Geçtiğimiz hafta fıkıh tarihinin ilk aşamaları olan Hz. Peygamber (sav) ve Sahabe dönemlerini incelemiştik. Bu hafta ise fıkıh ilminin bağımsız bir disiplin olarak yazıya geçirildiği (tedvin), Ehl-i Hadis ve Ehl-i Rey ekolleri üzerinden Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinin teşekkül ettiği altın çağı, ardından gelen istikrar/taklit dönemini ve 19. yüzyılda Mecelle ile başlayan kanunlaştırma sürecini kronolojik olarak ele alacağız.
1. Tâbiîn Dönemi: Ehl-i Hicaz (Ehl-i Hadis) ve Ehl-i Irak (Ehl-i Rey) Ekolleri
Sahabe neslinden ilim alan Tâbiîn ve Tebe-i Tâbiîn dönemlerinde (Hicri 2. ve 3. asırlar / 8-9. yüzyıllar) İslam coğrafyası genişlemiş ve iki büyük fıkıh havzası ortaya çıkmıştır: 1. Hicaz (Medine) Ekolü — Ehl-i Hadis: Vahyin ve sünnetin merkezi olan Medine’de Abdullah b. Ömer, Hz. Âişe ve Zeyd b. Sâbit gibi sahabilerin yetiştirdiği Saîd b. Müseyyeb (Fukaha-i Seb’a / Yedi Fakih) ve ardından İmam Mâlik öncülüğünde gelişmiştir. Medine’de hadis birikimi çok zengin ve sosyal hayat Hz. Peygamber dönemine çok yakın olduğu için âlimler ayet, hadis ve Medine halkının uygulamasına sıkı sıkıya bağlı kalmış, henüz gerçekleşmemiş varsayımsal (farazi) meselelere girmemiştir.
2. Irak (Kûfe) Ekolü — Ehl-i Rey: Hz. Ömer’in Kûfe’ye öğretmen olarak gönderdiği Abdullah b. Mes’ûd ve halife Hz. Ali’nin (ra) ilmi mirası üzerinde Alkame, İbrâhim en-Nehaî, Hammâd b. Ebû Süleyman ve onun öğrencisi İmam-ı Âzam Ebû Hanîfe ile zirveye ulaşmıştır. Irak; eski Mezopotamya ve İran medeniyetlerinin kesiştiği kozmopolit bir bölge olduğu için her gün yeni hukuki sorunlarla karşılaşılıyor, öte yandan siyasi kargaşalar sebebiyle uydurma hadis tehlikesi bulunuyordu. Bu nedenle Irak fakihleri hadis kabulünde çok titiz davranmış, ayet ve hadislerin arkasındaki gayeyi (illet ve hikmeti) araştırarak kıyas ve istihsan (rey) yöntemini geniş biçimde kullanmışlardır.
2. Tedvin Dönemi ve Dört Büyük Amelî Fıkıh Mezhebi
Abbâsîler döneminde başlayan Tedvin ve Mezheplerin Teşekkül Dönemi (yaklaşık 750-950 yılları), İslam hukuk tarihinin 'Altın Çağı'dır. Bu dönemde yaşayan ve günümüze ulaşan dört büyük Ehl-i Sünnet amelî (fıkhi) mezhebi şunlardır: 1. Hanefî Mezhebi: Kurucusu Kûfe’de doğan İmam-ı Âzam Ebû Hanîfe (Nu’man b. Sâbit, 699-767)’dir. Fıkıh konularını ilk kez sistemli bablara ayıran Ebû Hanîfe, kurduğu 40 kişilik ilim meclisinde meseleleri istişare ile çözmüştür. En ünlü iki öğrencisi (İmâmeyn) kadıların başı İmam Ebû Yûsuf (Kitâbü’l-Harâc yazarı) ve Hanefî fıkhını 6 temel kitapta (Zâhiru’r-Rivâye / el-Asl, el-Câmiu’s-Sağîr, el-Câmiu’l-Kebîr...) yazıya geçiren İmam Muhammed eş-Şeybânî’dir. Türkiye, Balkanlar, Orta Asya, Kafkasya ve Hint alt kıtasında en yaygın mezheptir.
