Geçen haftaki dersimizde Hüzün Yılı'nın ardından Hz. Peygamber'in (sav) Hz. Zeyd bin Hârise ile çıktığı Taif yolculuğunu, Sakîf ileri gelenlerinin sert tepkisini ve Addâs'ın Müslüman oluşunu incelemiştik. Bu haftaki dersimizde Taif dönüşünde Karnü's-Seâlib ve Nahle Vadisi'nde yaşanan ilahi tesellileri, Mekke'ye girişte uygulanan 'civâr' (himaye) tedbirini ve yıllar sonra Taif halkının kendi isteğiyle İslam'a girişini ele alacağız.
1. Karnü's-Seâlib'de Rahmet Peygamberinin Tavrı ve Nahle Vadisi
Taif'te maruz kaldığı taşlı saldırı ve ağır hakaretlerin ardından Rebîa oğullarının bağından ayrılan Hz. Peygamber (sav), gönlü mahzun bir hâlde Mekke yönüne doğru yürürken Karnü's-Seâlib mevkiinde başını kaldırdığında Cebrail'in (as) kendisine seslendiğini gördü. Cebrail (as) ile birlikte gelen Dağlar Meleği, 'Ey Muhammed! Dilersen Mekke ve Taif'i kuşatan şu iki dağı (Ahşebeyn'i) onların üzerine kapatayım!' dediğinde, Âlemlere Rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz (sav) tarihe geçen şu cevabı verdi: 'Hayır! Ben Allah'tan, onların soyundan yalnızca Allah'a ibadet edecek ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayacak bir nesil çıkarmasını dilerim.'
Oradan ayrılarak Mekke ile Taif arasındaki Nahle Vadisi'ne ulaşan Hz. Peygamber (sav) burada birkaç gün konakladı. Gece ve sabah namazında okuduğu Kur'an-ı Kerim'i, o sırada bölgeden geçen Nusaybin cinlerinden bir grup büyük bir hayranlıkla dinleyerek iman etti ve kavimlerine dönüp onları da İslam'a davet etti. Bu olay Ahkâf suresi 29-32. ayetler ile Cin suresinin ilk ayetlerinde haber verilerek Resulullah'a (sav) büyük bir ilahi teselli lütfedildi.
2. Mekke'ye Girişte Güvenlik Tedbiri: 'Civâr' (Himaye) Uygulaması
Hz. Peygamber (sav) Nahle Vadisi'nden ayrılıp Hira Dağı eteklerine geldiğinde, yanında bulunan Hz. Zeyd bin Hârise şöyle sordu: 'Ey Allah'ın Resulü! Seni Mekke'den çıkardıkları (baskı kurdukları) hâlde şimdi onların yanına nasıl gireceksin?' Resulullah (sav), 'Ey Zeyd! Şüphesiz Allah, gördüğün bu sıkıntıya bir çıkış yolu ve ferahlık verecektir. Allah dinine mutlaka yardım edecektir.' buyurarak sarsılmaz tevekkülünü ortaya koydu.
Ancak tevekkül tedbiri elden bırakmamayı gerektirdiğinden Hz. Peygamber (sav), Mekke'deki örfî hukukta yer alan civâr (eman / himaye) kurumundan yararlanmaya karar verdi. Hira'da beklerken Huzaa kabilesinden bir elçi göndererek önce Ahnes bin Şerîk'ten, ardından Süheyl bin Amr'dan himaye talep etti; fakat her ikisi de Kureyş'in tepkisinden veya kabile kurallarından dolayı bu talebi kabul edemedi.
3. Mut'im bin Adî'nin Himayesi ve Peygamberimizin Vefası
Hz. Peygamber (sav) üçüncü olarak, daha önce Hâşim oğullarına uygulanan üç yıllık acımasız boykot sayfasının yırtılmasında da öncülük etmiş olan Nevfel oğulları lideri Mut'im bin Adî'ye haber gönderdi. Henüz Müslüman olmamasına rağmen mert ve insaflı bir şahsiyet olan Mut'im bin Adî bu talebi derhâl kabul etti; sabahleyin kendisi ve altı oğlu silahlarını kuşanarak Kâbe'nin köşelerinde tertibat aldılar.
Mut'im bin Adî'nin davetiyle Mekke'ye giren Hz. Peygamber (sav), Kureyş müşriklerinin şaşkın bakışları arasında güvenle Kâbe'yi tavaf etti, iki rekât namaz kıldı ve evine döndü. Ebû Süfyan'ın 'Sen ona sadece himaye (civâr) mi verdin, yoksa dinine mi girdin?' sorusuna Mut'im, 'Ben ona himaye verdim!' cevabını verince müşrikler Resulullah'a (sav) dokunmaya cesaret edemediler. Hz. Peygamber (sav) Mut'im'in bu iyiliğini hiç unutmamış; yıllar sonra Bedir Savaşı esirleri hakkında 'Eğer Mut'im bin Adî bugün sağ olsaydı ve benden şu esirleri karşılıksız bırakmamı isteseydi, onun hatırı için hepsini serbest bırakırdım' buyurarak eşsiz vefa ahlakını göstermiştir.
