Miladi 620 yılında Hz. Peygamber'in (sav) taşlanmasına rağmen «Allah'ım! Onların neslinden yalnız Sana ibadet edecek kimseler çıkar» diyerek dua ettiği Taif (Sakîf kabilesi), hicretin 9. yılında (630) kendi iradesiyle Medine'ye heyet göndererek İslam'la şereflenmiştir. Diğer yandan İslam davetinin en zorlu Mekke yıllarında Resulullah'ın (sav) en yakın destekçisi ve sadakat timsali olan Hz. Ebû Bekir (ra), hem şahsiyeti hem de tebliğdeki öncü gayretiyle müminlere eşsiz bir örneklik sunmuştur.
Taif'te İslam'ın Yayılma Süreci: Huneyn, Urve bin Mes'ûd ve Sakîf Heyeti
Mekke'nin Fethi'nden (630) hemen sonra Hevâzin ve Sakîf kabilelerinin oluşturduğu ittifak Huneyn Gazvesi'nde mağlup edilmiş, sarp surlarla çevrili Taif Kalesi bir süre kuşatılmıştır. Kuşatmanın uzaması üzerine kan dökülmesini istemeyen Resulullah (sav), kuşatmayı kaldırırken «Allah'ım! Sakîf kabilesine hidayet ver ve onları Müslüman olarak bize getir!» diye dua etmiş; ayrıca Ci'râne'de altı bin Hevâzin esirini karşılıksız serbest bırakarak bölge halkının gönlünü fethetmiştir.
Tebük Seferi dönüşünde Sakîf kabilesinin önde gelen reislerinden Urve bin Mes'ûd es-Sekafî (ra) (Hudeybiye'de Kureyş elçisi olarak sahabenin Hz. Peygamber'e bağlılığına hayran kalan zat) bizzat Medine'ye gelerek Müslüman olmuştur. Kavmine İslam'ı anlatmak üzere büyük bir heyecanla Taif'e dönen Urve (ra), evinin damında ezan okuyup İslam'ı ilan ederken Sakîflilerin attığı oklarla şehit edilmiştir; şehit olurken «Beni Resulullah ile birlikte şehit düşen kardeşlerimin yanına defnedin» vasiyetinde bulunmuştur.
Urve bin Mes'ûd'un (ra) şehadeti ve Çevredeki tüm kabilelerin İslam'a girmesi üzerine Hicaz'da yalnız kalan Taifliler, Hicri 9. yılın Ramazan ayında (Aralık 630) Abdüyâlîl bin Amr (620 yılında Hz. Peygamber'i Taif'ten çıkaran üç kardeşten biri) başkanlığında altı kişilik Sakîf Heyeti'ni Medine'ye göndermiştir. Hz. Peygamber (sav) geçmişteki eziyetleri yüzlerine vurmamış; Kur'an tilavetini dinleyip namaz kılan cemaati görmeleri için Mescid-i Nebevî'nin avlusuna özel çadır kurdurarak onları en güzel şekilde ağırlamıştır.
Tevhit Kararlılığı, Lât Putunun Yıkılışı ve Osman bin Ebü'l-Âs'ın (ra) Görevlendirilmesi
Sakîf Heyeti Müslüman olmak için Hz. Peygamber'le (sav) görüşürken bazı şartlar öne sürmüştür: Taif'teki baş putları Lât'ın üç yıl (sonra bir yıl veya bir ay) yıkılmaması, kendi elleriyle putlarını yıkmaktan ve namaz kılmaktan muaf tutulmaları, ayrıca zekât ve cihattan istisna edilmeleri. Resulullah (sav) tevhit ve temel ibadet esaslarından zerre kadar taviz vermemiş; Lât putunun bekletilmesi ve namazdan muafiyet talebini «Rükûsuz (namazsız) bir dinde hayır yoktur!» buyurarak kesin biçimde reddetmiştir.
Buna karşılık heyetin «Putumuzu kendi ellerimizle yıkmayalım» talebini, kabile içindeki tepkileri önlemek amacıyla hikmetle kabul etmiş; zekât ve cihat yükümlülüklerinin ise henüz yeni Müslüman oldukları için kademeli uygulanmasına müsaade etmiştir. Heyet Taif'e dönerken Lât putunu yıkmak üzere Taiflilerle eskiden beri dostluğu bulunan Ebû Süfyan bin Harb ile Sakîf kabilesinden Mugîre bin Şu'be (ra) görevlendirilmiş ve Lât putu yıkılarak Taif'teki şirk sembolü ortadan kaldırılmıştır.
