Sözlükte «dua etmek, bağışlanma dilemek ve yüceltmek» anlamına gelen salât (namaz), فıkıh ıstılahında tekbir ile başlayıp selam ile son bulan, belirli fiil ve okumaları içeren en temel bedenî ibadettir. Kelime-i şehadetten sonra İslam'ın en önemli rüknü olan namaz, Ankebût suresi 45. ayette bildirildiği üzere mümini fahşâdan (hayâsızlıktan) ve münkerden (kötülükten) alıkoyan manevi bir kalkandır.
Namazın Farzları: Şartları (Dışındaki) ve Rükünleri (İçindeki)
Bir namazın sahih (geçerli) olabilmesi için bulunması zorunlu olan farzlar toplam 12 tanedir. Bunlardan namaza başlamadan önce yerine getirilmesi gereken ve namaz boyunca korunması şart olan 6 tanesine namazın şartları (dışındaki farzlar); namaza başladıktan sonra bizzat namazın mahiyetini oluşturan 6 tanesine ise namazın rükünleri (içindeki farzlar) adı verilir.
Namazın 6 şartı şunlardır: (1) Hadesten taharet (abdestsizlik veya cünüplük hâlinden abdest, gusül veya teyemmümle temizlenmek), (2) Necâsetten taharet (bedeni, elbiseyi ve namaz kılınacak yeri dinen pis sayılan maddelerden temizlemek), (3) Setr-i avret (örtülmesi farz olan bölgeleri örtmek), (4) İstikbâl-i kıble (Kâbe yönüne yönelmek), (5) Vakit (kılınacak namazın vaktinin girmiş olması) ve (6) Niyet (hangi namazı kılacağını kalben bilmek).
Namazın 6 rüknü ise şunlardır: (1) İftitah tekbiri («Allâhü Ekber» diyerek namaza başlamak), (2) Kıyam (gücü yetenin farz ve vacip namazlarda ayakta durması), (3) Kıraat (kıyamda Kur'an-ı Kerim'den en az üç kısa ayet veya bu uzunlukta bir ayet okumak), (4) Rükû (elleri dizlere koyarak sırt düz olacak şekilde eğilmek), (5) Sücûd / Secde (her rekâtta iki defa alın, burun, eller, dizler ve ayak parmaklarını yere koyarak secde etmek) ve (6) Ka'de-i ahîre (namazın sonunda «Ettehiyyâtü» okuyacak süre kadar oturmak).
Namazın Vacipleri, Sünnetleri ve Ta'dîl-i Erkân
Namazın vacipleri, farzları tamamlayan ve unutularak terk edildiğinde sehiv secdesi gerektiren, kasten terk edildiğinde ise namazın yeniden kılınmasını (iâde) vacip kılan hükümlerdir. Namaza «Allâhü Ekber» sözüyle başlamak, kıraatte Fâtiha suresini okumak, farzların ilk iki rekâtında ve vitir/nafilelerin her rekâtında Fâtiha'dan sonra zamm-ı sure (sure veya ayetler) eklemek başlıca vaciplerdendir.
Üç ve dört rekâtlı namazlarda ikinci rekâtın sonunda oturmak (ka'de-i ûlâ / ilk oturuş), ilk ve son oturuşlarda «Ettehiyyâtü» (tahiyyât) duasını okumak, cemaatle kılınan sabah, akşam ve yatsı namazlarının ilk iki rekâtında imamın sesli (cehrî), öğle ve ikindi namazlarında ise sessiz (hafî) okuması, vitir namazında Kunut tekbiri ve Kunut duaları, bayram namazlarındaki ilave tekbirler ve namaz sonunda sağa-sola selam vermek de vaciptir.
Ta'dîl-i erkân, namazın rükünlerini acele etmeden, her uzvun kendi yerinde en az bir defa «Sübhânallâhi'l-azîm» diyecek süre kadar sükûnet bulmasıyla yerine getirmektir. Rükûdan doğrulup tam dik durmak (kavme) ve iki secde arasında tam oturmak (celse) ta'dîl-i erkânın gereğidir; Ebû Yûsuf ve الشافعي (Şâfiî) gibi âlimlere göre farz, Ebû Hanîfe ve İmam Muhammed'e göre vaciptir.