4. Taif Yolculuğundan Sonra Açılan Yeni Ufuklar: İsra-Mirac ve Akabe
Taif yolculuğu görünüşte büyük bir zorlukla sonuçlanmış gibi dursa da İslam tarihinin en büyük dönüm noktalarının habercisi olmuştur. Taif dönüşünden kısa bir süre sonra Yüce Allah, kulunu teselli etmek ve ona ayetlerini göstermek üzere İsra ve Mirac mucizesini lütfetmiştir.
Ayrıca Taif deneyimi, Mekke ve Taif'teki yerleşik güç odaklarının ticari ve siyasi çıkarları nedeniyle İslam'a kapılarını kapattığını netleştirmiş; bunun üzerine Hz. Peygamber (sav) hac mevsiminde dışarıdan gelen kabilelere yönelerek Akabe Biatları ile Medine (Yesrib) ufkunu açmıştır.
5. Duadan Hakikate: Taif'in Müslüman Oluşu (Hicretin 9. Yılı / 630)
Hz. Peygamber'in (sav) nübüvvetin 10. yılında (620) Taif'te yaptığı 'Onların soyundan yalnız Allah'a ibadet edecek bir nesil çıkar' duası tam on yıl sonra gerçeğe dönüştü. Hicretin 8. yılında (630) Mekke'nin Fethi ve Huneyn Savaşı'nın ardından İslam ordusu Taif'i kuşattı; surların sağlamlığı nedeniyle kuşatma uzayınca Resulullah (sav) onlara beddua etmek yerine 'Allah'ım! Sakîf kabilesine hidayet ver ve onları bize getir' diye dua ederek kuşatmayı kaldırdı.
Çok geçmeden Taif reislerinden Urve bin Mes'ûd es-Sekafî Medine'ye gelerek Müslüman oldu; ardından hicretin 9. yılı Ramazan ayında (630) Abdülyâlîl bin Amr başkanlığındaki Sakîf (Taif) Heyeti bizzat Medine'ye gelerek kendi istekleriyle İslam'ı kabul etti! On yıl önce Hz. Peygamber'i (sav) taşlatan Abdülyâlîl'in Mescid-i Nebevî'de çadır kurularak ağırlanması ve Müslüman olması, nebevî sabrın ve affediciliğin zaferi oldu.
6. Taif Kıssasından Günümüz Gençliğine Hayat İlkeleri
Taif yolculuğunun başından sonuna kadar yaşananlar, bugün hayatta zorluklarla karşılaşan her mümin için dört temel ilke sunar: 1) Sebat ve Ümit: Hakikat ve iyilik yolunda yürürken ilk engelde vazgeçmemek; 2) Öfke Kontrolü ve Affedicilik: Gücü yettiği anda bile intikam yerine ıslah ve merhameti seçmek.
3) Stratejik Arayış ve Tedbir: Bir kapı kapandığında meşru tedbirlerle yeni kapılar aramak; 4) İnsan Kazanma Bilinci: Tek bir insanın (Addâs'ın) kalbine dokunmayı bile bütün bir yolculuğun en büyük kazancı saymak.
Örnekler
Örnek 1Taif dönüşünde Karnü's-Seâlib mevkiinde Dağlar Meleği'nin teklifi ne olmuştur ve Hz. Peygamber (sav) bu teklife nasıl cevap vermiştir?
Cevabı göster
Dağlar Meleği, 'Dilersen iki dağı (Ahşebeyn'i) Taif ve Mekke müşriklerinin üzerine kapatıp onları helak edeyim' demiştir. Rahmet Peygamberi (sav) ise 'Hayır! Ben Allah'tan onların soyundan yalnızca Allah'a ibadet edecek ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayacak bir nesil çıkarmasını dilerim' buyurmuştur.
Örnek 2Taif dönüşünde Nahle Vadisi'nde gerçekleşen ve Ahkâf ile Cin surelerinde anlatılan önemli olay nedir?
Cevabı göster
Hz. Peygamber (sav) Nahle Vadisi'nde sabah namazında Kur'an-ı Kerim okurken, Nusaybin cinlerinden bir grup O'nu dinleyerek Kur'an'dan etkilenmiş, iman etmiş ve kavimlerine uyarıcı olarak dönmüştür.
Örnek 3Hz. Peygamber (sav) Taif dönüşünde Mekke'ye doğrudan girmeyip neden Hira Dağı'nda beklemiş ve kimin himayesi (civârı) ile şehre girmiştir?
