Peygamberliğinin 10. yılında (620 - Hüzün Yılı) Hz. Hatice ve Ebû Tâlib’in vefatıyla Mekke’de himayesiz kalan Hz. Muhammed (sav), evlatlığı Hz. Zeyd b. Hârise ile birlikte İslam’ı tebliğ etmek üzere Taif’e gitmiş; ancak Sakîf kabilesinin ileri gelenleri tarafından taşlanarak ağır bir saldırıya maruz kalmıştı. O gün Dağlar Meleği’nin helak teklifini reddedip 'Rabbim! Soylarından yalnız Sana ibadet edecek nesiller çıkar' diye dua eden Rahmet Peygamberi’nin bu duası, tam 10 yıl sonra (Hicri 9 / 630) Taif halkının kendi ayaklarıyla Medine’ye gelip Müslüman olmasıyla tecelli etmiştir.
1. Taiflilerin İslam Davetine Karşı Çıkmasının Siyasi, Ekonomik ve Dini Sebepleri
Taif’in hâkimi olan Sakîf kabilesinin 620 yılındaki ilk tebliğden 630 yılına kadar İslam davetine en sert tepkiyi göstermesinin arkasında çok boyutlu nedenler yatıyordu: 1. Mekke ile Ekonomik ve Siyasi Ortaklık: Mekkeli zengin Kureyş müşriklerinin (Ebû Süfyân, Abbas, Velîd b. Muğîre gibi) Taif’te geniş üzüm bağları ve yazlık köşkleri vardı; Taifliler de ürettikleri kuru üzüm, deri ve tarım ürünlerini Mekke pazarlarında ve Kureyş kervanlarıyla satıyordu. Sakîf ileri gelenleri, Hz. Muhammed’e (sav) destek verirlerse Kureyş ile olan bu kârlı ittifakın bozulacağından korktular.
2. Lât Putunun Sağladığı İtibar: Mekke’de Kâbe ve Hübel putu ne ise, Taif’te de Arap yarımadasının en büyük putlarından biri olan Lât tapınağı (Beytü’r-Rabbe) o idi. Tevhit inancı Lât putunu geçersiz kılacağı için Taif eşrâfı dini ve turistik ayrıcalıklarını kaybetmek istemedi. 3. Kabile Rekabeti ve Kibir: Zuhruf Suresi 31. ayette işaret edildiği üzere müşrikler, 'Bu Kur’an iki şehirden (Mekke veya Taif’ten) büyük ve zengin bir adama indirilmeli değil miydi?' diyerek kibir ve asabiyet gösteriyorlardı.
2. 620 Taif Yolculuğu: Sabır, Merhamet ve Umut
Peygamberliğinin 10. yılında (620) Mekke’de baskıların dayanılmaz hale gelmesi üzerine Hz. Peygamber (sav), Sakîf kabilesinin reisleri olan Abdüyâlîl, Mes’ûd ve Habîb (Amr b. Umeyr’in oğulları) ile görüşerek onları İslam’a davet etti. Ancak bu üç kardeş alaycı ifadelerle daveti reddettikleri gibi, sokak çocuklarını ve köleleri yolun iki yanına dizerek Hz. Peygamber’i (sav) ve kendisini vücuduyla siper eden Hz. Zeyd b. Hârise’yi taşlattılar.
Mübarek ayakları kanlar içinde kalan Rasûlullah (sav), Mekkeli Utbe ve Şeybe b. Rebîa’nın bağına sığındı. Orada ellerini semaya açarak acziyetini yalnızca Allah’a (cc) arz etti (Taif Duası). Bağın Hristiyan hizmetkârı olan Ninovalı (Yunus Peygamber’in memleketinden) Addâs, ikram ettiği üzümü 'Bismillah' diyerek yiyen Hz. Peygamber’le (sav) konuştuğunda O’nun beklenen son peygamber olduğunu anlayarak hemen Müslüman oldu. Dönüş yolunda Karnü’s-Seâlib mevkiinde Cebrail (as) ve Dağlar Meleği gelerek Taif halkını iki dağ arasında helak etme izni istediğinde ise Rahmet Peygamberi 'Hayır! Ben ümit ederim ki Allah onların soyundan yalnız Allah’a ibadet edecek ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayacak bir nesil çıkaracaktır' buyurdu.
