'Hayatın Anlamı' ünitemizin bu haftaki son bölümünde; İslam dininin geçici dünya hayatı ile ebedî ahiret hayatı arasında kurduğu eşsiz dengeyi, insanı boşluk ve anlamsızlık duygusundan kurtaran kulluk (ubûdiyet), istikamet, ihlas ve takva kavramlarını, Asr suresinin kurtuluş reçetesini ve amel defterini açık tutan kalıcı iyilikleri (sadaka-i câriye) inceleyeceğiz.
1. İslam'da Dünya ve Ahiret Dengesi (Vasat Ümmet İlkesi)
İslam düşüncesinde dünya hayatı ne küçümsenip terk edilmesi gereken değersiz bir zindan, ne de ebedî kalınacak nihai bir hedeftir; dünya, ahiretin tarlası ve insanın ahlaki olgunluğa eriştiği bir imtihan yurdudur (Mülk suresi, 2. ayet). Bu nedenle İslam; hem dünyadan tamamen el etek çekip evlenmeyi, çalışmayı ve üretmeyi terk eden ruhbanlık (aşırı zahitlik) anlayışını hem de ahireti ve hesap gününü yok sayarak yalnızca maddi çıkar peşinde koşan dünyevileşme (sekülerleşme / hazcılık) anlayışını reddeder.
Bu dengenin Kur'an-ı Kerim'deki en veciz ifadesi Kasas suresi 77. ayettir: 'Allah'ın sana verdiği (nimet ve imkânlarla) ahiret yurdunu kazanmaya çalış; dünyadan da nasibini unutma! Allah sana nasıl iyilik ettiyse sen de başkalarına iyilik et...' Müminlerin her namazda okuduğu Bakara suresi 201. ayetteki 'Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ve güzellik (hasene) ver, ahirette de iyilik ve güzellik ver' duası da dünya-ahiret bütünlüğünün simgesidir.
2. Hayatı Anlamlandıran Dört Kavram: Ubûdiyet, İstikamet, İhlas ve Takva
1) Ubûdiyet (Kulluk): Zâriyât suresi 56. ayette 'Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk (ibadet) etsinler diye yarattım' buyrulur. Kulluk yalnızca namaz, oruç gibi belirli ritüellerle sınırlı değildir; insanın hayatının her anını Allah'ın rızasına uygun yaşamasıdır. 2) İstikamet (Doğruluk): Hûd suresi 112. ayetteki 'Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!' emri doğrultusunda inançta, sözde, ticarette ve insan ilişkilerinde sırat-ı müstakim (dosdoğru yol) üzere kalmaktır.
3) İhlas (Samimiyet): Yapılan ibadet ve iyiliklerin şöhret, övgü veya maddi çıkar (riya / gösteriş) için değil, katıksız biçimde yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla yapılmasıdır. 4) Takvâ (Bilinçli Sakınma): Allah'ın sevgisini ve rızasını kaybetmekten korkarak O'nun emirlerine titizlikle uymak, yasaklarından ve şüpheli şeylerden korunmaktır. Kur'an'a göre Allah katında üstünlük soy, servet veya makamla değil yalnızca takvâ iledir (Hucurât suresi, 13. ayet).
3. Asr Suresi ve İnsanlığın Ziyandan Kurtuluş İlkeleri
İmam Şâfiî'nin 'Kur'an'da başka hiçbir sure inmeseydi, yalnız bu sure insanların dünya ve ahiret mutluluğu için yeterdi' dediği Asr suresi, zamanın (asr) akıp gittiğine yemin ederek insanın ömür sermayesini nasıl anlamlı kılacağını dört temel ilkeyle özetler: وَالْعَصْرِ * إِنَّ الْإِنْسَانَ لَفِي خُسْرٍ * إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ.
Bu sureye göre zamanını ve hayatını ziyandan (hüsrandan) kurtaranlar şu dört özelliği kendinde toplayanlardır: 1) İman etmek (kalbini sahih inançla aydınlatmak); 2) Salih amel işlemek (inancını faydalı ve güzel eylemlere dönüştürmek); 3) Birbirine hakkı tavsiye etmek (toplumda doğruluğu, adaleti ve iyiliği yaygınlaştırmak); 4) Birbirine sabrı tavsiye etmek (zorluklar karşısında dayanışma ve metanet göstermek).