Cevabı göster
Ebû Leheb'in himayeyi kaldırması ve Taif yolculuğunun duyulması nedeniyle müşriklerin saldırısına uğrama tehlikesi vardı. Bu nedenle tedbir alarak Cahiliye hukukundaki 'civâr' (eman/himaye) kurumuna başvurmuş ve Nevfel oğullarından Mut'im bin Adî'nin silahlı himayesi altında güvenle Mekke'ye girmiştir.
Örnek 4Hz. Peygamber'in (sav) Mut'im bin Adî'ye karşı vefasını gösteren Bedir Savaşı sonrasındaki sözü nedir?
Cevabı göster
Mut'im bin Adî Bedir Savaşı'ndan önce vefat etmişti. Hz. Peygamber (sav) Bedir esirleri hakkında: 'Eğer Mut'im bin Adî bugün sağ olsaydı ve benden şu esirleri karşılıksız bırakmamı isteseydi, onun hatırı için hepsini serbest bırakırdım' buyurarak kendisine yapılan iyiliği unutmadığını göstermiştir.
Örnek 5Hz. Peygamber'in (sav) Taif halkı için yaptığı dua ne zaman ve nasıl kabul olmuştur?
Cevabı göster
Taif yolculuğundan 10 yıl sonra, hicretin 9. yılında (630) on yıl önce Peygamberimizi taşlatan Abdülyâlîl bin Amr başkanlığındaki Sakîf (Taif) heyeti Medine'ye gelerek kendi isteğiyle Müslüman olmuş ve Osman bin Ebü'l-Âs'ın valiliğinde Taif İslam'ın en sadık şehirlerinden biri hâline gelmiştir.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Taif dönüşünde Hz. Peygamber'in (sav) Mekke'ye güvenle girebilmesi için oğullarıyla birlikte silahlanarak O'na himaye (civâr) veren Mekkeli lider aşağıdakilerden hangisidir?
Ahnes bin Şerîk ve Süheyl bin Amr himaye vermekten çekinirken, Nevfel oğullarından Mut'im bin Adî Hz. Peygamber'e (sav) civâr (eman/himaye) vererek güvenle Kâbe'yi tavaf etmesini sağlamıştır.
2Taif dönüşünde Hz. Peygamber'in (sav) birkaç gün konakladığı ve Nusaybin cinlerinin Kur'an-ı Kerim'i dinleyerek iman ettiği yer aşağıdakilerden hangisidir?
Nusaybin cinlerinin Hz. Peygamber'den (sav) Kur'an dinleyerek Müslüman olduğu yer Taif ile Mekke arasındaki Nahle Vadisi'dir.
3Taif yolculuğunun sonuçlarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Hz. Peygamber (sav), Karnü's-Seâlib'de Dağlar Meleği'nin Taif halkını helak etme teklifini kabul etmemiştir.
Doğrudur; Rahmet Peygamberi (sav) helak yerine onların soyundan mümin bir nesil çıkması için dua etmiştir.
- Hz. Peygamber (sav) Taif'ten dönerken hiçbir güvenlik tedbiri almadan doğrudan Mekke'ye girmiştir.
Yanlıştır; Hira Dağı'nda bekleyerek güvenlik tedbiri almış ve Mut'im bin Adî'nin himayesiyle (civârıyla) şehre girmiştir.
- Hicretin 9. yılında Sakîf (Taif) heyeti Medine'ye gelerek kendi isteğiyle Müslüman olmuş ve Osman bin Ebü'l-Âs Taif'e vali atanmıştır.
Doğrudur; böylece Hz. Peygamber'in (sav) on yıl önceki duası aynen gerçekleşmiştir.
- Hz. Peygamber (sav), Karnü's-Seâlib'de Dağlar Meleği'nin Taif halkını helak etme teklifini kabul etmemiştir.
4Taif sürecindeki kavram ve olaylarla ilgili aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- Cahiliye döneminde kabile koruması bulunmayan bir kişiye Mekke'nin saygın bir liderinin güvenlik garantisi (eman) vermesine 'civâr' denirdi.
Doğrudur; civâr uygulaması kişinin can ve mal güvenliğini koruma altına alan örfî bir hukuk kurumuydu.
- Nahle Vadisi'nde cinlerin Kur'an dinleyerek iman etmesi olayı Kur'an-ı Kerim'de Ahkâf ve Cin surelerinde anlatılmaktadır.
Doğrudur; Ahkâf suresi 29-32. ayetler ve Cin suresi bu olayı haber verir.
- Taif halkı, Hz. Peygamber (sav) hayattayken hiçbir zaman İslam'ı kabul etmemiştir.
