Önceki haftalarda namazın farzlarını, vaciplerini, sünnetlerini ve özel namazları öğrendik. Bu hafta bilgiyi uygulamaya dönüştürüyoruz: namaza nasıl hazırlanılır, beş vakit hangi saatlerde ve kaç rekât kılınır, iki, üç ve dört rekâtlı namazlar ile vitir namazı adım adım nasıl eda edilir, hangi bölümde hangi dualar okunur? Son olarak mekruhlar, huşu ve özür hâlinde namaz üzerinden kendi namazımızı değerlendirmeyi öğreneceğiz.
Namaza Hazırlık Süreci: Temizlik, Örtünme, Kıble ve Niyet Kontrolü
Namaz, tekbirle başlamadan önce bir hazırlık süreci gerektiren ibadettir. 13. haftada namazın dışındaki farzları (şartları) kavram olarak öğrenmiştik; bu hafta onları bir kontrol listesi gibi uygulamaya dökeceğiz. İlk adım beden temizliğidir: Mâide suresi 6. ayette namaza kalkılmadan önce yüzün, kolların dirseklerle birlikte yıkanması, başın meshedilmesi ve ayakların topuklarla birlikte yıkanması emredilmiştir. Kişi önce abdestinin olup olmadığını düşünür; abdesti yoksa abdest alır, gusül gerektiren bir durum varsa gusleder. Su bulunamıyor veya kullanılması sağlığa zarar veriyorsa teyemmüm ile namaza hazırlanır.
İkinci adım, giysinin, bedenin ve namaz kılınacak yerin necasetten (maddi kirden) temiz olmasıdır. Seccade veya temiz bir zemin seçilir, ayakkabıyla kirlenmiş yerlerden kaçınılır. Ardından setr-i avret kontrol edilir: Erkeklerin en az göbek ile diz kapağı arasını, kadınların ise yüz, el ve ayakları dışında bütün bedenlerini örtmeleri gerekir. Giysinin teni göstermeyecek kalınlıkta olması ve namaz hareketleri sırasında açılmaması da gözetilir.
Üçüncü adımda vaktin girdiği takvimden veya ezandan teyit edilir, sonra kıble yönü belirlenir. Kıble Kâbe'nin bulunduğu yöndür; bilinmeyen bir yerde camilerin mihrabından, pusuladan, güvenilir uygulamalardan ya da bilen kişilere sorarak yön bulunur; hiçbiri mümkün değilse kişi araştırıp kanaat getirdiği yöne döner. Son olarak niyet edilir: Niyet, hangi namazın kılınacağını kalben bilmek ve belirlemektir; 'Niyet ettim Allah rızası için bugünkü sabah namazının farzını kılmaya' gibi dil ile söylemek ise güzel görülmüştür. Telefonu sessize almak, dikkat dağıtıcıları uzaklaştırmak ve sakin bir zihinle namaza durmak da hazırlığın adabındandır.
| Hazırlık Adımı | Kontrol Edilen Husus | Uygulama İpucu |
|---|---|---|
| Hadesten taharet | Abdest var mı, gusül gerekiyor mu? | Su yoksa veya zararlıysa teyemmüm alınır. |
| Necasetten taharet | Beden, giysi ve mekân temiz mi? | Temiz bir seccade veya zemin seçilir. |
| Setr-i avret | Örtülmesi gereken yerler kapalı mı? | Rükû ve secdede açılmayan giysi tercih edilir. |
| Vaktin girmesi | Kılınacak namazın vakti girdi mi? | Namaz vakti takvimi veya ezan esas alınır. |
| İstikbal-i kıble | Kâbe yönüne dönüldü mü? | Mihrap, pusula veya uygulama kullanılır. |
| Niyet | Hangi namaz kılınacak? | Farz, vacip veya sünnet olduğu kalben belirlenir. |
Namaz Vakitleri, Beş Vaktin Rekât Düzeni ve Kerahat Vakitleri
Yüce Allah, 'Namaz, müminlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.' (Nisâ, 4/103) buyurarak namazı zamana bağlamıştır. Sabah namazının vakti, doğu ufkunda yayılan aydınlığın (fecr-i sâdık) görünmesiyle başlar ve güneşin doğuşuna kadar sürer. Öğle namazının vakti güneşin tam tepe noktasından batıya kaymasıyla (zeval) başlar. İkindi vakti, cisimlerin gölgesi (zeval anındaki gölge hariç) kendi boylarının bir misli olunca başlar; bu konuda İmam Ebû Hanîfe iki misli görüşündedir, ülkemizdeki takvimler ise genellikle bir misli görüşünü esas alır. İkindi vakti güneşin batışına kadar devam eder.
