İslam hukukunun (fıkhın) asırlardır canlılığını koruyarak her çağın ve coğrafyanın sorunlarına çözüm üretebilmesi, içtihat müessesesi ve Mekâsıdü'ş-Şerîa (hükümlerin yüce gayeleri) ilkesi sayesindedir. Fıkhi hükümlerin delillerini ve yöntemlerini kavradıktan sonra mükellefin ilk ve en temel amelî sorumluluk alanı olan ibadetler bölümüne geçilir; ibadetlerin başında ise anahtarı taharet (temizlik) olan ve müminin Rabbiyle doğrudan huzura durduğu namaz ibadeti yer alır.
Fıkhi Hükümlerin Yöntem Kavramları: İçtihat, Müçtehit, Mezhep ve Taklit
İçtihat, İstinbat ve Müçtehit: Sözlükte 'bir işi başarmak için bütün gücünü harcamak' anlamına gelen içtihat; fıkıh usulünde, ehliyetli bir âlimin şer'î-amelî delillerden (Kitap, Sünnet, İcmâ, Kıyas ve fer'î delillerden) hareketle fıkhi bir hükme ulaşmak için elinden gelen çabayı göstermesidir. Delillerin derinliğine inerek usul kurallarıyla hüküm çıkarma işine istinbat, bu ilmi yetkinliğe sahip âlime ise müçtehit (veya fakih) denir. Ancak anlamı ve sübutu kesin olan açık bir ayet veya mütevatir hadis (nas) bulunan konularda (örneğin beş vakit namazın farziyeti) içtihat yapılmaz; bu kural Mecelle'de «Mevrid-i nasta içtihada mesağ yoktur» şeklinde ifade edilmiştir.
Mezhep, Taklit, İttiba ve Telfik: Nitelikli müçtehit imamların (Ebû Hanîfe, İmam Mâlik, İmam Şâfiî, Ahmed b. Hanbel, Ca'fer es-Sâdık) benimsedikleri usul kuralları çerçevesinde oluşan sistemli fıkıh ekollerine mezhep denir. Delillerden doğrudan hüküm çıkarma bilgisine sahip olmayan kimselerin (mukallit) bir müçtehidin görüşüne delilini bilmeksizin uymasına taklit; hükmün dayandığı delili öğrenerek uymasına ise ittiba adı verilir. Aynı ibadet veya hukuki işlem içinde farklı mezheplerin hükümlerini birleştirerek yeni bir uygulama ortaya çıkarmaya ise telfik denir.
Fetva, Kaza, Azimet ve Ruhsat: Bir fıkıh âliminin (müftünün) sorulan dini-hukuki meseleye verdiği açıklayıcı cevaba fetva, mahkemede hâkimin (kadının) uyuşmazlığı çözen bağlayıcı kararına ise kaza denir. Normal şartlarda bütün mükellefler için geçerli olan asli hükümlere azimet (örneğin Ramazan'da oruç tutmak); hastalık, yolculuk veya zaruret gibi zorluk (meşakkat) durumlarında Allah'ın kullarına tanıdığı kolaylaştırıcı hükümlere ise ruhsat (yolcunun dört rekâtlı farz namazları iki rekât olarak kısaltması / kasr-ı salât) adı verilir.
Hükümlerin Gayesi: Mekâsıdü'ş-Şerîa ve Zarûriyyât-ı Hamse
Mekâsıdü'ş-Şerîa ve Maslahat: İslam hukukunda konulan hiçbir hüküm hikmetsiz ve gayesiz değildir. Şer'î hükümlerin konulmasındaki ilahi amaçlara ve gözetilen hikmetlere Mekâsıdü'ş-Şerîa denir. Bu gayenin özü, insanların dünya ve ahiret mutluluğunu sağlayan yararları (celb-i menfaat / maslahat) gerçekleştirmek ve zararları (def'-i mefsedet) ortadan kaldırmaktır.
Zarûriyyât-ı Hamse (Beş Temel Dokunulmazlık): İslam âlimleri, bireysel ve toplumsal hayatın ayakta kalması için korunması zorunlu olan beş temel değeri Zarûriyyât-ı Hamse başlığı altında toplamıştır: 1) Dinin korunması (Hıfzü'd-Dîn), 2) Canın korunması (Hıfzü'n-Nefs), 3) Aklın korunması (Hıfzü'l-Akl), 4) Neslin ve ailenin korunması (Hıfzü'n-Nesl), 5) Malın korunması (Hıfzü'l-Mâl). İbadetlerin emredilmesi dini; cana kıyma ve intiharın yasaklanması canı; sarhoş edici ve uyuşturucu maddelerin haram kılınması aklı; nikâhın teşvik edilip zina ve iftiranın yasaklanması nesli; helal ticaretin emredilip hırsızlık, rüşvet ve faizin yasaklanması ise malı korumaya yöneliktir.