Yanlıştır; hicretin 9. yılında (630) Sakîf heyeti Medine'ye gelerek Müslüman olmuştur.
- Cahiliye döneminde kabile koruması bulunmayan bir kişiye Mekke'nin saygın bir liderinin güvenlik garantisi (eman) vermesine 'civâr' denirdi.
5Taif yolculuğu ve sonrasındaki mekan veya şahısları ilgili olaylarla eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
6Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Mekke'de bir kabile liderinin korumasız bir kimseye verdiği hukuki güvence ve himayeye (eman) denirdi.
- Hz. Peygamber (sav), Taif dönüşü Mekke'ye girmeden önce Dağı eteklerinde bekleyerek güvenlik tedbiri almıştır.
- Hicretin 8. yılında Mekke'nin Fethi ve Savaşı'nın ardından Taif kuşatılmıştır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
7Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun isimlerle tamamlayınız.
- Taif'te yerleşik olan ve Lât putuna tapan kabilenin adı kabilesidir.
- Hz. Peygamber (sav), Bedir esirleri vesilesiyle kendisine himaye veren bin Adî'yi vefayla anmıştır.
- Taif dönüşünden kısa bir süre sonra Hz. Peygamber'i (sav) teselli eden en büyük ilahi mucize ve Mirac olayıdır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
8Hz. Peygamber'in (sav) Taif'ten Mekke'ye dönüş sürecini; 1) Karnü's-Seâlib'deki affedicilik ve ümit ufku, 2) Hira'da aldığı güvenlik tedbiri (civâr) ve 3) Mut'im bin Adî'ye gösterdiği vefa ahlakı başlıklarıyla adım adım değerlendiriniz.
1. ipucu: 1. Adım: Dağlar Meleği'nin teklifine verdiği cevabın rahmet ve gelecek vizyonu açısından önemini belirtiniz.
2. ipucu: 2. Adım: Mekke'ye girerken 'Allah beni korur' diyerek tedbirsiz davranmak yerine 'civâr' talep etmesinin tevekkül anlayışımızdaki yerini açıklayınız.
3. ipucu: 3. Adım: Gayrimüslim bile olsa kendisine iyilik yapan Mut'im bin Adî'yi unutmamasının İslam ahlakındaki yerini yazınız.
Cevap: 1) Rahmet ve Ümit Ufku: Hz. Peygamber (sav), Karnü's-Seâlib'de intikam alma imkânı varken Taif halkının helakini istememiş; onların soyundan mümin bir nesil çıkacağına dair ümidini korumuştur (nitekim 10 yıl sonra tüm Taif Müslüman olmuştur). 2) Tedbir ve Tevekkül: Mekke'ye dönerken doğrudan tehlikenin içine girmemiş, Hira'da bekleyerek örfî hukuktaki 'civâr' (himaye) tedbirine başvurmuş ve fiilî duadan sonra Allah'a tevekkül etmiştir. 3) Vefa Ahlakı: Kendisine en zor gününde himaye veren Mut'im bin Adî'nin iyiliğini yıllar sonra Bedir zaferinde bile minnetle anarak müminin vefalı olması gerektiğini öğretmiştir.
Kısaca
- Taif'ten ayrılan Hz. Peygamber (sav), Karnü's-Seâlib mevkiinde Dağlar Meleği'nin helak teklifini reddetmiş ve 'Rabbim, onların soyundan yalnız Sana ibadet edecek bir nesil çıkar' diye dua etmiştir.
- Dönüş yolunda Nahle Vadisi'nde birkaç gün konaklayan Resulullah'ın (sav) sabah namazında okuduğu Kur'an'ı Nusaybin cinlerinden bir grup dinleyerek iman etmiştir (Ahkâf 29-32 ve Cin suresi).
- Mekke'ye tedbirsiz girmenin doğuracağı tehlikeyi öngören Hz. Peygamber (sav), Cahiliye hukukundaki 'civâr' (eman/himaye) kurumuna başvurmuştur.
- Ahnes bin Şerîk ve Süheyl bin Amr'ın çekinmesi üzerine Nevfel oğullarından Mut'im bin Adî, oğullarıyla silahlanarak Hz. Peygamber'i (sav) himayesine almış ve güvenle Mekke'ye girmesini sağlamıştır.
- Hz. Peygamber (sav) vefa ahlakının gereği olarak Mut'im bin Adî'nin bu iyiliğini hayatı boyunca unutmamış ve Bedir Savaşı sonrasında onu hayırla yâd etmiştir.
- Hicretin 8. yılında Huneyn Savaşı ve Taif Kuşatması'nın ardından, hicretin 9. yılında (630) Taif (Sakîf) heyeti Medine'ye gelerek Müslüman olmuş ve Resulullah'ın (sav) duası tecelli etmiştir.