Akşam namazının vakti güneşin batmasıyla başlar, batı ufkundaki şafağın kaybolmasıyla sona erer. Yatsı namazının vakti şafağın kaybolmasıyla başlar ve fecr-i sâdıka kadar sürer; vitir namazı da yatsı farzından sonra kılınır. Beş vakitte kılınan namazların rekâtları birlikte değerlendirildiğinde bir günde 17 rekât farz, 3 rekât vacip (vitir) ve 20 rekât sünnet olmak üzere toplam 40 rekât namaz kılınır. Sabahın sünneti, öğlenin ilk ve son sünnetleri, akşamın ve yatsının son sünnetleri müekkede; ikindinin ve yatsının ilk sünnetleri ise gayr-i müekkede sünnettir.
Bazı vakitlerde namaz kılmak uygun görülmemiştir; bunlara kerahat vakitleri denir. Güneş doğarken (doğuştan sonra güneş bir mızrak boyu yükselinceye kadar, yaklaşık 45-50 dakika), güneş tam tepe noktasındayken (istiva) ve güneş sararmaya başladıktan batıncaya kadar olan sürede farz, vacip, nafile ve kaza hiçbir namaz kılınmaz. Bunun tek istisnası, o günün ikindi farzının henüz kılınmamış olmasıdır: Bu namaz güneş batarken kerahetle de olsa kılınabilir. Ayrıca sabah farzından sonra güneş doğuncaya kadar ve ikindi farzından sonra güneş sararıncaya kadar nafile namaz kılmak mekruhtur; bu iki zaman diliminde kaza namazı kılınabilir.
| Vakit | İlk Sünnet | Farz | Son Sünnet / Vitir | Toplam |
|---|---|---|---|---|
| Sabah | 2 (müekkede) | 2 | — | 4 |
| Öğle | 4 (müekkede) | 4 | 2 (müekkede) | 10 |
| İkindi | 4 (gayr-i müekkede) | 4 | — | 8 |
| Akşam | — | 3 | 2 (müekkede) | 5 |
| Yatsı | 4 (gayr-i müekkede) | 4 | 2 (müekkede) + 3 vitir (vacip) | 13 |
| Günlük Toplam | 14 | 17 | 6 sünnet + 3 vitir | 40 |
İki Rekâtlı Bir Namazın Adım Adım Kılınışı: Sabah Namazı Örneği
Peygamberimiz (s.a.v.), 'Beni nasıl namaz kılarken görüyorsanız siz de öyle kılın.' (Buhârî, Ezân) buyurmuştur. Namazın kılınış biçimi bu nedenle sözlü tarifle değil, Peygamberimizin uygulamasının nesilden nesile aktarılmasıyla korunmuştur. En temel kalıp iki rekâtlı namazdır; sabah namazının sünneti ve farzı bu kalıpla kılınır. Kişi kıbleye dönüp niyet ettikten sonra ellerini kaldırarak 'Allahu ekber' der; bu iftitah tekbiridir. Erkekler ellerini başparmakları kulak yumuşaklarına değecek şekilde kaldırır ve sağ eli sol elin üzerine koyarak göbeğin altında bağlar; kadınlar ellerini omuz hizasına kaldırır ve göğüs üzerinde bağlar.
Kıyamda sırasıyla Sübhâneke, Eûzü-Besmele, Fatiha okunur; Fatiha'nın sonunda gizlice 'Âmin' denir ve bir zamm-ı sure (kısa bir sure, en az üç kısa ayet ya da bir uzun ayet) okunur. 'Allahu ekber' diyerek rükûa varılır; eller parmaklar açık olarak dizlere konur, sırt ve baş düz tutulur ve en az üç kez 'Sübhâne rabbiye'l-azîm' denir. 'Semiallâhü li men hamideh' diyerek doğrulunur (kavme), dik durunca 'Rabbenâ leke'l-hamd' denir. Ardından tekbirle secdeye gidilir: Önce dizler, sonra eller, sonra burun ve alın yere konur; en az üç kez 'Sübhâne rabbiye'l-a'lâ' denir. Tekbirle oturulur (celse), kısa bir süre beklenir ve tekbirle ikinci secdeye varılır. İkinci secdeden tekbirle kalkılarak ikinci rekâta geçilir.
