İnsanın yeryüzündeki varlığı başıboş bir serüven değil, emanet ve halifelik bilinciyle örülmüş anlamlı bir yolculuktur. Akıl ve irade sahibi olan insan; yaratıcısına, kendi öz benliğine, ailesine, içinde yaşadığı topluma ve doğal çevreye karşı çeşitli sorumluluklar taşır. Bu sorumlulukları yerine getirirken savrulmadan yürüyebilmenin sırrı ise Kur'an ve sünnet rehberliğinde ilkeli bir hayat sürmektir.
Emanet, Halifelik ve Marifetullah Bilinci
İslam düşüncesinde insan, yaratılmışların en şereflisi (eşrefimahlukat) olarak en güzel biçimde (ahsenitakvim) var edilmiştir. İnsana bahşedilen bu üstün değer, beraberinde büyük bir sorumluluğu da getirir. Ahzab suresi 72. ayette göklerin, yerin ve dağların yüklenmekten çekindiği emaneti insanın yüklendiği haber verilir. Buradaki emanet; akıl ve özgür iradeyle ilahi emirlere muhatap olma, iyiyi seçip kötülükten sakınma sorumluluğudur.
İnsanın varoluş amacını kavraması öncelikle kendisini tanımasıyla başlar. İslam geleneğinde "Kendini bilen Rabbini bilir." sözüyle özetlenen bu anlayışta, insanın kendi yeteneklerini ve acziyetini fark etmesi (marifet), onu Yaratıcısını tanımaya (marifetullah) ulaştırır. Rabbini tanıyan insan, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan, adaleti ve iyiliği imar eden bir halife (Bakara, 30) olma bilinciyle hareket eder.
İnsanın Rabbine, Kendisine ve Ailesine Karşı Sorumlulukları
Sorumluluk bilinci halka halka genişleyen bir yapıya sahiptir. İlk ve en temel halka insanın Rabbine karşı sorumluluklarıdır. Yoktan var eden ve sayısız nimet bahşeden Yüce Allah'a iman etmek, yalnızca O'na kulluk ve ibadet etmek (Zariyat, 56), nimetlerine şükretmek ve dua ile O'na yönelmek bu alanın temelini oluşturur.
İkinci halka insanın kendi öz benliğine karşı sorumluluklarıdır. Beden ve ruh sağlığı insana verilmiş birer emanettir; bu yüzden insan hayatını ve sağlığını tehlikeye atan zararlı alışkanlıklardan uzak durmalı, helal ve temiz gıdalarla beslenmeli, aklını faydalı ilim ve hikmetle geliştirmelidir. Üçüncü halka ise aileye karşı sorumluluklardır. Aile toplumun çekirdeğidir; anne babaya öf bile demeyip güzel davranmak (İsra, 23), aile bireyleri arasında sevgi ve merhameti yaşatmak ve akrabalarla bağı koparmayıp sılayırahim yapmak müminin vazifesidir.
İnsanın Topluma ve Doğal Çevreye Karşı Sorumlulukları
İnsan doğası gereği toplumsal bir varlıktır ve topluma karşı sorumlulukları vardır. İnsanlar arasında adaleti gözetmek, kul hakkına girmemek, dürüst ve güvenilir (el-Emin) olmak, yardımlaşma ve dayanışmayı yaygınlaştırmak toplumsal huzurun şartıdır. Ayrıca iyiliği emredip kötülükten sakındırmak (emribilmaruf ve nehyianilmünker) toplumu ahlaki çöküşten koruyan ortak bir görevdir.
