması kabul edildi. Kapıdan Muhammedü'l-Emîn girince herkes sevindi. O, hırkasını/bir yaygıyı (ridâ) yere serdi, Hacerü'l-Esved'i üzerine koydu ve her kabilenin temsilcisinin bir ucundan tutarak taşı kaldırmasını sağladı; ardından kendi mübarek elleriyle taşı yerine yerleştirerek büyük bir kan davasını önledi.
Örnekler
Örnek 1Hz. Peygamber'in (s.a.v.) 20 yaşındayken katıldığı Hilfü'l-Fudûl (Erdemliler Cemiyeti) hangi olay üzerine kurulmuştur ve amacı nedir?
Cevabı göster
Yemen'in Zübeyd kabilesinden bir tüccarın Mekke'ye getirdiği malları Âs b. Vâil'in alıp parasını ödememesi ve tüccarın Ebû Kubeys tepesine çıkarak yardım istemesi üzerine kurulmuştur. Amacı; Mekke'de yerli veya yabancı hiçbir kimsenin zulme uğramasına izin vermemek ve mazlumun hakkı alınıncaya kadar zalimin karşısında durmaktır.
Örnek 2M. 605 yılında Kâbe'nin tamiri sırasında Hacerü'l-Esved krizini Hz. Muhammed (s.a.v.) nasıl çözmüştür?
Cevabı göster
Her kabile taşı yerine koyma şerefini yalnız kendisi istediği için kılıçlar çekilmişti. Hakem seçilen Hz. Muhammed, yere bir yaygı (ridâ) serip Hacerü'l-Esved'i ortasına koymuş, bütün kabile reislerine yaygının uçlarından tutturarak taşı birlikte kaldırtmış ve son aşamada taşı kendi elleriyle yerine yerleştirmiştir. Böylece bütün kabileleri onurlandırarak kan dökülmesini önlemiştir.
Örnek 3Hz. Peygamber'in amcası Ebû Tâlib'e olan vefasını gençlik yıllarında nasıl gösterdiğini açıklayınız.
Cevabı göster
Mekke'de yaşanan kuraklık ve kıtlık yıllarında, kendisini çocukluğunda himaye eden ve kalabalık bir ailesi olan amcası Ebû Tâlib'in geçim yükünü hafifletmek için amcasının küçük oğlu Hz. Ali'yi kendi evine alarak bakımını üstlenmiştir.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Mekke'de haksızlığa uğrayan mazlumların hakkını savunmak amacıyla Abdullah b. Cüd'ân'ın evinde kurulan ve Hz. Peygamber'in 20 yaşındayken katıldığı antlaşma/cemiyet hangisidir?
Hilfü'l-Fudûl (Erdemliler Antlaşması), M. 590 yılında mazlumların hakkını korumak için kurulmuştur.
2Hz. Hatice'nin Hz. Muhammed (s.a.v.) ile yaptığı Şam ticaret yolculuğunda O'na eşlik eden ve döndüğünde Hz. Muhammed'in dürüstlüğünü Hz. Hatice'ye anlatan yardımcısı kimdir?
Hz. Hatice'nin yardımcısı Meysere, Şam yolculuğunda Hz. Muhammed'e eşlik etmiş ve O'nun üstün ahlakına şahitlik etmiştir.
3Aşağıdakilerden hangisi Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Hz. Hatice validemizden dünyaya gelen çocuklarından biri DEĞİLDİR?
Hz. Peygamber'in oğlu İbrahim, Medine döneminde Mısırlı eşi Hz. Mâriye'den dünyaya gelmiştir; diğer 6 çocuğu Hz. Hatice'dendir.
4M. 605 yılında Kâbe'nin tamiri sırasında Hacerü'l-Esved'in yerine konulması konusunda çıkan anlaşmazlıkta 'Mescid kapısından ilk girecek kişiyi hakem yapalım' teklifini sunan en yaşlı Kureyşli kimdir?
Kureyş'in en yaşlısı olan Ebû Ümeyye b. Mugîre'nin bu teklifi kabul görmüş ve kapıdan Muhammedü'l-Emîn girmiştir.
5Hz. Peygamber'in peygamberlik öncesinde Ramazan aylarında Nur Dağı'ndaki Hira Mağarası'na çekilerek tefekkür ve ibadet etmesine ne ad verilir?
Risalet öncesinde Hira Mağarası'nda yapılan inziva ve tefekkür ibadetine 'tahannüs' denir.
6Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) mi yoksa yanlış (Y) mı olduğunu belirleyiniz.
- Hz. Muhammed (s.a.v.) Ficâr Savaşı'nda bizzat kılıç kuşanıp savaşmamış, yalnızca amcalarına atılan okları toplamış ve onları korumuştur.
Haram aylarda gerçekleşen Ficâr Savaşı'nda kan dökmemiş, savunma düzeyinde kalmıştır.
