İslam dini, insanın yalnız hemcinslerine karşı değil; hayvanlara, bitkilere, suya ve toprağa karşı da ahlaki sorumluluk taşıdığını bildirir. Kur'an-ı Kerim'de hayvanların da insanlar gibi «birer ümmet (topluluk)» olduğu vurgulanırken, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) sünnetinde her canlıya merhamet etmek, fidan dikmek ve akan nehir kenarında bile suyu israf etmemek imanın ve güzel ahlakın gereği sayılmıştır.
Kur'an ve Sünnette Hayvan Hakları ve İslam Medeniyetinde Merhamet Kurumları
Kur'an-ı Kerim, hayvanların başıboş ve değersiz varlıklar olmadığını, bilakis ilahi sanatın ve ekolojik dengenin ayrılmaz parçaları olduğunu bildirir: «Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve gökyüzünde iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi sizin gibi birer topluluktur (ümmettir)...» (En'âm, 6/38). Dolayısıyla hayvanların beslenme, barınma ve eziyet görmeme hakları doğrudan Yaratıcı tarafından güvence altına alınmıştır.
Hz. Peygamber (s.a.v.), «Her canlıya yapılan iyilikte bir sadaka sevabı vardır» buyurmuş; susuzluktan bunalan bir köpeğe kuyudan su çıkaran kişinin Allah tarafından bağışlandığını, buna karşılık bir kediyi aç-susuz bırakarak ölümüne sebep olan kişinin ise azaba müstahak olduğunu haber vermiştir. Binek hayvanlarına güçlerinin üzerinde yük yüklenmesini, hayvanların aç bırakılmasını, yüzlerinin dağlanmasını, canlı hayvanların ok/silah atışlarında hedef tahtası yapılmasını, hayvanların dövüştürülmesini ve zevk için avlanmayı kesin olarak yasaklamıştır.
Bu nebevî merhamet ilkeleri İslam medeniyetinde benzersiz kurumlara dönüşmüştür: Camilerin, medreselerin ve konakların dış cephelerine kuşların soğuktan korunması için taş oyma kuş evleri (kuş köşkleri) yapılmış; Bursa'daki Gurabâhâne-i Laklakan (Leylekler Evi) gibi yaralı göçmen kuşları tedavi eden hastaneler, kışın dağ başlarına kurtlar ve kuşlar için yem bırakan vakıflar ve yaşlanan yük hayvanlarının ölünceye kadar bakıldığı çayır vakıfları kurulmuştur.
Doğal Kaynakların Korunması: Su, Gıda ve Enerji Tasarrufu (İsraftan Kaçınma)
Günümüzde dünyayı tehdit eden küresel ısınma, kuraklık, içme suyu kıtlığı ve çevre kirliliğinin en büyük sebebi insanın sınırsız tüketim hırsı ve israftır. Kur'an-ı Kerim bu tehlikeye karşı «Ey Âdemoğulları! ... Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz; çünkü Allah israf edenleri sevmez» (A'râf, 7/31) ve «Saçıp savuranlar (mübezzirler) şeytanların kardeşleridir» (İsrâ, 17/27) ayetleriyle insanlığı iktisada (ölçülü ve dengeli tüketime) çağırır.
Hayatın kaynağı olan («Biz her canlıyı sudan yarattık» — Enbiyâ, 21/30) suyun korunması İslam çevre ahlakının merkezindedir. Hz. Peygamber (s.a.v.), abdest alırken suyu fazlaca kullanan sahâbî Sa'd b. Ebî Vakkâs'ı görünce «Bu ne israftır ey Sa'd!» diye uyarmış; onun «Abdestte de mi israf olur?» sorusuna ise «Evet, akan bir nehrin kenarında olsan bile suyu israf etme!» cevabını vermiştir. Kendisi abdest alırken yaklaşık yarım litrelik (bir müd) suyla yetinerek ümmetine fiilî örnek olmuştur.
İsraf yalnız su ile sınırlı değildir; tabakta bırakılan yemek ve çöpe atılan ekmek (gıda israfı), boş yere açık bırakılan lambalar (enerji israfı), doğaya atılan plastik ve kimyasal atıklar ile zamanın ve sağlığın boşa harcanması da israftır. Doğal kaynaklar bütün insanlığın ve gelecek kuşakların ortak hakkı olduğundan, bu kaynakları kirletmek veya savurganca tüketmek kamu hakkı (kul hakkı) ihlalidir.