3. Mekke’nin Fethi Sonrası Huneyn Savaşı ve Taif Kuşatması (630)
Hicretin 8. yılında (Ocak 630) Mekke fethedilip Kâbe putlardan temizlenince, sıranın kendilerine ve Lât putuna geleceğini düşünen Sakîf kabilesi, komşuları olan Hevâzin kabilesi (Mâlik b. Avf komutasında) ile birleşerek Müslümanlara karşı büyük bir ordu topladı. Huneyn Vadisi’nde yapılan savaşta İslam ordusu başlangıçta pusuya düşerek sarsılsa da Hz. Peygamber’in (sav) sebatıyla kesin bir zafer kazanıldı.
Savaştan kaçan Sakîf ve Hevâzin kuvvetleri sağlam surlarla çevrili Taif Kalesi’ne kapandılar. Hz. Peygamber (sav) Taif’i yaklaşık 20 gün kuşattı (bu kuşatmada İslam tarihinde ilk kez mancınık ve debbâbe [zırhlı kule] kullanıldı). Ancak kalenin sarp yapısı, haram ayların yaklaşması ve gereksiz kan dökülmesini istememesi sebebiyle Rasûlullah (sav) kuşatmayı kaldırdı. Kuşatmayı kaldırırken sahabiler 'Yâ Rasûlallah, Sakîf’e beddua et!' dediklerinde O (sav) ellerini kaldırarak: 'Allah’ım! Sakîf kabilesine hidayet ver ve onları Müslüman olarak bana getir!' diye dua etti. Ardından Ci’râne’de Hevâzin’in 6.000 esirini karşılıksız serbest bıraktı ve ganimetleri müellefe-i kulûba (kalpleri İslam’a ısındırılacak olanlara) dağıtarak gönülleri fethetti.
4. Urve b. Mes’ûd’un Şehadeti ve Sakîf Heyetinin Medine’ye Gelişi (Hicri 9)
Hudeybiye Antlaşması sırasında Kureyş’in elçisi olarak Müslümanların Hz. Peygamber’e (sav) olan eşsiz sevgisine tanık olan Sakîf reisi Urve b. Mes’ûd es-Sekafî, Taif kuşatmasının ardından Medine’ye giderek Müslüman oldu. Kavminin kendisini çok sevdiğini düşünerek İslam’ı anlatmak için Taif’e döndü; ancak evinin damında sabah ezanı okuyup Müslüman olduğunu ilan ettiğinde kendi kavmi tarafından ok yağmuruna tutularak şehit edildi. Şehit olurken 'Bana ikram olarak Allah’ın şehitlik vermesi yeter; beni Huneyn şehitlerinin yanına defnedin' vasiyetinde bulundu.
Urve b. Mes’ûd gibi saygın liderlerini öldürmenin pişmanlığı ve çevredeki tüm Arap yarımadasının Müslüman olmasıyla kuşatılmışlık hisseden Taifliler, birkaç ay sonra (Hicri 9 / Ramazan 630) 10 yıl önce Hz. Peygamber’i taşlatan Abdüyâlîl b. Amr başkanlığında 6 kişilik bir Sakîf Heyetini Medine’ye gönderdiler. Hz. Peygamber (sav) onlara kin gütmedi; aksine Mescid-i Nebevî’nin avlusuna çadır kurdurarak Kur’an tilavetini ve cemaatle namazı yakından görmelerini sağladı.