2. Mâlikî Mezhebi: Kurucusu Medine’de yaşayan İmam Mâlik b. Enes (712-795)’tir. Hem hadis hem fıkıh kitabı olan el-Muvatta adlı eseri telif etmiştir. Medine ehlinin amelini (uygulamasını) ve kamu yararını (mesâlih-i mürsele) önemli bir delil saymıştır. Kuzey ve Batı Afrika’da yaygındır. 3. Şâfiî Mezhebi: Kurucusu İmam Muhammed b. İdrîs eş-Şâfiî (767-820)’dir. Hem Medine’de İmam Mâlik’ten (Ehl-i Hadis) hem de Irak’ta İmam Muhammed’den (Ehl-i Rey) ders alarak iki ekolü sentezlemiştir. Fıkıh usulü ilminin ilk müstakil eseri olan er-Risâle’yi ve furû-i fıkıh eseri el-Ümm’ü yazmıştır. Türkiye’nin doğu ve güneydoğusu, Mısır, Filistin, Endonezya ve Malezya’da yaygındır. 4. Hanbelî Mezhebi: Kurucusu İmam Şâfiî’nin öğrencisi ve büyük muhaddis İmam Ahmed b. Hanbel (780-855)’dir. 40.000’e yakın hadis içeren el-Müsned adlı eserin sahibidir. Hicaz/Arap yarımadasında yaygındır.
3. İstikrar, Kurumsallaşma ve Taklit Dönemi (10. - 19. Yüzyıl)
Miladi 10. yüzyılın ortalarından (Hicri 4. asır) itibaren mezhepler usul ve kurallarıyla tamamen yerleşmiş; âlimler yeni bir mezhep kurmak yerine mevcut dört mezhepten birinin çatısı altında mezhep içi içtihat (tahric ve tercih) faaliyetlerine yönelmişlerdir. Bu döneme İstikrar, Kurumsallaşma veya Taklit Dönemi adı verilir.
Bu dönemde medreselerin (özellikle Nizâmiye, Selçuklu ve Osmanlı medreselerinin) kurulmasıyla fıkıh eğitimi standartlaşmıştır. Mezhebin temel görüşlerini özetleyen muhtasar metinler (Kudûrî, Vikâye, Mültekâ, Minhâc), bu özetleri açıklayan geniş şerhler (Serahsî’nin el-Mebsût’u, Kâsânî’nin Bedâiu’s-Sanâi’i, Mergînânî’nin el-Hidâye’si), dönemin yeni sorunlarına cevap veren fetva mecmuaları (Ebüssuûd Efendi, Çatalcalı Ali Efendi fetvaları) ve halkın günlük ibadetlerini öğrenmesi için İlmihal kitapları kaleme alınmıştır.
4. Kanunlaştırma Dönemi ve Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye (1869-1876)
19. yüzyılda Tanzimat Fermanı sonrasında ticaretin gelişmesi ve yeni kurulan Nizamiye Mahkemelerinde hâkimlerin ciltler dolusu fıkıh kitapları arasından hüküm bulmakta zorlanması üzerine, İslam hukukunun modern kanun maddeleri şeklinde tedvin edilmesi (kanunlaştırma / taknin) ihtiyacı doğmuştur.
Bu amaçla büyük devlet adamı, tarihçi ve fakih Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında kurulan Mecelle Cemiyeti, 1869-1876 yılları arasında Hanefî fıkhını esas alarak İslam tarihinin ilk medeni ve borçlar kanunu olan Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye’yi hazırlamıştır. Bir mukaddime ve 16 kitaptan (1851 madde) oluşan Mecelle; alışveriş (büyü’), kira (icâre), kefalet, havale, rehin, emanet, hibe, şirketler, vekâlet, dava ve yargılama hukuku konularını açık ve anlaşılır Türkçe maddelerle düzenlemiştir. Mecelle’nin başında yer alan 99 maddelik 'Kavâid-i Külliyye' (Genel Hukuk İlkeleri), dünya hukuk tarihinin en veciz şaheserlerinden biridir.
5. 1917 Hukuk-ı Aile Kararnamesi ve Diğer Mezheplerden İktibas
Mecelle’de yer almayan evlenme, boşanma ve nafaka gibi aile hukuku konuları, Osmanlı Devleti’nin son döneminde 1917 tarihli Hukuk-ı Aile Kararnamesi ile kanunlaştırılmıştır.
Bu kararname fıkıh tarihi açısından çok önemli bir yenilik getirmiştir: Yalnızca Hanefî mezhebine bağlı kalınmamış; örneğin eşi tarafından terk edilen ve mağdur olan kadınların mahkeme kararıyla boşanabilmesi (tefrik) konusunda Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinin görüşlerinden yararlanılmıştır (telfik/iktibas). Böylece dört Sünnî mezhebin tamamı tek bir büyük hukuk havuzu olarak değerlendirilmiştir.