İkinci rekâtta Sübhâneke okunmaz; Besmele, Fatiha ve zamm-ı sure okunduktan sonra rükû, kavme, iki secde ve celse aynı biçimde tekrarlanır. İkinci secdeden sonra kalkılmaz, son oturuş olan ka'de-i ahîreye oturulur. Bu oturuşta sırasıyla Ettehiyyâtü, Allahümme salli, Allahümme bârik ve Rabbenâ dualarıyla bitirilir. Son olarak baş önce sağa, sonra sola çevrilerek 'Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh' denir ve namaz tamamlanır. Bütün bu hareketler tuma'nîne ile, yani her organ yerine oturuncaya kadar beklenerek yapılmalıdır.
| Sıra | Hareket | Okunan / Söylenen |
|---|---|---|
| 1 | Niyet ve iftitah tekbiri | Allahu ekber |
| 2 | Kıyam (1. rekât) | Sübhâneke, Eûzü-Besmele, Fatiha, zamm-ı sure |
| 3 | Rükû ve kavme | 3 kez Sübhâne rabbiye'l-azîm; Semiallâhü li men hamideh, Rabbenâ leke'l-hamd |
| 4 | İki secde ve aradaki celse | Her secdede 3 kez Sübhâne rabbiye'l-a'lâ |
| 5 | Kıyam (2. rekât) | Besmele, Fatiha, zamm-ı sure |
| 6 | Rükû, kavme, iki secde | Birinci rekâttaki tesbihler |
| 7 | Ka'de-i ahîre ve selam | Ettehiyyâtü, Salli, Bârik, Rabbenâ; sağa ve sola selam |
Üç ve Dört Rekâtlı Namazların Kılınışı ile Vitir Namazı ve Kunut
İki rekâtlı kalıbı öğrenen kişi, üç ve dört rekâtlı namazları da kolayca kılabilir; fark, ikinci rekâttan sonraki bölümdedir. Akşam namazının farzında ikinci rekâtın secdelerinden sonra ka'de-i ûlâya (ilk oturuş) oturulur ve yalnız Ettehiyyâtü okunur. Ardından tekbirle üçüncü rekâta kalkılır; Besmele ve yalnız Fatiha okunur, zamm-ı sure okunmaz. Rükû ve secdelerden sonra son oturuşa geçilir; Tahiyyat, Salli, Bârik ve Rabbenâ okunup selam verilir. Öğle, ikindi ve yatsının dört rekâtlı farzlarında da ilk oturuştan sonra üçüncü ve dördüncü rekâtlarda yalnız Fatiha okunur; son oturuş dördüncü rekâtın sonunda yapılır.
Sünnet namazlarda ise her rekâtta Fatiha'dan sonra zamm-ı sure okunur. Öğlenin ilk sünneti gibi müekkede dört rekâtlı sünnetlerde ilk oturuşta yalnız Tahiyyat okunur ve üçüncü rekâta Besmele ile başlanır. İkindinin ve yatsının ilk sünneti gibi gayr-i müekkede sünnetlerde ise ilk oturuşta Tahiyyat'tan sonra Salli ve Bârik duaları da okunur; üçüncü rekâta kalkınca yeniden Sübhâneke okunur, ardından Eûzü-Besmele, Fatiha ve zamm-ı sure gelir. Bu farklılık, gayr-i müekkede sünnetin iki ayrı iki rekâtlık namaz gibi düşünülmesinden kaynaklanır.