Sorumluluk zincirinin son halkası doğal çevreye ve canlılara karşı sorumluluklardır. Yüce Allah evreni kusursuz bir ölçü ve denge (mizan) içinde yaratmıştır (Rahman, 7-8). İnsan, doğanın mutlak sahibi değil emanetçisidir; bu nedenle su ve gıda başta olmak üzere kaynakları israf etmemeli, çevreyi kirletmemeli, hayvanlara ve bitkilere merhametle yaklaşarak ekolojik dengeyi korumalıdır.
| Sorumluluk Alanı | Temel Görev ve İlkeler | Ahlaki ve Toplumsal Sonucu |
|---|---|---|
| Rabbine Karşı | İman, ibadet, şükür, dua ve ihlas | İç huzuru ve kulluk bilincinin güçlenmesi |
| Kendisine Karşı | Beden/ruh sağlığını koruma, faydalı ilim öğrenme | Öz saygı, bilgelik ve sağlıklı şahsiyet |
| Ailesine Karşı | Anne babaya ihsan, aile içi merhamet, sılayırahim | Güçlü aile yapısı ve nesiller arası sevgi |
| Topluma Karşı | Adalet, kul hakkı, dürüstlük, yardımlaşma | Toplumsal güven, barış ve dayanışma |
| Çevreye Karşı | Mizanı (dengeyi) koruma, israftan kaçınma, merhamet | Yaşanabilir bir dünya ve emanete sadakat |
İlkeli Yaşamak: Sıratımüstakim ve İtidal Dengesi
İlke (prensip), insanın düşünce, tutum ve davranışlarına yön veren temel kural ve değerlerdir. İlkeli yaşamak; rüzgarın estiği yöne göre şekil almamak, kişisel çıkarlar veya toplumsal baskılar karşısında doğruluktan ödün vermeden tutarlı bir duruş sergilemektir. İlkeli insanın sözü ile özü, inancı ile eylemi birbiriyle uyumludur.
İslam'da ilkeli yaşamın ana ekseni sıratımüstakim yani dosdoğru yoldur. Her gün namazlarda okunan Fatiha suresinde "Bizi dosdoğru yola (sıratımüstakime) ilet." (Fatiha, 6) diye dua edilmesi ve Hud suresi 112. ayetteki "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!" buyruğu bu bilinci diri tutar. Sıratımüstakim; ifrat (haddi aşma, aşırılık) ve tefrit (gevşeklik, ihmal) uçlarına savrulmadan itidal (denge ve orta yol) üzere yaşamaktır.
İlkeli İnsanın Temel Erdemleri: İzzet, İffet ve Çalışkanlık
Kur'an ve sünneti rehber edinen ilkeli bir müminin hayatında öne çıkan başlıca erdemler şunlardır: Birincisi izzet ve onurdur; mümin yalnız Allah'a kulluk eder, makam, mevki veya maddi menfaat uğruna onurunu zedeleyecek boyun eğişlerden uzak durur. Ancak bu vakar asla kibre dönüşmez; mümin insanlara karşı daima tevazu (alçak gönüllülük) içinde davranır. İkincisi iffettir; insanın bedenini, dilini, gözünü ve gönlünü haramlardan ve çirkinliklerden koruyarak namus ve edebini muhafaza etmesidir.
Üçüncü temel ilke çalışkanlık, planlılık ve tevekküldür. İslam tembelliği ve başkasının sırtından geçinmeyi hoş görmez. İnşirah suresi 7. ayette "Bir işi bitirince hemen başka bir işe koyul!" buyrularak zamanın planlı ve verimli kullanılması emredilir. İlkeli insan hedefini belirler, sebeplere sarılarak elinden gelen bütün gayreti gösterir ve sonucunu Allah'a bırakarak tevekkül eder.
İlkeli Hayatın Zirvesi: İhsan Bilinci ve Öz Denetim
Bir insanın kameraların önünde veya insanların yanında kurallara uyması kolaydır; asıl erdem, hiç kimsenin görmediği tenha anlarda da ilkelerine sadık kalabilmesidir. İslam ahlakında bu içsel öz denetim gücüne ihsan bilinci denir. Hz. Peygamber (s.a.v.) Cibril hadisinde ihsanı; "Allah'ı görüyormuşsun gibi O'na kulluk etmendir; çünkü sen O'nu görmesen de O seni mutlaka görmektedir." şeklinde tanımlamıştır.