Yeşili Koruma, Doğal Sit Alanları (Himâ) ve Çevre Ahlakının Bütüncül Özeti
Toprağı ihya etmek ve ağaç dikmek İslam'da en faziletli amellerden sayılmıştır. Hz. Peygamber (s.a.v.), «Kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikiniz» buyurarak çevreye karşı sorumluluğun son nefese kadar sürdüğünü bildirmiş; bir başka hadisinde ise «Bir Müslüman bir ağaç diker veya ekin eker de ondan bir kuş, bir insan ya da bir hayvan yerse, bu onun için sadaka olur» müjdesiyle ağaçlandırmayı sadaka-i câriye (kesintisiz sevap kaynağı) kapsamına almıştır.
Tarihte bilinen ilk resmî doğal koruma (sit) alanları da Hz. Peygamber tarafından oluşturulmuştur. Mekke'den sonra Medine'nin iki kara taşlığı arasını ve Tâif vadisini «Harem ve Himâ (koruma bölgesi)» ilan ederek bu bölgelerin ağaçlarının kesilmesini, dikenlerinin koparılmasını ve yaban hayvanlarının avlanmasını yasaklamış; ayrıca çorak ve sahipsiz arazileri ağaçlandırıp tarıma kazandıran kimsenin o toprağın sahibi olacağını (ihyâü'l-mevât) hükme bağlamıştır.
Bütüncül olarak değerlendirildiğinde İslam çevre ahlakı beş temel sütun üzerine yükselir: 1) Evrendeki kusursuz ekolojik ölçü (Sünnetullah ve Mizan), 2) Doğanın insana korunmak üzere verilmiş ilahi bir Emanet oluşu, 3) İnsanın yeryüzünü imar etmekle görevli Halife sorumluluğu, 4) Maddi-manevi temizlik (Tahâret) ve hayvanlara Merhamet, 5) Kaynak kullanımında israftan kaçınıp İktisat ve Sürdürülebilirliği gözetmek.
Örnekler
Örnek 1En'âm suresi 38. ayetteki «Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve gökyüzünde iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi sizin gibi birer topluluktur (ümmettir)» ilahi beyanını hayvan hakları açısından yorumlayınız.
Cevabı göster
Bu ayet, hayvanların da insanlar gibi Allah tarafından yaratılan, kendi aralarında bir düzeni ve yaşama hakkı bulunan değerli varlık toplulukları (ümmet) olduğunu bildirir. Dolayısıyla insanın hayvanlara zulmetmeye, onların neslini ve yaşam alanlarını yok etmeye hakkı yoktur; onlara merhametle davranmak dinî bir sorumluluktur.
Örnek 2İslam medeniyetinde hayvanların korunması ve bakımı için geliştirilen kurumsal uygulamalara üç örnek veriniz.
Cevabı göster
1) Cami, medrese ve konakların cephelerine kuşların barınması için yapılan «Kuş Evleri / Kuş Köşkleri». 2) Bursa'da göçmen leylek ve kuşların tedavisi için kurulan «Gurabâhâne-i Laklakan (Leylekler Hastanesi)». 3) Kış aylarında dağ başlarına vahşi hayvanlar için yem bırakan ve yaşlanan binek hayvanlarının bakımını üstlenen hayvan vakıfları.
Örnek 3Hz. Peygamber'in (s.a.v.) abdest alan Sa'd b. Ebî Vakkâs'a söylediği «Akan bir nehrin kenarında olsan bile suyu israf etme!» hadisini günümüz su krizi bağlamında değerlendiriniz.
Cevabı göster
Bu hadis, İslam'da tasarrufun kaynağın azlığına veya çokluğuna bağlı olmadığını; ibadet esnasında ve suyun en bol olduğu nehir kıyısında bile israfın yasak olduğunu öğretir. Günümüzde kuraklık ve temiz su kıtlığı yaşandığı düşünüldüğünde, her damla suyu emanet bilinciyle ölçülü kullanmak hem sünnete uymak hem de kul hakkını gözetmektir.
Örnek 4Hz. Peygamber'in «Kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikiniz» hadisi müminlere nasıl bir çevre ve hayat bilinci kazandırmaktadır?