Yatsı namazından sonra kılınan vitir namazı Hanefi mezhebine göre vaciptir ve üç rekâttır. İlk iki rekât normal kılınır; ikinci rekâtın sonunda oturulup yalnız Tahiyyat okunur. Üçüncü rekâtta Besmele, Fatiha ve zamm-ı sure okunduktan sonra eller kulak hizasına kaldırılarak tekbir alınır, eller yeniden bağlanır ve kunut duaları ('Allahümme innâ nesteînüke...' ve 'Allahümme iyyâke na'büdü...') okunur. Sonra rükûa gidilir ve namaz son oturuş ile tamamlanır. Kunut duasını henüz bilmeyen kişi öğreninceye kadar 'Rabbenâ âtinâ...' duasını veya üç kez 'Allahümmağfirlî' okuyabilir. Vitirin her üç rekâtında da zamm-ı sure okunduğuna dikkat edilmelidir.
| Namaz Türü | 3. ve 4. Rekâtta Kıraat | İlk Oturuşta Okunan | Özel Durum |
|---|---|---|---|
| Akşam farzı (3) | 3. rekâtta yalnız Fatiha | Ettehiyyâtü | Son oturuş 3. rekâttan sonra |
| Dört rekâtlı farzlar | Yalnız Fatiha | Ettehiyyâtü | Son oturuş 4. rekâttan sonra |
| Öğlenin ilk sünneti (müekkede) | Fatiha + zamm-ı sure | Ettehiyyâtü | 3. rekâta Besmele ile başlanır |
| İkindi ve yatsının ilk sünneti (gayr-i müekkede) | Fatiha + zamm-ı sure | Ettehiyyâtü, Salli, Bârik | 3. rekâtta yeniden Sübhâneke okunur |
| Vitir (vacip, 3) | 3. rekâtta Fatiha + zamm-ı sure | Ettehiyyâtü | Rükûdan önce tekbir ve kunut |
Namazda Okunan Sure ve Dualar ile Namaz Sonrası Tesbihat
Namazda okunan sure ve dualar, kulun Rabbiyle konuşmasının cümleleridir; bu yüzden onları yalnız ezberlemek değil, anlamlarını bilmek de huşuyu artırır. İftitah tekbirinden sonra okunan Sübhâneke, 'Allah'ım! Seni her türlü eksiklikten tenzih eder, sana hamd ederim; adın mübarektir, şanın yücedir, senden başka ilah yoktur.' anlamına gelir. Fatiha suresi Allah'a hamd, O'nun rahmetinin ve hesap gününün sahibi olduğunun kabulü ve doğru yola iletilme duasıdır; her rekâtta okunması Hanefi mezhebine göre vaciptir. Fatiha'dan sonra okunan zamm-ı sure için İhlâs, Felak, Nâs, Kevser, Asr gibi kısa sureler sıkça tercih edilir.
Rükûda söylenen 'Sübhâne rabbiye'l-azîm' 'Yüce Rabbimi tenzih ederim', secdede söylenen 'Sübhâne rabbiye'l-a'lâ' ise 'En yüce olan Rabbimi tenzih ederim' demektir; kulun Allah'a en yakın olduğu an secde anıdır. Kavmede söylenen 'Semiallâhü li men hamideh' ifadesi 'Allah, kendisine hamd edeni işitir' anlamına gelir. Oturuşlarda okunan Ettehiyyâtü, bütün övgülerin Allah'a ait olduğunu bildirir, Peygamberimize ve salih kullara selam verir ve kelime-i şehadetle sona erer. Allahümme salli ve Allahümme bârik dualarında Peygamberimiz ve ailesi için rahmet ve bereket istenir; Rabbenâ dualarında ise dünya ve ahiret iyiliği, anne-baba ve bütün müminler için bağışlanma dilenir.
Selamdan sonra namaz kılınan yerden hemen kalkmayıp tesbihat yapmak sünnettir. Önce 'Allahümme ente's-selâm ve minke's-selâm, tebârekte yâ ze'l-celâli ve'l-ikrâm' denir. Ardından Âyetü'l-kürsî (Bakara, 2/255) okunur; 33 kez 'Sübhânallah', 33 kez 'Elhamdülillah', 33 kez 'Allahu ekber' denir ve kelime-i tevhid ile yüzüncü sayı tamamlanır. Peygamberimiz, farz namazların ardından bu tesbihleri söyleyen kimsenin günahlarının bağışlanacağını müjdelemiştir (Müslim, Mesâcid). Tesbihatın sonunda eller açılarak dua edilir; dua namazın ruhunu günlük hayata taşıyan bir köprü gibidir.
