Risaletin ilk üç yılında gizli (bireysel) yürütülen İslam daveti, Şuarâ suresi 214. ayet («En yakın akrabalarını uyar!») ve Hicr suresi 94. ayetin («Emrolunduğun şeyi açıkça ortaya koy ve müşriklere aldırış etme!») nazil olmasıyla açık tebliğ aşamasına geçmiştir. Peygamberimize kırk yıl boyunca «Muhammedü'l-Emîn» diyen Mekkeli müşrik önderler, İslam'ın tevhid, eşitlik, adalet ve ahiret sorumluluğu ilkelerinin kendi çıkar düzenlerini sarsacağını görünce şiddetli bir muhalefet cephesi kurmuşlardır.
Müşriklerin İslam Davetine Karşı Çıkmalarının Temel Sebepleri
1. Dinî ve İtikadi Sebepler: İslam'ın getirdiği tevhid inancı (Allah'tan başka ilah olmadığı ve yalnız O'na ibadet edileceği ilkesi), müşriklerin Allah ile kendi aralarında aracı ve şefaatçi kabul ettikleri putperestlik (şirk) sistemini kökten geçersiz kılmıştır. Müşrikler, Kur'an'ın akıl ve tefekkür çağrısına karşı «Biz atalarımızı bu inanç üzerinde bulduk, onların izinden gideriz» (Zuhruf, 43/22) diyerek körü körüne gelenekçilik (atalar dini taassubu) sergilemişlerdir. Ayrıca dünyada yaptıkları zulüm ve haksızlıkların hesabını verecekleri öldükten sonra diriliş (ba's/haşir) ve ahiret inancını («Çürümüş kemikleri kim diriltecek?») kabullenmek istememişlerdir.
2. Sosyal ve Ahlaki Sebepler: Cahiliye dönemi Mekke toplumu; hürler, mevalî (azatlılar) ve köleler şeklinde katı bir sınıflı toplum yapısına dayanıyordu. İslam ise Bilâl-i Habeşî, Ammâr b. Yâsir ve Habbâb b. Eret gibi köle ve yoksul kimselerle Kureyş'in en soylu kişilerini aynı safta din kardeşi ve eşit kılmış; üstünlüğün soy, mal veya makamda değil yalnız takvada olduğunu ilan etmiştir. Kibir ve üstünlük tutkusu taşıyan Kureyş eşrafı (mele' tabakası), eski köleleriyle aynı mecliste eşit oturmayı gururlarına yedirememiştir.
3. Siyasi ve Ekonomik Sebepler: Kureyş'in farklı boyları (özellikle Ümeyyeoğulları ve Ebû Cehil'in mensubu olduğu Mahzûmoğulları), peygamberliği dünyevi bir krallık gibi algılamış ve Haşimoğulları ile aralarındaki kabile rekabeti (asabiyet) yüzünden «Haşimoğullarından bir gence mi boyun eğeceğiz?» diyerek siyasi otoritelerini (Dârünnedve'deki liderliklerini) kaybetmekten korkmuşlardır. Ekonomik açıdan ise Kâbe'deki putların kaldırılmasıyla hac ve panayır ticaretinin zarar göreceğini düşünmüşler; ayrıca İslam'ın faizi (ribâ), tefeciliği, ölçü-tartı hilesini, yetim malı yemeyi ve haksız kazancı yasaklamasından rahatsız olmuşlardır.
Müşriklerin Başvurdukları Psikolojik Harp ve Uzlaşma Yöntemleri
Alay, Küçümseme ve Gürültü Çıkarma: Müşrikler ilk aşamada Peygamberimizin davetini geçici bir heves sanarak alay ve istihza yoluna başvurmuşlardır. Müslümanları gördüklerinde kaş göz işaretleriyle küçümsemişler (Mutaffifîn, 83/29-32), inananların çoğunun genç, yoksul ve köle olmasını bahane ederek İslam'ı itibarsızlaştırmaya çalışmışlardır. Ayrıca Kur'an-ı Kerim'in kalpleri etkileyen eşsiz üslubunun halk tarafından dinlenmesini önlemek için «Bu Kur'an'ı dinlemeyin; okunurken gürültü yapın (ıslık çalın, el çırpın), belki bastırırsınız!» (Fussilet, 41/26) taktiğini uygulamışlardır.