5. Lât Putunun Yıkılması ve Taif’in Doğal Dokusunun Korunması
Sakîf heyetinin yalnızca 'Lât putunu kendi ellerimizle biz yıkmayalım, halkımızdan tepki çekmeyelim' talebini makul bulan Hz. Peygamber (sav), bu görevi Taif’i iyi tanıyan Ebû Süfyân b. Harb ile Sakîf kabilesinden Muğîre b. Şu’be’ye verdi. Muğîre b. Şu’be balyozla Lât putunu parçaladığında, putun kendisini bile koruyamayan aciz bir taş olduğunu gören tüm Taif halkı tevhit inancını benimsedi; putun altındaki hazine ise Taif’in borçlarının ödenmesinde ve İslam’ın hizmetinde kullanıldı.
Ayrıca Hz. Peygamber (sav), Taiflilerle yaptığı yazılı ahitnamede Taif’in ünlü Vec Vadisi’ni koruma alanı (harem/sit alanı) ilan etti: Vadideki ağaçların kesilmesini ve yaban hayvanlarının avlanmasını yasaklayarak tarihin ilk çevre koruma örneklerinden birini ortaya koydu.
6. Genç Vali Osman b. Ebü’l-Âs ve İslam Tarihi Açısından Çıkarımlar
Sakîf heyetinin içinde en genç üye olan Osman b. Ebü’l-Âs es-Sekafî, Medine’de kaldıkları süre boyunca diğer üyeler istirahat ederken Hz. Peygamber’in (sav) ve Übey b. Ka’b’ın yanına giderek Kur’an-ı Kerim ve dini hükümleri öğrendi. Onun bu ilim aşkını gören Hz. Peygamber (sav), yaşça çok daha büyük kabile reisleri varken Osman b. Ebü’l-Âs’ı Taif’e vali ve namaz imamı olarak tayin etti ve ona 'İnsanlara namaz kıldırırken en zayıf olanlarını gözeterek hafif kıldır!' tavsiyesinde bulundu.
Bu liyakatli tercih kısa sürede meyvesini verdi: Hz. Peygamber’in (sav) 632’deki vefatından sonra birçok Arap kabilesinde irtidat (dinden dönme) hareketleri baş gösterirken, Osman b. Ebü’l-Âs Taif halkına hitap ederek 'Ey Taif halkı! Siz İslam’a en son girenler oldunuz, sakın ondan ilk çıkanlar olmayın!' dedi ve Taif, Mekke ve Medine ile birlikte irtidat etmeyen üç büyük şehirden biri olarak İslam ordusuna tam destek verdi.
Örnekler
Örnek 1Taif’te yaşayan Sakîf kabilesinin İslam davetine uzun süre karşı çıkmasının temel nedenlerini açıklayınız.
Cevabı göster
1. Ekonomik ve siyasi çıkar: Mekkeli Kureyş müşrikleriyle olan yoğun ticari ilişkilerini ve akrabalık ittifaklarını kaybetme korkusu. 2. Dini statü: Şehirlerindeki Lât putunun Arap kabileleri nezdinde Taif’e kazandırdığı itibarı ve geliri yitirme endişesi. 3. Kabile taassubu (asabiyet) ve kibir: Peygamberliğin kendi zengin liderlerine verilmesi gerektiğini düşünmeleri (Zuhruf 31).
Örnek 2Hz. Peygamber’in (sav) 620 yılındaki Taif yolculuğunda ve 630 yılındaki Taif kuşatmasında Taif halkı için yaptığı duaları karşılaştırarak O’nun peygamberlik anlayışını değerlendiriniz.
Cevabı göster
620 yılında taşlanıp kanlar içinde bırakıldığında Dağlar Meleği’nin helak teklifini reddederek 'Onların soyundan yalnız Allah’a ibadet edecek nesiller çıkar' diye dua etmiş; 630 yılında Taif kuşatmasını kaldırırken de 'Allah’ım! Sakîf’e hidayet ver ve onları bana getir!' buyurmuştur. Bu tutum, O’nun intikam peşinde koşan bir lider değil, insanların ebedi kurtuluşunu isteyen bir Rahmet Peygamberi (Rahmeten li’l-Âlemîn) olduğunu gösterir.