4. Zaman Bilinci ve Ömür Sermayesinin Değerlendirilmesi
İslam'da hayatın anlamı, insana emanet edilen zaman ve gençlik nimetinin kıymetini bilmekle doğrudan ilişkilidir. Kıyamet gününde her insanın; ömrünü nerede tükettiğinden, gençliğini nasıl geçirdiğinden, malını nereden kazanıp nereye harcadığından ve bildikleriyle ne amel ettiğinden sorgulanacağı hadis-i şerifte haber verilmiştir (Tirmizî, Kıyâmet, 1).
Hz. Peygamber (sav) bir diğer hadisinde: 'Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bil: İhtiyarlığından önce gençliğinin, hastalığından önce sağlığının, fakirliğinden önce zenginliğinin, meşguliyetinden önce boş vaktinin ve ölümünden önce hayatının!' buyurarak erteleme alışkanlığına (tesvîf) karşı müminleri uyarmıştır.
5. Ebedî Hayat Bilinci ve Kesintisiz İyilik: Sadaka-i Câriye
Ahiret inancı, ölümü bir yok oluş veya hiçlik olmaktan çıkarıp ebedî bir hayatın başlangıcı kılar. Üstelik İslam'da insanın dünyada bıraktığı güzel izler, vefatından sonra da onun amel defterine sevap yazdırmaya devam eder.
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: 'İnsan öldüğü zaman amel defteri kapanır; ancak üç şey bundan müstesnadır: 1) Sadaka-i câriye (kesintisiz devam eden hayır eseri: okul, çeşme, hastane, yol, köprü yaptırmak veya ağaç dikmek), 2) Kendisinden faydalanılan ilim (faydalı kitap, buluş veya yetiştirilen öğrenci), 3) Kendisine dua eden salih (hayırlı) evlat.' (Müslim, Vasiyyet, 14).
6. Ünite Değerlendirmesi: Anlamlı Bir Hayatın Bütüncül Portresi
Birinci ünite boyunca ele aldığımız konular bir araya getirildiğinde İslam'ın insana sunduğu 'anlamlı hayat modeli' dört sütun üzerinde yükselir: 1) Sahih İman (Tevhid inancıyla Yaratıcı'ya bağlanmak); 2) Bilinçli İbadet ve Kulluk (Yaratıcı ile bağı canlı tutmak).
3) Güzel Ahlak ve İstikamet (İhlas, doğruluk ve emanet bilinciyle yaşamak); 4) Salih Amel ve Üretim (Kur'an ve Sünnet rehberliğinde hem dünyayı imar etmek hem de ebedî ahiret yurdunu kazanmak).
Örnekler
Örnek 1İslam'ın dünya ve ahiret hayatına bakışını Kasas suresi 77. ayet ('Allah'ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu kazanmaya çalış, dünyadan da nasibini unutma') çerçevesinde açıklayınız.
Cevabı göster
İslam, dünya ve ahiret arasında orta yolu (itidali / dengeyi) emreder. Ne dünyayı tamamen terk eden ruhbanlığı ne de ahireti unutturan aşırı dünyevileşmeyi kabul eder. Mümin, dünyada helalinden çalışıp üreterek nasibini alırken, kazandığı imkanları Allah rızasına uygun kullanarak ebedî ahiret yurdunu kazanmaya çalışır.
Örnek 2'İhlas' ve 'Riya' kavramlarını tanımlayarak yapılan bir iyiliğin salih amel sayılmasında ihlasın önemini belirtiniz.
Cevabı göster
İhlas; ibadet ve iyilikleri yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak için samimiyetle yapmaktır. Riya ise yapılan iyiliği insanlara gösteriş yapmak, övgü veya çıkar elde etmek için yapmaktır. Bir davranışın Allah katında salih amel olarak kabul edilip sevap kazandırmasının ilk şartı ihlastır.