Hâciyyât ve Tahsîniyyât: Zorunlu olan zarûriyyât derecesinin altında, insanların günlük yaşamındaki güçlük ve sıkıntıları gideren düzenlemelere hâciyyât (örneğin ibadetlerdeki ruhsatlar, kira ve sipariş/selem akitleri); güzel ahlakı, nezaketi ve estetik olgunluğu tamamlayan ilkelere ise tahsîniyyât (temizlik, giyim kuşam ve sofra adabı) adı verilir.
İbadetler Ünitesine Giriş: Taharet ve Namaz İbadetinin Hikmeti
İbadet Kavramı ve Kapsamı: Sözlükte 'boyun eğmek, tevazu göstermek ve kulluk etmek' anlamına gelen ibadet; fıkıh terimi olarak mükellefin Yüce Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla O'nun emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmasıdır. İbadetler yapılış biçimine göre bedenî ibadetler (namaz, oruç), malî ibadetler (zekât, sadaka) ve hem bedenî hem malî ibadetler (hac) olmak üzere üçe ayrılır.
Namaza Ön Hazırlık Olarak Taharet (Temizlik): İslam'da namazın geçerli olmasının ilk ön şartı taharet (maddi ve manevi temizlik) şartıdır. Taharet iki kısma ayrılır: 1) Necâsetten taharet (maddi temizlik); bedenin, elbisenin ve namaz kılınacak mekânın dinen pis sayılan maddelerden (necâsetten) temizlenmesidir. 2) Hadesten taharet (hükmî temizlik); ibadete engel olan abdestsizlik (küçük hades) hâlinin abdest ile, cünüplük, hayız ve nifas (büyük hades) hâlinin ise gusül (boy abdesti) ile, su bulunmadığında veya kullanılamadığında ise temiz toprak cinsinden bir şeyle yapılan teyemmüm ile giderilmesidir.
Namaz (Salât) İbadetinin Önemi ve Hikmeti: Kelime-i şehadetten sonra İslam'ın en önemli rüknü olan namaz (salât), günde beş vakit olarak Miraç gecesinde farz kılınmıştır. Ankebût suresi 45. ayette «Şüphesiz namaz, insanı hayasızlıktan (fahşâ) ve kötülükten (münker) alıkoyar» buyrulur. Namaz; kulun gün içinde belirli aralıklarla Rabbini anmasını, zamanını disiplin altına almasını, abdest sayesinde sürekli temiz kalmasını ve cemaatle kılındığında müminlerin aynı safta omuz omuza durarak toplumsal eşitlik ve kardeşliği yaşamasını sağlar.
Örnekler
Örnek 1Fıkıh usulünde geçen 'içtihat, müçtehit ve istinbat' kavramları arasındaki ilişkiyi açıklayınız ve hangi konularda içtihat yapılamayacağını belirtiniz.
Cevabı göster
Şer'î delillerden fıkhi hüküm çıkarmak için harcanan ilmi çabaya 'içtihat', bu çabayı gösterme ehliyetine sahip فıkıh âlimine 'müçtehit', delillerin derinliğinden usul kurallarıyla hüküm çıkarma işlemine ise 'istinbat' denir. Anlamı ve sübutu kesin olan açık ayet ve mütevatir hadislerin (nasların) bulunduğu inanç esasları ve temel ibadetlerin farziyeti gibi konularda içtihat yapılamaz ('Mevrid-i nasta içtihada mesağ yoktur').
Örnek 2Bir mükellefin fıkhi bir meselede mezhep imamının görüşüne uyması bakımından 'taklit' ile 'ittiba' kavramları arasındaki fark nedir?
Cevabı göster
Taklit, içtihat bilgisinden yoksun bir kimsenin (mukallidin) bir müçtehidin görüşünü, dayandığı delili bilmeksizin güvenerek alıp uygulamasıdır. İttiba ise müçtehidin verdiği hükmün hangi ayet, hadis veya kıyas deliline dayandığını öğrenerek ve bilerek o görüşe uymaktır.
Örnek 3Fıkıhta 'azimet' ve 'ruhsat' hükümlerini tanımlayarak ibadetler alanından birer örnek veriniz.
Cevabı göster
Azimet, arızi bir zorluk veya mazeret bulunmadığı normal şartlarda tüm mükellefler için geçerli olan asli hükümdür (örneğin mukim ve sağlıklı bir kimsenin öğle namazının farzını 4 rekât kılması veya su varken su ile abdest alması). Ruhsat ise hastalık, yolculuk veya zaruret gibi meşakkat durumlarında tanınan kolaylaştırıcı hükümdür (örneğin seferî olan yolcunun 4 rekâtlı farz namazı 2 rekât olarak kılması veya su bulunmadığında teyemmüm yapması).
