İslam ahlakında toplumsal barış ve huzur, çekirdek aileden başlayarak akrabalık bağları (sıla-i rahim), komşuluk hakları ve bütün toplumu kuşatan yardımlaşma ve dayanışma (teâvün ve infak) halkalarıyla genişler. Bu dersimizde akrabalarımıza, komşularımıza ve toplumdaki ihtiyaç sahiplerine karşı dinî ve ahlaki sorumluluklarımızı inceliyoruz.
Akrabalık İlişkileri ve Sıla-i Rahim Sorumluluğu
Kan bağı veya evlilik (sıhriyet) yoluyla oluşan yakınlık ilişkisine akrabalık, akrabaların birbirini ziyaret etmesi, hâl ve hatırlarını sorması, sevinç ve kederlerini paylaşması ve ihtiyaç anında maddi-manevi yardımda bulunmasına ise sıla-i rahim (akrabalık bağlarını gözetip yaşatma) adı verilir. İslam'da sıla-i rahim, yalnız insani bir nezaket değil, Yüce Allah'ın açık bir emridir: «Şüphesiz Allah; adaleti, iyilik yapmayı (ihsanı) ve yakınlara (akrabalara) yardım etmeyi emreder...» (Nahl, 16/90).
Hz. Peygamber (sav) sıla-i rahmin bereket ve ömür üzerindeki etkisini şu hadisiyle müjdelemiştir: «Rızkının bollaştırılmasını ve ömrünün uzatılmasını (bereketlendirilmesini) isteyen kimse akrabalık bağlarını gözetsin (sıla-i rahim yapsın).» (Buhârî, Edeb, 12). Ayrıca gerçek sıla-i rahmin yalnız kendisini ziyaret eden akrabaya karşılık vermek (mükâfi') olmadığını; asıl faziletin ilgiyi kesen akrabaya bile iyilik ve ziyaretle gitmek (vâsıl) olduğunu vurgulamıştır.
Akrabalık bağlarını koparmaya, yakınlarla iletişimi ve yardımlaşmayı terk etmeye ise kat'-ı rahim denir ve İslam'da büyük günahlardan sayılır. Günümüzde yüz yüze ziyaretin yanı sıra telefonla aramak, mesaj göndermek, hastalık ve cenazede yanında olmak, bayramlarda büyüklerin gönlünü almak da sıla-i rahmin kapsamındadır.
İslam'da Komşuluk İlişkileri ve Komşu Hakları
İnsanın ailesinden sonra günlük hayatta en sık karşılaştığı ve aynı yaşam alanını paylaştığı kişiler komşularıdır. Nisâ suresi 36. ayette Allah'a ibadet, anne babaya ve akrabaya iyilikten hemen sonra yakın komşuya (el-câri zi'l-kurbâ) ve uzak komşuya (el-câri'l-cünüb) iyilik yapılması emredilmiştir. Hz. Peygamber (sav) de komşu hakkının önemini «Cebrâil bana komşu hakkını o kadar çok tavsiye etti ki, neredeyse komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim» (Buhârî, Edeb, 28) sözüyle ifade etmiştir.
İslam âlimleri hadisler ışığında komşuları hakları bakımından üç gruba ayırmıştır: Birincisi hem akraba hem Müslüman olan komşudur ki bunun üç hakkı (komşuluk hakkı, akrabalık hakkı ve İslam kardeşliği hakkı) vardır. İkincisi akraba olmayan Müslüman komşudur; bunun iki hakkı (komşuluk ve İslam kardeşliği hakkı) vardır. Üçüncüsü ise gayrimüslim komşudur; bunun da inancı ne olursa olsun dokunulmaz bir komşuluk ve insanlık hakkı vardır.
Komşuluk ahlakının en temel ilkesi komşuya güven vermek ve eziyet etmemektir: «Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse komşusuna eziyet etmesin, komşusuna ikramda bulunsun!» (Müslim, Îmân, 74) ve «Komşusu açken tok yatan bizden değildir.» (Hâkim, el-Müstedrek, II, 15). Özellikle apartman ve şehir hayatında gürültü yapmamak, ortak alanları temiz tutmak, komşunun mahremiyetine saygı göstermek, hastalandığında ziyaret etmek ve pişen yemekten ikram etmek komşuluk haklarının başında gelir.