| Dua / Zikir | Okunduğu Yer | Anlamının Özü |
|---|---|---|
| Sübhâneke | İftitah tekbirinden sonra, ilk rekâtın kıyamında | Allah'ı tenzih ve hamd |
| Fatiha | Her rekâtın kıyamında | Hamd, ibadetin yalnız Allah'a yapılması, doğru yol duası |
| Sübhâne rabbiye'l-azîm | Rükûda, en az 3 kez | Yüce Rabbimi tenzih ederim |
| Sübhâne rabbiye'l-a'lâ | Secdede, en az 3 kez | En yüce Rabbimi tenzih ederim |
| Ettehiyyâtü | Her oturuşta | Övgü Allah'a; Peygambere selam; şehadet |
| Salli, Bârik, Rabbenâ | Son oturuşta | Salavat, bereket ve bağışlanma duası |
Namazın Mekruhları, Huşu ve Özür Hâlinde Namaz: Kılınış Sürecini Değerlendirme
Namazı bozmayan ama sevabını azaltan, namazın güzelliğine gölge düşüren davranışlara namazın mekruhları denir. Bunlardan bazıları harama yakın (tahrîmen mekruh), bazıları ise helale yakın (tenzîhen mekruh) kabul edilir. Namazda elbise, saç veya vücutla oynamak, başı çevirerek etrafa bakınmak, gözleri sebepsiz yere kapamak, parmakları çıtlatmak, esnemeye engel olmaya çalışmamak, secdede kolları yere yaymak (erkekler için), tuvalet ihtiyacı sıkıştırırken veya canın çok çektiği yemek hazırken namaza durmak, cemaatle kılarken imamdan önce rükû ve secdeye gitmek başlıca mekruhlardır. Mekruh işlendiği fark edildiğinde namaz bozulmaz; ancak kişi bundan sonra daha dikkatli olmaya karar verir.
Namazın özü huşudur. Yüce Allah 'Müminler gerçekten kurtuluşa ermiştir. Onlar namazlarında huşu içindedirler.' (Mü'minûn, 23/1-2) buyurur. Huşu; kalbin Allah'ın huzurunda olduğunun bilincinde olması, bedenin de saygı içinde sükûnet bulmasıdır. Kıyamda secde yerine, rükûda ayakların üzerine, secdede burnun iki yanına, oturuşta kucağa bakmak; okunanların anlamını düşünmek; acele etmeden tuma'nîne ile kılmak; sakin ve temiz bir mekân seçmek huşuyu destekler. Namazın sonunda öğrenci kendine şu soruları sorabilir: Hazırlığımı eksiksiz yaptım mı? Okumam gerekenleri doğru yerde okudum mu? Hareketleri acele etmeden yaptım mı? Aklım ne kadar namazdaydı?
Namaz, akıl sağlığı yerinde olan bir Müslümandan hiçbir durumda düşmez; ancak kişi gücü yettiği şekilde kılar. Ayakta duramayan hasta oturarak kılar; oturarak rükû ve secde yapabiliyorsa yapar. Rükû ve secdeyi yapamayan kişi bunları başıyla işaret ederek, yani ima ile yapar; secde için başını rükûdan biraz daha fazla eğer. Oturamayan kişi sırtüstü yatıp başının altına yastık koyarak yüzünü kıbleye çevirir ya da sağ yanı üzerine yatarak ima ile kılar. Bu kolaylık, 'Allah, hiç kimseye gücünün yetmediği bir şeyi yüklemez.' (Bakara, 2/286) ilkesinin namazdaki yansımasıdır.
| Durum | Hüküm | Değerlendirme |
|---|---|---|
| Namazda elbiseyle oynamak | Mekruh | Namaz bozulmaz, sevabı azalır; dikkat toplanmalı |
| İmamdan önce secdeye gitmek | Tahrîmen mekruh | Cemaat düzenine aykırıdır; imamı takip etmek gerekir |
| Sıkışıkken namaza durmak | Mekruh | Önce ihtiyaç giderilir, abdest alınıp sonra kılınır |
| Ayakta duramamak | Oturarak kılınır | Rükû ve secde mümkünse yapılır |
| Rükû ve secde yapamamak | İma ile kılınır | Secdede baş rükûdan fazla eğilir |
| Oturamamak | Yatarak ima ile kılınır | Yüz kıbleye çevrilir |
Örnekler
Örnek 1Bir Müslümanın bir günde kıldığı farz, vacip ve sünnet namazların rekât sayılarını ayrı ayrı bulunuz ve toplam rekât sayısını hesaplayınız.