Namazı Bozan Durumlar (Müfsidler) ve Sehiv Secdesi
Başlanmış bir namazı geçersiz kılan durumlara namazın müfsidleri denir. Namaz içinde kasten veya yanılarak dünya kelamı konuşmak, birine selam vermek veya verilen selamı sözle almak, dışarıdan bakan bir kimsenin o kişinin namazda olmadığını düşüneceği kadar çok hareket etmek (amel-i kesîr), bir şey yemek-içmek ve özürsüz olarak göğsü kıbleden çevirmek namazı bozar.
Namaz esnasında abdestin bozulması, avret yerinin açılıp üç tesbih süresi kadar açık kalması, teyemmümle namaz kılanın suyu görmesi, dünya işlerinden ötürü sesli ağlamak veya ah-of çekmek, yanındakinin duyacağı şekilde gülmek (kahkaha; hem namazı hem abdesti bozar) ve Kur'an okurken anlamı ağır biçimde bozacak hata yapmak (zelletü'l-kârî) da namazı geçersiz kılar.
Sehiv (yanılma) secdesi; namazda bir farzın geciktirilmesi (tehir) veya bir vacibin unutularak terk edilmesi ya da geciktirilmesi durumunda namazın sonunda yapılan iki secdedir. Uygulamada son oturuşta Ettehiyyâtü okunduktan sonra (veya Salli-Bârik de okunduktan sonra) sağ tarafa (yahut iki tarafa) selam verilir, «Allâhü Ekber» denilerek peş peşe iki secde yapılır, tekrar oturulup Ettehiyyâtü, Salli-Bârik ve Rabbenâ duaları okunarak iki tarafa selam verilir.
Örnekler
Örnek 1Namazın 12 farzı neden «şartlar» ve «rükünler» olmak üzere ikiye ayrılmıştır? Her iki gruptan üçer örnek vererek açıklayınız.
Cevabı göster
Namaza başlamadan önce hazırlanması ve namaz sonuna kadar korunması gereken dış farzlara «şartlar» (hadesten taharet, necâsetten taharet, setr-i avret, istikbâl-i kıble, vakit, niyet); namaza tekbirle girildikten sonra namazın iç yapısını oluşturan farzlara ise «rükünler» (iftitah tekbiri, kıyam, kıraat, rükû, secde, ka'de-i ahîre) denir.
Örnek 2«Ta'dîl-i erkân», «kavme» ve «celse» kavramlarının anlamlarını ve namazın huşû ile eda edilmesindeki önemini belirtiniz.
Cevabı göster
«Ta'dîl-i erkân», namazın rükünlerini acele etmeden, organlar sakinleşecek şekilde (en az bir sübhânallah süresince) düzgün yapmaktır. Rükûdan kalkınca secdeye gitmeden önce tam dik durmaya «kavme», iki secde arasında tam oturmaya ise «celse» denir. Bu kurallar namazın aceleye getirilmesini önler ve huşûyu sağlar.
Örnek 3Öğle namazının farzını kılan bir kimse ikinci rekâtın sonunda ilk oturuşu (ka'de-i ûlâ) unutarak doğrudan üçüncü rekâta kalkarsa namazı bozulur mu, ne yapmalıdır?
Cevabı göster
Dört rekâtlı namazlarda ilk oturuş (ka'de-i ûlâ) farz değil vaciptir. Kişi üçüncü rekâta tam olarak kalkmışsa artık geri dönüp oturmaz, namazına devam eder; terk ettiği bu vacibi telafi etmek için namazın sonunda «sehiv secdesi» yaparak namazını tamamlar ve namazı sahih olur.
Örnek 4Bir kimse namazda kıraat, rükû veya secde gibi rükünlerden (farzlardan) birini unutarak terk ederse bunu sehiv secdesiyle telafi edebilir mi?