Örnek 3Asr suresine göre insanın ömür sermayesini ziyandan (hüsrandan) kurtarması için sahip olması gereken dört temel özellik nedir?
Cevabı göster
1) İman etmek, 2) Salih amel (iyi, güzel ve faydalı işler) işlemek, 3) Birbirine hakkı (doğruluğu ve adaleti) tavsiye etmek, 4) Birbirine sabrı tavsiye etmek.
Örnek 4Bir kişinin vefatından sonra da amel defterinin açık kalmasını ve sevabının kesintisiz devam etmesini sağlayan üç kalıcı amel nedir?
Cevabı göster
1) Sadaka-i câriye (okul, hastane, çeşme, cami yaptırmak veya ağaç dikmek gibi insanların yararlanmaya devam ettiği hayırlar), 2) Kendisinden faydalanılan ilim (eser bırakmak veya öğrenci yetiştirmek), 3) Arkasından hayır dua eden salih evlat yetiştirmek.
Örnek 5Hz. Peygamber'in (sav) 'Allah'a inandım de, sonra da dosdoğru ol!' hadisinde vurgulanan 'istikamet' kavramı günlük hayatta nasıl yaşanır?
Cevabı göster
İstikamet; tevhid inancını benimsedikten sonra sözünde durmak, yalan ve hileden uzak kalmak, ticarette ölçü ve tartıyı tam yapmak, emanete riayet etmek ve aşırılıklara sapmadan Kur'an ve Sünnet çizgisinde (sırat-ı müstakim üzere) tutarlı bir hayat sürmektir.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1İslam'ın dünya ve ahiret dengesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
İslam'da ruhbanlık (dünyayı ve helal nimetleri terk ederek inzivaya çekilme) yoktur; İslam çalışmayı, üretmeyi ve dünya-ahiret dengesini emreder.
2Aşağıdakilerden hangisi insan öldükten sonra da sevabı kesintisiz devam eden 'sadaka-i câriye' kapsamında değerlendirilemez?
Gösteriş (riya) amacıyla yapılan harcamalar sadaka-i câriye olmadığı gibi, ihlas bulunmadığı için sevap da kazandırmaz.
3Dünya-ahiret dengesi ve temel kavramlarla ilgili aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Zâriyât suresi 56. ayete göre insanın yaratılış amacı Yüce Allah'ı tanımak ve O'na kulluk (ibadet) etmektir.
Doğrudur; 'Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım' buyrulmaktadır.
- İbadet ve iyilikleri gösterişten uzak tutarak yalnızca Allah rızası için yapmaya 'riya' denir.
Yanlıştır; yalnızca Allah rızası için yapmaya 'ihlas', gösteriş için yapmaya ise 'riya' denir.
- Hucurât suresi 13. ayete göre Allah katında en üstün olan kimse, en zengin olan değil, en takvalı (sorumluluk bilinci en yüksek) olandır.
Doğrudur; İslam'da üstünlük ölçütü yalnızca takvadır.
- Zâriyât suresi 56. ayete göre insanın yaratılış amacı Yüce Allah'ı tanımak ve O'na kulluk (ibadet) etmektir.
4Asr suresi ve zaman bilinciyle ilgili aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Asr suresinde yalnız iman edip salih amel işleyenlerin yanı sıra birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin ziyandan kurtulacağı bildirilir.
Doğrudur; Asr suresi bireysel kulluğu toplumsal hak ve sabır tavsiyesiyle birleştirir.
- İslam'a göre insan kıyamet gününde ömrünü ve gençliğini nerede tükettiğinden hesaba çekilmeyecektir.
Yanlıştır; hadis-i şerife göre insan ömrünü, gençliğini, malını ve ilmini nerede kullandığından sorgulanacaktır.
- Hûd suresi 112. ayetteki 'Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!' buyruğu 'istikamet' kavramını ifade eder.
Doğrudur; istikamet inanç, söz ve eylemde dosdoğru kalmaktır.
- Asr suresinde yalnız iman edip salih amel işleyenlerin yanı sıra birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin ziyandan kurtulacağı bildirilir.