Cevabı göster
1. adım (Farzlar): Sabah 2 + öğle 4 + ikindi 4 + akşam 3 + yatsı 4 = 17 rekât. 2. adım (Vacip): Yatsıdan sonra kılınan vitir namazı = 3 rekât. 3. adım (Sünnetler): Sabah 2 + öğle 4 ilk ve 2 son (6) + ikindi 4 + akşam 2 + yatsı 4 ilk ve 2 son (6) = 20 rekât. 4. adım (Toplam): 17 + 3 + 20 = 40 rekât.
Örnek 2Akşam namazının farzını kılan bir kişi üçüncü rekâtta neleri okur ve bu namazda kaç oturuş yapar? Her oturuşta neler okunur?
Cevabı göster
1. adım: Akşam farzı 3 rekâttır; ilk iki rekâtta Fatiha ve zamm-ı sure okunur. 2. adım: İkinci rekâtın sonunda ilk oturuş (ka'de-i ûlâ) yapılır ve yalnız Ettehiyyâtü okunur. 3. adım: Üçüncü rekâtta Besmele ile yalnız Fatiha okunur, zamm-ı sure okunmaz. 4. adım: Üçüncü rekâtın secdelerinden sonra son oturuş (ka'de-i ahîre) yapılır; Ettehiyyâtü, Salli, Bârik ve Rabbenâ okunup selam verilir. Sonuç: İki oturuş yapılır.
Örnek 3Zeynep ikindi farzını kıldıktan sonra, güneş henüz sararmamışken üzerindeki bir sabah namazını kaza etmek ve ardından iki rekât nafile namaz kılmak istiyor. Zeynep'in bu isteklerini değerlendiriniz.
Cevabı göster
1. adım: İkindi farzından sonra güneş sararıncaya kadar olan sürede nafile kılmak mekruhtur, ancak kaza namazı kılınabilir. 2. adım: Bu nedenle Zeynep'in sabah namazını kaza etmesi uygundur. 3. adım: İki rekât nafile namaz kılması ise bu vakitte mekruhtur; nafilesini başka bir vakte bırakmalıdır. 4. adım: Güneş sararmaya başladıktan sonra ise kaza namazı da kılınmaz; çünkü güneşin batışı üç kerahat vaktinden biridir.
Örnek 4Vitir namazının üçüncü rekâtında Fatiha ve zamm-ı sureyi okuyan Ahmet, kunut tekbirini ve kunut duasını unutarak rükûa gitti. Rükûda iken hatırladı. Ne yapmalıdır?
Cevabı göster
1. adım: Vitir namazında kunut duası okumak vaciptir. 2. adım: Rükûa varıldıktan sonra kunut için kıyama geri dönülmez; Ahmet namazına rükûdan devam eder. 3. adım: Bir vacip unutularak terk edildiği için namazın sonunda sehiv secdesi yapar: Son oturuşta Ettehiyyâtü'yü okuyup sağa selam verir, iki secde yapar, yeniden oturup Ettehiyyâtü, Salli, Bârik ve Rabbenâ'yı okur ve iki yana selam verir. 4. adım: Böylece namazı geçerli olur.
Örnek 5Yatsı namazının dört rekâtlı ilk sünnetini kılacak bir öğrenci, ilk oturuşta ve üçüncü rekâtın başında neler okumalıdır? Bu kılınışı öğlenin ilk sünnetiyle karşılaştırınız.
Cevabı göster
1. adım: Yatsının ilk sünneti gayr-i müekkede sünnettir. 2. adım: İkinci rekâtın sonundaki ilk oturuşta Ettehiyyâtü'den sonra Salli ve Bârik duaları da okunur. 3. adım: Üçüncü rekâta kalkınca yeniden Sübhâneke okunur; ardından Eûzü-Besmele, Fatiha ve zamm-ı sure gelir. Dördüncü rekâtta da Fatiha ve zamm-ı sure okunur. 4. adım (Karşılaştırma): Öğlenin ilk sünneti müekkede olduğundan ilk oturuşta yalnız Ettehiyyâtü okunur ve üçüncü rekâta Besmele ile başlanır; zamm-ı sure ise her iki sünnette de bütün rekâtlarda okunur.