İftira, Karalama ve Propaganda: Hac ve panayır mevsimlerinde Mekke'ye dışarıdan gelecek Arap kabilelerinin Peygamberimizle görüşmesini engellemek için Velîd b. Muğîre'nin öncülüğünde toplanan müşrikler, ortak bir karalama dili belirlemişlerdir. Peygamberimize haşa «şair, kâhin, mecnun (cinlenmiş) ve aileleri birbirinden ayıran büyücü/sihirbaz» iftiralarını atmışlar (Müddessir, 74/24-25); ilahi vahiy olan Kur'an'a ise «eskilerin masalları (esâtîru'l-evvelîn)» demişlerdir. Nadr b. Hâris ise İran'dan öğrendiği Rüstem ve İsfendiyar masallarını anlatarak halkın dikkatini Kur'an'dan uzaklaştırmaya çalışmıştır.
Amcası Ebû Talib'e Baskı ve Uzlaşma Teklifleri: Karalama kampanyası sonuç vermeyince Kureyş ileri gelenleri (Utbe b. Rebîa vb.) Peygamberimizin amcası Ebû Talib'e üç kez başvurarak yeğenini davasından vazgeçirmesini istemişler; ardından bizzat Peygamberimize «Amacın zenginlikse seni Mekke'nin en zengini yapalım, liderlikse başımıza kral seçelim» teklifinde bulunmuşlardır. Peygamberimiz ise «Güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler vallahi bu davadan vazgeçmem!» buyurarak tüm dünyevi teklifleri reddetmiştir. Son olarak müşriklerin «Bir yıl sen bizim putlarımıza tap, bir yıl biz senin Allah'ına ibadet edelim» şeklindeki dini uzlaşma (sentez) teklifi Kâfirûn suresi ile kesin biçimde reddedilmiştir.
Fiziksel İşkence, Sosyal-Ekonomik Boykot ve Suikast Girişimi
Baskı, İşkence ve İlk Şehitler: İslam'ın yayılmasını fikir ve ikna yoluyla durduramayan müşrikler, özellikle kabile himayesinden yoksun olan kölelere ve kimsesiz müminlere ağır fiziksel işkenceler uygulamışlardır. Ammâr b. Yâsir'in annesi Hz. Sümeyye ve babası Hz. Yâsir, Ebû Cehil'in işkenceleri altında dinlerinden dönmeyerek İslam'ın ilk şehitleri olmuşlardır. Bilâl-i Habeşî kızgın kayalar altında «Ehad! Ehad! (Allah birdir!)» diyerek direnmiş; demirci Habbâb b. Eret kızgın kömürler üzerine yatırılmış; Mus'ab b. Umeyr ailesi tarafından hapsedilip servetten mahrum bırakılmıştır. Peygamberimizin kendisine de namaz kılarken Ukbe b. Ebî Muayt tarafından deve işkembesi atılmış ve boğazı sıkılmıştır.
Genel Sosyal ve Ekonomik Boykot (616-619): Hz. Hamza ve Hz. Ömer'in Müslüman olmasıyla İslam'ın güçlenmesi ve Habeşistan'a hicret eden müminlerin Necâşî tarafından himaye edilmesi üzerine müşrikler, Haşimoğulları ve Muttaliboğulları kabilelerine karşı ağır bir boykot (muhasara) kararı alıp Kâbe duvarına astılar (M. 616). Karara göre Müslümanlarla ve onları koruyan akrabalarıyla kız alıp verme, alışveriş yapma ve konuşma tamamen yasaklandı. Ebû Talib Mahallesi'nde (Şi'b-i Ebî Talib) tam üç yıl süren bu insanlık dışı ablukada müminler ağaç yaprakları yemek zorunda kaldı; boykot 619 yılında sağduyulu birkaç Mekkelinin (Hişâm b. Amr, Züheyr b. Ebî Ümeyye vb.) girişimi ve sahîfenin güve tarafından yenmesiyle sona erdi.
Dârünnedve Suikast Kararı ve Hicret (622): Boykotun hemen ardından amcası Ebû Talib ve eşi Hz. Hatice'nin vefat ettiği Hüzün Yılı (Senetü'l-Hüzn) yaşanmış; Akabe Biatlarıyla İslam Medine'ye yayılınca müşrikler Dârünnedve'de toplanarak Ebû Cehil'in teklifiyle her kabileden birer gencin seçilip Peygamberimizi gece yatağında hep birlikte öldürmesi kararını almışlardır (Enfâl, 8/30). İlahi vahiyle haberdar edilen Peygamberimiz yatağına emanetleri sahiplerine dağıtmak üzere Hz. Ali'yi yatırarak sağ salim Medine'ye hicret etmiştir.