Cevabı göster
Hayır, telafi edemez. Sehiv secdesi bir farzın geciktirilmesi veya bir vacibin unutularak terk edilmesi/geciktirilmesi durumunda geçerlidir. Namazın 12 farzından (şart veya rükünlerinden) biri tamamen terk edilirse namaz sahih olmaz; o namazın yeniden kılınması (iâde edilmesi) gerekir.
Örnek 5Namazda «amel-i kesîr» ne demektir ve namazın sıhhatine etkisi nedir? Örnekle açıklayınız.
Cevabı göster
«Amel-i kesîr» (çok iş/hareket), namaz kılan kimsenin namazın fiillerinden olmayan ve dışarıdan bakan bir kişinin onun namazda olmadığını zannedeceği ölçüde yaptığı yoğun hareketlerdir (iki eliyle iş yapmak, peş peşe üç büyük adım atmak, cep telefonuyla uğraşmak gibi). Amel-i kesîr namazı bozar.
Örnek 6Sehiv secdesinin namaz sonunda nasıl uygulandığını adım adım açıklayınız.
Cevabı göster
Namazın son oturuşunda (ka'de-i ahîre) «Ettehiyyâtü» duası okunduktan sonra sağ tarafa «Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh» diyerek selam verilir. Hemen ardından «Allâhü Ekber» denilerek peş peşe iki defa secdeye gidilir (secdelerde üçer kez Sübhâne Rabbiye'l-A'lâ denir). Tekrar oturulup Ettehiyyâtü, Salli-Bârik ve Rabbenâ duaları okunur ve önce sağa sonra sola selam verilerek namaz bitirilir.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Aşağıdakilerden hangisi namazın dışındaki farzlardan (şartlarından) biri olmayıp namazın içindeki farzlardan (rükünlerinden) biridir?
Hadesten taharet, necâsetten taharet, setr-i avret ve istikbâl-i kıble namazın şartlarıdır; ka'de-i ahîre (son oturuş) ise namazın içindeki 6 rükünden biridir.
2Namazda rükûdan doğrulduktan sonra secdeye gitmeden önce organlar sakinleşecek kadar tam dik durmaya ve iki secde arasında tam oturmaya fıkıh literatüründe sırasıyla ne ad verilir?
Ta'dîl-i erkân kapsamında rükûdan kalkınca dik durmaya «kavme», iki secde arasındaki kısa oturuşa ise «celse» adı verilir.
3Aşağıdaki durumlardan hangisi namazın sonunda «sehiv secdesi» yapılmasını GEREKTİRMEZ?
Sübhâneke duasını okumak vacip değil sünnettir; sünnetlerin unutularak terk edilmesi namazı bozmaz ve sehiv secdesi gerektirmez.
4Aşağıdaki davranışlardan hangisi Hanefî mezhebine göre hem kılınmakta olan namazı hem de mevcut abdesti birlikte bozar?
Namaz içinde yanındakilerin duyacağı şekilde sesli gülmek (kahkaha), Hanefî mezhebine göre hem namazı hem de abdesti bozar.
5
- Namazın sonunda «Ettehiyyâtü» okuyacak miktar oturmak (ka'de-i ahîre) namazın rükünlerinden (farzlarından) biridir.
- Namazda kıyam, rükû veya secde gibi farzlardan biri unutularak terk edildiğinde sehiv secdesi yapılarak namaz kurtarılır.
- Namazın vaciplerinden biri kasten terk edilirse sehiv secdesi yeterli olmaz, o namazın yeniden kılınması (iâde) vacip olur.
- Rükû ve secdelerde okunan tesbihleri üç defa söylemek namazın dışındaki şartlarından (farzlarından) biridir.
- Dışarıdan bakan bir kimsenin o kişinin namazda olmadığını düşüneceği kadar çok hareket etmesine «amel-i kesîr» denir ve namazı bozar.