Örnek 6Dizinden ameliyat olan Selim ayakta duramıyor ve dizini bükemediği için secdeye de varamıyor; ancak bir sandalyede rahatça oturabiliyor. Selim namazlarını nasıl kılmalıdır?
Cevabı göster
1. adım: Namaz hastalık sebebiyle düşmez; kişi gücü yettiği şekilde kılar. 2. adım: Ayakta duramadığı için kıyam yerine oturarak kılar; sandalyede oturabilir. 3. adım: Rükû ve secdeyi gereği gibi yapamadığı için bunları başıyla ima ederek yapar; secde için başını rükûdakinden daha fazla eğer. 4. adım: Okunacak sure ve dualar, oturuşlar ve selam normal namazdaki gibidir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Aşağıdakilerden hangisinde bir namaz vakti, başladığı an ile doğru eşleştirilmiştir?
Öğle vakti zeval ile başlar. Sabah vakti fecr-i sâdıkla başlayıp güneşin doğuşuyla biter; akşam vakti güneşin batışıyla, yatsı vakti ise şafağın kaybolmasıyla başlar.
2Öğle namazının dört rekâtlı farzının üçüncü ve dördüncü rekâtlarında kıyamda ne okunur?
Farz namazların üçüncü ve dördüncü rekâtlarında Besmele ile yalnız Fatiha okunur; zamm-ı sure ilk iki rekâta aittir. Kunut ise vitir namazına özgüdür.
3Vitir namazında kunut duaları hangi aşamada okunur?
Vitirin üçüncü rekâtında kıraat tamamlanınca eller kulak hizasına kaldırılarak tekbir alınır, eller bağlanır ve kunut duaları okunur; ardından rükûa gidilir.
4Aşağıdaki davranışlardan hangisi namazın mekruhlarındandır?
Namazda elbise ve vücutla oynamak mekruhtur; namazı bozmaz ama değerini düşürür. Diğer seçenekler namazın adabı, vacipleri veya sünnetleri arasındadır.
5Aşağıdaki ifadelerin doğru mu yanlış mı olduğunu belirleyiniz.
- Dört rekâtlı farz namazların üçüncü ve dördüncü rekâtlarında Fatiha'dan sonra zamm-ı sure okumak gerekir.
Farzların üçüncü ve dördüncü rekâtlarında yalnız Fatiha okunur.
- Vitir namazının üç rekâtında da Fatiha'dan sonra zamm-ı sure okunur.
Vitir vacip bir namazdır ve her rekâtında zamm-ı sure okunur.
- Güneş doğarken üzerimizdeki farz bir namazın kazasını kılabiliriz.
Güneşin doğuşu üç kerahat vaktinden biridir; bu vakitte kaza namazı da kılınmaz.
- Ayakta duramayan hasta namazını oturarak kılar; rükû ve secde yapamıyorsa bunları başıyla ima ederek yapar.
Namaz, kişinin gücü yettiği şekilde kılınır; ima ile kılmak bu kolaylığın bir sonucudur.
- İkindi ve yatsının ilk sünnetlerinde ilk oturuşta Ettehiyyâtü'den sonra Salli ve Bârik duaları da okunur.
Bunlar gayr-i müekkede sünnetlerdir; ilk oturuşta salavatlar da okunur ve üçüncü rekâtta Sübhâneke tekrarlanır.
- Dört rekâtlı farz namazların üçüncü ve dördüncü rekâtlarında Fatiha'dan sonra zamm-ı sure okumak gerekir.
6Aşağıdaki namaz bölümlerini o bölümde okunan veya söylenen ifadelerle eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Güneş doğarken, tam tepedeyken ve batarken namaz kılınması uygun olmayan vakitlere vakitleri denir.
- Vitir namazının üçüncü rekâtında rükûdan önce okunan dualara duaları denir.
- Farz namazların üçüncü ve dördüncü rekâtlarında yalnız suresi okunur.
- Rükû ve secdeyi yapamayan hasta bu hareketleri başıyla işaret ederek yapar; buna denir.