Hz. Peygamber (sav), Medine'de kaldıkları süre boyunca her gün yanına gelerek Kur'an ezberleyen ve dini öğrenmeye en çok gayret gösteren en genç üye Osman bin Ebü'l-Âs es-Sekafî'yi (ra) Taif'e vali ve muallim olarak atamıştır. Osman bin Ebü'l-Âs'ın (ra) hikmetli yönetimi sayesinde Taif kısa sürede sağlam bir İslam şehri olmuş; Resulullah'ın (sav) vefatından sonraki Ridde (dinden dönme) olaylarında Mekke ve Medine ile birlikte İslam'da sebat eden üç merkezden biri hâline gelmiştir.
Hz. Ebû Bekir'in (ra) Hayatı, Şahsiyeti ve Tebliğ Sürecindeki Rolü
Peygamberimizin (sav) hayatında müstesna bir yere sahip olan Hz. Ebû Bekir (ra), Fil Vak'ası'ndan yaklaşık iki buçuk yıl sonra (M. 573) Mekke'de doğmuştur. Asıl adı Abdullah, babası Osman (Ebû Kuhâfe), annesi ise Selma (Ümmü'l-Hayr) olup Kureyş'in Benî Teym kolundandır. Güzel ahlakı ve cehennemden azat edilmiş olması sebebiyle 'el-Atîk', Hz. Peygamber'in (sav) getirdiği vahyi ve özellikle İsrâ-Miraç mucizesini hiç tereddüt etmeden tasdik ettiği için 'es-Sıddîk' (çok doğru ve sadık) lakabıyla anılmıştır.
Cahiliye Dönemi'nde dahi putlara hiç tapmayan, içkiyi kendisine haram kılan, kumaş ticaretiyle uğraşan dürüst ve zengin bir tüccar olan Hz. Ebû Bekir (ra), aynı zamanda Kureyş'in soy kütüğü (ensâb) ve tarih bilgisinde otorite kabul edilirdi. Hira'da ilk vahyin inmesinin ardından Hz. Peygamber'in (sav) davetine tereddütsüz icabet ederek ilk Müslüman olan hür erkeklerden biri olmuş; Resulullah (sav) onun bu teslimiyetini «İslam'a davet ettiğim herkes biraz duraklayıp düşündü; yalnız Ebû Bekir davet ettiğim anda hiç tereddüt etmeden iman etti» sözleriyle övmüştür.
Hz. Ebû Bekir (ra) Müslüman olur olmaz tüm saygınlığını ve servetini İslam tebliğinin hizmetine sunmuştur. Onun birebir davetiyle cennetle müjdelenen on sahabiden (Aşere-i Mübeşşere) beşi olan Hz. Osman bin Affân, Zübeyr bin Avvâm, Abdurrahman bin Avf, Sa'd bin Ebî Vakkâs ve Talha bin Ubeydullah (ra) İslam'a girmiştir. Ayrıca kırk bin dirhemlik servetinin büyük kısmını Bilâl-i Habeşî, Âmir bin Füheyre, Ümmü Ubeys ve Zinnîre (ra) gibi işkence altındaki mazlum köle ve cariyeleri satın alıp Allah rızası için azat etmeye harcamıştır.
Örnekler
Örnek 1Urve bin Mes'ûd es-Sekafî'nin (ra) İslam'ı kabul süreci ve Taif'in İslamlaşmasındaki rolünü açıklayınız.
Cevabı göster
Urve bin Mes'ûd (ra), Hudeybiye Antlaşması'nda Kureyş elçisi olarak sahabilerin Hz. Peygamber'e (sav) bağlılığını görmüş; Tebük Seferi dönüşünde Medine'ye gelerek Müslüman olmuştur. Kavmini İslam'a davet etmek için gittiği Taif'te evinin damında ezan okurken Sakîflilerin attığı oklarla şehit edilmiştir. Onun şehadeti Taifliler üzerinde derin bir vicdani sarsıntı uyandırmış ve kısa süre sonra Sakîf Heyeti'nin Medine'ye gönderilmesine zemin hazırlamıştır.
Örnek 2Sakîf Heyeti'nin Medine'de Müslüman olurken öne sürdüğü şartlar karşısında Hz. Peygamber'in (sav) tavrını açıklayınız.