Toplumsal Dayanışma, Yardımlaşma (Teâvün) ve İnfak İlkeleri
Birlikte yaşamanın en önemli güvencesi, toplum bireylerinin iyilik ve adalet ekseninde yardımlaşmasıdır (teâvün): «İyilik (birr) ve takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın.» (Mâide, 5/2). Hz. Peygamber (sav) müminleri «birbirini kenetleyip güçlendiren bir binanın taşlarına» ve «bir organı rahatsızlandığında diğer organları uykusuzluk ve ateşle ona ortak olan tek bir bedene» (Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Birr, 66) benzetmiştir.
İslam'da toplumsal dayanışmanın maddi boyutunu infak (Allah rızası için maldan harcama yapma), zekât, sadaka, karz-ı hasen (faizsiz güzel borç) ve sadaka-i câriye (okul, çeşme, hastane, köprü gibi kalıcı vakıf eserleri) oluşturur. Yardımlaşmada öncelik sırası aile bireyleri, yakın akrabalar, komşular, yetimler, yoksullar, yaşlılar, engelliler ve yolda kalmışlardır (Bakara, 2/177, 215).
Yardım yapılırken dikkat edilmesi gereken en önemli ahlaki ilke ise ihlas (samimiyet) ve insan onurunun korunmasıdır. Bakara suresi 264. ayette uyarıldığı üzere yapılan iyiliği başa kakmak (men) ve muhatabı incitmek (ezâ) ya da gösteriş (riya) amacıyla yardım yapmak, tıpkı üzerindeki toprağı sağanak yağmurla sıyrılıp giden kaygan bir taş gibi yapılan hayrın sevabını boşa çıkarır; bu sebeple «sağ elin verdiğini sol elin görmeyeceği» bir nezaket esas alınmalıdır.
Örnekler
Örnek 1İslam ahlakında 'sıla-i rahim' ve 'kat'-ı rahim' kavramları ne anlama gelir? Sıla-i rahmin birey ve toplum hayatına faydaları nelerdir?
Cevabı göster
Sıla-i rahim, akrabaları ziyaret etmek, hâl ve hatırlarını sormak, sevinç ve sıkıntılarını paylaşarak maddi-manevi destek olmaktır; kat'-ı rahim ise akrabalık bağlarını koparmaktır. Sıla-i rahim rızkın bereketlenmesine, ömrün huzurlu geçmesine, akrabalar arasında sevgi ve güvenin artmasına ve toplumsal dayanışmanın güçlenmesine vesile olur.
Örnek 2Hz. Peygamber (sav) gerçek sıla-i rahim yapan kimseyi (vâsıl) nasıl tanımlamıştır?
Cevabı göster
Hz. Peygamber (sav), gerçek sıla-i rahim yapan kimsenin yalnız kendisini ziyaret eden akrabaya karşılık veren (mükâfi') kişi olmadığını; asıl sıla-i rahim yapanın, kendisiyle ilgiyi ve bağı kesen akrabasına bile iyilikle gidip bağı yeniden kuran kimse olduğunu belirtmiştir.
Örnek 3İslam âlimleri sahip oldukları haklar bakımından komşuları hangi üç gruba ayırmıştır?
Cevabı göster
1. Hem akraba hem Müslüman olan komşu: Üç hakkı vardır (komşuluk, akrabalık ve İslam kardeşliği hakkı). 2. Akraba olmayan Müslüman komşu: İki hakkı vardır (komşuluk ve İslam kardeşliği hakkı). 3. Gayrimüslim komşu: Bir hakkı vardır (komşuluk ve insanlık hakkı).
Örnek 4Günümüz apartman ve şehir hayatında komşu hakkına riayet etmek için dikkat edilmesi gereken başlıca davranışlar nelerdir?
Cevabı göster
Komşularla karşılaşınca selamlaşmak, gürültü yapmamak, ortak kullanım alanlarını temiz ve düzenli tutmak, komşunun aile mahremiyetini gözetmek, hastalık ve cenaze gibi zor günlerinde yanında olmak ve ihtiyaç sahibi komşuyu gözetip ikramda bulunmaktır.