- Namazın sonunda «Ettehiyyâtü» okuyacak miktar oturmak (ka'de-i ahîre) namazın rükünlerinden (farzlarından) biridir.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- Namaz kılacak kişinin bedenini, elbisesini ve namaz kılacağı yeri dinen pis sayılan maddelerden temizlemesine taharet denir.
- Namazda ayakta durmaya kıyam, kıyam hâlindeyken Kur'an-ı Kerim'den ayet veya sure okumaya ise adı verilir.
- Üç rekâtlı namazının üçüncü rekâtında rükûdan önce tekbir alıp Kunut dualarını okumak vaciptir.
- Ayakta veya oturarak namaz kılmaya gücü yetmeyen ağır hastaların baş işaretiyle rükû ve secde yapmasına ile namaz kılmak denir.
- Ankebût suresi 45. ayete göre usulüne ve huşûsuna uygun kılınan namaz, insanı fahşâdan (hayâsızlıktan) ve (kötülükten) alıkoyar.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Namaz ibadetini usulüne uygun olarak tatbik etmek isteyen bir öğrencinin, namaza hazırlık (şartlar), namazın edası (rükünler ve ta'dîl-i erkân) ve yanılma hâlinde telafi (sehiv secdesi) süreçlerini 3 adımda yapılandırınız.
1. ipucu: 1. Adım (Ön Hazırlık - Şartlar): Abdest, temizlik, tesettür, kıbleye yöneliş, vaktin girmesi ve kalben niyet ile namaza hazırlanma.
2. ipucu: 2. Adım (İcra - Rükünler, Vacipler ve Ta'dîl-i Erkân): İftitah tekbiri, kıyam, Fâtiha ve zamm-ı sure, rükû, kavme, secde, celse ve son oturuşu sükûnetle yerine getirme.
3. ipucu: 3. Adım (Değerlendirme ve Telafi): Farz eksikliğinde namazın iâde edilmesi, vacibin unutulmasında ise son oturuşta sehiv secdesiyle telafi edilmesi.
Cevap: 1) Mükellef önce abdestini alır (hadesten taharet), elbise ve yer temizliğini kontrol eder (necâsetten taharet), avret mahallini örter (setr-i avret), vakti giren namaz için kıbleye yönelir (istikbâl-i kıble) ve niyet eder. 2) İftitah tekbiriyle namaza girer; kıyamda Fâtiha ve zamm-ı sure okur, rükû, kavme, iki secde ve celseyi ta'dîl-i erkâna ve huşûya riayet ederek eda eder; ilk ve son oturuşlarda Ettehiyyâtü okuyup selam verir. 3) Eğer rükünlerden biri eksik kalmışsa namazı yeniden kılar; şayet Fâtiha, zamm-ı sure veya ilk oturuş gibi bir vacibi unutmuşsa son oturuşta sağa selam verip iki secde yaparak sehiv secdesiyle namazını tamamlar.
Kısaca
- Namaz, kelime-i şehadetten sonra İslam'ın en önemli rüknü olup insanı hayâsızlıktan (fahşâ) ve kötülükten (münker) koruyan temel ibadettir.
- Namazın 12 farzından dışındakilere şartlar (hadesten ve necâsetten taharet, setr-i avret, istikbâl-i kıble, vakit, niyet), içindekilere rükünler (iftitah tekbiri, kıyam, kıraat, rükû, secde, ka'de-i ahîre) denir.
- Fâtiha ve zamm-ı sure okumak, ilk oturuş (ka'de-i ûlâ), Ettehiyyâtü okumak, vitirde Kunut duaları ve selam vermek namazın başlıca vacipleridir.
- Ta'dîl-i erkân; rükû, kavme, secde ve celse başta olmak üzere namazın rükünlerini acele etmeden, uzuvlar sakinleşecek şekilde yerine getirmektir.
- Namazda bir vacibin unutularak terk edilmesi veya geciktirilmesi durumunda son oturuşta sağa selam verilip iki secde yapılarak sehiv secdesi uygulanır.