Cevabı göster
Sakîf Heyeti Lât putunun üç yıl yıkılmamasını ve namazdan muaf tutulmayı istemiştir. Hz. Peygamber (sav) tevhit ve ibadet esaslarından taviz vermeyerek 'Rükûsuz (namazsız) bir dinde hayır yoktur' buyurmuş ve bu iki talebi reddetmiştir. Ancak kabile içi gerginliği önlemek için 'Putumuzu kendi elimizle yıkmayalım' isteklerini kabul ederek Lât'ı yıkmak üzere Ebû Süfyan bin Harb ve Mugîre bin Şu'be'yi (ra) görevlendirmiştir.
Örnek 3Hz. Peygamber (sav) Taif'e kimi vali ve muallim olarak atamıştır? Bu tercihin gerekçesi ve sonucu ne olmuştur?
Cevabı göster
Hz. Peygamber (sav), Sakîf Heyeti'nin en genç üyesi olan Osman bin Ebü'l-Âs es-Sekafî'yi (ra) Taif'e vali ve muallim atamıştır. Gerekçesi, onun Medine'de kaldıkları süre boyunca dinî hükümleri ve Kur'an-ı Kerim'i öğrenmeye en çok gayret eden kişi olmasıdır (liyakat ilkesi). Sonuçta Taif halkı İslam'ı sağlam öğrenmiş ve Ridde olaylarında dinden dönmeyen üç şehirden biri olmuştur.
Örnek 4Hz. Ebû Bekir'in (ra) Cahiliye Dönemi'ndeki ahlaki özelliklerini ve Kureyş içindeki toplumsal konumunu özetleyiniz.
Cevabı göster
Hz. Ebû Bekir (ra) Cahiliye Dönemi'nde dahi putlara hiç tapmamış, içkiyi ağzına koymamış, iffetli ve dürüst bir hayat sürmüştür. Kumaş ticaretiyle uğraşan varlıklı bir tacir olmasının yanı sıra Kureyş'in soy bilgisini (ensâb) ve Arap tarihini en iyi bilen bilge şahsiyetlerden biri olarak toplumda büyük bir saygınlığa sahipti.
Örnek 5Hz. Ebû Bekir'in (ra) İslam'ın ilk yıllarında tebliğ faaliyetlerine yaptığı iki temel katkıyı örnek isimlerle belirtiniz.
Cevabı göster
1) Doğrudan Tebliğ: Yakın dostlarına İslam'ı anlatarak Aşere-i Mübeşşere'den beş büyük sahabinin (Hz. Osman, Zübeyr bin Avvâm, Abdurrahman bin Avf, Sa'd bin Ebî Vakkâs ve Talha bin Ubeydullah) Müslüman olmasına vesile olmuştur. 2) Mazlumları Koruma: Kendi servetiyle Bilâl-i Habeşî, Âmir bin Füheyre ve Zinnîre (ra) gibi işkence gören Müslüman köleleri satın alıp Allah rızası için hürriyetine kavuşturmuştur.
Örnek 6Hz. Ebû Bekir'e (ra) 'es-Sıddîk' ve 'el-Atîk' lakaplarının verilme sebeplerini açıklayınız.
Cevabı göster
'es-Sıddîk' (çok doğru, tereddütsüz tasdik eden) lakabı, hem ilk vahiyde hem de İsrâ ve Miraç mucizesinde Hz. Peygamber'in (sav) bildirdiği her haberi hiç şüphe duymadan tasdik etmesi sebebiyle bizzat Resulullah tarafından verilmiştir. 'el-Atîk' lakabı ise yüzünün ve ahlakının güzelliği ile Hz. Peygamber'in ona 'Sen Allah'ın cehennemden azat ettiği (atîk) kimsesin' müjdesine dayanır.
Kavram Kartları
1 / 8
Karta dokunarak arka yüzündeki açıklamayı görün; yön tuşlarıyla kartlar arasında geçiş yapın.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Hicri 9. yılda Medine'ye gelerek İslam'ı kabul eden Sakîf Heyeti'nde en genç üye olmasına rağmen, Kur'an-ı Kerim'i ve dinî hükümleri öğrenmedeki üstün gayreti sebebiyle Hz. Peygamber (sav) tarafından Taif'e vali ve muallim olarak atanan sahabi kimdir?