Örnekler
Örnek 1Mekkeli müşriklerin, doğruluğuna 'el-Emîn' diyerek şahitlik ettikleri Hz. Peygamber'in İslam davetine karşı çıkmalarının 'dinî ve sosyal' sebeplerini açıklayınız.
Cevabı göster
Dinî sebepler: İslam'ın getirdiği tevhid inancının putperestliği (şirki) ortadan kaldırması, müşriklerin 'atalarımızın dini' diyerek körü körüne geleneklerine bağlı kalmaları ve öldükten sonra dirilip hesap verme (ahiret) inancını reddetmeleridir. Sosyal sebepler ise: Sınıflı Mekke toplumunda köle ile efendiyi, yoksul ile zengini eşit gören ve üstünlüğü yalnız takvaya bağlayan İslam kardeşliğini kibirleri yüzünden kabullenememeleridir.
Örnek 2Müşriklerin İslam davetine karşı çıkmalarının 'siyasi ve ekonomik' sebeplerini değerlendiriniz.
Cevabı göster
Siyasi sebepler: Kureyş kabileleri arasındaki liderlik rekabeti (asabiyet), peygamberliği dünyevi bir saltanat sanmaları ve Dârünnedve'deki siyasi otoritelerini kaybetme korkusudur. Ekonomik sebepler ise: Putların kaldırılmasıyla Kâbe ziyareti ve panayır gelirlerinin azalacağı endişesi ile İslam'ın faiz, tefecilik, ölçü-tartı hilesi ve köle sömürüsü gibi haksız kazanç yollarını yasaklamasıdır.
Örnek 3Hac mevsiminde dışarıdan gelen Arapların Hz. Peygamber'i dinlemesini engellemek için müşriklerin başvurduğu karalama ve iftira yöntemleri nelerdir?
Cevabı göster
Velîd b. Muğîre'nin öncülüğünde toplanarak Hz. Peygamber'e 'şair, kâhin, mecnun (cinlenmiş) ve aileleri birbirine düşüren sihirbaz/büyücü' iftiralarını atmışlar; Kur'an-ı Kerim'e ise 'eskilerin masalları (esâtîru'l-evvelîn)' demişlerdir. Ayrıca Kur'an okunurken ıslık çalıp el çırparak gürültü çıkarmışlar ve Nadr b. Hâris aracılığıyla İran masalları anlatarak halkın dikkatini dağıtmaya çalışmışlardır.
Örnek 4Müşriklerin Hz. Peygamber'e sundukları 'dünyevi uzlaşma' ve 'ibadette ortaklık' tekliflerine Peygamberimizin cevabı ne olmuştur? Hangi sure bu tavrı ortaya koyar?
Cevabı göster
Müşriklerin mal, servet ve krallık teklifine karşı Peygamberimiz «Güneşi sağ elime, ayı da sol elime verseler vallahi bu davadan vazgeçmem!» cevabını vermiştir. «Bir yıl sen bizim putlarımıza tap, bir yıl biz senin Allah'ına tapalım» şeklindeki uzlaşma teklifi ise Kâfirûn suresi («Sizin dininiz size, benim dinim banadır!») ile kesin olarak reddedilmiştir.
Örnek 5Mekke'de Müslümanlara uygulanan 'Sosyal ve Ekonomik Boykot (616-619)' olayının kapsamını ve nasıl sona erdiğini açıklayınız.
Cevabı göster
Hz. Hamza ve Hz. Ömer'in İslam'a girmesiyle telaşa kapılan müşrikler, 616 yılında Haşimoğulları ve Muttaliboğulları ile alışveriş yapmayı, kız alıp vermeyi ve görüşmeyi yasaklayan bir anlaşma metni yazıp Kâbe'ye asmışlardır. Müslümanlar Ebû Talib Mahallesi'nde (Şi'b-i Ebî Talib) üç yıl boyunca şiddetli açlık ve kuşatma altında yaşamış; 619 yılında vicdan sahibi birkaç Mekkelinin itirazı ve Kâbe'deki sahîfenin güve tarafından yenmesiyle boykot kaldırılmıştır.
Örnek 6Mekke döneminde İslam uğrunda ağır işkencelere maruz kalan sahâbîlere ve İslam'ın ilk şehitlerine örnekler veriniz.