- Namazdan sonra 33'er kez Sübhânallah, Elhamdülillah ve Allahu ekber demeye denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Öğle ezanı okunduktan sonra camiye gelen ve namazını tek başına kılacak olan Elif, öğle namazının tamamını (ilk sünnet, farz ve son sünnet) kılmak istiyor. Elif'in hazırlıktan tesbihata kadar izlemesi gereken süreci; her namazın rekât sayısını, kıraatini ve oturuşlarda okunacakları belirterek planlayınız.
1. ipucu: 1. adım: Hazırlık kontrol listesini (abdest, temizlik, setr-i avret, vakit, kıble, niyet) uygulayınız.
2. ipucu: 2. adım: Öğlenin ilk sünnetinin müekkede olduğunu, farzın son iki rekâtındaki kıraatin farklı olduğunu dikkate alınız.
3. ipucu: 3. adım: Son sünneti iki rekâtlı kalıpla kılıp namaz sonrası tesbihatı ekleyiniz.
Cevap: Hazırlık: Elif abdestini kontrol eder, gerekiyorsa abdest alır; giysisinin ve namaz kılacağı yerin temiz olduğundan, yüzü, elleri ve ayakları dışında bedeninin örtülü olduğundan emin olur. Öğle vaktinin girdiğini ezandan bilir, mihrap yönünde kıbleye döner. 1) İlk sünnet (4 rekât, müekkede): 'Öğle namazının ilk sünnetini kılmaya' niyet eder, iftitah tekbirini alır. Birinci rekâtta Sübhâneke, Eûzü-Besmele, Fatiha ve zamm-ı sure okur; rükû, kavme, iki secde yapar. İkinci rekâtta Besmele, Fatiha ve zamm-ı sure okur; ilk oturuşta yalnız Ettehiyyâtü okur. Üçüncü ve dördüncü rekâtlarda Besmele, Fatiha ve zamm-ı sure okur. Son oturuşta Ettehiyyâtü, Salli, Bârik ve Rabbenâ okuyup selam verir. 2) Farz (4 rekât): Öğle farzına niyet eder. İlk iki rekâtta Fatiha ve zamm-ı sure okur, ilk oturuşta yalnız Ettehiyyâtü okur. Üçüncü ve dördüncü rekâtlarda Besmele ile yalnız Fatiha okur. Son oturuşta Ettehiyyâtü, Salli, Bârik ve Rabbenâ okuyup selam verir. Öğle namazında kıraat gizli yapılır. 3) Son sünnet (2 rekât, müekkede): Her iki rekâtta Fatiha ve zamm-ı sure okur, son oturuşta bütün oturuş dualarını okuyup selam verir. 4) Tesbihat: 'Allahümme ente's-selâm...' der, Âyetü'l-kürsî'yi okur, 33'er kez Sübhânallah, Elhamdülillah ve Allahu ekber der, ardından dua eder. Değerlendirme: Toplam 10 rekât kılınmıştır. Elif her hareketi tuma'nîne ile yaptıysa, okunacakları doğru yerde okuduysa ve dikkatini namazda tuttuysa namazını usulüne uygun ve huşu içinde eda etmiş olur.
Kısaca
- Ön hazırlık: Namaz; beden, elbise ve mekân temizliği, setr-i avret, vaktin girmesi, kıbleye yönelme ve niyet kontrolüyle başlar.
- Vakitler ve rekâtlar: Nisâ suresi 103. ayete göre namaz belirli vakitlere bağlıdır; bir günde 17 rekât farz, 3 rekât vitir ve 20 rekât sünnet olmak üzere toplam 40 rekât namaz kılınır.
- Kerahat vakitleri: Güneş doğarken, tam tepedeyken ve batarken namaz kılınmaz; yalnız o günün ikindi farzı güneş batarken kerahetle kılınabilir.
- Kılınış düzeni: Farz namazların ilk iki rekâtında Fatiha ve zamm-ı sure, üçüncü ve dördüncü rekâtlarında yalnız Fatiha okunur; sünnet ve vitirde her rekâtta zamm-ı sure okunur.
- Vitir ve kunut: Üç rekâtlı vacip olan vitir namazının üçüncü rekâtında, rükûdan önce tekbir alınıp kunut duaları okunur.
- Değerlendirme: Namazda mekruhlardan kaçınmak, tuma'nîne ve huşu ile kılmak namazı olgunlaştırır; hasta kişi gücü yettiği şekilde, gerekirse oturarak veya ima ile kılar.