Örnek 4Mekâsıdü'ş-Şerîa kapsamında yer alan 'Zarûriyyât-ı Hamse' (korunması zorunlu beş temel ilke) nelerdir ve İslam hukuku bunları korumak için hangi hükümleri koymuştur?
Cevabı göster
Zarûriyyât-ı Hamse: 1) Dinin korunması (inanç ve ibadet özgürlüğünün güvenceye alınması), 2) Canın korunması (adam öldürme, intihar ve sağlığa zarar vermenin haram kılınması), 3) Aklın korunması (içki ve uyuşturucu gibi aklı örten maddelerin yasaklanması), 4) Neslin korunması (nikâh ve ailenin teşvik edilip zina ve iffete iftiranın yasaklanması), 5) Malın korunması (mülkiyet hakkının tanınıp hırsızlık, gasp, rüşvet ve faizin haram kılınması).
Örnek 5Namazın hazırlık şartlarından olan 'hadesten taharet' ile 'necâsetten taharet' arasındaki farkı örneklerle açıklayınız.
Cevabı göster
Necâsetten taharet; bedenin, elbisenin ve namaz kılınacak yerin kan, idrar gibi gözle görülen maddi pisliklerden temizlenmesidir. Hadesten taharet ise maddi bir kir olmasa bile dinen ibadete engel kabul edilen hükmî kirlilik hâlinin (küçük hades olan abdestsizliğin abdestle, büyük hades olan cünüplüğün gusülle, su yokluğunda ise her ikisinin teyemmümle) giderilmesidir.
Örnek 6Ankebût suresi 45. ayette yer alan «Şüphesiz namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar» ilkesi doğrultusunda namaz ibadetinin bireysel ve toplumsal hikmetlerini değerlendiriniz.
Cevabı göster
Bilinçle ve huşu içinde kılınan namaz, kulun günde beş kez Allah'ın huzuruna çıkmasını sağlayarak kişide güçlü bir ahlaki sorumluluk oluşturur; onu yalandan, haksızlıktan ve çirkin davranışlardan (fahşâ ve münkerden) uzak tutar. Ayrıca abdestle temizlik bilinci, vakitleriyle zaman disiplini ve cemaatle kılındığında toplumsal kaynaşma, eşitlik ve kardeşlik ruhu kazandırır.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Fıkıh usulü bilgisine sahip bir âlimin (fakihin), hakkında açık ve kesin bir nas bulunmayan amelî bir meselede şer'î delillerden hareketle hüküm çıkarmak için bütün ilmi çabasını harcamasına ne ad verilir?
Müçtehidin şer'î-amelî delillerden fıkhi hüküm çıkarmak için elinden gelen bütün ilmi gayreti göstermesine içtihat denir.
2Yolculuğa (sefere) çıkan bir Müslümanın dört rekâtlı farz namazları iki rekât olarak kısaltarak kılması (kasr-ı salât) veya Ramazan ayında orucunu daha sonra kaza etmek üzere erteleyebilmesi fıkıhta aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilir?
Yolculuk, hastalık ve zaruret gibi meşakkat durumlarında mükelleflere tanınan kolaylaştırıcı hükümlere ruhsat (normal durumdaki asli hükme ise azimet) denir.
3İslam hukukunda gözetilen temel gayelerden (Zarûriyyât-ı Hamse) 'Hıfzü'l-Akl' (aklın korunması) ilkesi, aşağıdaki fıkhi hükümlerden hangisinin konulmasıyla doğrudan ilişkilidir?
İrade ve muhakeme yeteneğini ortadan kaldıran sarhoş edici ve uyuşturucu maddelerin yasaklanması doğrudan aklın korunması (Hıfzü'l-Akl) ilkesine yöneliktir.
4İbadetler yapılış biçimlerine göre bedenî, malî ve hem bedenî hem malî olmak üzere üçe ayrılır. Buna göre aşağıdaki ibadetlerden hangisi yalnız bedenî ibadetler grubunda yer alır?
Namaz ve oruç mal şartına bağlı olmaksızın bedenle yerine getirilen sırf bedenî ibadetlerdir; zekât malî, hac ise hem bedenî hem malî ibadettir.
5
- Anlamı ve sübutu açık ve net olan ayet ve mütevatir hadislerin (nasların) bulunduğu konularda içtihat yapılamaz.
- Müftünün sorulan bir meseleye verdiği fetva ile mahkemede hâkimin (kadının) verdiği kaza hükmü hukuki bağlayıcılık açısından birbirinin aynısıdır.
- Abdestsizlik ve cünüplük gibi hükmî kirlilik hâllerinin abdest, gusül veya teyemmümle giderilmesine hadesten taharet denir.