Cevabı göster
Kabile himayesi olmayan Ammâr b. Yâsir ve ailesi ağır işkencelere uğramış; annesi Hz. Sümeyye ve babası Hz. Yâsir Ebû Cehil tarafından şehit edilerek İslam'ın ilk şehitleri olmuşlardır. Ayrıca Bilâl-i Habeşî kızgın taşlar altında, Habbâb b. Eret kor ateşler üzerinde, Suheyb-i Rûmî, Âmir b. Füheyre ve Zinnîre gibi sahâbîler ise zincir ve dayak altında işkence görmüş ancak imanlarından dönmemişlerdir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Mekkeli müşriklerin «Eğer Muhammed'in getirdiği eşitlik ilkesini kabul edersek, dün bizim hizmetimizde olan Bilâl, Ammâr ve Habbâb gibi kölelerle aynı mecliste yan yana oturmak zorunda kalacağız!» diyerek İslam davetine karşı çıkmaları, tepkilerin hangi sebebiyle doğrudan ilgilidir?
Müşriklerin köle-efendi ve zengin-yoksul ayrımına dayalı sınıflı düzeni kaybetmek istememeleri ve kibirleri tepkilerin 'sosyal' sebebidir.
2Müşriklerin Peygamberimize gelerek «Bir yıl sen bizim ilahlarımız Lât ve Uzzâ'ya ibadet et, bir yıl da biz senin Rabbin olan Allah'a ibadet edelim; böylece aramızdaki anlaşmazlık bitsin» teklifinde bulunmaları üzerine nazil olan ve tevhidde taviz olmayacağını ilan eden sure aşağıdakilerden hangisidir?
Müşriklerin inanç ve ibadette uzlaşma/ortaklık teklifini «Ben sizin taptıklarınıza tapmam... Sizin dininiz size, benim dinim banadır» ayetleriyle reddeden sure Kâfirûn suresidir.
3Miladi 616-619 yılları arasında Mekkeli müşriklerin Haşimoğulları ve Muttaliboğulları ile her türlü alışverişi, evliliği ve konuşmayı yasaklayarak Müslümanları üç yıl boyunca Şi'b-i Ebî Talib mahallesinde kuşatma altında tuttukları olaya ne ad verilir?
616-619 yılları arasında Ebû Talib Mahallesi'nde (Şi'b-i Ebî Talib) üç yıl süren tecrit ve açlık kuşatmasına Sosyal ve Ekonomik Boykot (Muhasara) denir.
4Mekke döneminde kabile himayesinden yoksun oldukları için Ebû Cehil ve Mahzûmoğulları tarafından ağır işkencelere maruz bırakılan ve dinlerinden dönmeyerek 'İslam'ın ilk şehitleri' unvanını alan sahâbîler aşağıdakilerden hangisidir?
Ammâr b. Yâsir'in annesi Hz. Sümeyye ve babası Hz. Yâsir, Mekke'de işkence altında şehit düşen ilk Müslümanlardır.
5
- Mekkeli müşrikler Hz. Peygamber'in doğruluğunu bildikleri hâlde kibirleri, atalar dini taassubu ve ekonomik-siyasi çıkarları yüzünden İslam'a karşı çıkmışlardır.
- Müşriklerin Kur'an okunurken gürültü çıkarma ve Peygamberimize 'sihirbaz, şair, kâhin' deme taktikleri Medine'ye hicretten sonra başlamıştır.
- Amcası Ebû Talib aracılığıyla sunulan mal, mülk ve liderlik tekliflerini Hz. Peygamber 'Güneşi sağ elime, ayı sol elime verseler davamdan vazgeçmem' diyerek reddetmiştir.
- Şi'b-i Ebî Talib'de üç yıl süren sosyal ve ekonomik boykot sonucunda Müslümanlar tevhid davasından taviz vererek müşriklerle anlaşmıştır.
- Müşriklerin 622 yılında Dârünnedve'de toplanarak aldıkları son karar, her kabileden birer genç seçerek Hz. Peygamber'e suikast düzenlemek olmuştur.
- Mekkeli müşrikler Hz. Peygamber'in doğruluğunu bildikleri hâlde kibirleri, atalar dini taassubu ve ekonomik-siyasi çıkarları yüzünden İslam'a karşı çıkmışlardır.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- Peygamberimiz üç yıllık gizli davetin ardından Şuarâ 214. ayetin inmesiyle Tepesi'ne çıkarak Mekkelileri açıkça İslam'a davet etmiştir.
