'Hayatın Anlamı' ünitemizin son haftasında; İslam inancının, ibadet bilincinin ve güzel ahlakın insan hayatına nasıl anlam kattığını somut bir şahsiyet üzerinden inceliyoruz. Hat, ebru, cilt, okçuluk ve gülcülük gibi pek çok alanda zirveye ulaşarak 'Hezarfen' unvanını alan Necmeddin Okyay (1883-1976), iman-amel-sanat bütünlüğünün yakın tarihimizdeki en seçkin temsilcilerinden biridir.
1. Hezarfen Necmeddin Okyay'ın Hayatı ve İlmi Kişiliği
Mehmed Necmeddin Okyay, 1883 yılında İstanbul Üsküdar'da doğmuştur. İlk eğitimini Ravza-i Terakkî Mektebi'nde almış; küçük yaşta Kur'an-ı Kerim'i ezberleyerek hafız olmuş, kıraat, Arapça, Farsça ve dini ilimler tahsil etmiştir. Babasının vefatı üzerine Üsküdar Yeni Valide Camii'nde yaklaşık 40 yıl boyunca imamlık ve hatiplik görevini büyük bir ihlasla yürütmüştür. Aynı zamanda Medresetü'l-Hattâtîn ve Güzel Sanatlar Akademisi'nde hocalık yaparak yüzlerce öğrenci yetiştirmiş ve 1976 yılında vefat etmiştir.
2. Hayatın Anlamı Bağlamında İman, Amel ve Sanat Bütünlüğü
İslam'a göre insan başıboş yaratılmamıştır (Kıyâme, 36); hayatın anlamı Allah'ı tanımak (marifetullah), O'na kulluk etmek ve yeryüzünü imar ederek güzelleştirmektir. Necmeddin Okyay, cami mihrabındaki imamlık görevi ile sanat atölyesindeki üretimini birbirinden ayırmamış; 'Allah güzeldir, güzelliği sever' (Müslim, Îmân, 147) hadisini hayatının merkezine yerleştirmiştir.
Sanatı İbadet Şuuruyla İcra Etmek (İhsan): Cibrîl hadisinde geçen ihsan kavramı; 'Allah'ı görüyormuşçasına kulluk etmek ve her işi en güzel, en sağlam biçimde yapmaktır.' Necmeddin Okyay, Kur'an ayetlerini en zarif hatlarla yazmayı, suyun üzerine sabırla çiçekli ebru nakşetmeyi ve gül yetiştirmeyi Allah'ın 'el-Bedî' (eşsiz yaratan) ve 'el-Cemîl' (güzellik sahibi) isimlerinin tezahürü olarak görmüştür.
Sabır, Tevekkül ve Miras Bilinci: Oğlunun vefatı, yangınlar ve maddi zorluklar karşısında sarsılmaz bir sabır ve tevekkül sergilemiş; unutmaya yüz tutmuş geleneksel İslam sanatlarını hiçbir maddi karşılık beklemeden genç kuşaklara (Mustafa Düzgünman, Uğur Derman, Ali Alparslan gibi) aktararak sadaka-i câriye niteliğinde bir kültür mirası bırakmıştır.
Örnekler
Örnek 1Necmeddin Okyay'ın ebru sanatına yaptığı en özgün katkı nedir ve sanat tarihinde nasıl adlandırılır?
Cevabı göster
Klasik ebru sanatına lale, sümbül, karanfil, menekşe ve gelincik gibi çiçek motiflerini ekleyerek çiçekli ebru tarzını geliştirmiştir. Bu özgün üslup sanat tarihinde 'Necmeddin Ebrusu' olarak adlandırılır.
Örnek 21. Ünite olan 'Hayatın Anlamı' ile Hezarfen Necmeddin Okyay'ın yaşam öyküsü arasında nasıl bir ilişki vardır?
Cevabı göster
İslam'da hayatın anlamı; zamanı israf etmeden iman, salih amel, güzel ahlak ve faydalı eserlerle değerlendirmektir. Necmeddin Okyay 93 yıllık ömrünü hem Yeni Valide Camii'nde imam-hatiplik yaparak hem de hat, ebru, okçuluk ve gülcülük gibi alanlarda şaheserler ve talebeler yetiştirerek anlamlandırmıştır.
Örnek 3Necmeddin Okyay'ın 'Okyay' soyadını almasının sebebi nedir?
Cevabı göster
Geleneksel Türk-İslam okçuluğunun (kemankeşlik) son büyük ustalarından olan Seyfeddin Bey'den okçuluk icazeti almış, Okçular Tekkesi geleneğini yaşatmış ve menzil okçuluğunda büyük başarılar gösterdiği için Soyadı Kanunu çıktığında 'Okyay' soyadını almıştır.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Aşağıdakilerden hangisi Hezarfen Necmeddin Okyay'ın ustalıkla icra ettiği ve kendi adıyla anılan özel bir üslup geliştirdiği geleneksel İslam sanatıdır?
Necmeddin Okyay, su üzerine çiçek motifleri işlediği 'Necmeddin Ebrusu' (çiçekli ebru) tarzının mucididir.
2Necmeddin Okyay yaklaşık 40 yıl boyunca İstanbul Üsküdar'daki hangi tarihi camide imamlık ve hatiplik görevini yürütmüştür?
Necmeddin Okyay, babasının vefatından sonra Üsküdar Yeni Valide Camii'nde 40 yıl imamlık ve hatiplik yapmıştır.
3İslam sanatlarının temel ilham kaynağı olan ve Necmeddin Okyay'ın da sanat anlayışını özetleyen hadis-i şerif aşağıdakilerden hangisidir?
'İnnallâhe cemîlün yuhibbü'l-cemâl' (Allah güzeldir, güzelliği sever) hadisi, İslam estetiğinin ve Necmeddin Okyay'ın sanat anlayışının temelidir.