- Hz. Hatice, Cahiliye döneminde bile iffetli ve güzel ahlaklı olduğu için 'Tâhire' (Tertemiz) lakabıyla tanınırdı.
Hz. Hatice'nin İslam öncesi lakabı Tâhire'dir.
- Hz. Peygamber, İslam geldikten sonra Cahiliye döneminde katıldığı Hilfü'l-Fudûl antlaşmasını pişmanlıkla andığını söylemiştir.
Aksine Hilfü'l-Fudûl ile iftihar etmiş ve 'İslam döneminde de böyle bir antlaşmaya çağrılsam icabet ederim' buyurmuştur.
- Hz. Peygamber'e 'Ebü'l-Kâsım' künyesi, ilk doğan oğlu Kâsım'dan dolayı verilmiştir.
Arap geleneğinde ilk erkek çocuğun adıyla künye alınırdı; Ebü'l-Kâsım 'Kâsım'ın babası' demektir.
- Kâbe'nin M. 605 yılındaki tamiri sırasında Hz. Peygamber 25 yaşındaydı.
571 doğumlu olan Hz. Peygamber, 595'te 25 yaşında evlenmiş, 605'teki Kâbe hakemliğinde ise 35 yaşındaydı.
- Hz. Muhammed (s.a.v.) Ficâr Savaşı'nda bizzat kılıç kuşanıp savaşmamış, yalnızca amcalarına atılan okları toplamış ve onları korumuştur.
7Aşağıdaki kavram ve olayları Hz. Peygamber'in gençlik yıllarındaki karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
8Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Hz. Muhammed'e dürüstlüğü ve güvenilirliği sebebiyle Mekke halkı tarafından unvanı verilmiştir.
- M. 590 yılında mazlumların hakkını korumak için kurulan Hilfü'l-Fudûl cemiyeti b. Cüd'ân'ın evinde toplanmıştır.
- Hz. Muhammed 25 yaşındayken, 'Tâhire' lakaplı ile evlenmiştir.
- Hz. Peygamber 35 yaşındayken Kâbe'nin tamiri sırasında taşının yerine konulmasında hakemlik yapmıştır.
- Hz. Peygamber, amcası Ebû Tâlib'in geçim yükünü hafifletmek için amcasının oğlu 'yi kendi hanesine almıştır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
9Hz. Muhammed'in (s.a.v.) risalet öncesi gençlik yıllarında 'Muhammedü'l-Emîn' olarak tanınması ve Kâbe hakemliğindeki kriz çözme başarısı, peygamberlik görevine başladığında O'na nasıl bir zemin kazandırmıştır?
1. ipucu: 40 yıllık lekesiz geçmişin (İsmet ve Emanet) muhataplar üzerindeki ikna gücü
2. ipucu: Safa Tepesi'nde 'Size şu dağın arkasında bir düşman ordusu var desem inanır mısınız?' sorusuna verilen cevap
3. ipucu: Kâbe hakemliğinde sergilediği adalet, katılımcılık ve barışçıl liderlik
Cevap: Hz. Muhammed'in 40 yaşına kadar Mekke toplumunda 'el-Emîn' olarak tanınması, tek bir yalanına veya hıyanetine şahit olunmaması, peygamberlik iddiasının doğruluğuna en güçlü ahlaki delil olmuştur. Nitekim Safa Tepesi'nde açık davete başladığında müşrikler bile 'Senin hiç yalan söylediğini görmedik' demişlerdir. Ayrıca Hilfü'l-Fudûl'deki adalet tutkusu ve Kâbe hakemliğinde tüm kabileleri uzlaştıran bilge liderliği, O'nun insanları tevhid ve adalet etrafında birleştirecek örnek bir şahsiyet olduğunu risalet öncesinden kanıtlamıştır.
Kısaca
- Muhammedü'l-Emîn: Hz. Muhammed'e (s.a.v.) gençlik yıllarındaki dürüstlüğü, doğruluğu ve emanete sadakati sebebiyle Mekke halkı tarafından verilen 'Güvenilir Muhammed' unvanı.
- Hilfü'l-Fudûl: M. 590 yılında Mekke'de haksızlığa uğrayan yerli ve yabancı mazlumları korumak amacıyla Abdullah b. Cüd'ân'ın evinde kurulan Erdemliler Cemiyeti.
- Mudârebe: Bir tarafın sermayesini, diğer tarafın ise emeğini ve ticari bilgisini ortaya koyarak yaptığı kâr paylaşımı ortaklığı.
- Tâhire: Hz. Hatice'ye Cahiliye döneminde bile iffeti ve güzel ahlakı sebebiyle verilen 'Tertemiz kadın' lakabı.
- Tahannüs: Hz. Peygamber'in risalet öncesinde Hira Mağarası'nda toplumdan uzaklaşarak yaptığı inziva, tefekkür ve ibadet hali.