6. Çağdaş Dönemde Fıkıh ve Kolektif (Heyet) İçtihadı
20. ve 21. yüzyılda bilim, tıp, ekonomi ve teknolojide yaşanan baş döndürücü gelişmeler; organ ve doku nakli, tüp bebek, genetik müdahaleler, beyin ölümü, borsa, kripto varlıklar, katılım bankacılığı ve telif hakları gibi geçmiş fıkıh kitaplarında doğrudan yer almayan yeni meseleler (nevâzil) ortaya çıkarmıştır.
Bu çok boyutlu sorunları tek bir âlimin tek başına çözmesi zor olduğundan, günümüzde fıkıh âlimleri ile tıp doktorları, ekonomistler ve astronomların bir araya geldiği kolektif (ortak/heyet) içtihat kurulları oluşturulmuştur. Ülkemizde Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu ve uluslararası alanda İslam İşbirliği Teşkilatı İslam Fıkıh Akademisi (Cidde) bu görevi yürütmektedir.
Örnekler
Örnek 1Fıkıh ilminin doğuşundan günümüze kadar geçirdiği 5 temel tarihi dönemi kronolojik sırayla yazınız.
Cevabı göster
1. Hz. Peygamber (sav) Dönemi (610-632: Vahiy ve Sünnet dönemi). 2. Sahabe Dönemi (Hulefâ-yi Râşidîn ve sahabe içtihatları). 3. Tâbiîn ve Mezheplerin Teşekkül/Tedvin Dönemi (8-10. yüzyıllar). 4. İstikrar, Kurumsallaşma ve Taklit Dönemi (10-19. yüzyıllar). 5. Kanunlaştırma ve Çağdaş Dönem (19. yüzyıldan günümüze Mecelle ve fıkıh akademileri).
Örnek 2Tâbiîn döneminde ortaya çıkan 'Ehl-i Hicaz (Ehl-i Hadis)' ile 'Ehl-i Irak (Ehl-i Rey)' ekollerini merkezleri, öncüleri ve yöntemleri bakımından karşılaştırınız.
Cevabı göster
• Ehl-i Hadis (Hicaz): Merkezi Medine’dir; öncüleri Saîd b. Müseyyeb ve İmam Mâlik’tir. Zengin hadis mirasına ve Medine halkının uygulamasına dayanır, farazi meselelere girmez. • Ehl-i Rey (Irak): Merkezi Kûfe/Bağdat’tır; öncüleri Abdullah b. Mes’ûd, İbrâhim en-Nehaî ve Ebû Hanîfe’dir. Kozmopolit yapıda karşılaşılan yeni sorunlarda ayet ve hadislerin yanı sıra kıyas, istihsan ve farazi fıkıh yöntemini yoğun biçimde kullanır.
Örnek 3Dört büyük Sünnî fıkıh mezhebini, kurucu imamlarını ve öne çıkan birer temel eserini yazınız.
Cevabı göster
1. Hanefî Mezhebi: İmam-ı Âzam Ebû Hanîfe (Öğrencisi İmam Muhammed’in Zâhiru’r-Rivâye / el-Asl eseri). 2. Mâlikî Mezhebi: İmam Mâlik b. Enes (el-Muvatta). 3. Şâfiî Mezhebi: İmam Muhammed b. İdrîs eş-Şâfiî (er-Risâle ve el-Ümm). 4. Hanbelî Mezhebi: İmam Ahmed b. Hanbel (el-Müsned).
Örnek 4Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye nedir? Kim tarafından, hangi mezhep esas alınarak hazırlanmıştır ve önemi nedir?
Cevabı göster
Mecelle, 1869-1876 yılları arasında Osmanlı Devleti’nde Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki ilim heyeti tarafından Hanefî mezhebi esas alınarak hazırlanan 1851 maddelik ilk İslam Medeni ve Borçlar Kanunudur. Fıkıh kurallarını modern kanun maddeleri şeklinde sistemleştirmesi ve ilk 99 maddesindeki genel hukuk ilkeleri (Kavâid-i Külliyye) bakımından dünya hukuk tarihinde büyük öneme sahiptir.
Örnek 5Günümüzde karşılaşılan yeni fıkhi meselelerin (organ nakli, biyoetik vb.) çözümünde neden 'kolektif (heyet) içtihadı' tercih edilmektedir?