4Aşağıdakilerden hangisi Necmeddin Okyay'a 'Hezarfen' unvanının verilmesini sağlayan uğraş alanlarından biri DEĞİLDİR?
Heykeltıraşlık ve opera besteciliği Necmeddin Okyay'ın uğraş alanları arasında yer almaz.
5İnsanın yaptığı her işi Allah'ın huzurundaymış gibi en güzel, en sağlam ve estetik biçimde yapmasını ifade eden dini kavram hangisidir?
İhsan; Allah'ı görüyormuşçasına kulluk etmek ve her işi en güzel biçimde yapmaktır.
6Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) mi yoksa yanlış (Y) mı olduğunu belirleyiniz.
- 'Hezarfen' unvanı, pek çok ilim ve sanat dalında uzmanlaşmış çok yönlü kişiler için kullanılır.
Farsça hezâr (bin) ve Arapça fen (sanat/bilim) kelimelerinden oluşur.
- İslam dini yalnızca ibadetlerle meşgul olmayı emreder; sanat, estetik ve spor gibi uğraşları yasaklar.
İslam dini meşru çerçevede sanat, estetik ve okçuluk gibi sporları teşvik eder; Necmeddin Okyay bunun en güzel örneğidir.
- Necmeddin Okyay, geleneksel Türk okçuluğundaki (kemankeşlik) ustalığından dolayı 'Okyay' soyadını almıştır.
Ok ve yay ustalığı sebebiyle Soyadı Kanunu'nda 'Okyay' soyadını seçmiştir.
- Necmeddin Okyay bildiği sanatların sırlarını kimseye öğretmemiş ve kendisiyle birlikte unutulmasını istemiştir.
Aksine Medresetü'l-Hattâtîn ve Güzel Sanatlar Akademisi'nde hocalık yaparak Mustafa Düzgünman ve Uğur Derman gibi pek çok talebe yetiştirmiştir.
- İnsan hayatı; iman, salih amel, güzel ahlak ve topluma faydalı eserler üretmekle gerçek anlamına kavuşur.
Kur'an'a göre insan başıboş yaratılmamıştır; kulluk ve güzel işlerle (salih amel) hayat anlam kazanır.
- 'Hezarfen' unvanı, pek çok ilim ve sanat dalında uzmanlaşmış çok yönlü kişiler için kullanılır.
7Aşağıdaki terimleri Necmeddin Okyay'ın hayatındaki karşılıklarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
8Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız.
- Pek çok sanat dalında üstat olduğu için Necmeddin Okyay'a 'bin sanatlı' anlamına gelen unvanı verilmiştir.
- Necmeddin Okyay, Üsküdar'daki Camii'nde 40 yıl boyunca imamlık ve hatiplik yapmıştır.
- Ebru sanatına lale, sümbül ve karanfil gibi çiçek motiflerini kazandıran üsluba Ebrusu denir.
- Hz. Peygamber'in 'Allah güzeldir, sever' hadisi İslam estetiğinin temel ilkesidir.
- Kulun her işini Allah'ı görüyormuşçasına özenli ve güzel yapmasına denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
9Hezarfen Necmeddin Okyay'ın hayatı, günümüz gençlerine 'hayatın anlamı, zamanın değerlendirilmesi ve din-sanat ilişkisi' açısından hangi mesajları vermektedir?
1. ipucu: Din ile dünyanın, cami ile sanat atölyesinin birbirini tamamlaması
2. ipucu: Çok yönlülük, çalışma disiplini ve sabır
3. ipucu: Kültürel mirası koruyup gelecek nesillere aktarma sorumluluğu
Cevap: Necmeddin Okyay'ın hayatı; mümin bir insanın zamanını asla boşa harcamaması gerektiğini gösterir. O, camideki imamlık vazifesini aksatmadan hat, ebru, cilt, okçuluk ve gülcülük gibi alanlarda zirveye çıkarak din ile sanatın birbirine engel değil, bilakis birbirini besleyen değerler olduğunu kanıtlamıştır. Gençlere; yeteneklerini keşfetmeyi, sabırla çalışmayı, yaptığı işi 'ihsan' şuuruyla en güzel şekilde yapmayı ve milli-manevi sanatlarımızı geleceğe taşımayı öğütlemektedir.
Kısaca
- Hezarfen: Farsça 'bin' (hezâr) ve Arapça 'ilim/sanat' (fen) kelimelerinden oluşan, pek çok sanat ve bilim dalında uzmanlaşmış çok yönlü kişilere verilen unvan.
- Necmeddin Ebrusu: Necmeddin Okyay'ın ebru sanatına kazandırdığı; lale, karanfil, sümbül, gelincik ve papatya gibi çiçek motiflerinin su yüzeyinde resmedildiği özgün ebru tarzı.
- Kemankeş: Geleneksel okçuluk sanatıyla uğraşan, yay çeken ve ok atan usta; Necmeddin Okyay'ın 'Okyay' soyadının kaynağı.
- İhsan: Kulun Allah'ı görüyormuşçasına ibadet etmesi ve yaptığı her işi en güzel, özenli ve kusursuz biçimde yerine getirmesi.
- Temel İlke: 'Hayatın Anlamı' ünitemizin son haftasında; İslam inancının, ibadet bilincinin ve güzel ahlakın insan hayatına nasıl anlam kattığını somut bir şahsiyet üzerinden inceliyoruz. Hat, ebru, cilt, okçuluk ve gülcülük gibi pek çok alanda zirveye ulaşarak 'Hezarfen' unvanını alan Necmeddin Okyay (1883-1976), iman-amel-sanat bütünlüğünün yakın tarihimizdeki en seçkin temsilcilerinden biridir.