- Müşrikler, Kur'an'ın belagati karşısında etkilenen insanları uzaklaştırmak için Peygamberimize 'aileleri ayıran (büyücü)' iftirasını atmışlardır.
- Mekke'de işkence altında şehit edilen Hz. ve eşi Hz. Yâsir, İslam tarihinin ilk şehitleridir.
- Kızgın kumlar üzerinde göğsüne ağır taşlar konulan Bilâl-i Habeşî, tevhid inancını «! (Allah birdir!)» diyerek haykırmıştır.
- Üç yıl süren boykotun hemen ardından Ebû Talib ve Hz. Hatice'nin vefat ettiği yıla Siyer tarihinde Yılı (Senetü'l-Hüzn) denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Mekkeli müşriklerin 13 yıllık Mekke dönemi boyunca İslam davetini engellemek için izledikleri stratejinin 'psikolojik savaştan fiziksel şiddete ve suikasta' doğru nasıl tırmandığını üç aşamada analiz ediniz.
1. ipucu: 1. Aşama (Psikolojik Harp ve İkna Çabası): Alay etme, 'şair/sihirbaz/eskilerin masalları' iftiraları, gürültü çıkarma ve Kâfirûn suresiyle reddedilen uzlaşma teklifleri.
2. ipucu: 2. Aşama (Fiziksel İşkence ve Tecrit): Köle ve kimsesiz müminlere işkence (Yâsir ailesi, Bilâl) ve 616-619 yılları arasındaki 3 yıllık Şi'b-i Ebî Talib boykotu.
3. ipucu: 3. Aşama (Suikast ve Hicret): İslam'ın Medine'ye yayılması üzerine 622'de Dârünnedve'de alınan suikast kararı ve Hicret ile planlarının boşa çıkması.
Cevap: 1) Psikolojik Harp ve Uzlaşma Aşaması: Müşrikler başlangıçta İslam davetini alay ve küçümsemeyle geçiştirmeye çalışmış; davetin yayıldığını görünce Peygamberimize 'şair, kâhin, mecnun, sihirbaz', Kur'an'a ise 'eskilerin masalları' diyerek karalama kampanyası yürütmüş ve Ebû Talib aracılığıyla dünyevi makam-mal veya dönüşümlü ibadet teklif etmişlerdir. 2) Fiziksel Şiddet ve Boykot Aşaması: Peygamberimizin tavizsiz duruşu karşısında kabile koruması olmayan müminlere (Bilâl-i Habeşî, Habbâb, ilk şehitler Hz. Sümeyye ve Hz. Yâsir) ağır işkenceler yapmışlar; 616-619 yılları arasında ise tüm Haşimoğullarını Şi'b-i Ebî Talib mahallesinde üç yıl süren açlık ve sosyal-ekonomik boykota mahkûm etmişlerdir. 3) Suikast Aşaması: Tüm baskılara rağmen Akabe Biatlarıyla İslam'ın Medine'de bir yurt bulması üzerine 622'de Dârünnedve'de toplanarak Peygamberimizi öldürme kararı almışlar; ancak ilahi yardımla gerçekleşen Hicret, müşriklerin bütün planlarını boşa çıkarmıştır.
Kısaca
- Mekkeli müşrikler; atalar dini taassubu ve ahireti inkâr (dinî), köle-efendi eşitliğini reddetme (sosyal), kabile rekabeti (siyasi) ve haksız kazanç/put gelirlerini kaybetme korkusu (ekonomik) nedeniyle İslam'a karşı çıkmıştır.
- İslam davetini engellemek için önce alay, gürültü çıkarma ve Peygamberimize 'şair, kâhin, sihirbaz', Kur'an'a 'eskilerin masalları' deme gibi psikolojik yöntemlere başvurmuşlardır.
- Amcası Ebû Talib aracılığıyla yapılan mal-makam teklifleri ve ibadette uzlaşma önerileri Peygamberimiz tarafından ve Kâfirûn suresiyle kesin biçimde reddedilmiştir.
- Kimsesiz müminlere ağır işkenceler uygulanmış (Hz. Sümeyye ve Hz. Yâsir ilk şehitler olmuş) ve 616-619 yıllarında 3 yıl süren Şi'b-i Ebî Talib boykotu yaşanmıştır.
- Son çare olarak 622'de Dârünnedve'de alınan suikast kararı, Peygamberimizin Hz. Ali'yi yatağına bırakıp Medine'ye hicret etmesiyle sonuçsuz kalmıştır.