Hz. Peygamber (sav), Sakîf Heyeti içinde Kur'an ve fıkıh öğrenmeye en düşkün genç sahabi olan Osman bin Ebü'l-Âs es-Sekafî'yi (ra) Taif'e vali ve öğretmen olarak görevlendirmiştir.
2Taif'teki Sakîf kabilesinin önde gelen isimlerinden olup Tebük Seferi dönüşünde Müslüman olan ve kavmine İslam'ı tebliğ etmek için evinin damında ezan okurken şehit edilen sahabi aşağıdakilerden hangisidir?
Urve bin Mes'ûd es-Sekafî (ra), Medine'de Müslüman olduktan sonra Taif'e dönerek halkını İslam'a davet etmiş ve ezan okurken şehit edilmiştir.
3Hz. Ebû Bekir'in (ra) İslam'ın ilk günlerinde yürüttüğü bireysel davet çalışmaları sonucunda aşağıdaki sahabilerden hangisi Müslüman olmuştur?
Hz. Osman, Zübeyr bin Avvâm, Abdurrahman bin Avf, Sa'd bin Ebî Vakkâs ve Talha bin Ubeydullah (ra) bizzat Hz. Ebû Bekir'in davetiyle İslam'a giren ilk sahabilerdir.
4Hz. Ebû Bekir'in (ra) İslam öncesi ve sonrası şahsiyetiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Hz. Ebû Bekir (ra) Taifli olmayıp Mekkeli Kureyş kabilesindendir ve vahyin ilk günlerinde Mekke'de İslam'ı kabul eden ilk hür erkeklerdendir.
5
- Hz. Peygamber (sav), Sakîf Heyeti'nin Lât putunun üç yıl yıkılmaması ve namazdan muaf tutulmaları yönündeki taleplerini kabul etmemiştir.
Resulullah (sav) 'Rükûsuz (namazsız) bir dinde hayır yoktur' buyurarak tevhit ve namaz konusunda taviz vermemiştir.
- Taif'teki Lât putunu yıkmak üzere Hz. Peygamber (sav) tarafından Ebû Süfyan bin Harb ve Mugîre bin Şu'be (ra) görevlendirilmiştir.
Sakîflilerin kendi elleriyle yıkmama isteği üzerine Lât putu Ebû Süfyan ve Mugîre bin Şu'be (ra) eliyle yıkılmıştır.
- Taif halkı, Hz. Peygamber'in (sav) vefatından sonra yaşanan Ridde olaylarında topluca dinden dönerek isyan etmiştir.
Aksine Taif, Osman bin Ebü'l-Âs'ın (ra) rehberliğiyle Mekke ve Medine'nin yanında İslam'da sebat eden üç şehirden biri olmuştur.
- Hz. Ebû Bekir (ra), Mekke'de Kureyş'in soy bilgisini (ensâb) en iyi bilen, dürüst ve güvenilir bir kumaş tüccarıydı.
Hz. Ebû Bekir'in ensâb ilmindeki uzmanlığı ve ticari dürüstlüğü tebliğ sürecinde ona büyük bir saygınlık kazandırmıştır.
- Kur'an-ı Kerim'de Tevbe suresinin 40. ayetinde Sevr Mağarası'ndaki hicret yol arkadaşlığı sebebiyle Hz. Ebû Bekir'den 'ikinin ikincisi' (sâniye isneyn) olarak söz edilir.
Tevbe suresi 40. ayette Hz. Peygamber'in mağara arkadaşı olan Hz. Ebû Bekir'e 'Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir' dediği bildirilir.
- Hz. Peygamber (sav), Sakîf Heyeti'nin Lât putunun üç yıl yıkılmaması ve namazdan muaf tutulmaları yönündeki taleplerini kabul etmemiştir.
6
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
7
- Hz. Peygamber (sav) Taif Kuşatması'nı kaldırırken 'Allah'ım! kabilesine hidayet ver ve onları bize getir!' diye dua etmiştir.
- Resulullah (sav), Sakîf Heyeti'nin Kur'an dinleyip namaz kılanları görmesi için avlusuna çadır kurdurmuştur.
- Hz. Ebû Bekir (ra), Kureyş kabilesinin koluna mensup olup asıl adı Abdullah bin Osman'dır.
- Hz. Ebû Bekir (ra), işkence gören Habeşî ve Âmir bin Füheyre gibi köleleri satın alarak Allah rızası için azat etmiştir.