İhsan bilincine ulaşan bir insan, yaptığı her işi sağlam ve güzel (itkan) yapar, gizlide ve açıkta Allah'tan sakınır (takva), söz verdiğinde sözünde durur ve kendisine güvenildiğinde emanete asla hıyanet etmez. Böylece ilkeli yaşam, dışarıdan dayatılan bir zorunluluk olmaktan çıkarak insanın karakterine dönüşür ve hayatı hem bu dünyada hem de ahirette anlamlı kılar.
| Ahlaki İlke | Anlamı ve Kapsamı | Hayata Yansıması |
|---|---|---|
| Sıratımüstakim | İfrat ve tefritten uzak dosdoğru yol | İnanç, ibadet ve ahlakta denge ve tutarlılık |
| İzzet ve Tevazu | İnsani onuru korurken kibirden uzak durmak | Menfaat için eğilmemek, insanlara tepeden bakmamak |
| İffet | Haram ve çirkinliklerden nefsi korumak | Sözde, bakışta ve kazançta temizlik ve edep |
| Planlılık ve Tevekkül | Azimle çalışıp sonucu Allah'a bırakmak | Zamanı israf etmemek, ümitsizliğe düşmemek |
| İhsan Bilinci | Allah'ın her an gördüğü bilinciyle yaşamak | Gizlide de açıkta da dürüstlük ve sağlam iş (itkan) |
Örnekler
Örnek 1Ahzab suresi 72. ayette geçen "emanet" kavramı ile insanın sorumluluğu arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Cevabı göster
Ahzab suresi 72. ayette göklerin, yerin ve dağların yüklenmekten çekindiği emaneti insanın yüklendiği belirtilir. Buradaki emanet; insana verilen akıl ve özgür irade nimetidir. Diğer varlıklar zorunlu doğa yasalarına tabi iken insan, aklı ve iradesiyle seçim yapabilme gücüne sahiptir; bu da onu ilahi emirlere muhatap ve eylemlerinden sorumlu kılar.
Örnek 2"Kendini bilen Rabbini bilir." sözünün marifet ve marifetullah kavramları açısından anlamı nedir?
Cevabı göster
İnsanın kendi yaratılışındaki mükemmelliği, yeteneklerini ve aynı zamanda acziyetini tanımasına marifet denir. Kendi varlığı üzerinde düşünen insan, kendisini yoktan var eden, akıl ve bilinç bahşeden Yüce Yaratıcıyı tanımaya (marifetullah) ulaşır ve varoluş amacını kavrar.
Örnek 3İnsanın kendi öz benliğine ve ailesine karşı başlıca sorumlulukları nelerdir?
Cevabı göster
İnsanın kendisine karşı sorumlulukları; beden ve ruh sağlığını korumak, zararlı alışkanlıklardan kaçınmak, helal rızıkla beslenmek ve faydalı ilim öğrenmektir. Ailesine karşı sorumlulukları ise anne babaya saygı ve iyilikle davranmak, aile içi sevgi ve merhameti korumak ve akrabaları gözeterek sılayırahim yapmaktır.
Örnek 4İslam çevre ahlakında "mizan" kavramı neyi ifade eder ve insana hangi sorumlulukları yükler?
Cevabı göster
Mizan, Yüce Allah'ın evrende ve doğada kurduğu kusursuz ölçü, uyum ve ekolojik dengedir (Rahman, 7-8). İnsan doğanın mülk sahibi değil emanetçisi olduğu için doğal kaynakları israf etmemekle, çevreyi kirletmemekle ve hayvanlar ile bitkilere merhamet göstererek bu dengeyi bozmamakla yükümlüdür.
Örnek 5İlkeli yaşamak bağlamında "ifrat", "tefrit" ve "sıratımüstakim" kavramlarını bir örnekle açıklayınız.
Cevabı göster
İfrat bir konuda haddi aşarak aşırılığa kaçmak, tefrit ise o konuda gevşeklik ve ihmal göstermektir. Sıratımüstakim (itidal) ise bu iki uçtan uzak durup dosdoğru orta yolu tutmaktır. Örneğin harcamada cimrilik tefrit, savurganlık (israf) ifrat, dengeli ve yerinde paylaşmak (cömertlik) ise sıratımüstakimdir.