5Aşağıdaki temel dini kavramları karşılık gelen anlamlarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
6Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Allah'ın sevgisini kaybetmekten sakınarak emirlerine uymaya ve haramlardan titizlikle korunmaya denir.
- Dünyadan tamamen el etek çekerek evlenmeyi ve çalışmayı terk etme anlayışına denir ve İslam'da reddedilmiştir.
- Kur'an-ı Kerim'de zamana yemin edilerek başlayan ve kurtuluşun dört şartını bildiren sure suresidir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle tamamlayınız.
- 'Dünya, tarlasıdır' sözü dünyada yapılan iyiliklerin ebedî hayatta hasat edileceğini anlatır.
- İman eden bir kimsenin Allah rızasına uygun olarak yaptığı her türlü iyi, güzel ve faydalı işe amel denir.
- Fatiha suresinde her gün Allah'tan bizi kendisine iletmesini istediğimiz 'Sırat-ı Müstakim', yol demektir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8'Nasıl olsa önemli olan ahirettir, dünya için çalışmaya ve bilim üretmeye gerek yoktur' diyen bir kişi ile 'Önemli olan bu dünyadaki başarımızdır, ahireti yaşlanınca düşünürüz' diyen ikinci bir kişinin görüşlerini İslam'ın dünya-ahiret dengesi açısından adım adım değerlendiriniz.
1. ipucu: 1. Adım: Birinci kişinin görüşündeki hatayı Kasas suresi 77. ayet ('dünyadan nasibini unutma') ve ruhbanlık yasağı ile açıklayınız.
2. ipucu: 2. Adım: İkinci kişinin görüşündeki hatayı ömür/gençlik emaneti ve ahiretin tarlası olma bilinciyle eleştiriniz.
3. ipucu: 3. Adım: İslam'ın önerdiği doğru dengeyi (hem dünyayı imar edip hem de yapılan işi ihlasla ibadete dönüştürmeyi) özetleyiniz.
Cevap: 1) Birinci Görüşün Değerlendirmesi: Dünyayı terk edip çalışmamak İslam'ın reddettiği 'ruhbanlık' ve tembelliktir; oysa Kasas suresi 77. ayette 'dünyadan nasibini unutma' buyrulmuş, helal rızık ve bilimsel üretim teşvik edilmiştir. 2) İkinci Görüşün Değerlendirmesi: Ahireti yaşlılığa ertelemek (tesvîf) büyük bir yanılgıdır; çünkü ömür sermayesinin ne zaman biteceği bilinmez ve gençliğin nerede harcandığından hesap sorulacaktır. 3) Doğru Denge (İtidal): Mümin, hiç ölmeyecekmiş gibi dünyayı imar etmek ve bilimde öncü olmak için çalışırken, yarın ölecekmiş gibi de ihlas, istikamet ve salih amellerle ahirete hazırlanır (Bakara, 201).
Kısaca
- İslam dini; dünyayı tamamen terk etmeyi öngören ruhbanlığı da, ahireti unutarak yalnızca maddi hazlara dalmayı öngören dünyevileşmeyi de reddeder; dünya ve ahiret dengesini (itidali) emreder.
- Kasas suresi 77. ayetteki 'Allah'ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu kazanmaya çalış, dünyadan da nasibini unutma!' buyruğu bu dengenin temel ölçüsüdür.
- Zâriyât suresi 56. ayete göre insanın yaratılış gayesi Allah'ı tanımak ve O'na kulluk (ubûdiyet) etmektir.
- İstikamet; inançta, sözde ve davranışta aşırılıklardan uzak durarak 'sırat-ı müstakim' (dosdoğru yol) üzere yaşamaktır.
- Asr suresine göre insanı ziyandan (hüsrandan) kurtaran dört temel esas; iman etmek, salih amel işlemek, hakkı tavsiye etmek ve sabrı tavsiye etmektir.
- İnsan öldüğünde amel defteri kapanır; ancak sadaka-i câriye (kalıcı hayır eseri), faydalanılan ilim ve kendisine dua eden hayırlı evlat bırakanların sevabı kesintisiz devam eder.