Cevabı göster
Günümüzdeki tıbbi, ekonomik ve teknolojik meseleler çok yönlü uzmanlık gerektirmektedir. Bir fıkıh âliminin hem dini kaynakları hem de modern tıp veya finans tekniklerini tek başına derinlemesine bilmesi güç olduğundan, fakihler ile ilgili alan uzmanlarının (doktor, iktisatçı vb.) bir araya geldiği kurullarda (Din İşleri Yüksek Kurulu, İslam Fıkıh Akademisi) ortak içtihat yapılması en isabetli yöntemdir.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Fıkıh tarihinde Hicri 2. ve 3. asırlarda (Miladi 8-9. yüzyıllar) Kûfe merkezli olarak gelişen, karşılaşılan yeni ve karmaşık sorunların çözümünde kıyas ile illet araştırmasına geniş yer veren ve İmam-ı Âzam Ebû Hanîfe ile zirveye ulaşan fıkıh ekolü aşağıdakilerden hangisidir?
Kûfe (Irak) merkezli olarak Abdullah b. Mes’ûd, İbrâhim en-Nehaî ve Ebû Hanîfe çizgisinde gelişen ekol Ehl-i Rey (Irak Ekolü) olarak adlandırılır.
2Hem Hicaz (Ehl-i Hadis) hem de Irak (Ehl-i Rey) âlimlerinden ders alarak iki ekolün yöntemini birleştiren ve fıkıh usulü ilminin ilk müstakil eseri olan 'er-Risâle'yi kaleme alan müçtehit imam kimdir?
İlk fıkıh usulü eseri olan 'er-Risâle' ve furû eseri 'el-Ümm'ün yazarı İmam Şâfiî’dir.
31869-1876 yılları arasında Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir ilim heyeti tarafından hazırlanan ve İslam hukuk tarihinin ilk medeni/borçlar kanunu olma özelliğini taşıyan eser aşağıdakilerden hangisidir?
Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında hazırlanan 1851 maddelik ilk İslam medeni kanunu Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye’dir.
4İmam-ı Âzam Ebû Hanîfe’nin en önde gelen iki öğrencisi ('İmâmeyn') olup Hanefî mezhebinin görüşlerinin yazıya geçirilmesinde (tedvininde) ve sistemleşmesinde en büyük paya sahip olan âlimler kimlerdir?
Hanefî mezhebinde 'İmâmeyn' (İki İmam) unvanıyla anılan ve mezhebi tedvin eden iki büyük müçtehit İmam Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed eş-Şeybânî’dir.
5Mecelle’nin ilk 99 maddesinde yer alan 'Bir işten maksat ne ise hüküm ona göredir', 'Berâet-i zimmet (suçsuzluk) asıldır' ve 'Meşakkat teysîri (kolaylığı) celbeder' gibi genel hukuk prensiplerine ne ad verilir?
İslam hukukunun genel ilkelerini veciz kurallarla özetleyen bu prensiplere 'Kavâid-i Külliyye' (Küllî Kaideler) denir.
6Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Fıkıh mezhepleri arasındaki görüş ayrılıkları İslam’ın inanç esasları ve kesin farzlarıyla ilgili değil, furû (teferruat/uygulama) meseleleriyle ilgilidir.
Dinin temel esaslarında (zarûrât-ı dîniyye) tüm mezhepler ittifak halindedir.
- Medine’de yetişen İmam Mâlik b. Enes, 'el-Muvatta' adlı eserin müellifi olup Mâlikî mezhebinin imamıdır.
İmam Mâlik Hicaz (Ehl-i Hadis) ekolünün en büyük temsilcisi ve el-Muvatta’nın yazarıdır.
- Henüz meydana gelmemiş olayların hükümlerini önceden tartışıp çözüm üretme yöntemine (farazi fıkıh) en çok Medine Ehl-i Hadis ekolü başvurmuştur.
Yanlıştır; farazi fıkıh yöntemini Ehl-i Hadis değil, Kûfe merkezli Ehl-i Rey (Ebû Hanîfe ve öğrencileri) geliştirmiştir.
- 1917 tarihli Hukuk-ı Aile Kararnamesi hazırlanırken aile hukukundaki bazı sorunları çözmek için sadece Hanefî mezhebiyle yetinilmeyip diğer Sünnî mezheplerin görüşlerinden de yararlanılmıştır.
Özellikle terk edilen kadının boşanma hakkı gibi konularda Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinden iktibas yapılmıştır.
- Günümüzde organ nakli ve dijital finans gibi yeni fıkhi sorunlar Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu gibi heyetlerin kolektif içtihadıyla çözülmektedir.
Çağdaş dönemde bireysel içtihat yerine uzmanlardan oluşan kurulların ortak (kolektif) içtihadı öne çıkmıştır.
- Fıkıh mezhepleri arasındaki görüş ayrılıkları İslam’ın inanç esasları ve kesin farzlarıyla ilgili değil, furû (teferruat/uygulama) meseleleriyle ilgilidir.