Örnek 5Mâide suresi 2. ayette toplumsal yardımlaşma (teâvün) için hangi temel ölçü konulmuştur?
Cevabı göster
«İyilik (birr) ve takva (Allah'ın emirlerine uyup yasaklarından sakınma) üzere yardımlaşın; günah ve düşmanlık (zulüm ve haksızlık) üzere yardımlaşmayın» buyrularak yardımlaşmanın meşru, ahlaki ve adil işlerde yapılması şart koşulmuştur.
Örnek 6Bakara suresi 264. ayete göre yapılan infak ve sadakaların sevabını boşa çıkaran iki yanlış davranış nedir?
Cevabı göster
Yapılan iyiliği başa kakmak (men) ve yardım edilen kişinin onurunu kırıp incitmek (ezâ) ile gösteriş (riya) amacıyla harcama yapmak, yapılan hayrın sevabını boşa çıkarır.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1İslam ahlakında yakın ve uzak akrabaları ziyaret etmeyi, hâl ve hatırlarını sormayı, iyi ve kötü günlerinde yanlarında olmayı ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Akrabalık bağlarını gözetip yaşatmaya ve akrabalarla iyi ilişkileri sürdürmeye 'sıla-i rahim' adı verilir.
2İslam'daki komşuluk hakları sınıflandırmasına göre 'hem akraba hem de Müslüman olan bir komşunun' üzerinde bulunan haklar aşağıdakilerden hangisinde tam olarak verilmiştir?
Hem akraba hem Müslüman olan komşunun; komşuluk, akrabalık ve İslam kardeşliği olmak üzere üç hakkı vardır.
3«Ey iman edenler! Sadakalarınızı, insanlara gösteriş için malını harcayan kimse gibi, başa kakmak ve gönül kırmak suretiyle boşa çıkarmayın.» (Bakara, 2/264) Bu ayette toplumsal yardımlaşma (infak) yapılırken kaçınılması emredilen tutum aşağıdakilerden hangisidir?
Bakara suresi 264. ayette yapılan yardımı başa kakmak (men), incitmek (ezâ) ve gösteriş (riya) yapmak açıkça yasaklanmıştır.
4Hz. Peygamber'in (sav) «Yoksula verilen sadaka bir sadakadır; ihtiyaç sahibi akrabaya verilen ise iki sevaptır» (Tirmizî, Zekât, 26) hadisinde belirtilen iki sevap aşağıdakilerden hangisidir?
Yoksul akrabaya yapılan yardım hem ihtiyaç giderdiği için sadaka sevabı hem de akrabalık bağını güçlendirdiği için sıla-i rahim sevabı kazandırır.
5
- Hz. Peygamber'e (sav) göre gerçek sıla-i rahim, ilgiyi ve ziyareti kesen akrabayla bile yeniden bağ kurup ona iyilik yapmaktır.
Gerçek sıla-i rahim yapan (vâsıl), kendisiyle bağı koparan akrabasına iyilikle giden kimsedir.
- İslam ahlakında Müslüman olmayan (gayrimüslim) komşuların Müslümanlar üzerinde komşuluk hakkı bulunmamaktadır.
Gayrimüslim komşuların da inancı ne olursa olsun dokunulmaz bir komşuluk ve insanlık hakkı vardır.
- Mâide suresi 2. ayette müminlere iyilik ve takva üzere yardımlaşmaları, günah ve düşmanlıkta ise yardımlaşmamaları emredilmiştir.
Teâvün ilkesi iyilik ve adalette yardımlaşmayı emreder, zulümde yardımlaşmayı yasaklar.
- İhtiyaç sahibi bir kimseye hiçbir menfaat veya faiz beklemeksizin Allah rızası için verilen borca 'karz-ı hasen' denir.
Karz-ı hasen, Allah rızası için verilen faizsiz ve karşılıksız güzel borçtur.
- Akrabalık bağlarını koparmak ve yakınlarla iletişimi tamamen kesmek İslam ahlakında 'birru'l-vâlideyn' kavramıyla ifade edilir.