Örnek 3Hicri 9. yılda Medine’ye gelen Sakîf heyetinin Müslüman olmak için ileri sürdüğü şartlar nelerdir ve Hz. Peygamber (sav) bunlara nasıl karşılık vermiştir?
Cevabı göster
Heyet; Lât putunun 3 yıl yıkılmamasını, namazdan muaf tutulmayı, faiz ve zinaya izin verilmesini talep etmiştir. Hz. Peygamber (sav) tevhit, ibadet ve ahlak ilkelerinden asla taviz vermeyerek bu şartların tamamını reddetmiş ('Rükûsu olmayan dinde hayır yoktur!'); yalnızca putu kendi elleriyle yıkmama ve Taif vadisinin (Vec) ağaçlarının/hayvanlarının korunması taleplerini kabul etmiştir.
Örnek 4Urve b. Mes’ûd es-Sekafî kimdir ve Taif’in İslamlaşma sürecindeki yeri nedir?
Cevabı göster
Urve b. Mes’ûd, Sakîf kabilesinin önde gelen reislerinden biridir. Hudeybiye Antlaşması’nda elçi olarak Müslümanları yakından tanımış, Taif kuşatmasından sonra Medine’ye giderek Müslüman olmuştur. Taif’e dönüp evinin damında ezan okuyarak kavmini İslam’a davet ederken okla vurularak şehit edilmiş; onun şehadeti Taiflilerin vicdanını sarsarak Medine’ye heyet göndermelerinde dönüm noktası olmuştur.
Örnek 5Hz. Peygamber (sav) Taif’e kimi vali olarak atamıştır ve bu seçimin kriteri ne olmuştur?
Cevabı göster
Sakîf heyetinin en genç üyesi olan Osman b. Ebü’l-Âs es-Sekafî’yi vali ve imam olarak atamıştır. Seçim kriteri yaş veya servet değil, onun Medine’de kaldığı süre boyunca Kur’an-ı Kerim’i ve İslam fıkhını öğrenmek için gösterdiği üstün gayret ve liyakat olmuştur.
Etkinlikler
Soruları çözün; her cevaptan sonra doğru mu yanlış mı olduğunu hemen göreceksiniz.
1Aşağıdakilerden hangisi Taif’te yaşayan Sakîf kabilesinin İslam davetine uzun süre direnmesinin nedenlerinden biri DEĞİLDİR?
Taif’teki Sakîf kabilesi Yahudi değildi; Lât putuna tapan müşrik Araplardı. Diğer dört seçenek direnmelerinin gerçek nedenleridir.
2Taif kuşatmasının ardından Medine’ye gelerek Müslüman olan ve Taif’e dönüp evinin damında sabah ezanı okuyarak kavmini İslam’a davet ederken okla şehit edilen Sakîf reisi kimdir?
Taif’te kavmini İslam’a davet ederken şehit edilen Sakîf reisi Urve b. Mes’ûd es-Sekafî’dir.
3Hicri 9. yılda Medine’ye gelen Sakîf heyetinin aşağıdaki taleplerinden hangisi Hz. Peygamber (sav) tarafından KABUL EDİLMİŞTİR?
Hz. Peygamber (sav) tevhit, namaz ve ahlak konularında hiçbir taviz vermemiş; ancak Lât putunu yıkmak için Ebû Süfyân ve Muğîre b. Şu’be’yi görevlendirmiş ve Vec Vadisi’ni doğal koruma alanı ilan etmiştir.
4Hz. Peygamber’in (sav), Sakîf heyeti içindeki en genç üye olmasına rağmen Kur’an öğrenme ve dini kavrama gayretinden dolayı Taif’e vali ve imam olarak tayin ettiği sahabi aşağıdakilerden hangisidir?
Taif’e genç yaşta vali atanan ve irtidat olaylarında Taif’in İslam’da sebat etmesini sağlayan sahabi Osman b. Ebü’l-Âs’tır.