Örnek 6İhsan bilinci ilkeli yaşamayı nasıl destekler?
Cevabı göster
İhsan, insanın Allah'ı görüyormuş gibi, O'nu görmese bile Allah'ın kendisini her an gördüğü bilinciyle yaşamasıdır. Bu bilinç insana güçlü bir iç öz denetim kazandırır; böylece insan yalnızken veya hiçbir dünyevi denetim yokken bile ilkelerinden taviz vermez, harama yaklaşmaz ve yaptığı işi en güzel şekilde yapar.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1"Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler... Onu insan yüklendi." (Ahzab, 72) ayetindeki "emanet" kavramının temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
İnsanı diğer varlıklardan ayıran ve onu dini/ahlaki yükümlülük (emanet) sahibi kılan temel özellik akıl ve özgür iradedir.
2Anne baba başta olmak üzere yakın ve uzak akrabaları ziyaret etmek, hal ve hatırlarını sorarak akrabalık bağlarını canlı tutmak İslam ahlakında hangi kavramla ifade edilir?
Akrabalık bağlarını korumak ve akrabaları ziyaret edip gözetmek "sılayırahim" kavramıyla ifade edilir.
3"Öyleyse bir işi bitirince hemen başka bir işe koyul! Ve yalnız Rabbine yönel." (İnşirah, 7-8) ayetleri ilkeli bir müminin hayatında aşağıdaki tutumlardan hangisini doğrudan teşvik eder?
İnşirah suresi 7-8. ayetler müminin hayatında atalete ve boşluğa yer olmadığını, bir işi tamamlayınca planlı biçimde diğer hayırlı işe yönelmesi gerektiğini vurgular.
4Hiç kimsenin görmediği bir ortamda bile "Allah beni görüyor" bilinciyle hareket ederek haramlardan sakınan ve işini dürüstçe yapan bir kimse aşağıdaki kavramlardan hangisini hayatına geçirmiştir?
Allah'ı görüyormuşçasına veya O'nun her an kendisini gördüğü bilinciyle yaşamak "ihsan" kavramıyla ifade edilir.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- İnsanın beden ve ruh sağlığını koruması ve faydalı ilim öğrenmesi kendi öz benliğine karşı sorumlulukları arasındadır.
Beden, ruh ve akıl insana emanettir; bunları korumak ve geliştirmek kişinin kendisine karşı görevidir.
- İnsan yeryüzünün mutlak mülk sahibi olduğu için doğal kaynakları dilediği gibi tüketebilir.
Mülkün gerçek sahibi Allah'tır; insan doğanın emanetçisidir ve mizanı (ekolojik dengeyi) koruyup israftan kaçınmakla yükümlüdür.
- İlkeli yaşamak, ifrat (aşırılık) ve tefrit (ihmal) uçlarına savrulmadan sıratımüstakim üzere dengeli bir hayat sürmektir.
İslam ahlakında ilkeli yaşamın temel ekseni sıratımüstakim ve itidal (denge) ilkesidir.
- İzzet sahibi bir mümin, onurunu korumak adına diğer insanlara karşı kibirli ve üstünlük taslayan bir tavır sergilemelidir.
İzzet, menfaat karşısında eğilmemek ve onuru korumaktır; ancak mümin insanlara karşı kibirli değil, tevazu (alçak gönüllülük) sahibi olmalıdır.
- İffet, insanın elini, dilini, gözünü ve gönlünü haramlardan ve çirkin davranışlardan korumasıdır.
İffet; söz, bakış ve davranışlarda temizliği, namus ve edebi muhafaza etme erdemidir.
- İnsanın beden ve ruh sağlığını koruması ve faydalı ilim öğrenmesi kendi öz benliğine karşı sorumlulukları arasındadır.
6Aşağıdaki kavramları açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Yüce Allah'ın evrende ve doğada kurduğu kusursuz ölçü ve ekolojik dengeye adı verilir.