Anne babaya iyilik etmeye 'birru'l-vâlideyn', akrabalık bağlarını koparmaya ise 'kat'-ı rahim' denir.
- Hz. Peygamber'e (sav) göre gerçek sıla-i rahim, ilgiyi ve ziyareti kesen akrabayla bile yeniden bağ kurup ona iyilik yapmaktır.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- Hz. Peygamber (sav), «Cebrâil bana komşuyu o kadar tavsiye etti ki, neredeyse komşuyu komşuya kılacak zannettim» buyurmuştur.
- Nahl suresi 90. ayette Yüce Allah; adaleti, ihsanı (iyiliği) ve yardım etmeyi emretmektedir.
- İslam'da toplum bireylerinin iyilik ve takva ekseninde birbirine destek olmasına (yardımlaşma) denir.
- Yapılan maddi yardımların sevabını kaybetmemesi için gösterişten yani hastalığından uzak durulmalıdır.
- Hz. Peygamber (sav), «Komşusu iken tok yatan kimse bizden (kâmil mümin) değildir» buyurarak sosyal duyarlılığı vurgulamıştır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8İslam'da toplumsal bütünlüğü sağlayan 'akrabalık (sıla-i rahim)', 'komşuluk hakları' ve 'toplumsal yardımlaşma (infak ve teâvün)' ilkelerini ayet ve hadis örnekleriyle üç adımda açıklayınız.
1. ipucu: İlk adımda Nahl suresi 90. ayeti ve rızık/ömür bereketi hadisini belirterek sıla-i rahmin önemini açıklayınız.
2. ipucu: İkinci adımda komşuların haklarına göre üçlü sınıflandırmasını ve komşuya güven/ikram ilkelerini yazınız.
3. ipucu: Üçüncü adımda Mâide suresi 2. ayetteki yardımlaşma ölçüsünü ve Bakara 264. ayetteki infak adabını (başa kakmama) açıklayınız.
Cevap: Birinci adım (Sıla-i Rahim): Nahl suresi 90. ayette adalet ve ihsanla birlikte akrabalara yardım emredilmiştir. Hz. Peygamber de rızkının genişlemesini ve ömrünün bereketlenmesini isteyen kimsenin sıla-i rahim yapmasını ve bağı koparan akrabayla bile iletişimi sürdürmesini tavsiye etmiştir. İkinci adım (Komşuluk Hakları): Komşular haklarına göre akraba-Müslüman (3 hak), Müslüman (2 hak) ve gayrimüslim (1 hak) olarak üçe ayrılır; komşuya eziyet etmemek, mahremiyetini korumak ve açken tok yatmamak esastır. Üçüncü adım (Toplumsal Yardımlaşma ve İnfak): Mâide suresi 2. ayet gereği iyilik ve takva üzere yardımlaşılır; zekât, sadaka ve karz-ı hasen verilirken Bakara 264. ayet uyarınca başa kakmaktan ve incitmekten kaçınılarak insan onuru korunur.
Kısaca
- Sıla-i Rahim: Akrabaları ziyaret edip gözetmek Allah'ın emridir (Nahl, 16/90); rızkı ve ömrü bereketlendirir. Bağı koparmaya kat'-ı rahim denir.
- Vâsıl ve Çift Ecir: Gerçek sıla-i rahim ilgiyi kesen akrabaya da gitmektir; yoksul akrabaya verilen sadaka hem sadaka hem sıla-i rahim sevabı kazandırır.
- Üç Türlü Komşu: Akraba ve Müslüman komşunun 3 hakkı, Müslüman komşunun 2 hakkı, gayrimüslim komşunun 1 hakkı (komşuluk hakkı) vardır.
- Teâvün İlkesi: Mâide suresi 2. ayet gereği iyilik ve takva üzere yardımlaşılır; günah ve düşmanlıkta yardımlaşılmaz.
- İnfak Adabı: Yardımlaşmada aile, akraba, komşu ve yetimler gözetilir; başa kakmak (men), incitmek (ezâ) ve gösteriş (riya) sevabı yok eder (Bakara, 2/264).