Cevabı göster
Bu hadis, müminin hiçbir şart altında ümitsizliğe kapılmaması gerektiğini ve dünyadaki son anına kadar yeryüzünü imar etme, yeşillendirme ve iyilik üretme sorumluluğunun devam ettiğini vurgular. Çevreyi korumak yalnız dünyevi bir menfaat için değil, Allah'ın rızasını kazanmak için yapılan bir ibadettir.
Örnek 5İslam çevre hukukunda yer alan «Himâ (Harem bölgesi)» ve «İhyâü'l-Mevât» uygulamalarının çevre korunmasındaki işlevlerini açıklayınız.
Cevabı göster
«Himâ», Hz. Peygamber'in Medine ve Tâif çevresini koruma alanı ilan ederek ağaç kesimini ve avlanmayı yasakladığı doğal sit/milli park uygulamasıdır; biyoçeşitliliği korur. «İhyâü'l-Mevât» ise çorak ve tarıma elverişsiz ölü arazilerin sulanıp ağaçlandırılarak yeniden canlandırılması ve üretime kazandırılmasıdır.
Örnek 6Furkân suresi 67. ayette geçen «Onlar harcadıklarında ne israf ederler ne de cimrilik yaparlar; ikisi arasında orta bir yol tutarlar» ilkesine göre İslam'ın tüketim ahlakını tanımlayınız.
Cevabı göster
İslam'ın tüketim ahlakı «iktisat ve itidal» (denge ve ölçülülük) ilkesine dayanır. Nimetleri gereksiz yere saçıp savurmak olan «israf» ile temel ihtiyaçları karşılamaktan ve infak etmekten kaçınmak olan «cimrilik» reddedilir; kaynakların ihtiyaç ölçüsünde ve paylaşımcılıkla kullanılması emredilir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1«Yeryüzünde yürüyen hayvanlar ve gökyüzünde iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa hepsi sizin gibi birer ümmettir (topluluktur)...» (En'âm, 6/38) ayetinden aşağıdaki ilkelerden hangisi çıkarılamaz?
En'âm 38. ayet hayvanların da insanlar gibi birer topluluk olduğunu bildirerek onların yaşama hakkını korur; eğlence ve zevk için avlanmak ise İslam'da haram kılınmıştır.
2Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Medine ve Tâif çevresini doğal koruma alanı ilan ederek ağaçlarının kesilmesini ve hayvanlarının avlanmasını yasakladığı uygulamaya İslam geleneğinde ne ad verilir?
Doğal bitki örtüsünü ve yaban hayatını korumak amacıyla ağaç kesimine ve avlanmaya kapatılan koruma bölgelerine «Himâ» (veya Harem bölgesi) adı verilir.
3Osmanlı medeniyetinde Bursa'da göçmen leyleklerin ve yaralı kuşların bakımı ve tedavisi amacıyla kurulan tarihi merhamet vakfının adı aşağıdakilerden hangisidir?
Bursa'da yardıma muhtaç ve yaralı leyleklerin tedavi edilip beslendiği dünyanın ilk hayvan hastanelerinden biri «Gurabâhâne-i Laklakan» (Garip Leylekler Evi) vakfıdır.
4Hz. Peygamber (s.a.v.), sahâbî Sa'd b. Ebî Vakkâs'ı abdest alırken suyu fazlaca kullandığı için uyarmış ve «Akan bir nehrin kenarında olsan bile suyu israf etme!» buyurmuştur. Bu hadis öncelikle hangi kavramın önemini vurgulamaktadır?
Nehir kenarında ve ibadet esnasında dahi suyun gereksiz harcanmasını yasaklayan bu hadis, su tasarrufu ve iktisat bilincinin evrensel bir ilke olduğunu gösterir.
5
- Hz. Peygamber (s.a.v.), bir Müslümanın diktiği ağaçtan insanların, kuşların ve hayvanların yediği her lokmanın o kişi için sadaka olacağını müjdelemiştir.
- İslam'da abdest ve gusül gibi ibadetler yapılırken suyun ne kadar harcandığına dikkat edilmez; israf yasağı yalnız yeme-içme için geçerlidir.
- Hz. Peygamber (s.a.v.), canlı hayvanların ok veya silah atışlarında hedef tahtası yapılmasını ve hayvanların dövüştürülmesini yasaklamıştır.