5620 yılındaki Taif yolculuğunda taşlanmasına rağmen kavmine beddua etmeyip nesillerinin Müslüman olması için dua eden Hz. Peygamber’in (sav) bu duası hangi olayla tam olarak gerçekleşmiştir?
620 yılındaki duadan tam 10 yıl sonra (630) Taif halkı gönüllü olarak Medine’ye heyet gönderip İslam’a girmiştir.
6Aşağıdaki ifadelerin doğru (D) ya da yanlış (Y) olduğunu belirleyiniz.
- 620 yılındaki Taif yolculuğunda Hz. Peygamber’e (sav) evlatlığı Hz. Zeyd b. Hârise eşlik etmiş ve atılan taşlara karşı kendisini siper etmiştir.
Hz. Zeyd b. Hârise bu yolculukta Hz. Peygamber’in (sav) yanındaydı ve başından yaralanmıştı.
- Taif’te Utbe ve Şeybe’nin bağında Hz. Peygamber’e (sav) üzüm ikram eden Ninovalı Hristiyan köle Addâs, O’nunla konuştuktan sonra Müslüman olmuştur.
Addâs, Rasûlullah’ın (sav) Besmele çekmesinden ve Hz. Yunus (as) hakkındaki sözlerinden etkilenerek iman etmiştir.
- Hz. Peygamber (sav), 630 yılındaki Taif kuşatmasında kaleyi kılıç zoruyla ele geçirip bütün Sakîf kabilesini cezalandırmıştır.
Yanlıştır; kuşatmayı 'Allah’ım Sakîf’e hidayet ver' duasıyla kaldırmış ve birkaç ay sonra Taifliler kendi rızalarıyla Müslüman olmuştur.
- Hz. Peygamber (sav), Sakîf heyetinin namazdan muaf olma isteğini 'Rükûsu (namazı) olmayan bir dinde hayır yoktur' buyurarak reddetmiştir.
İslam’ın temel ibadet ve inanç esaslarında hiçbir kişiye veya kabileye ayrıcalık ve muafiyet tanınmamıştır.
- Hz. Peygamber’in (sav) vefatından sonra Taif halkı Osman b. Ebü’l-Âs’ın uyarısıyla dinden dönmemiş (irtidat etmemiş) ve İslam’a bağlı kalmıştır.
Mekke, Medine ve Taif irtidat fitnesine kapılmayan üç merkez olmuştur.
- 620 yılındaki Taif yolculuğunda Hz. Peygamber’e (sav) evlatlığı Hz. Zeyd b. Hârise eşlik etmiş ve atılan taşlara karşı kendisini siper etmiştir.
7Aşağıdaki tarihi şahsiyetleri ve kavramları Taif’in İslamlaşma sürecindeki rolleriyle eşleştiriniz.
Soldan bir öğeye, sonra sağdaki eşine dokunun.
8Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kavramlarla tamamlayınız.
- Hz. Hatice ve Ebû Tâlib’in vefat ettiği 620 yılına İslam tarihinde Yılı (Senetü’l-Hüzün) denir.
- Taif dönüşünde Hz. Peygamber (sav), Mekke’ye b. Adî’nin emanı (himayesi) altında girmiştir.
- Mekke’nin Fethi’nden sonra Hevâzin ve Sakîf kabilelerinin birleşerek Müslümanlara karşı yaptığı savaşa Savaşı denir.
- Hz. Peygamber (sav) Taif’teki Vadisi’ni koruma altına alarak ağaçların kesilmesini ve hayvanların avlanmasını yasaklamıştır.
- Sakîf heyetine başkanlık ederek Hicri 9. yılda Medine’ye gelen Taif lideri b. Amr’dır.
Önce bütün boşlukları doldurun.