- Cahiliye ve İslam döneminde Arap kabilelerinin soy kütüğünü ve tarihini inceleyen ilim dalına ilmi denir.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Hz. Peygamber'in (sav) 620 yılındaki Taif yolculuğundan 630 yılındaki Sakîf Heyeti kabulüne uzanan süreci ve Hz. Ebû Bekir'in (ra) Mekke dönemindeki tebliğ katkısını üç aşamada değerlendiriniz.
1. ipucu: Birinci aşamada 620 yılındaki Taif yolculuğunda Resulullah'ın (sav) ettiği duanın 630 yılında Urve bin Mes'ûd (ra) ve Sakîf Heyeti ile nasıl gerçekleştiğini açıklayınız.
2. ipucu: İkinci aşamada Sakîf Heyeti müzakerelerinde sergilenen 'inançta tavizsizlik, uygulamada kolaylaştırıcılık' ilkesini ve Osman bin Ebü'l-Âs'ın (ra) görevlendirilmesini belirtiniz.
3. ipucu: Üçüncü aşamada Hz. Ebû Bekir'in (ra) 'es-Sıddîk' şahsiyetiyle ilk Müslümanların kazanılmasındaki ve mazlum kölelerin kurtarılmasındaki rolünü özetleyiniz.
Cevap: Birinci aşamada 620 yılında Taif'te taşlanmasına rağmen onların helakini istemeyip 'Nesillerinden tevhit ehli çıkar' diye dua eden Hz. Peygamber'in (sav) bu duası, 630 yılında Huneyn sonrası esirlerin bağışlanması, Urve bin Mes'ûd'un (ra) fedakârlığı ve Abdüyâlîl başkanlığındaki Sakîf Heyeti'nin kendi iradesiyle Medine'ye gelip Müslüman olmasıyla tecelli etmiştir. İkinci aşamada Resulullah (sav) heyeti Mescid-i Nebevî'de ağırlamış, Lât putunun bekletilmesi ve namazdan muafiyet taleplerini tevhit kararlılığıyla reddetmiş, putu Ebû Süfyan ve Mugîre bin Şu'be (ra) eliyle yıktırmış ve ilim öğrenmedeki liyakati sebebiyle genç sahabi Osman bin Ebü'l-Âs'ı (ra) Taif'e vali ve muallim atamıştır. Üçüncü aşamada ise davet sürecinin başından itibaren Hz. Peygamber'i (sav) tereddütsüz tasdik eden Hz. Ebû Bekir es-Sıddîk (ra), hem güvenilir kişiliğiyle Hz. Osman, Zübeyr, Talha, Abdurrahman bin Avf ve Sa'd bin Ebî Vakkâs (ra) gibi öncü sahabilerin hidayetine vesile olmuş hem de servetiyle Bilâl-i Habeşî (ra) gibi mazlumları azat ederek İslam kardeşliğinin en güzel örneğini sergilemiştir.
Kısaca
- Taif Kuşatması ve Urve bin Mes'ûd (ra): 630 yılındaki kuşatma sonrası Resulullah (sav) Sakîf'in hidayeti için dua etmiş; Urve bin Mes'ûd (ra) Taif'te İslam'ı tebliğ ederken şehit düşmüştür.
- Sakîf Heyeti (Ramazan 9 / 630): Abdüyâlîl bin Amr başkanlığındaki heyet Mescid-i Nebevî'de kurulan çadırda ağırlanmış ve Kur'an dinleyerek İslam'ı kabul etmiştir.
- Tevhit Kararlılığı ve Lât'ın Yıkılışı: Lât putunun bekletilmesi ve namazdan muafiyet reddedilmiş («Rükûsuz dinde hayır yoktur»); Lât putu Ebû Süfyan ve Mugîre bin Şu'be (ra) eliyle yıkılmıştır.
- Osman bin Ebü'l-Âs (ra): Dinî ilimleri ve Kur'an'ı öğrenmedeki üstün gayreti sebebiyle genç yaşta Taif valisi ve muallimi atanmış; Taif Ridde olaylarında İslam'da sebat etmiştir.
- Hz. Ebû Bekir es-Sıddîk (ra): Vahyi tereddütsüz tasdik etmiş, Aşere-i Mübeşşere'den beş sahabinin İslam'a girmesine vesile olmuş ve servetiyle Bilâl-i Habeşî (ra) gibi mazlum köleleri azat etmiştir.