- Çorak ve sahipsiz arazilerin sulanıp ağaçlandırılarak tarıma kazandırılmasına İslam hukukunda «tebzîr» adı verilir.
- Su kaynaklarını, yolları ve insanların dinlendiği ağaç gölgelerini kirletmek, kul hakkı ihlali olduğu için hadislerde ağır biçimde kınanmıştır.
- Hz. Peygamber (s.a.v.), bir Müslümanın diktiği ağaçtan insanların, kuşların ve hayvanların yediği her lokmanın o kişi için sadaka olacağını müjdelemiştir.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- En'âm suresi 38. ayette yeryüzündeki hayvanların ve gökyüzündeki kuşların da insanlar gibi birer (topluluk) olduğu bildirilir.
- A'râf suresi 31. ayette «Yiyiniz, içiniz fakat etmeyiniz; çünkü Allah savurganları sevmez» buyrulmaktadır.
- Hz. Peygamber (s.a.v.), «Kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki dikiniz» buyurarak yeşili korumayı teşvik etmiştir.
- Osmanlı mimarisinde kuşların yağmur ve soğuktan korunması için cami ve konak duvarlarına yapılan yuvalara evi denir.
- Doğal kaynaklar tüm insanlığın ortak mirası olduğu için çevreyi kirletmek ve suyu israf etmek hakkına girmektir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Günümüzde yaşanan kuraklık, biyoçeşitlilik kaybı ve ormansızlaşma sorunlarına karşı İslam çevre ahlakının sunduğu çözüm ilkelerini 3 adımda yapılandırınız.
1. ipucu: 1. Adım (Su ve Kaynak Krizi Çözümü): A'râf 31. ayet ve Sa'd b. Ebî Vakkâs hadisi çerçevesinde iktisat ve sıfır israf bilincini açıklama.
2. ipucu: 2. Adım (Biyoçeşitlilik ve Hayvan Hakları Çözümü): En'âm 38. ayet, merhamet hadisleri ve Himâ (doğal koruma alanı) uygulamasını belirtme.
3. ipucu: 3. Adım (Ormansızlaşma Çözümü): Kıyamet kopsa bile fidan dikme emri, sadaka-i câriye ve İhyâü'l-Mevât ilkelerini yorumlama.
Cevap: 1) Kuraklık ve kaynak tükenmesine karşı: A'râf suresi 31. ayetteki «Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz» emri ve Hz. Peygamber'in «Akan bir nehrin kenarında olsan bile suyu israf etme» sünneti doğrultusunda su, gıda ve enerji tüketiminde iktisat ve sıfır atık bilinci hayata geçirilir. 2) Biyoçeşitlilik kaybına karşı: En'âm suresi 38. ayet gereğince hayvanlar birer «ümmet (emanet topluluk)» olarak görülür; avlanma yasakları ve «Himâ» (doğal koruma alanları) ile yaban hayatının yaşam alanları korunur. 3) Ormansızlaşma ve çölleşmeye karşı: «Kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikiniz» hadisi, sadaka-i câriye anlayışı ve «İhyâü'l-Mevât» (çorak toprağı yeşertme) ilkesiyle ağaçlandırma seferberliği yürütülür.
Kısaca
- En'âm suresi 38. ayete göre hayvanlar ve kuşlar da insanlar gibi birer topluluktur (ümmettir); her canlıya yapılan iyilikte sadaka sevabı vardır.
- Hz. Peygamber hayvanlara eziyet edilmesini, canlı hayvanın hedef yapılmasını ve zevk için avlanmayı yasaklamış; İslam medeniyetinde kuş evleri ve hayvan vakıfları kurulmuştur.
- A'râf suresi 31. ayet ve nebevî sünnet gereğince su, gıda ve enerji kullanımında israftan kaçınıp iktisatlı (ölçülü) olmak hem dinî görev hem de kul hakkıdır.
- Hz. Peygamber kıyamet koparken bile fidan dikmeyi emretmiş, ağaç dikmeyi sadaka-i câriye saymış ve Medine ile Tâif'te «Himâ» (doğal koruma alanları) oluşturmuştur.
- İslam çevre ahlakı; sünnetullah, mizan, emanet, hilafet, tahâret, merhamet ve iktisat kavramları üzerine inşa edilmiş bütüncül bir yaşam bilincidir.