9620 yılındaki Taif yolculuğundan 630 yılındaki Sakîf heyetinin gelişine kadar geçen 10 yıllık süreci 'Tebliğde Sabır, Hikmetli Siyaset ve İlkeli Duruş' açılarından 3 adımda analiz ediniz.
1. ipucu: 1. İpucu: 620 yılında taşlandığında beddua etmeyip gelecek nesiller için dua etmesinin 'Sabır ve Rahmet' boyutunu açıklayınız.
2. ipucu: 2. İpucu: Huneyn esirlerini serbest bırakmasının 'Hikmet' ve Medine’de Lât/namaz pazarlığını reddetmesinin 'İlkeli Duruş' boyutunu belirtiniz.
Cevap: 1. Tebliğde Sabır ve Rahmet (620): Hz. Peygamber (sav) Taif’te taşlanmasına rağmen öfkeye kapılmamış, Dağlar Meleği’nin helak teklifini geri çevirerek Taiflilerin gelecek nesillerinin hidayeti için dua etmiştir. 2. Hikmetli ve Kuşatıcı Siyaset (630): Taif kuşatmasında kan dökülmesini önlemek için kuşatmayı 'Sakîf’e hidayet ver' duasıyla kaldırmış; Huneyn esirlerini ve ganimetlerini bağışlayarak bölge kabilelerinin kalbini kazanmış ve Taiflilerin kendi rızalarıyla Medine’ye gelmesini sağlamıştır. 3. Tavizsiz ve İlkeli Duruş: Medine’ye gelen Sakîf heyetine Mescid-i Nebevî’de çadır kurup ikramda bulunurken, tevhit (Lât putu), ibadet (namaz) ve ahlak (faiz/zina yasağı) konularında hiçbir taviz vermemiştir.
Kısaca
- Taiflilerin Direnme Sebepleri: Taif’te yaşayan Sakîf kabilesi, Mekkeli Kureyş müşrikleriyle kurdukları sıkı ticari ve akrabalık bağlarını bozmamak ve şehirlerindeki Lât putunun sağladığı ekonomik/dini itibarı kaybetmemek için İslam’a uzun süre direnmiştir.
- 620 Taif Yolculuğu ve Addâs: Abdüyâlîl, Mes’ûd ve Habîb kardeşlerin kışkırtmasıyla taşlanan Hz. Peygamber (sav), sığındığı bağda Ninovalı Hristiyan köle Addâs’ın Müslüman olmasıyla teselli bulmuş ve kavmine beddua etmemiştir.
- Huneyn Savaşı ve Taif Kuşatması (630): Mekke’nin Fethi’nden (630) sonra Hevâzin ve Sakîf kabileleri Huneyn Savaşı’nı çıkarmış; yenilince Taif Kalesi’ne sığınmışlardır. Hz. Peygamber (sav) kaleyi kuşatmış, ardından 'Allah’ım! Sakîf’e hidayet ver ve onları bana getir!' diyerek kuşatmayı kaldırmıştır.
- Urve b. Mes’ûd’un Şehadeti: Hudeybiye’de Müslümanların bağlılığına hayran kalan Sakîf reisi Urve b. Mes’ûd Hicri 9. yılda Müslüman olmuş, Taif’te kavmini İslam’a davet ederken okla şehit edilmiştir.
- Sakîf Heyeti ve Tavizsiz İlkeler (630): Kuşatmanın ardından İslam’ı kabul etmek üzere Medine’ye gelen Sakîf heyetinin Lât putunun 3 yıl yıkılmaması, namazdan muaf tutulma, faiz ve zinaya izin verilmesi talepleri Hz. Peygamber (sav) tarafından kesinlikle reddedilmiştir.
- Osman b. Ebü’l-Âs ve Taif’in Sadakati: Heyetteki en genç sahabi olan Osman b. Ebü’l-Âs, ilme ve Kur’an’a olan iştiyakı sebebiyle Taif’e vali/imam atanmış ve vefat sonrasında Taif’in irtidat (dinden dönme) fitnesinden korunmasını sağlamıştır.