- Zarûriyyât-ı Hamse içinde yer alan Hıfzü'l-Mâl ilkesi, neslin ve aile kurumunun korunması anlamına gelir.
- Ankebût suresi 45. ayette namaz ibadetinin insanı hayasızlıktan (fahşâ) ve kötülükten (münker) alıkoyduğu bildirilmiştir.
- Anlamı ve sübutu açık ve net olan ayet ve mütevatir hadislerin (nasların) bulunduğu konularda içtihat yapılamaz.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- Bir müçtehidin fıkhi görüşüne, dayandığı delili bilmeksizin güvenerek uymaya adı verilir.
- Nitelikli bir fıkıh âliminin (müftünün) kendisine sorulan dini-hukuki meseleye verdiği açıklayıcı cevaba denir.
- Zarûriyyât-ı Hamse kapsamında insan hayatının ve beden bütünlüğünün dokunulmazlığını ifade eden ilke (canın korunması) ilkesidir.
- Mâide suresi 6. ayette bildirildiği üzere abdest alırken yüzü, kolları ve ayakları yıkamak ile başı etmek abdestin dört farzını oluşturur.
- Kelime-i şehadetten sonra İslam'ın en önemli amelî rüknü olan ve 'dinin direği' olarak nitelendirilen ibadet ibadetidir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Uzun bir şehirler arası yolculuğa çıkan bir Müslümanın, mola yerinde su kesintisi olduğunu görmesi ve öğle namazını kılmak istemesi durumunda; fıkıhtaki 'azimet-ruhsat, hadesten taharet ve namazın kolaylaştırılması' ilkelerini nasıl uygulayacağını üç adımda açıklayınız.
1. ipucu: 1. Adım (Hadesten Taharet Ruhsatı): Suya ulaşma imkânı olmadığında abdest yerine temiz toprak/taş cinsiyle 'teyemmüm' alarak hükmî temizliği sağlaması.
2. ipucu: 2. Adım (Seferîlik Ruhsatı - Kasr-ı Salât): Yolcu (seferî) olduğu için azimet hükmü olan 4 rekât yerine ruhsat hükmünü uygulayarak öğle namazının farzını 2 rekât olarak kılması.
3. ipucu: 3. Adım (Hikmet ve Mekâsıdü'ş-Şerîa): İslam'ın 'güçlüğü kaldırma ve kolaylaştırma' gayesi sayesinde kulun her şartta Rabbiyle bağını sürdürmesi.
Cevap: 1) Hadesten Taharet: Namazın ön şartı olan abdest için su bulunmadığından ve vakit çıkacağından dolayı İslam'ın tanıdığı ruhsat devreye girer; yolcu niyet ederek temiz toprak veya toprak cinsinden bir yüzeye ellerini vurup yüzünü ve kollarını mesh ederek 'teyemmüm' alır ve hadesten tahareti gerçekleştirir. 2) Namazda Seferîlik Ruhsatı: Normal şartlarda (mukim iken) öğle namazının farzını 4 rekât kılmak 'azimet' hükmü iken, yolculuk meşakkati sebebiyle dinin tanıdığı 'ruhsat' (kasr-ı salât) uygulanır ve 4 rekâtlı farz namaz 2 rekât olarak kılınır. 3) Hükümlerin Hikmeti: Bu uygulama, fıkhi hükümlerin insanlara zorluk çıkarmak için değil, 'hâciyyât' ve kolaylaştırma ilkesi çerçevesinde ibadetlerin her şartta huzurla sürdürülebilmesi için konulduğunu gösterir.
Kısaca
- Müçtehidin şer'î delillerden usul kurallarıyla fıkhi hüküm çıkarma çabasına içtihat, çıkardığı sistemli fıkıh yoluna mezhep, delilini bilmeden uymaya taklit, delilini bilerek uymaya ittiba denir.
- Açık ve kesin nas bulunan konularda içtihat yapılmaz; güncel ve karmaşık meselelerde ise uzman kurullarca kolektif (şûrâî) içtihat yöntemi uygulanır.
- Mekâsıdü'ş-Şerîa'nın özünü oluşturan Zarûriyyât-ı Hamse; dinin, canın, aklın, neslin ve malın korunması olmak üzere beş temel dokunulmazlığı güvenceye alır.
- Normal şartlardaki asli hükümlere azimet; hastalık, yolculuk ve zaruret hâllerinde tanınan kolaylaştırıcı hükümlere ise ruhsat adı verilir.
- Namaz ibadetinin ön şartı olan taharet; beden, elbise ve mekânın maddi kirden arındırılması (necâsetten taharet) ile abdest, gusül veya teyemmümle yapılan hükmî temizlikten (hadesten taharet) oluşur.