7Aşağıdaki fıkıh âlimlerini ve kavramları doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
8Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Dağınık haldeki fıkhi görüşlerin ve hadislerin konularına göre kitaplarda toplanıp yazıya geçirilmesine denir.
- Medine’de yetişen ve fıkıhta Medine halkının uygulamasını önemli bir delil kabul eden mezhep imamı İmam b. Enes’tir.
- Büyük hadis külliyatı 'el-Müsned'in yazarı ve Hanbelî mezhebinin kurucu imamı b. Hanbel’dir.
- Osmanlı Devleti’nde dini ve hukuki konularda en üst düzeyde fetva verme makamına denirdi.
- Fıkhi hükümlerin modern kanun maddeleri halinde düzenlenip yürürlüğe konulmasına adı verilir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
9Tâbiîn döneminde Medine merkezli 'Ehl-i Hadis' ile Kûfe merkezli 'Ehl-i Rey' ekollerinin farklı yöntemler geliştirmesinin coğrafi, sosyal ve ilmi nedenlerini 3 adımda analiz ediniz.
1. ipucu: 1. İpucu: Medine’nin sünnetin vatanı olmasını ve sosyal yapısının sadeliğini Ehl-i Hadis açısından açıklayınız.
2. ipucu: 2. İpucu: Kûfe/Irak’ın çok kültürlü yapısını ve yeni sorunların çokluğunu Ehl-i Rey açısından değerlendiriniz.
Cevap: 1. Medine (Hicaz) Ortamı ve Ehl-i Hadis: Medine-i Münevvere bizzat Hz. Peygamber’in (sav) yaşadığı şehir olduğu için hadis ve sünnet malzemesi çok zengindi; ayrıca toplumsal ve ekonomik hayat Hz. Peygamber dönemine çok benziyordu. Bu sebeple Hicaz âlimleri mevcut hadisler ve sahabe uygulamalarıyla tüm sorunları çözebilmiş, kıyas ve farazi fıkha fazla ihtiyaç duymamıştır. 2. Kûfe (Irak) Ortamı ve Ehl-i Rey: Irak ise eski İran ve Mezopotamya kültürlerinin karşılaştığı, ticaretin ve farklı geleneklerin iç içe geçtiği kozmopolit bir bölgeydi; öte yandan siyasi çatışmalar yüzünden hadis uydurma faaliyetleri başlamıştı. 3. Sonuç: Irak âlimleri (Ebû Hanîfe ve çevresi) hadis kabulünde çok sıkı şartlar aramış, yeni karşılaşılan yüzlerce hukuki sorunu çözmek için ayet ve hadislerin illetlerini (amaçlarını) tespit ederek kıyas ve istihsan yöntemini geliştirmişlerdir.
Kısaca
- Fıkıh Tarihinin Kronolojik Dönemleri: 1. Hz. Peygamber Dönemi (Vahiy), 2. Sahabe Dönemi, 3. Tâbiîn ve Mezheplerin Teşekkül/Tedvin Dönemi (8-10. yy), 4. İstikrar ve Taklit Dönemi (10-19. yy), 5. Kanunlaştırma ve Çağdaş Dönem (19. yy - Günümüz).
- Ehl-i Hadis (Hicaz) ve Ehl-i Rey (Irak): Medine merkezli Hicaz âlimleri hadis ve sahabe uygulamasına dayanan Ehl-i Hadis ekolünü; farklı kültürlerin kaynaştığı Kûfe/Irak âlimleri ise kıyas ve illet araştırmasına geniş yer veren Ehl-i Rey ekolünü oluşturmuştur.
- Dört Amelî Mezhep İmamı: İmam-ı Âzam Ebû Hanîfe (Hanefî), İmam Mâlik b. Enes (Mâlikî), İmam Şâfiî (Şâfiî - ilk usul eseri er-Risâle’nin yazarı) ve İmam Ahmed b. Hanbel (Hanbelî).
- Tedvin ve Tasnif: Fıkhi görüşlerin ve hadislerin konularına göre kitaplarda toplanmasına tedvin/tasnif denir; İmam Muhammed’in Zâhiru’r-Rivâye eserleri ve İmam Mâlik’in el-Muvatta’sı ilk temel kaynaklardır.
- Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye (1869-1876): Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki heyet tarafından Hanefî fıkhı esas alınarak hazırlanan 1851 maddelik ilk İslam Medeni ve Borçlar Kanunu’dur.
- Çağdaş Dönemde Kolektif İçtihat: Günümüzde organ nakli, biyoetik ve dijital finans gibi yeni meseleler İslam Fıkıh Akademileri ve Din İşleri Yüksek Kurulu gibi heyetler tarafından çözüme kavuşturulmaktadır.