- Herhangi bir konuda orta yolu kaybedip haddi aşmaya ve aşırılığa kaçmaya denir.
- Toplumsal sorumluluklarımızdan biri de iyiliği emredip kötülükten sakındırmak, yani görevini yerine getirmektir.
- Müminin menfaat uğruna boyun eğmeyip şeref ve onurunu korumasına adı verilir.
- Bir konuda gerekli hazırlık ve çalışmayı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakıp O'na güvenmeye denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8İnsanın 5 temel sorumluluk alanını (Rabbine, kendisine, ailesine, topluma ve çevreye) ve bu alanlarda ilkeli yaşamanın (sıratımüstakim ve ihsan bilinci) önemini bütüncül olarak değerlendiriniz.
1. ipucu: İnsanın üstlendiği emanet ve halifelik görevini beş sorumluluk halkasıyla ilişkilendiriniz.
2. ipucu: Sıratımüstakim (ifrat ve tefritten uzak denge), izzet, iffet ve çalışkanlık ilkelerinin bu sorumlulukları yerine getirmedeki rolünü açıklayınız.
3. ipucu: İhsan bilincinin gizlide ve açıkta ahlaki tutarlılığı nasıl sağladığını belirtiniz.
Cevap: Akıl ve irade sahibi olan insan, üstlendiği emanet ve halifelik görevi gereği Rabbine (iman ve ibadet), kendisine (sağlık ve faydalı ilim), ailesine (anne babaya ihsan ve sılayırahim), topluma (adalet, dürüstlük ve yardımlaşma) ve doğal çevreye (mizanı koruma ve israftan kaçınma) karşı sorumludur. Bu sorumlulukların hakkıyla yerine getirilmesi, çıkarlara göre değişmeyen ilkeli bir yaşam gerektirir. Sıratımüstakim üzere ifrat ve tefritten uzak duran, izzet, iffet, tevazu ve çalışkanlık erdemlerini kuşanan ve ihsan bilinciyle Allah'ın her an kendisini gördüğünü bilen insan, hem iç huzura kavuşur hem de yeryüzünü iyilikle imar eder.
Kısaca
- Emanet ve Halifelik: Kur'an-ı Kerim'de göklerin, yerin ve dağların yüklenmekten çekindiği emaneti (sorumluluğu) insanın üstlendiği (Ahzab, 72) ve yeryüzünde iyiliği, adaleti tesis etmek üzere halife kılındığı (Bakara, 30) bildirilir.
- İnsanın Sorumluluk Alanları: İnsan; Rabbine (iman, ibadet, marifetullah), kendisine (beden ve ruh sağlığını koruma, faydalı ilim), ailesine (anne babaya ihsan, sılayırahim), topluma (adalet, yardımlaşma, emribilmaruf) ve çevreye/doğaya (mizanı koruma, israftan kaçınma, canlılara merhamet) karşı sorumludur.
- İlkeli Yaşamak ve Sıratımüstakim: İlkeli yaşamak; şartlar ve çıkarlar değişse bile doğruluktan ayrılmamak, ifrat (aşırılık) ve tefrit (ihmal) uçlarına savrulmadan sıratımüstakim (dosdoğru yol) üzere dengeli bir hayat sürmektir.
- İzzet, İffet ve Tevazu: Mümin, şeref ve onurunu (izzet) korur; elini, dilini ve gönlünü haramlardan sakındırarak iffetli yaşar; kibre kapılmadan tevazu (alçak gönüllülük) sahibi olur.
- Çalışkanlık, Planlılık ve Tevekkül: İnşirah suresi 7. ayetteki "Bir işi bitirince hemen başka bir işe koyul!" ilkesi gereği zamanı planlı kullanmak, tembellikten kaçınmak ve elden gelen gayreti gösterdikten sonra Allah'a güvenmek (tevekkül) esastır.
- İhsan Bilinci: İlkeli yaşamın zirvesi, kimsenin görmediği yerde bile Allah'ı görüyormuşçasına veya O'nun kendisini her an gördüğü bilinciyle hareket etmektir.